Yerinde söz söylemeyi bilen, özür dilemek zorunda kalmaz sözüyle ilgili bir yazı yazınız.

Yerinde söz söylemeyi bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.” (Fatih Sultan Mehmet) sözüyle ilgili bir yazı yazınız.

 

Bizler fiili olarak yaptığımız hataların yanı sıra sözlü de hata yapabilir, farkında olmadan insanları incitebiliriz. Bu nedenle konuşurken daha dikkatli olmalı insanları incitici konuşmamalıyız. Çevremizde ki insanların nasıl ki bizlerin hatalarını konuşması yahut sözlü olarak bizleri alçaltıcı konuşması kırıcı olursa, bizlerinde aynı şekilde davranması başkalarını incitir, kırar. Konuşurken daha dikkatli olmalıyız. Söylediğimiz lafın nelere sebebiyet vereceğini ölçüp biçip tartıp konuşmalıyız. Ben böyleyim açık sözlüyüm diye boş boğazlık yapmamalıyız. Senin öyle olman senin bir meziyetin değil düzeltilmesi gereken bir hatandır.

 

Hem her doğru her yerde söylenmez. Doğruyu dahi yerinde söylemek gerekirken neden başkalayıcı ve ötekileştirici konuşup insanları incitelim? İnsanların üzülmesi bize bir şey katmaz ki. O sizi üzmüş olabilir. Ancak intikam hırsı ile hareket etmeniz en çok size zarar verir.  Yerinde söz söylemediğimizde hata yaparız. Bu nedenledir ki özür de dileriz. Ancak Fatih Sultan Mehmet’in de belirttiği gibi yerinde söz söylemeyi bilirsek eğer özür dilemek zorunda kalmayız.

Ramazanda Davulcular Neden Gezerler?

İslam kültürü ile Türk kültürünün birleşmesinin bir neticesi olan ramazan davulcuları, çağın teknolojik imkanlarına adeta meydan okuyarak sürdürülebilirliğini koruyor.

 

Ramazan ayında sahura kalkması için insanlara alarm vazifesi gören davulcular söyledikleri manilerle de gönüllere dokunuyor incitmeden uyandırıyor. Onların gezmeleri ise daha çok insana ulaşabilme daha çok kişiyi uyandırabilme amaçlıdır. Tek bir yerde davul çalmaları hem aynı muhitte ki insanlara rahatsızlık verebilir hem de diğer yerlerde ki insanlara sesin ulaşmamasını sağlar. Bu nedenledir ki ramazanda davulcular gezerler.

Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan sözünün anlamı ne olabilir? Açıklayınız.

Birlik ve beraberlik içerisinde ki ilişkilerin, sürdürülebilmesi muhabbetle mümkün olabileceği konusunda söylenmiş bir atasözüdür. Ortaklıkların yahut evlilik gibi müesseselerin devamı zor olur. Kuvvetli bir birliktelik olduğu zamansa aşılamayacak derece ki zorlukların üstesinden gelinir. Birliktelikleri de kuvvetli sağlayabilmek muhabbet ve sevgiyle mümkündür.

 

Birbirini sevmeyen çiftler de ortaklarda ilişkilerinde katlanamaz ve hemen her ayrıntı göze çarpar. Her hata büyütülür. Muhabbetin ve sevginin varlığı ise bunları görmezden gelmemizi sağlar. Hatta yapılan hatalara ve karşılaşılan eksikliklere aldırış edilmeden yaşayıp birlikteliği korumamıza yardımcı olur. Eğer ki böyle davranılmazsa sevgi ve muhabbetin kesildiği öngörülmeli ve ilişkinin fiili olarak sonlandığı bilinmelidir.

Milletimizin tarihi, kültürü, sanatı ve medeniyetinde önemli yeri olan kişiler nasıl hatırlanır?

SORU: Milletimizin tarihi, kültürü, sanatı ve medeniyetinde önemli yeri olan kişiler nasıl hatırlanır? Örnek vererek açıklayınız.

 

Milletimiz, kendisine faydası dokunan hiçbir durumu veya kişiyi unutacak kadar vefasız olmamış derece de asildir. Tarih boyunca canını vatan için seve seve feda eden şehitlerine daima rahmet okumuş ve hayırla yad etmiştir. Bir de milletimize faydası dokunan kültür ve sanatta ki gelişmeler var. Medeniyetimizin gelişmesinde ki bu faktörler de milletimizin hafızasında önemli bir yerdedir. Bu kişiler tarih kitaplarında ve milletimizin kalbinde daima anılıyor vaziyette.

 

Örneğin; Mimar Sinan, ülkemizin sanat ve kültürüne sunduğu katkı ile medeniyetimize çağ atlatmış bir kişidir. Bugün ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen onu hayırla anıp hatırlıyor, eserlerini hayranlıkla inceliyor ve kendisine özeniyoruz. Günümüz teknolojisinin bile yetmediği noktalarda aynı mimaride eserler verilemiyor. Kendisine has bir tarzı ve zekası ile geliştirdiği eserlerin sanat olan katkısı ise yadsınamaz. Bizlere dönemin kültürünü ve sanatını anlatır vaziyette olması da ayrı bir haz doğrusu.

Dürüstlük sizin için ne anlama geliyor? Anlatınız.

Bence dürüstlük birçok anlama geliyor. Ama en önemlisi de aldatılmamak diye düşünüyorum. Çünkü yalan söylemenin, karşı tarafı aldatmak olduğunu düşünüyorum. O kişiden habersiz bir iş yapılıp da ona farklı anlatılması bence tam anlamıyla felaket. Çünkü o insan sana güvenip seni dinlemiş, sözüne itimat etmiş. Sen ne yapmışsın? Yalan söylemişsin. E bu aldatmak değil de nedir? Sadece bu değil her konuda dürüst olmalıyız. Doğruyu söylediğimiz gibi doğru davranışlarda sergilemeliyiz.

 

İnsanlara zararımızın dokunacağı eylem ve fiillerde bulunmamalıyız. Çevremize karşı incitici tavırlar sergilememeli, etrafımıza karşı saygın bir kişilik olarak davranmalıyız. Sonra birisi bize bir emanet mi verdi, sahip çıkmalıyız. Hem de canımız pahasına. Emanet önemli çünkü. Güvenini sarstığımız bir insanın sadece bize karşı değil tüm dünyada ki insanlara karşı tavrı değişir. Böylece tüm insanlığın hakkında kötü zan beslemesine sebep oluruz ki bu hiç de iyi bir durum değildir. Sır tutmalıyız. Birisi bize güvenip bir durumu anlattığında bu onun özel bir konusu olabilir. Ona güvenini sarsmayacak ölçüde yaklaşmalı ve sırrını saklamalıyız. Başkaca yerlerde başkaca ortamlarda anlatmamalıyız. Yaptığımız işlerde de dürüstlük önemlidir. Eğer bir ticaret erbabıysak tartıda oynama yapmamalı hileli satıştan kaçınmalıyız. Yok eğer tüketici isek haksız indirimleri talep etmemeli başkasının emeğini yok saymamalıyız. Ailemize ve çevremize karşı sorumlu yaşıyor olmamızda dürüstlüğün gereğidir.

İyi bir insanın özellikleri neler olabilir? Anlatınız

İyi bir insan olmak hepimizin isteği. Belki de kimimiz iyi olduğunu düşünüyordur bile. Yapılan hatalar yanlışları maalesef çabuk unuturuz da yaptığımız iyilikleri unutmayız. Ben buna bağlıyorum. İnsan yaptıkları iyilikleri anlata anlata bitiremezken yaptığı kötülükleri ama gerekliydi diye birde üstüne mum dikerek bahane uydurmaya çok hevesli. Hepimiz için söylüyorum. Kendimde dahilim buna. İyilikten bahseden kimi gördüysem kendini övme, yüceltme peşinde. Yahu sen yap iyiliğini yine ama bilmesin kimse. Allah zaten seni yüceltecek neden bir karşılık arar oluyorsun ki? Hem iyilik yaptın da bunun dillendirmen neticesinde o insan duymayacak mı? Peki onun kırılan gönlü ne olacak? Yaptığın iyiliğin bir anlamı kalır mı?  Bence iyi bir insanın ilk özelliği çenesini tutuyor olabilmesidir. Yaptığı iyiliği gizli yapmasıdır. İyilik yapmadan zaten iyi bir insan olunmaz o ayrı. O temel özellik. Sonrasında ise hoşgörülü olmalı, saygılı olmalı, merhametli olmalı, dinlemeli, anlamalı. Yeri geldiğinde karşı tarafın kötülüğüne dahi sabretmeli. Bir şans daha vermeli her seferinde. Olur da yaradan ona merhamet etmediğini görmesin. Sabrı tükendiğinde de kendisine zararı dokunmaması adına uzaklaşmalı ondan.

 

İyi insan sorumluluklarını yerine getirmeli. Kızmamalı kimseye. Aksi davranmamalı. Olayları daha sakin bir gözle incelemeli. Kendisine verilen emanete sahip çıkmalı. Emin olunan güvenilir bir kişi olmalı. Dedikodu yapmamalı, kimsenin hakkında zan da bulunmamalı iyi insan. Sadece kendini haklı görmemeli. Hata kabul etmeli. Öz eleştiri yapmalı. Hatalı olduğunu düşündüğü durumları da düzeltmeye çalışmalı. Nefsini hep yermeli. Mütevazi olmalı…

Küçükken sizi etkileyen, davranışlarınıza yön veren, unutamadığınız güzel bir anınızı yazınız.

Küçükken beni etkileyen, davranışıma yön veren, unutamadığım güzel bir anı;

 

Her insanın olduğu gibi benimde zihnimde derin yaralar bırakan anılarım olduğu gibi güzel anılarımda var elbette. Doğup büyüdüğüm çevrede insanların birbiri ile olan münasebetleri yardımlaşma çerçevesinde gelişiyordu. Muhtaç olana yardım ediliyor herkes birbirine saygı duyuyordu. Bizde aile olarak muhtaç olduğumuz günlerden bir gün okula gitme çağım gelmiş, önlüğümü almak ekstra bir külfet gerektirdiğinden ekonomik olarak zor bir durumda kalmıştık. Bunu hisseden güzel yürekli komşumuz eski bir emekli öğretmendi. Benim bedenime uygun okul önlüğü alarak gönlümü kazanmış ve beni çok etkilemişti. Bu benim zihnime kazındığı gibi davranışlarıma da yön verir olmuştu.

 

O günlerden kalan güzel bir anı olmasının yanı sıra hayatım boyunca unutamayacağım bir davranış olmuş, kendimde de aynı sorumluluğu yüklenip hayatım boyunca yardımsever olabileceğim duygusunu geliştirmişti. Ne kadar başarılı olup olmadığım bilinmez bu konuda belki. Ancak buna niyet edip güzel işlere yönelmem o güzel insan sayesinde olmuştur.

Dostluk Konulu Fabl

Dostluk” konulu bir fabl yazınız. Yazınızın içeriğine uygun bir başlık belirleyiniz.

 

KEDİ VE KÖPEK DOSTLUĞU

 

Günlerden bir gün kedi, ormana doğru yemek arayışı için yola çıkmış. Yolda giderken tek düşüncesi ailesinin yemeğini getirebilmekmiş. Karşılaşacağı zorluklar aklına gelse de yapılacak bir şey olmadığını düşünüp yoluna devam etmiş. Ormanın derinliklerine doğru iyice yol kat ettikten sonra karga ile karşılaşmış. Karga ona köpeği görüp görmediğini sormuş. Oda görmediğini bir şey olup olmadığını sormuş. Yerde ki kan izlerini gösteren karga, avcı insanların keklik avlamaya çıktıklarını ancak yanlışlıkla köpeği vurduğunu söylemiş. Araları köpekle bir hayli bozuk olmasına rağmen kedi, annesinin de aynı yolla vurulduğunu ve öldüğünü hatırlamış.

 

Ailesi için aradığı yemeği düşünmeyi bırakıp köpeğin peşine düşmüş. Kan izlerini takip etmiş ancak bir noktadan sonra izler kaybolmuş. Geri dönüş yolunu dahi unutan kedi ne yapacağını bilemez halde bir ağaca yaslanmış. Dinlenirken karşıda ki çalılık dikkatini çekmiş. Hemen içine bakmaya gittiğinde köpeği yaralı bir halde görmüş. Köpekte şaşkınlıkla kedinin ona beslediği düşmanlığı hatırlayıp ona bir şey yapacağını düşünmüş. Ancak kedi ona yardım için orada olduğunu, kan izlerini takip ettiğini belirtmiş. Köpekte öyleyse yardım et de bende sana yolu tarif edeyim gidelim diyerek gülümsemiş. Öyle ya kedinin oraları bilmediğini ve kaybolduğunu çoktan anlamış. İkili böylece dostluklarına kalıcı bir anı ile başlamışlar.

Bitkiler ve Yiyecekler Neden Çürür?

Bitkiler ve yiyecekler neden çürür?

 

Her canlının belli bir ömrü vardır. Hatta eşyaların bile belli bir kullanım ömrü vardır. Bu yüzden meyve ve sebzelerin hatta insanların öldükten sonra çürümesi oldukça doğaldır. Bitki ve yiyecekler dalından koparılıncaya kadar canlı varlıklar arasına girmektedir. Bu yüzden çürüyebilirler. Çürüme nedenleri arasında birçok etmen vardır. Bir elma (ya da herhangi bir meyve) çok uzun bir süre bırakırsanız, kötüye gitmeye veya çürümeye başladığınızı fark edersiniz. Bunun nedeni, bakteriler, mayalar ve mantarlar gibi mikroorganizmalar meyveyi beslemekte ve parçalamaktadır.

 

Bakteriler ve mikroorganizmalar kısaca ayrıştırıcılar bitki ve meyve gibi maddeleri belli süre aralıkları ile kullanırlar. Böylece bunlar doğada kaybolur ve besin döngüsüne katılırlar. Bakteri ve mikroorganizmalar besin olarak da bu maddeleri kullanarak çürütebilir. Meyve ve sebzelerin buzdolabında saklanmasının uzun süre dayanmasının sebebi, soğuğun çürümeyi durduran enzimleri yavaşlatan ve mikroorganizmaların büyümesini, çoğalmasını yavaşlatan özelliğinin olmasıdır.

Sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız?

Sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız?

 

Sağlıklı ve dinç olmak için yapmamız gereken önemli unsurlar vardır bunlar gündelik hayatımızın olmazsa olmazı olmalı. Vücudumuzu belli bir düzene sokmalı ve korumalıyız. Herhangi bir düzensiz eğilimde vücut bocalar ve hastalıklara açık hale gelir.

 

İyi beslenme:

Olağan sağlığımızı korumak için yapmamız gereken en önemli şey iyi beslenme. Sağlıkla ilgili yaptığız herşeyde ortaya çıkacak olan iyi beslenme sağlığınızı korumak içinde yapmanız gerekenler sırasında birinci numara. Her gıda türünden yeteri kadar almalı fazla veya az yemekten kaçınmalısınız. Vitamin ve minarel eksiklerinize doktor eşliğinde bakmalı gerekirse vitamin ilaçları kullanmalısınız.

 

Egzersiz yapma:

Sağlıklı bir insanın yapması gereken diğer bir şey ise egzersiz, spor yapma vücudunuzda fazla kilolorun kontrolü sizde olmalı ve organlarınızda yağ oluşuna vücudunuzda kas ağrılarına sebebiyet vermemelisiniz. Bu da sporla olabilir. Belli başlı fıtıklar ve fiziksel rahatsızlıkların tümü spor veya egzersiz yapmamaktan kaynaklanıyor. Günümüzde masa başı iş yapan insanların çok olması ve egzersiz yapacak zaman bulunamamasından birçok fiziksel ağrı ve hastalık çoğalmış durumda.

 

Su içimi: günlük düzenli olarak su içilmesi gerekir. Günlük en az 3 litre su içilmesi gerek. Bunun sebebi beyin başta olmak üzere organlar çalışırken bu suya ihtiyaç duymasıdır. Eksikliğinde fazlaca hastalığa sebebiyet verebilir.

 

İyi uyku: düzgün ve yeterli miktarda uyumak vücudun yapısı ve düzeni için sağlığın korunmasına yardımcı olacaktır.

 

Sosyal iletişim: kişinin sağlıklı olması için yalnız fiziksel ve mental hastalıkların olmaması değil aynı zamanda sosyal ilişkilerinin de iyi olması gerekir. Psikolojik ve sosyal hayatın dengede olması kişinin sağlığını koruyacaktır.