Aşağıdaki görseli inceleyiniz. Hangi basamakta olduğunuzu ve üst basamaklara yükselmek için neler yapabileceğinizi anlatan bir yazı yazınız.

İnsan, yaşadığı hayatın içinde başarının varlığını ister çünkü yapısında her zaman ilerlemek vardır.  Bazı etkenler yüzünden mutsuzluk, depresyon, özgüven eksikliği gibi… İnsanın kendini yetersiz hissettiği zamanlar ortaya çıkabilir.

 

Yukarıda bulunan grafikte insanın karar aşamalarını gözlemliyoruz.

 

Bugün hangi basamaktayız?

Uyandık ve bugün derslerimizi dinleyeceğimize karar verdik. Hazırlanıp okulumuza gittiğimizde o gün işlenen konu çok zor göründü ve başaramayacağımıza karar verdik.  Daha sonraki dersimiz olan kimya dersinde ise işlenen konu kolay idi ve başarabiliriz dedik.

 

Bu sürekli değişkenlik gösterdiğinde kafanız yorulacaktır. Günlük basamağınızı sabitlemek başarıya ulaşmak için size yardımcı olacaktır.

Örneğin: Ben bugün başarmak istiyorum basamağındayım.  Başarmak istiyorum basamağından sonra otomatik olarak nasıl sorusu gelecek ve benim ilerlemem diğerlerinden daha hızlı olacak.  Ben her sabah başarmak istiyorum diye evden çıktığımda akşam uyumadan önce başardım basamağında olacağım. Üst basamaklara yükselmek için sadece kararlı olmam yeterli olacaktır.

 

Etkenler ne olursa olsun hedefinizi olduğunda sizi bundan caydıracak birçok faktör ortaya çıkacaktır ama sizin bunları es geçmeniz gerekecek.  Yani haftanın her günü arkadaşlarını sizi gezmek için dışarı çağırabilir. Siz bu durumlarda kararınızı hatırlayıp kararlığınızdan yana tercihinizi yapmalısınız.  Siz bir yola çıktınız ve kendinize inandınız bunu kimsenin engellememesi gerekmekte.  Burada insanlar karşı seti de kendinizi örmelisiniz.

Zamana yararak bu kaideyle ilerlendiğinde görülecektir ki başarmak istikrarla oldukça kolay bir eylemdir.

Karagöz oyunlarında bildiğiniz başka karakterler var mı?

Hacıvat – karagöz oyunu zannedildiği üzere sadece 2 karakterden ibaret değildir. Oyunda 2 den fazla karakter vardır. Bulduklarımızı sırasıyla şöyle sıralayalım:

 

Kadınlar (Zenneler, Kanlı nigar, Salkım İnci, Karagöz’ün karısı, Hacıvat’ın Kızı vs.)
İstanbul ağzı konuşanlar (Çelebi, Tiryaki)
Anadolulu kişiler (Laz, Bolulu, Kayserili, Kürt, Kastamonulu)
Anadolu dışından gelen kişiler (Arnavut, Arap, Acem)
Müslüman olmayan kişiler (Rum, Ermeni, Yahudi)
Kusurlu ve ruhsal hasta olan kişiler (Kekeme, Kambur)
Kabadayılar ve sarhoşlar (Matiz, Tuzsuz Deli Bekir, Sarhoş)
Eğlendirici kişiler (Köçek, Çengi, Cambaz, Hokkabaz)
Olağanüstü kişiler ve yaratıklar (Cazular, Cinler, Canan)
Geçici, ikincil kişiler ve çocuklar (Çeyiz taşıyıcaları, Satıcılar vs.)

Okuduğunuz “Munise” adlı metni konu bütünlüğü oluşturacak şekilde tamamlayınız.

Hikayeye devam edelim ..

 

Munise’nin anacığım anacığım diye söylenmesi üzerine gözlerim doldu ve kendi kendime kesinlikle Munise’yi vermemem gerektiğini söylendim. Ertesi günü iple çektim.

Sabah olunca ilk işim muhtarın yanına gitmek oldu. Durumu muhtarla da paylaştım. Muhtarında aklına yattı benim teklifim. Ama önemli olan aileyi ikna etmekti. Muhtarı da yanıma alıp doğruca Munise’nin ailesinin yanına gittik. Söze muhtar girdi ve niyetimi anlattı. İlk başta babası hiddetlendi ama muhtar sakinleştirdi. Babası sakinleşince teklifimin çok mantıklı olduğu aklına yatmışa benziyordu. Sonuçta onlarda istemiyorlardı evde. Munise ise dünden razıydı.

 

Bir süre aile ile konuştuktan sonra yola geldiler. Munise’yi bana vermeye karar verdiler. Muhtar hemen resmi işlemlere koyulmak üzere muhtarlığa gitti. Bazı evraklar hazırlayıp aileye ve bana imzalattı. Ben ise müjdeli haberi vermek üzere hızlıca eve döndüm. Haberi duyan Munise sevinçten havalara uçtu anneciğim anneciğim diye tekrar bağırmaya başladı.

Dalga Geçmek İle İlgili Cümle

Ciddiye almamak, eğlenmek, önemli bir iş sürende ciddiyetsiz davranmak anlamındaki bu deyim çok kullanılan bir deyimdir. Bir kaç örnek cümle verelim.

 

  • İki usta aralarında dalga geçerken avize düştü.
  • Sınıfta en düşük not alan öğrenci ile dalga geçilirken öğretmen araya girdi.
  • Bazen yanlış yaptığımda kendimle dalga geçebilirim.
  • Oyunda kaybeden arkadaşlar ile genelde dalga geçeriz.

Eli Silah Tutmak İle İlgili Cümle

Silah kullanabilecek durumda olan kişiler için kullanılır genelde. Askerlik ile ilgili işlerde çok kullanılan bir deyimdir.

 

  • Seferberlik sırasında eli silah tutan herkes askere alınır.
  • Köyde eli silah tutma yaşına gelen erkekler evlendirilir.
  • Trabzon’da eli silah tutan erkek – kadın herkesin bir silahı var olma yüzdesi yüksektir.

Başına Devlet Kuşu Konmak İle İlgili Cümle

Hiç umulmadık bir anda bir yerlerden güzel şeyler elde etmek anlamında kullanılır. Beş parasız birinin mirasa konması yada önüne zengin olabileceği bir fırsat çıktığında başına devlet kuşu konmuş derler.

 

  • Zengin koca bulduğunu duyan arkadaşı başına devlet kuşu konmuş diye gülümsedi.
  • Piyangodan büyük ikramiye kazanan komşunun başına devlet kuşu konmuş.
  • İmarsız tarlasına imar çıkan köylünün başına devlet kuşu konmuş.
  • Tarlasından yol geçen amcamın başına devlet kuşu kondu.

Peşine Takmak İle İlgili Cümle

Peşine takmak, birilerini yada bir işi arkandan getirmek anlamında kullanılır genelde.

 

  • Mahalledeki dişi köpek gittiği yerden erkek köpekleri peşine takıp getirmiş.
  • Evden kaçan kedi peşine kattığı dişi ile birlikte geldi.
  • 5 yaşındaki küçük çocuğu peşine takan anne okula götürüyordu.
  • Nereye gideceğini bilmeyen genci peşine takmış karakola götürüyordu.

Dillere Destan Olmak İle İlgili Cümle

Günlük hayatta çok kullandığımız bir deyim. İçinde bu deyim geçen bir kaç cümle yazalım.

 

  • Selin, dillere destan bir düğün ile evlendi.
  • Köy ağasının erkek çocuğu olunca dillere destan bir şölen hazırlattı.
  • Yılbaşında hazırladığı parti dillere destandı.

Aşağıdaki sözcükleri çekimli fiil ve sıfat-fiil olacak şekilde cümlede kullanarak uygun boşluklara yazınız.

Öncelikle çekimli fiil nedir ve sıfat fiil nedir bunların tanımını verelim sonrasında cümleleri kuralım.

 

ÇEKİMLİ FİİL : Fiilin en temel özelliği; o eylemi yapan bir kişisinin ve yapılma zamanının bulunmasıdır. Yani işin kim tarafından ve ne zaman yapılmış olduğunu belirtmesidir. Bir fiilin kip ve şahıs ile ifade edilmiş haline “çekimli fiil” denir.

 

  • Sağlık için sabahları erken kalıp yarım saat koşar.
  • Muratlar yarım saat önce buradan geçmiş.
  • Evden çıkarken kocasının yapması gerekenleri kağıda yazar.
  • İstanbul Topkapı Surları bakımsızlıktan yıkılmış.
  • Bu kavgadan sonra bir daha geri gelmez.
  • Bulmacadaki tüm soruları bilmiş.
  • Çamaşırları doğru ayarda yıkarsak solmaz.
  • Bilgisayarda yazdıklarımı kaydetmediğim için hepsi silinmiş.
  • Bu kulüpte top oynayan ne yabancılar tanıdık.
  • Sap döner keser döner gün gelir devran döner.
  • Bu pencereden bakarsan boğaz görünmez.

 

SIFAT – FİİL : Sıfat-fiil, ortaç veya partisip; bir fiilin cümlede sıfat görevinde kullanılan hâli. Türkçedeki üç fiilimsi grubundan biridir. Fiillerin sonuna sıfat-fiil ekleri olan -en, -esi, -mez, -ar, -di, -di, -ecek ve -miş getirilerek oluşturulur. Sıfat-fiiller kendinden sonraki kelimelerle birlikte sıfat tamlaması oluşturur.

 

  • Kadının kocası gelince koşar adımlarla uzaklaştı.
  • Gelmiş geçmiş gün nereden hatırlasın?
  • Yazar kadın bugün görevinden istifa etmiş.
  •  Aniden giderek ardında yıkılmış bir baba bıraktın.
  • Cezaevinde iken gelmez bitil tarihinin hayalini kurardı.
  • Çok bilmiş Mesut’un o konuşmaları yok mu beni delirtiyor.
  • Satıcı solmaz renk diye diye elindeki malları sattı.
  • Üzerindeki yazısı silinmiş tsirtleri çöpe attı.
  • Gittiği yerde tanıdık bir yüz aramaya başladı.
  • Annem yeni döner başlıklı vileda almış.
  • Kemal Sunal bir filminde içtiği iksir ile görünmez adam kılığına girdiğini sanıyordu.

Aşağıda aynı metnin farklı çevirileri verilmiştir. Bu çevirilerin benzer ve farklı yönlerini belirteceğiniz bir konuşma yapınız.

Öküz kıskanan kurbağa ve öküz kadar kocaman olmak isteyen kurbağa metinlerinin benzer ve farklı yönlerini belirteceğiniz bir konuşma yapınız. Konuşma olarak aşağıdaki metin kullanılabilir.

 

Orhan Veli Kanık çevirisinde şair biraz daha resmi bir dil kullanmış. Verilmek istenilen anlam biraz daha gizli. Şiirdeki gerçek anlamı çıkarmak biraz daha zor. Çeviriye birazda şiirsellik katmış.

 

Nazım Hikmek çevirisi ise düz metin gibi olmuş. Mesajlar daha net. Mecazı anlam yok. Şiirsellik de yok. Biraz daha konuşma havasında canımlı, konuşmalar mevcut.