Televizyonu doğal afetlerle ilgili bir haber izlediğimizde neler hissediyorsunuz?

Televizyonu doğal afetlerle ilgili bir haber izlediğimizde neler hissediyorsunuz arkadaşlarınızla paylaşınız.

Doğal afet insanlara Maddi manevi zarar veren Doğa olaylarıdır. Doğal afetler insanların kontrolü dışında oluşan ve gerekli önlemler alınmadığı zaman büyük Can ve büyük hasarlara kayıplara yol açabilen bir Doğa olayıdır. Birden fazla doğal afet çeşidi bulunmaktadır deprem yangın sel su baskınları erezyon Kasırga kuraklık çiğ sel Tayfun fırtına orman yangınları gibi birçok doğal afet örneği verebiliriz.

 

Deprem

Yer kabuğunda istenmeyen ve beklenmeyen bir anda çıkan enerji sonucunda meydana gelen dalgalanmaları ve bu dalgalanmaların yeryüzünü sarsma olayıdır. En eski tarihli ne gidelim 17 Ağustos 1999 tarihinde Gece saat 3.02 de meydana gelen 45 saniye süren ve 7.4 büyüklüğündeki depremi hiç kimse unutamamıştır halen konuşulurken bile insanlar büyük bir üzüntüyle bahsederler bu tür olayları televizyonda gördüğümüz de Hepimiz Çok üzülüyoruz. Empati kurarak Aynı şekilde ben de olabilirdim veya insanlar ne durumdalar ne hissediyorlar bir an onları kendi yerimize koyarız. Doğal afetler insanların elinde olmadan gelen doğal olaylardır. Doğal afetleri  Elimizden bir şey gelmese de bu olayı yaşayan kişilere bir tür destek sağlama imkanımız olabiliyor .Bu tür olayların yaşanmasını ne kadar istemesek de televizyonlarda görüyoruz. O an uzakta olduğumuz için onlara yardım edememek bizi daha fazla üzmektedir. Artık sosyal medya üzerinden bu tür olayları yaşamış kişilere maddi veya manevi destek sağlama imkanınız olabiliyor.

Kullandığınız teknolojik aletler hayatımızı nasıl etkilemektedir?

Kullandığınız teknolojik aletler hayatımızı nasıl etkilemektedir düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Teknoloji denildiğinde ilk olarak aklımıza insanların ihtiyaçları doğrultusunda fayda sağlayan her şey teknolojidir. Teknoloji günden güne daha da ilerlemektedir. Hayatımızın her kısmında teknolojiye dair bir şey vardır. Örneğin mobil telefonlar.. Eskiden cep telefonu diye bir şey yoktu insanlar sadece ev telefonuyla hatta Ondan öncesinde gidersek mektupla haberleşirler de insanlar birbirlerinin aylarca bile haber bekledikleri olurdu şu an günümüze bakacak olursak insanlar Telefonları cebinde taşıyor. İstediğiniz zaman istediğiniz kişiye ulaşabiliyorsunuz ama bunların bir dezavantajı var mobil cihazların şarjı bitebiliyor. Bu durumlarda karşınızdaki kişiye ulaşmanız biraz zor olabilir. Müziğinin gelişmesi Buna da bir çözüm üretti Powerbank denilen elektriksiz şarj cihazlarını yanınızda taşıyabiliyorsunuz Harika değil mi? Diğer teknolojik ürünlere bakacak olursak çamaşır makinesi ,buzdolabı, fırın, bulaşık makinesi, kurutma veya durulama makinesi gibi birçok Teknolojik ürün bulunmaktadır Bu tür ürünler hayatımızı tamamen kolaylaştırıyor.

 

Örneğin Eskiden insanlar çamaşırlarını saatlerde ellerinde yıkarlarmış ya da bulaşıklarını saatlerce ellerinde büyük bir titizlikle yıkarlarmış. Bu durum kişi için hem yorgunluk hem de zaman kaybı demektir şimdiki teknolojik cihazlara bakacak olursak kurutma makinesı yıkadığınız çamaşırları saatlerce kurumasını beklemiyorsunuz bu cihaz sayesinde çamaşırlarınız kolaylıkla kurutulabiliyor.

Teknoloji demek yenilik demek Teknoloji ne kadar ilerlerse insan gücü o kadar azalır ve kolaylık artar

Kitaplardan yoksun bir hayatın nasıl olacağı ile ilgili görüşlerinizi nedenleriyle anlatınız.

Kitaplardan yoksun bir hayatın nasıl olacağı ile ilgili görüşlerinizi nedenleriyle anlatınız.

 

Gözlerimizi dünyaya sıfır bilgiyle açarız. Zaman geçtikçe bilgi birikimi artar. Bilgi kazanımı çevreninde etkisiyle olur. Ama en önemli sebebi okumaktan geçer. Okumayı öğrenildiği andan itibaren, okullarda okuma görevi sıklıkla verilmektedir. Aslında bu görev başkaları tarafından verilmeden önce de yapılması gereken bir durumdur. Kitap okumanın, bir çok şeye faydası vardır. Okuduğunu kolay anlama, etkin konuşma, yeni kelimeler öğrenme ve fikir üretme yeteneği, Kültür seviyesinde artma, ve hayata bakış açısını değiştiren ve Kitaplar yanlızlığı da gideren bir dosttur.Kitaplar , bir bakımada hayat öğretmenidir. İyiyi doğruyu öğrendiğiniz,karşılıksız iyilik yaptığınız, yalanın hırsızlığın kötülüklerden uzak tutan zaman zaman kendinizi sorguladığınız gizli bir hazinedir.

 

Kitap okumayan ile kitap okuyan insanı kolaylıkla fark edebilirsiniz.

kitaplardan yoksun birisi nerede ne yapacağını bilmez. Konuşmasında aksaklıklar vardır. Kelime dağarcığı dardır. Bu yüzden yanlış kelimeler kullanarak bazen yanlış anlamalara bile sebep olabilir. Toplumda bir gerileme olmuşsa bilinki bu kitap kuma sayısının azlığındandır. Kitap okumayarak insan kendisini köreltir. Kitaplardan yoksun bir hayat köreltilmiş bir hayattır. Bu tür kişiler toplumda kalabalık ortamlara girmekten çekinirler, kendilerini ifade etmekde zorlanırlar. Toplumda karşınıza bir çok insan çeşidi çıkıyor , dikkat edin zararsız insanlar genelde kitap okuyan insanlardır.Bu hayatta bir insanın başına herşey cahillikten gelir

 

Son olarak Atatürk’ün bir sözü ile makalemizi sonlandıralım. “Kitapsız yaşamak,kör,sağır,dilsiz yaşamaktır.” Mustafa Kemal Atatürk.

Kendimizi keşfetmek için okumaya ve düşünmeye ihtiyacımız var mıdır?

Kendimizi keşfetmek için okumaya ve düşünmeye ihtiyacımız var mıdır? Neden?

 

Kişinin kendini keşfetmesi okuma ile başlar. Okudukça kişi kendisini geliştirir daha geniş ve daha derin düşünmeye başlar Anlamak için okumak lazım keşfetmek için okumak lazım aslında her şeyin başı okumaktan geçer. Bilmediğiniz şeyi veya öğrenme Deniz şeyi düşünemezsiniz.insan düşündükçe var olur. Düşünüyorum o halde varım sözüyle bilinen Descartes düşündükçe var olduğundan söz etmiş. Çünkü Fikirler ölmez insanlar Ölür Bir insanın düşüncesi Fikri sabit kalır Hatta önündeki nesillere bile Işık tutabilir. Ama yanlış bilgi ile ve yanlış ilerleme ile bir fikir sunarsanız önünüzdeki nesillerde yanlış fikirlerle yanlış seçimler yapabilir. Aslına bakarsanız her şeyin başı okumaktan geçer. İlla bir kitap okumak değil gazete okuyabilirsiniz bir dergi okuyabilirsiniz. İnternette araştırma yapabilirsiniz, makale okuyabilirsiniz kısacası her şeyi okuyabilirsiniz ,araştırabilirsiniz. Keşfedebilirsiniz. Bütün bunlar size bilgi olarak geri dönecektir. Bir şeyleri düşünmek fikir üretmek ve keşfetmek için bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. bilgi olmadan hiçbir konu hakkında yorum yapamazsınız insanların kendini keşfetmesi için okumaya ve düşünmeye ihtiyaçları vardır. İnsan düşündükçe kendini var eder düşündükçe kendisini keşfeder.

 

Bizim size önerimiz okumaktan hiçbir zaman vazgeçmemelisiniz. Doğru fikirlerle doğru düşüncelerle doğru yolda ilerlemelisiniz. Bu sayede hem kendinize hem de sizden sonra gelecek olan nesillere doğru fikirlerle doğru çözümler üretmiş olacaksınız.

İnsanlar niçin kitap okumaya ihtiyaç duyarlar?

İnsanlar niçin kitap okumaya ihtiyaç duyarlar?

 

Kitap okumak bu hayatta bir insanın yapabileceği en güzel şeydir. Kitap okumak okuyan kişiyi alır başka diyarlara götürür. Hayat kargaşasından, kafa yorgunluğundan herşeyden uzak tutar. Herkes kitap okumayı sevmeyebilir. Bu yüzden ilgisini çekebilecek konulara yönelmelidir. Örneğin macera seviyodur, macera kitapları okumalııdır. Romantik şeylerden hoşlanıyorsa aşk romanları okumalıdır. Eğer sevmediği bir konuyu veya kitap türünü okursa bu eziyet haline gelebilir. Bu durumda kişiyi kitap okumaktan uzaklaştıran bir durum haline gelebiliyor.Sevilen şeyleri yapmak, o konuda başarı oranını daha yükseltmektedir. Kitap okumak bir zorunluluk değil bir ihtiyaçtır.Eksiklerin giderildiği, bilgilere bilgi eklendiği bir hazine yığınıdır. Her kitapta farklı dünyalar vardır. Her sayfası ile farklı dünyalara yol açarsınız.

 

Hayatın her anlamında kitap okumak ihtiyaç duyulan bir durumdur. Kitap okumak zorunluluk haline getirilmelidir. Ama bu zorunluluk kişiye bir süre sonra yük olarak gelebilmektedir. Bu yüzden ilgi alanı olan kitaplar seçmelidir. Herkesin kitap okuması gerekir. Kitap okuyan kişi daha bilgili, daha anlaşılır ve topluma daha çabuk ayak uydurabilen kişilerdir. Kitap okumayan bir insan ile kitap okuyan bir insanı kolaylıkla ayırt edilir. Konuşurekn kurduğu cümlelerden, tutun duraksama süresine kadar herşey kitap okumaya bağlıdır. Örneğin sınavlarda; uzun paragraflı soruları kavrayabilme süresi de kitap okumaya bağlı bir durumdur. Bu yüzden kitap okumaya ihtiyaç duyulur

 

Efe düzenli olarak her gün 14 sayfa kitap okumaktadır.

SORU: Efe düzenli olarak her gün 14 sayfa kitap okumaktadır. Buna göre aşağıdaki 3 soruya cevap bulalım.

 

a) Efe’nin bir haftada okuduğu kitap sayfası sayılarını günlere göre adım adım gösteriniz.

Çözüm:  14 – 28 – 42 – 56 – 70 – 84 – 98 ve 112 kitap şeklinde yazılabilir.

 

b) Efe’nin 3 haftanın sonunda okuduğu kitap sayfası toplamı kaçtır?

Çözüm: 3 hafta 21 gün yapar. 21 * 14 ten = 294 kitap okumuştur.

 

c) Efe kaçıncı haftanın sonunda toplam 588 sayfa kitap okur?

Çözüm: Günde 14 kitap okuduğuna göre 588 kitabı kaç günde okuduğunu bulalım. 588 / 14 = 42 gün der. 42 gün ise 6 hafta yapar.

2 8 14 20 … 32 sayı örüntüsünde boş bırakılan yeri doldurunuz.

SORU: 2 – 8 – 14 – 20 … 32 sayı örüntüsünde boş bırakılan yeri doldurunuz.

 

ÇÖZÜM: Örüntü için sabit aralıklar ile artan sayılar dır diyebiliriz. Aralık miktarını bulmak için boşluktan önce verilen sayıların arasındaki farka bakalım. 2 ile 8 arasında 8 ile 14 arasında 14 ile 20 arasındaki fark hep aynı olup 6 dır. O halde sayımız 6 şar 6 şar artmakta.

 

2 – 8 – 14 – 20 – 26 – 32  şeklinde yazar isek soruda bizden istediği rakam 26 dır.

Virgülün kullanıldığı cümlelere, yerlere örnekler

Virgülün Kullanım Alanı ve Örnekleri

 

  • Bir kelimenin, kendisinden sonra gelen kelimeyi belirtmediğini ve onun tamlayanı olmadığını göstererek anlam karmaşasını yok etmek için kullanılır.

Örnek: Yaşlı, adama yolu tarif ediyor.

Kadın, öğretmene durumunu soruyordu.

Kısa boylu, genç nereye diye seslendi.

 

  • Yazıda arka arkaya gelen, söz dizimi bakımından eş görevli kelime ve kelime grupları, sıralı olan cümleleri birbirinden ayırt edilmesi için kullanılır.

Örnek: Herkes yazı, denizi, kumu, güneşi sever.

Hırçın dereler, sert rüzgâr, dökülen yapraklar insanı oldukça korkutuyordu.

Fırtına, kar, kış sanki kıyamet habercisi gibi.

 

  • Cümle içinde ara cümleleri ve ara sözleri birbirinden ayırmak için cümlelerin başında ve sonunda kullanılır.

Örnek: Şimdi, efendiler, müsaade buyurursanız, size bir sual sorayım.(Mustafa Kemal Atatürk)

Bu mahalleyi, oynadığım sokakları, asla başka yerde bulamayacağım.

Onu çok aradığımı, merak ettiğimi dile getirince, bir dakika bile düşünmeden yanıma geldi.

 

  • Mektuplarda, konuşma metinlerinde, yazışmalarda, hitaplarda, hitabelerden sonra kullanılır.

Örnek: Saygıdeğer misafirlerim, hoş geldiniz.

Sayın başkan, İstanbul’a iniş yaptı.

           Sevgili İrem, cümlelerime nasıl başlayacağımı bilemiyorum…

 

  • Yazışmalarda mekân isimlerini, tarihlerden ayırmak için kullanılır.

Örnek: Kadıköy, 14 Kasım 1944.

Ankara, 2017

 

  • Yazıda başkasından alınan bir söz tırnak içinde kullanılmamışsa bu sözlerin sonuna virgül konur.

Örnek: Sizden hoşlanmadım, dedi ve gitti.

Sözlerinden pek hoşlanmadım, dedi ve telefonu kapattı.

 

  • Tekrarlanan sözcükler arasında kullanılır. İkilemeler arasında virgül kullanılmaz, daha doğrusu ikilemeler arasında hiçbir noktalama işareti kullanılmaz.

Örnek: Akşam, yine akşam.(A. Haşim)

Kış, yine aynı kış.

 

  • Künyelerde yazar, eser, basım evi, tarih vb. maddelerden sonra kullanılır.

Örnek: Abasıyanık, Sait Faik, Son kuşlar, YKY yayınları, İstanbul, 2008.

 

  • Cümle içinde özel olarak vurgu yapmak için kullanılır.

Örnek: Sonunda, her istediğini elde etmiş oldu.

Bundan böyle, bu şekilde devam edecek.

 

  • Uzun cümlelerde özneden sonra virgül kullanılır.

Örnek: Sesiz bir şekilde yanımıza yaklaşan adam, buraların yabacısı olduğunu her halinden belli ediyordu.

Kısa saçlı kadın, yanımıza gelerek bize buraları bilmediğini ve bir adres göstererek yerini tarif etmemizi istedi.

 

  • Kendinden sonra gelen cümleyi yansıtan, anlam pekiştirmesinin olmasının gerektiği yerlerde kullanılır. Cümle içinde bağlaçlardan veya ikilemelerden önce ya da sonra virgül konmaz.(ve, veya, hem…hem, da/de)

Örnek: Evet, bu işin de sonuna geldik.

Evet, kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkleşiyor. (Yahya Kemal Beyatlı)

 

  • Bir düşünceyi kabul ya da ret ifadelerinden sonra kullanılır.

Örnek: Hayır, senin dediklerine kesinlikle katılmıyorum.

Evet, sizi kısa bir süreliğine dinleyeceğim.

 

  • Ondalık sayılarda bölümleri ayırmak için konur.

Örnek: 38,7

72,9

 

  • Hitap kelimelerinden sonra kullanılır.

Örnek: Sayın Bakan, Saygıdeğer konuklar

 

  • Ünlem grubu oluşturmak için cümlede ünlem gibi kullanılan sözcükten sonra konur, ünlem ise cümle sonuna alınır.

Örnek: Arkadaş, yurdumu alçaklara uğratma sakın!

Kurtuluş Savaşı döneminde halkımız, ordumuza hangi yardımlarda bulunmuştur?

Kurtuluş Savaşı döneminde halkımız, ordumuza hangi yardımlarda bulunmuştur?

 

Kurtuluş Savaşı sırasında, küçük veya büyük demeden tüm insanımız ülkenin bu zor gününde destek olmak adına emek vermiştir. Bunun en önemli kanıtı ise yayınlanmış olan Tekâlifi Milliye Emirleri’nin çıkarılmasından hemen sonra gerçekleşmiştir. Bu emirlerin çıkarılmasından sonra halkımızın yardımı kat kat daha fazla artmıştır.

 

Bütün insanımız genç veya yaşlı demeden, orduya çamaşır yönünden giyim eşyaları sağlamıştır. Bunun yanı sıra yiyecek olarak; buğday, un, saman, arpa, kuru fasulye, bulgur, nohut, mercimek desteğinde bulunmuştur. Hatta at ve eşşek gibi katır, deve benzeri birçok ulaşım aracı o zor günde halkımız tarafından sağlanmıştır.

 

Son olarak halkımızın savaş sırasında cepheye cephane taşıdığını hatta savaştığını belirtelim.