Bir konuşma sırasında jest ve mimikler kullanmak çok önemlidir diyen birinin bu düşüncesine katılıyor musunuz?

“Bir konuşma sırasında jest ve mimikler kullanmak çok önemlidir.” diyen birinin bu düşüncesine katılıyor musunuz? Sözlü olarak açıklayınız.

 

Kesinlikle katılıyorum. Her zaman konuşmanın ve diksiyonun önemli olduğu kadar, beden dilini kullanmanın da önemli olduğunu ve kimi zaman karşınızdaki kişinin, beden dilinin iyi kullanılması durumunda etkileyebileceğimizi düşünürüm. Konuşurken aynı zamanda mimik ve el hareketleri ile konuya daha hakim olduğumuzu belli edebiliriz diye düşünüyorum.

Bir metinde, atasözü, deyim ve özdeyişler kullanmanın metni zenginleştireceğini düşünüyor musunuz?

Bir metinde, atasözü, deyim ve özdeyişler kullanmanın metni zenginleştireceğini düşünüyor musunuz? Sözlü olarak açıklayınız.

 

Evet düşünüyorum. Yazacağımız yazıya uygun ata sözü ya da deyim kullanmamız, yazıyı okuyan her yaştan insana hitap edebilir. Orta yaşlı insanlar genellikle deyim ve ata sözü ile anlatılmak isteneni daha iyi anlayabilmektedir. Genellikle herkes günlük hayatta mutlaka konuşurken, anlatırken atasözü ya da deyim kullanıyor zaten. Çok bilinen deyim ve atasözlerinin anlamları günümüzde yeni nesil tarafından da bilinmekte ve kullanılmaktadır.

Ormanları korumak için neler yapılmalıdır?

Ormanları korumak için neler yapılmalıdır?

 

Ormanlar insanlar için dünyadaki en verimli oksijen kaynaklarından biridir. Mümkün olduğunda ormanda yer alan ağaçların korunması, ağaç dikilebilecek boş alanlara fidan dikilmesi ve oksijen kaynağının çoğaltılmasında katkı sağlanması gerekmektedir. Ormanlar piknik seven insanlar için vazgeçilmez yerlerden biridir. Ülkemizde ormana gitmekteki amaç genellikle yürüyüş ya da mangal yapmaktır. Mangal yapmaya giden kişilerin yakmış olduğu ateşlerin kontrollü yakılması, ateş ile ilgili işi bittiğinde ise yakılan ateşin tam olarak söndüğünden emin olmasında fayda görülmektedir. Piknik yapmak için giden kişilerin etrafı kirletmemeye özen göstermesi ve evlerine dönerken çıkan çöplerini toplayıp çöpe atmaları ormanları korumak için yeterlidir.

Son olarak ne zaman ve nereye yolculuk yaptınız?

Son olarak ne zaman ve nereye yolculuk yaptınız?

 

Geçtiğimiz yaz, Doğu Karadeniz turuna çıktım. Kendi aracımla yaptığım bu turu 1 hafta içinde toplamda 3500 km yol yaparak tamamladım. Tüm yorgunluğumu attığım bu tatilde belki de yaşarken cenneti gördüm diyebilirim. Ölmeden önce cenneti görmek deyimi tam olarak bu ve gitmeyen herkese mutlaka Doğu Karadeniz turu yapmalarını öneririm. Hayatım boyunca en keyif aldığım yolculuk ve tatillerden biriydi. Hatta bu geziyi bu tatillerin en başında sayabilirim. Herkesin bir hayali vardır tatil planları ile ilgili bu hayallerine bir de bu turu eklemelerini tavsiye ederim.

 

Araç ile gitmek düşüncesi bize önce yoruluruz düşüncesi ile korkutucu gelmişti fakat tur ile gidenlerin bu yöntemi tavsiye etmemesi ve istediğimiz yerde durup, istediğimiz otelde konaklamanın rahatlığı, dilediğimiz zaman yolculuk edip, dilediğimiz zaman mola vermenin avantajını düşününce oldukça cazip geldi. Bu turu yapmayı düşünenlere de bir tur şirketine bağlı kalmadan, imkan var ise kendi araçları ile gitmelerini tavsiye ederim.

Aşağıdaki israf davranışlarıyla ilgili çözüm önerilerinizi ilgili alana yazınız.

5 farklı israf türü için çözüm önerileri yazalım.

 

  • Ekmek israfı için çözüm önerisi tatlı olabilir. Evet yanlış duymadınız, Bayat ekmekten bir çok tatlı yapılabilmekte. Örneğin ekmek kadayıfı. Yine farklı bir çözüm olarak bayat ekmekler sıcak çorba içinde değerlendirilebilir.

 

  • Kağıt israfı için çözüm önerisi elektronik kitap – defter ikilisine geçilebilir. A4 kağıtlar çift taraflı kullanılmalı. Kullanım alanı olmayan kağıtlar çöpe değiş geri dönüşüm kutularına atılmalı.

 

  • Lokantada yemek israfı için çözüm önerisi barınaklar olabilir. Artan yemekler en yakın hayvan barınağına gönderilebilir.

 

  • Alışverişte para israfı için çözüm önerisi alışverişe çıkmadan önce ihtiyacımız olanları almak için yeterli parayı yanımıza almak olabilir. Çünkü insan gördükçe almak istiyor. Eğer yanımızda para olmaz ise yetecek kadar alırsan israftan kaçmış oluruz.

 

  • Oyunda zaman israfı için çözüm önerisi oyun için belirli bir saat aralığı koyabiliriz. Telefonumuzdan kendimize uyarı alarmı koyabiliriz. Oyuna dalsak bile bize hatırlatabilir.

Yunus Emre’nin dünya malına bakışını yorumlayınız.

Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi mal da yalan mülk de yalan var biraz da sen oyalan … Yukarıdaki dörtlükte Yunus Emre’nin dünya malına bakışını yorumlayınız.

 

Önemli şairimiz Yunus Emre yukarıdaki dörtlükte dünya hayatının geçiciliğine vurgu yapmaktadır. Dünyada bulunan bütün mal ve mülklerinin ilk sahiplerini düşünün onlar artık yoklar onlar yok oldularsa bize geçen malları da başka bir ölümlüye tevarüs edecektir. Aslında bizim diye övündüğümüz hiçbir şey bizim değil. Biz sadece diğer dünyaya ulaşmada bir köprü görevi gören bu dünyadan sadece geçmekteyiz. Bu köprüyü geçerken hizmetimize sunulan şeyleri haddinden fazla önemsediğimiz için çok fazlaca benimsiyoruz sanki gerçek sahibi bizlermişiz gibi.

 

İnsanoğlu dünya hayatına o kadar dalıyor ki sonsuza kadar burada kalacakmışcasına bağlanmaktadır. Oysa Allahu tealanın Kuran-ı Kerim’de de dediği gibi dünya hayatı bir oyalanmadan ve oyundan ibarettir. Gereğinden çok fazla önemsiyoruz. Fani ömrümüz bittiğinde bizimle gelecek olan tek şeyin toprağa karışacak bir kefen parçası olduğunu çokca aklımızdan çıkarıyoruz. İnsan kelimesinin kökeni unutmaktan gelir. İnsan unutan demektir. İnsan olmak aslında unutarak yaşamak demektir insanoğlu öleceğini hayatının her anında aklında tutmaz tutamaz da zaten.

 

Unutması gerekir ki dünyadaki hayatını da idame ettirebilsin. Ancak herşeyde olduğu gibi ölümü hatırlamada da denge esastır. Bunun ölçüsünü de Peygamber Efendimiz çok güzel bir şekilde belirtmiş, hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya yarın ölecekmiş gibi öteki dünyaya çalışmalıyız. Bu dengeyi sağladığımız zaman Allah’ın Peygamber Efendimiz aracılığıyla öğütlemiş olduğu hayatı yaşamış oluruz.

Zekat, infak, sadaka, yardımlaşmayla tanımları

Zekat, infak, sadaka, yardımlaşmayla ilgili isimleri verilen kavramların tanımlarını yazınız.

 

Zekat ne demek  olduğunu açıklamakla başlayalım. Zekat İslamın şartlarından birisidir. İslamın üçüncü şartı olan bu yardımlaşma ibadetinin özelliği daha çok Allah için toplumun faydasına olan ibadet olmasıdır. En genel ifadesiyle fakirlerin zenginlerin malı üzerinde olan haklarını almasıdır. Tabi ki bu zenginlerin kendi rızasıyla Allah’ın emretmiş olduğu ibadeti yerine getirmek için kendi istekleriyle yaptığı bir ibadettir.

 

Bize mal ve mülk zenginliği lütfeden Rabbimizin isteği doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine bir nevi umut hediye etmektir. Zekat kelime itibariyle temizlenme anlamına gelmektedir. Bu açıdan baktığımızda zekat ibadeti  malımıza rüzgarla dahi değebilecek haramlardan arınmasını sağlar. Aynı şekilde de insanlara iyilikte bulunduğumuz için ruhumuzu da temizler. Terimsel olarak da dinimizce zengin sayılabilecek Müslümanların belirli kurum ve kişilere, belirli miktarda verebilecekleri para yardımıdır. Dinimize göre zengin olan Müslümanlar nisap miktarınca altın veya altınla aynı değerde parası bulunanlar her sene 1/40’ını fakir sayılan insanlara vermesi gerekir.

 

Zekat ibadeti her Müslümanın üzerine farzdır. Sadaka da farz olmayıp yapılması tavsiye edilmiş para yardımıdır vecibe olarak değerlendirilmez. İsteyen her Müslüman sadaka verebilir. İlla zengin olmasına belirli bir miktar parası olmasına gerek yoktur. İnfak ise kulun Allahu tealanın razılığını kazanmak için kendi emeğinden ayırarak ihtiyaç sahiplerine vermesi demektir. İnfak da sadece sanıldığı maddiyat değildir Allahu tealanın bize rızık olarak verdiği herşeyden infak etmek anlamına gelir. Bu ilmimiz de olabilir yeteneğimiz de olabilir.

İslam dininde başkalarına yardım ederek yapılan ibadetlerden hangilerini biliyorsunuz?

İslam dininde başkalarına yardım ederek yapılan ibadetlerden hangilerini biliyorsunuz?

 

İslam dininde başkalarına yardım edilerek gerçekleştirilen ibadetlerden ilk akla gelenler genel itibariyle maddi olup maddiyat içermeyen ibadetlerde vardır.  Zekat , sadaka, infak gibi başlıca ibadetler olabilir. Bu ibadetler sayesinde ihtiyaç sahibi olan diğer insanlar da geçimini kolaylaştırmış olurlar. Toplum arasındaki maddi durum uçurumu en aza inmiş ve toplum huzuru sağlanmış olur. Paylaşım temelli oluşan toplumlar da eşitsizlik ve hırsızlık gibi durumlar söz konusu olmaz. Aynı şekilde Kurban ibadeti de sene boyu et alamayan insanların faydalandığı bir ibadetimizdir.

 

Peygamber Efendimizin Hz.Aişe’ye söylediği o meşhur söz gelir akla:“Desene Aişe kürek kemiği dışında hepsi bizim oldu.” Peygamber efendimiz aslında burda verdiğimiz şeyler gerçekte bizim olanlardır çünkü onlar amele dönüştüğü için bizimle ahirete gelecek olanların onlar olduğunu söylemek ister. İslam bu yardımlaşma sağlayan ibadetlerle toplum düzenini sağlamaya çalışır ve bizler görüyoruz ki bu ibadetler göz ardı edildiğinde toplumlarda huzursuzluklar meydana gelmektedir. Toplumlarda adalet duygusunun ön plana çıkabilmesi için böyle ibadetler toplumlar için çok önemlidir.

 

Yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın olduğu toplumların bireyleri de mutlu ve huzurlu olacaktır. İslam dininde bunların dışında İsar gibi birçok ibadet anlaşı vardır toplum yardımlaşmasını sağlayan. İsar kendi ihtiyacın olan şeyi başkasına verebilecek kadar cömert olmak demektir. İmkanı olmayanların dahi başka insanlara maddiyatsız ibadet niyetine iyilik yapmaları mümkündür. Biz biliyoruz ki yolda zarar veren bir taşı kaldırmak ta ibadet hükmüne geçer.

Arkadaşımızın yapacağı bir kötülüğe engel olmak da ona yardım etmektir. Niçin?

Arkadaşımızın yapacağı bir kötülüğe engel olmak da ona yardım etmektir. Niçin? Bu konuyu örnekler vererek değerlendiriniz.

 

Arkadaşımızın yapacağı bir kötülüğe engel olmak da aslında ona yardım etmek demektir. Çünkü baktığımız zaman yapılması muhtemel olan kötülüğe engel olduğumuzda mevcut zarar ortaya çıkmaz. Kötülük sonucunda hem arkadaşınız günaha girecektir hem de kötülüğü yapacağı kimse ya da varlık zarar görecektir. Üstelik kötülük yapılan kimsenin ya da varlığın hakkına girilecektir.

 

Arkadaşımızı günaha girmekten kurtardığımız kötü birisi olmasına mani olduğumuz için aslında arkadaşımızı kurtarmış oluruz. Belki de arkadaşımız bu davranışı aniden fevri ve sinirli ruh haliyle yapmaya kalkışmış o an sağlıklı düşünemiyor olabilir. Sakinleştiğinde bu yapmaya kalkıştığı şey için büyük ihtimalle pişman olacaktır. Siz ona engel olduğunuzda bu pişmanlıktan da onu kurtarmış olacaksınız onun sakinleşmesine yardımcı olarak. Örnek vermek gerekirse arkadaşınız kardeşi arkadaşınızın değer verdiği bir eşyaya zarar verdiğini düşünelim. Arkadaşınız buna çok sinirlendiği için kardeşine zarar vermeye yeltense siz de ona mani olsanız aslında ona yardım etmiş olursunuz çünkü arkadaşınız belki küçük kardeşine vursa sonradan bir eşya için kardeşini üzdüğüne pişman olacaktır.

 

Aynı şekilde arkadaşınız başka bir arkadaşının onun  arkasından konuştuğu duyduğunda ona sinirlenip onun hatalarını yüzüne vurmak istese siz de ona engel olsanız siz aslında arkadaşınıza yardım etmiş olacaksınız belki de arkadışınız konuşmayı yanlış anlamış olabilir. Konuşarak hallebileceğini söyleyebilirsiniz. Arkadaşınızın pişman olabileceği davranışlardan onu uzak tutmuş olursunuz.

Sizce insan yardım almadan hayatını sürdürebilir mi?

Sizce insan yardım almadan hayatını sürdürebilir mi? Niçin?

 

Bir insanın yardım almadan hayatını idame etmesi mümkün değildir. Hiçbir insan tamamıyla mükemmel ve kusursuz değildir. İnsanoğlu yapısıyla itibariyle beraber yaşamaya mahkumdur çünkü insanlar birbirlerinin eksikliklerini beraber yaşadıklarında yardımlaşmayla çözebilirler. Kendisinde olmayanı başka insanların imkanları ve meziyetleriyle halleder.  Bizim kültürümüzde bununla alakalı birçok söz ve deyim bulunmaktadır.

 

En basit olarak ilk akla gelen “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”  Bu sözden bile basit bir apartman ya da ev yaşantısında bile bir ihtiyacımız olduğumuzda ilk komşumuza başvururuz anlamı vardır. Öyle değersiz olan kül ihtiyacımızı bile komşumuzdan temin edebiliriz. Bu ihtiyaç sadece maddi anlamda düşünülmemelidir. İnsan sosyal bir varlıktır buyüzden iletişim kurmaya kendini anlatmaya, düşüncelerini ve duygularını birileriyle paylaşmaya ihtiyacı vardır. Yaptığı kötü işlerde kontrol edilmeye öğütle düzeltilmeye ihtiyacı vardır. Aynı şekilde faydalı işler yaptığında desteklenmeye daha da teşvik edilmeye özbenliğiyle toplum içinde var olmaya ihtiyacı vardır.

 

İnsan toplumla yaşamalıdır ki toplumun bir parçası olabilisin tek başına basit yaşayabilecek olan insan toplumun bir parçası olduğunda çok yönlü bir hayatı olur. Toplum birlilkte daha büyük işler yapabilir. Örneğin fabrika kurabilir daha çok üretim yapabilir eğitim kurumları kurup çocukların eğitimi sağlayabilir, hastaneler ve sağlık kurumları kurup hastaları tedavi edebilir. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Sonuç itibariyle insanoğlu eksikliklerini ancak toplumla beraber yaşadığında kolayca ve organize bir şekilde halledebilir.