Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Görseller arasındaki farklılıklar nelerdir? Yazınız.

İki resimde geçmiş yıllarda çocukların vakit geçirme oyun oynama tarzları gösterilmiş. Renksiz olan resim, eski yıllarda anne – babalarımızın çocukluk yıllarından 5 taş isimli oyunu oynarker çekilmiş bir resim. 5 taş da taşlar önce yere atılır sonra sırasıyla 1 er, 2 şer, 3 er, 4 er toplanırdı. Son aşama olan 5 lerde ise elimizle kale yapıp bir taşı havaya atarken o esnada diğer taşı kaleden içeri atmaya çalışırdık.

 

İkinci resim ise günümüz çocuklarının atari, play statiton, bilgisayar oyunu adı altında araba yarışı oynamalarını gösteren bir resim. Vücudun hareketsiz olduğu, televizyon, bilgisayar gibi elektronik aletlere bağımlı kaldığımız bir dönem.

Şehitlerimiz Sizin İçin Ne İfade Ediyor?

Türk halkı tarih boyunca savaşçı bir millet olarak görülmüştür. Yüzlerce savaşa katılarak binlerce şehit Türk ırkına mensup olan kişilerin varlığı tahmin edilebiliyor. Halen daha Türkiye Cumhuriyeti’nin askeri birlikleri içerisinde şehadet şerbetini içen kişiler bulunmaktadır. Terör örgütleri ya da farklı operasyonlar içerisinde olan Türk ordusunun mensupları şehit olabiliyorlar. Çatışma içerisinde görülen bu durum insanın hayatını kaybetmesi gibi gelişse de yakınlarını üzmeyecek bir sonuç olarak ifade edilmektedir. Şehadet mertebesine ulaşan kişilerin ölümsüzlüğe erişeceği ve her zaman canlı kalacağı da hem İslam’da yer alan hem de Türk töresinde bulunan bir durum olarak tanımlanan bir ifade olarak bilinmektedir.

 

Ülkemizin toprak bütünlüğünü korumak için mücadele veren askerlerimizin şehadet mertebesine ulaşması mutluluk verici olarak görülebilmektedir. Düşmana karşı vatan müdafaası içerisinde olan askerlerimizin bu aziz milletimizin önemli bir değeri olduğu unutulmaması gerekmektedir. Üzerinde yaşadığımız toprakların yanında bayrağımızı ve hürriyetimizi korumak için sınır ya da ülke içlerinde mücadele veren kolluk kuvvetlerimiz biçim için son derecede önemlidir. Bu durumu bozmak isteyen kişilerle mücadele ederken yaralanan ya da şehit olan asker ya da polislerimizi de unutmayarak Türk halkının en yüce mertebesine ulaştığını söyleyebiliriz. Bu durum değişmeyecek ve Türklerin düşmanları olduğu sürece en yüce makama erişen insanlarımız da muhakkak ki olmaya da devam edecektir.

Sizce Niçin Kitap Okumalıyız?

Kitap okumak insanların kişisel gelişimini sağlayan en temel etkenler arasında yer almaktadır. Aynı zamanda kurgusal olayları içerisinde barındıran eserleri okumak da insanların hayal dünyasını geliştiren temel etkenler arasında yer almaktadır. Bu yüzden de küçük yaştan itibaren kitap okumayı alışkanlık haline getirmek oldukça faydalı bir davranış olacaktır.

İnsanların boş zamanlarını da kendilerini geliştirmeye dayalı bir biçimde kullanabilmeleri durumu söz konusu olabilmektedir. Bu şekilde hareket etmeleri halinde olaylara olan bakış açıları ya da ne şekilde hareket etmeleri gerektiği konusunda hızlıca bir karar almaları durumu da ortaya çıkan faydalı bir özellik olarak kendini gösterebilecektir.

Kitap okuyan kişilerin sadece mental konuda fayda sağladığı görülmemekte aynı zamanda da insanların daha sosyal bir kimliğe sahip olmalarında da gerekli bir durum olarak tanımlanmaktadır. Sosyal bir varlığın kendini daha iyi ifade edebilme konusunda da kitapların etkisi oldukça fazla olarak kabul edilmektedir.

Kitap okumak konuşmayı da geliştirmede oldukça etkili bir yöntemdir. Sadece vakit geçirmekle başlayacağınız kitap okumanın oldukça yararlı olduğu zaman içerisinde görülebilecektir. Doğru telaffuz ve diksiyon kurallarına uyma durumu da istemsiz bir biçimde ortaya çıkan bir gelişim durumu olacaktır. Bundan dolayı da günün belli bir bölümünü kitap okumaya ayırmak herkes için etkili bir kişisel gelişim yöntemi olarak değerlendirilmektedir. Katkısı açısından da son derece muazzam bir konumda bulunmaktadır.

Siz Bir Kütüphane Memuru Olsaydınız Görevli Olduğunuz Bölgedeki Okuma Alışkanlığını Artırmak İçin Neler Yapardınız?

Kütüphane memuru olarak çalışmaya başladığım andan itibaren bulunduğum bölgedeki okuma oranını had safhada tutmak için halkın ilgisini çekebilecek programlarda bulunmada faydalı olabilirdim. Halkımız okumaktan daha çok izlemeyi seven bir toplum olarak bilinmektedir. Bu yüzden de kitaplarla haşır neşir olmalarını sağlamak için ilk olarak kitaplardan adapte edilmiş filmleri onlara izletmek oldukça faydalı bir girişim olacaktır. Onlara filmlerdeki bu kurgusal dünyanın çok daha fazlasının kitaplar içerisinde olduğunu da görebilmelerini sağlayabilirim. Böylelikle fantastik dünyalara ilk olarak adım atarak olan yeni okurların zaman içerisinde farklı tür kitaplara yönelmesi de sağlanabilecektir.

Kütüphane görevlisi olarak kitap okuyan ve bu kitapların özetleri ile kuruma gelenlere de çeşitli hediyeler vererek kitapların ne kadar farklı bir dünya olduğunu gösterebilme imkanını kullanabilirdim. Bu sayede her yaştan kişinin ödül almak için kitap okumaya başlamasına vesile olabilirdim. Ödül için kitap okumaya başlayacak olan kişilerin zamanla bir alışkanlık sahibi olduklarını da görebileceğimden eminim. Her yaştan kişiye farklı ödüllerle destekleme faaliyeti içerisinde olmak son derece başarılı sonucu sağlayabilecek biçimde yer almaktadır. Bu sayede de etkili bir okuyucu kitlesi meydana getirerek bulunulan bölgedeki aktif kütüphane kullanıcı sayısını da arttırmak mümkün olacaktır. Görevimi de bu sayede tam olarak yerine getirdiğime de inancım olacaktır.

 

Okumanın Faydaları Nelerdir?

Okuma eylemi insana katkı sağlayan en kapsamlı eylemler arasında yer almaktadır. Farklı farklı işlevleri olan yayınları tercih eden kişiler; amaçları doğrultusunda hareket edeceklerdir. Örneğin gazete ya da dergi gibi yazılı basın organlarını düzenli olarak takip eden kişilerin gündeme dayalı haber alma işlemlerini okuma eylemi sayesinde gerçekleştirmeleri durumunu ortaya koyabilirler.

Okumanın haber almanın yanında hayal gücünü destekleyen bir yanı da bulunmaktadır. Herhangi bir kurgusal edebi esere yönelecek ve kitabı başarılı bulacak olan okurların kitabın etkisinde kalmaları kaçınılmaz olacaktır. Aynı zamanda kitabın etkisinden kurtulamayarak kitap hakkında düşüncelere dalmaları durumu da ortaya çıkacaktır. Öte yandan hayal gücünü geliştirici en büyük etken olarak da bu tip edebi yayınları okumanın faydalarını da devamlı olarak kullanabileceklerdir.

Kurgusal yayınların yanında bilimsel araştırmaları içeren kitapları okumak da var olan ilgiyi giderme ve kendini geliştirmeye dayalı en etkili çözüm yolu olarak görülebilmektedir. Herhangi bir bilim dalına dayalı kitaplardan yararlanma da insanların uzmanlaşabileceği bir alanda kendilerini gösterebilme kapısını aralayan en temel etkenler arasında yer almaktadır.

Yazılı organlar ya da kitaplar genelde insanları düşünmeye iten temel unsurlar olarak tanımlanmaktadır. Farklı farklı işlevlere sahip olan bu tip yazılı kaynakların herhangi bir zaman kaybı olmamaktadır. İnsanların yarar sağlayarak hem kendilerini hem de etrafındakilerini geliştirme konusunda önemli bir yerde bulunmaktadır. Kişisel gelişim ve sosyalleşme konusunda etkisi de oldukça fazladır.

Okuduğunuz Hangi Kitapları Arkadaşlarınıza Tavsiye Edersiniz?

Kitap okumak kişisel gelişim bakımından oldukça önemli bir faaliyettir. Ancak her konuda olduğu gibi bu konuda da farklı farklı alanlara yönelmek söz konusu olabilmektedir. Ancak tavsiye edilebilecek konumda olan bazı kitaplar da bu özellikleri içerisinde barındırabilecek türde de yer alabilmektedir. Kurgusal olarak belli yayınevlerinde ortaya çıkan ve tanınmış yazarlar tarafından ortaya konulan eserlere yönelmek en doğru seçim olabilecektir. Aynı zamanda da kitapların arka kapaklarında var olan metni okumak da kitap tavsiyelerini değerlendirme konusunda yapılacak en doğru işlem olarak görülebilecektir. Türüne ya da konusuna göre tercih edilebilecek farklı farklı kitaplar da olabilmektedir.

Kurgusal ya da bilimsel kitaplara yönelen kişilerin de ilgi alanlarının baz alınması tavsiye esnasında en doğru metot olarak değerlendirilmelidir. Tarih, siyaset, edebiyat ya da felsefe alanlarında kitaplara yönelecek olan kişilerin daha çok ünlü bilim adamlarına ya da filozofların kitaplarını tercih etmeleri en doğru seçim olarak görülebilecektir.

Kurgusal olarak var olan edebi eserlere dayalı seçim yapacak olan kişilerin de kesinlikle kitapların cildine ya da tasarımına yönelmemesi tavsiye edilmektedir. Kitabı okumaya başlamadan önce diğer okuyucuların yorumlarını da değerlendirmeye alması en doğru kriter olarak görülebilecektir. Böylelikle tam olarak aradıkları sürükleyici kitaplara sahip olarak bir solukta okumaları da görülebilecektir. Bu tip tavsiyeleri ele almak da herhangi bir kayba uğratmayacaktır.

Ne Tür Kitaplar Okumaktan Hoşlanırsınız?

Kitap okuma eylemi çoğu insanın boş zamanlarında gerçekleştirmeleri gerektiği belirtilen faaliyetlerin başında yer almaktadır. Kitap okuma faaliyetleri içerisinde olan kişilerin zevklerine dayalı seçim yapmaları da bu tip tercihlerinde önemli bir faktör olarak görülebilecektir. Kitap okuma eğilimi içerisinde olan kişilerin farklı türlere yönelerek bu zenginliği kendilerine katmalarından zevk alabildikleri görülebilecektir.

Kitaplara dayalı farklı bir bakış açısı olan okurların bu tip hayal güçlerini daha da geliştirmek adına kurgusal romanlara yönelmeleri söz konusu olabilmektedir. Kurgusal romanlarla ilgi duyduğu alanlarla birleştiren okurların araştırma güdülerinde de gözle görülür bir fark olabilecektir. Araştırmalarını daha da geniş çapta gerçekleştirmeleri konusunda da faydalı bir girişim olacaktır.

Kitaplar sadece boş zaman geçirmek adına sadece kurgusal makaleleri inceleyen kişilerin de aynı zamanda benzer konuları içerebilecek biçimde seçildiğinde bir nefeste okunabilecek türdedir. Böylelikle insanları gelişimine katkı sağlayabilecektir. Bu yüzden de kişisel gelişimlerini ortaya koyabilmeleri açısından da son derecede etkin bir sonucu ortaya koyma noktasında da ideal olarak değerlendirilmektedir.

Hoşlanılan kitap türleri yaşa göre de değişim göstermektedir. Gençlerin kitap türleri genelde romantizm ya da polisiye odaklı olsa da ilerleyen yaşlardaki insanların daha çok bilimsel ve klasiklere yönelmeleri durumu gözlemlenebilmektedir. Hoşlanma durumları da zaman içerisinde değişkenlik gösteren bir durum olarak da söz konusu olan bir gelişme olarak ifade edilmektedir.

Kütüphanede Uyulması Gereken Kuralları Araştırarak Yazınız

Kütüphaneler oldukça meşgul olunan çalışma alanları olduğundan dolayı belli başlı kuralları barındırmaktadır. Bu tip kurallara kütüphane içerisinde uymak da zorunluluk olarak değerlendirilmektedir.

  • Kütüphaneye giriş esnasında kimlik teslim edilmelidir.
  • Kütüphanede yüksek ses çıkarmadan çalışılma işlemi tamamlanmaktadır.
  • Kütüphanede alan ile ilgili olan bölümler içerisinde çalışılmalıdır.
  • Kütüphane içerisinde herhangi bir yiyecek ya da içecek tüketilmemelidir.
  • Kütüphane içerisinde bulunan kitaplar izinsiz bir biçimde kopyalanmamalıdır.
  • Kitapların özenli biçimde kullanılarak yıpratılmasına ya da iş göremez hale gelmesine mahal verilmemelidir.
  • Kitapların raflardaki düzenlerinde oynama yapılmamalıdır.
  • Kütüphane içerisinde gereksiz yer işgalinden uzak durulmalıdır.
  • Kütüphane ortamında sessiz bir biçimde okuma süreci gerçekleştirilmelidir.
  • Kütüphane ortamında herhangi bir özel eşya bırakılmamalıdır.
  • Kaynaklara herhangi bir zarar verilmemelidir.
  • Kütüphaneden ödünç alınan kitapların zamanında teslim edilmesine dikkat edilmelidir.

Kütüphane içerisinde iki farklı bölmeler bulunmaktadır. Sesli ve sessiz çalışma alanları olarak görülen bu ortamlar farklı amaçlara uygundur. Sesli bölümler çalışma alanları olarak devrededir. Sessiz bölmeler ise okuma salonları olarak faaliyet göstermektedir.

Kütüphaneler işlevleri bakımından çalışma yapılarak farklı farklı araştırmaların gerçekleştiği ortamlar olmaktadır. Burada yer alan kaynaklar isteyenlerin istedikleri zaman diliminde tercih ettikleri yayını okuyabilmelerini de sağlayabilmektedir. Bu durum bütün kütüphaneler için geçerli olmaktadır. Sadece özel eserleri içerisinde barındıran kütüphanelere girmek için özel izinler olduğundan dolayı bu durum değişkenlik gösterebilmektedir.

Kütüphanede Nasıl Davranmamız Gerekir?

Kütüphaneler herkesin çalışma alanları içerisinde var olan ortamlar olarak tanımlanmaktadır. O yüzden bu mekanlar içerisinde de belli başlı davranma kuralları bulunmaktadır. Toplu çalışma alanı olduğundan dolayı herkesin bu tip kaidelere uymaları durumu izlenmek zorundadır. Diğer çalışan kişilerin de rahatsız edilmesi durumu söz konusu olmamalıdır. Bu yüzden de diğer insanları düşünerek hareket etmek de gerekmektedir.

Kütüphane içerisinde aşırı ses çıkarmamak gerekmektedir. Kütüphanede bulunan diğer kişilerin motivasyonlarını düşürecek ve odaklanmalarına engel olacak olan herhangi bir sese mahal verilmemesi gerekmektedir. Bu tür davranışları sürekli olarak sürdürmeniz halinde kütüphane görevlileri tarafından dışarı atılmanız durumu ortaya çıkabilmektedir.

Kütüphane içerisinde sadece sessiz kalmaya dair bir kural bulunmamaktadır. Bunun dışında kütüphane içerisinde yiyecek ve içecek tüketmemek de var olan kurallardan bir tanesidir. Yemek yerken ve bir şeyler içerken ortaya çıkan sesler de bazı kişilerin motive olmalarını zorlaştırabilecektir. Aynı zamanda da kullandığınız kitapların lekelenmesine de herhangi bir aksilik olması halinde neden olacak etmenler olarak görüldüğünden böyle bir kural konulmuştur.

Kütüphanede bulunan kaynakların size ait olmadığı ve sizden sonra başka insanların da yararlanacağını düşünerek hareket etmek gerekmektedir. Kitapları oldukça özenli bir biçimde kullanarak herhangi bir zarar görmeye dayalı hareket içerisinden kaçınmak en doğru hareketler içerisinde yer alacaktır. Böylelikle de var olan kitapların daha uzun vadede kullanılması sağlanabilecektir.

 

Kurtuluş Savaşında Milli Mücadeleye Katkı Sağlamış Kadın Kahramanlarımız Hakkında Araştırma Yapınız

Türk kadınının kahramanlık hikâyeleri Kurtuluş Savaşı’nda da görülmüştür. Türk toplumunun tek bir vücut halinde çarpışmasını da sağlamaktadır. Türk kadını da bu dönemde ne kadar fedakâr olduğunu göstermiştir.

Halide Onbaşı(Halide Edip Adıvar)

Halide Onbaşı askeri olarak mücadele etmese de onbaşı rütbesini almıştır. Özellikle İstanbul Mitingi’nde halkı harekete geçmek için büyük çalışmalarda bulunmuştur.

Nezahat Onbaşı( Nezahat Baysel)

Albay Halit Bey’in kızı olan Nezahat Hanım; annesinin ölmesi üzerine babasının yanında kalarak bir nevi asker olmuştur. 9 yaşından itibaren cephe gören Nezahat Onbaşı, Geyve Savaşı, Konya İsyanı, Birinci ve İkinci İnönü Savaşları ile Sakarya ve Gediz Muharebelerinde görev almıştır.

Erzurumlu Kara Fatma – Fatma Seher Erden

İlk olarak milis kuvvetlerinde görev alan Kara Fatma daha sonra düzenli ordunun bir parçası oldu. Sadece kadınları içeren birliği ille Yunan’a karşı bir saldırı düzenleyerek fazla sayıda esir aldı. Milis Müfreze Komutanı olarak mücadele etmeye başlayan Kara Fatma bu tür bir kararı eşi Binbaşı Ahmet Bey’in Sarıkamış’ta şehit olması ile harekete geçmiştir.

Halime Çavuş

Orduya erkek kılığında katılarak yıllarca Halim Çavuş olarak bilindi. Milli Mücadele yıllarında bu kimliğini saklayarak askerlerin arasına karıştı. Milli Mücadele yıllarında düşman ateşi sırasında bir ayağı sakat kalan Halime Çavuş aynı zamanda Mustafa Kemal Paşa’yla olan konuşması ile de bilinir.

Şerife Bacı

Şerife Bacı, Kurtuluş Savaşı’nın Türk kadın kahramanı. Kastamonulu yaşlı kadın ve erkeklerle birlikte Kastamonu’daki cephanelerin Ankara’ya götürülmesinde verdiği mücadele sonucunda 1921 yılının Aralık ayında ağır kış şartları nedeniyle henüz 21 yaşındayken donarak hayatını kaybetti.

Hafız Selman İzbeli

Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kadınlar Kolu kurucularından ve Kastamonu’da ilk kadın meclisi üyesi, sıkı bir Atatürk hayranı ve kendi deyimiyle bir “Cumhuriyet kadını” idi…
Kurtuluş Savaşı sırasında Kastamonu’daki kadınları toplamış, asker için çorap, kazak, fanila ördürüp cepheye göndermişti.Varlıklı bir aileden geliyordu. Asker Kastamonu’ya geldiğinde hepsini yolda karşılayıp doyurmuştu. Hep “Ben Cumhuriyetçiyim” dermiş. Savaştan sonra yeni baştan herkes gibi Türkçe harflerle okuma yazmayı öğrenmişti. Hafız Selman Hanım’a milletvekilliği de önerilmişti. “Hafız olduğum için başımı açamam. Başımı açamayacağım için de milletvekili olamam” diyerek kabul etmemişti.

Gördesli Makbule

Makbule Hanım daha bir yıllık evli iken eşinin yanında Kuvay-i Milliye’ye katılmıştır. 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunan ordusunun İzmir’i işgaliyle Batı Anadolu’yu işgale başlaması sonrası 7 Kasım 1921’de eşi Halil Efe ile Türk direniş çetelerine katıldı. kuvvetleriyle çıkan çatışmalarda bulundu. Yunanlar Sakarya Muharebesi’ni kaybederek Afyon mevzilerine çekildiklerinde, bir taraftan da Halil Efe’nin Gördes-Sındırgı-Akhisar bölgesinde faaliyet gösteren çetesinin saldırıları ile karşılaşıyorlardı. Kocayayla baskınında geri çekilen silah arkadaşlarına cesaret vermek için öne atılınca başından vurularak ölmüştür. Hatırasını yaşatmak üzere ismi Türkiye genelinde birçok yapı, ilkokul ve ortaokula verilmiştir.

Çete Emir Ayşe

Yunanların 1919 yılında, Aydın’ı ilk işgal etmeleri üzerine Aydın Savunması’nda rol almak üzere Yörük Ali Efe grubuna katılmış ve Malgaç Baskını’nda yer almıştır. Aydın’ın Yunanlar tarafından ilk işgali efelerin yardımıyla bertaraf edilmiştir. Bu ilk işgal Çete Ayşe tarafından şöyle anlatılıyor:

“ Yunan kuvvetleri Aydın’a geldiğinde İmamköyü’nde idim… On beş gün evvel düşman Nazilli’ye vardı… Dayanamadım martin tüfeğimi aldım çıktım. ”

 

Yunanların, Aydın’ı ikinci işgali üzerine Köşk cephesinde de mücadele etmiştir. Yunan kuvvetlerinin Aydın’dan Anadolu’nun iç kesimine girmesini önlemek için mücadele etmiş, 7 Eylül 1919 ‘a (Aydın’ın kurtuluşuna) kadar Yunanlarla Millî Mücadele’nin sonuna kadar savaşmıştır. Çete Ayşe millî mücadele ile ilgili düşüncelerini de şöyle dile getirmiştir:

“ Bazı kadınların içinde bir pehlivan; bazı erkeklerin içinde de, korkaklıklarından dolayı, bir kadın gizlidir. Kemer belindir, çizme ayağın börk başındır. Mademki burası bizim vatanımız; biz de bu vatanın olmalıyız. ”

1933 yılında Aydın’da Mustafa Kemal Paşa tarafından kendisine (istasyon meydanında) İstiklâl Madalyası verilmiştir.

Tayyar Rahmiye

Tayyar Rahmiye Hanım Tayyar Rahmiye (1890, Kayalı, Osmaniye – 5 Ağustos 1920), Türk gönüllü kadın asker. Sykes-Picot Anlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu’nun paylaşılması üzerine Fransızlar kendilerine vadedilen güneydeki Anadolu topraklarına çıkarma yapmış, Anadolu genelindeki işgallere karşı başlatılan Türk Kurtuluş Savaşı’nın Güney Cephesi’nde ise işgalci Fransız güçlerine karşı Kuvay-i Milliye’ye bağlı IX. Tümen’in direnişe başlamıştır. Rahmiye Hanım gönüllü olarak Kuvay-i Milli’ye bağlı XI. Tümen’e katılarak, Fransız askerlerinin ele geçirdiği Osmaniye yakınındaki demiryolu tünelini patlatmış ve bölgedeki Fransız güçlerinin cephane ikmalini büyük sekteye uğratmıştı. Tayyar lakabıyla bilinen Rahmiye Hanım 1920 yılındaki muharebede ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileriye atıldığında Fransızlarca vurulurak vefat etmiştir.