Ev atıklarından plastik, teneke ve kâğıt gibi maddelerin geri dönüşümlerinin sağlanmasının önemi

Ev atıklarından plastik, teneke ve kâğıt gibi maddelerin geri dönüşümlerinin sağlanmasının önemini açıklayınız.

 

Atık, kullanım sonrası atılan, artık işlevini tamamlamış tüm maddelere verilen isimdir. Geri dönüşüm de bu atıklardan kimyasal, fiziksel veya biyokimyasal metotlarla kullanılabilecek başka eşyalara ya da enerjiye evrilmesi için kullanılan bir kavramdır. Gelişmiş ülkeler geri dönüşümün yararını erken fark ederek bunu sistematik hale getirmiştir. Geri dönüşüm, fabrika bazında olabildiği gibi, evsel atıklarla da gerçekleştirilebilmektedir. Evlerde kullanıldıktan sonra çöp diye atılan; teneke, cam, kağıt, plastik gibi maddeler dönüştürülebilir.

 

Doğal kaynaklar bitip tükenmez değildir. Dikkatli olunmazsa bu kaynaklar bir gün yitecek ve insanoğlu büyük sıkıntılarla yüz yüze gelecektir. Kaynak israfını önlemek için de geri dönüşüm teknolojisi geliştirilmiş ve tasarruf edilmeye çalışılmıştır. Bir parçası olduğumuz doğaya, borçlu olduğumuz bazı şeyler vardır. Doğal kaynakların doğru kullanımı ve sömürülmemesi bunlardan en önemlisidir. Büyük küçük denmeden geri dönüşüme katlı sağlamak önemlidir. Çünkü;

 

  • Doğal kaynaklar gelecek nesiller de düşünülerek harcanır.
  • Çevre kirliliği azalmış olur.
  • Enerji tasarrufu yapılarak daha temiz bir çevrede yaşama imkanı bulunur.
  • Atıklar miktar olarak azalacağından çöp işlemleri kolaylaşır.
  • Geri dönüşümle birlikte ülke ekonomisine de katkı yapılır.

 

Geri dönüşüm geleceğe yapılan mühim bir yatırımdır. Çevreye duyarlı olan herkesin geri dönüşümü desteklemesi gerekmektedir. Ev atıklarının dönüşümü de bu bağlamda önem kazanır. Bu maddeler, türlerine göre ayrılarak sokaklarda veya bazı işletmelerde bulunan geri dönüşüm kutularına atılmalıdır. Geri dönüşümü yapılabilen atıkların ayrı bir yerlerde toplanması işleri kolaylaştıracağından bu adımın atlanmaması yararlıdır.

Atık motor yağların toplanması, taşınması, geri kazanımı ve ortadan kaldırılması ile ilgili sorumlulukları yerine getirmek için hangi kuruluş yetkilendirilmiştir?

Ülkemizde, “Atık motor yağların toplanması, taşınması, geri kazanımı ve ortadan kaldırılması” ile ilgili sorumlulukları yerine getirmek için, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hangi kuruluş yetkilendirilmiştir?

 

Atık yağlar ile ilgilenen kuruluş, kısaltması PETDER olan Petrol Sanayi Derneği’dir. Ve görevlerini yerine getirirken titizlikle çalışmaktadır. Bu çalışmaların amaçları ise şunlardır:

  • Doğrudan ya da dolaylı yoldan çevreye zarar zarar verilmesini önlemek.
  • İnsan ve çevre zarar görmeden atık yağları taşınmak, geçici olarak depolanmak ve ortadan kaldırmak.
  • Atık yağların yönetimi için gerek duyulan teknik ve idari koşulları oluşturmak.
  • Geçici depolama ile geri kazanım için çeşitli tesisler kurmak.
  • Kurulacak tesislerin çevre ile uyumlu ve prosedürlere uygun olmasını sağlamak.

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, motor yağı atıklarının yarattığı olumsuz etkileri silmek ve bu yağların geri dönüşümü için yetkilendirmiş olduğu PETDER’in, 2004 ile 2008 yılları arasında topladığı atık motor yağ miktarı, 50 bin 537 tondur. En fazla atık yağın toplandığı yer de araç servisleri olmuştur. Toplanan bu yağların enerji karşılığı ise, 3000 kişilik bir yerin bir senelik elektrik ihtiyacına tekabül etmektedir. Lisanslı işletmeler, bu yağları enerji olarak geri dönüştürmüştür. Bu durumun insana ve çevreye katkısı büyüktür. Zira 1 litre atık motor yağı, 800 bin litre temiz suyu kullanılamaz hale getirebilmektedir.

 

Atık yağların toplanma, dönüştürülme ve ortadan kaldırılmasına ilişkin karar ilk kez “Atık Yağlarının Kontrolü Yönetmeliği ismiyle 21 Ocak 2004 tarihinde belirlenmiştir. Resmi Gazete’de yayınlanan karar, tamamen hayata geçmiş oldu. PETDER’in yetkilendirilmesiyle beraber bu atık yağların işlemleri, düzenlenmiş oldu ve resmi izinli olanlar haricindeki kimselerin bu yağları toplaması ya da işlemesi yasaklandı.

Çöp olarak attıklarımızın içerisinden, geri dönüştürülerek tekrar kullanabilecek maddeler olabilir mi?

Çöp olarak attıklarımızın içerisinden, geri dönüştürülerek tekrar kullanabilecek maddeler olabilir mi? Söyleyiniz.

 

Çöp olarak attığımız maddelerin birçoğu geri dönüştürülebilir malzemelerden oluşur. Atıkların tekrardan geri dönüştürülmesi doğanın ve çevrenin korunması açısından son derece önemlidir. Çöpe atılan ve geri dönüştürülebilen malzemeler;

  • Cam
  • Kağıt
  • Plastik
  • Beton
  • Aliminyum
  • Motor yağı
  • Pil
  • Elektronik atık
  • Akümülatörler

Şeklinde sıralanabilir.

 

Geri dönüşüm nedir?

  • Geri dönüşüm tekrar kullanımın ötesinde, atıkların özelliklerinden faydalanılarak içindeki bileşenlerin fiziksel, kimyasal yada biyokimyasal yöntemlerle başka ürün yada enerjiye çevrilmesine denir.
  • Bu sayede doğal kaynaklar korunur, enerjiden tasarruf edilir, ekonomiye katkı sağlanır, çöpe giden atık miktarı azalır böylelikle de geleceğe yatırım yapılır.
  • Karton, cam, plastik gibi atıklar geri dönüştürülerek hammadde kaynağı olarak farklı sektörlerde kullanılır.
  • Atıkların çöpten ayrı ve temiz bir şekilde toplanması geri kazanım sürecinin ilk aşamasını oluşturur.
  • Ülkemizde çöp miktarının yaklaşık olarak % 15-20 arası geri kazanılabilir nitelikli atıklar oluşturur.
  • Tek seferlik kullanıp atacağımız poşetler yerine, devamlı kullanabileceğimiz file ve bez torba tercih edelim.
  • Plastiklerin doğada yok olma süresi oldukça uzundur dolayısıyla bu maddeleri olabildiğince ayrı biriktirip geri kazanımları sağlanmalıdır.
  • Geri dönüşümü sağlanan bir ton cam için ortalama 100 litre petrolden tasarruf edilir.
  • Cam bir şişe doğada 4000 sene, plastik 1000 sene, sakız 5 yıl, bira kutusu 10 ile 100 yıl, sigara filtresi ise 2 yıl sonra yok olur.
  • Evrensel atık arasında bulunan cam şişe ve kavanozların geri dönüşümü ülkemizde oldukça eski yıllara dayanır. renklerine göre ayrılırlar, kırılarak cam toz haline getirilirler. Kum, kireçtaşı, cam tozu ve soda külü ile karıştırılıp yüksek ısıda şekillendirilerek yeni ürünlere dönüştürülür.

Çöp ve atık kavramları aynı anlamda mıdır?

Çöp ve atık kavramları aynı anlamda mıdır? Tartışınız.

 

Çöp ve atık birbirinden farklı kavramlardır. Asla karıştırılmamalıdır. Çünkü çöp, tekrardan bir kaynak olarak veya malzeme olarak kullanılması mümkün olmayan atıktır. Atık ise, geri dönüşüm ve geri kazanım dolayısıyla tekrardan kullanılması mümkün olan atıktır. Örneğin, çöp içerisinden karton, metal, plastik gibi maddeler ayrıldıktan sonra geride kalan ve hiçbir şekilde geri dönüşümü ve kazanımı mümkün olmayan artık malzeme çöptür.

 

Atıklar; katı, sıvı ve gaz halde olmak üzere üçe ayrılır.

  • Katı atıklar: Gündelik yaşamda en çok çöpe attığımız ve en çok karşılaştığımız atıklar katı olanlardır. Bu atıklar kendi içlerinde inşaat, evsel, endüstriyel, tıbbi ve tehlikeli olarak farklı kategorilere ayrılır. Bu atıklar ciddi bir şekilde toplanmadığı veya geri dönüştürülmediği zaman insan ve çevre sağlığı açısından ciddi problemler oluşturur. Gündelik hayatta tükettiğimiz gıdalar ve kullandığımız eşyalara ait atıkların depolanması büyük şehirlerde çöp problemini ortaya çıkarmıştır. Çöplerin yok edilmesi ise maliyetli bir iştir. Bu yüzden özellikle geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde çöpler boş arazi ve tarlalara dökülür. Bu durum da toprak ve su kirliliğine sebep olur. Çünkü çöplerden sızan zararlı maddeler yeraltı sularını kirletirbu da suyun döngüsünü etkiler. Çöplerde biriken metan gazı, hava kirliliğine yol açar hatta bazen biriken gaz patlayarak felaketlere sebep olur.

 

  • Sıvı atıklar: Sanayi fabrikalarının atıklarını deniz, göl ya da akarsulara boşaltması tatlı ve tuzlu su kaynaklarının kirlenmesinin en önemli sebepleri arasındadır. Kullanılan sıvı ve atık yağlar, yeterli oranda arıtılmayan kanalizasyon suları, petrol ve benzeri sıvı atıklar, evrensel atık yağlarla zehirli olan civa atıkları yalnız su ortamına değil toprağa, insana ve diğer tüm canlılara da ciddi zararlar verir.

 

  • Gaz atıklar: Sanayi tesislerinin bacalarından çıkan gazlar, yangın sırasında oluşan gazlar, egzoz, klima ve soğutucularda kullanılan gazlar, çöplüklerde oluşan metan gazı, böcek ilacı, sprey ve parfüm gibi gazlar başlıca gaz atıklardır. Bu gazlar atmosferi kirletir.

Günlük hayatta karşılaştığınız karışımlara örnekler veriniz.

Günlük hayatta karşılaştığınız karışımlara örnekler veriniz.

 

Birden fazla maddenin kimyasal bağ oluşturmadan bir arada bulunmasıyla oluşan maddelere karışım denir. Homojen ve hetorojen olmak üzere ikiye ayrılır.

 

Hetorojen karışım: Bu karışıma adi karışım da denilebilir. Çünkü karışımı oluşturan maddeler karışımın her yerine eşit olarak dağılmaz örnek olarak zeytin yağ- su, tebeşir tozu- su, beton, süt, ayran, toprak verilebilir. Hetorojen karışım da kendi içerisinde 3’e ayrılır;

  • Katı-Katı (Süspansiyon): Bir katının sıvı içerisinde çözünmeyip, parteküller halinde kalmasıyla meydana gelen karışımlardır. Bu karışımlara örnek olarak; Türk kahvesi, taze sıkılmış meyve suyu, çamurlu su, kan verilebilir.
  • Sıvı- Sıvı (Emülsiyon): Bir sıvının bir başka sıvı içerisinde çözünmeden kalmasıyla meydana gelen karışımlardır. Bu karışıma örnek olarak; zeytin yağı- su, süt ve benzin verilebilir.
  • Sıvı- Gaz (Aerosol): Bir sıvının gaz ile birleşerek meydana getirdiği karışımdır. Örnek olarak; sis, sprey ve deodorant verilebilir.

 

Hetorojen karışımın özellikleri;

  • Fiziksel yolla yani süzerek ayrılırlar
  • Bulanık bir görünüme sahiptirler
  • Dipte çökelti meydana getirirler
  • Genel olarak tanecikleri gözle görülür

 

Homojen karışım: Çözelti olan bu karışımlar, karışımın her yerinde homojen yani eşit olarak dağılır. Örnek olarak; hava, tuzlu su, bronz, çelik verilebilir. Bu karışımlar fiziksel hallerine göre katı, sıvı ya da gaz halde bulunabilirler.

  • Katı- katı çözeltiler:

Alaşımlar: metal+metal: Demir+ karbon= çelik

Bakır+ çinko= pirinç

Örnek olarak verilebilir.

 

  • Sıvı çözeltiler: katı- sıvı: şerbet, burun damlası

Sıvı-sıvı: sirke, kolonya

Sıvı-gaz: deniz suyu, gazoz

  • Gaz çözeltiler: Gaz- gaz çözeltilerdir

Doğalgaz ve hava örnek olarak verilebilir.

 

Homojen karışımın özellikleri

  • Homojendirler
  • Dipte çökelti oluşmaz
  • Görüntüleri berraktır
  • Parteküller gözle görülmez
  • Süzme ile ayrışmazlar
  • Belirli bir erime ve kaynama noktası yoktur. Çözünen maddenin miktarı çoğaldıkça kaynama noktası yükselir donma noktası ise azalır.

Zeytinyağı karışmış suyun içerisinden zeytinyağını nasıl ayrıştırabiliriz?

Bir miktar zeytinyağı karışmış suyun içerisinden zeytinyağını nasıl ayrıştırabiliriz? Tartışınız..

 

İki veya daha fazla saf maddenin fiziksel yollarla bir araya gelmesi sonucu meydana gelen ve belirli bir miktarda bileşime sahip olmayan maddelere karışım adı verilir. Özellikleri;

  • Farklı tür atom ve moleküllerden meydana gelirler
  • Fiziksel yollarla ayrışırlar
  • Arı, yani saf değildirler
  • Formül, sembol gibi belirli bir gösterim biçimleri yoktur
  • Bileşenleri arasında belirli bir miktar yoktur
  • Erime noktaları, kaynama noktaları, öz kütle değeri karışan maddelerin ölçülerine göre değişir
  • Homojen ya da hetorojen olabilirler
  • Sabit basınçta hal değişimi esnasında sıcaklıkları değişir
  • Bileşenleri kendi özelliklerini korur

Şeklinde sıralanabilir.

 

Karışım çeşitleri homojen ve hetorojen olmak üzere ikiye ayrılır.

  • Homojen karışım: Çözeltilerdir. İki veya daha fazla maddenin birbiri içerisinde eşit olarak dağılması sonucu meydana gelirler. Tek fazlıdırlar. Örnek olarak; şekerli su, tuzlu su, hava, gazoz verilebilir.
  • Hetorojen karışım: Bu karışım türünde maddeler birbiri içerisinde çözünmezler dolayısıyla da bu karışımlar her yerde aynı özelliği göstermez. Birden çok faz bulunduran bu karışımlara örnek olarak; ayran, süt, duman, bulut verilebilir.

 

Bir miktar zeytinyağı ve bir miktar suyun karışımı sıvı- sıvı karışımına verilebilecek bir örnektir. Bu karışımın sonucunda zeytinyağı üstte kalır, çünkü zeytinyağının yoğunluğu suyun yoğunluğuna göre daha azdır. Dolayısıyla da yoğunluğu az olduğu için üste çıkar. Bu karışımın ayrılabilmesi için yoğunluk farkından oluşan bir damıtma sistemi kurulabilir. Bu durum da öz kütle farkı ile ayrıma yöntemine girer. Bu işlem esnasında ise ayırma hunisi kullanılır.

Çaya şeker attıktan sonra neden karıştırılır?

Çaya şeker attıktan sonra neden karıştırılır? Düşüncelerinizi sınıfta paylaşınız.

 

Bir maddenin dış görünüşüyle ilgili hissedilebilen, gözlemlenebilen ya da ölçülebilen özelliklerine fiziksel özellik denir. Tat, koku, renk, erime noktası, kaynama noktası, elektrik iletkenliği, saydamlık, öz kütle, öz ısı, katı, sıvı ya da gaz halde olma gibi özellikler fiziksel özelliklerdir. Kısacası; bir maddenin fiziksel özelliklerinde meydana gelen değişimlere fiziksel olay denir. Fiziksel değişimlere;

 

  • Demirin levha ya da tel haline gelmesi
  • Kömürün toz haline gelmesi
  • Suyun buharlaşması
  • Kağıdın yırtılması
  • Şekerin çayda çözünmesi

 

Örnek olarak verilebilir. Bu olayların hiçbirinin sonunda maddenin iç yapısında herhangi bir değişme meydana gelmez. Hal değiştirme olaylarının tamamı fiziksel bir değişmedir.

 

Tüm maddeler atom ya da molekül denilen küçük taneciklerden meydana gelir. Maddelerin atom ya da molekül yapılarıyla alakalı özelliklere ise kimyasal özellik denir. Paslanma, yanma, çürüme, bileşik oluşturma gibi özellikler kimyasal özelliktir. Dolayısıyla da bu özelliklerde meydana gelen değişikliklere kimyasal değişme adı verilir. Kısacası; bir maddenin iç yapısında oluşan değişmelere kimyasal değişme denir. Örnek olarak;

 

  • Mumun yanması
  • Sütün ekşimesi
  • Yumurtanın çürümesi
  • Demirin paslanması
  • Kağıdın yanması
  • Solunum olayı
  • Fotosentez

 

Örnek olarak verilebilir.

Fiziksel bir değişme olan çözünme olayı ise; çözeltiyi meydana getiren çözücü ve çözünen tanecikleri karıştırılırken çözücü tanecikler, çözünen taneciklerin etrafını sarar. Dolayısıyla da her iki çeşit tanecik arasında bir etkileşim meydana gelir bu olaya da çözünme adı verilir.

Halk arasında çaya atılan şekerin çaya karışmasına şekerin erimesi denir. Aslında bu ifade doğru değildir. Çünkü hal değiştirme olayı erimedir burada çaya atılan şeker hal değişimine uğramaz, şeker çayda çözünerek bir karışım oluşturur.

İçme suyu ve tuzlu su arasındaki farklar nelerdir?

İçme suyu ve tuzlu su arasındaki farklar neler olabilir? Tartışınız.

 

Susuz bir yaşam söz konusu olamayacağı için suyun devamlı ve güvenli bir şekilde temin edilmesi, su kaynaklarının korunması oldukça önemlidir. Yeryüzünde bulunan sular birbiriyle bağlantılı olduğu için, herhangi bir bölgedeki kirlilik ekosistemdeki etkileşim dolayısıyla başka bir bölgeye taşınır. Bu yüzden kullanıldıktan sonra atık su ismini alan su, birikinti ve kirlilik etkeni olmayacak, içme suyunu kirletmeyecek şekilde etraftan uzaklaştırılmalıdır. İçme suyu;

 

  • Hastalığa sebebiyet verecek mikroorganizma bulundurmamalı.
  • Berrak, kokusuz, renksiz ve içimi hoş olmalı.
  • Yeterli miktarda yumuşak olmalı.
  • Demir, mangan, hidrojen sülfür gibi elementleri bulundurmamalı.
  • Su içerisinde zararlı kimyasallar bulunmamalı.
  • Sülfat, çinko, nitrit, kurşun gibi kimyasallar belirlenen oranlarda olmalı.
  • PH istenilen özelliklerde olmalıdır.

 

Dünyanın yaklaşık olarak %71’i suyla kaplıdır. Bu devasa kütlenin büyük bir alanını da denizler ve okyanuslar meydana getirir. Fakat hiçbir suretle içme suyuna erişme imkanımız olmasa bile, denizlerin suyunu tuz içeriği sebebiyle tüketemeyiz.

 

Hipertonik bir sıvıdır tuzlu su yani, tuz içeriği insan kanının tuz içeriğinden daha fazladır, tuzluluk oranı ise 35’tir. Deniz suyu gibi yoğun oranda hipertonik sıvılar tüketmek, vücudun savunma mekanizmasına zarar verir.

 

İçme suyu ve tuzlu su arasındaki farklara değinmek gerekirse içme suyu; tatlı su olarak da kullanılan, tatlı su kaynaklarından elde edilen bir sudur. Tuzlu su ise karışımlardan meydana gelir. Tatlı su içilebilir bir su olurken, tuzlu suyun içilmesi olası değildir.

Taşıtlarda Kullanılan Aynaların Hepsi Aynı Özellikte Midir?

Taşıtlarda Kullanılan Aynaların Hepsi Aynı Özellikte Midir? Düşüncelerinizi Paylaşınız.

 

Üç tür ayna vardır. Bunlar düz ayna, çukur ayna ve tümsek aynadır. Tümsek aynanın bir diğer adı dış bükey aynadır. Genelde günümüzde kullanılmakta olan taşıtlarda tümsek aynalar kullanılmaktadır. Taşıtlarda kullanılan aynalar far aynaları, yan aynalar ve dikiz aynasıdır. Bu aynaların tamamı tümsek aynasıdır. Tümsek aynalarda yansıtma görevi kürenin dış yüzeyinde bulunur. Aynaya gönderilen paralel ise bir noktadan çıkıyormuşçasına dağılarak yansımaktadır. Bu noktaya da odak noktası adı verilmektedir. Tümsek aynanı görüntü özellikleri;

 

  • Bu aynalarda görüntü düzdür.
  • Aynada karşımıza çıkan görüntü gerçek halinden küçüktür.
  • Görüntü simetrik olmamakla birlikte sanaldır.
  • Cisim aynaya yaklaştığı zaman görüntüsünde büyüme olur, ancak cismin boyuna hiçbir zaman eşit olmaz.

 

Tümsek aynaların taşıtlarda kullanılmasının nedeni daha geniş alanlarını görebilmektir. Günümüzde kullanılan araçlarda yan ayna ve dikiz aynası olarak kullanılmaktadır. Çünkü trafikte geniş alanları görmek çok önemlidir ve hayatidir. Bu aynalar ayrıca;

 

  • Mağazalarda güvenliği sağlamak için güvenlik aynası olarak da kullanılır.
  • Araçlarda yapılan alt aramalarda güvenlik görevlileri tümsek aynalardan faydalanır.
  • Karayolunda önü kapalı olan keskin dönemeçlerde karşıdaki aracı görmek için kullanılır.

 

Tümsek ve çukur aynalara küresel ayna denmektedir. Tüm aynalarda yansıma kuralı geçerlidir. Küresel aynalarda yansıma dağınıktır. Ayrıca bu aynalarda görüntü simetrik olmaz. Tümsek aynaların özellikle de trafikte çok önemli bir yeri vardır.

Sürdürülebilir Enerji Kaynakları İle Beraber Güneş Enerjisinin Kullanımı Yaygınlaştırılmazsa Gelecekte Oluşabilecek Sorunlar Nelerdir?

Sürdürülebilir Enerji Kaynakları İle Beraber Güneş Enerjisinin Kullanımı Yaygınlaştırılmazsa Gelecekte Oluşabilecek Sorunlar Nelerdir?

 

Enerji kaynakları yenilenemez ve yenilebilir enerji kaynakları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları sürdürülebilir enerji kaynakları olarak da ifade edilebilinir. Bu enerji kaynaklarını çevreye zarar vermemeleri en dikkat çeken özellikleridir. Sürdürülebilir enerji kaynaklarından biri de güneş enerjisidir. Eğer sürdürülebilir enerji kaynakları ile beraber güneş enerjisinin kullanımı yaygınlaştırılmadığı takdirde küresel ısınma, iklim değişiklikleri ve çevre kirliliği gibi problemler artarak sürmeye devam edecektir.

 

Sürdürebilir enerji kaynakları kullanımı fosil yakıtlara olan ihtiyacı azalttığı için çevre temizliği açısından son derece önemlidir. Ayrıca bu enerji kaynakları yerli kaynakların gelişiminde de çok büyük bir öneme sahiptir. Bu özelliği aynı zamanda dışa bağımlılığı azaltmaktadır. İşsizliği azaltmakta ve yen iş alanları oluşturulmasına da yardımcı olur. Bazı coğrafyalara elektrik enerjisini götürmek ve kurulumunu yapmak zor olabilir. Bu bölgelerde elektrik enerjisinin kullanılmasını sağlar. Eğer güneş enerjisi ile birlikte diğer sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılması sağlanamazsa çevre kirliliği hızlanarak yayılabilir.

 

Enerji kaynaklarının tüketimi son derece pahalı bir hale gelebilir. Aynı zamanda insanların iş istihdamlarında azalma olabilir ve buna bağlı olarak işsizlik baş gösterebilir. Ekonomik ve sosyal açıdan bazı olumsuz sonuçlara yol açabilir. Şu anda basit gibi görülen kimi avantajlarımız, örneğin sıcak su kullanımı vb. elimizden gidebilir. Uluslar arası ilişkilerde büyük sorunlara neden olabilir. Çünkü enerji kaynakları ulaşma konusunda sorunlar yaşanacaktır.