Çadırın konargöçer hayata sağladığı kolaylıklar neler olabilir? Yazınız.

Çadırlar kurulup sökülebilen malzemelerden oluşur. Birçok farklı ürün bir araya getirilerek çadırlar dolayısıyla evler kurulur. Taşınabilir olması en büyük özelliğidir. Konargöçer hayatta insanlar sürekli göç halindedir. Yaz aylarında farklı bir yerde, kış aylarında farklı bir yerde çadırlarını kurarlar. Bu sebeple konargöçer hayat süren toplumlar için çadırlar en büyük avantajdır. Göç edilen ve konulan her yere çadırlar taşınabilir. Göç edilen yere çadırlar da kolaylıkla taşınabilir. Konargöçer toplumlar yüzyıllar boyunca çadırların taşınabilir olmasının kolaylığı ile farklı yerlerde kendilerine yurt tutmuşlardır. Çadırın taşınabilmesi bir bütün halinde değil brandası, tahtaları ayrı ayrı sökülerek yapılabiliyor olması da bu kolaylığı desteklemiştir.

 

Çadır kullanımı konargöçer kavimlerde vazgeçilmezdir. Hayata sağladığı bir diğer kolaylık ise yaşam şartlarıdır. Çadırlar, sabit konutlar kadar rahatlığı hissettirmez. Haliyle konargöçer toplumlar çadırlarında rahat değildir ve hep tetiktedir. Aslında çadırdaki bu rahatsızlık ve tetikte olma durumu dönemin şartlarına göre oldukça büyük bir kolaylık ve fayda sağlamıştır. Çadır kullanan konargöçer toplumlarda taşıma işlemleri için arabalar üretilmiştir. İnsanlar çadırları sırtında taşımayacağı için bunları taşıyacak ve atlara bağlanabilecek arabalar icat etmişlerdir. Çadır kullanımının hayata icat olarak fikir vermesi de kolaylıklar ve avantajlar arasında sayılabilir.

Orta Asya’da yaşasaydınız ne tür güçlüklerle karşılaşırdınız? Tartışınız.

Orta Asya bölgesinin yaşam şartlarını araştırdığımızda otlak yetersizliği, kuruma, hayvan hastalıkları ve çeşitli etnik çatışmalar ile zor yaşam şartlarına sahip olduğunu görürüz. Orta Asya’da yaşasaydım bu güçlükler ve çatışmalar içinde kendimi bulabilirdim. Ulaşım imkanlarım şu anki kadar rahat olmazdı. Özgür vatandaş olma bilincim olmayabilirdi. Rahat ve lüks içinde yaşayan ülkemize göre kıyaslama yaptığımda çocuk yaşlardan itibaren hayatla mücadele etmek zorunda kalarak güçlük çekerdim. Hayvan beslemek yani hayvancılık ile uğraşmak zorunda kalabilirdim. Bu benim için büyük bir güçlük olurdu. Çünkü hayvanlar ile aram pek yoktur.

 

Sınır çatışmalarını ve komşu ülkeler arasındaki problemleri göz ardı edemem. Bu problemler sürdüğü sürece Orta Asya’da yaşasaydım ben de hayatımı sürdürüp sürdüremeyeceğim konusunda endişelere kapılabilirdim. Daha zorlu ekonomik şartlarda yaşayacak olmam da muhtemel bir durumdu. Fakat Orta Asya’da yaşamanın en zorlu yanlarından birisi de dünya ile iletişimde olamamaktır. Ben de Orta Asya’da yaşasaydım internet, bilgisayar, telefon kavramlarından uzak bir şekilde büyüyebilirdim. Yiyecek – içecek çeşitliliği de ülkemizdeki kadar fazla değil, bu sebeple de birçok gıda tüketiminden mahrum kalır sağlık problemleri ile karşılaşabilirdim. Sağlıksal süreçlerin yanı sıra eğitim anlamında da zorluklar ile karşılaşırdım. Eğitimimi yeterince alamaz, ilim derslerinde başarılı olamazdım.

Resmi kurumlara başvuru sırasında T.C. Kimlik Numarası, telefon numarası istenmesi bize ne gibi sorumluluklar yükler? Yazınız.

Birçok başvuruda T.C kimlik numarası ve telefon numarası istenmektedir. Herhangi bir alışveriş sitesine üye olurken bile bu bilgilerin istenmesi normal karşılanıyorken resmi kuruluşlarda yapılacak olan başvuru ve kayıt için de verilmesi çok doğaldır. Her başvuru bir kayıt niteliğindedir. Kaydı kimin yaptırdığı, ne için yaptırdığı gibi bilgiler de sisteme bildirilmelidir. Resmi kuruluşlar karşısında bu bilgileri vermek sizi tanımlayacak olan nitelikte bilgilerdir.

 

Devlet ve nüfus kayıtlarında bizim kim olduğumuzu ve nasıl ulaşılabileceğimizi gösteren bu bilgiler bize mutlaka çeşitli sorumluluklar yükleyecektir. Başlıca müracaat sahibinin kim olduğu konusunda ve işlemlerin ilerletilmesi sürecinde muhatap olarak bir sorumluluğumuz olacaktır. Ayrıca devlet kurumlarına gereksiz başvuru yapılmaması ve devlet görevlilerinin meşgul edilmemesi için asılsız müracaatların önüne geçmektedir. Bilgi paylaşımının istenmesi asılsız ihbarlar ve gereksiz müracaatların kesilmesini sağlamıştır. Böylece başvuru, başvuru sahibinin sorumluluğundadır. İletişim numarasının istenmesi ile sizinle irtibat kurulabileceğinin göstergesidir. Telefonlarınızın ulaşılabilir olması da sorumluluklar arasındadır. Devlet ya da devlet kurumları tarafından resmi muhatap kabul edilmek de sorumluluk almak oluyor.

Marketten aldığınız herhangi bir yiyeceğin son kullanma tarihinin geçtiğini fark etseydiniz ne yapardınız? Tartışınız.

Son kullanma tarihi geçen veya son gününe girilen ürünleri kullanmayı asla tercih etmem. Bu sebeple öncelikle satın aldığım markete gidip herhangi bir görevliye danışmadan önce yiyeceğin bulunduğu kategoriye giderim. Bu kategoride yer alan aynı ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçip geçmediğini kontrol ederim. Belki sadece benim aldığım ürün aralarına karışmış eski bir paketten olabilir. Durum böyleyse anlayışla karşılar ve ürünümü değiştirmek istediğimi söylerim. Fakat yiyecek kategorisindekilerin tümü aynı şekildeyse bu kadar anlayışlı olamam. Gıda satıcısı olan yerlerin bu konuda hassasiyetle davranmalarını beklerim. Çünkü insan sağlığının şakası ve ihmali olmaz. Bu yüzden arada bir tanesinin son kullanma tarihi geçmesi ile hepsinin son kullanma tarihinin geçmiş olması büyük bir farka sahiptir.

 

İnsanlar son kullanma tarihi geçen yiyecekler yüzünden zehirlenebiliyor. Bu benim de başıma gelebilirdi. Dikkatli davranmayan ve son kullanma tarihine bakmadan ürün alıp tüketenleri de düşünmek lazım. Market bu konuda gereğini yapmaz ve yiyeceği değiştirmezse Tüketici Hakları üzerine hizmet veren kuruluşlara başvuruda bulunurum. Marketin insan sağlığını ihmal ettiğini bildirir ve gereğinin yapılması için elimden geleni yaparım.

Yeni Çağda Coğrafya Biliminin Avrupa’da Gelişmesinde Etkili Olan Faktörler Nelerdir?

Coğrafya Bilimi Orta Çağ döneminde İslam dünyasında gelişme seyrederken Yeni Çağ dönemine girmemizle birlikte Avrupa’da daha hızlı bir şekilde ilerleme kaydetmiştir. Yeni Çağ’dan sonra hızını alamayan Avrupa günümüzde de bilim alanında birçok İslam devletinden daha ileri seviyede kendisini göstermeyi başardığını kanıtlamıştır.

 

Yeni Çağ’da Coğrafya Biliminin Avrupa’da Gelişmesinde Etkili Olan Faktörler

Yeni Çağ’da Coğrafya biliminin Avrupa’da daha hızlı gelişmesi için etkili olan bazı faktörler yer almaktadır. Bu faktörler şu şekildedir:

  • Doğu’da yaşanan fetih hareketlerinin ileri seviyeye ulaşması sonucunda Orta Çağ’da gösterilen Coğrafi keşiflerinin seyrini azaltması, Avrupa’nın bu yönde kendisini geliştirmesine yol açmıştır.
  • Avrupa’da gemicilik çok hızlı şekilde gelişerek keşiflerin yapılmasına imkan sağlanmıştır.
  • Pusula icat edilmesiyle Coğrafya biliminin gelişmesi hız kazanmıştır.

Yaşadığınız Yerde Sıcaklık, Yağış Ve Yer Şekilleri Gibi Doğal Unsurların Neden Olduğu Olumsuzluklarla Başa Çıkabilmek İçin Ne Gibi Projeler Geliştirilebilir

Doğal unsurlar kimi zaman yaşantımızda olumlu yönde etki ederken, kimi zaman da olumsuz etkileri ile karşımıza çıkabilmektedir. İnsanların yaşayabileceği alanlar çerçevesinde sıcaklığın az ya da fazla olması, yağış oranının az ya da fazla olması, yer şekillerinin engebeli ya da düz olması gibi birçok faktör bulunabilir. Sıcaklık, yağış ve yer şekillerinin her iki özelliği de bizlere olumlu etki yapabildiği gibi, olumsuz etkiler de yapabilir. Ancak olumsuz etkilerle başa çıkabilmek için insanoğlu bazı projeler geliştirmiştir ve geliştirmek zorundadır. Doğal unsurların neden olduğu olumsuzluklarla başa çıkabilmek için geliştirilebilecek projeler ve geliştirilen projeler noktasında bazı örnekler vardır.

 

Doğal Unsurların Neden Olduğu Olumsuzluklarla Başa Çıkabilmek için Geliştirilebilecek Projeler Nelerdir?

Yaşadığınız yer çok sıcak ya da çok soğuk olabilir, yağış oranı az miktarda ya da çok miktarda karşınıza çıkabilir, yer şekillerine baktığımız zaman yaşamsal faaliyetleri zorlayıcı düzeyde olabilir. Ancak insan aklıyla doğaya etki ettiğinden ve Coğrafya’da bunu savunduğundan dolayı mutlaka projeler geliştirilmelidir.

  • Yaşadığınız yer sıcaklık açısından çok soğuk bir yerleşim alanıysa ısıtma teknolojilerini kullanabileceğiniz projeler geliştirmeniz gerekmektedir.
  • Yaşadığınız yer sıcaklık oranlarına baktığınız zaman çok sıcak bir yerleşim alanında bulunuyorsa soğutma teknolojilerini kullanmanız gerekmektedir.
  • Yağış oranı azsa tarıma yönelik değil; suyun gerekmediği projeleri tercih etmeniz lazımken tam tersi durumunda tarıma yönelmeniz lazım.
  • Yer şekillerine göre hayvancılığı ve tarımı geliştirebilecek projelere göz atmanız gerekiyor.

Uzaktan algılama teknolojilerinin gelişmediği dönemlerde hangi kanıtlara dayalı olarak Dünya’nın küresel bir şekle sahip olduğu görüşüne ulaşılmış olabilir Tartışınız.

Coğrafya bilimi her ne kadar günümüzde bazı teknolojilerden yararlanarak gelişimine devam etse bile geçmiş dönemlerde daha zor şekilde ilerliyordu. Özellikle teknolojinin gelişmediği ancak gelişmek isteyen ve merak eden insanların bulunduğu dönemlerde, Coğrafya’ya merak salan bilim adamları belirli gözlemler yaparak bu bilim dalına katkı sağlamışlardır. Coğrafya’nın en fazla merak saldığı konular arasında yer alan Dünya’nın şeklinin Geoit olduğunun sonucuna varılması uzaktan algılama teknolojileri ile kanıtlanmıştır. Ancak uzaktan algılama teknolojilerinin gelişmediği dönemlerde Dünya’nın küresel bir şekle sahip olduğu görüşüne ulaşılması mümkün olmuştur. Böyle bir teknoloji bulunmamasına rağmen küresellik sonucuna nasıl ulaşıldığı da Coğrafya’nın diğer konusunu bizlere göstermektedir.

 

Uzaktan Algılama Teknolojilerinin Gelişmediği Dönemlerde Dünya’nın Küresel Bir Şekle Sahip Olduğu Görüşüne Ulaşılması Nasıl Mümkün Olmuştur?

Uzaktan algılama teknolojilerinin gelişmesi ile beraber Dünya’nın şeklinin sonucuna varılmıştır. Bugün elde edilen teknoloji çerçevesinde Dünya’nın kutuplardan basık, ekvatordan şişkin yani; Geoit şeklinin olduğu kabul edilmiştir. Ancak uzaktan algılama teknolojilerinin gelişmediği dönemlerde Dünya’nın küresel bir şekle sahip olduğu görüşüne ulaşılması mümkün olmuştur.

O dönemdeki Coğrafyacılar, ufukların bitim noktalarına bakmışlardır. Ufukların bitim noktalarına çıplak gözle görülebilen yerlere baktıklarında ve gökyüzünün bir araya gelerek birleştiği yerlerde kavis şeklinde bir yapıyla karşılaşmışlardır. Bu kavis şeklinde yapı onlara Dünya’nın düz olmadığını aksine küresel bir şekle sahip olduğunu gösteren en temel etkilerin başında gelmektedir.

Orta Çağ’da, İslam Dünyasında Coğrafyanın Gelişimini Dinî İnançlar Ne Şekilde Etkilemiştir

Orta Çağ İslam Dünyası açısından bir dönüm noktası haline gelmiştir. Orta Çağ’da Müslüman bilim adamları çeşitli keşifler ve fetihler yaparak dini inançların etkisiyle Coğrafya bilimine önemli ölçüde katkı sağlamışlardır. Bu yüzden Coğrafya açısından en kıymeti dönemlerden bir tanesi Orta Çağ dönemine denk gelmektedir.

 

Orta Çağ’da İslam Dünyasındaki Coğrafyanın Gelişiminde Dini İnançların Etkisi Var Mıdır?

Orta Çağ’da Avrupa’da kiliseye olan güvenin azalması Avrupa’nın gerilemesine ve kendi iç savaşları ile uğraşmalarına yol açmıştır. Ancak İslam’ın yayılması için yapılan savaşlar, yeni Coğrafi alanların keşfedilmeye başlanması, fetih hareketlerinin gerçekleşmesi, İslam’ın yayılmak istenmesi sonucu gerçekleşmiştir. Bu sayede hem İslamiyet yayılmaya başlamış, hem de dini inançların etkisiyle Coğrafya gelişmiştir.

Orta Çağda Yaşamış Müslüman Coğrafyacılardan Biri Olan Uluğ Bey’in Coğrafya Bilimine Katkılarını Araştırınız

Coğrafya bilimine geçmişten günümüze kadar birçok bilim insanı katkılar sunmuştur. Sunulan katkılar neticesinde Coğrafya bilimi gelişerek günümüze kadar birçok bilgi birikimiyle gelmiştir. Günümüzde teknolojiden yararlanarak bilgi birikimleri daha hızlı ve daha somut şekilde karşımıza çıkıyor. Ancak tarihin derinliklerine gittiğimiz zaman Ortaçağ’da yaşamış olan ve Müslüman olarak bildiğimiz Coğrafyacı Uluğ Bey’in, Coğrafya’ya çok fazla katkısı olmuştur. Bu yüzden yeni nesil yetişe öğrencilere Coğrafyacı Uluğ Bey’in Coğrafya bilimine katkıları anlatılmaktadır.

 

Coğrafyacı Uluğ Bey’in Coğrafya Bilimine Katkıları Nelerdir?

Gökbilimi ile yakından ilgilenen ve 14 ile 15. Yy’larda yaşamış olan Uluğ Bey, Timur Devleti zamanında bulunmuştur. Timur’un torunu olarak kitaplara geçen Coğrafyacı Uluğ Bey’in Coğrafya bilimine katkıları oldukça fazladır.

  • Coğrafyacı Uluğ Bey, Astronomi bilimiyle ilgilenerek başarılı çalışmalar ortaya koymuştur. Coğrafya bilimi Astronomi biliminden fazlasıyla yararlandığı için Uluğ Bey’in yaptığı bu çalışmalar Coğrafya’ya da ışık olmuştur.
  • Gökbilimci bir kimliğe sahip olan Uluğ Bey, sunduğu katkıların yanı sıra o dönemde gözlemevlerinin kurulmasında en çok etkiye sahip isimlerin başında gelmektedir.
  • Bilimle yakından ilgili olan ve gözlemevlerine çok fazla önem veren Timur’un torunu Uluğ Bey, gözlemevlerinin yerleşik konumda bulunması için çalışmalarda yer almıştır.
  • Bulduğu sonuçları sanatla ifade etmeyi tercih eden Coğrafyacı Uluğ Bey, Ay ve Yıldızları incelemiş, bulduğu sonuçları tablolara aktarmıştır.
  • Akademik kapsamdaki çalışmaları bulunan başarılı Coğrafyacı, ders vermiştir.