Hasan Kızıl’a Mektup

Hasan Kızıl’a hayvanlar için yaptığı iyilikler ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi anlatan bir mektup yazınız.

Yaptığınız iyiliğin karşılığı elbette olacaktır ancak ben şahsım adına sizlere teşekkür etmek isterim. Çünkü insanların kendisini yapmakta zorunlu duymadığı bir iyiliği siz kendi gönül rızanızla gerçekleştirdiniz. İnsanlar iyilik yapmanın onlara fayda vermesi gereken bir eylem olduğunu düşünüp karşılık beklerken siz öyle davranmadınız. Karşılıksız iyilik yaptınız. Bizlerin, bu iyiliğin karşılıksız olduğunu bilmesi, bizlerin mahcubiyeti ile sonuçlanır. Size karşı en azından bir teşekkürü borç bilmemizi kabul edin.

 

Dünya artık yaşanamaz hale getirildi. İyi veya kötü ayrımı yapılmadan yaşanıyor. Hiçbir canlı hiçbir can umursanmıyor. Bizler, insana dahi değer verilmediği bu zamanda hayvanlara iyilik yaparak yüreklerimize su serpen sizleri unutmayacağız. İnsanlığın ölmediğini yüksek sesle söylediğiniz bu eylem, emin olun insanların yüreklerinde bir merhamet duygusunu uyandıracak. Katılaşmış kalplerin yumuşamasını sağlamanız da ayrı bir teşekkür konusu.

 

Hayvan gibi masum ve aciz bir canlıya iyilik yapmanız sizin değerinizi bizlere gösterdi. Özellikle zarar verme konusunda daha usta olduğumuz şu zamanlarda hayvanlara zarar vermeyip iyilik yapmak, tam tersi istikamette zulme başkaldırmaktır. Bizlere böyle gelmiş böyle gider sözünü unutturmanız da yine kayda değer bir konu. Evet böyle gelmiş olabilir dediniz ama böyle gitmeyeceğini de gösterdiniz. Bu çarpık sistemin bir parçası olup illaki bir tarafından tuttuğumuz anda bize yanlışımızı hatırlattınız. Hayvanlara karşı bir merhamet ve sevgi oluşturdunuz. Her ne yaptıysanız teşekkür ediyor sizi hayırla anacağımızı bilmenizi istiyorum.

Sokak hayvanlarına yardım etmek neden önemlidir?

Sokak hayvanlarına yardım etmek niçin önemlidir?

Sokakta yaşayan canlara elimizi uzatmak bizden ne eksiltebilir ki? Şöyle düşünelim. Bizler bir kediyiz ve kendimizi ifade edemiyoruz. Sadece acıkınca miyav demekten başka lisanımız yok. Havalar soğuk olunca nereye gidebiliriz? Yahut sıcakta kaldığımızda su bulamayınca ne yapabiliriz? Her şart da ölümle karşı karşıya, sokak hayvanlarının hepsi. Bizler en ufak bir derdimizde yaygaralar koparırken onlar ölümle karşı karşıya olmalarına rağmen kendilerini ifade edememekte. Ancak ben yardımdan ziyade başka bir konuya değinmek isterim. İnsanlık şu zamanda fayda yerine zarar vermesin yeter diyecek oluyorum bazen. Çünkü o kadar iğrenç, o kadar kötü haberleri izliyoruz ki televizyonlarda.

 

Sokak hayvanları, düşmanımız değilse nasıl böyle bir muameleye karşı karşıya kaldıklarını anlayamaz oluyorum. Kimisi ayağını kesiyor, kimisi kulağını. Kimisi tecavüz ediyor, kimisi arabayla çarpıp kaçıyor. Ne yaptı bu canlar size? Ne tür bir zararı dokundu da bu kadar katı davranabiliyorsunuz? Ben insanlara yapılan suçlardan dolayı yargılananların, aynı oranda hayvanlara yapılan suçlardan da yargılanmasını ve aynı ölçüde ceza almasını gerekli görenlerdenim. Bakınız bu hayvanlara yardım etmemiz onların canı için gerekli. Can diyorum çünkü başka amaçları yok. Bizler gibi ev yapıyım iş buluyum para kazanayım dertleri yok. Çok bir şey de beklemiyorlar, sen ye kalanını da yerim ben diyorlar hatta. Sadece karınlarının doyması sağlayalım ve biraz ilgiyle oyun oynayıp onlara yardımcı olalım. Lütfen.

Hayvanlar olmasaydı dünya nasıl bir yer olurdu?

Hayvanlar olmasaydı dünya nasıl olurdu?

İnsanların ihtiyaçlarını karşılayan doğa, hayvanlarında ihtiyaçlarını karşılıyor. Doğada ve ormanlarda yaşayan milyon tane çeşit hayvan gereksinimlerini bu yolla karşılıyor. Doğa, sadece insanlar için değil. hayvanların da yaşadığı bir yer bunu unutuyoruz. Sadece bize hizmet etmesi için doğaya şekil veriyor olabiliriz. Ancak bunun yanlışlığı herkes tarafından bilinir. Kimse benim için doğa var, kedi olmasa bana ne zararı var diyemez. Elbette ki var. Sadece kedi değil tüm hayvanların varlığı insanlar için çok önemli. Doğanın var olan nimetleri açısından demiyorum sadece.

 

İnsanlar ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini karşılamak için tarih boyunca hayvanlardan faydalanmışlardır. Tarıma dayalı yerleşik hayata geçilmeden önce nasıl beslenirdi insanlar düşündünüz mü hiç? Bizler insanlığın yaşadığımız süre içerisinde var olduğunu sanıp unutuyoruz bunları. İyi de öyle değil ki. İnsanlık belki de milyon yıl önce de vardı. İnsanların varlığının tarihi konusunda bir bilgi edinmemiz zor görünüyor. Bu tarih süreci içerisinde, hayvanların çeşitliliğinin azaldığı da bilinmekte. Bunun kaynağı neden insan olmasın ki? Ben öyle düşünüyorum. İnsanlar tüketiyor hayvan neslinin devamını. Bakınız bugün yediğimiz birçok ihtiyaçlar hayvanlardan karşılanıyor. Tavuk ve inek gibi hayvanlardan birçok şekilde faydalanıyoruz. Et yiyoruz, süt içiyoruz. Hatta tezeğinden faydalanıp ısınıyoruz bile. Bir kahvaltının yumurtası olduğunu düşünebiliyor musunuz? Yahut mangala gitmenin eksikliğini? Onun için bence insanlık, hayvanlar olmasaydı bugün ki varlığını koruyamazdı. Bir yer olmaktan ziyade bir yer olamamak sorunu olurdu.

Yardıma muhtaç hayvanlar için neler yapılabilir?

Yardıma muhtaç hayvanlar için neler yapabiliriz?

Bizler bakış açımızı değiştirmeliyiz önce. Olaya insan veya hayvan diye baktığımızdan kaynaklanıyor sıkıntılar. Hâlbuki canlı olarak baksak anlayabiliriz diye düşünüyorum. İnsanda olduğu gibi onlarında bir can taşıdığını düşünmeliyiz. Merhamet duygumuzu onlar üzerinden de geliştirmeliyiz. İnsanlara üzülmeyelim demiyorum. Ama hayvanları da ihmal etmeyelim. Onların bizlere emanet olan canlarını korumakla uğraşalım. Bakabiliyorsak alıp evimizde besleyelim.

 

İmkânımız varsa ve evimiz bahçeliyse bir kulübe, küçük bir ev yapalım onlar için. Tabi ki doğal hayatlarından koparılmamalılar. Ancak doğasından koparılıp bir köşeye atılmışı da unutmayalım. Görürsek yardım edelim. Görmemezlikten gelmeyelim. Lisanları olmaya bilir. Bizlere dertlerini anlatamayabilirler. Biz onları anlamaya gayret edelim. Hallerinden anlayalım. Karınlarını doyurmada yarışalım gerekirse. Yardıma muhtaç hayvan barınakları kuralım, toplanıp. Sadece hayvan hakları derneklerinden beklemeyelim bu tür faaliyetleri. Onlarda olsun işin içinde ama yalnız onlarla bitmez bu iş. Hem bir tek onların sorumluluğunda değil ki. Can korumanın gerekliliği bir görev olmamalı. Durumdan vazife çıkaralım. Vicdanımız da rahatlar ama asıl amaç can taşıdıkları için bir değer görmelerinin gerektiği. Yazın sıcaksa bir kap su bırakalım sokağa. Kışın soğuksa küçük sıcak tutacak kulübeler içinde battaniye olan. Unutmayalım merhamet etmeyene merhamet edilmez.

İyilik eden iyilik bulur sözünü açıklayınız

“İyilik eden iyilik bulur.”

İyilik kavramını hayatımızda tatbik etmek için olan gayretimiz vicdani sorumluluk çerçevesinde hepimizin gerekli gördüğü durumdur. İyilik yapmak isteriz ki bunun karşılığının mutlaka olacağı inancındayız. Tabi bu karşılığın beklenilmesi anlamına gelmemelidir. Yani karşılık bekleyerek bir iş yapıyorsak bu iyilik sayılmaz. Bizler karşılığının sevap olarak aldığımızı dini olarak düşünürüz. O nedenlerdir ki iyilik eden iyilik bulur sözü söylenmiştir. Yani karşılığının Allah tarafından bize iyilik olarak verileceği bir gerçektir. İnancımızın bize emrettiği sorumluluk iyilik yapmak, kötülüklerden de uzak durmaktır. Hem iyilik yaptığımızda çevremizce iyi tanınır ve bize karşı oluşan görüşlerin neticesinde ikili ilişkilerimiz de iyi yönde olur.

 

Bizler iyilik yaptıkça çevremiz güzelleşir. Her insan yaşadığı çevre içerisinde ki kötülüklerden yakınır ama kimse bunu iyilik yaparak aşacağını düşünmez. Hem sadece iyilik yapmak değil ona niyetlenmemiz dahi yetebilir. Kin, nefret ve düşmanlık beslemek yerine iyi niyet sahibi olursak kimseyi yanlış anlamayız. Art niyet aramayız kimsede. Bizlere karşı yaptıkları hata ve kusurlar bunu yapanların sorunu olarak düşünmeliyiz. Bunun kendimizle alakası olmaması için bizlerin, bize kötülük yapılsa dahi iyilik yapması gerekir. Kötülüğe karşı iyilikle muamele etmek, karşı tarafı kötülük yaptığına utandırmayla ve onun bu davranışı bir daha sergilememesiyle sonuçlanır. Ancak kötülüğe kötülük yaparak cevap verirsek düşmanlık artar, kimse kimseyi anlamaya çalışmaz.

Siz de bir göç nedeni yazarak 115 inci sayfadaki görsel boşluğuna ilgili bir görsel ekleyiniz.

Aşağıdaki görselleri ve ifadeleri inceleyiniz. Altlarındaki boşluğa göç edilme sebebini yazınız. Siz de bir göç nedeni yazarak 115’inci sayfadaki görsel boşluğuna ilgili bir görsel ekleyiniz.

 

Öncelikle kendi göç sebebim ve hikayemi yazayım. Merhaba ben Aslı. Memur olarak atandığım için Gaziantep’e taşımak sorunda kaldım. Göç sebebim İŞ

 

  • Ben Yunus, 2011’de Van depremini ailemle yaşadım. Depremden sonra evimiz zarar gördüğü için yaşadığımız şehirden ayrılmak zorunda kaldık. Göç sebebi DOĞAL AFET 
  • Ben Ayşe, Tuz Gölü civarında yaşıyorduk. Kuraklık nedeniyle tarlalarımızdan yeterli verim elde edemeyince göç ettik. Göç Sebebi YENİ GEÇİM KAYNAKLARI ARAMAK
  • Ben Rize’de yaşıyorum adım Hüseyin. Şiddetli yağıştan sonra meydana gelen heyelan çay bahçelerimize zarar verdi. Bu yüzden üretim yapamadık ve göç etmek zorunda kaldık. Göç sebebi YENİ GEÇİM KAYNAKLARI ARAMAK 
  • Ben Konya Karapınar’da yaşayan Zeynep. Yaşadığım yerde rüzgâr erozyonu oldukça fazladır. Zamanla topraktan istediğimiz verimi alamadığımız için taşınmak zorunda kaldık.  Göç sebebi DOĞAL AFET 
  • Ben Göktuğ bu sene üniversiteyi kazanarak Ankara’ya yerleştim. Göç sebebi EĞİTİM 
  • Ben Fadime, babamın tedavi görmesi amacıyla yaşadığımız köyden şehre taşınmak zorunda kaldık. Göç sebebi SAĞLIK
  • Ben Onur, babam öğretmen. Babam başka bir şehirdeki okulda çalışmak istediği için yaşadığımız şehirden ayrıldık. Göç sebebi İŞ TERCİHİ
  • Ben Yusuf, Babam Zonguldak’ta kömür madeninde çalışmaya başladı. Biz de bu yüzden Zonguldak’a yerleştik. Göç sebebi İŞ 
  • Ben Suriyeli Mübarek, ülkemizdeki iç savaş yüzünden Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldık. Göç sebebi SAVAŞ
  • Ben Azize, anneannemin anlattığına göre geçmişte Selanik’te yaşıyorlarmış. 1930 yılında ailesiyle Selanik’ten Bursa’ya göç etmişler. Göç nedeni SİYASİ NEDENLER

Gazetenin Hayatımızdaki Yeri Nedir?

Gazetenin Hayatımızdaki Önemi

Gazete gündelik hayatımızda oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bilgileri akşam haberlerini beklemeden günün ilk ışığında almamızı sağlar. Ülkemizde olup bitenleri bizlere aktarır.

 

Günümüzde birçok insan gazete satın almak yerine, internet gazeteciliğinden faydalanmaktadır. Bunun asıl nedeni insanların kolayı sevmesidir. Hâlbuki gazete bir kültürdür. Geçmişten günümüze kadar uzanan tarihi bir olgudur gazete. Gazete okuyucuları gündelik yaşam hakkında bilgi sahibi olurlar. Gündemi daha iyi anlamak ülkemizin sorunlarını görmek ve onlara çözüm oluşturmak için de gazete okumalıyız.

 

Gazetecilik ciddi ve namuslu bir iştir. Gazete yazarı öncelikle onurlu biri olmalıdır. Yalan haberler ile insanları kandıran gazeteciler, benim gözümde gazeteci değillerdir. Daha kaliteli haberler elde etmek için gazete yazarlarının kişiliklerini bilmek de oldukça önemlidir. Kendilerini gazeteci diye tanıtan ve para karşılığında yalan haber yazan insanlara inanılmamalıdır. Ülkemizde birçok gerçek ve namuslu gazete vardır. Bunlar okunma önceliği olarak tercih edilmelidir. Yalan haberler ile toplumu karıştırmak, kutuplara ayırmak isteyenlere kulak asılmamalı, onların yazdığı yazılar bir daha okunmamalıdır. Kendine ve topluma saygılı, geçmişteki Türk büyüklerine hakaret etmeyen insanları okuma önceliği edinilmelidir. Bu temel prensipleri doğru olarak yapan gazetelerimiz mevcuttur. Bu ilkelere bakılarak gazete gündelik hayatımızın en temel okuma alışkanlıklarından biri olmalıdır. Buna göre gazete okumalıyız. Dürüst ve doğru habercilik yapan insanlar, bundan 10 yıllar sonrada saygıyla anılacaktır.

İletişim Araçları Nelerdir? Söyleyiniz

İletişim Araçları

İletişim araçları, telefon, internet, televizyon ve radyodur. Telefon ile iletişim halindeyken, uzakta olan bir insanın sesini duyma imkânı sağlarız. Telefonun icadı hemen hemen radyonun icat tarihi ile aynı zamanda olmuştur.

 

İnternet sayesinde de birçok insan birbirleriyle iletişim halinde kalabilmektedirler. İnternet icat edildikten sonra diğer iletişim araçlarının önüne geçmeyi başarmıştır. İnternetin bu başarısı erişim kolaylığı ve belki de tarihte bulunan en önemli icatlardan bir tanesi olmasından kaynaklı olabilir. Televizyona geldiğimiz zaman ise program yapanların, izleyen insan kitlesini monolog bir şekilde iletişim kurması üzerine kurulurmuş bir sistem vardır. En son olarak radyoya gelindiği zaman, dinleme üzerine kurulu bir sistemdir. Radyo programcısı insanlara bir şeyler anlatır, insanlarda bu programları dinlerler.

 

İletişim aracı olarak yazıyı da incelemekte fayda var. Büyük yazarlar, yüzyıllar sonrasıyla bile iletişime geçebilirler. Örneğin, Nazım Hikmet’in şiirleri kendisinin vefatından sonra bile insanlara bir şeyler anlatabilmektedir. Resim bir iletişim aracı mıdır? Bence evet. Resim de bir iletişim aracıdır eski dönemlerde çizilmiş resimlere bakılarak dönem ile ilgili birçok bilgi edinilebilir. İlk ilkel resimler sayesinde, mağaraların içinde kaç gün kaldıklarını, hangi hayvanlar ile savaştıklarını anlatan, ilk insanlar aslında bizler ile iletişim kurmuşlardır. Müzik de bir iletişim aracıdır. İletilen mesajı dinleyene duyguları sayesinde hissettirebilir. Bu örneklerin sayısı artırılabilir. Sizce iletişim araçlarının hangisi daha iyi?

Milli kültürümüzü anlatan hangi çizgi filmleri izlediniz?

Millî Kültürümüzü Anlatan Çizgi Filmler

Çanakkale Savaşı ile ilgili yapılan Çanakkale Geçilmez çizgi filmi benim oldukça ilgimi çekmiştir. Çanakkale Destanı’nı anlatan bu çizgi filmlerde, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün savaşı nasıl kazandığını ve kendisinin nasıl bir deha olduğunu çocuklara gösterir niteliktedir. Çizgi filmler çocukların gelişimine olumlu veya da olumsuz yansıyabilir. Bu tarz kültürel çizgi filmler sayesinde çocuklar kendilerine güzel bir yol çizebilir ve örnek alacağı kişiyi seçebilirler.

 

Çizgi film milli kültürümüzü yansıttığı zaman anlamlı ve daha da izlenilebilir hale gelecektir. Çocukların kendilerine doğru rol modeller alması için, milli kültürümüzü yansıtan çizgi filmler oldukça önemlidir. İşte tam olarak da bu yüzden çocukların gerçek kahramanları örnek alması, Amerikan zırvalarını örnek almasından çok daha iyidir. Hal böyle olunca yapılan, milli kültürü yansıtan çizgi filmler son yıllarda değerini artırmaktadır. En azından gerçek hikâye ve tarihe çocuklar tarafından ilgi oluşmasını sağlayacak yapıtların sayısı daha da artırılmalıdır. Sahte kahramanları izlerken, kendi milletinin gerçek kahramanlarını unutmamak ve onları anmak için de milli kültürü yansıtan çizgi filmler oldukça önemlidir. Yeni nesil, yani geleceğimiz olan çocukların bu tarz filmleri izlemesi oldukça önemlidir. Bu tarz milli kültür aşılanması halinde, milli bilinç ve sorumluluğun farkında olan yeni nesiller ortaya çıkacaktır. Bu tarz yapıtlar ülke için de oldukça önemlidir.