İnsanın özgür olduğunu belirleyen ölçüt, davranışları mıdır? Tartışınız.

Davranışların özgürlüğümüzün ölçütü olarak görülmesi nedeni, bağımsızlık ilkesi ile doğru orantılıdır. Eğer davranışlarımız hiçbir şeyin etkisi alında kalmadan salt “isteğimiz” doğrultusunda gerçekleşiyor ise, özgür olduğumuzdan bahsedebiliriz. Ancak psikoloji, nöroloji ve nöropsikoloji bilimlerinin ortaya koyduğu üzere, bireyin her “şeyden” bağımsız bir şekilde davranış göstermesi mümkün değildir. Bu nedenle insanın özgülüğü kavramının ölçütü sadece “davranış” olarak alırsak, özgür olmadığımız gerçeği ile yüz yüze kalırız. Dünyaca ünlü nörologlardan biri olan David Eagleman, karakteri “2” şeyin oluşturduğunu söyler. Bunlardan ilki genetik gerçekliğimizdir. Beyin, genetik gerçeklik sınırları içerisinde var olmak zorundadır. Davranışlarımızın ise beyin dediğimiz organdan bağımsız olması mümkün değildir. Bu nedenle bize yüklenen ilk program olan genetik, belli sınırları da beraberinde getirir. Karakteri oluşturan bir diğer unsur ise çevredir.

 

Doğumumuzdan itibaren bir çevre içerisinde varlığımızı sürdürürüz ve bu çevrenin durumu, karakterimizin oluşumunu doğrudan etkileyen bir faktördür. Karakteri oluşturan bu iki durum, kesinlikle bizim seçimimiz ve kontrolümüz altında değildir. Genetik gerçeklik, anne ve babamızdan zorunlu bir şekilde bize verilmiş biyolojik sınırdır. Çevremiz ise, biz daha kendimizin farkına varmadan çoktan oluşmuştu bile. Bu nedenle sahip olduğumuz karakter, bizim seçimlerimiz doğrultusunda oluşmuş görünmüyor. Ancak “her şeyden bağımsız olarak düşünebilir miyiz?” sorusu, felsefe çevrelerince tartışılmaya devam eden bir konudur. Son olarak özgürlüğün ölçütünün davranışlar olduğu düşüncesine varabilmek için henüz çok erken görünüyor.

YORUMLAR

BENZER YAZILAR
KPSS
KAMU PERSONEL
SEÇME SINAVI

03 Mart 2018

KPSS
SIKÇA SORULAN SORULAR
KATEGORİLER