Bireylerin ilgilerini, ihtiyaçlarını ve yeteneklerini bilmeleri gerekli midir?

Bireylerin ilgilerini, ihtiyaçlarını ve yeteneklerini bilmeleri gerekli midir? Neden?

 

Her bireyin fiziksel özellikleri gibi bilgi, beceri, ilgi alanları ve yetenekleri de farklıdır. Bu nedenle herkes neye kabiliyeti var veya neyle uğraşırsa daha çok mutlu olacak bunu bilmesi gerekir. Ancak bu şeklide geleceğe dair planlar yapabilir ve önüne hedefler koyabilir. Kişiler önce neye ilgi duyduklarını belirlemeli ve bunun için gerekli olan tüm eğitimleri almak için çaba göstermelidir.

Eğer yeteneğini bilirsen kendini geliştirmek için seçeceğin yardımcı kursları daha kolay belirleyebilirsin. Bu şekilde mutlu olabileceğin çeşitli kulüplere başvuruda bulunabilir ve böylece arkadaş çevreni de geliştirebilirsin.

 

Bireyler ancak bu şekilde mutlu ve huzurlu bir hayat sürebilirler. Aksi halde kendini, yeteneğini ve ihtiyaçlarını bilmeden yol almak hem mutsuzluk hem de başarısızlık getirecektir. Bu durumda hayat sıkıcı ve monoton geçtiği gibi kişilerin mutsuz bir hayat sürmelerine de neden olacaktır.

Örneğin; kişi kendine bir hedef yol haritası belirleyip şöyle demelidir: “Ben ileride okuyacağım ve doktor olacağım. Aynı zamanda çok güzel resim yapıyorum ve kendimi bu alanda da geliştirmem gerekiyor.”

Hayatınızda Unutamadığınız Olay

Hayatınızda unutamadığınız belli başlı olaylar nelerdir?

 

Hayatımda unutamadığım birçok olay var. Ancak özellikle ikisi beni çok derinden etkiledi. Birincisi; birkaç yıl önce yaz tatilini geçirmek için babaannemin yaşadığı köye gitmiştim. Köyde dedemler çiftçilikle uğraşıyor. Köy evinde bekçilik yapması için dedemin “Karabaş” isminde bir köpeği vardı. Uysal ve sevimli bir köpekti Karabaş. Yaz sıcağından korunmak için bulduğu gölgede uyuyordu. Bu sırada Eşref Amcam, tarlaya gitmek için traktöre bindi ve geri geri gelirken Karabaş’ın orada yattığını fark edemedi.

 

Ne oduysa ondan sonra oldu. Karabaş traktörün çalışma sesini duymamış olacak ki yerinden kalkmadı. Amcam birden fren yaptı. Birde ne görelim, Karabaş’tan ince bir uğultulu ses geliyor. Karabaş boylu boyunca hiç kıpırdaman yatıyor ve gözlerinden gelen bir damla yaşla ne yazık ki bizi terk etti. Başta amcam olmak üzere hepimiz sarsılmıştık. Hemen Karabaş’ı alıp bir kabre yerleştirdik. Bu hazin kazadan sonra dedemler bir daha köpek sahibi olmadı. Bu olayın etkilerini çok uzun bir süre kimse üzerinden atamadı. Hala hatırladıkça çok üzülüyor ve o talihsiz güne geri dönüyoruz.

 

Hayatımda unutamadığım ikinci olaya gelince; bir sonbahar sabahı okula gitmek için hazırlanırken üzücü bir haber aldık. Gelen haberde anneannemin ambulansla hastaneye kaldırıldığı ve durumunun çok kritik olduğuydu. Hiç vakit kaybetmeden Edirne devlet hastanesi koştuk. Hastaneye gittiğimizde anneannemin bilincinin kapalı olduğunu ve kimseyi tanıyamadığın söylediler. Hasta yatağında yatan canım anneannemin elini uzun süre tuttum. Bir ara gözlerini açar gibi oldu ve sanki beni hatırladı gibi gözlerimin içine baktı. Onu bu şekilde güçsüz ve bitkin görmek çok üzücüydü. Bir süre sonra doktorlar yapılacak hiçbir şeyin olmadığını ve eve gidebileceğimizi söylediler. Ne yazık ki anneannem evine gittiğinin akşamı gözlerini hayata açamamak üzere yumdu. İlk kez bir ölüm hadisesi ve cenaze merasimi görüyordum. Üzüntümüz tarif edilemez boyutlardaydı. Mekânın cennet olsun canım anneanneliğim. Nurlar içinde uyu….

Yapmayı istediğiniz islerle yeteneklerinizin uyumlu olup olmadığı konusunda neler söylemek istersiniz?

Yapmayı istediğiniz islerle yeteneklerinizin uyumlu olup olmadığı konusunda neler söylemek istersiniz?

 

Gelecekte yapmayı istediğim işlerle yeteneklerimin uyumlu olduğunu düşünüyorum. Sadece yeteneklerimi geliştirmem gerekiyor. Bunun içinde yeteneklerimin gerektirdiği tüm eğitimleri eksiksiz almam gerektiğinin de bilincindeyim. Ailem de bu konuda bana çok destek veriyor. Kişiler ancak yetenekli olduğu işlerde başarılı olur diye düşünüyorum. Çünkü sevdiğiniz ve yeteneğinizin olmadığı işlerle uğraşmak hem çok sıkıcı hem de çok yorucu olacaktır. Bu şekilde ne kenedinize ne de çevrenize hiçbir fayda sağlayamazsınız.

 

Örneğin ben güzel sanatlara çek meraklıyım ve resim yapmayı çok seviyorum. Bu konuda da yeteneğim olduğunu hem öğretmenim hem de çevremdeki herkes dile getiriyor. Bu nedenle önce Güzel Sanatlar Lisesi’ne daha sonra da üniversite eğitimim resim alanında yapmayı çok istiyorum.

Gelecekte neler yapmak istiyorsunuz?

Gelecekte neler yapmak istiyorsunuz?

Küçüklüğümden beri güneş, ay ve yıldızlar hep dikkatimi çekmiştir. Sürekli gökyüzünü inceleyip çeşitli araştırmalar yapıyordum. Dünya ve gezegenler hakkında sonsuz bir merak duygusu içindeyim. Bu nedenle dünya genelinde yapılan uzay araştırmalarını takip ediyorum. Uzaya fırlatılan uydular, uluslararası uzay istasyonları ve gezegenlerde yapılan bilimsel araştırmalar hep ilgi alanlarım içinde.

 

İçimdeki bu merak ve öğrenme hissi her geçen gün arttığı için ileride astronot olmayı çok istiyorum. Bu zor bir meslek ve ülkemizde yeterli eğitimlerinde olmadığını biliyorum. Ancak hayalimden vazgeçemeyeceğim. Gerekirse yurt dışında eğitimimi tamamlayabilirim diye düşünüyorum.

Bunun dışında kimsesiz sokak hayvanları için bir barınak kurmayı çok isterim. Soğuktan ve açlıktan hiçbir hayvan ölmemeli. Bununla ilgili çeşitli kuruluşların gönüllü projelerinde yer almak ve hayvan hakları ile ilgili çalışmalara katılmayı planlıyorum.

Yeteneklerinizi hangi konularda geliştirme ihtiyacı duyuyorsunuz?

Yeteneklerinizi hangi konularda geliştirme ihtiyacı duyuyorsunuz?

 

İnsanların fiziksel özellikleri farklı olduğu gibi kişisel yetenekleri, ilgi alanları, bilgi ve becerileri de farklıdır. Çevrenizdeki kişileri biraz incelediğinizde bunu daha iyi göreceksiniz. Kişilerin hangi konulara yetenekli olduğunu ilk önce kendisi sonra ailesi ve daha sonra okuldaki öğretmenleri fark eder. Eğer bilinçli bir aileniz varsa sizin yetenekli olduğunuz alanlara yönlendirmek ve gerekli eğitimleri almak için destek olurlar.

 

Benim tiyatroya ve oyunculuğa olan yeteneğimi ana sınıfı öğretmenim Ayşe Hanım fark etti. Okulun yıl sonu kapanış programında küçük bir piyeste rol almıştım. Bana verilen rolü en iyi şekilde yerine getirdim ve oyunculuktan büyük zevk aldım. Ailemde bu konuda bana destek oldu. Bu alanda kendimi geliştirmeyi ve kariyer yapmayı düşünüyorum. Bu nedenle konservatuvar okuyup gelecekte iyi bir sinema ve tiyatro oyuncusu olmayı hedefliyorum.

Yeteneklerinizin neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Yeteneklerinizin neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Yetenek sonradan kazanılan bir olgu değildir. Ancak bazı yetenekler alınan eğitimlerle geliştirilebilir. Bende küçüklüğümden beri şarkı söylemeyi ve resim yapmayı çok seviyorum. Çevremdeki herkes sesimin çok güzel olduğunu ve ileride çok iyi bir ses sanatçısı olabileceğimi söylüyor. Bu nedenle tüm okul müsamere programlarında hep bana şarkı söyletirler. Dinleyenlerin alkışları beni çok mutlu ediyor.

 

Bununla birlikte doğa resimleri yapıyorum. Resimlerimi genellikle pastel boya kullanarak çiziyorum. Bunun yanında kara kalem çalışmalarımda var. Resim ile ilgili profesyonel bir eğitim alıp kendimi geliştirmek istiyorum.

Henüz çok erken olduğu için hangi alana ağırlık vereceğime kara vermedim. Belki ikisini birden yürütme şansını yakalarım.

İlgi alanlarınız nelerdir?

İlgi alanlarınız nelerdir?

 

Konuşmaya başladığım gibi şarkı söylemeye de başladığımı söylüyor annem. Sesim güzelmiş ve çok iyi bir müzik kulağım varmış. Sesimin güzel olduğunu okuldaki öğretmenimde fark etti ve bana okul programlarında ve sınıf içi etkinliklerinde hep şarkı söyletiyor. İleride müzikle ilgili eğitim almayı düşünüyorum.

 

Bununla birlikte okuma yazmayı öğrendiğim günden beri küçük bir anı defterim var. Belli aralıklarla hayatımdaki güzel anları bu deftere yazıyorum. Yazı yazmaktan çok büyük bir keyif alıyorum. Kim bilir, belki ileride kendi şarkılarımın sözlerini ben yazarım.

Diğer ilgi alanlarıma gelince; yüzmek, spor yapmak, kitap okumak, belgesel izlemek ve doğa hakkında bilgiler araştırmaktan büyük keyif alıyorum.

İnsanı diğer insanlardan ayıran bireysel farklılıklara beş örnek veriniz.

İnsanı diğer insanlardan ayıran bireysel farklılıklara beş örnek veriniz.

 

Fizyolojik özellikleri, karakteri, aile ortamı, inançları vb. etkiler dolayısıyla tüm insanlarda birbirlerinden farklı özellikler bulunmaktadır. Ancak en genel çizgilerle insanları diğer insanlardan ayıran en temel özelliği, daha çok vicdani durumuna bağlı olarak geliştirmiş olduğu karakterine dayalı özellikleridir. Bu anlamda insanı diğer insanlardan ayıran temel özellikleri saygılı olması, diğer insanlara karşı dürüst davranması, adaletli olması, ahlak sahibi olması ve vatanına hayırlı olabilmek için çabalaması şeklinde örneklerle sıralayabiliriz.

 

Eğer bu durumu fizyolojik boyutu ile ele alacak insanların her biri bu anlamda birbirinden farklı fiziksel özelliklere sahiptir ve benzer nitelikler söz konusu olsa bile öne çıkan ayırt edici farklılıklar da mutlaka söz konusudur. İnsanı diğer insanlardan ayıran fizyolojik özelliklerden söz edecek olursak;

 

1) Göz Rengi: Her insan farklı farklı göz rengine sahiptir. Kiminin gözü mavi iken kimininki kahverengi, siyah ya da ela olabilmektedir.

 

2) Ten Rengi: Tüm insanlar ve hatta faha geniş bir tabirle tüm toplumlar farklı ten rengine sahiptirler. Kimi esmer ten rengine sahipken kimileri ise sarışın ya da kumral olabilmektedir.

 

3) Saç Şekli: Tüm insanların saçının dokusu, rengi ve biçimi birbirinden farklılık göstermektedir. Kimi düz ve sarı bir saç şekli ve rengine sahipken kimi de kıvırcık ve siyah saç şekli ve rengine sahiptir.

4) Kilo ve Boy: Herkes farklı bir boy ve kilo yapısına sahiptir.

 

5) Vücut yapısı

Ailenizin tarihini yazmak için hangi yöntemleri kullanır, neler yaparsınız?

Ailenizin tarihini yazmak için hangi yöntemleri kullanır, neler yaparsınız?

 

Genel anlamda tarih yazmak, çok yönlü bir araştırma ve ciddiyet gerektiren, objektifliği bozmamak adına gerçek ve geçerli belgelerden faydalanmayı zorunlu kılan bir faaliyettir. Geçmişi aydınlatmayı ve insanları da bu doğrultuda bilgilendirip bilinçlendirmeyi hedefleyen tarih yazıcılığı, her türlü belge ve bilgiye kolay erişebilme imkânı sağlayamayabileceğinden doğru bilgilerden ödün vermemek adına çok büyük bir sadakat gerektirmektedir. Zira bu durum geçmişteki olayların ve insanların izlerini taşıması dolayısıyla çok kutsal bir görev niteliğindedir.

 

Aile tarihi yazmak ise daha dar bir kapsama sahip olmakla birlikte yine ciddi bir araştırma yapmayı zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla bu alanda derinlemesine bir bilgiye ulaşabilmek için aile ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşabilmek adına gerçekçi bir kaynak taraması yapmak icap etmektedir.

 

Daha açık anlamda ailemizin tarihini yazmak için kullanabileceğimiz bilgileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Aile büyükleri ile iletişime geçerek onlara konu ile ilgili sorular sormak
  • Akrabalar ile iletişime geçip bilgi edinmek
  • Yeni ve eski aile dostları ile iletişime geçmek
  • Aileye ait olan fotoğraflar, mektuplar, diplomalar, koleksiyonlar ve akla gelebilecek daha başka çeşitli eşyalar aracılığı ile bilgiler toplamak
  • E devlet uygulaması üzerinden soy ağacı uygulamasını inceleyip kayda almak

 

Eğer aile tarihi yazmak istiyorsak yukarıdaki kaynaklardan edineceğimiz bilgiler bizim için oldukça faydalı bir ışık niteliğinde olacaktır. Bunlar arasında en çok işe yarayabilecek yöntem ise aile bireyleri ile sözlü iletişim kurmak olacaktır.

Sizce geçmişten günümüze insan hayatını en fazla kolaylaştıran teknolojik ürün nedir? Neden?

Sizce geçmişten günümüze insan hayatını en fazla kolaylaştıran teknolojik ürün nedir? Neden?

 

Teknoloji, ucu bucağı olmayan çok geniş kapsamlı bir kavram olup geçmişten günümüze insanın merakından ve gereksinimlerinden doğan ve geçen her zaman daha çok gelişerek ilerleyen bir unsurdur.

 

İnsanın yaradılışından bu yana milyonlarca teknolojik ürün ortaya konmuş ve ortaya konan bu teknolojik ürünler daha sonraki nesiller tarafından daha çok geliştirilerek ve doğal olarak da değiştirilerek insanların hizmetine sunulmuştur. Ancak ortaya konan bu milyonlarca teknolojik ürün içerisinden insan hayatını en çok kolaylaştıran ve beraberinde pek çok şeye olanak tanıyan cihaz, bugün hepimizin cebinde taşıdığı telefonlardır.

 

1800’lü yıllarda Alexander Graham Bell tarafından icat edilen ve dünya tarihinin en önemli icatlarından bir tanesi olan telefon; ilk zamanlar Graham Bell tarafından yalnızca yakınları ile birlikte sesli iletişim kurabileceği bir buluş olarak orta çıkmışken; günümüzde ise herkesin her an yanında taşıdığı en temel iletişim aygıtı olma özelliğine sahiptir.

 

İlk zamanlarda çok sınırlı yerlerde bulunan telefon; önceleri yalnızca kablolu olup santrale bağlanarak görüşülmek istenen kişi ile sesli olarak iletişim kurulabilmekte olup günümüzde ise yoksul ya da zengin fark etmeksizin herkesin istediği her yerde cebinde taşıyabildiği ve gerek sözlü, gerek yazılı ve gerekse görüntülü olarak iletişime geçebildiği bir aygıt olma özeliğine sahip olmuştur. Üstelik bilgisayar özelliği de kazandırılmış olan akıllı telefonlar sayesinde istenilen her yerde istenilen her türlü bilgiye ulaşmak da mümkün.

 

Kim bilir! Günümüzdeki hali ile telefonları Alexader Grahambell bile görmüş olsa icadını tanıyamayabilirdi.