C# İle Miras Alma (Kalıtım) Örneği

Merhaba değerli arkadaşlar bugünkü makalemizde C# ile kalıtım diğer bir deyiş ile miras alma tekniğini öğreneceğiz. Kalıtım dediğimiz olay Nesne Tabanlı Programlama da çok önemli bir yer almaktadır.

 

Kalıtımın önemli özelliklerinden birisi tek bir sınıftan miras alabilirsiniz yaptığımız örnekte de bunu göreceksiniz. Bir örnek göstermeden önce mantığınızın oturması açısından şöyle bir örnek düşünelim. Araba satın alacaksınız aracın otomobil mi arazi aracı mı bu özelliklere ayırarak alıyorsunuz. Yani açıkçası araba sınıfından miras alınıyor. Kafanızı karıştırmadan hemen bir örnek göstererek aklınızdaki soru işaretlerini cevaplayalım.
 
Şimdi araba adında bir sınıf oluşturuyoruz.

 

using System;

public class Program
{
class Araba{
           }
public static void Main(){}
}

 

Araba sınıfının içerisine public olarak değişken tanımlıyoruz. Public tanımlamamızdaki amaç diğer sınıfta da bu değişkenlere erişebilelim.

class Araba{
public string marka;
public string model;
public int yil;
public string yakit;
}

 

Burada ise miras alma özelliğimizi kullanıyoruz. Arazi adında sınıf oluşturup araba sınıfından miras alıyoruz ve özellikleri yazdırıyoruz.

class Araba{
public string marka;
public string model;
public int yil;
public string yakit;
}
 

class arazi:Araba{
public int motorgucu;
public void ozellikleriYaz(){
Console.WriteLine("Marka :"+ marka);
Console.WriteLine("Model :"+ model);
Console.WriteLine("Yıl :"+ yil);
Console.WriteLine("Yakıt :"+ yakit);
Console.WriteLine("Motor gücü :"+ motorgucu);
}
}

Miras alma tekniğimizi kullandıktan sonra ana metodumuzda çıktımızı almak için değişkenlerimize değer atıyoruz. Ve nesne tanımlayıp yazdırma metotlarını çağırıyoruz. Console.ReadLine ile çıktımızı ekranda tutuyoruz.

public static void Main()
{
arazi a=new arazi();
a.marka="Mercedes";
a.model="E300 amg";
a.yil=2018;
a.yakit="Benzin";
a.motorgucu="600hp";
a.ozellikleriYaz();
Console.ReadLine();
}

Okulunuzda hangi temizlik ve hijyen kurallarına uyuyorsunuz?

Okulunuzda hangi temizlik ve hijyen kurallarına uyuyorsunuz? Söyleyiniz.

Temizlik ve hijyen kurallarına uymak sağlıklı bir hayat geçirmemizi için çok önemlidir. Temizlik ve hijyen kurallarına hem evimizde hem okulumuzda çok özen göstererek uygulamalıyız.

 

Ben her gün okula gelirken mutlaka yanımda ıslak mendil bulundurmaya çalışıyorum. Islak mendille her gün sıramın üzerin siliyorum. Tuvalete gittiğim zamanda ellerimiz sabun kullanarak bol suyla yıkıyorum ve hemen kuruluyorum. Merdivenlerin kolluklarına çok fazla temas etmemeye çalıyorum.

 

Yerlere tükürmüyorum ve çöpleri çöp kovasına atıyorum. Eğer tüküren arkadaşlarımı görürsem onları mutlaka güzelce uyarıyorum.

Okulda yediğim yiyeceklerden sonra mutlaka ellerimi yakamaya çalışıyorum. O anda lavaboya gidemeyecek durumda olursam yanımda getirdiğim ıslak mendille ellerimi siliyorum

 

Eğer öksürüyorsam ağzımı kapatıp öksürmeye çalışıyorum. Böylece arkadaşlarıma mikrop bulaştırmıyorum.

Sınıfta ve koridorlarda koşmayarak yerden tozun kalkmasını engelliyorum.

Uyguladığım tüm bu temizlik ve hijyen kurallarını arkadaşlarımda tavsiye ediyorum ve onlara örnek olmaya çalışıyorum.

Dengeli ve düzenli beslenmek için neler yapmalıyız? Anlatınız.

Dengeli ve düzenli beslenmek için neler yapmalıyız? Anlatınız.

 

Dengeli beslenme dediğimiz zaman aklımıza hemen sağlık gelir. Çünkü sağlığımız koruyabilmek için dengeli beslenmek en önemli faktörlerden biridir. Peki dengeli beslenme nedir? Dengeli beslenme, vücudumuz için gerekli olan besinleri yeterli ve ölçülü bir şekilde düzenli olarak almaktır.

 

Dengeli beslenmek için;

  • Sabah kahvaltısı, öğlen ve akşam yemeklerini düzenli yemeli ve öğün atlamamalıyız.
  • Yemeklerden önce sağlıksız abur cuburlarla midemizi doldurmamalıyız.
  • Düzenli olarak mevsimine uygun sebze ve meyve tüketmeliyiz.
  • Süt, yoğurt, peynir gibi kalsiyum içeren besinleri düzenli tüketmeye özen göstermeliyiz. Çünkü bu besinler kalsiyum içerir ve kemiklerimizi güçlendirerek büyümemizi sağlar.
  • Bunlarla birlikte bal, tereyağı gibi diğer hayvansal ürünleri de kahvaltıda mutlaka yemeye çalışmalıyız.
  • Et, balık ve tavuğu haftada en az bir kez tüketmeliyiz.
  • Şekerli, asitli, gıda boyalı ve diğer katkı maddelerini içeren gıdalardan uzak durmalıyız.
  • Çok fazla fast food ürünlerle beslenmemeliyiz.
  • Öğün aralarında cips gibi yiyecekler yerine fındık, fıstık ve cevizi tercih etmeliyiz.
  • Çok fazla yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durmalıyız.
  • Her gün bol su içmeye çalışmalıyız.
  • Yediğimiz sebze ve meyvelerin taze olup olmadıklarına dikkat etmeliyiz.

Ancak bu şekilde sağlığımız koruyabilir ve hem kilo hem de boyumuzun büyümesini sağlayabiliriz.

Güvenliğinizi tehdit eden bir durumla karşılaşırsanız nasıl davranırsınız?

Güvenliğinizi tehdit eden bir durumla karşılaşırsanız nasıl davranırsınız? Bir örnekle açıklayınız.

 

Şu ana kadar güvenliğimi ciddi anlamda tehdit eden bir durumla karşılaşmadım. Ancak birkaç yıl önce okuldan eve gelirken bir arabanın yanımda durması ve içindeki adamın “sana bir şey soracağım ve çikolata vereceğim” demesi beni oldukça korkutmuştu. Tabi ben pek ilgilenmedim ve hızlıca oradan uzaklaştım.

 

Ancak bu kişinin ne amaçla bunu yaptığını bilemiyorum. Ama hem ailemin hem de öğretmenlerimin sürekli yaptığı uyarılardan dolayı dışarıda yabancı kişilerle konuşmuyorum. Böylece kendimi kötü insanlardan korumuş oluyorum. Bu ve buna benzer olaylara karşılaşırsam şunları yapmaya çalışırım.

 

  • Güvenliğimi tehdit eden bir durumla karşılaşırsam, ilk önce çevreme bakıp yardım isteyebileceğim bir yetişkin var mı diye bakarım.
  • Daha sonra yakınımda bulunan bakkal, market, eczane vb. yerlere girip yardım isteyebilirim.
  • Yolda tek başıma yürüyorsam çocuklu ailelerin yanından yürümeye gayret ederim.
  • Tenha sokak ve caddelerden tek başıma geçmemeye özen gösteririm.
  • Evimin yakında bir tehlike olursa komşularımızdan yardım isteyebilir.
  • Eğer okuldaysam okulun güvenlik görevlisinden veya diğer öğretmenlere başvurabilirim.
  • Kalabalık ortamlarda ailemin yanından ayrılmayarak gerekirse annemin elini tutarım.

Kendinizi tehlikede hissettiğiniz bir durum yaşadınız mı?

Kendinizi tehlikede hissettiğiniz bir durum yaşadınız mı? Kimlerden yardım istediniz? Anlatınız.

 

Kendimi en fazla tehdit altında hissettiğim bir durumu bundan 2-3 yıl önce yaşadım. Tatil için ailemle birlikte Edirne’ye gitmiştik. Babaannemde kalıyorduk. Bir gün babam ve abimle televizyon seyrederken oturduğum kanepenin hareket ettiğini fark ettim. İlk önce abimin koltuğu ittiğini zannettim ancak babamın birdenbire ayağa kalkıp “deprem oluyor çocuklar” demesiyle evde bir panik havası yaşandı.

 

Bu sırada ne yapacağımı bilemediğim için hemen babamın yanına koştum. Babam bizi yanına alarak kapı pervazlarının altında durmamızı söyledi. Deprem çok kısa sürmüştü ama bana çok uzun bir zaman gibi geldi. Neyse ki sallanma kesildi ama lambaların ve evdeki eşyaların hızlıca hareket etmesi beni oldukça korkuttu diyebilirim.

 

Bu olaydan sonra sık sık rüyamda deprem olduğunu görmeye başladım. Hatta bir gece öyle korkmuştum ki önce abimin yanına giderek yardım istedim. Abim hemen annemi odamıza çağırdı ve annem, bunun sadece rüya olduğunu ve korkmamam gerektiği söyledi. Ancak rüyam öyle gerçekçiydi ki korkmamak imkansızdı.

 

O gece annemin benim yanımda yatmasını istedim. Yoksa tekrar uykuya dalamayacaktım. Neyse ki o günden sonra böyle rüyalar bir daha görmedim. Ama deprem gerçekten çok korkutucu bir şey. Bir daha böyle bir tecrübe yaşamak hiç istemiyorum. İnşallah çok büyük depremler olmaz.

Ortak kullanım alanları nelerdir? Örneklerle açıklayınız.

Yaşadığımız çevrede diğer insanlarla beraber kullandığımız ortak alanlar vardır. Bu ortak alanları herkes kullanabilir ancak belli kurallara uymak zorundadır. Hiç kimse kendi istediği şekilde kullanma hakkına sahip değildir. Birçok kişi içim fayda sağlayan bu ortak alanları korumam ve özen göstermek hepimizin görevidir.

 

Kullandığımız ortak alanlar şunlardır:

 

Okullar: Eğitim aldığımız okulları hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin ortak kullanım alandır. Bu nedenle başta sınıfımız olmak üzere okulumuz her yerini temiz kullanmalıyız. Ayrıca okul araç ve gereçleri de dikkatli kullanmalı ve masalara, yazı tahtasına vb. araçları özen göstermeliyiz.

 

Ormanlar ve piknik alanları: Genellikle hafta sonları kullandığımız piknik alanları hepimizin ortak alanlarından biridir. Bu nedenle piknik yaptığımız ortamda yediğimiz yiyeceklerin çöplerini toplamalı ve çöp kutularına atmalıyız Ayrıca mangal yapmak için ateş yakıldığında ateşin mutlaka sönmüş olmasına dikkat etmeliyiz. Piknik alanları genellikle ormanlık alanlarda olduğu için olası yangınlarda ormandaki ağaçların zara görmesine neden olabiliriz.

 

Çocuk Parkları: Çocuk parklarında tüm çocukların eğelenmesi ve oyun oynaması için yapılmış birçok alet vardır. Burası da ortak olan olduğu için diğer çocuklara da fırsat vererek oyunlarımızı oynamalıyız. Ayrıca oyun parkındaki oyuncakları da dikkatli kullanmalı ve bozulmalarına neden olacak davranışlarda bulunmamalıyız.

 

Diğer ortak alanlarımız olan, camiler, hastaneler, otobüs durakları, kütüphaneler, etüt merkezleri, spor salonları vb. yerleri de aynı şekilde temiz tutmalı ve kullandığımız diğer insanlara saygılı bir tutum için bu alanlarda bulunmalıyız.

Yiyecek ve içecek satın alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Yiyecek ve içecek satın alırken nelere dikkat etmeliyiz? Yazınız.

Sağlığımız korumak için satın aldığımız ve tükettiğimiz yiyeceklere çok dikkat etmeliyiz. Son kullanma tarihi geçmiş ve bayatlamış yiyecekler midemize dokunabilir ve gıda zehirlenmesi geçirebiliriz.

 

Bu nedenle yiyecek satın alırken aldığımız ürünlerin son kullanma tarihlerine mutlaka bakmalıyız. Daha sonra ambalajlı ürünlerin ambalajlarının bozuk olmamasına da dikkat etmeliyiz. Süt, yoğurt, yumurta gibi gıdaların son kullanma tarihleri genellikle çok yakın bir zamanı gösterir. Bu nedenle özellikle bu ürünleri satın alırken ve tüketirken ambalajlarının üzerlerindeki uyarılara mutlaka okumalıyız.

 

Et, tavuk ve balık gibi hayvansal ürünleri alırken de taze olmalarına özen göstermeliyiz. Mümkünse tanıdık bir kasap veya balıkçıdan satın alabiliriz. Ayrıca katkı maddesi içermeyen ürünleri satın almaya çalışmalıyız ve sağlıklı yiyecekler tüketmeliyiz.

 

Sebze ve meyvelerde sağlığımız için çok kıymetli besin maddeleridir. Bu nedenle satın alacağımız sebze ve meyvelerinde taze olmalarına dikkat ederek satın almalıyız.

 

İçecek alırken de doğal olan meyve sularını tercih etmeliyiz. Yine bu içeceklerin son kullanma tarihlerinde dikkat etmemizde önemlidir. Ayrıca asitli kola vb. içecekleri çok fazla tüketmemeliyiz. Bunların yerine süt veya taze meyve suyu tüketebiliriz.

Alışverişlerinizde siz nelere dikkat ediyorsunuz?

Alışverişlerinizde siz nelere dikkat ediyorsunuz? Anlatınız.

 

Her hafta sonu annemle birlikte alışverişe gidiyoruz. Marketten bir şey alacağımız zaman annemi izliyorum ve böylece alışverişte nelere dikkat etmem gerektiğini daha iyi öğreniyorum. Aslında öğretmenimizde sınıfta alışveriş yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiğini detaylı bir şekilde geçen hafta anlatmıştı. Ben de bu öğrendiklerimi dikkate alarak alışveriş yapmaya özen gösteriyorum.

 

Eğer gıda alışverişi yapacaksam, öncelikle aldığım süt, çikolata, bisküvi gibi yiyeceklerin son kullanma tarihlerine bakıyorum. Daha sonra ambalajını kontrol edip herhangi bir açılma var mı diye inceliyorum. Bu arada alacağım ürünlerin kaliteli ama ucuz olmasını tercih ediyorum. Böylece hem sağlığımı koruyor hem de aile bütçesini çok sarsmamaya çalışıyorum.

 

Bunlarla birlikte alacağım ürünlerin bilindik markalar olması da önemli. Çünkü merdiven altında üretilmiş ve çok ucuza satılan birçok yiyecek var. Bu nedenle ambalajın üzerinde yazan üretim bilgilerini de okuyorum. Ayrıca aldığım bir üründe eve geldiğimde bir bozukluk fark edersem hemen geri iade edip yenisi alıyorum. Böylece bozuk bir yiyecek yemekten de kurtulmuş oluyorum.

 

Eğer giysi alışverişi yapacaksam da özellikle ihtiyacım olan kıyafetleri almaya çalışıyorum. Yine bura da fiyat olarak en uygun ama kaliteli giysiler almaya özen gösteriyorum. Böylece israfın önüne geçmiş olduğumu düşünüyorum. Diğer okul araç ve gereçlerimi de dikkatli kullanmaya çalışıyorum. Eğer ihtiyacım olduğu zaman da aynı şekilde kaliteli ürünler daha uygun fiyata almaya gayret ediyorum.

İklim değişimi nedeniyle nesli tükenme tehlikesi içinde olan canlı türlerini korumak neden önemlidir?

İklim değişimi nedeniyle nesli tükenme tehlikesi içinde olan canlı türlerini korumak neden önemlidir?

 

İklim değişikliği nedeniyle biyo çeşitlilik gün geçtikçe artmakta olup; özellikle son 40 yılında zirveye ulaşmıştır. Son 40 yıl içerisinde %52 oranında bir kaybının yaşanmasının söz konusu olmasının temel nedeni olarak ise aynı zamanda birçok farklı canlı türünün risk grubu içerisinde olmasının da temel nedeni olarak görülmektedir. Tamamen insan kaynaklı olarak görülen iklim değişiklikleri sonrasında risk grubu içerisinde bulunan hayvan türlerinin sayısının 1000’den daha fazla olduğu da ifade edilmektedir.

 

Hayvanların doğal yaşam alanlarının iklim değişikliği nedeniyle yok olması durumu tamamen insan kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Hayvanların yeni yaşam alanı aramalarını ve bulmamaları halinde de tamamının yok olması da böylelikle ortaya çıkabilecek en kötü senaryo olarak gerçeğe dönüşmektedir.

 

Dünya genelinde nesli tükenmekte olan hayvanların bazıları arasında pandalar, imparator penguenleri, Akdeniz kısa gagalı yunusları, pigme Borneo filleri, 10 yıldır korunsa da üreyemeyen altın başlı langurlar, kutup ayıları, nadir memeliler arasında yer alan Javan gergedanları, balıkçılar yüzünden tehlikeye giren Meksika yunusları, Kuzey Amerika kara ayaklı dağ gelincikleri, Nijerya ile Kamerun’da bulunan Cross River gorilleri, sadece Sumatra’da yer alan Suatra kaplanları, ve oldukça değerli olarak bilinen dev Mekong yayın balığı nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinde yer almaktadır.

 

Değerli postları yüzünden avlanan vaşaklar, Ankara leoparları, Hakkari’de görülen Hazar kaplanı, Kuzey ormanlarında yaşayan yaban kedisi, Foça Akdeniz fokları, Asya yaban eşekleri, Güney Anadolu Afrika eşekleri, tarpan olarak bilinen Avrupa yaban atları, yağışlı bölgelerde görülen kızıl geyikler, koruma altında olan alageyikler, çengel boynuzlu dağ keçileri, Urfa’da görülebilen ceylanlar, Maraş’ta bulunan kunduzlar, su maymunları, oklu kirpiler, sırtlanlar, kedigil sınıfında değerlendirilen karakulaklar, sayıları oldukça azalan kızıl akbaba ve kara akbabalar ülkemiz içerisinde var olan nesli tükenmekte olan canlılar olarak bilinmektedir. Her ne kadar yetkili kurumlarca koruma altına alınsalar da bu hayvanların kaçak avlanma ve doğal faktörler sonrasında neslinin tükenmeleri riski görülebilmesi muhtemel olabilecek durumlar arasında yer almaktadır.

Yaşadığınız yerdeki hava şartlarının ortalamaya göre daha sıcak ve kurak olması günlük hayatınızı nasıl etkiler?

Yaşadığınız yerdeki hava şartlarının ortalamaya göre daha sıcak ve kurak olması günlük hayatınızı nasıl etkiler? Düşüncelerinizi paylaşınız.

 

Hava sıcaklıklarının ortalamaya dayalı olarak daha sıcak ve kurak olmasının temel nedeni kirlilik, ormanların azalması, küresel ısınma ve sera gazları olarak ifade edilmektedir. Sıcaklık ve kuraklığa bağlı olarak bölgenin değişim göstermesi tüm canlıların hayatını doğrudan etkileyecektir. Nem azlığına bağlı olarak sıcaklık ve kuraklık olgularının ortaya çıkması da fazlasıyla önemli birer detay olarak da ifade edilmektedir. Sıcaklık ve kuraklık durumları su sorununu da beraberinde getirerek en büyük problemin mahal vermesiyle sonuçlanabilecek bir durum olarak görülmüştür. Aynı zamanda da bölgede yaşayan insanların ruh ve beden sağlıklarına dayalı olumsuzlukların genel olarak baş göstermesinin de temel sebepleri arasında yer alabilmektedir.

 

Kuraklığa dayalı olarak hayatın adeta durma noktasına gelmesi durumu söz konusu olabilmektedir. Hayvan ve bitki türlerinde var olan azalmadan dolayı da insanların temel besin ürünlerinde de ciddi oranda sorunlar kendini gösterebilmektedir. Hayatın mutlak gereksinimlerinin giderilememesinin temel sebepleri arasında yer alan sıcaklık ve kuraklık; aynı zamanda da barınma gibi temel bir olgunun da ortadan kalmasının sebebi olabilmektedir.

 

Aşırı sıcaklığa bağlı olarak insanların normal hayat standartlarını sürdürebilmeleri için klima ya da fanlara yönelebilmeleri durumu görülebilmektedir. Bunun yanı sıra da gıda ürünlerinin depolanması ve aşırı sıcakta çalışmayacak olan mekanizmaların soğutulması noktasında da yüklü bir enerji kaybı da söz konusu olabilmekte ve genel olarak bu konuda da zarar veren bir doğa olayı olarak da ifade edilmektedir.