Depremlerin ve volkanizmanın etkili olduğu yerlerin ortak özellikleri nelerdir?

Depremlerin ve volkanizmanın etkili olduğu yerlerin ortak özellikleri şunlardır:

  • Volkanlar ve depremler yer kabuğunda olan zayıf noktalarına dayalı olarak da görülebilmektedir.
  • Volkanların ve depremlerin fay hareketleri sonrasında var olan zayıflamalara dayalı olarak da gerçekleştirilmesi durumu da gündeme gelmektedir. Bu işlemler aşamasında da küller, gazlar, volkanik çamur ve piroklastik gibi maddelerin ortaya çıktığı da görülebilecektir.
  • Volkanizma ile fay hareketleri devreye girebilecek ve deprem ya da heyelan gibi doğal afetlerin meydana gelmesi de söz konusu olabilecektir.
  • Volkanik faaliyetler ya da depremler sonrasında fay zonu hatlarında kırıklar ve çatlaklar meydana gelebilecektir. Böylelikle yeni fay hatlarının ortaya çıkacağı da söylenebilecektir.
  • Volkanik ve depreme bağlı olarak da fay hatlarının bulunduğu bölgelerin sayısında artış gözlemlenebilmektedir. Bu bölgelerde de deprem ya da volkanik hareketlerin artış görülmesi durumu da açığa çıkabilmekte olan bir durum olarak ifade edilmektedir.
  • Deprem ya da volkanik faaliyetlerinin insanların gündelik yaşamlarını da ciddi bir biçimde etkilediği görülebilmekte olduğu da gözlemlenebilmektedir.
  • Deprem ya da volkanik faaliyetlerin etkin olduğu bölgelerde yeraltı kaynaklarının zengin olduğu da söylenebilmektedir. Yer kabuğunun devamlı olarak hareket haline olmasında da yer altı kaynaklarının tükenmeyen bir pozisyonda olduğu da gözlemlenebilmektedir.
  • Volkanik ya da deprem bölgelerinin tarım arazilerinin de oldukça verimli olduğu söylenebilmektedir. İklim şartlarına uyan bitkilerin oldukça gelişmesi de gözlemlenebilen bir durum olarak adlandırılabilmektedir.

Bir doğa olayının aşırı ya da sıra dışı olduğuna nasıl karar verirsiniz?

Bir doğa olayının aşırı ya da sıra dışı olduğuna nasıl karar verirsiniz? Düşüncelerinizi sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.

Bir doğa olayı belli limitte görülerek belli hasarları insanlara sağlayabilmektedir. Ortalamanın üzerinde yer alan bir etkiye sahip olması halinde ekstrem ya da sıra dışı ismini de alabilmektedir. Bu tip doğal afetler insanların daha fazla can ve mal kaybına neden olduğu da görülebilmektedir.

 

Sıcaklığa bağlı gelişen doğal afetlerde havaların ortalamanın üstünde ya da altında kalması sonucunda meydana geldiği görülebilmektedir. Son zamanlarda Avrupa ve ABD içerisinde görülmekte olan bu tip sıcaklık değerleri insan yaşantısını olumsuz bir biçimde de etkilemektedir. Aynı zamanda da nemin de bu noktada önemli bir detay olduğu da gözlemlenebilmektedir. Bu tip afetlerin meydana gelmesi halinde insanlarda verim azalması söz konusu olabilmektedir. Aynı zamanda da enerji üretimi ve ulaşım konusunda da aksaklıklar görülebilir. Son olarak da orman yangınları da ortaya çıkabilmektedir.

 

Ani ve yüksek basınç farklılıklarının meydana gelmesi aşırı şiddete sahip olması görülebilmektedir. Basınç dengesinin sağlanması adına ortaya çıkan rüzgar ve fırtınalarının insan yaşantısına da ciddi sorunlar da baş gösterebilmekte olan bir durum olarak ifade edilebilmektedir. En yıkıcı olan ve en gelişen fırtına biçimleri de tropikal bölgelerde görülerek siklonik fırtınalar olarak adlandırılmaktadır. En güçlüleri de tayfun ve kasırga adını da almaktadır. Meksika Körfezi, Güneydoğu Asya ve Karayip Adaları civarında da gözlemlenebilmektedir. Ortalama bir fırtınanın ortaya çıkması halinde açığa çıkan enerjinin bir nükleer patlama ile eşdeğer olduğu ad söylenebilmektedir.

 

Meteorolojik afetlerin yanı sıra jeolojik doğal afetler de görülebilmektedir. Depremlerin şiddetinin farklılık göstermesi noktasında depremin büyüklüğü ve depremin derinliği de en önemli etkenler olarak ifade edilebilecektir. Depremlerin yıkıma sebep olması noktasında şahit olunduğu yerleşim yerleri de ön planda var olan bir kriter olarak görülmektedir. Büyük yerleşim yerlerinde ciddi boyutta yıkımların meydana geldiği görülmektedir. Küçük yerleşim noktalarında ise sadece ekonomik boyutta ciddi olmayan hasarlara da sebebiyet verebilecek türde sonuçları ortaya koyabilmektedir.

 

En ciddi doğal afetler arasında yer alan depremin sonucunda can ve mal kayıplarının yaşandığı görülmektedir. Ulaşımın aksaması, yangınların görülmesi ve binaların hasar alması sonucu da ortaya çıkabilmektedir. Aynı zamanda da denize kenarı olan bölgelerde de tsunami alarmı da verilebilmektedir. Yer altında var olan materyallerin de yer kabuğunda meydana gelen çatlaklardan üste doğru çıkması sonucu da ortaya çıkabilmektedir. Son olarak da sağlık hizmetlerinin yetersiz kaldığı da görülebilmektedir.

Sizi ya da tanıdığınız insanları olumsuz şekilde etkileyen bir doğa olayını sınıfta paylaşınız.

İnsanları olumsuz şekilde etkileyen bir doğa olayı

Doğa olayları farklı farklı biçimlerde görülse de sonuçları oldukça olumsuz ve uzun vadede toparlanabilecek biçimde var olmaktadır. Doğa olaylarının jeolojik, meteorolojik ve teknolojik olarak sınıflandırılsa da her birinde yüksek sayıda can ve mal kaybı da yaşanabilecek olan bir durum olarak ifade edilebilecektir. İnsanların doğal afetlerden etkilenmemeleri adına önceden önlemlerini alabilmeleri de gerekecektir. Aksi halde de yakınları ve kendileri maksimum düzeyde de bu süreçten etkilenerek hayatlarının tepetaklak bir hale gelmesi durumu da söz konusu olacaktır.

 

Jeolojik doğal afetler genel olarak toplu yaşam alanlarını etkilemekte olan olgulardır. Deprem, heyelan ve volkan patlamaları bu sınıfta görülse de ülkemizde volkanik hareketlerin pek de aktif olmadığı görülebilmektedir. Depreme bağlı olarak yüzeyde var olan sarsıntı ve kırılmalardan dolayı ortaya çıkabilmektedir. Heyelanda ise herhangi bir noktada bulunan ve eğimli arazide yer alan toprakların kitle halindeki hareketi sonrasında insanların yaşantısının sekteye uğraması durumudur.

 

Meteorolojik faaliyetler ise genelde kısa vadede sorun teşkil edebilecek olup, önlem alınmazsa da belli aralıklarla yeniden gündeme gelebilecektir. Sel, çığ ve orman yangını gibi doğal afetlerde insanların rolü oldukça büyük olarak görülmektedir. Ancak fırtına ve hortum gibi rüzgara bağlı gelişen doğal afetlerde en iyi tedbirleri almak her zaman en yararlı gelişme olarak da ifade edilmekte olan bir eylem olarak adından söz ettirmektedir.

Ekstrem sıcaklıkların ve sonrasında yaşanabilecek kuraklığın insan yaşamına ne gibi etkileri olabilir?

Ekstrem Sıcaklıkların ve Sonrasında Yaşanabilecek Kuraklığın İnsan Yaşamına Etkileri

Ekstrem sıcaklıklar insan hayatını fazlasıyla etkileyebilecek olan bir afet olarak görülmektedir. Genel olarak insanların beslenme ve su ihtiyaçlarını olumsuz biçimde etkilemesi durumu da söz konusu olabilmektedir. Genelde de bitkisel kaynaklı olarak etkileri söz konusu olabilmektedir. Ekstrem sıcaklıklardan dolayı ortaya çıkan kuraklıktan dolayı çoğu bitkinin yetiştirilme olanakları kaybolacaktır. Böylelikle de kullanılan bitkilere dayalı olarak ilaç ve gıda ürünlerinin imal edilmesi durumu da ortadan kalkmaktadır. Aynı zamanda da insan nüfusunun büyük ölçüde açlık çekebileceği de düşünülmektedir. Son olarak da bitkilerden faydalanamayan insanların farklı gıdalara yönelimi söz konusu olacaktır. Bundan dolayı da insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen bir durum da görülebilecektir.

 

Ekstrem sıcaklıkların sadece bitkilerin yok olmasına dayalı sonuçların ortaya çıkmasının yanı sıra aynı zamanda hayvanları da fazlasıyla olumsuz yönde etkileyecektir. Bitkilerin olmamasından dolayı hayvanların da gıda ve su gereksinimlerini karşılamaları imkansız olarak görülebilecektir. Böylelikle hayvan nesillerinin tükenmesi durumu da söz konusu olabilecektir. Doğanın dengesinin tüm faktörlerinin birer birer devre dışı kalması nedeniyle de insanların herhangi bir ihtiyacını karşılamaları durumu söz konusu olmayacaktır. Bu da en sonunda insanların çağının da sonlandığının habercisi olacaktır. Aşırı sıcaklıktan dolayı doğanın dengesinin yavaş yavaş ortadan kalkması durumu da önemli bir sonuç olarak da göze çarpacaktır.

Karasal iklimin tarımsal üretime etkisi hakkında bilgi veriniz.

Karasal İklimin Tarımsal Üretime Etkisi

Karasal iklim denizin ılımanlaştırıcı etkisinin olmamasından dolayı oldukça sert şartların insanları etkilediği bölgelerde görülebilmektedir. Karasal iklimde yaz ve kış aylarının yanı sıra  gece ve gündüz arasında bile sıcaklık farklılığının fazla olmasından dolayı pek fazla tarımsal faaliyet gerçekleştirilemeyecektir. Aynı zamanda da kısıtlı tarım ürünlerinin bu bölge içerisinde yetiştirildiği de gözlemlenebilecektir. Kış aylarında karasal iklimin görüldüğü bölgelerin kar altında olduğundan dolayı tarım yapılması söz konusu olmamaktadır. Aynı zamanda da kış ve bahar aylarında minimum görülen yağışların da tarımın kurak alanlarda gerçekleşmeyeceği için olumsuz bir gelişme olarak tabir edilmektedir.

 

Karasal iklimde tarımsal üretime dayalı faaliyetlerin sıcaklıktan dolayı da gerçekleştirilmemesi söz konusudur. Yılın neredeyse yarısında sıfırın altında seyredecek olan sıcaklıkların karasal iklimde yetişecek olan bitkilerin sınırlı olmasını da sağlayacaktır. Genelde soğuğa dayanıklı ve az su isteyen bitkilerin karasal iklim içeren bölgelerde yetişmesi durumu söz konusu olabilmektedir. Aynı zamanda da meyve üretiminin de bu bölgede kısıtlı olduğu da görülebilecek bir durumdur.

 

Karasal iklime en fazla uyum sağlayan bitki tipleri tahıllardır. Buğday, arpa, çavdar ve yulaf tipindeki bitkiler bu bölge içerisinde yaygın olarak ekimi gerçekleştirilen materyallerdir. Aynı zamanda da ay çiçeği, fasulye, patates, mercimek, nohut, şeker pancarı, elma, armut ve baklagiller gibi bitki tipleri de yer alabilmektedir. Bu bitkilerin herhangi bir su ihtiyacının gerekmemesinden dolayı da çiftçilerin tercih edeceği bitki türleri olarak da adlandırılabilmektedir.

Günümüzde ülkeler, ekonomik açıdan dış ülkelerden bağımsız olarak yaşayabilir mi?

Ülkeler ekonomik açıdan dış ülkelerden bağımsız olarak yaşayabilir mi?

Ülkelerin herhangi bir ülkeye bağlı kalmadan yaşaması pek de olası bir durum olarak görülmemektedir. Teknolojinin gelişmesiyle beraber insanların var olan isteklerinin gitgide artış gösterdiği de söylenebilmektedir. Önceki dönemlerde sadece tarım gibi beşeri faaliyetler olmasından ve insanlığın bu kadar gelişmemesinden ötürü ihtiyaçlar basit olarak nitelendirilebilirdi. Bu yüzden bölgesel olarak bir toplumun kendine yetebildiği de söylenebilirdi. Ancak global olarak insanlığın etkin olduğu bu yüzyılda bu şekilde bir durumun gerçekleşmesi mümkün olarak ele alınmamaktadır. Bu şekilde bir karar verilse dahi, o bölgede yaşayan kişilerin temel gereksinimlerinin kısmen karşılanacağı da görülebilecektir.

 

Enerji insanlık için olmazsa olmaz türde olan bir gereksinim olarak ifade edilmektedir. Enerji olmadan bir bölgede var olan insanların yaşamaları, üretmeleri ve ihtiyaçlarını karşılamaları mümkün olmamaktadır. Ancak çağımızın en büyük enerji kaynakları arasında doğalgaz ve petrol gibi maddelerin kullanımı devreye girmektedir. Bu tip hammadde kaynakları da belli başlı bölgelerde olduğundan dolayı, diğer ülkelerin ithal etmeleri gibi bir durum söz konusu olabilmektedir.

 

Dünya’nın her noktasında aynı besin maddelerini görebilmek de söz konusu olmamaktadır. İklimden kaynaklı olarak bitki ya da hayvanlara dayalı tüketimlerin o bölgeyle sınırlı kalmamasından dolayı da diğer ülkelere ihraç edilmesi söz konusu olabilmektedir. Ekvatoral bölgelerden tropikal meyveler ve kutuplara yakın ülkelerden de balık gibi ürünlerin diğer ülkelere ihraç edilmesi durumu söz konusu olmaktadır. Temel besin maddeleri sınıfında olmasından dolayı da her ülke vatandaşları için mutlak gereklilik olarak görülmekte ve bağımlılığın önemli bir kriteri olarak da adlandırılabilmektedir.

Tarımda makineleşmenin olumlu ve olumsuz ne gibi sonuçları olmuştur?

Tarımda makineleşmenin olumlu ve olumsuz sonuçları nelerdir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.

Tarımda ilkel yöntemleri kullanmanın son derecede etkisiz sonuçları ortaya koyduğu görülebilmektedir. İnsanların tarım yaparken herhangi bir teknolojiden yararlanmaması başlı başına verimliliği düşüren önemli bir etken olarak görülmektedir. Verimliliğin yanı sıra makineleşmemenin sonucu olarak fazlasıyla insan gücüne gerek duyulmasının da başlıca nedeni olarak ifade edilebilmektedir. Aynı zamanda da üretim süreçlerinin uzamasını ve hasat zamanının daha da geç gelmesini sağlayacak olan temel etken olarak da değerlendirilen bir metot olarak da ifade edilmektedir. Bu yüzden tarımla uğraşan kişilerin makinelere yönelmeleri durumu açığa çıkmaktadır. Ancak tarımda makine kullanımının yararları olduğu kadar zararları da bulunmaktadır.

 

Tarımda makineleşmenin yararları arasında genelde ekonomik şartların iyileştirilmesine dayalı sonuçlar görülebilmektedir. Makineleşmenin sonrasında ekilen mahsullerde verimlilik ve üretim oranının arttığı da görülebilmektedir. Aynı zamanda da üretilen ürünün kalitesinde de gözle görülür bir artışın görülmesi de söz konusu olmaktadır. Buna bağlı olarak da tarımda var olan iş imkanlarının artış göstermesi sonucu da ortaya çıkmaktadır. Böylelikle tarım faaliyetleri içerisinde yeni iş alanlarının meydana geldiği de görülebilmektedir.

 

Tarımda makineleşmenin zararları arasında ise en başta çevre kirliliğini destekleyen bir kullanımın ortaya çıktığı görülebilmektedir. Makinelerin tarım arazilerine ve ormanlara fazlasıyla zarar verdiği de gözlemlenebilmektedir. İnsanların yaptıkları işlerin makinelere devredilmesi sonrasında da işçi sınıfına dair işlerin azalmasına da neden olmaktadır. Son olarak ise makineleşmenin büyük üreticilere yarar sağlamasından dolayı, küçük üreticilerin pek fazla kazanç elde etmedikleri de görülebilmektedir.

Karasal iklimin insanların hayatını nasıl etkileyeceği konusundaki düşüncelerinizi söyleyiniz.

Karasal iklimin insanların hayatını nasıl etkiler?

Karasal iklim aşırı sıcaklık farklarının olduğu gece gündüz ya da kış yaz gibi dönemleri içeren bölgelerde görülebilmektedir. Bundan dolayı da insanların yaşantılarının olumsuz yönde etkilenebildiği de söylenerek insanların her zaman hazırlıklı olmaları da gerekmektedir. Buna bağlı olarak insanların son derecede zorlu bir yaşam koşulları değişen hava koşullarına ve nem dağılımına bağlı olarak da gelişme göstermektedir.

 

Karasal iklime dayalı olarak yazların son derecede sıcak ve kurak geçmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı da yetişen ürünlerin de kısıtlı olduğu söylenebilmektedir. Yağışların az olmasından dolayı bu bölgede su kıtlığı da yılın belli dönemlerinde görülerek önlem alınması gereken bir durum olarak da ifade edilmektedir. Aynı zamanda da sıcaklığın had safhada olması da insanların yaşantısını ciddi oranda da etkileyebilecek detaylardır.

 

Karasal iklimde kış ayları ise genelde kar yağışı ile geçmesi ve oldukça soğuk olmasından dolayı da insan hayatını olumsuz olarak etkilemektedir. İnsanların kolaylıkla rahatsızlanmasına ve ulaşımın da zorlu koşullar altında gerçekleşmesine de sebebiyet vermektedir. Bu gelişmelerin akabinde de insanların ekstradan emek harcamaları durumu da açığa çıkmaktadır. İnsanların bu şekilde bir dönemle her kış zamanında ortaya çıktığı da görülebilmektedir.

 

Özellikle yaz aylarında karasal iklimde gece ve gündüz sıcaklık farklı oldukça fazla olarak görülebilmektedir. Yaz gündüzlerinin bunaltıcı sıcaklarla insanların maruz kalmasına neden olurken; akşam vakitlerinden itibaren de tam tersi bir durum görülebilmektedir. Yaz akşamlarında serinliğin aksine soğuk hava durumu da görülebilmektedir.

Mevsimlere bağlı olarak insanların yaşantılarında ne gibi değişiklikler olduğunu araştırarak noktalı yerlere yazınız.

Mevsimlere bağlı olarak insanların yaşantılarında ne gibi değişiklikler olur?

Aynı bölgede farklı zaman dilimlerinde farklı sıcaklıklar ve yağış tipleri görülebilmektedir. Yaz ve kış aylarında değişkenlik gösteren bu durum insanların yaşantılarını da büyük çapta etkileyen faktörler olarak göze çarpacaktır. Sıcaklığa ve neme bağlı değişen bu tip gelişmeler akabinde de insanların gündelik hayatlarına dair programlarında da farklılıklar görülebilecektir. Yaşam, giyiniş ve farklı ihtiyaçlar bu tip mevsimsel dönemlere de farklılık gösterebilecek potansiyelde var olabilecektir.

 

Kış ve sonbahar mevsimlerinde havaların soğumaya başlamasından dolayı insanların daha tedbirli bir sürece girmeleri söz konusu olabilmektedir. Barınma isteğinin de diğer aylara nazaran daha da artış göstereceği de gözlemlenebilecektir. Kişilerin soğuktan korunmalarına dair kıyafet seçimleri de değişiklik gösterebilecektir. Aynı zamanda da gündelik hayatlarında var olan plan ve programlamaların daha da kısıtlanabileceği de gözlemlenebilecek olan bir durum olarak da görülebilecektir.

 

Yaz aylarında ise kişilerin daha rahat koşullarda yaşamlarını sürdürebildikleri bir dönem başlamaktadır. Sıcaklığın ve nemin insanlığın yaşamını sürdürebileceği standartlarda olduğu bu dönemde isteklerin daha da az olduğu görülebilecektir. Ancak bu dönemde ağır şartları içeren kış ve sonbahar mevsimlerine dayalı hazırlık evresinde bulunmak da fayda içeren bir durum olarak görülmektedir. Genel olarak da kişilerin ihtiyaçlarının tamamına yakınının bu dönemde de kolaylıkla gerçekleşebildiği de söz konusu olabilmektedir.

Siz de bir göç nedeni yazarak 115 inci sayfadaki görsel boşluğuna ilgili bir görsel ekleyiniz.

Aşağıdaki görselleri ve ifadeleri inceleyiniz. Altlarındaki boşluğa göç edilme sebebini yazınız. Siz de bir göç nedeni yazarak 115’inci sayfadaki görsel boşluğuna ilgili bir görsel ekleyiniz.

 

Öncelikle kendi göç sebebim ve hikayemi yazayım. Merhaba ben Aslı. Memur olarak atandığım için Gaziantep’e taşımak sorunda kaldım. Göç sebebim İŞ

 

  • Ben Yunus, 2011’de Van depremini ailemle yaşadım. Depremden sonra evimiz zarar gördüğü için yaşadığımız şehirden ayrılmak zorunda kaldık. Göç sebebi DOĞAL AFET 
  • Ben Ayşe, Tuz Gölü civarında yaşıyorduk. Kuraklık nedeniyle tarlalarımızdan yeterli verim elde edemeyince göç ettik. Göç Sebebi YENİ GEÇİM KAYNAKLARI ARAMAK
  • Ben Rize’de yaşıyorum adım Hüseyin. Şiddetli yağıştan sonra meydana gelen heyelan çay bahçelerimize zarar verdi. Bu yüzden üretim yapamadık ve göç etmek zorunda kaldık. Göç sebebi YENİ GEÇİM KAYNAKLARI ARAMAK 
  • Ben Konya Karapınar’da yaşayan Zeynep. Yaşadığım yerde rüzgâr erozyonu oldukça fazladır. Zamanla topraktan istediğimiz verimi alamadığımız için taşınmak zorunda kaldık.  Göç sebebi DOĞAL AFET 
  • Ben Göktuğ bu sene üniversiteyi kazanarak Ankara’ya yerleştim. Göç sebebi EĞİTİM 
  • Ben Fadime, babamın tedavi görmesi amacıyla yaşadığımız köyden şehre taşınmak zorunda kaldık. Göç sebebi SAĞLIK
  • Ben Onur, babam öğretmen. Babam başka bir şehirdeki okulda çalışmak istediği için yaşadığımız şehirden ayrıldık. Göç sebebi İŞ TERCİHİ
  • Ben Yusuf, Babam Zonguldak’ta kömür madeninde çalışmaya başladı. Biz de bu yüzden Zonguldak’a yerleştik. Göç sebebi İŞ 
  • Ben Suriyeli Mübarek, ülkemizdeki iç savaş yüzünden Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldık. Göç sebebi SAVAŞ
  • Ben Azize, anneannemin anlattığına göre geçmişte Selanik’te yaşıyorlarmış. 1930 yılında ailesiyle Selanik’ten Bursa’ya göç etmişler. Göç nedeni SİYASİ NEDENLER