Kahraman olmak için sadece cesur olmak yeterli midir ?

Kahraman olmak için sadece cesur olmak yeterli midir ?

 

Kahraman ; Savaşta veya tehlikeli bir durumda kendi adına ve başkaları adına yararlılık sağlayan , zor durumlar üstesinden gelen kişiye kahraman denir. Herkes Kahraman olamaz. Kahraman olmak için cesur olmak gerekmektedir. Kedine güvenmek her şeyden önemlidir. Eğer kendine güvenin ve isteğin yoksa hiç bir şeyi  başaramazsınız. Kahraman olmak herkesin sevgisini kazanmak demektir. Kahraman olmak herkesin sizlere hayranlıkla baktığı durumdur. Kahramanlık duygusunu yaşayan insan tekrar tekrar o duyguları yaşamak için daha azimle ve istekle çalışarak daha fazla halkın beğenisini kazanmak ister. Kahramanlık kişiye yeni duygular katar. Bazıları iyi bazıları kötü huy olabilir. Kötü huy olarak. Kahraman olan kişide hırs duygusu başlar. Hırslı olmak elbette kötü bir davranış değildir. Ama hırslı olmak , bencil olmayı da beraberinde getirir. Bu durum da halk tarafından pek hoş karşılanmayacaktır. Kahraman olmak , kendinden başka herkesi düşünme durumudur. Bu yüzden kahraman olurlar. Kahraman olmanın ana kuralı kendine güvenmekten geçer. Kahraman olmak için cesur olmak gerekir. Cesur değilseniz hiç bir şey yapamazsanız.

Kahramanlık konulu halk hikâyelerinin günümüz romancılarını, şairlerini ya da sinema sektörünü etkilediğini söyleyebilir misiniz? Düşüncelerinizi örneklerle anlatınız.

Kahramanlık konulu halk hikâyelerinin günümüz romancılarını, şairlerini ya da sinema sektörünü etkilediğini söyleyebilir misiniz? Düşüncelerinizi örneklerle anlatınız.

 

Halk hikayeleri, kahramanlık aşk, tasavvuf içeren hikayelerdir. Son zamanlarda en çok dikkat çeken  hikayeler  kahramanlık konulu halk hikayeleri olarak görülmüştür. Kahramanlık konulu hikayeler genellikle kahramanlık hikayelerini anlatır ve okuyucuyu etkiler. Kahramanlık  konulu hikayelere özenilerek ve örnek alınarak bunlara göre  edebi metin oluşturulur. Kahramanlık hikayesi içeren eserler  den ilham alan günümüz romancılarının  da kitaplarında etkilenmesi kaçınılmazdır. Edebi eser oluştururken, ilham almadan yazmaya başlamaları oldukça güçtür. Hangi sektör olursa olsun etkilenmeden ve ilham almadan ekilenmemek kaçınılmaz bir durumdur.

 

Bu konuya şöyle bir örnek de verebiliriz.  2017 – 2018 yılının en popüler filmlerinden birisi de AYLA filmi idi. Kore savaşında askerlerimizin içinde bulunduğu durumu katledilmiş bir köyden sağ kurtulan bir kız çocuğuna kendi çocuğu gibi bakan bir türk askerinin hikayesini anlatır. Yaşanmış, gerçek bir kahramanlık hikayesiydi. Sinema filmi çekildi ve yaklaşık 6 milyon kişi sinemalarda izledi. 10 larca ödül kazandı. AYLA filmi gibi bir çok filmi daha örnek verebiliriz. Bu örneklerden hareketle de Kahramanlık konulu halk hikâyelerinin günümüz romancılarını, şairlerini ya da sinema sektörünü etkilediğini söyleyebiliriz.

Yaşadığınız çevrede insanlar hangi konularda emek verip fedakarlık yapmaktadırlar?

Yaşadığınız çevrede insanlar hangi konularda emek verip fedakârlık yapmaktadırlar? Düşüncelerinizi günlük hayattan örneklerle anlatınız.

 

Fedakarlık; Kendi menfaatlerini düşünmeden, başkalarına gösterdiği emek ve çaba gösterisidir. Fedakar olmak kişinin kendisine bağlı bir durumdur. Bu durumu hayatınızın her noktasında görmeniz mümkündür. Kısacası fedakarlık. Karşı taraftan karşılık beklemeden kendisinden bir şeyler vermesi ve emek göstermesi durumudur.

 

Yaşadığınız çevrede insanların emek verip fedakârlık yaptığını görmüşsünüzdür. Hemen hemen her konuda fedakarlık yapılması mümkün bir durumdur. Fedakarlık , aile ilişkilerinde , iş hayatında, sosyal yaşamda, ve arkadaşlık ilişkilerinde bu mümkündür. Örnek verecek olursak ; aile ilişkilerinde, ailemiz  maddi ve manevi olarak her zaman yanımızdadır. Okul yaşamımızda eğitimimiz için bizler için her konuda fedakarlık gösterirler.  Arkadaşlık ilişkilerine bakacak olursak, dostluk bir mum gibi yanabilecek düzeyde, önemli bir şeydir. Dostluk iyi gün kötü gün demeksizin her zaman yanında olmaktır. Arkadaşlarınızın yardıma ihtiyaçları olduğu zaman. Onlara destek olmalı gerekiyorsa vaktinizden  bile fedakarlık etmelisiniz. Meslek seçimlerine göre de fedakarlık yapılması gereken durumlar olabilmektedir. Öğretmenlik olsun, doktor olsun.. Öğrencileri ve hastaları için fedakarlık göstermektedirler. Öğretmenler, öğrenciye bilgi aktarmak için kendisinden çok şey feda etmektedir. Örneğin: tenefüs vakitlerinde öğrencinin soru sorması öğretmenin de öğrencisi için tenefüs ve dinlenme vaktinden fedakarlık yapması durumu olarak gösterilebilir.

Yüzyıllar boyunca aşk, neden sözlü ve yazılı ürünlerin başlıca teması olmuştur?

Yüzyıllar boyunca aşk, neden sözlü ve yazılı ürünlerin başlıca teması olmuştur? Konuyla ilgili düşüncelerinizi paylaşınız.

 

Aşk, yüzyıllar boyunca hemen hemen her insanın yaşadığı bir duygudur. İnsanların birbirlerine karşı olan duyguların daha yoğun ve istekli olma durumudur. Aşk iki kişinin arasında olma durumudur. Aşık olan insan içini dökmek ister, dertleşmek ister. Aşkını etrafındakilere anlatmak ister. Çünkü anlattıkça rahatlar. Kendi kendine konuşmaktan, hayaller kurmaktan kendini alabilmesi için, içini dökmesi gerekir. İşte bu yüzdendir ki bütün şair ve yazarlar eserlerinde aşk üzerinden ilerlemektedir ama aslında kendi amaçları kendi içlerini dökmektir, duygularını haykırabilmektir.  Yazarlar da halka bakarak , eserlerinde  aşk konulu temalardan ilerlemişlerdir.

 

Edebi metinlerin okuyucu etkilemesi gerekir. Aşk da etkileme sırası olarak ilk sıralarda diyebiliriz. Edebi eserler de bir çok aşk ürünü yazmış yazarlar mevcuttur. Bunlara örnek olarak. Halit Ziya Uşaklıgil, Aşkı-memnu, Reşat Nuri Gültekin dudaktan kalbe,  Mehmet Rauf eylül  gibi yazar eserleri ilerleyen zamanlarda görsel izlenceye uyarlanmıştır.

Aşk gibi evrensel bir temayı düz yazı mı yoksa şiir formunda ifade edilen ürünlerde mi okumayı tercih edersiniz? Niçin?

Aşk gibi evrensel bir temayı düz yazı mı yoksa şiir formunda ifade edilen ürünlerde mi okumayı tercih edersiniz? Niçin?

 

Aşk iki kişi arasında olan bir durumdur. Aşkta duygu , sevgi, hoşgörü, kıskançlık ve heyecan gibi duygular vardır. Aşk sadeliği sevmez genellikle yoğun duygular içeren bir durumdur. Bu yüzden aşk anlatılırken kesinlikle şiir formunda anlatılmalıdır. Evrensel bir tema olan aşk , şiir tadında okuyan kişiyi etkilemelidir. Okuyan kişiyi o duyguları yaşıyormuş hissine kapılmalıdır. Eğer düz metin ile yazılırsa, belli bir zaman sonra sıkar ve okuyucu okumaktan vazgeçer. Aynı zamanda okurken bir duygu etkileşimine girmez. Oysaki edebi metinler okuyucuyu heyecanlandırır. Aşk gibi evrensel bir temayı düz yazı mı yoksa şiir formunda diyorsanız ifade edilen ürünlerde şiir formunda yazılmalıdır.

 

Ayrıca geçmişte aşk gibi bir evrensel temayı anlatan edebi eserlere bakarsan ağırlıklı olarak olarak şiir olarak yazılmıştır. Örnekler verecek olursak;

 

  • Ben Sana Mecburum – Attila İlhan
  • Buluşmak Üzere – Can Yücel
  • Yine Sana Dair – Nazım Hikmet
  • Özlem – Özdemir Asaf
  • Ayrılırken – Ümit Yaşar Oğuzcan
  • Bekleyeceğim – Ahmet Hamdi Tanpınar
  • Özletiyor Seni Bu Yağmurlar – Ahmet Telli
  • Ne Böyle Sevdalar Gördüm – İlhan Berk
  • Kara Sevda – Cahit Sıtkı Tarancı
  • Veda – Necip Fazıl Kısakürek
  • Bekleyen, Beklenen – Necip Fazıl Kısakürek

Bir edebi metne başlık seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Bir edebî metne başlık seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

 

Edebi metin; insanların iç dünyasına inmek duygu ve düşüncelerine ortak olma sanatıdır. Edebi metinler  duygu yoğunluğu fazladır. Okuyan kişi derinden etkilenmeli ve metni okumalıdır. Edebi metinlerin de asıl amacı budur. Eserin okuyucuya okutulmasını sağlamaktır. Edebi metinlerin içeriği kadar başlığı da önemlidir. Okuyucu  eseri okumadan önce ilk olarak başlığa bakar. Eğer başlık ilgi çekici ise metni merak eder ve okumaya başlar. Eğer başlık çok göze hitap etmiyor ise esere uzaktan bir göz atılır ve  tamamı okunmaz. Bir edebî metne başlık seçerken  dikkat edilmesi gereken kurallar vardır; Etkili bir başlık olmalıdır, Kısa ve öz olmalıdır. Edebi metinle ilgili olmalıdır, ilgi çekici ve etkileyici olarak metnin okunmasını sağlayabilir.

 

Aslında bu durumu şöyle de örnekleyebiliriz. Özellikle bizim halkımız haber okurken gazete, dergi vs farketmeksizin ilk baktığımız yer başlıktır. Eğer haber başlığı bizde bir merak uyandırırsa açıp okuyoruz. Aksi durumda yazının çok faydalı bilgiler içermiş, doğru bilgiler, tavsiyeler vermiş, sağlığımız için iyiymiş pek de umursamıyoruz. İlk bakılan yer başlık ve okuyup okumamaya karar verme kriterimiz başlık. Bu yüzden yazılara, metinlere verdiğimiz başlıklar çok önemlidir.

Bir edebi türde kahramanların metnin okunmasında etkili olduğunu söyleyebilir misiniz?

Bir edebî türde kahramanların metnin okunmasında etkili olduğunu söyleyebilir misiniz? Düşüncelerinizi nedenleriyle paylaşınız.

 

Kişilerin iç dünyasına dokunmak ve onları etkilemek amaçlı yazılan yazılardır. Edebi metinlerin amacı insanların bu metinleri okurken kişide heyecan, aşk,  merak, ve hayranlık uyandıracak tarzda olmasıdır. Edebi metinlerin okunması metinde bulunan kahramanlara da bağlıdır. Eğer sevilen kahraman varsa daha hızlı ve daha istekli okunmasını sağlar. Sevilerek yapılan her şey başarıyı getirmektedir. Örnek verecek olunursa, Sevilen bir dizide veya film de eğer başrol oyuncusu seviliyor ise ,  film severek izlenir. Konusu ne kadar ilgi çekici olmamış olsa da , sevilen karakter, kahraman olduğu için eser sevilerek izlenir. Aynı şekilde kitap okurken de , yazara bağlı olarak kitap alınır. Yazarın kitapları seviliyorsa kitap ne kadar durgun olursa olsun yazar sevildiği için kitap zevkle okunur.

 

Başka bir örnekte şöyle verebiliriz. Filmler vardır seriler halinde 1,2,3 vs diye giderler. Örneğin hızlı ve öfkeli filmi. Sanırım en son 7 . seri çıktı. Oradaki bazı karakterler o kadar çok seviliyorki ( jason statham) hangi filmde başrol oynarsa oynasın insanlar filmin konusuna yada içeriğine bakmadan filmi izlemeye giderler. Yada Recep İvedik örneğini de verebiliriz. Recep ivedik bir film karakteridir. KArakter filmin izlenmesinde çok etkilidir. Edebi eserlerde filmler gibidir. Bazı yazarlar belli bir karakter serisinde hangi kitabı çıkarırsa çıkartsın kitap hakkında hiç bir ön araştırma yapmadan insanlar satın alıp iyi izlenimler besleyerek kitabı okumaya başlarlar. Soruya gelirse edebi türde kahramanlar metnin okunmasında kesinlikle etkilidir.

Değişik dillerde kullanılan veda sözlerini araştırınız. Güle güle, Hoşça kal

7 dilde veda sözlerinin karşılığını hazırladık. Hem güle güle için hem de hoşcakal kelimesi için yazdık. Sırasıyla kelimeler aşağıdaki gibidir:

 

Güle güle için farklı dilde: 

  • İngilizce:  good bye
  • Fransızca: au revoir
  • Almanca: Tschüs
  • İsveçce: adjö
  • Yunanca: αντίο
  • İtalyanca:  addio
  • İspanyolca: adios

 

Hoşcakal için farklı dilde: 

  • İngilizce: bye
  • Fransızca: au revoir
  • Almanca: Auf Wiedersehen
  • İsveçce:  adjö
  • Yunanca: αντίο
  • İtalyanca: addio
  • İspanyolca: adiós

Yeni kurmuş olduğumuz uluslararası şirkete – ELEMAN ARANIYOR

Yeni kurmuş olduğumuz uluslararası şirkete aşağıdaki özelliklere sahip eleman aranmaktadır.

 

  • Üniversitelerin elektrik/elektronik ya da mekatronik mühendisliği bölümlerinden mezun
  • ArGe/ÜrGe alanında, tercihen aydınlatma sektöründe 3-4 yıl tecrübeli
  • Araştırmayı, yeni teknolojiler, uygulamalar ve malzemeler öğrenmeyi seven
  • Dikkkatli, titiz ve düzenli çalışan
  • MS Office programlarını iyi seviyede kullanan
  • Elektronik ve mekanik ve malzeme bilgisi olan
  • Kendini geliştirip, daha aktif görevler almak ve yükselmek isteyen
  • Fabrikanın bulunduğu Beylikdüzü ilçesine yakın ikamet eden
  • Erkek adaylar için askerlik ile ilişiğini bitirmiş olan

 

özelliklere sahip elemanlar aranmaktadır.

Yeni fethedilen toprakların sorumluluğunun kadıya verilmesinin sebebi ne olabilir?

Osmanlı Devleti bir yerin fethinden hemen sonra şehre “kadı” atardı. Yeni fethedilen toprakların sorumluluğunun kadıya verilmesinin sebebi ne olabilir? Tartışınız.

 

Toplumları bir arada tutmak, kişiler arasında ki anlaşmazlıkları gidermek, davalı ve davacı arasında ki gerçekleşen eylemi sonuçlandırmak için adaleti tesis etmek gerekirdi. Yeni fethedilmiş topraklarda siyasi bir birlik olmadığı gibi adaletin sağlanması da gereklidir. Yönetimi, sistemi ve yönetenleri değişen halk bir boşluğa düştükleri varsayılarak hareket edecek olurlarsa o bölgeye kargaşa hakim olacaktır. Çıkacak her olay devletin siyasi birliğine zarar vereceği gibi çıkacak isyanlarında tetikleyicisi olacaktır. Bu nedenle Osmanlı Devleti bir yerin fethinden hemen sonra şehre kadı atardı.

 

Bu bölgeye atanan kadının bir çok görev ve yetki sahibi olduğu bilinmektedir. Önceki İslam devletlerinde görev alan kadılardan daha çok ve farklı kollarda görev verilen kadılar Osmanlı Hukuk sisteminde önemli bir yere sahiptir. Belediye başkanlığı, nikah işleri, kendi çalışma alanında bulunan kişilerin raporunu merkeze gönderme, sözleşmeleri onaylama gibi görevleri üstlenirken merkez tarafından gönderilen talepleri uygulama ve halk tarafından istenenleri ise divana sunma gibi aslı sorumlukları mevcuttu. Sadrazam olmak için herhangi bir eğitim sürecinden geçmek gerekmese bile kadılık için eğitim almanın zorunluluğu vardı. Eğitimini tamamlayan kadılar ilk olarak şimdilerde asistanlık dediğimiz şekliyle danişmendilik yapmak için seviye olarak diğerlerinden daha az önem arz eden medreselerde görev alırlardı.

 

Kadılar atandığı topraklarda siyasi birliği sağlayarak Osmanlı Devletinin temsilcisi olarak görevlerini sürdürmekte, halkın isteklerini merkeze yönlendirmekte, merkezden gelen uygulama işlerini ise tatbik ederek merkezi otoritenin varlığını hissettirmekte son derece başarılı olmuşlardır ki Osmanlının büyüme sebeplerindendir.