İnsanların sorumluluklarını yerine getirmediklerinde karşılaştıkları durumlara hangi örnekleri verebilirsiniz?

İnsanların sorumluluklarını yerine getirmediklerinde karşılaştıkları durumlara hangi örnekleri verebilirsiniz?

 

Bireyler toplumda bazı sorumluluklara sahiptir. Sorumluluk bilinci de ilk olarak ailede başlar. Aile içerisinde bireylerin yaşam alanında bazı sorumlukları vardır. İnsanlar bu sorumlulukları yerine getirmedikleri zaman ortaya bazı sorunlar çıkacaktır. Buna bir örnek vererek açıklayalım.

Selman; hayvanlardan çok hoşlanıyor. Sokakta, bahçede gördüğü her hayvanı durup, seviyor ve onlarla ilgileniyor. Bundan dolayı evde hayvan beslemek için ailesine istekte bulunuyor. Ailesi Selman’ın bu isteğini yerine getirip, bir kedi alıyor. Fakat ailesi Selman’a bir şart koşuyor. Kedinin bütün sorumluluğunu Selman’a veriyorlar. Her gün düzenli olarak suyunu, yemini verecek herhangi bir sorunda bunu tespit edecek ve onunla ilgilenecekti. Bu sorumluluğu kabul eden Selman, kedinin bakımını üstleniyor.

 

Gün geçtikçe kedinin düzenli şekilde sorumlulukları ile ilgilenen Selman, yaz tatiline çıkacakları zaman yeterli yem ve suyunu koymayı unutuyor. Uzun bir tatilden dönen Selman, kediye yeterli yem ve su koymadığı için kedisini bitkin, halsiz bir şekilde buluyor. Sorumluluğunu yerine getirmekte yeterli davranmadığı için kedisini hastalanmaktan son anda kurtarıyor. Halsiz ve bitkin düşen kedisini, hemen veterinere götürerek bakımını yaptırıyor. Böylece kedisi sağlığına kavuşuyor. Örnekten de anlaşıldığı üzere sorumluluklarımızı yerine getirmezsek büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.

Okulunuzda hangi sorumlulukları üstleniyorsunuz?

Okulunuzda hangi sorumlulukları üstleniyorsunuz? Bu sorumlulukları yerine getirebilmek için neler yapıyorsunuz?

 

Okulda da tıpkı evde olduğu gibi bazı sorumluluklar vardır. Öğretmenlerin, okul idaresinin size verdiği görevleri doğru şekilde yerine getirmek gerekir. Aksi halde sorumluluklarda aksama yaşanır ve düzen bozulur. Okulda  Ayşe veMert’in hangi sorumlulukları aldıklarını ve bu sorumlukları yerine getirebilmek için neler yaptığına bir göz atalım:

 

Ayşe’nin öğretmeni ona, beden eğitimi için kullandıkları malzemeleri toplaması, sayması ve doğru şekilde yerine koyması için görev veriyor. Ayşe bu görevi istekli olarak yerine getirmeyi kabul ediyor. Her beden dersinde Ayşe malzemeleri topluyor, sayıyor ve doğru şekilde yerine yerleştiriyor. Raketler, raket dolabına, toplar; her sporun topuna göre ayrı ayrı filelerine koyuyor ve onları tek tek sayıyor. Ayrıca diğer spor malzemelerini de sayarak yerine koyuyor. Zaman zaman bu görev için arkadaşlarından da yardım alıyor. Böylece okulunda öğretmenin verdiği sorumluluğu doğru şekilde yerine getirerek, malzemelerin kaybolmasını önlüyor.

 

Mert; yıl sonu tiyatro gösterisi için sorumluluk alıyor. Bu görevde bazı sorumluluklarını yerine getireceği için öğretmenine söz veriyor ve öğretmeninin kendisine güvenmesini istiyor. Bunun için önce, yıl sonu tiyatro konusu araştırıyor. Konuyu bulduktan sonra tiyatroyu canlandıracak oyuncu arkadaşlarını seçmeye başlıyor. Her arkadaşının oynayacağı oyun için görevlerini tek tek anlatıyor. Sonra yıl sonuna kadar boş zamanlarında bol bol çalışma yaparak oyuna hazırlanıyorlar. Yıl sonunda tiyatroyu arkadaşları ile izleyicilere sunarak herkesin beğenini kazanıyor. Böylece okulda öğretmenin verdiği sorumluluğu yerine getiriyor.

Kardeş okul uygulaması öğrencilerde hangi değerlerin ve becerilerin gelişmesine yardımcı olabilir?

Kardeş okul uygulaması öğrencilerde hangi değerlerin ve becerilerin gelişmesine yardımcı olabilir? Neden?

 

  1. Okullar arasında öğrenci yardımlaşmasını öğretir. Öğrenciler; kardeş okula yaptıkları yardımlar sayesinde paylaşmanın önemini anlar ve ihtiyacı olan arkadaşlarının da mutluluğuna ortak olurlar.
  2. Gözlem, inceleme becerisi kazandırır. Özellikle kardeş okul uygulaması sayesinde öğrenciler kendi arasında hikaye kitabı, roman gibi araç ve gereçleri kendi arasında paylaşarak farklı gözlem ve inceleme becerisi kazanır. Böylece kendi kitapları dışında daha farklı kitaplarla tanışma ve okuma fırsatı yakalar. Ayrıca okul gözlemi yaparak kendi okulunda olmayan araç ve gereçleri belirleyip, tespit yapabilir.
  3. Öğrenciler kardeş okul uygulamasıyla gerçekleştirilen faaliyetler sayesinde karşılıklı bilgi alışverişi ve iletişimi artırmaktadır.
  4. Kardeşlik, sevgi, saygı ve dostluk artmaktadır. Öğrenciler kendi sınıf arkadaşları dışında başka bir okulun öğrencilerini tanıyarak daha fazla arkadaş sahibi oluyor ve aralarında uzun sürecek dostluk, sevgi ve saygı oluşuyor.
  5. Dayanışma ve işbirliği artıyor. Bu sayede hem öğrenciler ve hem de öğretmenler işbirliği ve dayanışma ile sosyal, sportif faaliyetleri beraber yapabilmektedir.
  6. Farklı kültürleri de tanımak.
  7. Eğitim kalitesi artırmak.

Ulusal egemenlik sözünden ne anlıyorsunuz?

Ulusal egemenlik sözünden ne anlıyorsunuz?

 

Mustafa  Kemal Atatürk “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek ulusal egemenliği ilan etti.Ülkemiz, TBMM açılmadan önce Padişahlıkla yönetiliyordu. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’i ilan ettikten sonra artık yönetim şeklimiz Türk milletinin eline geçti. Yani ulusal egemenlik ilan edildi. Egemenlik, yönetme yetkisi anlamı taşır. Ulusal egemenlik ise milletin devletin yönetiminde, yani seçme ve seçilme hakkı sayesinde kendi vekillerini kendi seçip,ülke yönetiminde söz sahibi olması anlamına gelir.

 

Ülkemizde artık millet meclisi kurulduğundan bu yana söz milletin oldu. Seçimler sayesinde herkes kendi milletvekilini özgürce seçiyor ve istediği partiye oy atabiliyor. 18 yaşını doldurmuş her vatandaş bu hakkı elde ediyor. Dolayısıyla Atatürk’ün her fırsatta ulusal egemenliği savunmasındaki nedenini şimdi daha iyi anlıyoruz. O ileri görüşlülüğü sayesinde, bugünlere kadar gelen milletin refah ve huzurunu sağlamıştır. Nutuk’ta defalarca tam bağımsız ülkeyi savunan Atamız, ulusal egemenliğe verdiği değeri de, bu uğurda gösterdiği üstün başarılarını da daha iyi anlıyoruz. Bize düşen görev ise ulusal egemenliği devam devam ettirip, bu yolda hedefte durmadan yürüyeceğimizi söz vermeliyiz.

Mustafa Kemal’in bağımsızlığa önem vermesinin nedenleri neler olabilir?

Mustafa Kemalin bağımsızlığa önem vermesinin nedenleri neler olabilir?

 

Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta “Türk’ün onuru, kendine güveni ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus, tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!.. “ diyerek ya bağımsızlık ya da ölüm ifadelerini kullanmıştır. Bağımsız bir ülkenin önemini her fırsatta dile getirmiş olan Mustafa Kemal Atatürk bu uğurda çok çaba göstermiştir. Büyük Türk milletinin bir meclisi olması gerektiğini ve ulusun tam bağımsız olup,  Anadolu topraklarında büyük bir ülke kurulması için silah arkadaşları ve askerlerimizle canlarına pahasına savaşmışlardır. İleri görüşlü, sağlam düşünceye sahip olan liderimiz Atatürk, yurdun dört bir yanında bu uğurda insanları teşvik etmiştir. Onun amacı Türkiye Büyük Millet Meclisi kurarak insanların hür, bağımsız yaşamasını sağlamaktı.

 

Meclisin açılması ile beraber artık ulusal egemenlik ilan edildi ve insanların kendi meclisinde söz sahibi olduğu, yani milli egemenliği kurmuştur. Çünkü biz güçlü, vatansever, namuslu, şerefli, büyük Türk milletiyiz. Bizim kendi kararımızı kendimiz vermeye, demokratik bir ülke olarak gelişip, yarınlara tam bağımsız bir ülke hediye etmeliyiz. İşte bu noktada önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’te aynı düşünce içinde olmuş ve bağımsızlığa önem vererek bu güzel ülkemizi bizlere emanet etmiştir.

15 Temmuz darbe girişimine karşı mücadele ederken şehit düşen vatandaşlarımıza hitaben bir mektup yazsaydınız onlara neler söylemek isterdiniz?

15 Temmuz darbe girişimine karşı mücadele ederken şehit düşen vatandaşlarımıza hitaben bir mektup yazsaydınız onlara neler söylemek isterdiniz?

 

15 Temmuz darbe girişiminde milletçe büyük bir başarı gösterdik. Her vatandaş birlik ve beraberlik içinde ülkemizi yıkmak isteyenlere karşı binlerce, yüzlerce insanla karşı konuldu. Bu süreçte kendini kahramanca bu vatan uğruna canını feda edenler oldu. Onlar 15 Temmuz darbe girişiminin şanlı şehitleri oldular. Onlara çok şey borçluyuz.

 

Ülkemizin insanları, kendi vatanı uğruna tıpkı geçmiş tarihimizde nasıl cephede savaşmış, soğuk demeden, kış demeden, açlık demeden vatanı için çaba göstermişken, işte 15 Temmuz darbe girişiminde de aynı ruhu yeniden yaşadık. Düşmanlar, gözünü kırpmadan masum insanların üzerine ateş açarken, kendini siper eden şehitlerimiz oldu. Bugün biz halen Şanlı Türk bayramınızın altında gururla yaşıyorsak onların sayesindedir. Eğer onlar olmasaydı, ülkemiz yine bir darbe girişimi ile sıkıntılı günler yaşamaya başlayacak ve düşman ülkelerinin kolay elde edebileceği bir ülke haline gelecektik. Bundan dolayı bu vatan uğrunda 15 Temmuz’da ülkemiz için savaşan, Ömer Halis Demir’i, Erol Olçak’ı, Ahmet ve Mehmet Oruç’u, Sevgi Yeşilyurt’u ve daha nice, tam 249 şehidimizi unutmayacağız. Sizler 15 Temmuz’da canınızı feda ettiniz. Bizlerde bu vatanımızı ilelebet bu bayrağın altında koruyacağımıza and içeriz. Bu vatan bölünmez, ezanlar dinmez.

En fazla gezip görmek istediğiniz ülke neresidir? Bu ülkenin hangi özelliklerini merak ediyorsunuz?

En fazla gezip görmek istediğiniz ülke neresidir? Bu ülkenin hangi özelliklerini merak ediyorsunuz?

 

Dünyanın dört bir yanında gezilecek o kadar güzel yer var ki seçim yapmakta zorlanıyorum. Tatil ya da farklı amaçlarla olsun birçok ülkeyi gezip, görmek aslında insana çok farklı bakış açısı kazandırır. Özellikle kendi ülkemizde de gezilecek o kadar güzel yerler var ki, her bir bölgenin kendine has kokusu, duygusu, anısı var. Ülkemizde birçok yeri gezmek istesem de başka ülkeleri de görmek tabi ki istiyorum. Bazen televizyon da farklı ülkelerle ilgili belgeseller izliyorum. Bu konuda en çok merak ettiğim ülke ise Japonya.

Japonya nüfus olarak çok kalabalık bir ülke. Onların farklı yemek kültürleri olduğunu duymuştum. Özellikle teknolojik anlamda da oldukça gelişmiş olmalarından ve benimde teknoloji ile aramın çok iyi olmasından dolayı neler üretiklerini merak ediyorum. Hatta internetten Japonya da gezilecek yerler diye araştırma yaptığımda, Tokyo’yu çok beğendim. Çok farklı sokakları, ışıklandırma ile süslenmiş caddeleri var. Oraya gittiğimde farklı teknolojik ürünleri görüp, almak isterim. Ayrıca çocuklar için yapılmış eğlence merkezlerini görmek ve hepsine binmek isterim. Kısacası; Japonya da tamamen farklı bir ülke ve yapacağım çok fazla şey olacağına inanıyorum. Fakat tek korkum yemekleri olur. Kendi yemek kültürümüzden farklı olsa da herhalde hamburger ya da pizza yiyeceğim bir restorant mutlaka bulurum diye düşünüyorum.

Türkiye’de öğrenim gören Türkmenistanlı öğrencilerin iki ülke arasındaki ilişkilere katkıları neler olabilir?

Türkiyede öğrenim gören Türkmenistanlı öğrencilerin iki ülke arasındaki ilişkilere katkıları neler olabilir?

 

Türkiye ve Türkmenistan arasındaki işbirliği çok çeşitli alanları kapsamaktadır. Dış politika, ticaret, ekonomi, kültür ve eğitim en önde gelen alanlardır. Özellikle her yıl birçok öğrenci ülkemizde öğrenim görmek için başvuru yapıyor. Bundan dolayı iki kardeş ülke arasında önemli kültür ilişkileri oluşmaktadır. Her ne kadar Türkmenistan ile bazı geleneklerimiz benzerlik gösterse de farklı yönlerimiz elbette vardır. Bu farklı kültürler, duygular, düşünceler, giyim, üretim, yiyecek gibi daha birçok alanda birbirimize katkı sağlamaktadır.

 

Türkiye’de öğrenim gören Türkmenistanlı öğrencilerin iki ülke arasındaki ilişkilere katkısı çok fazladır. Özellikle kendi turizmimize katkı sağlayacaktır. Ülkemizde gördükleri yerleri, kendi ülkelerinde anlatarak turizme katkı sağlayacaktır. Böylece Türkmenistanlı kardeşlerimizde ülkemizde bu yerleri gezip, görmek isteyecektir. Ayrıca ekonomi alanında da alışveriş yaparak ekonomimize destek verecektir.

 

Kendi kültürümüzde öğrendiklerini ülkelerine taşıyacaklardır. Böylece her ülke arasında dostluk artacak ve kültürel etkileşimler çoğalacak.  Siyasi alanda da çatışma olmayacak, böylece birbirimize çok sıkı bağlı olan ve birbirini destekleyen iki ülke olacağız. Ayrıca ülkemize karşı ön yargılı olan insanlar da ülkemize gelen ve tanıyan öğrenciler sayesinde bu önyargılarından vazgeçip, daha iyi tanımak için ülkemize misafir olacaktır.

Bugüne kadar okulunuzda hangi eğitsel ve sosyal etkinliklere katıldınız?

Bugüne kadar okulunuzda hangi eğitsel ve sosyal etkinliklere katıldınız?

 

Okulda; öğrencilerin sosyal  yaşamda becerilerini geliştirmek, onların sorumluluğu artırmak amaçlı bazı eğitsel ve sosyal etkinlik kulüpleri vardır. Bu belirlenmiş kulüpler dışında öğrenciler kendi eğitsel kulüplerini de kurabilmektedir. Öğrenciler, bu eğitsel ve sosyal etkinlikler sayesinde becerilerini, yeteneklerini, sorumluklarını, iletişimini ve daha birçok kazanımları elde etmektedir. Okulumuzda Vahab, eğitsel ve sosyal etkinliğe katılıyor ve bu süreci sizlerle paylaşıyor:

 

Ben Vahab; okulumuzda eğitsel ve sosyal etkinlik kulübü olarak faaliyet gösteren tiyatro kulübüne üye oldum. Küçük yaştan itibaren etrafımda bulunan kişilerin taklitlerini yapar, onlar gibi davranmaya çalışırdım. Annem ilk tiyatro oyununa götürünce, çok heyecanlanmış ve merakla oyunu izlemiştim. O günden itibaren kısa kısa tiyatrolarımı aileme sunuyordum. Okulda ise böyle bir kulüp olduğunu duyunca hemen üye oldum. Bu kulüp sayesinde; yeteneklerimizi keşfetmek, planlı çalışmak, grup arkadaşlarımızla uyum içinde çalışmak, sosyal becerilerimizi artırmak, saygı ve sevgiyi öğrenmek için harika bir ortam olduğunu öğrendim. Ayrıca sorumluluk duygum arttı, zamanı daha verimli kullanmayı öğrendim ve sosyal ilişkilerim gelişti. Hatta çoğu kişi okulda artık beni tanıyor. Bu kulüp sayesinde okulumu daha çok seviyor ve derslerimi de daha iyi anlıyorum. Ayrıca ileri de çok iyi bir tiyatro oyuncusu da olmak istiyorum.

Bir ülke ile ilgili turizm amaçlı tanıtım broşürü hazırlayacak olsaydınız, broşürünüzde o ülkenin hangi alanlardaki özelliklerine yer verirdiniz?

Bir ülke ile ilgili turizm amaçlı tanıtım broşürü hazırlayacak olsaydınız, broşürünüzde o ülkenin hangi alanlardaki özelliklerine yer verirdiniz?

 

Seyahat şirketleri turizmi canlandırmak adına o ülkeye ait bazı broşürler hazırlar. Bu broşürler sayesinde insanlar o ülkeye ait bilgiler öğrenip, seyahat etmek ister. Bu broşürlerde de bazı özelliklere göre hazırlanır. Siz de bir ülkeyi tanıtmak amaçlı bir broşür hazırlayacaksınız bazı noktalara dikkat etmeniz gerekir.

Öncelikle bu broşürde o ülkenin en önemli ve dikkat çeken gezilecek tarihi yerlerin anlatılması ve görsellerle desteklenmesi gerekir. O bölgeyi anlatırken etkili tarzda cümleler ile dikkat çekmelisiniz. Bunun içinde o ülkeyi veya şehri çok iyi tanıyan bir kişiden öğrenmeli ya da iyi bir araştırma yaparak doğru bilgiler verilmelidir. Hazırlanan broşür çok küçük olmamalıdır. Gerekli ebatta ayarlanmalı ve yazılar okunaklı olmasının yanında yazı ve resim bütünlüğüne dikkat edilmelidir. Ön kapağa koyacağınız görsel ve yazı, anlatmak istediğiniz ülkenin hakkında dikkat çekici bilgiler vermelidir.

Gezilecek olan yerler, resimlerle desteklenmeli ve seçilen her görsel kaliteli ve bununla beraber orayı en iyi şekilde anlatmalıdır. Eğer ki bu konuda daha iyi bilgi almak isteyenler için adres ve telefon numarası yazılmalı. Ayrıca bunu bir firma düzenliyorsa firma adı ya da şahıs ismi de eklenmelidir. Böylece kağıt kalitesine de dikkat ederek turizm amaçlı tanıtım broşürünüzü hazırlamış olacaksınız.