Ampulün insanlığa sağladığı faydalar hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Ampulün insanlığa sağladığı faydalar hakkında neler söyleyebilirsiniz?

 

Işığın gücünden faydalanmak isteyen insan o oğlu, geçmişten bugüne dek pek çok aydınlanma aracı kullanmıştır. Tarihin en önemli icatlarından bir tanesi olan ve çok ciddi bir çığır açan çağımızın en yaygın olarak kullanılmakta olan aydınlatma araçlarından bir tanesi olan ve herkesin bildiği üzere Edison tarafından icat edilmiş olan ampul, pek çok yönü sayesinde de insanlığa önemli fayda ve katkı sağlamaktadır.

 

Edison, ampulü çok uzun uğraşlar neticesinde ortaya çıkarmıştır. İçerisinde yer alan ve flaman olarak adlandırılan ince tel, elektrik enerjisinin direnci sayesinde ısınır ve böylece aydınlanma sağlanmış olur. Telin elektrik direncinin son bulunması sayesinde de ampul söner. Tüm bunlardan söz ettikten sonra şimdi de ampulün ne gibi faydalarının bulunduğundan da biraz söz edelim.

 

Ampulün insanlığa sağlamış olduğu faydaları şu şekilde sıralayabiliriz:

1) Aydınlatma gereksiniminin karşılanmasına yardımcı olmuştur.

2) Ev, fabrika ve okul gibi alanların aydınlanması sağlanmıştır.

3) İnsanların çalışma sürelerinin artmasını sağlamış, bu da üretimi daha verimli kılmıştır.

4) İnsanlığa hizmet eden eğitim, sağlık kültür ve ulaşım gibi alanlar daha çok gelişme imkanı bulmuştur.

 

Saymış olduğumuz tüm bu faydalarından hareketle açık bir şekilde görülüyor ki Erikson’un yüzyıllar öncesinde icat etmiş olduğu ampul, yalnızca aydınlanma gereksinimini karşılayarak insanların ihtiyaçlarını sağlamakla kalmamış, aynı zamanda yukarıda da bahsettiğimiz gibi insanlık adına pek çok önemli faydaları da peşinden getirmiştir.

İcatlar ihtiyaçlardan doğar diyen bir kişi bu sözünü açıklamak için neler söyleyebilir?

İcatlar ihtiyaçlardan doğar diyen bir kişi bu sözünü açıklamak için neler söyleyebilir?

 

Var oluşun ilk tarihinden bu yana ortaya konan tüm icatlar, insanlığın ihtiyaçlarından doğarak keşfedilmiştir. Zira insan, gereksinimlerini karşılamak için hayaller kurar, düşünüp bir sonuca ulaşmaya çalışır. Büyük mucitler de bu ihtiyaçlardan doğan hayaller ve düşünceler neticesinde icatlarını ortaya koymuşlardır. Dolayısıyla mucitlerin icatlarını ortaya koyarken önlerindeki yol göstericiden önemli ışık ihtiyaçlardır. Şayet herhangi bir şeye gereksinim yoksa onu icat etme gereksiniminin duyulması da söz konusu değildir.

 

Sümerlerin yazıyı, Edison’un ampulü, Graham Bell’in telefonu icat etmesi tamamen bir ihtiyacın ürünü olarak ortaya çıkmıştır.

 

İcat ihtiyaçtan doğar sözünden hareketle günümüzde aktif bir şekilde kullanmış olduğumuz pek çok icata baktığımızda bu icatların insan yaşamına adeta bir yaşam biçimi olarak girdiğini söyleyebiliriz. Tüm bunlara bakarak icatların artması  ve daha da geliştirilmesine bağlı olarak çevremize ya da hayatımıza şöyle bir baktığımızda ihtiyaçlarımızın hiçbir zaman son bulmayacağının idrakine varıyoruz. Tüm bunlardan dolayı insanların ihtiyaçları hiçbir zaman son bulmayacak ve bu nedenle de icatların da insanlık var olduğu sürece icatların da sonu gelmeyecektir. Bu denli bir yarışın içerisinde yer alıyorken biz yeni nesil olarak fikirlerimizi ne kadar saçma bulursak bulalım küçümsememeli, her fikrin ardına bir ihtiyacın yatıyor olabileceğini unutmamalıyız. Dolayısıyla yeni fikirler her zaman kovalanmalı ve yeni ihtiyaçlar için yeni bir şeyler üretme azmi hiçbir zaman terk edilmemelidir. 

Farklılıklara saygı gösterilemez ise bunun sonuçları neler olabilir?

Farklılıklara saygı gösterilemez ise bunun sonuçları neler olabilir?

 

Karakteri, aile ortamı, inançları vb. etkiler dolayısıyla tüm insanlarda birbirlerinden farklı özellikler bulunmaktadır. Şayet dünyadaki tüm insanlar her anlamda aynı özelliklere sahip olsaydı, yaşam ciddi anlamda sıkıcı bir niteliğe sahip olurdu. Bütün herkesin aynı özelliklere sahip olduğu bir dünyada farklılıklar tam anlamıyla ortadan kalkmış olur, yaşam tatsız tuzsuz bir duruma sahip olurdu.

 

Başta da ifade etmiş olduğumuz gibi yaradılış itibariyle tüm insanlar her yönüyle birbirinden farklı özelliklere sahiptirler ve bir topluluk olabilmek için ve bu toplulukta sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bu farklılıklara büyük bir saygı ve hoşgörü göstermek gerekmektedir. Her insan birbirinden farklıdır. Farklı ortamlarda yetişen insanların farklı niteliklere sahip olabileceği gibi tam tersine aynı ailede büyüyüp yetişmiş olan kardeşlerin dahi çok farklı niteliklere sahip olmaları mümkündür. Hal böyle olunca huzur ve esenliğin sağlanabilmesi, birlik ve beraberlik içinde yaşamın ilerleyebilmesi adına farklılıklara saygı göstermek çok önemli bir öneme sahiptir.

 

Peki farklılıklara saygı gösterilmezse ne olur? Bu durum ne gibi sonuçlar doğurur?

 

Her şeyden önce insanların bir arada yaşaması çekilmez bir hal alır ve insanlar arasında yoğun tartışma ve çatışmalar yaşanır. Toplumsal huzur büyük bir sarsıntıya uğrar. Birlik ve beraberlik duyguları köreleceğinden devletin ve milletin gücü sarsıntıya uğrar. Sosyal uyum ve sadakat kalmaz, dostluk duyguları kaybolur ve sadece menfaate yönelik ilişkiler ortaya çıkar.

Evinizdeki eşyaları kullanırken karşılaştığınız sorunlara hangi örnekleri verebilirsiniz?

Evinizdeki eşyaları kullanırken karşılaştığınız sorunlara hangi örnekleri verebilirsiniz?

 

Gerek önemli gereksinimlerimizi karşılamak ve gerekse isteklerinizi yerine getirmek amacı ile zaman zaman evimize farklı niteliklere sahip pek çok eşya alma ihtiyacı duyarız. Bu eşyalar, evde yaşayan herkesin ortak kullanımına açık olan ürünlerden oluşabileceği gibi, tam tersine bireysel gereksinimlere hitap eden özel eşyalar da olabilmektedir. Ortak kullanıma açık ev eşyalarına koltuklar, beyaz eşyalar, mutfak ve banyo gibi alanlardaki dolaplar, tabak, çanak, bardaklar vs. örnek verilebilecekken; bireysel kullanım için kullanılan ev eşyalarına ise; tarak, kremler, yatak, havlu, giyecek, çoraplar, aksesuar gibi eşyalar örnek olarak verilebilir. Gerek ortak kullanıma açık olan gerekse bireysel olan ev eşyalarını kullanırken birtakım sorunların ortaya çıkması olasıdır.

 

Ev eşyaları kullanılırken yoğun olarak karşılaşılan en yaygın problemler; birtakım arızaların oluşması, kazaların ortaya çıkması, kırılma ve çizilmeler, özellikle elektronik eşyalarda bozulma gibi durumların ortaya çıkması, darbe ve zorlamalara karşı oluşan tahribatlar şeklinde devam ettirilebilir. Evimizde yer alan eşyaları özen göstererek, aynı zamanda düzenli bir şekilde kullanmaya devam edersek daha uzun vadeli ve problem yaşamadan kullanmamız da mümkün olabilecektir. Bunun için ayrıca ev eşyalarının yerinde ve gerektiği gibi kullanılması da oldukça etkilidir.

Teknolojik ürünleri kullanırken kendimize, başkalarına ve doğaya zarar verebiliriz diyen bir kişi bu sözüne kanıt olarak hangi durumları örnek gösterebilir?

“Teknolojik ürünleri kullanırken kendimize, başkalarına ve doğaya zarar verebiliriz.” diyen bir kişi bu sözüne kanıt olarak hangi durumları örnek gösterebilir?

 

Çağımızın teknoloji çağı olması dolayısıyla bugün teknolojik ürünleri her anlamda yaşamımızda aktif bir şekilde kullanıyoruz. Gündelik yaşamımıza önemli kolaylıklar getiren aletler ve ürünler bu özellikleri sayesinde pek çok işimizi daha kolay ve hızlı görmemize yardımcı olmakta; böylece hem emekten hem de zamandan tasarruf etmemizi sağlamaktadır.

 

Bugün, gelişip hizmetimize sunulan teknik imkânların teknolojik anlamda iletişim, ulaşım, sağlık, eğitim vb. vazgeçilmesi mümkün olmayan alanlarda çevremizi sarmış olması ve sosyal yaşamımızın bir parçası durumuna gelmiş olması, beraberinde teknolojik ürünlerin insanlığa vermiş olduğu zararların da konuşulup gün yüzüne çıkarılması mecburiyetini doğurmuştur.

 

Teknolojik ürünleri kullanırken çok büyük bir yardım ve kolaylık sağlayabildiğimiz gibi tam tersine kendimize, başkalarına ve doğaya zarar verebilmemiz de mümkündür. Bu duruma örnek olarak; fizyolojik anlamda göz sağlığının zarara uğraması ve gözlerde birtakım kusurların ortaya çıkması, teknolojik ürünlerin zarar vermek amacı ile silah olarak kullanılması, insanların ve diğer canlıların acımasız bir şekilde öldürülmesi, teknolojinin doğa kirliliğine yol açarak doğanın yapısının bozulmasına uol açması gibi durumlardan söz edilebilir.

 

Tüm bu örneklere bakacak olursak teknolojinin hayatımızı kolaylaştıran olumlu etkilerinin varlığından söz edebileceğimiz gibi aynı zamanda insan yaşamını çok ciddi tehlikelere sokabilecek kadar olumsuz etkilerinin de bulunduğunu söylemek mümkündür. Bütün bu nedenlerden dolayı en doğrusu, teknolojik ürünleri amacına uygun bir şekilde yerinde ve gerektiği oranda kullanmak gerektiğidir.

Anne babalar televizyon kullanımında çocuklarının yanlışlarını düzeltmek için neler yapmalıdır?

Anne babalar televizyon kullanımında çocuklarının yanlışlarını düzeltmek için neler yapmalıdır?

 

Artık her evin tabii bir üyesi halini alan televizyonlar, gündelik yaşamın bir parçası haline gelmiş, küçükten büyüğe herkese hitap etmesi dolayısıyla da vazgeçilmez bir niteliğe sahip olmuştur. Eğitici, öğretici, gündelik yaşamdan haber veren ve bilgilendirici yönleriyle faydalı bir özelliğe sahip olan televizyonlar, aynı zamanda olumsuz örnek teşkil eden ve istenmeyen görüntüler ortaya koyabilmesi dolayısıyla da zararlı bir aygıt olarak değerlendirilebilirler. Bu nedenle özellikle çocuklar için evde izlenen programlar mutlaka kontrol altına alınmalı, çocukların televizyonu nasıl, ne şekilde ve ne süreyle kullandıkları bir düzene koyulmalıdır.

Anne babaların, televizyon kullanımında çocukların yanlışlarını düzeltmek için birtakım tedbirler almaları gerekmektedir. Bunları şu şekilde açıklayabiliriz:

 

Televizyonun, aile bireyleri tarafından sürekli olarak izlenmesi belli bir planlama yapma zorunluluğunu doğurmaktadır. Bu nedenle günün belli bir saatini televizyon için ayarlamak en doğrusu olacaktır. Televizyon sadece günün belirlenen saatlerinde açılmalı, uyuma saatleri belirlenmelidir. Belli saatlerde izlenen televizyon programları eğitici ve öğretici nitelikte olmalı, çocuklara uygun olan programlar tercih edilmelidir.

 

Televizyonun uzun süre izlenmesi, fiziki birtakım zararlara da yol açmaktadır. Bunların en basta geleni erken yaşta göz problemlerinin ortaya çıkmasıdır. Buna bağlı olarak sağlık problemlerinin küçük yaşlarda ortaya çıkması, kalıcı problemlere yol açabilmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı gerek fizyolojik gerekse bilişsel ve psikolojik sağlık açısından özellikle çocuklar için televizyon kullanımı çok servest bırakılmamalı, yetişkinler kontrolünde olmalıdır.

İnsanların acil servis numarasını gereksiz arayıp meşgul etmemeleri için neler yapılabilir?

İnsanların acil servis numarasını gereksiz arayıp meşgul etmemeleri için neler yapılabilir?

 

Beklenmeyen bir kaza ya da yaralanma durumlarında, kriz hallerinde, arama kurtarma faaliyetlerinde insanların hizmetlerine sunulan acil servis hizmetleri, ülkemizde günün 24 saati ulaşıma açık olarak hizmet sunmaktadır.  Acil servis hizmetleri, ülkemizde 112 telefon numarası üzerinden ücretsiz olarak hizmet vermektedir. Ancak ne yazık ki insanlık için büyük bir hizmet ağı olan 112 acil servisi, bugün bazı bilinçsizler tarafından; gereksizce meşgul edilmektedir. Bu önemli hizmetin bu şekilde gereksiz durumlar için meşgul edilmesi; yardıma ihtiyacı olan pek çok vatandaşı mağdur etmekte ve bunun yanı sıra bu serviste çalışan görevlileri de zor durumda bırakmaktadır.

 

Gerek vatandaşın mağdur olmaması, gerekse görevlilerin zor durumda kalmamaları adına insanların acil servis numarasını gereksiz arayıp meşgul etmemeleri için birtakım tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bunun için her şeyden önce toplumun bilinçlendirilmesi öncelikli bir önem taşımaktadır. Bu amaç doğrultusunda reklamlar yapılabilir, halkın bu anlamda bilinçlendirilmesini sağlamak adına konferans ve sempozyum gibi etkinlikler düzenlenebilir ve geniş halk kitlesine hitap eden eğitimler verilebilir. Tüm bunların yanı sıra acil servis numarasının öneminin anlaşılmasını sağlamak adına hastane ziyaretlerinin arttırılması da gerekmektedir.

 

Ülkemizin her bir yanında, geniş kapsamlı bir şekilde acil servis hizmetleri sunulmaktadır. Zira hem karada, hem havada ve hem de denizde acil servis hizmetleri aktif bir şekilde sunulmakta ve hasta nakil hizmeti gerçekleştirilmektedir.

Size göre başarılı bir mucitte bulunması gereken özellikler neler olmalıdır?

Size göre başarılı bir mucitte bulunması gereken özellikler neler olmalıdır?

 

Temel amacı insanların hayatlarını kolaylaştırmak, gereksinimlerini karşılamak ve daha iyi bir yaşama sahip olmalarını sağlamam olan buluşlar; aynı zamanda bir kimsenin aklı ve deneyimlerinden faydalanarak daha önce hiçbir kimse tarafından ortaya konmamış olan yeni ve orijinal ürünlerdir. Buluşları ortaya koyan kimselere ise mucit adı verilmektedir. Mucitler birtakım ortak özelliklere sahip vardır.

 

İnsanlığa faydalı olmak amacı ile bir şeyler ortaya koyan mucitlerin sahip olması gereken bazı özellikleri bulunmaktadır. Meraklı ve araştırıcı bir kişilik özelliğine sahip olmaları, her şeyi sorgulamaları, gebiş bir hayal dünyasına sahip olmaları, yaratıcı, sabırlı, deneyimli, çalışkan ve çabuk pes etmeyen bireyler olmaları onların en genel özellikleri arasındadır. Tüm bunların yanı sıra bir mucitte olması gereken diğer özellikler şunlardır:

 

  • Bir buluş ortaya koyan mucidin temel amacı insanlara yardımcı olmak olmalı, bunun yanında ortaya koymuş oldukları buluşlar insanlığa fayda sağlayıcı nitelikte olmalıdır.
  • Mucit, sorgulayıcı ve kuşkulanıcı olmalıdır.
  • Deneyimleri onları hiçbir şekilde yıldırmamalı, hedeflerine ulaşana kadar sabırla ilerlemelidirler. Başaramamaları halinde başarısızlıkları üzerinde düşünmeyi bilmeli, yılmadan tekrar tekrar denemelidirler.

 

İnsanlığa çok büyük katkılar sunmuş olan mucitler, günümüzdeki modern tıbbi cihazların, iletişim araçlarının ve elektronik aygıtların geniş kitlelere ulaştırılabilmesi adına çok büyük çabalar sarf etmişlerdir. Tüm bu nedenlerden dolayı insanlığa bu denli büyük hizmetleri bulunan mucitlere büyük saygı duyulmalı, ortaya koymuş oldukları çalışmalardan ötürü şükran duyulmalıdır.

Örnek mucit veya girişimcilerden hangisinin yerinde olmak isterdiniz? Neden?

Örnek mucit veya girişimcilerden hangisinin yerinde olmak isterdiniz? Neden?

 

Mucit; daha önce kimse tarafından bulunamamış yepyeni ve orijinal bir buluşu ortaya koyan kimseye verilen isimdir. İnsanlığın var olduğu ilk günden bu hana yeryüzünden pek çok mucit gelip geçmiştir. Kiminin adını bugün kimse tarafından bilinmezken kiminin adı ise tüm dünya tarafından bilinmektedir. Ampulün mucidi Edison, telefonun mucidi Alexander Graham Bell, suyun kaldırma kuvvetini keşfeden Arşimet ve Eistein bu mucitlerden yalnızca birkaçı. Bu ve daha adını sayabileceğimiz pek çok buluş, dünya tarihi açısından çok önemli birer dönüm noktaları olmuşlardır.

 

Tarihin hayatımızı etkileyen mucitlerin her biri yapmış oldukları hizmetlerle ve dünya teknolojisinde açmış oldukları büyük çığırlar ile hayatımızı kolaylaştırmak adına çok derin etkilere sahip. Her ne kadar hepsinin ortaya koymuş olduğu buluşlar çok değerli ve önemli olsa da tüm bu büyük mucitlerin birinin yerinde olabilme şansım olsaydı bu hakkımı Alexander Garaham Bell’den yana kullanırdım.

 

Çünkü telefonun mucidi olan Graham Bell, bu çok önemli buluşu sayesinde bir arada bulunmayan birbirine uzak insanların sesli iletişim kurarak birbirlerinden haberdar olmalarını sağlayarak insanlık tarihinin en büyük ve en önemli icatlarından bir tanesini ortaya koymuştur. Zamanla gelişen bu büyük icat sayesinde bugün insanlar diledikleri her an sevdiklerinin sesini duyabiliyor hatta görüntülü iletişim kurabiliyor, sevincini üzüntüsünü paylaşabiliyor. Ve tüm bu özellikleri nedeniyle insanların yaşamında böylesine büyük bir öneme sahip bir icatla anılmak çok gurur verici bir durum.

Sizce ilk halinden günümüze kadar en köklü değişime uğramış olan teknolojik ürün hangisidir? Neden?

Sizce ilk hâlinden günümüze kadar en köklü değişime uğramış olan teknolojik ürün hangisidir? Neden?

 

Teknoloji, ucu bucağı olmayan çok geniş kapsamlı bir kavram olup geçmişten günümüze insanın merakından ve gereksinimlerinden doğan ve geçen her zaman daha çok gelişerek ilerleyen bir unsurdur. İnsanın yaradılışından bu yana milyonlarca teknolojik ürün ortaya konmuş ve ortaya konan bu teknolojik ürünler daha sonraki nesiller tarafından daha çok geliştirilerek ve doğal olarak da değiştirilerek insanların hizmetine sunulmuştur. Ancak ortaya konan bu milyonlarca teknolojik ürün içerisinden en köklü değişime uğrayarak günümüze kadar gelen cihaz, bugün hepimizin cebinde taşıdığı telefonlardır.

 

1800’lü yıllarda Alexander Graham Bell tarafından icat edilen ve dünya tarihinin en önemli icatlarından bir tanesi olan telefon; ilk zamanlar Graham Bell tarafından yalnızca yakınları ile birlikte sesli iletişim kurabileceği bir buluş olarak orta çıkmışken; günümüzde ise herkesin her an yanında taşıdığı en temel iletişim aygıtı olma özelliğine sahiptir.

 

İlk zamanlarda çok sınırlı yerlerde bulunan telefon; önceleri yalnızca kablolu olup santrale bağlanarak görüşülmek istenen kişi ile sesli olarak iletişim kurulabilmekte olup günümüzde ise yoksul ya da zengin fark etmeksizin herkesin istediği her yerde cebinde taşıyabildiği ve gerek sözlü, gerek yazılı ve gerekse görüntülü olarak iletişime geçebildiği bir aygıt olma özeliğine sahip olmuştur. Üstelik bilgisayar özelliği de kazandırılmış olan akıllı telefonlar sayesinde istenilen her yerde istenilen her türlü bilgiye ulaşmak da mümkün.

 

Kim bilir! Günümüzdeki hali ile telefonları Alexader Grahambell bile görmüş olsa icadını tanıyamayabilirdi.