İki kardeş arasındaki iletişimi etkileyen tutum ve davranışları olumlu ve olumsuz olarak gruplandırınız.

Hikayede iki kardeş arasındaki iletişimden bahsediliyor ve bunlardan olumlu ve olumsuz olanları gruplandırılması isteniyor.

 

Olumsuzlar:

  • Kardeşini duymamazlıktan gelmek. (Ben ise onu duymazlıktan geldim)
  • Kardeşinin yüzüne bile bakmamak. (yüzüne bile bakmadım.)
  • Kardeşine bağırmak. (Git başımdan)
  • Kardeşlerin birbirini suçlaması (birbirimizi suçluyorduk)

 

Olumlular:

  • Sonunda hatalı olduklarını kabul etmeleri
  • Birbirlerini dinlemeleri (Saygı ve sevgi içerisinde, dikkatle dinleyince)
  • Birbirleri ile oynama istekleri (top oynamaya çıkalım mı,)
  • Hatalı davranışlarının farkına varmaları (İkimiz de hatalı davranmış)

İyi Bir Konuşmacı Mısınız Yoksa İyi Bir Dinleyici Misiniz? Düşüncenizi Sebepleri İle Söyleyiniz.

Konuşmacı mısınız, dinleyici mi? İyi bir konuşmacı mısınız yoksa iyi bir dinleyici misiniz? Düşüncenizi sebepleri ile söyleyiniz. Ben kendim için “dinleyiciyimdir” sebepleri tek tek sıralayalım;

 

  • Çok konuşan insan bildiklerini tekrar eder. Dinleyen insan sürekli yeni birşeyler öğrenir.
  • Konuşan insan eğer doğru bilgi vermiyorsa güvenirliği azalır. Ama dinleyici için böyle bir durum yok.
  • Konuşan insan adaletli değilse dinleyicileri kaybeder.
  • Çok konuşan insan çok yanılır.
  • Güzel konuşabilmek için dinleyici olmak gerekir.
  • İnsanlar genelde çok konuşana değilde iyi dinleyicilere daha çok sempati duyarlar.

Aynı Dili Konuşanlar Değil Aynı Duyguları Paylaşanlar Anlaşabilir

Aşağıdaki söz size ne ifade ediyor? Günlük hayatınızda bu sözü doğrulayacak bir durumla karşılaşıyor musunuz? Tartışınız.

Söz: Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

 

Toplumda insanların anlaşabilmeleri için iletişime ihtiyaçları vardır. İletişimin en önemli aracı ise dil dir, kelimelerdir. Mevlana, bu sözü ile anlaşabilmenin en önemli kuralının aslında dil değil aynı duyguları, kaygıları, düşünceleri paylaşmak olduğunu vurgulamaktadır. Bunu şöyle bir örnek ile destekleyelim ve ne kadar doğru bir söz olduğunu anlatalım.

 

Konuşabilen 2  insan düşünün. Bulundukları ortamda bir sorun olduğunu düşünün. Örneğin bir apartman dairesi. Komşu olsun bu kişiler. Apartmanda oturuyorsanız komşularınıza saygı göstermelisiniz. Tek başına yaşıyormuş gibi davranamazsınız, canınızın istediğini yapamazsınız. Sürekli yüksek sesle müzik dinlediklerini varsayalım ve birbirlerinden rahatsız olduklarını sürekli dile getirsinler. Ne kadar çok konuşurlarsa konuşsunlar birbirlerini anlamadıktan sonra hiç bir şekilde çözüm bulamazlar. Günlerce, saatlerce konuşsunlar boş. Ne zamanki birbirlerini anlayabilirler işte o zaman sorun çözülür. Bu yüzden konuşanlar değil, paylaşabilenler anlaşabilir demiş Mevlana.

Uzaydaki kirliliğin dünyamıza etkisi olur mu? Neden?

Uzay kirliliğin en büyük etkisi dünyanın güvenliği. Uzaya fırlatılan uydular dünyanın etrafında bir süre görev yaparlar. Hepsinin kullanım süresi vardır. Belli bir ömür kullanıldıktan sonra uzayda başıboş bir şekilde bırakılırlar. Uyduları dünyaya geri getirmek maliyetlidir. Ektra harcamalar yapmak yerine şu an da uzayda başı boş bırakmak tercih ediliyor.

 

Başı boş bırakılan uyduların zamanla sayıları artar ve bu artış dünya için risk taşır. Uydular atmosfere girdiğinde gökyüzünden dünyaya doğru hızla düşerler ve düştükleri yerleri önceden tespit etmek oldukça zordur. Bu uyduların herhangi bir yerleşim yerine düştüğünü düşünsenize? İnsanlar yolda yürürken üzerlerine uydu düşüyor 🙂

 

Ya da farklı bir açıdan düşünün. Uzayda sürekli meteorlar yer değiştirir. Herhangi birinin uydulara çarparak dünyaya doğru yön değiştirdiğini ve bu meteorun dünyaya çarptığını?

Boş Defterlerimi Nasıl Değerlendirebilirim?

Boş defterleri ne yapabilirim? Bunun için çok fazla seçenek var. Aklımıza gelenleri yazalım.

 

1- Boş yaprak sayısı fazla ise ertesi yıl farklı bir ders için değerlendirmek üzere saklayabilirsiniz.

2- Yaprak sayısı az ise işlem yapmak için, karalama yapmak için değerlendirebilirsiniz.

3- Şairlik, yazarlık özelliğiniz var ise aklınıza ilham geldiğinde yazıp daha sonra temize geçebilirsiniz.

4- İçinizi dökmek istediğinizde tüm hıncınızla yazıp daha sonra kimseler görmesin diye sayfaları yırtık atabilirsiniz.

5- Ailenizde hesap kitap yapan birileri var ise kullanması için ona verebilirsiniz.

6- Evde küçük kardeşiniz var ise eline bir kalem ile birlikte verip vakit geçirmesini sağlayabilirsiniz. Özellikle de sizi rahatsız ettiği zamanlarda.

7- Pazara, manava, markete giderken alacakları unutmamak için sayfa sayfa yazıp koparıp yanınızda götürebilirsiniz.

8- Ev telefonunuz varsa yanına bırakıp not almak için kullanabilirsiniz.

Sayı örüntülerinin kurallarını açıklayınız.

3 adet sayı örüntüm var ve soruda sayı örüntülerinin kurallarını açıklayınız şeklinde. Örüntüler aşağıda. Hangi kurala göre dizilmiş bunlar? Nasıl olduğunu yazalım.

 

a) 268, 260, 252, 244, 236

Sayılara dikkat edersen azalıyor her seferinde. Her iki sayı arasındaki farka bakarsak “8” fark var. O zaman örüntü kuralı 8 er 8er azalma dır.

 

b) 1, 22, 43, 64, 85

Sayılar düzenli olarak artmış. Aralarındaki fark ise “21” dir. Örüntü kuralı 21 artış olur.

 

c) 720, 710, 700, 690, 680

Sayılar düzenli olarak azalmış. Her iki sayı arasındaki fark “10” dur. Örüntü kuralı 10 azalış olur.

Gün içerisinde hangi iletişim yöntemlerini kullanıyorsunuz? Örnek veriniz.

Cevabı çok da zor olmayan bir soru aslında. Gün içerisinde hangi iletişim yöntemlerini kullanıyorsunuz? Örnek veriniz.  Kısaca örnekler verelim.

 

Malum 3 farklı iletişim yöntemi var. Sözlü iletişim, yazılı iletişim ve sözsüz iletişim.

  • Son tercih olan sözsüz iletişim çok nadiren kullanılan bir yöntemdir.
  • İnsanlar genelde günlük hayatlarında sözlü iletişimi kullanırlar. Hem hızlıdır hem de iletişim kolaydır. İfade etmek istediklerimizi daha kolay anlatırız karşımızdakine.
  • 2. tercih olan yazılı iletişim ise genelde resmi yada kayıt altına almak istediğimiz durumlarda kullanabiliriz. Örnek vermek gerekirse ticaret hayatında, anlaşmalarda kullanılabilir. Burada eskilerin bir sözünü de hatırlatmak da fayda var: “Söz uçar yazı kalır”.

Günlük Yaşamınızda Kendinizi İfade Ederken Nelere Dikkat Eder ve Nasıl Davranırsınız?

7. sınıf iseniz ilk karşılaşacağınız soru bu: Günlük yaşamınızda kendinizi ifade ederken nelere dikkat eder ve nasıl davranırsınız? Söyleyiniz. Bunu maddeler halinde de sıralayabilirsiniz, kısaca tek paragraf olarak da anlatabilirsiniz. Biz bir kaç madde ile anlatalım…

 

  • Bazı insanlar birden fazla kişiye hitap ederken gereksiz heyecan yaparlar. Bende bu olmaz. Konuşurken, kendimi ifade ederken özgüven ile konuşurum. Gereksiz heyecan yapıp hecelemem.
  • Lafı eveleyip gevelemek gereksiz fazladan kelime kullanmak doğru değil. Kendimizi net bir şekilde ifade etmeliyiz.
  • Konuştuklarımız, ağzımızdan çıkan cümleler dedikodu tarzında değilde, kesinlik ifade eden cümleler olmalı. Doğruluğu ispatlanmış bilgiler olmalı.
  • Kendimizi ifade ederken karşımızdakileri rencide etmemeliyiz. Argo ve kırıcı kelimeler kullanmaktan çekinmeliyiz.
  • Lakayt davranışlardan uzak durmak gerek. Fazlaya kaçmadan biraz resmiyet iyidir.
  • Ses tonumuz dümdüz olmamalı. Ağzımızdan çıkan kelimeler ses tonumuzla bağlantılı olmalı. Hitap şekli önemlidir. Dümdüz konuşup karşımızdakileri uyutmaya gerek yok.

Hacer, kumbarasına her gün 2 TL atmaktadır.

Hacer, kumbarasına her gün 2 TL atmaktadır. Her günün sonunda kumbarasında biriken paralar ile bir sayı örüntüsü oluşturmak istemektedir. Hacer, sayı örüntüsünü oluştururken nasıl bir yol izlemelidir? Açıklayınız.

 

Açıklayalım: Her gün kumbarasına 2 tl attığına göre aslında bu 2 şer şer saymaktır. Yani örüntü şu şekilde olacak:

 

2 – 4 – 6 – 8 – 10 – 12 – 14 – 16 -18 – 20 …… şeklinde uzayıp gidecek…