Siz ya da çevrenizden birisi bilgi güvenliği konusunda herhangi bir problem yaşadı mı?

Siz ya da çevrenizden birisi bilgi güvenliği konusunda herhangi bir problem yaşadı mı? Bu konuda herhangi bir habere rastladınız mı? Kısaca yazınız.

 

Hem benim hem de haberlerde okuduğum bazı olaylar oldu. Kendiminkinden başlayarak anlatayım. Bir gün okuldan gelmiştim. Bilgisayarımı açtığımda ne facebook hesabıma ne de gmail hesabıma giremiyordum. Mail hesabıma telefon numaramı eklediğim için şifremi unuttum kısmından yeni şifre isteyerek cep telefonuma gelen mesaj sayesinde gmail hesabıma girebildim. Bir  de ne göreyim facebook hesabıma ve gmail hesabıma birileri girmiş. Facebook şifrelerimi vs değiştirmiş hesabımdan benim adıma paylaşımlar yapmış. Mühendis bir abime oalyı anlattım ve bilgisayarımı inceledi. İncelemeler sonunda bilgisayarımdan keylogger çıktı. İndirdiğim programlardan biri virüs içeriyormuş ve ben bunun farkına varamadım. Böylece tüm klayyeden girdiğim şifreler bu virus ile hacker lara gidiyormuş.

 

Diğer bir olay ise haberlerde okumuştum. i cloud ‘u hacklenen ünlülerin özel hayatına ait bilgiler çalınmış ve internet ortamında paylaşılmıştı.

Uysal, sema, beste, ninni, kanmak ile ilgili cümleler

5 farklı kelime ile 2 şer cümle yazalım. Beğendiğinizi kullanabilirsiniz ..

 

Uysal: Normalde pek de uysal biri değil ama bugünlerde çok uyumlu.

Uysal: Yeni aldığımız bu köpek çok uysal çıktı, aman nazar değmesin.

 

Sema: Ankara semalarında süzülen bir uçak görüldü.

Sema: Adana semalarında yoğun sis hakimdi.

 

Beste: Sanatçı Tarkan süper bir beste ile geri döndü.

Beste: Türk müziğinden en çok beste yazan sanatçılardan biri de Yıldız Tilbe’dir.

 

Ninni: Saatlerdir ninni söylemesine rağmen bebeği uyutamadı.

Ninni: Babaannem ninni söylerken yine kendisi uyumuş.

 

Kanmak: Arkadaşının yaptığı şakaya hemen kanmıştı.

Kanmak: Ne yaptıysa borç para konusunda kandıramadı.

 

Aşağıda bir bölümü verilmiş olan yazıyı tamamlayınız. Yazınıza uygun bir başlık belirleyiniz.

BAŞLIK:  Düşünmenin önemi

 

Yazımın başlığını henüz koymadım ancak aklımda şekillenmeye başlayan bir şeyler var. Başlık demişken “Düşünmek” olabilir, diyorum. Neden olmasın? İnsanoğlu günümüze düşünerek, düşündüklerini hayata geçirerek ulaşmıştır. Düşünmek için okumaya ve düşündüklerini yazmaya ihtiyaç duyan insan aslında bir şeyin farkına varmıştır. Aslında herşey farkında olmak ile başlar biliyor musunuz? Neden mi? Şöyle özetleyeyim;

 

İnsan yaşadığı ortamda birşeylerin farkına varabilirse hayattan lezzet alır yada var olan bir probleme çözüm üretebilir. Farkında olmayan insan hayaller aleminde yaşamaya devam eden insandır. Farkında olan insanın bir sonraki aşaması düşünmektir. Eğer düşüncelerini eyleme geçirmeyi başarabilirse kazanım olmuştur artık. Ya yolunda gitmeyen bir şeyleri değiştirmiştir yada içinde bulunduğu durumun önemini daha da kavramıştır. Eskiye göre daha bilinçlidir, daha tecrübelidir.

E-kütüphane Formu

Elektronik kütüphane formu ile bir kütüphaneye üye olabilirsiniz. Eskiden kütüphanelerden alınan formlar doldurulup teslim edilirdi ama artık bir çok şey gibi bu formda elektronik ortama aktarıldı. Örnek E-kütüphane formunu aşağıdaki doldurabilirsiniz.

 

Kitap Özet Formu

Biz Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal romanı için kitap özet formu hazırladık. Eğer sizde bu romanı okudu iseniz kullanabilirsiniz. Yok okumadı iseniz buna benzer bir şekilde okudunuz bir kitabın özet formunu hazırlayabilirsiniz.

Engellilerle ilgili yapılan sosyal çalışmalarla ilgili haberleri araştırınız.

Engellilerle ilgili yapılan sosyal çalışmalarla ilgili haberleri araştırınız. Arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Sağlık Bakanlığı yakın zamanda engellileri ilgilendiren hareket alanlarını artıran ve kolaylık sağlayacak bazı tedbirler aldı. Haberin detayını aşağıda okuyabilirsiniz. Örnek bir haber olarak kullanabilirsiniz.

 

Sağlık hizmetlerinin verildiği iç ve dış mekanlar, özürlülerin kullandıkları araç­ gereçlerle rahat hareket etmelerini sağlayacak şekilde düzenlenecek.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Orhan Gümrükçüoğlu imzasıyla yayımlanan genelgede, özürlülere sağlık kurumlarında kolaylık sağlanması için gerekli önlemlerin alınması istendi.

 

Genelgede, ülkede hemen hemen tüm kurum ve kuruluşların görev alanına giren özürlülerle ilgili düzenlemelerin Anayasa başta olmak üzere, mevzuatta yer almasına karşın, uygulamada çeşitli aksaklıklar yaşandığı hatırlatıldı.

 

Birey, toplum ve özel ihtiyaç grubundakilerin sağlık hizmetlerine talep ve beklentilerinin tam ve sürekli karşılanması, sağlık hizmetlerini talep eden özürlülerin bu ihtiyaçlarının durumlarına uygun ortamlarda hızlı, verimli ve mağdur edilmeden karşılanarak, sağlık bakım kalitesinin yükseltilebilmesi için tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının multisektörel bir anlayışla, birlikte hareket etmesi gerektiği bildirilen genelgede, şu önlemlerin alınması istendi:

 

-Özürlü vatandaşların, özürlü sağlık kurulu raporları, “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ekindeki formda gösterilen formata uygun olarak, “Özür Durumuna Göre Tüm Vücut Fonksiyon Kaybı Oranları Cetveli” doğrultusunda düzenlenecek. Özürlü vatandaşlara bu çerçevede rapor düzenlenecek ve bu raporlar da sadece yetkili sağlık kuruluşlarından verilerek mağduriyetler önlenecek.

Teknoloji yararlı mıdır zararlı mıdır?

Teknoloji hem yararlıdır hem de zararlıdır. Yararlı ve zararlı olması sizin kullanım amacınız ve kullanım alanınızla ilgilidir. Yani zarar lı mı yarar mı sorusunun cevabını teknolojiyi kullananlar karar veriyor. Örneklerle anlatalım;

 

Örneğin şuan bu yazıyı okuyorsanız bir bilgisayar yada cep telefonu, tablet 3 lüsünden birini kullanıyorsunuz. Evinizden yada cep telefonunuzdaki interneti kullanıyorsunuz. Biz bu siteyi yayında tutabilmek için serverlar kullanıyoruz. Bunların hepsi teknoloji ve teknoloji ürünüdür. Teknolojinin sağladığı bu imkanlar ile şu anki imkanı sunuyoruz. Öğrenmek istediğimiz şeyleri kısa zaman içinde öğreniyoruz. Öğrenmek istediğimiz bir şeyi bir kütüphaneye gidip içindeki milyonlarca kitap içinden yüzlerce sayfalık kitaplar içinden bulmak var birde internete gir, google’ye yaz anında karşında görerek öğrenmek var. Bilgisayar, cep telefonu ve interneti bu amaçla kullanırsanız yararlıdır.

 

Şimdi aynı imkanlar ile zararlı bir örnek verelim. Cep telefonu ve interneti kullanarak bir çok yasa dışı eylemde bulunabilirsiniz. İllegal sitelere girip başınızı belaya sokup kapınızda polisi görebilirsiniz. Tabiki bunların nasıl olduğunu yazmayacağız 🙂 Ama az çok hepini tahmin etmişsinizdir neler olduğunu…

 

Sonuç olarak aynı cihazlar, aynı imkanlar ile birbirinin tam zıttı iki eylem gerçekleştirebilirsiniz. Yararlı mı, zararlı mı bu şekilde kullanıcının amaçları belirler.

Sanat eserleri, ait olduğu kültürü yansıtmalı mıdır? Tartışınız.

Sanat eserleri, ait olduğu kültürü yansıtmalı mıdır? Tartışınız.

 

Hiç bir sanat eseri ait olduğu ve doğduğu toplumdan kültürden ayrı değerlendirilemez. Peki neden? Size memleketiniz sorulduğunda İstanbul’da yaşıyorum ama kökenim Samsun deme ihtiyacını nasıl güdüyorsanız sanat eserleri de var oldukları kültürünün izlerini öyle ya da böyle taşırlar. Bu soruya cevap vermek için öncelikle sanat eserini meydana getiren etkenleri değerlendirmek gerekir. İnsanlar neden bir roman, hikâye, bir heykel, resim ya da bir şarkı sözü yazma, yapma ihtiyacı duymuşlardır?

 

İnsanlar sanata da kendilerini ifade edebilmek için ihtiyaç duymuştur. Sanat insanın kendini ifadesi iken, insanın eseri olduğu da kabul edilirken onun doğduğu kültürden farklı olması nasıl beklenebilir? Örneğin İslam dinine inanan insanlar halk hikâyeleri anlatırken bu bir efsane bile olsa içerisine kendi kültürlerinden parçalar serpiştirirler. Hikâyenin içerisine Allah’a ısmarladık, Allah’a emanet, kaderimiz böyleymiş gibi tabirler ister istemez girecektir. Burada islamla yoğrulmuş Türk kültürünü sentezleyebilmemiz mümkündür.

 

Durma riayet etmeyen eserler mevcut mudur Elbette mevcuttur. Ancak bu kişinin almış olduğu kültür kapsamında o eserin ortaya çıktığı gerçeğine değiştiremez. Eğer bir Türk vatandaşı doğduktan 3 ay sonra Almanya’ya göç etmiş ve Almanya’da büyümüş Almanya’nın kültürü ile yetişmiş ise Türk olmasına rağmen bir eser meydana getirdiğinde Alman kültürü ile yorulmuş bir eser meydana getirecektir. Hayatı boyunca yoksul bir insan zenginlikle alakalı bir eser meydana getirmeye kalktığında içinde hayali kavramlardan öteye giden bir zenginlik bulmak mümkün olmayacaktır.

Sohbet geleneğinin Türk kültürüne katkıları hakkında neler söylenebilir? Tartışınız.

Sohbet geleneğinin Türk kültürüne katkıları hakkında neler söylenebilir? Tartışınız.

 

Sohbet etmek Türk kültürünün en eski oluşumlarından biridir. Türklerin var olduğu ilk zamanlardan bu yana gelişen hikâye anlatıcılığı geleneği, yazının icadından sonraki zamanda da yazılı kaynaklarda ortaya çıkmıştır. Ama yazının icadından önce insanlar konuşmayı öğrenmişler ve o zamanlarda da hikâyeler düşünmüşler ve birbirlerine hatta nesilden nesile aktarmışlardır. Türk halk hikâyelerinin ilk örnek metni dede korkut hikâyeleridir.  Dede korkut bir halk kahramanıdır ve halkının içinde bulunduğu zor durumlarda halkına öğütler verir onlarla sohbet eder. Türklerin ilk yazılı metni olan Orhun abidelerinde hükümdar halkı ile sohbet etmektedir.

 

Türk gösteri sanatlarında da sohbet geleneği oldukça önemli yer tutar.  Örneğin meddahlık olarak bilinen Türk sanatı bir kişinin sohbet ederek izleyicisine sanatının aktarması ile gerçekleştirirler. Peki, biz hiç sohbet etmeseydik ne olurdu? Yazılı kaynaklar yazıldıkları için günümüze ulaştı ve biz kültürümüzün kaynaklarını bu sayede öğrenebildik ama yazılı kültürden ziyade bir de sözlü kültür var ki okuma yazma bilmese de dedelerimiz ninelerimiz bizlere çocukluktan itibaren bazı hikâyeler anlatmıştır işte o hikâyeler Türk sözlü anlatım ve aktarım geleneğinin bir parçası olmuştur. Eğer biz hiç sohbet etmeseydik bugün bildiğimiz onlarca halk hikâyesi ve atalarımızın hayatları hakkında edindiğimiz bilgiler belki de hiç var olmayacaktı.  Sohbet etme geleneği bir kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasında en az yazılı aktarım kadar etken ve önemli bir rol oynamaktadır.