İnsan Doğa Etkileşiminde İnsanın Doğaya Adapte Olmasında Teknolojinin Rolü Nedir?

Coğrafya insanoğlu ile birlikte var olan ve insanın doğayla olumlu ya da olumsuz etkileşimini bilimsel yöntemle inceleyen bilim dalıdır. Ancak zaman içerisinde teknolojinin gelişmesi Coğrafya’ya gelişmesi açısından olumlu etki sağladığı gibi, doğayı tahrip ettiğinden dolayı olumsuz etkilere de sebep olmaktadır.

 

İnsan Doğa Etkileşiminde İnsanın Doğaya Adapte Olmasında Teknolojinin Rolü Var Mıdır?

Teknolojinin ilerlemesi ve teknik bilgilerinin hat safhaya gelmesi neticesinde doğaya verilen tahribat oranı her geçen gün artış göstermektedir. Ormanlık alanlar yok olmakta, insanlar nefes alabilecekleri noktaları bulamamaya başlamaktadır.

İnsan ve doğanın her zaman bir arada olması gerektiğini savunan Coğrafya bilimi, günümüzde insan eliyle yapılan ormanlık alanların, mesire yerlerinin oluşumunda teknolojinin rolü olduğunu savunmaktadır. İnsan elde ettiği teknolojiyle doğayı tahrip ederken, doğaya adapte olmak için teknolojinin tahrip ettiklerini yeniden yapmaya çalışmaktadır.

İnsan Ve Doğa Arasında Nasıl Bir Etkileşim Gerçekleştiğini Tartışınız

İnsan ve Doğa Arasında Etkileşim Var Mıdır?

Doğa; insanın içerisinde yaşadığı hem etkilendiği, hem de onu etkilediği, yaşamsal faaliyetlerini devam ettirdiği yaşam alanı olarak tanımlanabilir. İçerisinde yaşadığımız doğa ve bizim aramızda bir etkileşim söz konusudur. Doğa ve insan etkileşimi çerçevesinde baktığımız zaman sadece doğanın bizi etkilediğini değil; aynı zamanda bizim de doğayı etkilediğimizi görmekteyiz. Ancak arada bir fark vardır. İnsanlar doğayı genelde olumsuz yönde etkilemişlerdir.

 

Doğanın İnsana Etkileri Nelerdir?

Doğa ve insan etkileşimi kapsamında söyleyebileceğimiz doğanın insana etkileri şunlardır:

  • İnsanların konut ihtiyaçları doğanın içerisinde yer alan kayaçlardan karşılanmaktadır. İnsanoğlu kayaçlara öğrenme sonucunda elde ettiği birikimlerle şekil vererek konut ihtiyacını karşılamaktadır.
  • Ulaşım için doğayı kullanan insanlar yaşam alanlarını daha çok akarsu boylarında kurmayı tercih etmişlerdir. Böylece ulaşım imkanlarını genişletmektedirler.
  • Rusya gibi soğuk ülkelerde yaşayan insanların kıyafet tarzlarının kalın kıyafetlerden oluşmasını doğanın insana etkisi olarak gösterebiliriz.
  • Çöl ikliminin hakim olduğu Mısır gibi ülkelerde yaşayan insanlar ulaşım amacıyla deveyi kullanırlar. Bunun sebebi; doğa koşullarının deve için uygun olmasındandır.

İnsanın Doğaya Etkileri Nelerdir?

Doğa ve insan etkileşimi deyince aklımıza insanın doğaya etkileri de gelmektedir. Bu etkiler aşağıda sıralanmıştır.

  • Ekonomik devamlılık için yer altı kaynaklarının işlenmesi sonucunda doğaya zarar verilmesi örnek gösterilebilir.
  • Enerji giderini karşılamak amacıyla kurulan rüzgar santralleri bu etkilerden bir tanesidir.
  • Ağaca olan ihtiyacın artması doğadaki ormanlık alanları en az seviyeye düşürmektedir.
  • Akarsu kenarlarına inşa edilen su değirmenleri de doğayı etkilemektedir.

İlk Çağ’da Coğrafya Biliminin Gelişmesinde Hangi Faktörler Etkili Olmuştur?

Coğrafya bilimi insan ile var olan bir bilim dalı olduğu için insanın merakın doğmuştur. İnsan her zaman merak ederek merakı sonucu elde ettiği deneyim, birikimlerle bulunduğu noktadan daha iyi bir noktaya geçmek ister. Bu yüzden de Coğrafya biliminin gelişmesine katkı sağlamıştır.

 

İlk Çağda Coğrafya Biliminin Gelişmesinde Hangi Faktörler Etkili Olmuştur?

Coğrafya geçmişten beri gelişen ve bundan sonra da gelişmeye devam edecek olan bir bilim dalıdır. Sonu olmayan Coğrafya’nın her çağda gelişmesine etki eden faktörler farklılaşmıştır. İlk Çağda da Coğrafya biliminin gelişmesinde etkili olan faktörler şunlardır:

  • Çok fazla denizcilik faaliyeti yapılması deniz alanında gelişimi ve keşifleri sağlamıştır.
  • Merak eden insanın yer keşfetmek amacıyla seyahatler düzenlemesi etkili olmuştur.
  • Denizcilik faaliyetlerinin sonuçlarında ve seyahatler neticesinde elde edilen bilgilerin kaydedilerek günümüze taşınması Coğrafya’nın gelişimi için önem arz etmektedir.

Hangi Doğal Unsurlar Sera Üretiminin Antalya Civarında Yaygın Olarak Yapılmasını Sağlamıştır?

Coğrafya biliminin incelediği konular arasında yer alan sera üretimi; her mevsim her meyveyi ya da sebzeyi yememize imkan tanıyan üretim şekline verilen isimdir. Sera üretimiyle meyveler ve sebzeler fazla Güneşten ya da fazla yağmurdan üzerlerine gerilen muşambalar sayesinde korunmaktadır. Ülkemizde en fazla sera üretimi Antalya ve ardından Mersin şehirlerinde yapılmaktadır.

 

Hangi Doğal Unsurlar Sera Üretiminin Antalya Civarında Yapılmasını Sağlamıştır?

Sera üretiminin geçmişi 30 ile 35 yıl aralığına dayanmaktadır. Sera üretiminin yapılmasında bazı doğal unsurlar etkilidir. Güneş ışınlarının yeterli miktarda gelmesi, sera üretimi sonucu elde edilen mahsulün taşınma giderlerinin az olması, doğal kaynak ve jeotermal suların bulunması sera üretimi için giderleri en aza indirger. Antalya civarında ise; bu olanakların bulunması sera üretim merkezimiz olmalarına imkan tanımıştır.

Farklı Doğal Ortam Koşullarının İnsan-Doğa Etkileşimini Nasıl Etkilediğini Yorumlayınız

Coğrafya’nın temel ilgi alanı olarak gösterebileceğimiz insan ve doğa etkileşimine baktığımızda bu etkileşime etki eden birçok faktörün karşımıza çıktığını görmekteyiz. En başta doğada karşılaşılan ortam koşulları bu etkileşimi yüksek oranda değiştirmektedir. En başta baktığımız zaman pek gözümüze çarpmayan ayrıntıyı örneklendirdiğimiz zaman daha bariz şekilde anlayabiliyoruz. Doğal ortam koşulları ve insan doğa etkileşimi arasındaki ilişki için günümüze kadar gerçekleştirilen örneklerden bazılarını incelediğinizde Coğrafya’nın ne kadar gerekli bir bilim olduğunu daha rahat anlarız.

 

Doğal Ortam Koşulları ve İnsan Doğa Etkileşimi Arasındaki İlişkiye Verilebilecek Örnekler Nelerdir?

Doğal ortam koşulları ve insan doğa etkileşimi arasındaki ilişki sebebi ile kaynaklanan, insan eliyle gerçekleştirilen örneklerden bazıları şunlardır:

  • Fransa ve İngiltere ülkeleri arasındaki ulaşımın kolay şekilde sağlanması için Manş Tüneli inşa edildi. Manş Tüneli 1994 yılında tamamlanarak hizmete açıldı. Böylece 38 km’lik mesafeyi dünyanın en uzun sualtı tüneli olan Manş Tüneli’nden geçen trenler sağlamaktadır. Ayrıca trenler saatte 300 km’lik hıza ulaşabilmektedir. Bu tünelin yapılmasını doğal ortam koşullarına bağlayabiliriz. Eğer Manş Denizi doğal ortam çerçevesinde karşımıza çıkmasaydı Manş Tüneli de yapılamayabilirdi.
  • Kaliforniya’da Central Valley Bölgesi yer almaktadır. Bu bölge verimsiz çöl alanıdır. Ancak insan eliyle gerçekleştirilen Central Valley Bölgesi verimli bir tarım alanına dönüştürülmüş. Bu bölgeye gerçekleştirilen ilk etkileşimdir. Ancak daha nüfusun artması alanın verimsizleşmesine yol açmıştır. Bu da etkileşimin olumsuz perspektifteki boyutunu göstermektedir.

Doğal Unsurlar Beşerî Ortamın Gelişimini Nasıl Etkiler?

Coğrafya, doğal unsurlarla beşeri ortamı bir araya getirmek isteyen bir bilim dalıdır. İnsanlar doğal çevreyi kendisine geçmişte mesken edinmiş ve hayatını idame ettirebilmek için doğal olanı kullanarak beşeri hale getirmiştir. Günümüzde artık şehir hayatı daha baskın şekilde karşımıza çıkıyor. Böylece insanlar yine doğal unsurları kullanıyor. Ancak; sadece dinlenme, eğlenme ve zaman geçirmek için tercih ediyorlar.

 

Doğal Unsurlar Beşeri Ortamın Gelişimini Nasıl Etkiler?

Günümüzde şehirleşmenin artması, köyden kente göçlerin devam etmesi gibi durumlar aslında insanları doğal unsurlardan koparıyormuş gibi gözüküyor. Ancak Coğrafya’ya göre; şehirlerde yaşayan insanlar doğadan elde ettikleri parçaları kullanarak beşeri hale getirip beşeri ortamın gelişmesinde kullanıyorlar. Eskiden odunu ısınmak için kullanan mağara insanının yerini odunu dekoratif malzeme olarak şehir insanına bırakması bunun sadece bir örneğidir.

Doğal Ortam Koşullarının Bölgelere Göre Farklılık Göstermesinin Nedenlerini Açıklayınız.

Coğrafya biliminin incelediği konular arasındaki doğal ortam koşullarının en önemli tartışma alanı bölgeler çerçevesinde ortaya çıkan farklılıklardır. Doğal ortam koşullarının bölgelere göre farklılık göstermesinin nedenleri içerisinde birçok sebep gösterilse bile en önemli etken sıcaklık etkenidir. Sıcaklık faktörünün bu farklılık üzerinde nasıl etki ettiğini araştıran Coğrafya bilimi bazı sonuçlara ulaşmıştır.

 

Doğal Ortam Koşullarının Bölgelere Göre Farklılık Göstermesinin Nedenleri

Bir canlının içerisinde doğup büyüdüğü ve yaşamını şekillendirdiği alan aslında o canlının doğal ortamı olarak tanımlanabilir. Doğa öyle farklı bir güce sahiptir ki; hiçbir canlının yaşayamayacağı bir ortamda doğmasına sebep vermemektedir. Zaten bu yüzden bahsettiğimiz ortam sadece ortam olarak değil; doğal ortam olarak tabir edilmektedir.

Canlıların dünyaya geldikleri doğal ortamların bölgelere göre farklılık göstermesinin en büyük sebebi; sıcaklıktır. Örneğin dünya üzerinde birçok iklim tipi vardır. Bu iklim tiplerinden Akdeniz İklimine sahip olan yerleşim alanlarında sıcaklık kendisini gösterirken; Karasal İklimde daha soğuk bir iklim tipi karşımıza çıkar. Çöl İklimindeyse sıcaklık, kuraklık ve susuzluk bir aradadır.

Çöl ikliminde yaşama eğilimi gösteren en bariz canlılardan bir tanesi devedir. Çöl İklimi dediğimiz zaman aklımıza sıcaklıkla beraber susuzluk gelmektedir. Deve ise; susuzluğa en fazla dayanan hayvandır. Doğal ortam koşullarının bölgelere göre farklılık göstermesinin nedenleri arasında göstereceğimiz sıcaklık farklılıkları sebebiyle de Çöl İklimine sahip bir bölgede balıkların yaşamasını beklememekteyiz.

Coğrafyanın Fen Bilimleri Ve Sosyal Bilimlerin Her İkisiyle De İlişkili Olmasının Nedeni Nedir?

Coğrafya bilim dalı olarak birçok bilim dalıyla ilişki içerisinde çalışmaktadır. Her bilimde olduğu gibi Coğrafya’da kendi alanında incelemeler yaparken somut veriler sunan ve deney yapabilen diğer bilim dallarıyla etkileşimli olarak çalışmak zorundadır. İnsan ve doğa arasındaki etkileşimi inceleyen bilim dalı olan Coğrafya diğer bilim dallarına nazaran daha fazla dalla ilişki kurar. Coğrafyanın ilişkili olduğu Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler vardır. Her iki alan farklı konuları araştırsa bile Coğrafya’da tıpkı aynı konular üzerinde dururcasına bir araya gelirler. Coğrafyanın incelemelerini ve araştırmalarını yaparken, yaptığı araştırmaların sonuçlarını açıklarken ilişki içerisinde olduğu dalları aşağıda sıraladık.

 

Coğrafyanın İlişkili Olduğu Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler Hangileridir?

Coğrafyanın ilişkili olduğu Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler arasından en çok yararlandıklarını açıkladık.

  • Fizik: Coğrafi yaşam alanları hakkında bilgi verirken yer çekimi, kuvvet, hareket ve güç alt dallarını kullanır.
  • Kimya: Yer altı sularının oluşumu, çözülmesi ve karstik özellikleri hakkında bilgi verirken kullanır.
  • Biyoloji: Hayvan türleri ve bitkilerin yaşlarını öğrenerek o coğrafi bölgeye dair teori sunmada yararlanır.
  • Matematik: Enlem, boylam, sıcaklık dereceleri, Dünya’nın Matematiksel yapısını açıklarken yararlanır.
  • Tarih: Coğrafi alanlardaki geçmiş kalıntılara dair ipuçlarını sunarken kullanır.
  • Astronomi: Güneş ve Ay tutulmalarını araştırırken yararlanır.
  • Jeoloji: Yer kabuğunun genel yapısı ve yer kabuğunun nasıl oluştuğuna dair bilgi aktarırken kullanır.
  • Meteoroloji: İklimsel ve sıcaklık olarak özellikleri açıklarken kullanır.
  • Ekonomi: Nüfusun ekonomik faaliyetlerini, ekonomik kaynaklarını açıklarken kullanır.

 

Coğrafya Biliminin Ortaya Çıkmasında Sizce Hangi Faktörler Etkili Olmuştur?

Coğrafya; insan ve doğa arasında yaşanan ilişkiyi inceleyen bilim dalına verilen isimdir. Coğrafya bilimi bu etkileşimi incelerken kendisine neden sonuç sorgulamalarını ilke edinir. Ayrıca ortaya koyduğu verileri bir bilim dalı olduğundan dolayı kanıtlayarak sunmayı amacı olarak benimser. Her bilim dalında olduğu gibi Coğrafya biliminin de ortaya çıkmasına etkili olan bazı faktörler söz konusudur. Aslında sıralayacağımız faktörler bir yandan da Coğrafya biliminin edindiği ilke ve amaçları tasvir etmektedir. Coğrafya biliminin ortaya çıkmasında etkili olan faktörler noktasında sıralayabileceğimiz maddeleri aşağıda görebilirsiniz.

 

Coğrafya Biliminin Ortaya Çıkmasında Etkili Olan Faktörler Nelerdir?

İnsanın var olmasından itibaren kendisini yavaş yavaş gösteren Coğrafya, zamanla bir bilim haline gelmiştir. İnsanla aynı yaşta sayabileceğimiz Coğrafya biliminin ortaya çıkmasında etkili olan faktörler şunlardır:

  • İnsanın doğayla olan etkileşiminin incelenmek istenmesi, merak edilmesi ve araştırıldığında değişik bulgulara rastlanması bilimin doğmasına en büyük etken olarak sayılabilmektedir.
  • İnsan doğuştan merak eden bir varlık olarak dünyaya gelmiştir. Bu yüzden her zaman araştırmak ve keşif yapmak ister. Coğrafya da insanın meraklı yapısından doğan bir bilim dalıdır, diyebiliriz.
  • İnsanın ve diğer tüm canlıların yaşadığı gezegen olan Dünya’nın Matematiksel ve Coğrafi konumu, bizim dışımızdaki ülkelerin fiziki, beşeri, siyasi özelliklerini öğrenmek amacıyla doğmuştur.
  • Yaşadığımız Dünya üzerindeki doğal suların, okyanusların, dağların oluşumuna bilimsel cevap getirmek bilimin ortaya çıkmasında diğer bir faktördür.

Coğrafya Biliminin İnceleme Konularının Neler Olabileceğini Tartışınız.

Coğrafya Bilimi Nedir?

Coğrafya; insan ve doğa arasındaki etkileşimi temel alan bu etkileşimi incelerken neden sonuç ve dağılış ilkelerine dikkat ederek incelemelerini yapan bilim dalına verilen isimdir. Coğrafya günümüzde eğitim müfredatı çerçevesinde öğrencilere gösterilen derslerden bir tanesidir. Peki; Coğrafya biliminin incelediği konular nelerdir?

 

Coğrafya Biliminin İncelediği Konular Nelerdir?

Coğrafya biliminin incelediği konular içerisine birçok alan girmektedir. İnsanın ve doğanın bir arada yer aldığı tüm konular aslında Coğrafya’nın içerisine dahil edilebilir. Müfredat kapsamında da sunulan ve asıl konuları arasında yer alan alt başlıklar şunlardır:

  • İnsanların yerleşme tiplerini konu alır.
  • Dünya üzerinde insanların karşılaştığı yer şekillerini ve bu yer şekillerinin etkilediği iklim tiplerini inceler.
  • İnsanların doğa tarafından kendisine sunulan doğal kaynakları tarih boyunca nasıl işlediğini ve bundan sonra hangi yollarla işleyeceğini inceler.
  • Yeryüzü şekillerini araştırarak araştırma sonuçlarını somut veriler şeklinde sunar.
  • Doğada karşılaşabileceğimiz hayvan türlerini araştırır. Hayvan türlerinin hangi coğrafyalarda yaşam alanı bulduğunun bilgisini sunar. Bu noktada Biyoloji bilim dalıyla ilişkili olduğunu bizlere gösterir.
  • Yer altından doğal kaynak olarak çıkan suların nasıl oluştuğunu inceler ve bu suların karakteristik özelliklerine bakarak neden o karakteristik özelliği barındırdığını araştırır.
  • Dünya üzerindeki nüfusun yoğunlaştığı coğrafi alanları, ülkelerdeki oluşan nüfus tipinin genel yapısını bizlere sunar.
  • Yeryüzünün genel özelliklerini ve yapısını kendisine inceleme konusu olarak alır.
  • İnsanların ekonomik yöndeki faaliyetlerini araştırır.