Mimar Sinan’ın mimarisi ile günümüz mimarisini “estetik ve dayanıklılık” yönünden karşılaştıran konuşma yapınız.
Mimar Sinan ‘ın inşa etmiş olduğu 365 eserin her birinde sırlar ve gizemler varlığını sürdürmektedir. Eserlerinden 100 tanesi İstanbul ‘da olmasına rağmen oluşan depremlerden hiç biri hasar görmemiştir. Bu mimar Sinan’ın dayanıklılık ve inşa konularını eserlerine yansıttığının bir göstergesi kabul edilebilir.
Estetik olarak değerlendirmek gerekirse Mimar Sinan’ın eserlerinden olan ve ustalık eserim veya şaheserim olarak değerlendirildiği Edirne de bulunan Selimiye Camii üzerinde tüm dünyanın kabul ettiği Osmanlı Türk kültürünü yansıtsan en iyi mimari eser unvanı vardır.
Mimar Sinan’ın vefatının üzerinden 430 yıl geçmiş olmasına rağmen onun dehasının sırları hala tam anlamıyla anlaşılamamış ve çözülememiştir.
Mimar Sinan ile günümüz mimarisini karşılaştırdığımızda ise arada bir uçurum görürüz.
Şimdi inşa edilen binalar hazır basmakalıplar gibi birbirine benzemekte ve ezber bozan mimarilere çok az rastlamaktayız.
Peki neden?
Çünkü günümüz sanattan daha çok sıkışık düzende kendine minik bir arsadan evler çıkartmaya çalışan müteahhitlerin elinde şekillenmekte.
Görsel ve estetik kaygıyı yalnızca dış cepheden ibaret sanan mimarlar ile de günümüz binaları ve mimari yapıları çoğunluk olarak diyebiliriz ki estetikten uzak. Dayanıklılıktan uzak olmasını da 1999 depremine ve daha nice depremin izlerine bakarak açıklarız. Mimar Sinan’ın hiçbir eseri hasar görmezken yerle bir olduğumuz o zamanlar ise kötü mimarinin eseridir.

