İlk Türk İslam devletlerinin adlî teşkilatlarını göz önünde bulundurarak, o dönemde adaletin uygulanması noktasında gösterilen hassasiyet hakkında bilgi veriniz.

İlk Türk İslam devletlerinin adlî teşkilatlarını göz önünde bulundurarak, o dönemde adaletin uygulanması noktasında gösterilen hassasiyet hakkında bilgi veriniz.

 

Yapısal olarak ikiye ayrılmaktaydı. Bunlar örfi ve şeri yargıydı. Şeri yargıda ; Aile, miras, ölüm ve ticaret gibi konulara değinilmekteydi. Şeri davalarla kadılar ilgilenirdi. Ancak kadıların verdiği kararlara itiraz edilirse Divan-ı Mezalim’de görüşülürdü. Örfi yargıda ise işler toplumsal konulardan biraz uzaktaydı. Burada genellikle ; Askeri, yönetimsel ve mali hukuklarını kapsayan konular görüşülürdü. Başlarında Emir-i Dad bulunurdu ve örfi mahkemelerin ağır siyasi olaylara verdiği kararlar, sultanın başkanlığında özel mahkeme yolu ile hükme bağlanırdı. Fakat ordu mensuplarının davalarına ise kadıaskerler bakmaktaydı, bu kişilere kadıleşke denirdi.

Günümüzde yazılı anayasası olmayan demokratik ülkeler var mıdır?

Töre, ilk Türk devletlerinde yazılı olmayan hukuk kurallarıdır. Günümüzde yazılı anayasası olmayan demokratik ülkeler var mıdır?

 

Evet günümüzde yazılı olarak anayasası bulunmayan bir ülke vardır. Birleşik Krallık herkesin bildiği gibi bir anayasa devleti olmasına rağmen yazılı bir anayasası bulunmaz. Unutulmaması gereken bir durum vardır ki İngiltere adında bir devlet yoktur, ülke vardır. Birleşik Krallık ile çok karıştırılan İngilitere devlet değildir ülkedir. Birleşik Krallık ise ; İngiltere, Kuzey İrlanda, Galler ve İskoçya’dan oluşmaktadır.

Adalet terazisinin bozuk olması, insanlar arasında ne gibi sıkıntıların yaşanmasına sebep olur?

Adalet terazisinin bozuk olması, insanlar arasında ne gibi sıkıntıların yaşanmasına sebep olur? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Adalet terazisi bozuk olan ülke de yozlaşma en üst seviyelerde olur, halk adalet bulamadığı bir yerde kendi adaletini kendisi belirler. Eğer halk kendi adaletini kendisi belirler ise yaşanan olayları hiç bir silahlı güç, devlet gücü bastıramaz. Çünkü biz insanlar nefisleriyle hareket eden varlıklarız vicdanımız ne ise adaletimiz de o dur. Bu sebepten ötürü adalet terazisinin sağlamlaştırılması devlete düşen en büyük sorumluluktur. İnsanların adalete olan inancı azalırsa kendi kuralları kendi yasaları ortaya çıkmaya başlar.

Töre ile anayasa arasında bir ilişki kurulabilir mi?

Töre ile anayasa arasında bir ilişki kurulabilir mi? Düşüncelerinizi söyleyiniz

Töre, örf ve adetlerin bir araya gelerek, çevrenin büyükleri ve sözü geçenleri tarafından legal veya illegal olan kurallardır, yazılı olsa da devlet anayasasında herhangi bir geçerliliği yoktur. Törelerin cezaları anayasal cezalara kıyasla daha kötü sonuçlar doğurabilir. Törenin günümüzde bize yansıtılanı budur ancak töre biz Türklerin değişmez anayasasıdır. Divanü Lügati’t-Türk’de töre ; görenek ve adet olarak açıklanmıştır. Töre, Türk örf ve adetlerinin kesin hükümlerinin birliğidir.

 

Törenin önemini en iyi Orhun Kitabelerinde değinilmiştir ; Töresiz bir devlet veya topluluk olamayacağını belirtmiştir. Kağan emirleri ve yargıçlar kararlarını töreye göre vermiştir. Kısaca toparlamak gerekirse ise asıl törenin anlamı biz Türklerin eskiden anayasasıydı. Peki anayasa ile farkları neler? Anayasa ile bir farkı yoktur aslında. İkisi de biz Türklerin yazılı kurallarıdır. Töre eskinin, anayasa da şimdinin kurallarıdır.

Köyden kente göç eden bir aile, şehirde ne gibi zorluklarla karşılaşabilir?

Köyden kente göç eden bir aile, şehirde ne gibi zorluklarla karşılaşabilir?

Yabancı bir yere göç etmede ki en büyük zorluk, büyük ihtişamda kaybolmaktır. Her yolun kendini farklı bir yere bağladığı bir yer de yaşamak biraz sıkıntılıdır. Bu konu da en büyük sorunu ulaşım için hangi yolu değil hangi aracı kullanılacağı olacaktır. Bunun yanında göç eden aile ilk etapta taşındığı çevrenin nasıl olduğunu bilmediğinden dolayı, karşılarında ki insanlara nasıl yaklaşıp, anlaşacağını bilemeyebilir.

 

Büyük şehirlerde ki iş gücünün yüksek olmasının yanı sıra bu herkesin kendi yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre sınıflandırılamayacağından dolayı istemediği bir işte geçimi yüzünden çalışmak zorunda kalabilir. Bu sorunlar saymakla bitmez fakat geçmişe kıyasla ulaşım artık büyük şehirler de hangi araçla nereye gidileceğini bilmekten geçiyor. Yeni göç eden birisinin en büyük zorluğu ulaşım ve sosyal çevresi olabilir.

İnsanlar Köylerden Kentlere Neden Göç Eder?

İnsanlar Köylerden Kentlere Neden Göç Eder?

İnsanların yaşadığı yerleri bırakıp kentlere göç etmesinin ardında bir çok sebep yatabilir. Geçim ve iş konusu bunların başında gelenler arasındadır. Şehirlerde bulunan olanakların, köy alanlarına kıyasla daha fazla olduğu su götürmez bir gerçektedir. Şehirlerde bulunan sanayi, fabrikasyon ve iş imkanları köylere göre  daha yüksektir. İnsanların çocuklarının gelecekleri için kaygılanması en önemli faktörlerden birisidir ki şehirler de bulunan eğitim faaliyetleri köylere oranla kıyaslanamaz derece de yüksektir.

 

Köyde bulunan iş gücünün azalması buna önemli derece de etki etmektedir, ülkemizi ele alırsak Marshall planıyla ülkemizde traktörün kullanılmaya başlamasından sonra köylerde bulunan iş gücünün eskiye kıyasla büyük oranda düşmesi günümüzde bulunan göçlerin de temellerinde yer almaktadır. Köy topraklarında ki verimsizleşme ve miras yoluyla parçalanması da etkilidir. Fakat sosyal ve kültürel açıdan köyler, şehirlere kıyasla daha düşük seviye de kalabilir. İnsanların çalışma, barınma, eğitim gibi haklarının yanı sıra eğlence, sosyallik vb. konularda da hakları bulunmakta. Köylerde bulunmaya bu hakların şehirlerde daha kolay erişilebildiğini unutmamalıyız.

Ülkemize katkı sağlamış kişiler arasında sizi en çok kim etkilemiştir?

Ülkemize katkı sağlamış kişiler arasında sizi en çok kim etkilemiştir? Neden? Söyleyiniz.

Ülkemize katkı sağlayanlar arasında beni en çok etkileyen Atatürk’tür. Atatürk Türk halkının kalkınması için fazlasıyla çaba göstermiştir. Atatürk konusunda beni etkileyen en önemli şey yeni savaştan çıkmış olan bir ülkeyi kısa dönemde toparlamasıdır. Eğitim alanında yaptığı yeniliklerle ülkemizde yeni bir devir başlatmıştır. Atatürk’ün eğitim alanında yaptığı yenilikler sayesinde ülkedeki okuma yazma oranı büyük ölçüde artmıştır.

 

Atatürk, kadın haklarında da bir devrim yaratmıştır. Önceden ikinci planda kalan kadınlar, kendilerine tanınan haklar sayesinde birçok alanda söz sahibi olmuştur. Türk kadını seçme ve seçilme hakkını birçok ulusun kadınlarından daha önce elde etmiştir. Kadınlar kendilerini eğitim, bilim gibi birçok alanda kanıtlamışlardır.

 

Atatürk’ün ileri görüşlülüğü ve keskin zekâsı da beni oldukça etkileyen özellikleri arasında yer alır. Atatürk’ün bu özellikleriyle Türk halkının azim ve gücünün birleşmesi sonucunda birçok cephede zafer elde edilmiştir.

Atatürk’ün beni etkileyen özelliklerinden birisi de içinde bulunan çocuk sevgisidir. Çocuklara olan sevgisi o kadar fazladır ki 23 Nisan’ı tüm çocuklara armağan etmiştir.

Belediyelerin görevleri nelerdir? Yazınız.

Belediyelerin görevleri nelerdir?

 

Yaşadığımız il ve ilçelerin tüm hizmetleri belediyeler tarafında yürütülmektedir. Bu nedenle Belediyelerin birçok görevi vardır. Belediyelerin en temel görevlerini 6 maddeyle özetleyebiliriz.

 

  • Belediyeler şehirlerin altyapısıyla alakalı her şeyden sorumludurlar. Şebeke ve doğalgaz dağıtımı belediyelerin sorumluluğundadır. Ayrıca kanalizasyon ve şehir içinde bulunan yolların yapımı ve denetimi gibi görevler de belediyelere aittir.
  • Şehrin güvenliği ve temizliği de belediyelerin görevlerindendir. Yolların, sokakların temizlenmesi için çalışmalar yürütürler. Zabıtalar da belediyenin sorumluluğundadır ve bulundukları bölgelerde güvenliği sağlarlar.
  • Bina, alışveriş merkezi gibi yapıların yapımına başlanması için belediyeden izin alınması şarttır. İmarla ilgili izinleri belediyeler verir.
  • Şehirle ilgili ekonomik faaliyetler de yine belediyelere aittir. Belediyeler pazar yeri kurma, sanayi bölgesi oluşturma gibi görevleri üstlenirler.
  • Belediyelerin en önemli görevleri eğitim ve sağlık hizmetleridir.  Gerekli eğitimlerin alınabilmesine imkân sağlarlar. Ayrıca herkesin temel sağlık hizmeti alması için çalışmalar yürütürler. Bunun için çeşitli sağlık merkezleri oluştururlar. Bu merkezlerde koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetleri verilir.
  • Son olarak belediyeler şehirde bulunan tarihi eserleri korumakla yükümlüdürler. Bunun yanı sıra şehirdeki kültürel etkinliklerin düzenlenmesi de belediyelerin görevleri arasında yer alır.

Atatürk’ün kişisel özelliklerine örnek veriniz.

Atatürk’ün kişisel özelliklerine örnek veriniz.

 

  • Atatürk’ün en önemli kişisel özelliği vatansever olmasıdır. Atatürk, vatanın savunulmasını her şeyden üstün görmüştür ve bu konuda hiçbir fedakarlıktan kaçınmamıştır.
  • Atatürk, ileri görüşlülük özelliği ile de öne çıkan bir liderdir.  Çanakkale muhaberelerinde   düşmanların nereden saldırı yapabileceğini tahmin etmiştir. Daha sonrasında ise gerekli önlemleri alarak savaşın gidişatını değiştirmiştir. Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında Atatürk’ün ileri görüşlülüğünün büyük bir payı vardır.
  • Atatürk eğitime çok önem verirdi. Türk toplumunun belirli bir çağdaşlık düzeyine ulaşması onun önde gelen hedeflerinden biriydi. Atatürk yaptığı harf devrimi sayesinde Türk halkının eğitiminde yeni bir sayfa açmıştır. Kadınların eğitimine de ayrı bir önem vermiştir.
  • Atatürk’ün özelliklerinden biri de birleştirme gücüdür. Millî Mücadele dönemlerinde milli birlik ve beraberliğin oluşmasını sağlamıştır.  Böylece düşmanlara karşı tek tek direnmek yerine milletçe birleşerek birlikte savaşılmıştır. Bu sayede birçok zafer kazanılmıştır.
  • Atatürk çok yönlü ve inkılapçı bir liderdi.  Atatürk’ün inkılaplarının temelinde Türk milletinin gelişmesi ve ilerlemesi vardı. Atatürk, Türk toplumunun muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için birçok adım atmıştır.

Geri dönüşüm ile ilgili neler yapabiliriz?

Geri dönüşümle ilgili neler yapabiliriz? Açıklayınız

Evimizde, okulumuzda elimize geçen bazı atıkları geri dönüşüm yapmak için gerekli yerlere atmalıyız ve çevremizdeki insanları da bu konuda uyarmalıyız. En önemli geri dönüşüm atığı kağıttır. Kâğıt yapılması için yüzlerce ağaç kesilmektedir. Bunun için eskiyen defterlerimizi ve gereksiz kağıtları geri dönüşüm kutusuna atarak değerlendirmeliyiz.

 

Yediğimiz yiyeceklerin ambalajlarını da geri dönüşüm kutusuna atıp, çevremizi kirletmeden tekrar kazanılmasını sağlayabiliriz. Geri dönüşüm doğa için çok faydalıdır. Çünkü geri dönüştürülebilen atıklar hem çevremizi temiz tutmaya hem de tekrar bu atıkların kazanılmasına yarar.

 

Geri dönüşüm kutularına atıkları atarken, cam, plastik ve kâğıt olarak ayrı biçimde atmalı ve geri dönüştürülmesinde fayda sağlamalıyız.  Bunun içinde evimizde bu atıklara uygun çöp kutuları bulundurmalıyız. Ayrıca son yıllarda mavi kapak toplama projesi başlatıldı. Bu projeyle toplanan mavi plastik şişe kapakları geri dönüşüme gönderiliyor ve elde edilen gelirle engelli kişilere akülü tekerlekli sandalye dağıtılıyor.

 

Böylece hem ekonomiye katkı sağlanmış ş oluyor hem de sosyal sorumluluk duygumuzun gelişmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle geri dönüşüm konusunda çevremizdeki kişileri de uyararak onlarında katkı sağlamalarına yardımcı olmalıyız.