Sabit hacimli kapta 27 o Cʼta 1 atm basınca sahip SO2 gazının basıncını 4 atm yapmak için sıcaklık kaç o C’a çıkarılmalıdır?

Sabit hacimli kapta 27 o Cʼta 1 atm basınca sahip SO2 gazının basıncını 4 atm yapmak için sıcaklık kaç o C’a çıkarılmalıdır?

 

Sorumuzun çözümüne geçmeden önce SO2 gazı hakkında birkaç bilgi verelim. Kükürt dioksit olarak adlandırılan SO2 bileşiği 2 adet oksijen ve 1 adet kükürt elementlerinin kovalent bağ ile bir araya gelmesi sonucu oluşan polar bir yapıdır. Daha çok şeker endüstrisinde kullanılan bileşik, kömür ve fueloil gibi içerisinde kükürt barındıran fosil yakıtların yanması sonucunda ya da metal eritme işlemleri sonucunda oluşur. Asit yağmurları ve hava kirliliğinin oluşmasına sebep olan en önemli gaz kükürt dioksit olarak bilinmektedir. Özellikle astım hastası ve çocuklarda göğüs sıkışması ve hırıltımı solunum gibi sonuçlara sebep olan bu gaz solunum yollarını direk olarak etkilendiğinden oldukça zararlı bir yapıya sahiptir.

 

Uzun bir süre bu gaza maruz kalmak kalp rahatsızlarının ilerlemesine, solunum hastalıklarına ve akciğerlerin zarar görmesine sebep olmaktadır. Sanayi atıkları sonucunda havaya salınan gaz bitkilerin yeterli olmaması durumunda doğayı oldukça olumsuz etkileyebilmektedir.

 

Sülfürik asit üretiminde kullanılan kükürt dioksit şaraplarda ve meyvelerde mikrop öldürücü, koruyucu olarak da kullanılmaktadır. Evlerimize kullandığımız buzdolaplarında soğutucu olarak, kağıt sanayisinde beyazlatıcı olarak ve laboratuvar deneylerinde tuzları çözmek amacıyla kullanılmaktadır.

 

Soruda verilen ifadede hacim sabit olarak verilmiştir. 20 C derecede 1 atm basınca sahip olan gazımızın basıncını 4 atm yapmak için sıcaklık kaç dereceye çıkarılması gerektiği soruluyor. PV=n.R.T bağlantısında basınç ve sıcaklık doğru bir orantıya sahiptir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise sıcaklık birimini Kelvin olarak almaktır.

 

27+273 işlemi sonucu ilk sıcaklık 300 Kelvin bulunur, basınç ise 1 atmdir.

İkinci ifadede 4 atm basınç için doğru orantı kurulduğunda 1200 Kelvin sıcaklık olması gerekir. Bu değer de 927 C dereceye eşittir.

25 L’lik bir tanktaki 2,5 atm ve 0 C sıcaklıkta bulunan gazın sıcaklığı 273 Cʼa çıkarılırsa son basınç ne olur?

25 Lʼlik bir tanktaki 2,5 atm ve 0 o C sıcaklıkta bulunan gazın sıcaklığı 273 o Cʼa çıkarılırsa son basınç ne olur?

 

Maddenin hallerinden biri olan gazların, çevresel faktörlere bağlı olarak basınç ve hacimleri değişmektedir. Bunun en temel sebepleri arasında tanecikleri arasındaki boşluğun çok olması ve belirli bir hacme sahip olmamaları gelmektedir. Gazların sahip olduğu basınç sıcaklık ile doğru orantıya sahiptir. Sıcaklık ile taneciklerin sahip olduğu hız ve buna bağlı olan kinetik enerji artacak ve bulunduğu kabın çeperlerine daha fazla baskı uygulayacaktır. Bu da basınç artışının gözle görülebilir şekilde ölçülmesini sağlayacaktır.

 

Gazlarda sıcaklık ve basınç ilişkisi Gay Lussac kanunu ile belirlenmiştir. Bu kanuna göre P.V=n.R.T bağlantısında sıcaklık ve basınç dışında kalan kavramlar sabit tutulduğunda sıcaklık ile basıncın doğru orantılı olarak arttığı gözlenebilir. Bu bağlantıda yer alan “n” ifadesi gazın sahip olduğu mol miktarını ifade ederken “R” ifadesi ise sıcaklık sabiti olarak bilinen ve değeri yaklaşık 0,082 olarak kabul edilen bir ifadedir.

 

Sıcaklığın artırılmasıyla gazın bulunduğu kap esnek bir yapıya sahip ise hacminin artmasına da sebep olmaktadır. Kabın esnek yapıya sahip olmaması durumunda ise yalnızca basıncı artar. Günlük hayatımızda kullandığımız bazı kimyasal yapıların üzerinde yer alan “ateşle yaklaşmayınız.” Ibaresi de bundan kaynaklıdır. İçerisinde bulunan gaz haldeki kimyasal madde sıcaklığın etkisiyle genleşecek ve esnek bir yapıya sahip olmayan kapta yer aldığından patlamaya neden olacaktır.

 

Soruda yer alan ifadede ilk basınç 2,5 atm ve sıcaklık 0 C derece olarak verilmiş. Bu sıcaklık Kelvine çeirildiğinde 273 K olarak bulunur.

İkinci durumda ise sıcaklık 273 C derece yani 546 Kelvin olarak verilmiş. Son basınç isteniyor. İki ifade arasında doğru orantı kurulduğunda son basınç değeri “5 atm” olarak bulunur.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke ve Medine Yılları

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke ve Medine yıllarını kısaca özetleyiniz.

 

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke yılları;

  • 571 yılında doğdu, dört sene sütannesi Halime’nin (ra) yanında kaldı. Hz. Halime, Hz. Muhammed’de (s.a.v.) farklı özellikler olduğunu görünce Medineli Yahudilerin zarar vermesinden korkarak annesinin yanına Mekke’ye getirmiştir. 2 yıl annesi ile birlikte kalmıştır. 6 yaşında iken babasının kabrini ziyaret etmeye annesi ve yardımcıları Ümmü Eymen’le gitmişler dönüş yolunda Hz. Amine (ra) vefat etmiştir. Sonrasında dedesi Abdulmuttalib ve amcası Ebu Talip, Hz. Muhammed’i (s.a.v.) himaye etmişlerdir. 20 yaşındayken Erdemliler Derneğine girmiştir. 25 yaşındayken Hz. Hatice’yle (ra) evlenmiştir. 38 yaşında iken Muhammed’ül Emin denilmiştir. 610 yılının Ramazan ayının 27.gecesi Nur Dağı Hira Mağarasında ilk vahiyle birlikte peygamberli vazifesi verildi. 3 yıl gizli anlattığı dinin ilk defa Safa Tepesine çıkarak açıkça duyurdu. Mekkeli müşriklerin çok kötü saldırılarına maruz kaldı. İlk hicret Habeşistan’a yapıldı. Yapılan baskıların ve zulmün artması üzerine 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etti.

 

Medine yılları:

  • ve II. Akabe Biatları ile Medineli Müslümanlar, Hz. Muhammed’i (sav) koruyacaklarına söz vererek Medineye davet etmişlerdi. Eba Eyyüp El Ensari’nin evinde yedi ay misafir kaldı. Muhacir ile Ensar arasında kardeşlik tesis etti. Mescid-i Nebevi’yi inşa etti. Ezan meşru kılındı. İlk nüfus sayımı yapıldı. Mescid-i Nebevi’nin önüne Suffa yapıldı. Müslümanların kıblesi Mescid-i Aksa’dan Kabe’ye çevrildi. Yahudilerle vatandaşlık anlaşması yapıldı. İslam Şehir Devleti’nin ilk anayasası hazırlandı. Bedir, Uhud, Hendek savaşları ve daha birçok savaş, gazve ve seriye gerçekleşti. Hudeybiye Antlaşması yapıldı. Mekke fethedildi. 632 yılında Hz. Muhammed (sav) ruhunun ufkuna yürüdü.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) çocukluğu ve gençliğiyle ilgili neler biliyorsunuz?

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) çocukluğu ve gençliğiyle ilgili neler biliyorsunuz?

 

Hz. Muhammed (s.a.v.) doğduktan sonra Medine’den gelen sütanneye verilmiştir. Sütannesi Hz. Halimedir. O dönemde Mekke’nin havası çocukların gelişmesi için müsait olmadığından ve Medine’de konuşulan Arapçanın daha edebi olmasından dolayı doğan çocuklar Medine’ye sütanneye verilirmiş. Sütannesi Hz. Halime’nin yanındayken Şakkı Sadr yani göğsünün yarılıp kalbinin melekler tarafından yıkanması anlamına gelen olağanüstü olayı yaşamıştır. 4 yaşına kadar sütannede kaldıktan sonra 6 yaşına kadar annesi Hz. Amine ile kalmıştır. 6 yaşında iken yardımcıları Ümmü Eymen ve annesiyle birlikte babasının kabrini ziyarete gitmiştir. Dönüş yolunda Hz. Amine hastalanır ve vefat eder. Annesini de kaybeden Hz. Muhammed’e (s.a.v.)önce dedesi Abdulmuttalip sahip çıkmıştır. Dedesi O’na annesinin ve babasının yokluğunu hissettirmemeye özen göstermiştir. Dedesinin vefatından sonra Hz. Ali’nin de babası olan amcası Ebu Talip sahip çıkmıştır.

 

12 yaşından itibaren amcası Ebu Talip’le birlikte ticaret kervanları ile seferlere çıkmıştır. İlk yolculuğunu Busra’ya yapmıştır. 9 veya 11 yaşında iken Suriye yolculuğunda iken Rahip Bahira ile karşılaşmıştır. Rahip Bahira, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) gelecek olan son peygamber olacağını müjdesini vermiştir. Amcası Ebu Talib’e de O’nu Yahudilerin bulunduğu Medine’ye götürmemesini tembihlemiştir. 20’li yaşlarında iken Hılful Fudul’a üye olmuştur. Hz. Hatice’nin kervanın Şam’a götürmüştür. Hz. Hatice, bu yolculuktan aldığı bilgilere dayanarak Hz. Muhammed’e (s.a.v.) evlenme teklifinde bulunmuştur. Hz. Muhammed (s.a.v.) 25, Hz. Hatice 40 yaşındayken evlenmişlerdir. Bu evlilikten Kasım, Ümmügülsüm, Fatıma, Zeynep, Abdullah ve Rukiye adında çocukları olmuştur.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ailesinden kimleri biliyorsunuz?

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ailesinden kimleri biliyorsunuz?

 

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını ve ailesini öğrenmek bir Müslüman olarak bizlerin vazifesidir. Hz. Muhammed’e (s.a.v.) annesi Hz. Amine hamile iken babası Abdullah vefat etmiştir. 20 Nisan 571 yılında dünyaya gelen Hz. Muhammed(s.a.v.), Medine’de yaşayan sütannesi Hz. Halime’ye verilmiştir. Hz. Halime’nin yanındayken yaşadığı olağanüstü olaylar yaşamıştır. Hz. Halime, olaylardan dolayı Yahudilerin zarar vermesinden korkmuş ve annesine emanetini geri getirmiştir. 4 yaşına kadar sütannesin yanında kalan Peygamberimiz (sav), 6 yaşına kadar annesi ile birlikte kalmıştır.. Babasının kabrini ziyaret dönüşünde hastalanan annesi vefat edince Hz. Muhammed’e (s.a.v.)önce dedesi Abdulmuttalip, sonrasında amcası Ebu Talip sahip çıkmıştır. 25 yaşında iken ilk evliliğini 40 yaşındaki Hz. Hatice ile yapmıştır. Buna göre;

 

Annesi: Hz. Amine

Babası: Hz. Abdullah

Sütannesi: Hz. Halime

Süt Kardeşi: Şeyma

Baba Dedesi: Abdülmuttalib

Anne Dedesi: Vehb b. Abdülmenaf

Babasının Annesi: Fatıma

Annesinin annesi: Berre

Amcaları: Ebu Talib, Ebu Leheb, Hz. Abbas, Haris, Zübeyr, Hz. Hamza, Mukavvim, Kusem, Dırar ve Hacl

Halaları: Berra, Beyza, Ümeyme, Erva, Atike ve Safiyye

Teyzeleri: Feride, Fahita

Dayısı: Yok

Eşleri: Hz. Hatice, Hz. Aişe, Hz. Sevde, Hz. Zeynep, Hz.Hafsa, Hz. Zeyneb bt. Cahş, Hz. Meymûne, Hz. Ümmü Seleme Hind, Hz. Ümmü Habîbe, Hz. Cüveyriye ve Hz. Safiyye

Çocukları: Kasım, Abdullah, İbrahim, Zeynep, Ümmü Gülsüm, Fatıma ve Rukiyye. İlk erkek çocuğu Kasım olduğundan dolayı Efendimiz’in (sav) künyesi Ebu’l-Kasım yani Kasım’ın Babası’dır.

Torunları: Hasan, Hüseyin, Muhsin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm

Sınıf ortamında birbirinize saygınızı gösteren üç davranış

Sınıf ortamında birbirinize saygınızı gösteren üç davranış yazınız.

 

İnsan topluluk içinde yaşayan bir varlıktır. Doğduğu andan itibaren çeşitli mekanlarda farklı insanlarla iletişim içinde bulunmaktadır. Toplum içinde kabul görmek istiyorsa iletişim içinde olduğumuz insanlara varlığımızı kabul etmek ve onların varlığını da kabul etmemiz gerekir. İnsanların varlıklarını kabul etmek onların haklarına ve özgürlüklerine önem vererek ve dikkat ederek gerçekleştirilir. Herkes birbirini sevmek zorunda değildir. Fakat herkes birbirinin sınırlarına saygı duymak zorundadır. Farklı karakterlere sahip olan insanların bir arada yaşayabilmesi, sevebilmesi, anlayabilmesi, kabullenmesi ancak saygı ile oluşur. Toplumun en küçük birimi ailedir. Aile fertlerimizden başlayarak yaşadığımız diğer insan topluluklarının bulunduğu ortamlardaki insanlara saygı göstermek zorundayız. İnsanların olduğu yerde saygı olursa barış, huzur ve güven oluşur.

 

Sınıf ortamı birey olarak bizlerin yaşadığı ortak kullanım alanıdır. Bir sınıfta hiç olmazsa 15-20 öğrenci bulunmaktadır. 20 kişinin olması 20 farklı karakter demektir. 20 kişinin güven, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi ancak saygı göstererek gerçekleşir. Sınıf ortamında saygı birbirimizin sözünü kesmeyerek, söz almak istediğimizde parmak kaldırarak, arkadaşlarımıza saygı belirten ifadeler kullanarak, paylaşımda bulunarak gerçekleşir. Herkes birbirine saygı duyacak, görgü kuralları ve sınıf kurallarına uyacak. Her türlü kurallar düzeni sağlamak için konulmaktadır. Sınıf ortamında birbirimize saygı duyduğumuzu gösteren davranışlar arasında şunları sayabiliriz:

 

  • Sınıf içinde diğer arkadaşlarımızı rahatsız edecek şekilde gürültü ve ses yapmamalıyız
  • Birbirimizin düşüncelerine saygılı davranmalıyız.
  • Öğretmenimize saygı göstermeliyiz.

Ev ziyaretlerinde dikkat etmemiz gerekenler nelerdir?

Ev ziyaretlerinde dikkat etmemiz gerekenler nelerdir? Tamamlayınız.

 

Yakınlarımızın, dostlarımızın, sevdiklerimizin, arkadaşlarımızın evlerine giderek hallerini hatırlarını sormak ziyaret etmek güzel bir davranıştır. İnsanların arasındaki bağı kuvvetlendirmektedir. Ziyaretlerine gideceğimiz insanlarla ne kadar samimi olursak olalım çat kapı gitmemeye özen gösterilmelidir. Önceden telefon açıp müsait olup olmadıklarını sormak ve bilgilendirme yapmakta fayda vardır. Temel prensip olarak kendimize davetsiz misafir olmamayı koymalıyız. Buna göre ev ziyaretinde dikkat etmemiz gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

 

  • Ev sahibi ile sözleştiğimiz randevu saatine uymalıyız.
  • Giderken düzenli ve temiz kıyafetler giymeliyiz.
  • Ziyarete gidilen evin kapısını çaldıktan sonra evin içini göremeyecek bir yerde kapının açılmasını bekleyin.
  • Kapı açıldıktan sonra ev sahibinin yer göstermesini bekleyin. Evi inceler gibi davranışlar sergilemeyin.
  • Mümkünse güzel bir hediye alınmalıdır. Hediye ev sahibine alınabileceği gibi eve de alınabilir.
  • Özel diyet yapmak zorunda olanların ev sahibine bunu bildirmeleri doğru olacaktır. Diyet durumu söylenmezse ev sahibi ikramların yenmemesinden dolayı üzülebilir.
  • Yemekli bir davete gidiliyorsa sofra kurallarına uyulmalıdır.
  • Yemek masasında bulunan peçete kucağa serilir. Kalkarken de tabağın sol yanına konulur. Asla sandalyeye konulmaz.
  • Yemek servisini yapan kişiden yiyebileceğiniz kadar koymasını isteyin. Yemekler konusunda iltifatı kaçırmamaya dikkat etmek gerekir.
  • Yemek bittikten sonra tabağınızı itmeyin.
  • Sofrada sıkıldığınızı gösteren çatal bıçakla oynamak gibi fiillerden uzak durun.
  • Ev sahibinin de gelen misafirlerin hepsine güler yüz göstermesi, aynı derecede yakınlık kurması, devamlı saatine bakmaması gerekir.
  • Ayrılma vakti geldiğinde ev sahibinden müsaade isteyerek kalkılmalıdır.

Mekke şehri ve Kâbe ile ilgili neler biliyorsunuz?

Mekke şehri ve Kâbe ile ilgili neler biliyorsunuz?

 

Mekke, Suudi Arabistan’da bir kenttir. Kızıldeniz’in doğusunda, Arap Yarımadası’nın batısındaki Hicaz bölgesinde yer alır. Harem bölgede yer alan Mekke İslam Dini için kutsal bir şehirdir. Harem Bölgesinden kasıt, Müslüman olmayanların giremeyeceği yerler anlamındadır. Mekke’ye Müslüman olanların dışında kimse giremez.  Kur’an-ı Kerim’de, Şehirlerin Anası yani Ummu’l-Kur’a sıfatıyla geçmektedir. Günümüzde her yıl milyonlarda kişinin hac ve umre dolayısıyla gittikleri değerli bir şehirdir. Suudi Arabistan’ın Riyad ve Cidde’den sonraki 3. büyük şehridir. Mekke Müslümanlar için değerlidir çünkü:

 

  • Muhammed Mekke’de dünyaya gelmiştir.
  • Kabe Mekke’dedir.
  • Kur’an-ı Kerim’in ilk ayetleri burada inmiştir.
  • Peygamber Efendimiz (sav) ve birçok sahabe Mekke’de yaşam sürmüştür.
  • Safa ve Merve Tepeleri buradadır.
  • İslam dini için önemli birçok olay Mekke’de gerçekleşmiştir.

 

Kelime olarak dört köşeli veya küp şeklinde olmak anlamlarına gelen Kabe, terim olarak Mekke şehrinde bulunan İslam dini için çok değerli olan yapıdır. Mescid-i Haram’ın ortasında bulunan Kabe yaklaşık olarak 1,5 metre genişliğindeki temeller üzerine Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail ile birlikte inşa edilmiştir. Hz. İbrahim (ra) hanımı Hz. Hacer ve oğlu Hz. İsmail’i (ra) çölün ortasına bırakmıştır. Rabbim Hz. İsmail’in topuğunun altından zemzem suyunu çıkarmıştır. Suyun bulunduğu bu bölgede Rabbimiz Hz. İbrahim’e, Beytullah’ı yani Kabe’yi inşa etmesini emretmiştir. Yıllar içerisinde yıpranan bölgeleri onarılarak günümüze kadar gelmiş olan Kabe, Allah’ın Evi olarak nitelendirilmektedir.   Tavanları ahşaptan yapılmış olan Kabe, yeryüzünde yapılmış olan ilk mescit ve ilk binadır. Üzerinde siyah bir örtünün bulunduğu Kabe’nin köşesinde Hacer’ül-Esved yani Cennetten Gelen Taş vardır.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) temizliğe verdiği önemle ilgili üç örnek

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) temizliğe verdiği önemle ilgili üç örnek bularak defterinize not ediniz.

 

İslam dininin ilk emri Oku ile başlar. Alak Suresi’nin ilk beş ayeti ilk inen ayetlerdir. Uzun süre vahy kesilmiştir. Sonrasında ise Ey örtüsüne bürünen ayetiyle başlayan Müdessir Suresinin ayetleri inmiştir. İkici sırada inen Müdessir Suresinin ayetleri;

  • Ey Örtüsüne bürünen
  • Kalk ve Uyar
  • Sadece Rabbinin büyüklüğünü dile getir
  • Elbiseni temiz tut…. şeklinde devam eder.

 

Elbiseni temiz tut ifadesi İslamiyet’in ve doğal olarak da Hz. Muhammed’in (sav) temizliğe verdiği önemin göstergesidir. Rabbim temizliğe önem vermeseydi uzun süre merakla beklettiği ve sonrasında gönderdiği ayetlerde temizlikten bahsetmezdi. İbadetleri yapabilmek için abdest almamız gerekir. Abdest insanın en çok kirlenen uzuvların temizlenmesiyle gerçekleşir.  Farza göre kollar, yüz, baş ve ayakların yıkanması yeterlidir. Farzların dışında abdest alırken yıkadığımız yerler sünnettir. Yani Hz. Muhammed (sav) yaptığı için yapmaktayız. Bunlar temizliğe verdiği önemi göstermiştir.

 

Bunların dışında Hz. Muhammed’in (sav) hadislerinden örnekler verebiliriz:

  • Muhammed (sav), tırnakları kesmek, sünnet olmak, koltuk altındaki kılları almak, bıyıkları kısaltmak ve kasıklardaki kılları tıraş etmenin fıtrattan olduğunu buyurmuştur. Fıtrattan olduğu bildirilen beş şeye bakıldığında hepsinin temizlik ve bedenin temizlenmesi ile ilgili olduğu görülecektir.
  • Ayrıca Hz. Muhammed (sav), Allah’ın temiz olduğunu ve temizlenenleri sevdiğini bildirmiştir. İkramının bol olduğunu, ikramı sevdiğini, çok cömert olduğunu ve cömertliği sevdiğini belirtmiştir. İfadelerinin sonunda artık evlerinizin çevresini temiz tutun buyurarak yapmamız gerekeni bize emir buyurmuşlardır.
  • Her Müslüman’ın haftada bir banyo yapmasının vücudunun insan üzerindeki hakkı olduğu belirtmiştir.