Bayrağımızdaki renklerin ve şekillerin anlamlarını biliyor musunuz?

Bayrağımızdaki renklerin ve şekillerin anlamlarını biliyor musunuz? Açıklayınız.

 

Türk Bayrağı; ülkemizi temsil eden milli değerimizdir.  Bayrak bilinci ülkemiz açısından da oldukça önemli bir konuma sahiptir. Özel günler de ev ve işyerleri olmak üzere ülkenin her alanında bayraklar asılır. Özel günler; Zafer Bayramı,29 ekim, 23 nisan 19 mayıs, 10 kasım, gibi önemli tarihler bulunmaktadır. Türk bayrağımızın rengi al (kırmızı) rengindedir. Üzerin de beyaz renkte hilal ve yıldızdan oluşmaktadır. Kırmızı renkteki bayrağımızın anlamı şehitlerimizin kanını temsil eder. Üzerinde bulunan ay ve yıldız şekilleri ise adalet ve birlikteliği belirtmektedir. Yıllardır süre gelen savaşlar neticesinde bayrağımızı göklerde tutan Türklük bilinci bayrağımızın daima yükseklerde olmasını sağlamaktadır. Türk tarihimiz çok eskiye dayanan ve büyük zaferlere dayanan bir ülkedir. Türk Bayrağımızın tarihteki yeri de çok önemlidir. Bu konuyla ilgi birçok bilgi bulunmaktadır. Kimileri 1.Kosova savaşına bağlı olduğunu belirtirken, kimileri de bu tarihin çok eski zamanlara dayandığını söylemektedir. Bu savaş Osmanlı Devleti ve Balkan ittifakı ile yapılmıştır. Osmanlı Devleti’nin zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu savaşta binlerce kişi hayatını Kaybetmiştir.

 

Son olarak bayrağımızdaki renklerin şekillerin anlamına bakacak olursak; Yerde biriken kan bayrağımızın, rengi olarak belirlenmiştir. Üzerin de bulunan ay ve yıldız ise zaferi ve özgürlüğümüzü temsil etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte Türk Bayrağımızın rengi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından belirlenmiştir.

İnsanlık tarihinin en büyük liderlerinden biri olan Atatürk’ün doğayı çok sevmesi, onun hangi özelliklerinden kaynaklanıyor olabilir?

İnsanlık tarihinin en büyük liderlerinden biri olan Atatürk’ün doğayı çok sevmesi, onun hangi özelliklerinden kaynaklanıyor olabilir?

 

İnsanlık tarihinin en büyük liderlerinden birisi Atatürk’tür. Atatürk doğayı çok sevmesiyle bilinmektedir. Bu konuda da bir çok çalışması olmuştur. Bunun en belirgin örneği Ankara’da bulunan Atatürk Orman Çiftliği’dir. Bu çiftliğin hikayesine bakacak olursak; zamanında bu alan bataklık ve demir yolu ile çevrili bir yerdi. Atatürk bu alanı ağaçlandırma yaparak çiftlik haline getirmiştir.(sene 1925) Şuanda ise bu alan bir dinlenme alanı olarak kullanılmaktadır. Atatürk’ün isteği doğrulusunda bu alanlara dikilen ağaçlar büyüyerek , gölgesinden faydalanılabilir hale gelmiştir. Ulu önderin doğaya olan sevgisi bazı özelliklerinde kaynaklanmaktadır.  Atatürk’ün bu konu da birkaç hikayesine bakacak olursak :

 

Atatürk’ün Cumhurbaşkanı seçildiği zamanlarda köşkünü Çankaya’da seçmiştir. Bunun tek sebebi ise bahçede bulunan birkaç ağaçtan dolayıdır. Ulu Önderin ağaç ve doğa sevgisi, doğaya verdiği önemden kaynaklanmaktadır. Bir başka hikayeye bakacak olursak ; Atatürk bir gün çiftliğe gitmiştir. Köşkün yanında bulunan bir ağacın kesildiğini gören ulu önder  , Kesen kişiyi yanına çağırmıştır. “Neden ağacı kesiyorsun?” sorusuna yanıt olarak ağaç çok uzamış binaya zarar vermektedir. Cevabını alan Mustafa Kemal Atatürk bahçıvanın bu cümlesini beğenmeyerek şöyle buyurmuştur “ Ne olursa olsun ağaç kesilmeyecek gerekirse bina kaydırılacak “ diyerek doğaya olan sevgisini bir kez daha göstermiştir.

Şehitlerimizin tabutlarının üstüne bayrağımızın niçin örtüldüğünü biliyor musunuz?

Şehitlerimizin tabutlarının üstüne bayrağımızın niçin örtüldüğünü biliyor musunuz? Açıklayınız.

 

Ölüm hayatımızın bir gerçeğidir. Asker de , savaşta veya benzeri olaylarda ölen kişilere şehit denir. Şehitlik makamı oldukça önemli bir mevkiye sahiptir. Şehitlerimiz bizler için, ülkesi için din dil, bayrak uğruna sonuna kadar savaşır, kanlarını döker.  Bu tür durumlarda bazen askerlerimiz yaşamlarını yitirirler. Öldükleri zaman da şehitlerimizin tabutlarının üzerine Türk bayrağımız örtülür. Bunun sebebi, şehitlerimiz vatan uğruna , al bayrağımızın daima dalgalanması adına  canlarını feda ettikleri için bayrak  ile onların çok önemli bir makamda olduklarını gösterirler.

Şehitlik herkesin ulaşmak istediği bir noktadır. Ülkemizin huzuru onların sayesindedir.

 

Şehitlik demek;

  • Canını hiçe saymaktır.
  • Allah yolunda can vermektir.
  • Bayrağı uğrunda savaşmaktır.
  • Devlet uğruna canlarını feda etmektir.

 

Askerlik zamanında olan kişiler veya meslek grubu olarak da hayatlarını asker olarak sürdüren kişiler yaralanma ve ya ölüm durumları yaşayabilirler. Bu durumlarda sonuç ölüm ise şehit yaralanma ise gazi olarak bilinmektedir.. Şehitlerimizin özellikle Çanakkale şehitliğinde mezarlıkları bulunmaktadır. Hepsinin üzerinde bayrak vardır. Bunun sebebi şehit olduklarının bir göstergesidir. Aslına bakılırsa şehitlerimize gösterilen bir saygıdır. Askerlerimiz ülkemizin olmazsa olmazıdır. Askerlerimizi el üstünde tutarak onlara saygı göstermeliyiz. Vatanı vatan yapan , bayrağımızı el üstünde tutulmasını sağlayan kişiler askerlerimizdir.  Ülkemizi refahı ve huzuru için uğraşan askerlerimize saygımız ve sevgimiz asla bitmeyecektir.

Bayrakları bayrak yapan, üstündeki kandır Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır özdeyişi ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi açıklayınız.

“Bayrakları bayrak yapan, üstündeki kandır Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” özdeyişi ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi açıklayınız.

 

Bayrak; bir ülkenin var olmasını sağlayan özgürlüğünü gösteren en önemli öğedir. Bayrağımız kırmızı al rengindedir. Üzerinde yıldız ve hilal bulunmaktadır. Bayrağımız kırmızı rengini şehitlerimizin kanından aldığı söylenmektedir. Bayrak bir ülkede olmazsa olmazdır. Önemli günlerde de bayrağımız daima ön plandadır. Düğün , asker , resmi tatil günleri ve şehir cenazelerinde yer almaktadır. Büyük zorluklarla kazanılan bayrağımızı korumak 7’den 70’e herkesin en asil görevidir. Bu kişiler bayraklarını daima en üstte tutar ve canını verecek dahi olsa onu korumaktan asla vazgeçmezler. Bu bilinç bayrak ve vatan sevgisinden kaynaklanır. Bayrakları bayrak yapan , üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Özdeyişi ile de bu konuyu kapsayarak vatan sevgisinden bahsedilmiştir.

 

Vatan ise bireyin bulunduğu yaşadığı ortamdır. Burada özgür bir hayat sürmesi vatan ve bayrak sevgisine olan bağa bağlıdır. Vatan yaşadığımız topraklardır. Orası ne kadar sağlam ve özgür alan olursa bizler de o derece mutlu oluruz. Bunu yapmak ve bunun bilincinde olmak kendi elimizdedir. Vatan uğruna şehir olanları unutulmamalıdır. Bu ülke için oldukça fedakarlık gösteren başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere askerlerimize vatan ve bayrağımıza duyulan saygıyı göstermeyi birer borç biliriz. Bu sebepten dolayı bayrağımızı daima en yükseklerde olmasına özen göstermekten vazgeçmeyelim

Atatürk’ün bütün dünyada tanınan, takdir edilen bir lider olması onun hangi özelliklerinden kaynaklanmaktadır?

Atatürk’ün bütün dünyada tanınan, takdir edilen bir lider olması onun hangi özelliklerinden kaynaklanmaktadır?

 

Ülkemizin Kurucu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk bütün Dünya’da tanınan , takdir edilen bir liderdir.

Atatürk’ün bütün dünyada tanınan lider olmasına olanak sağlayan özellikleri arasında yer alan şeyler:

  • İleri görüşlü birisi olması
  • Azimli olması
  • Liderlik özelliğine sahip olması
  • Cesaretli olması

 

İleri görüşlü olması:

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk oldukça ileri görüşlü olmasıyla bilinmektedir. Kazandığı zaferleri  bu özelliğiyle de almıştır. İleri görüşlülük ; gelecek zamanda olan olayları hesaplamak nerde ne olacağını planlamak ve ona göre yaşamaktır.

 

Azimli olması:

Azim başarının anahtarıdır. Hayatta karşımıza çıkan engeller ve sorunları çözmek için  kararlı ve istikrarlı olmak gerekir. Ama en önemlisi azimli olmak gerekir. Azim; Oluşan olaylara hırs gösterisinde bulunup daha iyi yerlere gelme durumudur.

 

Liderlik özelliğine sahip olması:

Liderlik ; özelliğine sahip olmak herkes de olmayan bir özelliktir. Lider olan birisi kendi fikirlerinin dışında başkalarının da düşüncelerini önemserler , önerilere açık olup insanları önemserler. İnsanlara adil ve eşit davranırlar. Zor durumlarda bile soğukkanlılıklarını koruyup , yanlış karar vermekten kaçınırlar. İnsanları fikirleri ile etkileme gücüne sahiptirler

 

Cesaretli Olması:

Cesaretli olmak , bir çok başarıyı da getirir. Korkak bir birey bir adım bile adım atamazken cesaretli birisi birçok zaferi de beraberinde getirir. Bunun için kişinin kendisine güvenip cesaretli olması gerekir.

 

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ‘de bütün bu özellikler vardır. Üstün başarısını bu özellikleri de borçludur.

Umre İle Hac Arasında Sizce Ne Tür Farklar Olabilir?

Umre İle Hac Arasında Sizce Ne Tür Farklar Olabilir?

 

Hac ve umre ibadeti birbirine karıştırılmaktadır. Oysaki iki ibadet arasında farklar bulunmaktadır. Müslüman kişilerin maddi imkanı varsa ömründe bir kez hac ibadetini yapması farz bir ibadettir. Umre de böyle bir zorunluluk yoktur. Hac ibadeti hadisler ve ayetlerle desteklenen bir ibadettir. Hac ve umre ibadeti arasındaki farklılıklar;

 

  • İki ibadet arasında en büyük fark birinin sünnet birinin farz olmasıdır. Hac ibadeti farzdır ve farz sevabı vardır. Umre ibadeti sünnet bir ibadettir yani Peygamber Efendimizin yaptığı ve tüm Müslümanların yapması halinde Peygamber Efendimizin yaptığı ibadeti yapması anlamındadır.
  • İslamın beş şartından biri hac ibadetidir. Umre ibadetinde böyle durum yoktur. Maddi imkanı olan her insan istediği zaman umre ibadeti yapabilmektedir.
  • Hac ibadeti senede bir kez kurban bayramı ve arefe günü olmak üzere yapılırken, umre ibadeti hac zamanı dışında yılın her zamanı yapılabilmektedir.
  • Hac ibadetinde zorunlu Tavaf vakfesi ve Say vakfesi haricinde Müzdelife ve Arafat vakfesi vardır. Umre ibadetinde sadece Say ve Kabe’nin tavaf edilmesi zorunludur.
  • Hac ibadeti sırasında kurban kesilir, şeytan taşlanır. Umre ibadetinde bunlar zorunlu değildir. Umreye giden kişiler istedikleri taktirde bunları yerine getirebilmektedir.
  • Hac ibadetinde Cem-i Takdim, Cem-i Tehir, Veda Tavafı ve Kudüm Tavafı yapılması gerekmektedir. Umre ibadetinde bunları yapmak zorunlu değildir.

Sizce kurban ibadeti insanın duygu dünyasına ne gibi katkılarda bulunur?

Sizce kurban ibadeti insanın duygu dünyasına ne gibi katkılarda bulunur?

 

Kurban, durumu uygun olan her Müslüman için farz olan ibadetlerden biridir. Kurban ibadetinin sembolik bir anlamı bulunmaktadır. Bu, bir teslimiyet ve doğru olana yaklaşma olarak görülmektedir. Yoksa kesilen kurbanın maddi yanı Allah için hiçbir şey ifade etmemektedir. Diğer ibadetlerde de olduğu gibi amaç, Allah’ın rızasını kazanmak, salih kullar arasına girmektir. Bunun haricinde insanın psikolojisine pek çok yararı da bulunmaktadır. Bunlar:

 

  • İlk olarak kurban ibadeti ile insan, Allah’a yönelerek ruhsal manada bir huzur bulur.
  • Allah’ın insanın emrine verdiği nimetlerden usule uygun olarak faydalanmayı ve ihtiyaç sahiplerine bundan pay vermeyi öğreterek yardımlaşma hissini kuvvetlendirir.
  • Kurban kesmek, insanın nefsindeki mal bağlılığını köreltir, onu cimrilikten uzak tutar.
  • Toplumsal dayanışmanın ve paylaşımın artmasını sağlar. Bir kardeşlik ortamı oluşturulmasına katkı sağlar.
  • İnsanlar arasındaki iletişimin güçlenmesine yardım eder. Merhamet duygusunun oluşmasını sağlar.
  • Allah’ın bahşetmiş olduğu nimetlerden zengin fakir herkesin istifade etmesine zemin hazırlar.
  • Kurban ibadeti insanlara, Hz. İbrahim ile İsmail’in kulluğunun özünü, yani teslimiyeti hatırlatır.
  • Kurban, bir şiddet tatmini olmayıp kesim hayvanlarına eziyeti yasaklamıştır. Ayrıca kesilecek hayvanlar için bazı şartlar da vardır. Bu bağlamda kurban nimetlere bir saygı duyulmasını da sağlamaktadır.
  • İslamda hayvana eziyet hoş karşılanmadığı gibi, israf da kötü gözle bakılan olgulardan bir diğeridir. Yapılan kurban ibadeti insanları israf etmekten alıkoyar.
  • Ayrıca kurban, Allah’ın bizlere verdiği pek çok nimet için hem bir şükür hem de çeşitli bela ve kötülüklere karşı bir kalkan, bir koruyucudur.

Yukarıdaki Ayeti Tefsirlerden Araştırarak Burada Anlatılmak İstenilen Düşünceyi Arkadaşlarınızla Paylaşınız.

‘Onların Etleri ve Kanları Asla Allah’a Ulaşmaz. Fakat O’na Sadece Sizin Takvanız ( Allah’a Karşı Gelmekten Sakınmanız) Ulaşır…’ ( Hac Suresi, 37. Ayet) 

 

Hac suresi 37. Ayet hakkında pek çok tefsir bulunmaktadır. Tefsirlerde genel olarak kesilen kurbanların etlerinin ve kanlarının dünya üzerinde kaldığı ve Allah’a ulaşmadığının bilinmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Yüce Allah’a ulaşan şeylerin sadece Allah’ın Kuran-ı Kerim’de emrettiği esasların benimsenerek bunları hayatımızda uygulamamız, şirkten kaçınmamız, büyük günahların tamamından sakınmamız ve kulluğun vermiş olduğu sorumluluklarımızı harfiyen uygulayarak hak ve adaleti gözeterek, hem dini hem de sosyal sorumluluklarımızın bilincinde olmak ve bu sorumluluklarımızı yerine getirmemizdir. Allah’ı anarak onu yüceltmek ve iyiliği, doğruluğu, iyi ahlakı ve iyi örnek olmak, dürüstlük, hayırlı işler ile uğraşmak, insanlara yardım etmek gibi pek çok güzel davranışın Allah’a ulaştığını bilmelisiniz. Yoksa sırf kesmiş olmak için kesilen bir kurbanın Allah katında bir önemi yoktur. Ayrıca Allah’ın kulları arasında kurban kesen veya kesmeyen üstünlüğü yoktur. Yüce Allah’ın nazarında Takvada üstünlük vardır takvada üstünlük içinde kesinlikle Kuran-ı Kerim rehber olarak tayin edilmiş bir hayat yaşanmalı, ibadetler hiç aksatılmadan yerine getirilmelidir. Elbette ki kurban kesmek de Allah’ın emirleri arasında yer almaktadır. Ancak her kurban kesen zengin kul için cennet kapıları ardına kadar açılacak diye bir şey söz konusu değildir. Kurban kesme ibadeti de yine sadece Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik yapılan bir ibadettir. Amma kurban kesmeye gücü olmayan kullar cennete alınmayacak mı? Haşa tabi ki Allah’ın rızasını kazanmak için ibadet eden ancak kurban ibadetini yerine getiremeyen ve takva sahibi olan her kul hak etmiş ise cennet ile elbette mükafatlandırılacaktır.

Namaz kılmanın mekruh olduğu vakitlerin neler olduğunu araştırınız.

Namaz kılmanın çeşitli nedenlerden dolayı mekruh kılındığı, kerih görüldüğü vakitlerdir. Bu vakitlerin bazılarında hiçbir namaz kılınmazken bazılarında sadece nafile namazlar kılınmaz.

 

Namaz kılmanın mekruh olan vakitler şunlardır:

 

  • Güneşin doğmasından bir mızrak boyuna kadar yükselinceye kadarki zamandır. Bu zaman ülkemizde sabah namazının bitimini gösteren güneşin doğmasından sonraki 40 ile 50 dakika arasındaki zamandır.
  • Güneşin yükselip tam tepeye geldiği, zeval anının bulunduğu zamandır. Bu mekruh vakit ise, öğle ezanından önceki 40 dakikalık zaman olduğunu gösterir.
  • Güneşin sararmasından, gözleri kamaştırmaz hale gelmesinden itibaren tam batışının gerçekleşmesine kadarki zamandır. Bu vakitte, akşam ezanından önceki 45 dakikalık zaman dilimidir.

 

Sıralanan üç kerahet vaktinde ne kazaya kalan namaz, ne vacip namaz, ne cenaze, ne secde ayeti yapılamaz. Şayet kişi farkında olmadan üç kerahet vaktinde namaz kılar veya secde yaparsa kaza etmesi gerekir. Üç vaktin, ateşe, güneşe tapanlar gibi farklı dinlere mensup olanların ibadet vakti olduğundan onlara benzememek için hak dine saygının göstergesi olarak namaz kılınmaz.

 

Nafile namaz kılınmanın mekruh olduğu vakitler;

  • Fecr-i Sadık’ın doğmasından güneşin doğacağı ana kadar olan zamandır. (Sabah namazını kıldıktan sonraki zaman anlamına gelmektedir)
  • İkindi namazını kıldıktan sonra güneşin batacağı ana kadar geçen vakittir.(İkindi namazını kıldıktan sonraki zaman anlamına gelmektedir.)İki vakitten birinde başlanmış olan bir nafile namazı, kerahetten kurtulması için bozulmuş olursa, sonradan onu kaza etmek gerekir.
  • Akşam namazının farzından önce
  • Bayram namazlarından önce
  • Müzdelife ve Arafat’ta cemler arasında
  • Farz namazın vakti daraldığında
  • Farza durmak üzere kamet getirildiğinde
  • Cuma günü hatibin minbere çıkmasından cuma namazı bitinceye kadarki vakitlerde nafile namaz kılınmaz.