Yeni ticaret yollarının bulunmasının Osmanlı Devleti’ne etkileri neler olmuştur?

Yeni bulunan ticaret yolları ve yapılan keşifler Osmanlı Devletinden uzak coğrafyalarda gerçekleşmiştir. Yeni ticaret yollarının bulunmasının Osmanlı Devleti’ne etkileri neler olmuştur? Tartışınız.

 

Osmanlı devletinin hüküm sürdüğü coğrafyada ki kaynakların aynı olması farklı kaynak arayışlarının olması gerekliliğini arttırmıştır. Gün geçerek bu kaynakların azalması diğer devletlerin tercihini coğrafi keşiflerin yapıldığı coğrafyaya yöneltmiş, Osmanlı devletinin gelirinin azalmasına neden olmuştur. Sebep-sonuç ilişkisi içerisinde gelişen tarihsel olaylar elbette ki iyi yönünün yanı sıra olumsuz etkilerde doğurmuştur. Doğal kaynakların çokluğu ile yeni ticaret yollarının gelişimi ham madde arayışının farklı coğrafyada sürdürülmesi ekonomik olarak ta Osmanlı devletini zayıflatmış gelişimlerin gerisinde bırakmıştır. Bilim ve teknolojik alanda ki gelişmeleri de takip edememesi bu olumsuzlukları çoğaltmıştır.

 

Coğrafi keşiflerin Osmanlı devletinin gerileme dönemine denk gelmesi bu gerilemeyi hızlandırmış önemli bir ticaret yolu olan ipek yolu bu dönemde değerini yitirmiştir. Ekonomik buhranların ardı arkası kesilmeden gelmesi Osmanlı devletinin çöküşünü hızlandırdığı gibi gelişen dünya düzeninde yer bulamamasına neden olmuştur. Avrupa ülkelerinde gelişen denizcilik faaliyetleri, bilim ve sanayi de ki yenilikler Osmanlı devletinde sağlanamamış siyasi anlamda da kan kaybetmiştir. Tüm bu nedenler dolayısıyla Osmanlı devleti kendini yenileme sürecine girmiş, bir çok reform ve yenilik hareketleri ile açığı kapatmaya çalışmıştır. Ancak bu gelişmeleri yakalayamamış olması Osmanlı devletinin tarihte ki başarısızlığı olarak karşımıza çıkmış bizlere bilim ve sanayinin değerini göstermiştir.

Osmanlı Devleti, gaza ve cihat, fetih siyaseti, istimâlet politikası, millet sistemi, adil yönetim ile kısa bir metin

Aşağıdaki kavramları en az bir kez kullanarak kısa bir metin yazınız.  (Osmanlı Devleti, gaza ve cihat, fetih siyaseti, istimâlet politikası, millet sistemi, adil yönetim)

 

Osmanlı Devleti tarihte ki yerini altın harflerle yazdırmış, büyük bir medeniyet olmayı başarmış, düşmanının dahi saygısını hak etmiştir. Uyguladığı bir çok politika ile gelişimini gerçekleştirmiştir. İstimalet politikası da bunlardan biridir. Hoşgörü nun merkezi olmasıyla gönülleri fethetmenin verdiği faydaları günümüzde de devam etmektedir. Mazlum ve masum insanların zulme uğradığı günümüz de kan ağlayan İslam coğrafyasının umudu ülkemiz olmuştur. Gaza ve cihat ederek İslam’ın yayılmasını sağlayan Osmanlı Devleti fetih siyaseti ile de haklıyı haksızdan ayırmış masum olana dokunmamıştır. Bu fetih siyaseti sayesinde kimi toprakları savaşmadan sulh yolu ile kendi bünyesine katmıştır.

 

Yeni fethedilen topraklarda uyguladığı politikalarla günümüze ışık tutmuş yönetim biçimi konusunda nasıl davranılması gerektiğini bizlere göstermiştir. Atadığı kadılar ile yeni fethedilen topraklarda ve var olan topraklarında adil yönetim sistemini oluşturmuş herkese adaletli yaklaşım sergilemiştir. Çok uluslu yapısı ile ayrılmaz bir bütün oluşturmaya gayret göstermiş millet sistemini devreye sokmuştur. Her millet kendi çıkarından çok Osmanlı Devletinin çıkarlarını gözeterek isyan etmeden yapısını korumuştur. Tüm bu özellikleri gerçekleştirirken insanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunu benimsemiş, insanların mağdur olmaması adına çalışmalar yürütmüştür.

 

Günümüzde hala adından söz ettiren Osmanlı devleti adaletin, eşitliğin, hoş görünün bir arada olduğu toplumsal barışın, huzur ve refahın sağlandığı İmparatorluk olarak hafızalara kazınmıştır. Osmanlı devletinin bazı çevrelerce kötülenmesinin, küresel düzenin bir parçası olmadığı gibi insanların emeği üzerinden güç devşirenlere de karşı bir mücadele sergilemesinden kaynaklı olduğu milletimizce bilinmektedir.