Kelime-i Tevhit İle Kelime-i Şehadet Arasındaki Farklar

Kelime-i Tevhit İle Kelime-i Şehadet Arasındaki Farkları Arkadaşlarınızla Konuşunuz.

 

Sorunun cevabından önce anlamlarını hatırlamak için tekrar etmek gerekmektedir. Kelime-i Şahadet’in anlamı “Ben şahitlik ederim ki Allah’tan Başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki Hazreti Muhammed (SAV) Allah’ın kulu ve Resul’üdür (elçisidir). Kelime-i Tevhit’in anlamı ise Allah’tan başka ilah yoktur Hazreti Muhammed (SAV) Allah’ın Peygamberidir (elçisidir). Kelime-i Tevhit ve Kelime-i Şahadet arasında benzerlikler ve farklılıklar vardır. Benzerlikler, her ikisinde de Allah’tan başka ilah olmadığı belirtilmektedir. Aynı zamanda Hz. Muhammed’in Allah’ın Resul’u olduğu insanlara bildirilmektedir.

 

Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Şahadet arasındaki farklılıklar ise, Kelime-i Şehadette, şahitlik ederim ifadesi geçmektedir. Aynı zamanda Hz. Muhammed’in Allah’ın kulu olduğu zikredilmektedir. Yine Kelime-i Şahadet İslam’ın beş şartından biri olması nedeniyle Kelime-i Tevhitten ayrılmaktadır.

 

Kelime-i Şahadet insanların doğduğu andan ölümüne kadar geçen sürede hayatını aydınlatmaktadır. İnsanların İslam yolundaki duruşunu belirtmektedir. Hakikaten iman etmiş bir kişinin Kelime- i Şehadeti tam olarak kabul etmesi gerekmektedir. Müslüman bir kişinin Allah’a, Peygambere ve onun getirdiklerine tereddütsüz bir şekilde inanması gerekmektedir.

 

Tevhit birleştirme, bir olduğunu kabul etme ve bu şekilde iman etme anlamındadır. Bir kişinin gerçekten iman etmesi için hem Allah’a hem de Hz. Muhammed’e ve onun getirdiklerine inanması gerekmektedir. Kısacası bir kimsenin Kelime-i Tevhit’i bir bütün olarak kabul etmesi ve bu şekilde kalben tasdik etmesi gerekmektedir.

Yaşadığınız çevrede yapılan geleneksel el sanatlarını araştırınız.

Yaşadığınız çevrede yapılan geleneksel el sanatlarını araştırınız. Yaşadığınız çevrenin geleneksel el sanatlarıyla ülkemizin diğer yerlerinin geleneksel el sanatlarını benzerlikler ve farklılıklar yönünden karşılaştırınız.

 

Ülkemizin tarihi dönemler içerisinde birçok uygarlığa ev sahipliği yapması farklı bölgeler içerisinde zengin bir kültürel mirasın oluşmasına katkı sağlamıştır. Oluşan kültürel mirasın meydana getirdiği farklılıkları görebilmenin mümkün olduğu alanlardan birisi de geleneksel el sanatları olup birçok sanat dalı uzun yıllar boyunca insan emeği ve bölgede bulunan malzemelerin kullanılması ile ortaya çıkarılmıştır. Anadolu toprakları üzerinde yer alan farklı bölgelerde birbirinden farklı şekilde ortaya konan el sanatı ürünleri ülkemizin zengin bir kültürel mirasının oluşmasına katkılar sunmaya devam etmektedir. Görsel tasarımları ile oldukça dikkat çekici bir yapıya sahip olan geleneksel ürünlerin bazıları birbiriyle benzerlik gösterebilmektedir.

 

Çevremizde yapılan geleneksel el sanatları ile ilgili detaylara bakıldığında Ankara Beypazarı bölgesinde yer alan ustalar tarafından gümüş malzemelerin işlenmesi ile elde edilen yüzük, kolye gibi takıların varlığından söz edebilmek mümkündür. Kütahya bölgesine geçtiğimizde ise yerli ve yabancı birçok turistin ilgisini çeken çini sanatının ön planda yer aldığı görülmektedir. Çini sanatına emek vermiş usta eller tarafından bardak ve vazo gibi unsurlar titiz bir çalışma ile işlenmekte ve çeşitli motifler yerleştirilmektedir. Erzurum bölgesinde çıkarılan doğal kaynaklardan birisi olan Oltu Taşı sanatsal faaliyetler içerisinde değerlendirilmekte olup bu taşın kullanılması ile başta tespih olmak üzere küpe ve kolye gibi ürünler imal edilmektedir. Benzer bir durumu Eskişehir bölgesinde çıkarılan Lüle Taşı kullanılarak yapılan geleneksel ürünlerde görebilmek mümkündür.

Bayramlarda insanlar niçin birlikte vakit geçirmek ister?

Bayramlarda insanlar niçin birlikte vakit geçirmek ister? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Ülkemizde geçmişten günümüze kutlanan birçok bayram bulunmakta olup bu bayramlar kendi arasında dini ve milli bayram olmak üzere alt kollara ayrılmaktadır. Dini bayramlarda İslam dininin gereği olarak yapılan kutlama ve faaliyetler yer almaktadır. Milli bayramlarda ise ülke tarihine etki eden olayların unutulmaması ve milli bilincin halk üzerinde yer edinmesi amacıyla çeşitli kutlama ve anma törenleri gerçekleştirilmektedir. Bayramlar toplumun birlik ve beraberliğine katkı sağlayan unsurlar olarak önem verilmesi gereken bir etkinliktir. İnsanlar, coşkulu ve mutlu oldukları bu zaman dilimleri içerisinde sevdikleri ile birlikte yan yana olmak ister ve böylece mutluluk daha da paylaşılır bir hale gelmektedir. Kültürümüzü yansıtan en önemli unsurlar olarak yer alan bayramlarda akraba ve arkadaş ziyaretleri gerçekleştirilir.

 

Dini bayramlarda doğduğu yerden farklı bir noktada yaşayan halkın önemli bir kısmı memleketinde yer almayı tercih eder ve bir nebze de olsa memleket hasretini gidermeyi amaçlar. Geçmişten günümüze devam eden güçlü bir gelenek haline gelmesi, bayramın çok daha keyifli bir şekilde geçirilmesi amacıyla insanlar bir araya gelir ve güzel sohbetler eşliğinde vakit geçirir. Kültürel değerlerin unutulmaması ve toplumun sahip olduğu geleneklerin gelecek nesillere aktarılması amacı ile bayramlarda birlikte vakit geçirme hususuna oldukça önem verilmektedir. Böylece küçüklerin de gelenek bilincine sahip olması ve toplum değerlerini sonraki nesillere aktarması mümkün hale gelmektedir. Milli bayramlarda okullarda ve askeri bölgelerde çeşitli kutlama ve anma törenleri düzenlenmektedir.

 Yer çekimi olmasaydı ne gibi sorunlar yaşanırdı?

 Yer çekimi olmasaydı ne gibi sorunlar yaşanırdı? Düşüncelerinizi sınıfta paylaşınız.

 

Dünyanın kütle çekimi yerçekimidir. Çünkü var olan her şeyin kütle çekimi kendisine göre farklılık göstermektedir. Kütlesi büyük olan cismin çekim kuvveti çok, küçük olan cismin çekim kuvveti ise azdır.  Ayda bulunan çekim kuvvetinin az, dünyanın çekim gücünün fazla olmasının temel nedeni budur. Yerçekimi olduğundan dolayı dünya üzerinde rahatlıkla hareket edebilmekteyiz. Şayet yerçekimi olmasaydı, insan vücudundaki boşaltma, sindirim, hareket, destek, dolaşım gibi sistemler başta olmak üzere hayati önem taşıyan sistemler çalışmazdı. Böyle olunca dünya üzerinde canlılık faaliyetlerinden bahsetmek imkansız olurdu. Yerin çekim, fiziksel güç olarak dünyadaki canlılık faaliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Dünya üzerinde canlı hayatın olmaması, yaşam düzenindeki diğer her şeyin bozulması anlamına gelirdi.

 

Yer çekimi olmasaydı ne gibi sorunlar yaşanabileceğini şöyle sıralanabilir:

  • Futbolda kalecinin attığı top gibi havaya atılan cisim veya maddeler geri gelmez uzayda kaybolur giderdi.
  • Yağ, kar gibi doğa olayları olmazdı. Karı, yağmuru yere doğru çekecek bir güç olmadığından yağış olamazdı.
  • Yerçekimi olmadığından terazi hep dengede duracağından terazi kullanılamazdı.
  • İnsanlar yemek yerden veya su içerken zorlanırlardı.
  • Aydaki gibi insanlar yere basamaz, havada asılı kalırdılar.
  • Kiremit kullanılamaz, binalar inşa edilemezdi.
  • Kuş gibi kanatlı varlıklar öldüklerinde bile havada kalırlardı.

 

Uzay araçlarındaki astronotların devamlı havada uçtuğunu görmekteyiz. Yerçekimi olmasaydı tıpkı astronotların yaşamı gibi bir yaşamımız olurdu. Hayati önem taşıyan su ve havada da farklılık söz konusu olacağından insanın yaşamı zorlaşır. Belki insan nesli bile olmazdı.

Yay ne kadar gerdirilirse ok o kadar uzağa gider. Bunun sebebi nedir?

Yay ne kadar gerdirilirse ok o kadar uzağa gider. Sebebi nedir?

 

Enerji en kısa tanımı ile iş yapabilme yeteneğidir. Hayatın farklı alanlarında çeşitli enerjilere ihtiyaç duyulmaktadır. Vücudumuzda meydana gelen yaşamsal faaliyetlerden başlayarak arabaların çalışması, kaloriferlerin yanması, suyun ısınması için enerji gerekmektedir. Hayatta kullanılan enerjinin çok çeşitli türleri bulunmaktadır. Bu türler;

 

  • Nükleer enerji
  • Kimyasal enerji
  • Ses enerjisi
  • Güneş enerjisi
  • Işık enerjisi
  • Kinetik enerji
  • Potansiyel enerji

 

Enerjinin korunumu kanunu gereği, enerji yoktan var edilemez, var olan enerji de yok edilemez. Var olan bir enerji yok olmayıp başka bir enerji türüne değişmektedir. Varlıkların hareketleri nedeniyle sahip oldukları enerji kinetik enerjidir. Varlıkların konumları nedeniyle sahip oldukları enerji ise potansiyel enerjidir.

 

Cisimlerin sahip oldukları potansiyel ve kinetik enerjiye şöyle bir örnek verilebilir: Esnek olan cisimler, sıkıştırıldıkları veya gerildikleri zaman potansiyel enerjiye sahip olurlar. Bırakıldığında ve uzağa doğru zıplatıldığında ise ortaya kinetik enerji çıkmaktadır. Potansiyel enerji ve kinetik enerjiden birinin diğerine dönüşmesi mümkün olmaktadır. Günlük yaşamımızda buna çok fazla örnek vardır. Örneğin, duran araba potansiyel enerji taşımaktadır. Fakat hareket ettiğinde potansiyel enerji, kinetik enerjiye dönüşür ve araba ilerler.  Cisimler yerden yüksek bir yere kaldırıldığında yer çekimine karşı bir iş yapar. Yukarı kaldırılma o cisimde potansiyel enerji olarak depolanır. Böylece enerjiyi toplayan cisim iş yapabilecek duruma gelir. Oku ile birlikte gerdirilen yayda potansiyel enerji birikir. Yay bırakıldığında ise potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüşür. Yay ne kadar çok potansiyel enerjiyle doldurulursa yani ne kadar çok gerilirse, kinetik enerjisi o kadar fazla olacak ve daha uzağa gidecektir.

Günlük hayatta yaygın olarak kullandığımız enerji kaynakları nelerdir?

Günlük hayatta yaygın olarak kullandığımız enerji kaynakları nelerdir? Düşüncelerinizi sınıfta paylaşınız.

 

Maddenin ve cisimlerin iş yapabilme, hareket edebilmesi, kuvvet ve güç kazanabilmesi için tanımlanan enerjinin elde edildiği çeşitli kaynaklara enerji kaynakları denmektedir. Kaynaklar, herhangi bir yöntem veya malzeme ile enerji üretilmesini sağlamaktadır. Günlük hayatta kullandığımız enerji kaynakları, oluşumlarına bağlı olarak yenilenemez enerji kaynakları ve yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere 2’ye ayrılmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları, bittiğinde yeri devamlı olarak doldurulan ve tükenmeyen kaynaklardır. Yenilenemez enerji kaynakları, zaman içinde biten ve yeri çok uzun zaman içinde ancak doldurulan kaynaklardır. Enerji kaynaklarımızı şöyle sınıflandırabiliriz:

 

  • Yenilenemez Enerji Kaynakları

Kömür

Petrol

Doğalgaz

Nükleer enerji

 

  • Yenilenebilir enerji kaynakları

Güneş enerjisi

Rüzgar enerjisi

Hidrolik enerjisi

Jeotermal enerji

Dalga enerjisi

Biyokütle enerjisi

 

Günlük hayatta bazı şeyleri yapabilmek için enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır. Çok çeşitli işler enerji sayesinde yerine getirilmektedir. Enerji olmadan yaşamak nerdeyse imkansız gibidir. İnsan bedeninde dahi fiziksel enerji ve kimyasal enerji bulunmaktadır. Kimyasal ve fiziksel enerji, enerjinin hayatımızın ayrılmaz bir parçası olduğunun en büyük göstergesidir. Yaşamımızın çeşitli evrelerinde en temel ihtiyaçlardan en keyifli ihtiyaçlara kadar birçok alanda enerji hayatımızın olmazsa olmazıdır.  Yukarıda sıralanan enerji kaynakları dünya çapında kullanılmaktadır. Fakat günlük hayatımızda en fazla kullanılan enerji kaynakları, doğalgaz, petrol, elektrik enerjisi, nükleer enerji ve kömürdür. Soğutma, ısıtma, beslenme, barınma, aydınlanma, ulaşım gibi alanlarda enerji kaynakları kullanılmaktadır.  Petrol olmadan ulaşım, doğalgaz olmadan ısınma, elektrik enerjisi olmadan aydınlanma olmaz. Bütün enerji kaynakları hayatımızda önem arz etmektedir. Fakat elektrik enerjisi günlük hayatta daha fazla alanda kullanılmaktadır.

Günlük hayatta sık kullanılan iş kavramı için hangi örnekleri verebilirsiniz?

Günlük hayatta sık kullanılan iş kavramı için hangi örnekleri verebilirsiniz?

 

Fiziksel anlamda, bir cisme kuvvet uygulayıp uygulanan kuvvet oranında cismin yer değiştirmesi olan iş, günlük hayatta farklı kullanılmaktadır. Çocuk arabasını iterek yol alan bir anne fiziksel anlamda iş yapmaktadır. Çünkü arabaya bir kuvvet uygulamaktadır ve uyguladığı nispette araba ilerlemektedir. Elindeki çantayla yürüyen kişi ise iş yapmaz. Çünkü cisme bir kuvvet uygulayıp onun yer değiştirmesini sağlamamaktadır. Bilimsel olarak iş tanımına örnek olarak:

 

  • Markette alışveriş arabasının itilerek alışveriş yapılması
  • El arabası ile kum taşınması
  • Yerdeki bir kutuyu veya sandığı iteleyerek sürüklemek
  • Motorun arabayı hareket ettirmesi
  • Sandığı veya kutuyu yerden alıp masanın üzerine kaldırılması örnek olarak verilebilir.

 

Günlük hayatta, yoran, emek harcanan, karşılığında yeni bir şeylerin alınıp verildiği fiilleri anlatmak için iş kavramı kullanılmaktadır. Fizik anlamından faklı olarak günlük hayatta kullanılan işte kuvvet uygulanarak bir şeyi hareket ettirilmesi şartı aranmaz. Muayenehanesinde oturup gelen doktorları muayene eden doktor, dosyalarını inceleyen avukat, durduğu yerden tenis maçını yöneten hakem, telefonlara bakan call center görevlisi günlük hayatta kullanıldığı anlamda iş yapmaktadır. Bilimsel anlamda işin ölçülebilir bir niceliğinin olması gerekir. Fakat günlük hayattaki iş için geçerli değildir. Bir inşaat işçisi, saatlerce kuvvet uygulayıp bir duvarı itmeye çalışıp duvarı hareket ettiremeden yorgun düştüğünde bilimsel anlamda iş yapmış olmaz fakat günlük anlamda işini yerine getirmiş olur. Günlük hayatta kullanılan iş kavramına örnek olarak şunları verebiliriz:

 

  • Şirketinin toplantısını yöneten yönetici
  • Masa başında bilgisayarda iş yapan ofis çalışanı
  • Telefonlara bakan sekreter
  • Mahkemeyi yöneten hakim
  • Hastalarını muayene eden doktor

Günlük hayatta enerji kavramını hangi durumlarda kullanırız?

Günlük hayatta enerji kavramını hangi durumlarda kullanırız? Örnekler veriniz.

 

Harekete geçiren güç olarak tanımlanan enerji, fiziksel ve kimyasal olarak hayatımızın her alanında bulunmaktadır. Yer altı ve yer üstü enerji kaynakları günlük hayatta kullanılmaktadır. Hayatımızı kolaylaştıracak şekilde işlenmektedir. Enerjiyi günlük hayatımızda, harekete geçiren güç, güç veren maddeler ve cisimler anlamında kullanmaktayız. İş yaparken, bir yere giderken, bir şeyler uğraşırken enerji kelimesi kullanılır. Çünkü günlük hayatta enerji, hareketle bağdaşık olarak değerlendirildiğinden hareketin olduğu yerde enerjinin var olduğu düşünülerek kullanılmaktadır. Yorulan ve hareketsiz kalan kişiler kendilerini enerjim bitti diye nitelendirmektedir. Bisiklet sürerken, yürürken, koşarken, spor yaparken, yemek hazırlarken, ev işi yaparken, oyun oynarken enerjiye ihtiyaç vardır. Enerjisi olmayan hareketsizdir ve iş yapmıyordur.

 

Günlük hayatta enerji sadece fiziksel değil kimyasal alanlarda da hayatımızın her yerinde bulunmaktadır. Enerji, insanların hareket edebilmesini sağlayan kuvvettir. Enerji insanların güç kaynağıdır ve enerjisi olmayan kişiler hareket edemezler. Günlük yaşamının her alanında insan enerjiye ihtiyaç bulunmaktadır. İnsanlar enerjiyi besin malzemelerinden almaktadır. Günlük hayatta da enerji kavramı,iş yapabilme yeteneği, harekete geçiren güç veya güç veren enerji anlamına gelir.Herhangi bir işi yapabilmek için enerjiye ihtiyaç duyarız. Enerjiyi günlük hayatta kullanımımız durumlarla alakalı şunları örnek verebiliriz:

 

  • Bir yerden bir yere giderken
  • Yürürken
  • Koşarken
  • Bisiklet sürerken
  • Yüzerken
  • Spor yaparken
  • Evde, okulda, dışarıda iş yaparken
  • Ofiste veya işyerinde çalışırken
  • Alışverişe giderken
  • Araba iterken
  • Odun kırarken
  • Güçlü bir cisme kuvvet uygularken, araba iterken

Fiziksel anlamdaki iş ile günlük hayatta kullandığımız iş kavramı arasındaki fark nedir?

Fiziksel anlamdaki iş ile günlük hayatta kullandığımız iş kavramı arasındaki fark nedir? Açıklayınız.

 

Fiziksel anlamada iş, bir maddeye kuvvet uygulayıp onun kuvvet doğrultusunda yer değiştirmesidir. Aynı zamanda fiziksel anlamda iş, kuvvet vektörü ile bir maddenin veya cismin harekete geçirilmesidir. Fiziksel anlamda iş, maddeye kuvvet uygulandığında maddeye uygulanan kuvvet doğrultusunda yer değiştirmesi gerekir. Gerçek hayatta işin tanımı fiziksel işten oldukça farklı anlamda kullanılmaktadır. Bebeğinin arabasını iten anne, el arabası ile kum taşıyan işçi, elindeki çanta ile asansörle yukarı doğru çıkan kişilerin hepsi fiziksel anlamda iş yapmaktadır. Fakat elinde çanta ile yolda yürüyen kişi fiziksel anlamda iş yapmış olmaz. Çantaya uyguladığı kuvvet yukarı iken kişinin aldığı yol kuvvetle aynı yönde değildir. Çantayı kaldırmaya çalışan fakat kaldıramayan kişi de fiziksel anlamda iş yapmış olmaz çünkü çantaya uygulanan kuvvet onun yol almasını sağlamamıştır.

 

Günlük hayatta iş genellikle insanların geçimini sağlaması için yaptığı eylemler için kullanılır. Aynı zamanda, durağanlığın dışında hareket gösteren her fiili için de iş kelimesi kullanılmaktadır. Fiziksel anlamda iş yapan kişi aynı zamanda gerçek anlamda da iş yapmış olur mu? Bu sorunun cevabı hem evet hem de hayırdır. Yazılımcı fiziksel anlamda iş yapmak için mouseyi hareket ettirmesi gerekir. Klavyenin tuşlarına kuvvet uyguladığında ise ayrı bir iş yapar. Geçimini sağlamak anlamında iş yapabilmesi için mouseyi ve klavyeyi doğru kullanıp, doğru yazılımı yapmalıdır. Elinde tepsi taşıyarak gerçek hayatta iş yapan garson fiziksel anlamda iş yapmış sayılmaz. Tepsiyi alttan tutup yukarı doğru kaldırdığında kuvveti yukarı doğru uygular ve tepsi garsonun yürüdüğü tarafa gider. Bu durumda fiziksel iş yok fakat günlük hayatta iş vardır.

Evinizde veya okulunuzda esneklik özelliği olan araç gereçlere örnekler veriniz.

Evinizde veya okulunuzda esneklik özelliği olan araç gereçlere örnekler veriniz.

 

Bir kuvvet uygulandığında şekli değişen fakat kuvvet ortadan kalktığında eski halini alan maddeler esnek maddelerdir. Çevremizde, günlük hayatımızda kullandığımız çok çeşitli esnek madde bulunmaktadır.

 

Evlerimizde kullandığımız esnek maddelere örnek şunları verebiliriz:

  • Sünger; bulaşık yıkarken ve sıkıldığında büzülen sünger bırakıldığında eski halini alır.
  • Çorap; Giyilen çorap esner fakat çıkarıldığında küçülür.
  • Paket lastiği; paketlerin açılmaması için kullanılır. Genişletilerek kullanılır, çıkarınca eski haline gelir.
  • Araba lastiği; esneklikleri sayesinde hava pompalandığında genişler.
  • Saç tokası; yaylı sistemiyle veya plastik özelliğiyle saçı kavrar fakat çıkarınca normal haline döner.
  • Maşa, mutfakta bir şeyleri almak için esneklik özelliği kullanılır.
  • Cımbız; kuvvet uygulandığında kapanır, bırakınca açılarak eski haline döner.
  • Saat zembereği; esnek yapısıyla saatin işlemesini sağlar.
  • Stres topu; elde sıkıldığında esneyerek rahatlamaya yardımcı olur.

 

Okullarda gördüğümüz ve kullandığımız esneklik özelliği olan araç ve gereçlere örnek ise şunlardır:

  • Silgi; bastırdıktan veya eğip büktükten sonra silgiler eski halini alacak kadar esnektir.
  • Yay; kalem içinde ve daha bir çok alanda kullanılan yaylar esneme özelliğiyle sıkıştırılır, kullanım kolaylığı sağlar, bırakınca eski haline döner.
  • Balon; şişirildiğinde büyür havası indirildiğinde küçülüp ilk haline döner.
  • Kauçuk maddeler; silgi ve benzeri birçok okul malzemesinin yapımında kullanılan kauçuk esnektir.
  • Trambolin; beden eğitimi derslerinde kullanılan trambolin, esnekliğiyle sıçrama amaçlı kullanılır.
  • Plates topu, esnekliğiyle daha orijinal hareketlerin yapılmasını sağlayarak zayıflamaya ve sıkılaşmaya yardımcın olur.
  • Tramplen tahtası; esnekliğiyle sıçramak için kullanılır.