Duyumlar Herkeste Aynı Biçimde Mi Ortaya Çıkar?

Duyumların herkeste aynı mı yoksa fark biçimde mi ortaya çıktığı sorusu, özellikle antik, ilkçağ ve ortaçağ felsefelerinde önemli bir sorudur. Bunun nedeni dönemin teknolojik olarak imkansızlığı, insanların duyumlarının birbirinden farklı mı yoksa aynı mı olduğunun anlaşılamamasıdır. Günümüz modern biliminin bu gibi sorulara belli cevapları olsa da, bu sorulara tarihte nasıl cevaplar verilmiş incelemekte fayda var.

 

Duyumların herkes tarafından aynı veya farklı olduğu durumlar çeşitli filozoflar tarafından kategorize edilmiştir. Örnek olarak zaman algısının çeşitli düşünürlerce herkeste aynı olduğu fikrine varılmıştır. Bu algı türüne de “nesnel” algı adı verilmiştir. Ancak duyu organları ile girilen etkileşimler herkes tarafından farklı (sübjektif) olarak algılanır. Duyumların bu noktada bir nesnelliği söz konusu değildir. Modern bilimin de ortaya koyduğu verilere bakacak olursak, nesnel olarak kabul edilen “zaman algısı” bile, Albert Einstein tarafından çürütülmüştür. Zaman, herkes ve her (şey) için farklı algılanmaktadır. Hatta varlığından ve dinamiklerinden daha yeni haberimizin olduğu Sinestezi hastalığı, algının kişiden kişiye nasıl farklı işleyebileceği konusunda harika bir örnektir. Sinestezi hastaları kısaca, renklerin kokularını, rakamların cinsiyetlerini, kokuların vücutlarını hissederler.

Tarihsel bağlamından modern bilime kadar bakacak olursak, duyumlar birçok kişide aynı biçimde ortaya çıkabilir ancak kesinlikle “herkeste” aynı biçimde ortaya çıkması mümkün değildir.

YORUMLAR

BENZER YAZILAR
KPSS
KAMU PERSONEL
SEÇME SINAVI

03 Mart 2018

KPSS
SIKÇA SORULAN SORULAR
KATEGORİLER