Ev ziyaretlerinde dikkat etmemiz gerekenler nelerdir?

Ev ziyaretlerinde dikkat etmemiz gerekenler nelerdir? Tamamlayınız.

 

Yakınlarımızın, dostlarımızın, sevdiklerimizin, arkadaşlarımızın evlerine giderek hallerini hatırlarını sormak ziyaret etmek güzel bir davranıştır. İnsanların arasındaki bağı kuvvetlendirmektedir. Ziyaretlerine gideceğimiz insanlarla ne kadar samimi olursak olalım çat kapı gitmemeye özen gösterilmelidir. Önceden telefon açıp müsait olup olmadıklarını sormak ve bilgilendirme yapmakta fayda vardır. Temel prensip olarak kendimize davetsiz misafir olmamayı koymalıyız. Buna göre ev ziyaretinde dikkat etmemiz gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

 

  • Ev sahibi ile sözleştiğimiz randevu saatine uymalıyız.
  • Giderken düzenli ve temiz kıyafetler giymeliyiz.
  • Ziyarete gidilen evin kapısını çaldıktan sonra evin içini göremeyecek bir yerde kapının açılmasını bekleyin.
  • Kapı açıldıktan sonra ev sahibinin yer göstermesini bekleyin. Evi inceler gibi davranışlar sergilemeyin.
  • Mümkünse güzel bir hediye alınmalıdır. Hediye ev sahibine alınabileceği gibi eve de alınabilir.
  • Özel diyet yapmak zorunda olanların ev sahibine bunu bildirmeleri doğru olacaktır. Diyet durumu söylenmezse ev sahibi ikramların yenmemesinden dolayı üzülebilir.
  • Yemekli bir davete gidiliyorsa sofra kurallarına uyulmalıdır.
  • Yemek masasında bulunan peçete kucağa serilir. Kalkarken de tabağın sol yanına konulur. Asla sandalyeye konulmaz.
  • Yemek servisini yapan kişiden yiyebileceğiniz kadar koymasını isteyin. Yemekler konusunda iltifatı kaçırmamaya dikkat etmek gerekir.
  • Yemek bittikten sonra tabağınızı itmeyin.
  • Sofrada sıkıldığınızı gösteren çatal bıçakla oynamak gibi fiillerden uzak durun.
  • Ev sahibinin de gelen misafirlerin hepsine güler yüz göstermesi, aynı derecede yakınlık kurması, devamlı saatine bakmaması gerekir.
  • Ayrılma vakti geldiğinde ev sahibinden müsaade isteyerek kalkılmalıdır.

Mekke şehri ve Kâbe ile ilgili neler biliyorsunuz?

Mekke şehri ve Kâbe ile ilgili neler biliyorsunuz?

 

Mekke, Suudi Arabistan’da bir kenttir. Kızıldeniz’in doğusunda, Arap Yarımadası’nın batısındaki Hicaz bölgesinde yer alır. Harem bölgede yer alan Mekke İslam Dini için kutsal bir şehirdir. Harem Bölgesinden kasıt, Müslüman olmayanların giremeyeceği yerler anlamındadır. Mekke’ye Müslüman olanların dışında kimse giremez.  Kur’an-ı Kerim’de, Şehirlerin Anası yani Ummu’l-Kur’a sıfatıyla geçmektedir. Günümüzde her yıl milyonlarda kişinin hac ve umre dolayısıyla gittikleri değerli bir şehirdir. Suudi Arabistan’ın Riyad ve Cidde’den sonraki 3. büyük şehridir. Mekke Müslümanlar için değerlidir çünkü:

 

  • Muhammed Mekke’de dünyaya gelmiştir.
  • Kabe Mekke’dedir.
  • Kur’an-ı Kerim’in ilk ayetleri burada inmiştir.
  • Peygamber Efendimiz (sav) ve birçok sahabe Mekke’de yaşam sürmüştür.
  • Safa ve Merve Tepeleri buradadır.
  • İslam dini için önemli birçok olay Mekke’de gerçekleşmiştir.

 

Kelime olarak dört köşeli veya küp şeklinde olmak anlamlarına gelen Kabe, terim olarak Mekke şehrinde bulunan İslam dini için çok değerli olan yapıdır. Mescid-i Haram’ın ortasında bulunan Kabe yaklaşık olarak 1,5 metre genişliğindeki temeller üzerine Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail ile birlikte inşa edilmiştir. Hz. İbrahim (ra) hanımı Hz. Hacer ve oğlu Hz. İsmail’i (ra) çölün ortasına bırakmıştır. Rabbim Hz. İsmail’in topuğunun altından zemzem suyunu çıkarmıştır. Suyun bulunduğu bu bölgede Rabbimiz Hz. İbrahim’e, Beytullah’ı yani Kabe’yi inşa etmesini emretmiştir. Yıllar içerisinde yıpranan bölgeleri onarılarak günümüze kadar gelmiş olan Kabe, Allah’ın Evi olarak nitelendirilmektedir.   Tavanları ahşaptan yapılmış olan Kabe, yeryüzünde yapılmış olan ilk mescit ve ilk binadır. Üzerinde siyah bir örtünün bulunduğu Kabe’nin köşesinde Hacer’ül-Esved yani Cennetten Gelen Taş vardır.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) temizliğe verdiği önemle ilgili üç örnek

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) temizliğe verdiği önemle ilgili üç örnek bularak defterinize not ediniz.

 

İslam dininin ilk emri Oku ile başlar. Alak Suresi’nin ilk beş ayeti ilk inen ayetlerdir. Uzun süre vahy kesilmiştir. Sonrasında ise Ey örtüsüne bürünen ayetiyle başlayan Müdessir Suresinin ayetleri inmiştir. İkici sırada inen Müdessir Suresinin ayetleri;

  • Ey Örtüsüne bürünen
  • Kalk ve Uyar
  • Sadece Rabbinin büyüklüğünü dile getir
  • Elbiseni temiz tut…. şeklinde devam eder.

 

Elbiseni temiz tut ifadesi İslamiyet’in ve doğal olarak da Hz. Muhammed’in (sav) temizliğe verdiği önemin göstergesidir. Rabbim temizliğe önem vermeseydi uzun süre merakla beklettiği ve sonrasında gönderdiği ayetlerde temizlikten bahsetmezdi. İbadetleri yapabilmek için abdest almamız gerekir. Abdest insanın en çok kirlenen uzuvların temizlenmesiyle gerçekleşir.  Farza göre kollar, yüz, baş ve ayakların yıkanması yeterlidir. Farzların dışında abdest alırken yıkadığımız yerler sünnettir. Yani Hz. Muhammed (sav) yaptığı için yapmaktayız. Bunlar temizliğe verdiği önemi göstermiştir.

 

Bunların dışında Hz. Muhammed’in (sav) hadislerinden örnekler verebiliriz:

  • Muhammed (sav), tırnakları kesmek, sünnet olmak, koltuk altındaki kılları almak, bıyıkları kısaltmak ve kasıklardaki kılları tıraş etmenin fıtrattan olduğunu buyurmuştur. Fıtrattan olduğu bildirilen beş şeye bakıldığında hepsinin temizlik ve bedenin temizlenmesi ile ilgili olduğu görülecektir.
  • Ayrıca Hz. Muhammed (sav), Allah’ın temiz olduğunu ve temizlenenleri sevdiğini bildirmiştir. İkramının bol olduğunu, ikramı sevdiğini, çok cömert olduğunu ve cömertliği sevdiğini belirtmiştir. İfadelerinin sonunda artık evlerinizin çevresini temiz tutun buyurarak yapmamız gerekeni bize emir buyurmuşlardır.
  • Her Müslüman’ın haftada bir banyo yapmasının vücudunun insan üzerindeki hakkı olduğu belirtmiştir.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke ve Medine’deki hayatıyla ilgili neler biliyorsunuz?

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke ve Medine’deki hayatıyla ilgili neler biliyorsunuz?

 

Hz. Muhammed’in (sav) Mekke hayatının zorluklarla geçtiğini biliyorum. Çünkü O’nun (sav) getirdiği son din olan dinimiz İslamiyet’i kabul etmek istemeyen müşrikler çok çeşitli zulümler yapmışlar, baskılar uygulamışlardır. Peygamberimize (sav) 610 yılında peygamberlik verildi. İlk 3 yıl gizli olarak dinini anlattı. 3 yılın ardından Safa Tepesi’ne çıkarak dünyaya gelecek son peygamber olduğunu ve son din İslamiyet’i müjdeleyerek insanlığa duyurmuştur. Konuşmanın başında O’nu (sav) öven başta amcası Ebu Leheb olmak üzere hakaret edip saldırmışlardı. Bu şekilde başlayan zulümler artarak devam etmiştir. Bilal-ı Habeşi, Ammar b. Yasir gibi sahabeler işkencelere maruz kalmışlardır. Hz. Ömer’in ve Hz. Hamza’nın (ra) Müslüman olması biraz baskıları azaltsa da tamamen kalkmamıştır. 3 yıl süren boykot döneminde açlık ve evlerinden çıkarılma gibi baskılara katlanmak zorunda kalmışlardı. Sahabelerin yapılan zulümlere dayanamaması neticesinde ilk hicret Habeşistan’a gerçekleşti.

 

622 yılında Medine’ye hicret edilmiştir. Peygamberimiz (sav) bütün sahabeleri gönderdikten sonra eb son kendisi Hz. Ebubekir’le birlikte hicret etmiştir. Böylece Medine dönemi başlamıştır. Peygamberimiz 7 ay Eba Eyyüb el Ensari’nin evinde misafir kalmıştır. Ensar ve Muhacir arasında kardeşlik kurmuştur. Mescid-i Nebevi inşa edilmiş, ilk şehir devleti anayasası hazırlanmış, Yahudilerle vatandaşlık anlaşması yapılmıştır. Müslümanların kıblesi Mescid-i Aksa’dan Kabe’ye çevrilmiştir. Bedir, Uhud, Hendek savaşları başta olmak üzere savaşlar, seriyyeler ve gazveler yapıldı. Hudeybiye Antlaşması imzalandı. Mekke, Mute gibi şehirler fethedildi.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Eşinin ve Çocuklarının İsimleri Nelerdir?

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) eşinin ve çocuklarının isimleri nelerdir? Yazınız.

 

Hz. Muhammed (sav) 25 yaşına kadar iffeti, hayası ve örnek ahlaki özellikleriyle evlenmeden yaşamıştır. İnsanların kendisine çok güvenmesinden dolayı Muhammed’ül-Emin lakabı verilmiştir. Güzel ahlakı ile toplumda nam salmış olan Hz. Muhammed (sav), dönemin en zenginlerinden olan Hz. Hatice’nin (ra) dikkatini çekmiştir. Hatta O’nun (sav) gerçekten insanların methettiği kadar güzel bir ahlaka sahip olup olmadığını anlayabilmek için kervanının başında Şam’a göndermiştir. Yanında da Hz. Muhammed’i (sav) izleyecek ve gördüklerini gelip kendine anlatacak kölesi Meysere’yi vermiştir. Şam yolculuğunda devamlı Peygamberimizi takip eden Meysere geldiğinde onda gördüğü bütün güzellikleri anlatmıştır. Alışveriş yaparkenki doğruluğu, yolda karşılaştıkları rahibin ifadelerini aynen Hz. Hatice’ye anlatmıştır. Böylece anlatılanların doğruluğunu tescil eden Hz. Hatice (ra) Peygamberimize (sav) evlenme teklifinde bulunmuştur.

 

Dul bir bayan olan Hz. Hatice 40 yaşında, Efendimiz (sav) 25 yaşında iken ilk evliliğini yapmıştır. Bu evlilikten Kasım, Zeynep, Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Abdullah, Fatıma adında çocukları dünyaya gelmiştir. Hüzün yılında Hz. Hatice vefat etmiştir. Aradan yıllar geçtikten sonra Peygamberimiz (sav), Hz. Sevde, Hz. Ayşe, Hz. Hafsa, Hz. Zeynep, Hz. Ümmü Seleme, Hz. Cüveyriye, Hz. Safiye, Hz. Ümmü Habibe, Hz. Meymune ve Hz. Mariye (radıyallahu anhüm ecmain) ile evlenmiştir. Hanımlarından Hz.Mariye’den Hz. İbrahim dünyaya gelmiştir. Peygamberimizin (sav) çocuklarının 6’sı kendinden önce vefat etmiştir. Sadece Hz. Fatıma Hz. Muhammed’in (sav) vefatından 6 ay sonra vefat etmiştir.