Günümüzde Güneş Enerjisinin Kullanım Alanlarını Düşündüğünüzde Gelecekte Güneş Enerjisi Nerelerde Kullanılabilir?

Günümüzde Güneş Enerjisinin Kullanım Alanlarını Düşündüğünüzde Gelecekte Güneş Enerjisi Nerelerde Kullanılabilir?

 

Enerji kaynakları yenilenemez ve yenilebilinir enerji kaynakları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Güneş enerjisi yenilebilinir enerji kaynakları arasındadır. Aynı zamanda güneş enerjisi sürdürülebilir enerji kaynaklarındandır ve çevreye zarar vermez. Güneş enerjisi çevreye herhangi bir gaz salınımı yapmadığı için çevreye herhangi bir zarar vermez. Güneşin ısısı ve ışığından neredeyse dünyanın tamamı faydalanmaktadır. Bu nedenle güneş enerjisi dünyanın her yerinde kurulabilen bir enerji sistemidir.

 

Günümüzde güneş enerjisinin kullanım alanlarına baktığımızda gelecekte pek çok alanda kullanılabileceğini düşünebiliriz. Güneş enerjisinin gelecekte nerelerde kullanılacağı yönünde yapılan tahminler arasında uzay araştırmaları ve uzay yolculuğu vardır. Bununla birlikte sanayinin önemli bir bölümünde güneş enerjisinden yararlanabilinir. İleride tarım alanında ve köylerde daha yoğun bir şekilde güneş enerjisi kullanılabilinir. Yine aynı şekilde eğitimde ve sosyal faaliyetlerde güneş enerjisi önemli bir yer tutabilir. Karayolu ulaşımı için ileride güneş enerjisinden büyük yararlar sağlanacağı da tahmin edilmektedir. Zira günümüz otomobilleri fosil yakıtlarla çalışmaktadır. Bu fosil yakıtlar sürdürülebilir enerji kaynağı değildir ve tükenebilir. Bu nedenle başka enerji kaynaklarından yararlanılarak, fosil yakıtların yerine bu enerji kaynaklarının geçmesi yönünde bilim dünyasında çalışmalar vardır.

 

Fosil yakıtlara alternatif olarak öne sürülen enerji kaynakları içerisinde güneş enerjisi de vardır. Özetle günümüzde güneş enerjisinin kullanıldığı alanlar incelendiğinde gelecekte güneş enerjisi; karayolu ulaşımında, eğitim ve soysa faaliyetlerde, sanayide, tarımda, uzay araştırmalarında ve uzay seyahatlerinde kullanılabilinir.

Güneş Enerjisinin Diğer Enerji Türlerine Göre Avantajları Nelerdir?

Güneş Enerjisinin Diğer Enerji Türlerine Göre Avantajları Nelerdir?

 

Güneş enerjisinin diğer enerji türlerine göre en önemli avantajı ve farkı tükenmeyen ve bol bir enerji kaynağı olmasıdır. Milyonlarca yıldır bu durum böyledir. Çok temiz bir enerji türü olması da diğer enerji türlerine göre daha avantajlı olmasını sağlamaktadır. Radyasyon, kükürt, karbon monoksit, gaz, duman gibi çevreyi kirletici maddelerin salınması gibi bir durum söz konusu değildir. Enerjiye ihtiyaç duyduğumuz bütün alanlarda güneş enerjisinden faydalanabiliriz. Lokal ortamlarda örneğin evlerde, okullarda aklımıza gelebilecek her yerde güneş enerjisinden yararlanabiliriz.

 

Yaşanan ekonomik krizler, buhranlar vb. güneş enerjisinden faydalanmamızı engelleyemez. Teknolojide gelişme olmasa bile güneş ısı ve ışık saçmaya devam eder. Ayrıca karmaşık teknolojiye ihtiyaç duyulmadan pek çok yerde güneş enerjisinden yararlanırız. Ulaşım sorunu, külfeti, masrafı vb. gibi sorunları yoktur. Dünyamızın büyük bir bölümü güneş enerjisinden yararlanabilir. Nerede daha fazla ihtiyaç varsa oraya güneş enerjisi sistemleri kurulabilinir. Kurulan güneş enerjisi sistemlerinin bakım maliyetleri ya yoktur ya da çok az bir düzeydedir. Evlerimizin çatısı boş ve kullanmadığımız bir alandır. Fakat güneş bu çatılara bile bir işlevsellik kazandırmıştır. Diğer enerji türlerinden bu denli bir işlevsellik kazandırma durumu bulunmamaktadır.

 

Evlerin çatılarından güneş enerjisi sayesinde, güneşli bir günün ardından istediğimiz kadar sıcak su elde edebiliyoruz. Sıcak su sorunun çözümü için kullanılan güneş enerjisi aynı zamanda oldukça ekonomiktir. Bir kere taktırdıktan sonra uzun yıllar kullanabilirsiniz.

Günlük Hayatta Duyduğunuz Element veya Bileşiklere Örnekler Veriniz.

Günlük Hayatta Duyduğunuz Element veya Bileşiklere Örnekler Veriniz.

 

Günümüze kadar 118 element keşfedilmiştir ve bu keşfedilen elementlerin 92 tanesi doğaldır. Evrendeki her madde elementlerden meydana gelmiştir. Helyum, azot ve oksijen gibi çok az sayıda element doğada element halinde bulunurken diğer elementlerin çoğunluğu doğada bileşikler halinde bulunur.

 

Günlük hayatta çokça kullanılan elementler aşağıda verilmiştir:

  • İyot: Sofra tuzunda ve balığın yapısında bol miktarda bulunur.
  • Bakır: Elektrik kablolarının yapımında, mutfak eşyaları ve ısıtıcılarda kullanılır.
  • Krom: Zırhlı araç yapımında, çelik yapımında kullanılır.
  • Demir: Kanın yapısında bulunur, inşaat ve köprü yapımında, makine parçalarının yapısında ve çoğu elektrikli aletin yapımında kullanılır.
  • Potasyum: Sıvı deterjan, barut ve gübre yapımında kullanılır.
  • Kalsiyum: Dişlerimiz ve kemiklerimizin yapısında bulunur, çimento, alçı, kireç yapımında kullanılır.
  • Gümüş: Süs ve takı eşyalarında ve bazı araçlarda kaplama olarak kullanılır.
  • Helyum: Zeplin ve balon gibi hava taşıtlarının şişirilmesinde ve roket yakıtlarının şişirilmesinde kullanılır.
  • Karbon: Canlıların yapısında bulunur, kömür, petrol ve doğal gaz yapısında bulunur.

 

Günlük hayatta karşılaştığımız bileşikler:

  • H20(Su): 2 Hidrojen + Oksijen atomu birleşmesiyle oluşur. Hayatımızın neredeyse her alanında yapıya katılır.
  • NaCl(Tuz): Sodyum + Klor atomlarının birleşmesiyle oluşur. Yemeklerde ve birçok alanda kullanılır.
  • NaOH(Sodyum Hidroksit): Sodyum + Hidrojen + Oksijenden oluşur. Endüstride birçok kimyasal maddenin yapımında kullanılır. Temizlik alanında kullanılır daha çok.
  • NH3(Amonyak): Azot + 3 Hidrojenin birleşmesiyle oluşur. Gübre, ilaç, parfüm gibi maddelerde kullanılır.
  • CO2 (Karbondioksit): Karbon + 2 Oksijen atomundan oluşur. Gaz halinde bulunur ve ateş söndürücü olarak kullanılır. Aynı zamanda solunumda çok önemli bir yeri vardır.

Element ve Bileşikler Hakkında Duyduklarınızı Sınıfta Paylaşınız?

Element ve Bileşikler Hakkında Duyduklarınızı Sınıfta Paylaşınız?

 

Proton sayısı aynı olan atomların birleşmesiyle oluşan yapıya element denir. Maddenin en saf halidir. Aynı cins atomlardan meydana gelen elementler, kimyasal yollar sonucunda kendinden daha basit ve farklı modellere ayrılamazlar. Yani sonuç olarak her farklı element farklı tür bir atomdan meydana gelmiştir ve farklı türde iki madde aynı tür elementten oluşmuş olabilir. Çevremizde gördüğümüz her şey elementlerden meydana gelmiştir. Elementler özel isimlerle ve kendilerine özel semboller ile ifade edilirler. Atomik ve moleküler yapıda olmak üzere iki türde bulunurlar.

 

İki ya da daha fazla sayıda kimyasal elementin meydana getirdiği yapıya bileşik denir. Bileşikler kırılması zor kimyasal bağlarla bir arada tutulmaktadır. Bu bağlar, atomlar arasında meydana gelen elektron paylaşımı veya elektron alış verişi sonucunda oluşmaktadır. Bileşikler doğada saf olarak bulunmaktadırlar. Bunun sonucunda bileşikler kendilerini oluşturan elementin kimyasal özelliklerini göstermezler. Yeni bir kimyasal özellik kazanırlar.

 

Elementlerin ve Bileşiklerin Farkları;

  • Elementler aynı cins atomlardan meydana gelirken bileşikler farklı tür atomlardan oluşurlar.
  • Elementler kimyasal yöntemlerle kendinden daha basit maddelere ayrılmazken bileşikler kimyasal yöntemlerle elementlerine ayrılabilirler.
  • Elementler sembollerle ifade edilirken bileşikler formüllerle ifade edilirler.

 

Element ve Bileşiklerin Ortak Özellikleri:

  • Saf maddelerdir.
  • Homojen yapıya sahiptirler.
  • Belirli koşullar altında erime ve kaynama noktaları sabittir.
  • Belirli koşullar altında yoğunlukları sabittir.
  • Fizikler yöntemlerle ayrıştırılamazlar.

Musahiplik ne demektir?

Musahiplik ne demektir? Açıklayınız.

 

Musahiplik’in kelime manası yol kardeşliği anlamına gelmektedir. Musahiplik Hz. Ali’ye dayanmamaktadır. Alevilik inancına göre evli olan her alevi kendisine denk düşen başka bir Alevi ile bir kardeşlik kurar. Bu kardeşlik dinsel bir kardeşliktir. Aynı zamanda bu kişi ahirette de ona arkadaşlık edecektir. Bu kardeşlik öte dünyayı kapsadığı için öz kardeşlik kurallarından daha fazlı kuralı bulunmaktadır. Bahsettiğimiz yol kardeşliği Alevilik anlayışında farzdır. Malları da canları da ortaktır artık. Aleviler için Musahiplik kan bağından çok öte bir kardeşliktir.

 

Bu kardeşliğin taraflara yüklediği sorumluluklar da vardır: Bunlardan ilki taraflar ölünceye değin kardeş olmanın gereğini yapıp birbirlerine yardımcı olacaklar. Hep dürüst olacaklar ve helal yaşamaya dikkat edecekler. Ellerine dillerine bellerine sahip çıkacaklar birbirlerinin. Birinin günahından diğeri de sorumlu olacak o yüzden bir hataya yeltendiğinde birisi diğeri ona mani olmaya çalışmalıdır. Bu iki kardeşin aynı düşünce yapısına sahip olmaları aynı değerleri taşımalarına dikkat edilir. Musahiplik bir kere yapılır ve ölene kadar sürer. Musahiplik anlayışı hala günümüzde de devam etmektedir. Bu kurumun hem bireye hem de topluma faydalı olduğu söylenebilir.

İslam düşüncesindeki yorum farklılıklarının sebepleri nelerdir?

İslam düşüncesindeki yorum farklılıklarının sebepleri nelerdir? Açıklayınız?

 

İslam düşüncesinde ortaya çıkan sebepler şunlardır:

İnsanın yapısı. (zeka, kişilik, duygular vs.): Dünya üzerinden şuan var olan eskiden dünyada  yaşayıp vefat eden insanları ve gelecekte var olacak insanları düşünelim. Bu insanlardan bir tanesi bile birbiriyle aynı olmayacak aynı parmak izine sahip olmayacak. Bu insanlar zeka yapılarıyla anlayışlarıyla sahip oldukları duygusal tepkilerle aile yaşantılarıyla en önemlisi karakteriyle birbirinden çok farklı olacaklardır. Böyle olunca da biz diyemeyiz ki bu insanların hepsi okuduklarından anlatılanlardan gördüklerinden aynı şeyi anlayacak. Bu mümkün değildir. Sonuç olarak farklı yapılara sahip olan insanlar dine baktıklarına kişiliklerine göre anlamlar çıkarıyorlar.

 

Ortam ve kültür: Bilimsel psikoloji araştırmaları bile gösteriyor ki insanların karakter oluşumları sadece DNA’larıyla ilgili değil. Doğup büyüdüğü ortam, bu ortamın sahip olduğu kültür de bir insanın karakterinin oluşmasında çok etkili oluyor. Hal böyle olunca da İslamı yorumlarken kültüründen çevresinin bulunduğu düşünce yapısından da etkilenmeden edemiyor.

 

Bazı ayet ve hadislerdeki yoruma açık ifadeler: Kuran-ı Kerim’de ve Hadis-i Şeriflerde yoruma açık bırakılan lafızların bırakılması yorum farklılıklarına neden olan sebeplerden bir tanesidir. Bunun üzerine de anlaşılan hükümler bazı ayet ve hadislerde farklılık gösterebilir.

 

Başka toplumların kültüründen etkilenmeler: Başka toplumların din anlayışında etkilenerek benzeşim kurmak da yorumlarda farklılığa sebebiyet vermektedir.

 

Coğrafya ve iklim: Bu iki unsur insan yapısını etkilediği gibi insan anlayışını da etkilemektedir. En-nihayet bu durum yorum  farklılığını sonuç olarak doğuruyor.

Din ve Din Anlayışı Arasındaki Farklar

Din ve din anlayışı arasındaki farkları yazınız.

 

Din ve din anlayışının birbirinden çok farklı olduğu muhakkaktır. Din dediğimiz kavram Allahu tealanın bizlere peygamberler vasıtıasıyla göndermiş olduğu vahiydir. Din insanoğlunu kendi iradesiyle sırat-ı müstakime yani doğru yola iletmeyi hedefleyen bir sistemdir. Bu sistem iyiliği ve doğruluğu hedefler. Dinin ulaşmak istediği nokta insanları kötülüklerden uzaklaştırarak dareyn (iki dünya) saadetini yakalamaktır.

 

Dinin bize sunmuş olduklarını dünya üzerinde anlamlandırabilen tek yaratılan canlı insandır. Bunu da aklı sayesinde yapar. Aklı sayesinde düşünebilen, şüphe duyabilen insan bunu iradeli bir şekilde gerçekleştirir. Allahu teala elçileri sayesinde insanlara hitap eder ve onlarla iletişim kurar. Bu sayede bizler dinin emirlerinden ve yasaklarından haberdar oluruz. Her insan bu iletilen dinle muhatap olduğunda hepsi için din farklı şekilde karşılık buldu. Kimi hayatını tamamen bu buyruklara uyarak düzenlediyse de kimi belirli noktalarda eksiklikler gösterdi kimi bazı yönlerine yönelirken bazıları başka yönlerine eğildi. Bu din konusunda farklı anlayışlara yol açtı. Oysa inen tek din fakat anlaşılanlar tezahürleri farklı farklıydı. Bu açıklamamdan da çıkaracağınız üzere din kavramı vahiy odaklıyken din anlayışı kişinin yorumunu, aklını ve düşüncelerini merkeze alır. Din herkese gönderilmiş evrensel olandır din anlayışı sadece kişinin kendisini bağlar. Din asla ve asla değişiklik göstermezken din anlayışı zamana hatta mekana göre değişiklik gösterebilir. Dinin kendisini benimsemek zorunlulukken (tabi ki bu zorunluluk dine inanç duyanlar için geçerlidir.) din anlayışı bireysel olduğu için herhangi bir zorunluluğu bulunmamaktır. Çok nadir de olsa kendi anlayışı başka insanlara dayatanlar da yok değildir. Ama bu dayatma meşru ve geçerli değildir.

İnsanlar güzel ahlak sahibi olmak için neler yapmalıdırlar?

Sizce insanlar güzel ahlak sahibi olmak için neler yapmalıdırlar?

 

Bence insanlar güzel ahlak sahibi olabilmeleri için en genel kaide kötü ahlaktan olabildiğince uzak durmaları gerekir. Bu sayede insanoğlu hem bu dünyada hem de öteki dünyada mutlu olabilir. Güzel ahlak sahibi olmak için ilim öğrenilmeli ve uygulanmalı yani amel edilmelidir. Aynı şekilde bunu yaparken edep unutulmamalıdır. Kişi arkadaşının dini üzere olduğu için oturduğu, kalktığı, suyunu içtiği, meclisinde bulunduğu arkadaşını iyi seçmelidir. Hem ne demiş eskiler bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. Bu saydıklarımın tersini düşünelim ilim sahibi olmamak cahil olmak edepten yoksun olmak ve en önemlisi de kötü arkadaşlar edinmek bu özellikleri olan bir insanın güzel ahlaklı olabileceği düşünülemez.

 

Bir insan için güzel ahlakın zirvesini seyretmesi mümkündür. Hz. Peygamberimizin hayatını öğrenip örnek aldığımızda yaşantımızda ona benzemeye çalıştığımızda güzel hak sahibi olmak kaçınılmaz olur. Seçeneklerden biri de örnek almanın dışında iyi ahlaka sahip insanlara gıpta etmektir. Onların hallerine özenmeliyiz. Rol model  olarak almalıyız. Tevazu sahibi olmalıyız. İnsanoğlu acziyetini her zaman bilincinde tutmalıdır. Bu demek değil ki kendinizi olduğundan aşağı görün eziklik psikolojisine girin sadece kendinizi olduğunuzdan fazla görmeyin. Gerçeklik olgusuyla kendinizi değerlendirin. Helal kazanç kazanmaya dikkat edin. Zamanınızı neye harcadığınızı  dikkat edin. Çünkü insan zamanını harcadığı şeydir. Yaptığınız işlerde Allah rızasını gözetin. Sonuç olarak İslam güzel ahlaktır.Ahlakı olanın dini de olur. Ama ahlakı olmayanın dini de olmaz.

Farklı düşüncelere sahip olan bireyler, aynı toplumda mutlu bir şekilde yaşamak için nelere dikkat etmelidirler?

Farklı düşüncelere sahip olan bireyler, aynı toplumda mutlu bir şekilde yaşamak için nelere dikkat etmelidirler? Düşüncelerinizi sınıfta paylaşınız.

 

Farklı düşüncelere sahip olan bireyler, aynı toplumda mutlu bir şekilde yaşamak için dikkat etmesi gereken en önemli unsur saygıdır. Farklılıklarımızı bir kusur değil bir zenginlik olarak görmeliyiz. Dünya üzerinde baktığımızda her toplulukta farklı farklı düşüncelere sahip insanların olduğunu görüyoruz. Birbirine tahammül  göstermeyenler hem fiziksel hem de zihinsel savaş halinde olmaları onları her açıdan zarara uğratmaktadır. Bazen bu zarar toplum huzurunun bozulmasına bazen travmalara bazen de çok üzücü olarak can kayıplarına neden olabiliyor. Soykırımlarıyla sonuçlananlarını bile tarih sahnesinde görmek mümkündür.Bknz. Srebrenitsa Katliamı (Bosna Katliamı) gibi. Bu dediğimiz toplumun yapısından farklı olan topluluklara baktığımızda yani farklı görüşlere saygıyla bakan topluluklarda durum daha farklıdır. Farklı görüşlerle saygıyla yaşamayı öğrenmiş topluluklar baktığımızda daha huzurlu, daha gelişmiş, daha başarılı, daha anlayışlıdır.

 

Toplumun temelinde insan sevgisi yer aldığından insanları sırf insan olduğu için sevme anlayışı vardır. Farklı düşüncelerini kabul etmese bile bir başkası o kişinin düşüncesini söyleme özgürlüğünün savunulması gerektiği bilincine ulaşmıştır.İlk olarak saygı dedik sonra başkasının düşüncesini ortaya koyma hakkını karşı olsak bile düşünceye savunmak dedik.Sıradaki madde ise farklılıklarımızla mutlu olmak istiyorsak karşı tarafla empati kurma yani onun yerine kendimizi koymayı öğrenmemiz gerekir. Onun neden böyle bir düşünce içine girdiğini onun şartlarında anlamaya çalışmalıyız.Son olarak da tamam farklı görüşlere saygı önemli ama bundan sonraki adım da farklı görüştekilerine hoşgörüyle yaklaşılmasıdır.

Bir toplumda farklı düşüncelerin varlığının yararları neler olabilir?

Bir toplumda farklı düşüncelerin varlığının yararları neler olabilir? Düşüncelerinizi not ediniz.

 

Bir toplumda farklı düşüncelerin varlığının yararı en başta farklı bakış açılarının olmasıdır. İnsanların fikirlerine katılmasanız bile onların düşüncelerini ifade etmelerine imkan verilmelidir. Çünkü sonradan belki kendi düşüncenin yanlış olduğunun farkına varabilirsin ya da o konunun farklı yönlerini daha önce fark etmediğin haliyle görme şansını elde edebilirsin. Farklı fikirler demek aslında beyin fırtınasına olanak sağlar bu da daha çok bakış açısı daha çok yol hatta belki de daha çok çözüm yolu demek olur. Böyle bir yapıda toplumun gelişmesinin önünde hiçbir engel yoktur. İnsanlar oturup birbirlerine saygı çerçevesinde  fikirlerini beyan etmeliler. Bunun önüne geçilmeye çalışıldığında ikrah, icbar, baskı yöntemleri devreye girer güçlü olan bedeni gücü olan siyasi gücü olan karşıt görüş duyduğu anda tahammül edemez bastırmaya çalışır.

 

Aslında böyle bir davranış yine dönüp dolaşıp topluma zarar verir. Katılmadığınız bir görüşü üslubuna uygun olarak yasal yollarla insanı bir şekilde alt etmeye çalışılmalısınızdır. Bu da taraflar için daha çok zihin antrenmanı demek olur. Zekaların kapıştığı bir ortamda insanlar daha bilgili, daha donanımlı, daha uzman, daha zeki olmak için kıyasıya yarışacaktır. Böyle konulardaki rekabet toplumu her zaman bir adım öteye taşıyacaktır. Farklı düşünceleri ortaya koyma özgürlüğü farklı inanç sistemlerini farklı dil yapılarının en genel ifadesiyle farklı kültürlerin oluşmasına yol açacaktır. Bu da aynı şekilde zenginlik anlamına gelir.