Okul yemekhanelerinde masalarda tuzlukların kaldırılmasının sebebi ne olabilir?

Okul ve okul gibi olan devlet kuruluşlarında verilen yemek ve içecekler belli bir sağlık kontrolünden geçirilerek veya diyetisyenler tarafından onaylanarak hazırlanır. İçeriğinde bulunan belli oranlardaki vitamin ve mineraller göz önüne alınarak uygun yemek hazırlanır. Her öğünde az da olsa karbonhidrat protein ve yağ gibi temel bileşenlerin olmasına dikkat edilir. Bu yüzden sağlık bakanlığı tarafınca düzenli olarak yemekhanelere düzenlemeler getirilebilir. Yemekhanelerdeki tuzlukların kaldırılması gibi ve bu olay düşündürüyor bizleri okul yemekhanelerinde masalarda tuzlukların kaldırılmasının sebebi ne olabilir? Tuzun sağlık açısından birçok yararı vardır ama aynı zamanda fazla kullanılmasının sonucu çok iyi değildir. Ayrıca sağlık bakanlığına göre tuzun aşırı obeziteye neden olduğu bilinmektedir. Bu yüzden obeziteye karşı bir önlem için yapılmış olma olasılığı çok yüksek.

 

Sağlığın korunması için okul yemekhanelerinde masalarda tuzluklar kaldırılmıştır. Maddeleyecek olursak eğer;

  • Tuzun aşırı kullanılması engellemek ve bu alışkanlığın oluşmamasını sağlamak.
  • Tuz kullanımı azaltarak daha sağlıklı nesiller kazandırmak.
  • Böbreklerin daha sağlıklı olabilmesi için.
  • Kalp rahatsızlıkları, damar tıkanmaları, hipertansiyon ve benzeri önemli sağlık sorunlarına engel olabilmek için.
  • Tansiyon ve benzeri rahatsızlıkları olanlar için alınan bir önlem.
  • Çocukların ve okul çalışanların daha sağlıklı olması için.
  • Obezitenin önlenmesi için.

Tek okullarda değil bazı lokanta ve restoranlarda da masalarda tuzun kullanımı kaldırılmıştır.

Obezitenin oluşmasındaki başlıca risk etmenleri nelerdir?

Obezite kişinin yeme alışkanlığı, metabolizma hızı, vücut işleyişi ve beynin doyma merkezi ile alakalı bir rahatsızlıktır.

Genellikle obezite oluşumu erken yaşlarda tahmin edilebilir. Küçük yaş aralıklarında bulunan çocukların hareket durumunun normal çocuklara oranla az olması obezite gelişme riskini arttıran faktörlerdendir. Besin ile birlikte alınan fazla enerjinin vücutta depolanması ile oluşan fazla kilolar enerjide dengesizlikler ortaya çıkarır. Kişinin vücut kitle endeksinin her zaman kontrol altında olması önemlidir. Vücutta olan hormonal bozukluklarda obezite riski oluşumuna etmendir. Mide ile beyin arasındaki doyduğunuzu anlamanızı sağlayan sinyallerin ulaşamaması durumunda da obezite oluşması ihtimali çok yüksektir. Kişi doyduğunu anlamaz ve her zaman yemek yeme ihtiyacı duyar. Bu da hareket kabiliyetini azaltır. Kişinin beyin fonksiyonlardan kaynaklanan bu obezite türü çok farklı tıbbi yardımlar ile tedavi edilmeye çalışılır.

Obezitenin oluşmasındaki başlıca risk etmenlerini maddeleyecek olursak;

  • Yaş aralığı
  • Cinsiyet
  • Sigara, alkol ve benzeri maddeler kullanmak
  • Genetik faktörler
  • Psikolojik sorunlar
  • Gece yemek yeme alışkanlığı
  • Hareketsizlik
  • Aşırı abur cubur tüketimi
  • Su içme miktarının az olması
  • Kullanılan kırmızı reçeteli ilaçlar
  • Hormonal ve genetik bozukluklar
  • Gelir düzeyi
  • Sosyal ve kültürel faktörler
  • Doğum yapan kadınların art arda doğum yapmaları
  • Sık sık bilinçsiz diyet yapmak
  • Dengesiz ve düzensiz beslenme
  • Hazır ve dondurulmuş gıdaların tüketimi
  • Yanlış bilinen pişirme yöntemleri
  • GDO ’lu ürün kullanımı

Yeterli ve dengeli beslenme neden önemlidir?

Vücudumuz için kullandığımız her şey önemlidir. Kullandığımız bir krem belki diş macunu yediğimiz bir çikolata… Ve vücudumuzun enerjiyi temin ettiği besinler. Yediğimiz ve besin olarak kullandığımız her şey sağlık hayatımıza olumlu veya olumsuz şekilde yansır. Vücudun alması gereken inorganik organik maddeler besinler içerisinde yer alır. Yeteri miktarda besin alınamadığı zaman çocuklarda büyümenin durması yetişkinlerde kaslarda erime meydana gelir. Yeterli ve dengeli beslenme le vücudumuza yeteri düzeyde vitamin, mineral, protein, karbonhidrat ve yağ alırız. Bütün besinlerden az miktarda her gün tüketmeliyiz. Çünkü vücut bütün besin türlerini farklı yerlerde kullanır. Fakat aldığımız sağlık besinleri kullanırken beli bir düzen ve zaman dilimi içerisinde tüketmemiz gerek.

 

Besinlerin taze ve sağlıklı şekilde tüketilmesi sağlığımız için iyidir. Aynı zamanda belli öğünler de belli miktarda kullanmak sindirim sistemi ve mide bağırsak gibi organların sağlığı için tercih edilmelidir. Yeterli miktarda ve dengeli beslenen kişilerde;

  • Sağlıklı ve bakımlı görünüş: kişi yeteri kadar aldığı vitamin ve mineraller sayesinde sağlıklı bir cilde sağlıklı bir diş eti ve dişlere sağlıklı bir ten rengine canlı saçlara ve gözlere sahip olur. Bu da sosyal hayatımız için ve dış görünüşümüz için önemlidir.

 

  • Sağlam bir vücuda: dengeli beslenen kişi fazla ve gereksiz olan besinleri tüketmez ve bu vücudun daha dinç hareketli olmasını sağlar. Kişinin yeteri kadar besin alması enerji seviyesini arttırırken daha güçlü olmasına olanak sağlar.
  • Zihinsel gelişime katkı sağlar.

Fiziksel aktivite ile sağlık arasında nasıl bir ilişki vardır?

İnsan vücudu kas ve kas dokularından meydana gelmektedir. Sağlığın daha iyi olması ve korunması adına vücut belli aktivitelerde bulunmalı. Vücutta bulunan yağ, karbonhidrat ve protein oranı bilinmelidir. Bu nedenle kişi belli kas gruplarını ve yapılarını günlük olarak mutlaka çalıştırmalıdır. Hareket kabiliyetimizin artması ve enerji düzeyimizdeki artışlar için fazla kilo ve hareketsizlikten uzak durmalıyız.

 

Fiziksel aktiviteler de bulunmak aynı zamanda kronik olan rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Akciğer potansiyelini arttıran spor ve fiziksel aktiviteler beyne daha fazla oksijen gitmesine yardımcı olur. Ve beynin daha dinç olmasına olanak sağlar. Yani fiziksel aktivite yapan bir insanın zihinsel ve bedensel enerjisi arttığı için daha sağlıklı bir hayatı olur. Kişi fiziksel aktiviteler yaptığı için sosyal ve psikolojik açıdan da güçlü bir karakter olacaktır.

 

Yemek yedikten yarım saat yürüyüşler gibi aktiviteler sindirim sisteminin sağlığı için önerilir. Yediğimiz besinlerden kaynaklanan enerjinin günlük hayatta belli düzeyde harcamamız gerekir. Eğer vücudumuzdaki enerjiyi atamazsak gece uyumakta zorluk çekme uyku düzensizliği veya kâbus görme gibi olumsuz sonuçlar elde ederiz. İleri ki yaşlarda oluşması mümkün olan kas yapısında bozulmalar meydana gelmeyecektir.

Kişinin bedensel aktiviteler yapması kendine olan sevgi ve saygısını arttırıp daha mutlu bir insan olacaktır. Dış görüşünün verdiği özgüvenle daha sağlıklı olacaktır.

Yeterli ve dengeli beslenme ile ilgili afiş

Aşağıda verilen boşluğa yeterli ve dengeli beslenme ile ilgili bir afiş çalışması yapınız. Beslenmeyi yuvarlak bir pasta olarak düşünürsek aynı besin grubundaki ürünleri parça parça yüzdesel dilimlerde ayırarak aşağıdaki gibi bir görsel afiş olarak kullanılabilir. Görseldeki ürünleri ve yüzdesel dilimleri isteğe göre değiştirebilirsiniz. Hatta ürünleri de azaltabilirsiniz.

Zihinsel, bedensel ve ruhsal sağlık sözleri size neleri çağrıştırıyor?

Zihinsel sağlık dediğimiz zaman mental ve beyin fonksiyonlarının içinde yer aldığı sağlık terimleri aklımıza gelebilir yalnız öyle değil zihinsel sağlık kişinin psikolojik ve ruhsal sağlık seviyesidir. Güçlü bir zihin için yapmamız gereken birçok şey varken aynı zamanda kaçınmamız gerekenlerde var. Kötü beslenmemek ve spor yapmamak kaçınmak gibi. Zihnimiz sadece somut hastalıklara değil aynı zamanda soyut olan hastalıklara yakalanabilir. Ve soyut olmasına rağmen vücudumuzu etkileyebilir. Kısaca zihinsel sağlığımız bütün vücudumuzu etkiyebilir.

 

Atatürk’ün dediği gibi sağlam kafa salan vücutta bulunur bu yüzden bedensel sağlığımıza zihinsel sağlımız için de dikkat etmeliyiz.

Bedensel sağlık ise vücudumuzda bulunan kas dokularının ve kemik yapılarını temel alan sağlık terimidir.  Vücudumuzda bulunan herhangi bir parçanın işlevini yerine getirme hızını arttırmak için kuvvetlenmek için ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak için iyi beslenip antrenmanlar yapmalıyız.

Ruhsal sağlığı kişinin çevresiyle ve kendi iç benliği ile bir dengede olamaması halidir. Vücudunun kontrolünü kaybetme hali olarak tanımlayabiliriz. Örneğin şizofrenlik, panik atak cinnet hali , kişilik bölünmesi ve benzeri durumlarda kişinin  kendinde olmaması durumlarıdır.

Aile bireylerinizin sağlık kurumlarında karşılaştıkları olumlu ve olumsuz davranışlar nelerdir?

Aile bireylerinizin sağlık kurumlarında karşılaştıkları olumlu ve olumsuz davranışlar nelerdir? Öğrenerek sınıf arkadaşlarınıza anlatınız.

Dünya da bulunan bütün sağlık kuruluşlarının uyması gereken belli yönergeler ve durumlar vardır. Sağlık kuruluşlarının bu yörüngelere uyması genellikle iyi ve olumlu sonuçlar getirirken bazen olumsuz olaylar ile de karşılaşabiliyoruz. Sağlık kuruluşlarında nadir de olsa ellerinde olan imkanı kullanamayıp hastayı mağdur edebilirken bazen de ellerinde olmayan durumlardan mecburi oldukları için hastaya olumsuz davranışlarda bulunabiliyor.

 

Ama genelde bu kuruluşlar her zaman hastanın iyiliğini ve refahını düşünerek yardım etmeyi amaçlıyor. Ve amacına ulaşıp hastalara doğru tedavileri ve teşhislerinde yardımcı oluyor. Kimi zaman maddi desteği sağlamak için çeşitli yerlere başvurabiliyor bu kuruluşlar. Ve sağlığınıza kavuşmanız için canı içten çalışmalar yapıyorlar. Tabi olumsuz davranışlar ile de karşılaşılabiliyor kaba ve kibirli sağlık personelleri olabiliyor. Bilgi almak için saatlerce beklemek ve  kalabalığa maruz kalmak gibi olumsuzluklar ile de karşılaşabiliyoruz.

Sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların sahip oldukları hakları çeşitli kaynaklardan araştırınız. Hastaların bu haklarını bilmeleri onlara ne gibi kolaylıklar sağlar?

Sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların sahip oldukları hakları çeşitli kaynaklardan araştırınız. Hastaların bu haklarını bilmeleri onlara ne gibi kolaylıklar sağlar? Sınıfça tartışınız.

 

Hastanın sağlık kuruluşlarına başvurmasının ardından hasta belli haklara sahip olur. Bu haklar 1980 yıllarında Dünya tabipler birliği tarafından ilan edilmiştir. Bu hakların tanımı uluslararası olmak üzere 6 madde ile tanımlanmıştır. Dünyadaki her hekim ve hasta için incelik ile düşünülmüş hasta hakları kişinin sağlığı için doktora başvurup kendi tercihlerini yapma imkânı sağlıyor. Hasta hakları temel olarak hastanın sağlık kuruluşları ve sağlık çalışanlarına karşı güçlü bir konumda olmasını sağlıyor.

Bu haklar arasında şunlar bulunuyor:

  • Hastanın özgürce istediği hekimi seçebilme hakkı
  • Hastanın tedavi hakkında bilgilendirilmesi ardından tedaviyi kabul etme ya da reddetme hakkı
  • Tüm sağlık ve şahsi bilgilerinin gizli kalması hakkı
  • Dini veya psikolojik desteği talep etme hakkı
  • Hastanın tedaviyi reddederek ölme hakkı oluşur

 

Hukuksal olarak hastanın hakları:

 

  • Bilgi isteme hakkı: kişi bilgi edinmek ve bilgi sahibi olmak isteyebilir hastalığı hakkında tanı teşhis ve tedavileri, tedavilerin sonuçlarını hangi cihazlar kullanılacağını, nasıl dönemlerden geçeceğini, maddi bilgileri edinme ve isteme hakkına sahiptir.
  • Tedavi ve bakım hakkı: hastanın hiçbir din dil ırk ayrımı gözetmeksizin tedavi ve bakım görme hakkı vardır. İstediği tedaviyi reddetme ve onaylama hakkı vardır ve istediği ekimi sağlık kuruluşunu seçme hakkı bulunur.
  • Mahremiyet hakkı: hastanın kayıtlı olan bilgilerini gizleme hakkı vardır.
  • Dini inançlarını yerine getirme hakkı: hastanın dini ne olursa olsun hastane içinde dini vecibelerini yerine getirme hakkı vardır.
  • Şikayet hakkı: hastanın herhangi bir zarara uğraması durumunda şikayet edebilme hakkı vardır.

Sağlık, hastalık ve engellilik kavramlarını sağlıkla ilgili kitap ve dergilerden araştırarak bunlarla ilgili görüşlerinizi sınıf arkadaşlarınıza açıklayınız.

Sağlık nedir ve nasıl tanımlanır gibi sorulara yanıt olabilsin diye 1948 de Dünya Sağlık Örgütü uluslararası bir tanımlamada bulunmuştur. Dünya Sağlık Örgütünün sağlık tanımı çoğu ülkede kabul görmüştür yine de bazı maddeleri çok fazla tartışmaya açıktır ve anlaşmazlıkların meydana gelmesine sebep olmuştur. Günümüzde öznel olarak değişebilen sağlıklı olma, hasta olma, engelli olma ve sağlık tanımı günümüzde çoğu kişi tarafından bilinmemekte hatta gereksinim olarak da görülmemektedir. Oysa kişinin sağlık tanımı hastalık tanımı ve engellilik tanımlarını bilmesi ve sağlığı için bu tanımları baz alarak davranışlarına yansıtması gerekir.

Sağlık tanımı

Sağlık kişinin hem fiziksel yani biyolojik işleyişinin iyi olması yanı sıra sosyal ve psikolojik durumunun da aynı anda iyi olma durumudur. Sağlık bir bütündür ve yukarda bahsettiğimiz 3 temelden biri bozulursa sağlık bozulur. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre sağlık fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden de tam bir iyilik halidir.

Hastalık tanımı

Kişinin biyolojik işleyişin de sıkıntı yaşaması, psikolojik ve sosyal yönlerden rahatsızlıkların meydana gelmesi, sosyal yaşantıdaki ve psikolojik durumundaki bozukluklar ya da işlev kayıpları ve eksiklerinin tümüne hastalık denir.

Engellilik tanımı

Engelli olma durumu hasta olmanın ötesinde ve uzun vadede yaşanılan rahatsızlıkların, eksikliklerin olması durumudur. Fiziksel yetilerinde eksik olması veya psikolojik olarak yetersiz olma durumu engellilik olarak tanımlanır. Doğuştan görememe işitememe veya sonradan kaybedilmiş olan organların işlevlerini yerine getirememe olarak örneklendirilebilir. Engellilik oranı yüzde 40’ı geçtiğinde engelli raporu alabiliyorsunuz.

Radyasyonun kanserle olan ilişkisini anlatınız.

Kanser oluşumu kişinin hücrelerinin orantısınız ve gereksiz şekilde hücre çekirdeğinin kontrolü dışına aşırı bölünmesi ile oluşan ölümcül olabilecek bir rahatsızlıktır. Radyasyon ise bir ışındır ve elektromanyetik dalgalar halinde yayılır insan vücudunu etkileyebilen ve insan vücudunun bu ışına fazla miktarda maruz kalması durumunda hastalık yapabilecek kadar güçlü bir ışındır. Tıp alanlarında sağlık için kullanılabilmelerine rağmen dikkatli şekilde kullanılmaları gerekir.

Hemen hemen kullanılan her elektronik cihaz az da olsa radyasyon yaymaktadır ve radyasyon belli miktarlarda alınmaya başladığında canlıların tümüne zarar verebilir. Bitkilere hayvanlara toprağa ve havaya ve biz insanlara. Radyasyonun yaptığı en yaygın hastalık kanserdir ve ekolojik dengeyi bozan bu ışın vücudumuzu ve biyolojik dengemizi de bozarak kanser olmamıza sebebiyet verir. Kalıtsal hastalıklar kromozomların oluşumunu etkileyerek olabileceği gibi hücrelerin kontrol dışı hareket etmelerine sebebiyet verebilir.

 

Çekirdek ve çekirdekçik yapısının bozulması radyasyona maruz kalınmış yer içinde fazlaca hücre bölünmesi olmasını ve bölgede kitle oluşumu yapmasına sebebiyet verir. Hücrelerin bölünmesinin durdurulması ile vücutta sağlıklı çalışan hücrelerinde bölünmesinin duracağı kişinin ölüm riskini arttırır.

Kısaca radyasyon alınımın sonucu kanser ile sonuçlanma ihtimali çok fazladır. Kanser olunmasa bile kalıtsal hastalıklar ve genetik bozukluklar yaşanır. Nesilden nesile devam edecek ola bu genetik hasarların bir tedavi yöntemi günümüz de bulunmamaktadır. Bu nedenle olabildiğince radyasyondan uzak durmalıyız.