Bir karşılık bekleyerek iyilik yapmak sizce doğru bir davranış mıdır?

Bir karşılık bekleyerek iyilik yapmak sizce doğru bir davranış mıdır? Niçin?

 

İyilik, insanlara güzellikler sunmaktır. Bu güzellikler karşılık beklenmeden yapılmalıdır. İslam dini insanların hem kendi faydalıkları ve güzelliklerini ister hem de bütün bir toplumun iyi olmasını ister. Dinimiz bireyin ve toplumun güzellikler içinde yaşaması için başkaları ve toplumun hayrına olacak hususlar konusunda tavsiyelerde bulunur. Kişinin ve toplumun kurtuluşuna vesile olacak davranışların büyük kısmında başkalarını düşünmek ve onlara iyilik yapmak bulunur. Toplum ve kamu yararına çalışmak iyiliklerin en büyükleri arasında yer alır. İslam ahlakının ilkeleri ve kuralların tamamında hedef kişilerin ve toplumun iyiliği mutluluğudur. Zekat, sadaka, fidye, kurban gibi maddi ibadetlerin temeline de bu iyilik düşüncesi konulmaktadır. Ayrıca oruç, namaz gibi ibadetlerin genel amacı içinde yine aynı iyilik söz konusudur.

 

Halk arasında, iyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik er kişinin harcı diye bir söz vardır. Bırakın iyiliği bir karşılık için yapmayı, kötülüğe bile iyilikle karşılık verilmesi beklenmektedir. Zaten kişi, iyiliğini karşılık için yaparsa o ibadet kapsamına girmez. Normalde, Rabbimizin rızasını kazandıracak olan iyiliklerin yapılması insan için ibadet kapsamına girer. İbadetlerin de karşılığı bu dünyada verilmez. Ahirette verilir. Ahiretteki mükafat da bu dünyadakinden kat ve kat daha fazladır. Yapılan iyiliğin karşılığı şayet bu dünyada iken alınırsa ahrette bir şey kalmaz. Allah’tan başkasından maddi bir beklenti içine girilerek yapılırsa, iyiliğin hayır ve hasenat olma özelliği kalkar, manevi değerini yitirir, hayır olmaktan çıkar. İyiliklere karşı sadece manevi olarak dua beklentisi olabilir.

Allah’ın (c.c.) sevmesi ve gözetmesi ifadesi sizce ne anlama gelir?

Allah’ın (c.c.) sevmesi ve gözetmesi ifadesi sizce ne anlama gelir?

 

İnsan hayatını Rabbimin rızasını kazanmak için yaşar. Müslüman’ın hayatının en büyük gayesi Allah’ın rızasını kazanabilmektir. O’nun (cc) tarafından sevilmek ve gözetilmek için bu dünyanı hepsi feda edilse yeterli gelmez. Çünkü alemin yaratıcısının sevmesi diğer bütün varlıkların sevmesinden üstündür. Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla diye başlar. Yani Rabbimiz bize kendini Rahman ve Rahim sıfatları ile tanıtmaktadır.

 

Rahman: Allah’ın mümin kafir, insan hayvan ayırt etmeksizin rızık vermesi ve yarattığı bütün canlıları koruyup gözetmesidir.

Rahim: İradesini doğru yolda kullanıp iman etmiş olanlara ahrette cennet ve cemalullah gibi güzellikler hazırlayarak rızıklandırmasıdır. Rahim ismi ahrette tecelli edecektir. Rahman ismi ise dünyada tecelli eder.

 

Rahman ve Rahim sıfatı, Allah’ın sonsuz merhameti ile yarattığı kullarını sevmesini ifade etmektedir. Rabbimiz kendini kullarına merhamet sahibi olarak tanıtmaktadır. Merhamet ise, insanların sıkıntılarını, acılarını, afetlerini ve kederlerini gidererek, onların yerine sevinç, hayır, ve mutluluk getirmektir.

 

Allah’ın kullarına sevgisinin göstergeleri şunlardır:

  • Allah’ın (cc) sevmesi ve gözetmesi bence, insanları insan olarak yaratarak onlara merhametini göstermesidir.
  • Dünya ve ahrette sayılamayacak kadar çok fazla nimet vermesi
  • Yanlışlardan vazgeçirmek, doğruya yöneltmek için uyarıcı peygamberler göndermesi
  • İslam dinini kolaylıklar içinde göndermesi
  • İnsanlara dünya hayatında tövbe etmek için zaman vermesi
  • Cennetle mükafatlandırması
  • Duaları kabul etmesi
  • İnsanı yaratılanların en üstünü kılması

 

İnsan olanların dünyada güzellikler içinde yaşaması, iman etmesi, iyiliklere yönelmesi, kötülüklerden uzak durması anlamlarına gelmektedir.

Allah’a (c.c.) olan inancımız davranışlarımıza nasıl yansır?

Allah’a (c.c.) olan inancımız davranışlarımıza nasıl yansır?

 

İman etmek, Allah’ın var ve bir olduğuna inanmak demektir. İman, sadece Allah’a imanla sınırlı olmayıp diğer imanın şartlarını da içermektedir. Allah’a iman etmek beraberinde meleklerine, kitaplarına, ahret gününe, peygamberlerine, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna da iman eder. Allah’a iman eden O’nun (cc) kendisini her an gördüğünü bilir ve ona göre hareket eder. Allah’ın gördüğünü, meleklerinin yaptıklarını kaydettiğini ve ahrette her yaptığının hesabını vereceğini bilen bir kişi tabiki yanlış işler yapmamaya özen gösterir. Doğal olarak Allah inancı kişinin davranışlarını olumlu yönde etkiler. Böyle olunca insanlarda aşağıdaki özellikleri görebiliriz:

 

  • Allah’ın rızasını kazanmak için Rabbimizin razı olacağı şekilde yaşamaya özen gösterir
  • İnancı sayesinde daha iyi niyetli, daha dürüst, hakkı, hakikatı gözeten insanlar olur
  • İyilikleri yaparak kötülüklerden uzak durur
  • Hayatının her döneminde diğer canlılara faydalı ve yararlı olmaya dikkat eder
  • İnsanlara kötülük yapmak istemez, kalbini kırmaz, merhametli davranır. Merhametli olan kişinin kötülük yapması zaten mümkün değildir.
  • Allah’a inanan kişi yalnız olmadığını bilir, sıkıntı ve kederinde Allah’ın her daim yanında olduğunu hissederek daha güçlü durur
  • Rabbimizin devamlı kendini koruduğunu ve kolladığını bilerek hareket eder
  • Sorumluluklarını en doğru şekilde yerine getirir
  • İnsanlara Rabbimin istediği doğrultuda davranır
  • Yaratılmış olanlara Yaratan’dan (cc) ötürü hoşgörü, şefkat ve iyilikle yaklaşır. Gösterdiği iyilik ve şefkat nedeniyle etrafındaki herkes tarafından sevilir.

Allah’a (c.c.) ibadet etmenin gayesi nedir?

Allah’a (c.c.) ibadet etmenin gayesi nedir? Açıklayınız.

 

İbadet, boyun eğmek, itaat etmek, gönülden bağlılığını göstermek, kulluk etmek anlamlarına gelmektedir. En genel anlamıyla Allah’ın emrettiği şekilde ve istediği doğrultuda bir hayat sürmektir. Fatiha suresinde; Yalnız Sana (cc) ibadet ederiz ve yalnız Sen’den(cc) yardım dileriz ayet-i kerimesi vardır. Bu ayet ibadetlerin yalnızca Allah için yapılabileceğini anlatmaktadır. Kur’an-ı Kerim ibadet konusu üzerinde sıklıkla ve önemle durmaktadır. Yapılış şekilleri ve zamanları Allah u Teala tarafından belirlenmiş olan Namaz, oruç, zekat, hac gibi ibadetler en temel ibadetlerdir. Tabi ibadetler sadece bunlarla sınırlı değildir. Allah’ın hoşnutluğunu ve rızasını kazanmak için ve Allah’ın yasakladığı her türlü davranıştan sakınmak için yapılan her türlü faaliyet ibadet hükmü içerisine girmektedir. Dua etmek, yalandan kaçınmak, insanlara iyilik yapmak, çalışmak, kötülüklere engel olmak bunlara örnek olarak gösterilebilir.

 

Allah insana çok fazla nimet vermiştir. Bu nimetler arasında insanın insan olarak yaratılması, akıllı olması, çeşitli yeteneklerinin olması, yiyecek nimetler, konuşabilmek, iyilik yapabilmek vardır. Nimetler sadece bunlarla sınırlı olmayıp insanın kendinde ve çevresinde gördüğü bütün her şey nimettir. Rabbimizin verdiği bunda nimetlere karşılık şükretmemiz ve teşekkür etmemiz gerekir. Nasıl ki biri bize iyilik yaptığından teşekkür ediyoruz aynı şekilde Rabbimize de teşekkür etme manasında ibadet etmekteyiz. Kısaca ibadet etmemizin gayesi;

 

  • Nimetlere karşılık şükrümüzü gösterebilmek
  • Allah’a olan bağlılığımızı ve sevgimizi gösterebilmek
  • Allah’ın rızasını kazanabilmek

 

Çok kısa olan şu dünya hayatıyla sonsuz ahret hayatını kurtarabilmenin tek yolu Rabbimize ibadet etmemizdir.

Uçan balonlardaki He gazı ile oksijen tüplerindeki O2 gazının tanecik yapıları arasında fark var mıdır?

Uçan balonlardaki He gazı ile oksijen tüplerindeki O2 gazının tanecik yapıları arasında fark var mıdır? Açıklayınız.

 

Bir maddeyi oluşturan en küçük yapıtaşına atom adı verilmektedir. Bu atomlar bir araya gelerek molekül adı verilen parçacıkları oluşturur. Doğada soygazlar ve metaller genel olarak atomik yapıda bulunurlar. Metaller bazı durumlarda moleküler yapıda bulunsa da bu ihmal edilmektedir. Ametal elementler ise tek başlarına kararsız bir yapıya sahip olduklarından daha çok moleküler yapıda bulunmaktadır.

 

Molekül kelime anlamı olarak iki veya daha fazla ametal atomlarının bir araya gelerek oluşturduğu nötr atom gruplarıdır. H2 ve Cl2 gibi moleküllere element molekülü ismi verilirken H2O ve CO gibi moleküller bileşik molekülü olarak adlandırılmaktadır. Metal atomları ile ametal atomlarının oluşturduğu bileşikler molekül olarak adlandırılmamaktadır.

 

Yukarıdaki verilen örnekte atom numarası 2 olan helyum elementi bir soygazdır. Soygaz elementleri doğada atomik yapıda bulunur. O2 ise 2 adet oksijen atomunun bir araya gelerek oluşturduğu moleküler bir yapıdır. Aynı zamanda bu iki atom arasında kovalent yapılı bir bileşik bulunmaktadır.

 

Kovalent bağ : İki veya daha fazla ametal elementinin bir araya gelerek elektronları ortaklaşa kullandığı bir bağ türüdür. Bu bağ türünde elektron alışverişi yerine ortaklaşa kullanma söz konusudur. Örnek olarak Cl2 molekülünü örnek verirsek ; atom numarası 17 olan klor elementinin son katmanında 7 adet elektron bulunmaktadır. İki klor elementi son katmanında bulunan birer elektronu ortaklaşa kullanarak kararlı bi yapıya sahip olan soygaz elektron dizilimine sahip olmaktadır.

Maddeyi oluşturan tanecikler neler olabilir?

Maddeyi oluşturan tanecikler neler olabilir?

 

Kütlesi, hacmi ve eylemsizliği bulunan her şeye madde adı verilmektedir. Katı,sıvı ve gaz halde bulunabilirler. Dışarıdan bakıldığında görünmese bile madde daha küçük parçacıklardan oluşmaktadır. Bu taneciklere atom adı verilmektedir. Mikroskop altında incelendiğinde atomlar küçük yuvarlak daireler şeklindedir. Bu daireler bir araya gelerek maddeleri oluşturmaktadır. Maddenin her halinde bu atomların özellikleri farklıdır. Gelin şimdi hep beraber bu özellikleri inceleyelim.

 

Katı hal : Bu haldeki maddenin atomları arasında neredeyse hiç boşluk yoktur. Maddenin en düzenli hali olarak bilinen katı hali erime ve sublimleşme gibi hal değişimine uğrayabilir. Erime olayı katı bir maddenin sıvı hale geçmesi olayına verilen addır. Erime ısısı her madde için farklı olup, katının yoğunluğuna bağlı olarak değişmektedir. Sublimleşme olayı ise katı bir maddenin direk olarak gaz haline geçmesi olayıdır. Bu olaya en güzel örnek naftalindir. Normal şartlarda katı halde bulunan bu madde sıcaklığın etkisiyle direk olarak gaz haline geçmektedir.

 

Sıvı hali : Bu halde bulunan maddelerin atomları arasında az da olsa boşluk bulunmaktadır. Tanecikleri arasında çekim kuvveti katılara oranla daha azdır ve belirli enerji ile birbirinden ayrılabilir. Sıvı maddelerin tanecikleri öteleme ve dönme hareketi yapabilmektedir. Gazlar kadar olmasa az miktarda sıkıştırıldığından kimya kanunlarında sıkıştırılamaz olarak geçmektedir. Belirli bir şekilleri olmadığından konulduğu kabın şeklini almaktadır. Sıvı maddeler buharlaşma adı verilen hal değişimi yaşarlar. Bu hal değişimi sıvı halden gaz geline geçişe verilen addır.

 

Gaz hali : Maddenin en düzensiz hali olarak bilinen gazların tanecikleri arasındaki boşluk oldukça fazladır. Sıvılar gibi akışkan bir yapıya sahiptir. Tanecikleri aralarında bulunan boşluklar sebebiyle rahat bir şekilde öteleme ve dönme hareketleri yaparlar. Gazların belirli şekil ve hacimleri bulunmadığından konulduğu kabın şeklini alırlar. Maddenin halleri arasında sıkıştırabilen tek tür gaz maddelerdir.

İyot elementinin atom numarası 53 kütle numarası 131 olduğuna göre elektron ve nötron sayısını bulunuz?

Guatr ve tiroit kanserinin tedavisinde kullanılan iyot elementinin atom numarası 53 kütle numarası 131 olduğuna göre elektron ve nötron sayısını bulunuz?

 

Guatr hastalığı troid bezinin enfeksiyon veya tümör dışında kendiliğinden büyümesine verilen addır. Bu hastalığın en temel sebeplerinden birisi troid enzimlerinin doğuştan eksik olmasıdır. Bu sebebin haricinde en önemli sebep ise iyot alım miktarının eksik olmasıdır. Guatr hastalığı sonucunda büyümeye başlayan troid bezi yemek borusu ve soluk borusunun üzerine baskı yaparak yutkanmada güçlük çekmemize sebep olmaktadır.

 

Troit kanserinde ise troit bezlerinin yakınlarında oluşan bir tümör bu bölgenin çalışmasını doğrudan etkilemektedir. Bu tümör genetik faktörlerden oluşabileceği gibi iyot eksikliği veya sağlıksız beslenmekten dolayı da ortaya çıkabilir.

 

Her iki hastalıkta ortak olarak iyot kullanımının artırılması tavsiye edilmektedir. İyot elementini besinler yoluyla dışarıdan alabiliriz ve en çok tuz içerisinde bulunmaktadır. Aldığımız iyot elementi kan yoluyla troit bezine ulaşarak çalışmasını düzenler. Günlük hayatta kullanmış olduğumuz tuzların iyot yönünden zengin olmasına dikkat etmeliyiz. Buradaki en önemli nokta iyotun eksikliğinin zararlı olabileceği gibi fazlası da vücudumuza ciddi zararlar verebilmektedir ; bu yüzden tuzu ayarında tüketmek oldukça faydalı olacaktır.

 

İyot hakkında bilgi verdikten sonra sorumuzun cevabına geçebiliriz. Atom numarası 53 olarak verilen elementin proton sayısı ve çekirdek yükü de 53 diyebiliriz. Kütle numarası proton sayısı ve nötron sayısının toplamı olduğundan;

 

53 + nötron sayısı = 131 işleminden yola çıkarak nötron sayısı “78” olarak bulunmaktadır.

 

Doğada nötr halde bulunan iyot elementinin elektron sayısının proton sayısına eşit olması gerektiğinden 53 olan proton sayısı bize elektron sayısına da verecektir. Sorumuza cevap olarak elektron sayısı da 53 diyebiliriz.

Kütle numarası 63 olan Cua iyonunun elektron sayısı 28 olduğuna göre a kaçtır?

Cua iyonuna ait atomda n=p+5 eşitliği vardır. Kütle numarası 63 olan Cua iyonunun elektron sayısı 28 olduğuna göre a kaçtır?

Temel halde bulunan bir atomun farklı kimyasal tepkiler sonucunda elektron kazanması veya yitirmesi sonucunda oluşan yeni atom haline iyon adı verilmektedir. Bildiğimiz üzere atomun çevresinde hareket halinde bulunan negatif yüklü parçacıklara elektron adı verilmektedir. Bu elektronlar tepkimeler sırasında diğer atoma geçebilmektedir. Elektron veren atomlar pozitif yük kazanır ve bu atomlara katyon adı verilir. Tepkime sırasında başka atom üzerinden elektron alan atomlar ise negatif yüklenerek anyon adını alırlar. Elektron almak veya vermekteki en büyük sebep kararsız yapıdan kurtulmaktır. Son katmanında 6 adet elektronu bulunan X atomu 2 adet elektron alarak soygaz düzenine sahip olur ve X-2 şeklinde gösterilir. Son katmanında 2 adet elektronu bulunan bir Y atomu ise 2 adet elektron vererek Y+2 şeklinde gösterilir. Bu örneklerde X-2 iyonu anyon , Y+2 iyonu ise katyon olarak isimlendirilir.

 

Yukarıdaki soruda ise nötron sayısının proton sayısından 5 fazla olduğu belirtilmiştir. Kütle numarası ise proton sayısı ve nötron sayısının toplamına eşittir. Denklemi bu şekilde yazacak olursa (p+5)+(p)=63 diyebiliriz. Bu işlem yapıldığında proton sayısı 29 olarak bulunur.

 

Elektron sayısı ise 28 olarak verildiğinden proton sayısı-elektron sayısı işleminden sonuç +1 olarak bulunacaktır. Kısa Cua iyonu aslında +1 pozitif yüklü olan Cu+1 iyonudur. Pozitif değer taşıdığından katyon olarak nitelendirebiliriz.

 

Orbital dizilimi 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 4s1 3d10 şeklinde olan Cu elementi son katmanında bulunan 1 elektronu vererek soygaz düzenine ulaşmıştır.

Kütle numarası 56 olan Fe elementinin nötron sayısı proton sayısından 4 fazladır.

Kütle numarası 56 olan Fe elementinin nötron sayısı proton sayısından 4 fazladır. Nötr demir atomunun elektron sayısı kaçtır?

 

Modern atom teorisiyle elde edilen bilgilere göre bir atomun çekirdeğinde proton ve nötron adı verilen tanecikler bulunmaktadır. Atom ağırlığının tamamını bu parçacıklar oluşturmaktadır. Protonlar pozitif yük taşırken nötronlar yüksüz atom altı parçacıklardır. Çekirdeğin haricinde atomun içerisinde yer alan katmanlarda elektron adı verilen ve negatif yüke sahip olan parçacıklar bulunmaktadır. Bir atom bileşik oluşturduğunda son katmanında yer alan elektronları verir veya elektron alarak soygaz elektron düzenine sahip olur. Aldığı veya verdiği elektron sayısına göre de -1,-2,+1 veya +2 gibi değerliklere sahip olur.

 

Tanımdan yola çıktığımızda atomun kütlesinin tamamını proton ve nötron adındaki parçacıklar oluşturmaktadır. Elektronlar hem yüksüz hem de ağırlığı neredeyse yok sayılabilecek parçacıklardır.

 

Soruda, proton sayısına “x” dediğimizde nötron sayısı “x+4” olmaktadır. Kütle numarası ise iki parçacığının toplamına eşittir. “2x+4” sayısı 56’ya eşit olduğundan x sayısı yani proton sayısı “26”a eşit olmaktadır. Soruda nötr bir Fe elementi olarak belirtildiğinden elektron sayısı da proton sayısına eşit olur ve “26”a eşittir.

 

Demir elementi B grubu içerisinde yer alıp geçiş metali olarak adlandırılmaktadır. Metal grubuna ait olduğundan elektriği çok iyi iletir ve parlak bir görünüme sahiptir. Orbital dizilimi ise 1s22s22p63s23p64s23d6 şeklindedir. Son orbitali d veya f orbitaliyle biten elementler genel olarak geçiş metalleri grubunda yer almaktadır.

Atom numarası 36 olan X elementinin nötron sayısı proton sayısından 11 fazladır.

Atom numarası 36 olan X elementinin nötron sayısı proton sayısından 11 fazladır. Buna göre bu elementin kütle numarası kaçtır?

 

Bir elementi “X” harfiyle sembolize edersek bu elementin sağ ve sol kısmına bazı sayılar yazılmaktadır. Bu sayılar şu şekilde ifade edilir : Sol alt köşeye yazılan proton sayısı,sağ alt köşeye yazılan elektron sayısı,sol üst köşeye yazılan kütle numarası,sağ üst köşeye yazılan iyon yükü ve sol ortaya yazılan nötron sayısını ifade eder.

 

  • Bir atomda atom numarası = proton sayısı = çekirdek yüküdü Bir soruda bu kavramlardan hangisi verilirse verilsin proton sayısı olarak ele alabiliriz.
  • Kütle numarası = nükleon sayısı ‘dır ve proton ve nötron sayısının toplanmasıyla elde edilir. ( proton sayısı + nötron sayısı )
  • İyon yükü bir atomun pozitif veya negatif yüklü olduğunu bizlere gö Proton sayısından elektron sayısının çıkarılmasıyla elde edilir. ( proton sayısı – elektron sayısı )

 

Nötr atom, elektron ve proton sayısı birbirine eşit olan atomlara verilen addır. Periyodik tabloda yer alan tüm elementler nötr olarak ifade edilmektedir.

İyon adı verilen atomlar ise belirli miktarda elektron veren veya alan atomlara verilen isimdir. Burada dikkat edilecek en önemli nokta ise protonlar kesinlikle hareket etmez, hareketli olan tanecik yalnızca elektronlardır.

 

Yukarıdaki verilen bilgileri soru üzerinde uygularsak :

Nötron sayısı proton sayısından 11 adet fazladır ifadesi yer alıyor. Soru içerisinde proton sayısıyla aynı anlama gelen atom numarası ise 36 olarak verilmiş. 36+11 işlemiyle nötron sayısı “47” olarak bulunmaktadır.

 

Kütle numarası bildiğimiz üzere proton ve nötron sayısının toplamına eşittir ( proton sayısı + nötron sayısı). 36 olan proton sayısı ile 47 olan nötron sayısı toplandığında (36+47 ) kütle numarası 83 olarak bulunmaktadır.