6 yüzlük, 4 onluk, 2 birlikten oluşan sayıdan; 2 yüzlük, 5 birlikten oluşan sayı çıkarılırsa kalan kaç olur?

SORU: 6 yüzlük, 4 onluk, 2 birlikten oluşan sayıdan; 2 yüzlük, 5 birlikten oluşan sayı çıkarılırsa kalan kaç olur?

 

ÇÖZÜM: Çıkarma işlemi yapabilmek için yüzlük, onluk, birlik şeklinde verilen sayıları bulalım. Sonrada çıkarma işlemini yapalım.

 

  • 6 yüzlük, 4 onluk, 2 birlikten oluşan sayı =  642 dir.
  • 2 yüzlük, 5 birlikten oluşan sayı (onluk olmadığı için sıfır yazacağım) =  205 dir.
  • 642 sayısından 205 sayısını çıkarırsak =>  642 – 205 = 437 bulunur sonuç.

2, 8, 3 rakamları birer kez kullanılarak yazılabilecek üç basamaklı en küçük doğal sayı ve üç basamaklı en büyük doğal sayıyı yazınız.

SORU: 2, 8, 3 rakamları birer kez kullanılarak yazılabilecek üç basamaklı en küçük doğal sayı ve üç basamaklı en büyük doğal sayıyı yazınız.

 

ÇÖZÜM:  3 basamaklı sayılar ile biraz kafa yoracak bir soru. Detaylıca anlatalım herkes öğrensin.

 

  • En büyük sayı dediğinde en büyük rakam (yani 8) yüzler basamağına gelmeli, en küçük rakam (2) birler basamağına yazılmalı. Bu durumda sayımız en büyük sayımız 832 olur.

 

  • En küçük sayı dediğinde ise tam tersi, en küçük sayımız (2) yüzler basamağına, en büyük sayımız  (8) birler basamağına yazılmalı. Bu durumda en küçük sayımız 238 olur.

Bir simitçi, elindeki 200 simidin 60 tanesini satmıştır.

SORU: Bir simitçi, elindeki 200 simidin 60 tanesini satmıştır. Simitçinin satması gereken kaç simidi kaldığını, geriye onar ritmik sayma yaparak bulunuz.

 

ÇÖZÜM:  Çok basit bir soru. Geriye onar ritmik sayma belki kafa karıştırmış olabilir. Onuda şöyle anlatalım. 10 ar geriye ritmik sayma demek 10 ar 10 ar geriye doğru gelmek demek. Soru için çözüm şu şekilde olacak. 200 den geriye 10 ar 10 ar geleceğiz. 60 simit geri geldiğimizde cevaba ulaşmış olacağız. Kısaca şöyle;

 

200 – 190 – 180 – 170 – 160 – 150 ve son olarak 140 a geldiğimizde 60 simidi satmış olduk. Simitçinin satması gereken 140 simit kalmıştır.

Kağıt tüketimini azaltmak için neler yapılmalıdır?

Kâğıt tüketimini azaltmak için neler yapılmalıdır?

Kâğıt tüketimini azaltmanın önemli bir yolu kâğıdı bilinçli kullanmaktır. Kâğıdı bilinçli kullanmak ise onun üzerinde gereksiz karalama yapmamayı öğrenmek demektir. Kişi kâğıt tüketimini azaltmak için uygulayabileceği kendine has yöntemler bulabilir. Bu yöntemlerden bir tanesi kâğıt üzerine sayfa düzeni oluşturmaktır yani kâğıdı ortadan ikiye bir mürekkepli kalem yardımı ile çizilebilirsiniz. Kalem yardımıyla ortadan ikiye ayrılan kâğıtlarda kullanılabilecek alan artırılır sayfada kullanılacak boş yer miktarı artar. Kâğıt tüketimini azaltmanın güzel bir yolu ise yazının düzgün yazılmasıdır.

 

Düzenli yazılan yazılarda düzensiz yazılan yazılara göre daha az sayfa miktarı kullanılır. Daha az sayfa miktarı gerektiren bu işlem sayesinde kâğıt tüketimini azaltmış oluruz. Kâğıt tüketimi en ama en önemli noktası kullanılmış kâğıtları geri dönüşüme yollamaktır. Geri dönüşüme yollanmış kâğıtlar sayesinde kâğıtlarımızı yeniden kullanabilme imkânımız olacaktır. Bu imkân sayesinde hem bir kâğıdı birden çok daha fazla kere kullanır hem de ülke ekonomisine katkıda bulunmuş oluruz. Gelişmiş medeniyetlerin çoğunda, geri dönüşüm olmazsa olmaz denecek kadar önemli bir yer tutmaktadır. Geri dönüşümü hayatımızın en önemli olaylarından biri olarak görebiliriz. Geri dönüşüm sayesinde eskiyen veya kullanılmış kâğıtlarımızı yeniden kullanmaya başlayabiliriz. Geri dönüşüm sayesinde kâğıt tüketimini en aza indirmiş oluruz. Kullanılan kâğıtlar geri dönüşüme gider ve geri dönüştürülerek bizlere yeni kâğıtlar halinde sunulabilme imkânları olur.

Ayağını yorganına göre uzat atasözüyle insanlara verilmek istenen mesaj nedir?

“Ayağını yorganına göre uzat.” atasözüyle insanlara verilmek istenen mesaj nedir?

Ayağını yorganına göre uzat atasözü çok önemli bir atasözümüzdür. Ayağını yorganına göre uzatmak olayı şöyle açıklanabilir: kişi kendi evinde bulunan para miktarını bilerek ona göre harcamalıdır. Bunun temel nedeni kişi içinde olduğu ekonomik durumu algılayarak ona göre harcamalarını düzenlemesidir. Eğer kişi ayağını yorganına göre uzatmaz kendi elinde bulunan paradan daha fazla harcarsa, bu durum kötüye işarettir. Herkes kendi maddi durumuna göre alışveriş yapmak zorundadır. Eğer kendi maddi durumunuza göre alışveriş yaparsak ileride herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmayız.

 

Gelir ve giderlerimizi ise ona göre ayarlarız. Ayağını yorganına göre uzat atasözü bir diğer deyişle de bizlere tasarruflu olmamız öneriyor. Peki, Tasarruf nedir? Bu sorunun cevabı gerekmeyenleri almadan kendi ihtiyaçlarını karşılayarak bilinçli bir tüketici olmaktır. Eğer, hepimiz bilinçli tüketici olursak bu ülke kalkınacak çok daha iyi yerlere gelecektir. Ayağımızı yorganımıza göre uzatırsak sorunlar oluşmadan ortadan kalkmış demektir. Ekonomik sorun yaşamayan insanlar daha mutlu hale gelebilirler. Kişi kendi harcama düzeyini bilerek ona göre alışveriş yaparsa bilinçli tüketici konumuna gelir. Bilinçli tüketici olmak ise oldukça önemli bir iştir. Aile veya kişi ekonomisi bilinçli tüketiciler sayesinde çok daha iyi yerlere gelir. Ekonomik özgürlüğü artan insanlarda, hobilerine veya diğer uğraşlarına kafa yorabilirler. Bu sebeple ayağınızı yorganınıza göre uzatın.

İnsanlara bilinçli tüketici alışkanlıkları kazandırmak ve onları tüketici hakları konusunda bilinçlendirmek amacıyla ilgili şiir

İnsanlara bilinçli tüketici alışkanlıkları kazandırmak ve onları tüketici hakları konusunda bilinçlendirmek amacıyla defterinize bir şiir yazınız.

 

Ne olur yapma, gereksizse alma

Kendini bil, bilinçli ol, idareli harca

Aldığın eşyalar artık senin

Hepsi senin eserin

 

Eğer bozuksa aldıkların, iade etmelisin

Yıprandıysa kazağın geri vermelisin

Sakın hakkını aramaktan korkma

Artık onlar senin

Alışverişe çıkmadan önce bir ihtiyaç listesi hazırlamanın yararları neler olabilir?

Alışverişe çıkmadan önce bir ihtiyaç listesi hazırlamanın yararları neler olabilir?

Alışverişe çıkmadan ihtiyaç listesi hazırlamak oldukça önemlidir. İhtiyaç listesi hazırlamanın bu kadar önemli olmasının nedeni ise, alışverişe gidildiği zaman ne alıp ne almayacağını bilmektir. Alışveriş esnasında unutulma ihtimali olan ama unutulmaması gereken şeyleri hatırlamak, gereksiz zaman kaybı yaşamadan alınacak önemli şeyleri seçmektir. Bu doğrultuda hareket edildiği zaman hem gerek olmayan şeyleri almadan gereksinimlerini karşılayabilir, hem de vakitten kazanarak gününüzün geri kalanını daha başka aktivitelerle doldurabilirsiniz.

 

Alışveriş listesi hazırlanırken kişinin veya kişinin yaşadığı evin ihtiyaçları çıkarılır. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda mantıklı bir alışveriş yapabilme olanağı doğar. Alışveriş listesi hazırlarken kişi kendine ne gerekiyorsa onları bir kâğıda yazar ve unutmamak için yanına alır. Alışveriş listesi hazırlanması kişiye alışveriş esnasında büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Alışveriş merkezinde daha az zaman harcanacak ve bütün ihtiyaçları giderilecektir.’’ Alışverişe Çıkmadan Önce Bir İhtiyaç Listesi Hazırlamanın Yararları Neler Olabilir?’’ sorusunun cevabı ise, sorunsuz bir alışveriş yapmaktır. Herhangi bir sorunla karşılaşmadan kişi, listede yazılanları alır ve alışverişi bitirir. Alışveriş listesinin bir diğer önemi ise, gerek olmayan şeyleri almamaktır. Alışveriş merkezine gidildiğinde kişi kendine aslında gerekli olmayan birçok şeyi de satın almak isteyebilir. Bu satın alma isteği yüzünden, gerekenden fazla para harcanır ve kişinin elinde birçok gereksiz eşya veya yiyecek, içecek kalır.

İnsanlar alışverişleri sırasında alacakları ürünlerle ilgili olarak nelere dikkat ederler?

İnsanlar alışverişleri sırasında alacakları ürünlerle ilgili olarak nelere dikkat ederler?

İnsanlar eğer yiyecek veya içecek bir ürün alacaklar sağ alışverişlerinde ürünlerin son kullanma tarihine dikkat ederler. ‘’İnsanlar alışveriş yaparken nelere dikkat eder?’’ sorusunun en iyi cevabı ürünün kaliteli olup olmamasıdır ürün kalitesi alışverişin en önemli faktörlerinden bir tanesidir. Eğer kendilerine giyecek alıyorlarsa kumaşın kalitesini ve bedenine dikkat ederler. Aynı zamanda insanlar bir şeyi satın almadan önce, onun kendi bedenlerine zarar vermeyeceğinden de emin olurlar. İçerisinde zararlı kimyasal olan yiyeceklerden uzak durmalarının sebebi ise budur.

 

İnsanlar kılık kıyafet alacakları zamanlarda ise alacakları eşyanın, üretim koşullarının nasıl olduğuna bakarlar. Kılık kıyafetin kendi boy, kilo ölçülerine uygun olup olmadığını da kontrol ederler. Ev eşyası tablo ve benzeri eşyaları alırken ise insanlar evlerine en uygun olan tablo veya ev eşyası seçerler. Bunun sebebi evlerine en uygun ve en güzel olanı bulabilmekti. Ev eşyası alırken dikkat ettikleri bir diğer husus ise evlerinin gereksinimi karşılamaktır. Örneğin, evin bir odasının ışığı bozulmaya başlamışsa evlerine ampul alırlar. İnsanlar alışveriş yaparken alacakları ürünün fiyatına da dikkat ederler. Fiyatı pahalı olmayan bütçe dostu ürünleri seçmeye özen gösterirler. Bunun nedeni bir ürüne gerekenden daha fazla ödememek ve kendi ellerindeki parayı daha etkin kullanmak istemeleridir. Kendi ellerindeki paraya uygun ürünler seçerek alışveriş yaparlar.

Şiirin dili herkesçe anlaşılır olmalı mıdır?

Şiirin dili herkesçe anlaşılır olmalı mıdır? Tartışınız.

Herkes aynı dili konuşmuyor ki herkesçe anlaşılan bir şiir dili kullanılsın. Kullandığı lehçe, anadil, yabancı dil olarak demiyorum. Her insan anlaşılabildiği müddetçe aynı dili kullanıyor demektir. Bir de aynı dili konuşmuyoruz toplumda. Kimi kaba, kimi nazik, kimi argo konuşuyor. Böyle farklı bir çok dilin kullanıldığı zaman da anlaşılır olabilmek için bir dil kullanmak zor değil imkansız. Herkese her kesime ayrı bir dille şiir yazıyor olmalı ki kendini anlaşılabilir kılsın. Peki yazdı diyelim bu kadar şiir arasında şairin yeri ne olacak? Herkes anlaşılır bir şiir okumak ister evet ama herkese hitap edecek tek bir dil var kapalı şiir tarzını benimsemek. Bu lezzete talipsen biraz bilgi birikim sahibi olmalısın ki okuduğun şiiri anlamalısın. Öyle oturduğun yerden ben bu şiiri anlamadım demekle olmuyor o işler. Emek harcamak gerekiyor. Senin harcaman gereken az bir emek yerine şairin yoğun bir çalışma yapmasını beklemek yüzsüzlük değil de nedir? Bilemedim.

 

Okuduğumuz da ruhumuzu yansıtan o en güzel şiirleri düşünelim. Bizleri bizden alan.. Günler geçerken değişen zaman insanların rahatlığına hizmet eden bir çok fonksiyon geliştiriyor. Rahata alışan insanlar elbette rahat anlayabilecekleri şiirler isteyecektir. Alışmak, bazen değerlere açılan savaşları görmüyor olmak, bu amaca hizmet etmeye kadar gidiyor olmak demektir. Alıştığımız rahatlıkla bir çok değere savaş açtık bu doğru. Ama düşünelim bizleri anlamamız gereken şiirler, bize kendini zorla mı anlatacak?

Şiir düzyazıya çevrildiğinde aynı anlam, duygu ve ahengi yansıtır mı?

Şiir düzyazıya çevrildiğinde aynı anlam, duygu ve ahengi yansıtır mı? Tartışınız.

Tabi ki hayır. Öncelerde şiirlerin yazılışında ki hece sayısına kadar tartışma konumuz olmuştu. Bunu kabullenmek demek kendimizle çekişmek olmaz mı? Düzenini dahi önemsediğimiz duygu yüklü bulut onlar. Nasıl olur da düzyazıya çevirildiğinde aynı anlamı, duyguyu ve ahengi yansıtsın. Yanlış anlaşılmak istemem. Düz yazılarda da duygular anlatıla bilir. İstenilen anlam okuyucuya aktarılabilir. Ancak var olan bir şiir bozularak, tekrar düzenlemek sureti ile düzyazıya çevirmek şiirin yazarına yapılan hakarettir diye düşünüyorum. Çünkü o yazarken, bu cümle örgüsünü oluştururken, o hece ölçüsünü düşünürken, biz ona senin emeklerini yok sayıyoruz demektir.

 

Düzyazıya önem veriyorum elbette. Herkes şiir sevmek zorunda değildir. Sevse iyi olur tabi ama sevmesede kendi bilir. Kaybettikleri ona yeter zaten birde sevmiyor diye eleştiremem. Ama ben düzyazıya da önem veriyorum, şiirede. İkisinin de duygularımın tercümanı olduğu sürece değerli olduğu bana fayda sağladığı benim gerçeğim. Şimdi düzyazı haline getirilen şiir yüzünden düzyazıya küsecek değilim. Bunu yapana kızarım. Şairin emeğini nasıl yok sayar? Nasıl binlerce okurun kendini bulduğu bir şiiri düzyazı haline getirerek ilin ciddiyetini bozar?