Su Dolu Bardakta Kalemin Kırılmış Gibi Görünme Sebebi Nedir?

Su Dolu Bardakta Kalemin Kırılmış Gibi Görünme Sebebi Ne Olabilir? Tartışınız.

 

Işık öz kütleleri değişen ortamdan geçerken doğrultu ve yön olarak bir değişikliğe uğramaktadır. Işığın çok yoğun bir ortamdan az yoğun bir ortama, az yoğun bir ortamdan çok yoğun bir ortama geçerken doğrultu ve yönünde oluşan değişimlere ışığın kırılması denmektedir. Eğer, ışık çok yoğun olan bir ortamdan az yoğun olan bir ortama geçerse normalden uzaklaşır ve kırılır.

 

Dik gelen ışık ise diğer ortama geçişinde kırılma meydana gelmez. Çünkü dik geçer. Su dolu bir bardakta havanın yoğunluğu, suyun yoğunluğu ve camın yoğunluğu vardır. Cam saydam bir cisimdir. Işık bu saydam ortamdan diğerine geçerken kırılma yaşanır. Günlük yaşantımızda ışığın kırılmasını daha iyi anlamamız için su dolu bardağa kalem koyarak bir inceleme yapabiliriz. Eğer, bir su dolu bardağın içerisine bir kalem koyarsak kalemin görüntüsünde bir kırılma olur. İşte bu durumun yaşanmasının nedeni ışığın kırılma özelliğinden kaynaklı olmaktadır. Bardak saydamdır ve yoğunluğu az olan bir ortamdır, ışık bu az yoğun olan ortamdan yoğunluğu çok olan ortama geçerken kırılma yaşanır ve kalem bize kırıkmış gibi gözükür. Ayrıca kırılma olayı pek çok doğa olayında da karşımıza çıkmaktadır. Bu duruma en güzel örnek ise gökkuşağının oluşumdur. Bu doğa olaylarına bir örnek daha verirsek gökyüzünü çoğunlukla mavi renkte görmemiz ya da güneş batarken kırmızı renkte görmemiz ışığın kırılma özelliğinin bir yansımasıdır.

Makyaj Aynalarının Yapısı Ve Özellikleri

Makyaj Aynalarının Yapısı Ve Özelliklerini İnceleyerek Arkadaşlarınızla Paylaşınız.

 

Arka yüzeyi parlatılmış olan camlara ayna adı verilmektedir. Aynaların arka kısmı alüminyum ya da gümüş içeren bileşiklerle kaplanır. Düzgün ve parlak yüzeye sahip olan cisimlerde ayna görevi görebilirler. Aynalar üzerine düşen bütün ışığı yansıtmaktadır. Aynaların ışığı yansıtabilme özelliğinden kaynaklı cisimler aynada görülür. Ayna çeşitleri üç tanedir. Bunlar; düz ayna, çukur ayna ve tümsek aynadır.

 

Makyaj alanında kullanılan aynalar çukur aynalardır. Çukur aynaların bir diğer adı da iç bükey aynadır. Bu aynaların iç yüzeyi kürenin iç yüzeyine benzer. Odak noktasına focus denir ve f harfi ile gösterilir. Merkez noktasıyla aynanın arasındaki mesafenin ortasıdır. Asal eksen ise bu aynalarda, aynanı tam olarak ortasından geçmektedir ve üzerinde odak noktası vardır. Aynaya gönderilen paralel ışık yansıdıktan sonra odak noktasında bir araya gelir. Odak noktası aynanın önündedir. Çukur aynasının görüntü özellikleri ise şöyledir;

 

Cisim ayna ve odak noktası arasında ise,

  • Simetrik değildir
  • Görüntü aynanın arkasında oluşur yani sanaldır
  • Görüntünün boyu cisim boyundan büyüktür
  • Görüntü cisme nazaran düzdür

 

Cisim odak noktasından uzak bir yerde ise;

  • Görüntü gerçektir
  • Görüntünün boyu cismin boyundan eşit, küçük ya da büyük olabilir
  • Görüntü cisme göre terstir

 

Çukur aynaları makyaj aynalarında kullanılmasının yanı sıra; teleskop, güneş ocağı, ışık mikroskobu, elektrik sobası, tavan aydınlatmaları, dişçi aynası, araba farı, ışıldak, el feneri, kahkaha aynası ve kaşığın iç yüzeyi kullanılmakta olduğu yerlerdir.

Kışın Güneş Işığından Daha Fazla Yararlanmak İçin Evlerde Hangi Önlemler Alınabilir?

Kışın Güneş Işığından Daha Fazla Yararlanmak İçin Evlerde Hangi Önlemler Alınabilir?

 

Güneş enerjisi insanların yaşamlarını sürdürebilmesi için çok önemli bir enerjidir. Güneş ışığı aydınlanmak ve ısınmak için tüm insanlar için gereklidir. Bu durumun sosyal ve ekonomik faydaları olduğu kadar sağlık açısından da çok önemlidir. İnsanların güneş ışığından ve ısısından yararlanması doğal olarak kış mevsiminde en aza inmektedir. Bu sebeple evlerin güneş görme zamanını artıracak bazı işlemler yaparak güneş ışığından daha fazla yararlanabilinir. Bu işlemlerden ilk olarak evler inşa edilirken mimarın güneş gören oda sayısını arttırması ve evin güneş görebilmesini sağlaması gerekir.

 

Öte yandan evlere ısı yalıtım sistemlerinin kurulması lazımdır. Evlerde güneş görmekte olan odaların perdeleri açık tutulması odaya güneş ışığının girmesini sağlayacaktır. Güneş gören odanın perdesinin açık tutulması yöntemi etkili olduğu kadar hem ekonomik hem de son derece kolaydır. Ayrıca bu işlemi yaparak güneşten gelen ısı odamızı da ısıtmış olur. Kış mevsiminde koyu renkli kıyafetler giymekte güneş ışığından faydalanmamızı sağlar. Çünkü koyu renkler ışığı emerler. Kış mevsiminde koyu renkli elbiseler giydiğimiz takdirde, bu elbiseler güneş ışıklarını emecek ve ısınmamızı sağlayacaktır.

 

Yaz aylarında ise koyu renkli kıyafetler değil de açık renkli kıyafetler tercih edilir. Bunun nedeni de açık renkte olan elbiseler ışığı yansıtır. Saydığımız yöntemler sayesinde kışın evlerimizde güneş ışığından daha fazla faydalanabiliriz. Bu sayede vücudumuzun ve evimizin daha rahat bir şekilde de ısınmasına yardımcı oluruz.

Günümüzde Güneş Enerjisinin Kullanım Alanlarını Düşündüğünüzde Gelecekte Güneş Enerjisi Nerelerde Kullanılabilir?

Günümüzde Güneş Enerjisinin Kullanım Alanlarını Düşündüğünüzde Gelecekte Güneş Enerjisi Nerelerde Kullanılabilir?

 

Enerji kaynakları yenilenemez ve yenilebilinir enerji kaynakları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Güneş enerjisi yenilebilinir enerji kaynakları arasındadır. Aynı zamanda güneş enerjisi sürdürülebilir enerji kaynaklarındandır ve çevreye zarar vermez. Güneş enerjisi çevreye herhangi bir gaz salınımı yapmadığı için çevreye herhangi bir zarar vermez. Güneşin ısısı ve ışığından neredeyse dünyanın tamamı faydalanmaktadır. Bu nedenle güneş enerjisi dünyanın her yerinde kurulabilen bir enerji sistemidir.

 

Günümüzde güneş enerjisinin kullanım alanlarına baktığımızda gelecekte pek çok alanda kullanılabileceğini düşünebiliriz. Güneş enerjisinin gelecekte nerelerde kullanılacağı yönünde yapılan tahminler arasında uzay araştırmaları ve uzay yolculuğu vardır. Bununla birlikte sanayinin önemli bir bölümünde güneş enerjisinden yararlanabilinir. İleride tarım alanında ve köylerde daha yoğun bir şekilde güneş enerjisi kullanılabilinir. Yine aynı şekilde eğitimde ve sosyal faaliyetlerde güneş enerjisi önemli bir yer tutabilir. Karayolu ulaşımı için ileride güneş enerjisinden büyük yararlar sağlanacağı da tahmin edilmektedir. Zira günümüz otomobilleri fosil yakıtlarla çalışmaktadır. Bu fosil yakıtlar sürdürülebilir enerji kaynağı değildir ve tükenebilir. Bu nedenle başka enerji kaynaklarından yararlanılarak, fosil yakıtların yerine bu enerji kaynaklarının geçmesi yönünde bilim dünyasında çalışmalar vardır.

 

Fosil yakıtlara alternatif olarak öne sürülen enerji kaynakları içerisinde güneş enerjisi de vardır. Özetle günümüzde güneş enerjisinin kullanıldığı alanlar incelendiğinde gelecekte güneş enerjisi; karayolu ulaşımında, eğitim ve soysa faaliyetlerde, sanayide, tarımda, uzay araştırmalarında ve uzay seyahatlerinde kullanılabilinir.

Güneş Enerjisinin Diğer Enerji Türlerine Göre Avantajları Nelerdir?

Güneş Enerjisinin Diğer Enerji Türlerine Göre Avantajları Nelerdir?

 

Güneş enerjisinin diğer enerji türlerine göre en önemli avantajı ve farkı tükenmeyen ve bol bir enerji kaynağı olmasıdır. Milyonlarca yıldır bu durum böyledir. Çok temiz bir enerji türü olması da diğer enerji türlerine göre daha avantajlı olmasını sağlamaktadır. Radyasyon, kükürt, karbon monoksit, gaz, duman gibi çevreyi kirletici maddelerin salınması gibi bir durum söz konusu değildir. Enerjiye ihtiyaç duyduğumuz bütün alanlarda güneş enerjisinden faydalanabiliriz. Lokal ortamlarda örneğin evlerde, okullarda aklımıza gelebilecek her yerde güneş enerjisinden yararlanabiliriz.

 

Yaşanan ekonomik krizler, buhranlar vb. güneş enerjisinden faydalanmamızı engelleyemez. Teknolojide gelişme olmasa bile güneş ısı ve ışık saçmaya devam eder. Ayrıca karmaşık teknolojiye ihtiyaç duyulmadan pek çok yerde güneş enerjisinden yararlanırız. Ulaşım sorunu, külfeti, masrafı vb. gibi sorunları yoktur. Dünyamızın büyük bir bölümü güneş enerjisinden yararlanabilir. Nerede daha fazla ihtiyaç varsa oraya güneş enerjisi sistemleri kurulabilinir. Kurulan güneş enerjisi sistemlerinin bakım maliyetleri ya yoktur ya da çok az bir düzeydedir. Evlerimizin çatısı boş ve kullanmadığımız bir alandır. Fakat güneş bu çatılara bile bir işlevsellik kazandırmıştır. Diğer enerji türlerinden bu denli bir işlevsellik kazandırma durumu bulunmamaktadır.

 

Evlerin çatılarından güneş enerjisi sayesinde, güneşli bir günün ardından istediğimiz kadar sıcak su elde edebiliyoruz. Sıcak su sorunun çözümü için kullanılan güneş enerjisi aynı zamanda oldukça ekonomiktir. Bir kere taktırdıktan sonra uzun yıllar kullanabilirsiniz.

Günlük Hayatta Duyduğunuz Element veya Bileşiklere Örnekler Veriniz.

Günlük Hayatta Duyduğunuz Element veya Bileşiklere Örnekler Veriniz.

 

Günümüze kadar 118 element keşfedilmiştir ve bu keşfedilen elementlerin 92 tanesi doğaldır. Evrendeki her madde elementlerden meydana gelmiştir. Helyum, azot ve oksijen gibi çok az sayıda element doğada element halinde bulunurken diğer elementlerin çoğunluğu doğada bileşikler halinde bulunur.

 

Günlük hayatta çokça kullanılan elementler aşağıda verilmiştir:

  • İyot: Sofra tuzunda ve balığın yapısında bol miktarda bulunur.
  • Bakır: Elektrik kablolarının yapımında, mutfak eşyaları ve ısıtıcılarda kullanılır.
  • Krom: Zırhlı araç yapımında, çelik yapımında kullanılır.
  • Demir: Kanın yapısında bulunur, inşaat ve köprü yapımında, makine parçalarının yapısında ve çoğu elektrikli aletin yapımında kullanılır.
  • Potasyum: Sıvı deterjan, barut ve gübre yapımında kullanılır.
  • Kalsiyum: Dişlerimiz ve kemiklerimizin yapısında bulunur, çimento, alçı, kireç yapımında kullanılır.
  • Gümüş: Süs ve takı eşyalarında ve bazı araçlarda kaplama olarak kullanılır.
  • Helyum: Zeplin ve balon gibi hava taşıtlarının şişirilmesinde ve roket yakıtlarının şişirilmesinde kullanılır.
  • Karbon: Canlıların yapısında bulunur, kömür, petrol ve doğal gaz yapısında bulunur.

 

Günlük hayatta karşılaştığımız bileşikler:

  • H20(Su): 2 Hidrojen + Oksijen atomu birleşmesiyle oluşur. Hayatımızın neredeyse her alanında yapıya katılır.
  • NaCl(Tuz): Sodyum + Klor atomlarının birleşmesiyle oluşur. Yemeklerde ve birçok alanda kullanılır.
  • NaOH(Sodyum Hidroksit): Sodyum + Hidrojen + Oksijenden oluşur. Endüstride birçok kimyasal maddenin yapımında kullanılır. Temizlik alanında kullanılır daha çok.
  • NH3(Amonyak): Azot + 3 Hidrojenin birleşmesiyle oluşur. Gübre, ilaç, parfüm gibi maddelerde kullanılır.
  • CO2 (Karbondioksit): Karbon + 2 Oksijen atomundan oluşur. Gaz halinde bulunur ve ateş söndürücü olarak kullanılır. Aynı zamanda solunumda çok önemli bir yeri vardır.

Element ve Bileşikler Hakkında Duyduklarınızı Sınıfta Paylaşınız?

Element ve Bileşikler Hakkında Duyduklarınızı Sınıfta Paylaşınız?

 

Proton sayısı aynı olan atomların birleşmesiyle oluşan yapıya element denir. Maddenin en saf halidir. Aynı cins atomlardan meydana gelen elementler, kimyasal yollar sonucunda kendinden daha basit ve farklı modellere ayrılamazlar. Yani sonuç olarak her farklı element farklı tür bir atomdan meydana gelmiştir ve farklı türde iki madde aynı tür elementten oluşmuş olabilir. Çevremizde gördüğümüz her şey elementlerden meydana gelmiştir. Elementler özel isimlerle ve kendilerine özel semboller ile ifade edilirler. Atomik ve moleküler yapıda olmak üzere iki türde bulunurlar.

 

İki ya da daha fazla sayıda kimyasal elementin meydana getirdiği yapıya bileşik denir. Bileşikler kırılması zor kimyasal bağlarla bir arada tutulmaktadır. Bu bağlar, atomlar arasında meydana gelen elektron paylaşımı veya elektron alış verişi sonucunda oluşmaktadır. Bileşikler doğada saf olarak bulunmaktadırlar. Bunun sonucunda bileşikler kendilerini oluşturan elementin kimyasal özelliklerini göstermezler. Yeni bir kimyasal özellik kazanırlar.

 

Elementlerin ve Bileşiklerin Farkları;

  • Elementler aynı cins atomlardan meydana gelirken bileşikler farklı tür atomlardan oluşurlar.
  • Elementler kimyasal yöntemlerle kendinden daha basit maddelere ayrılmazken bileşikler kimyasal yöntemlerle elementlerine ayrılabilirler.
  • Elementler sembollerle ifade edilirken bileşikler formüllerle ifade edilirler.

 

Element ve Bileşiklerin Ortak Özellikleri:

  • Saf maddelerdir.
  • Homojen yapıya sahiptirler.
  • Belirli koşullar altında erime ve kaynama noktaları sabittir.
  • Belirli koşullar altında yoğunlukları sabittir.
  • Fizikler yöntemlerle ayrıştırılamazlar.

Musahiplik ne demektir?

Musahiplik ne demektir? Açıklayınız.

 

Musahiplik’in kelime manası yol kardeşliği anlamına gelmektedir. Musahiplik Hz. Ali’ye dayanmamaktadır. Alevilik inancına göre evli olan her alevi kendisine denk düşen başka bir Alevi ile bir kardeşlik kurar. Bu kardeşlik dinsel bir kardeşliktir. Aynı zamanda bu kişi ahirette de ona arkadaşlık edecektir. Bu kardeşlik öte dünyayı kapsadığı için öz kardeşlik kurallarından daha fazlı kuralı bulunmaktadır. Bahsettiğimiz yol kardeşliği Alevilik anlayışında farzdır. Malları da canları da ortaktır artık. Aleviler için Musahiplik kan bağından çok öte bir kardeşliktir.

 

Bu kardeşliğin taraflara yüklediği sorumluluklar da vardır: Bunlardan ilki taraflar ölünceye değin kardeş olmanın gereğini yapıp birbirlerine yardımcı olacaklar. Hep dürüst olacaklar ve helal yaşamaya dikkat edecekler. Ellerine dillerine bellerine sahip çıkacaklar birbirlerinin. Birinin günahından diğeri de sorumlu olacak o yüzden bir hataya yeltendiğinde birisi diğeri ona mani olmaya çalışmalıdır. Bu iki kardeşin aynı düşünce yapısına sahip olmaları aynı değerleri taşımalarına dikkat edilir. Musahiplik bir kere yapılır ve ölene kadar sürer. Musahiplik anlayışı hala günümüzde de devam etmektedir. Bu kurumun hem bireye hem de topluma faydalı olduğu söylenebilir.

Din anlayışındaki farklılıklar neden zenginlik olarak görülmelidir?

Din anlayışındaki farklılıklar neden zenginlik olarak görülmelidir? Açıklayınız.

 

Din anlayışındaki farklılıklar zenginlik olarak görülmelidir çünkü bu farklılıklar gelişimi sağlayan yegane şeydir.Şöyle düşünelim insanlık sürekli ilerlemekte hem bilimsel olarak hem teknolojik anlamda bir değişim içinde. Müslümanlar  da tarih boyunca bu değişimi dikkate almaktadır. Böyle bir şey söz konusu olmasa dinin devamlılığı söz konusu olamaz çünkü bu Allah’ın Sünnetullah’ıdır. Tüm bu gelişmeler toplumların ihtiyaçlarına göre tekrardan Kur’an ve Sünnet merkezli bir değerlendirilmeye tabi tutulur. Dini metinler çağın ihtiyaçları gözetilerek  tekrardan yorumlanır.

 

Sonuca baktığımızda yeni fikirler, yorumlar, bakış açıları meydana gelmiştir. Bu durum Müslümanların ilimde ve medeniyette ilerlemelerini sağlamıştır. Din anlayışındaki farklılıkların bulunması dinin çok yönlü olmasını daha da büyümesine yarar. Dini zenginleştiren şey Kur’an ve Sünnetin zuhur ettiği manaların ne kadar çok olabileceği görülmüş olur ve de insanlar görüşlerini ortaya koyarken karşı görüştekilerinin fikirlerini çürütmek için beyanlarda, eser yazımında, ilim meclislerinde konuşmalarda bulunur. Bu çalışmalar sonucunda da İslam’ın mezhepleri ve akımları ortaya çıkmıştır. Dinimizde düşünce hürriyetine önem verildiğinden birçok soruna çözüm üretilebilinmiştir. Eğer bu düşünce farklılıkları olmasaydı mezhepler olmayacaktı. Bu fıtrata uygun olandır. Düşünsenize fıkhi konularda kutuplarda, çöllerde ya da yağmur ormanlarında yaşayanlar için aynı hükümleri dayatamazsınız. Tek bir anlayış dinin yaşanmasını imkansız kılar. Bu düşünce farklılıklarının hem zenginlik hem de faydalı olduğunun bir kanıtıdır.

İslam düşüncesindeki yorum farklılıklarının sebepleri nelerdir?

İslam düşüncesindeki yorum farklılıklarının sebepleri nelerdir? Açıklayınız?

 

İslam düşüncesinde ortaya çıkan sebepler şunlardır:

İnsanın yapısı. (zeka, kişilik, duygular vs.): Dünya üzerinden şuan var olan eskiden dünyada  yaşayıp vefat eden insanları ve gelecekte var olacak insanları düşünelim. Bu insanlardan bir tanesi bile birbiriyle aynı olmayacak aynı parmak izine sahip olmayacak. Bu insanlar zeka yapılarıyla anlayışlarıyla sahip oldukları duygusal tepkilerle aile yaşantılarıyla en önemlisi karakteriyle birbirinden çok farklı olacaklardır. Böyle olunca da biz diyemeyiz ki bu insanların hepsi okuduklarından anlatılanlardan gördüklerinden aynı şeyi anlayacak. Bu mümkün değildir. Sonuç olarak farklı yapılara sahip olan insanlar dine baktıklarına kişiliklerine göre anlamlar çıkarıyorlar.

 

Ortam ve kültür: Bilimsel psikoloji araştırmaları bile gösteriyor ki insanların karakter oluşumları sadece DNA’larıyla ilgili değil. Doğup büyüdüğü ortam, bu ortamın sahip olduğu kültür de bir insanın karakterinin oluşmasında çok etkili oluyor. Hal böyle olunca da İslamı yorumlarken kültüründen çevresinin bulunduğu düşünce yapısından da etkilenmeden edemiyor.

 

Bazı ayet ve hadislerdeki yoruma açık ifadeler: Kuran-ı Kerim’de ve Hadis-i Şeriflerde yoruma açık bırakılan lafızların bırakılması yorum farklılıklarına neden olan sebeplerden bir tanesidir. Bunun üzerine de anlaşılan hükümler bazı ayet ve hadislerde farklılık gösterebilir.

 

Başka toplumların kültüründen etkilenmeler: Başka toplumların din anlayışında etkilenerek benzeşim kurmak da yorumlarda farklılığa sebebiyet vermektedir.

 

Coğrafya ve iklim: Bu iki unsur insan yapısını etkilediği gibi insan anlayışını da etkilemektedir. En-nihayet bu durum yorum  farklılığını sonuç olarak doğuruyor.