Bilime katkı sağlayan uygarlıkların adlarını yazınız.

Bilime katkı sağlayan uygarlıkların adlarını yazınız. Kısaca yaptıklarından bahsediniz.

 

İnsanlık tarihi süresinde bilim, insanlara yol gösterici bir ışık olmuştur. Ortaya çıkan dinler de insanları bilime teşvik etmiştir. Öyle ki insanlara çevrelerini ve yeryüzünü gözlemeleri sıkça vaaz edilmiştir. Yerleşik hayat başladıktan sonra bilime olan ihtiyaç daha da artmıştır. Barınma, beslenme, korunma, ticaret gibi ihtiyaçları dolayısıyla bilim daha da gelişmeye başlamıştır. Yani kısaca diyebiliriz ki insanların ihtiyacı arttıkça bilime olan ihtiyaç da artmıştır.Bilim olmaksızın bu ihtiyaçlarımızın karşılanması neredeyse imkansızdır.

 

Tarih boyunca birçok uygarlık bilime katkıda bulunmuştur.Öncelikle taş devrinde korunma ve beslenme amacı ile silah, araç ve gereçler yapıldı. Mısırlılar ilk hassas takvimi yaparak zaman kavramı ortaya çıkardı. Sümerler yazıyı ilk kullanan uygarlıktır.Yine Sümerler tarafından ilk tekerlek kullanılmıştır. Mısır’da ise resim yazısı yani Hiyeroglif sistemi bulunmuştur. Yunanlı Arşimet tarafından da sıvıların kaldırma kuvveti keşfedilmiştir. Daha bunlar gibi birçok uygarlık bilime katkı sağlamıştır. Bu uygarlıkları sıralarsak;

 

  • İslam Medeniyetleri .
  • Endülüs Emevileri
  • Osmanlılar
  • Selçuklular
  • Mısır Uygarlığı
  • Çin Uygarlığı
  • Mezopotamya Uygarlığı
  • Yunan Uygarlığı

Eski çağlarda insanların sınama yanılma yoluyla elde ettiği maddelere üç örnek veriniz.

Eski çağlarda insanların sınama yanılma yoluyla elde ettiği maddelere üç örnek veriniz. Kısaca açıklayınız.

 

Günümüzdeki modern kimyanın temelleri atılmadan yüzyıllarca önce başlayarak 17.yüzyılın sonlarına kadar devam eden maddeleri birbirine katarak deneme yanılma yöntemiyle yeni maddeler elde etmeye çalışan kişilere simyacı, bu bilim dalının geneline ise simya adı verilmektedir. Simya ile yaklaşık olarak 2500 yıldır uğraşıldığı bilenmektedir ve bu süre içerisinde yapılan çalışmalarda bir çok madde elde edilmiştir. Bu maddelerden bazıları şunlardır :

 

Altın : İnsanoğlunun ilk yararlandığı metal olarak bilinen altın bozulmadan kalabilmesi ve pırıltılı yapısı sayesinde her dönemde ilgi görmektedir. Simyacılara göre doğada değersiz olarak bulunan metallerin güneş ve gezegenlerin etkisiyle ulaşabileceği son nokta altındır. Bu nedenle altına metallerin kralı gözüyle bakılmaktaydı ve yüzyıllar boyunca değersiz metalleri altına çevirmek ile uğraşılmıştır.

 

Pirinç : Eski çağlarda pirinç metalini bakıra çevirmek istersen bu metal bulunmuştur. Kolay işlenmesi ve istenilen şekli alabilmesi sebebiyle de günlük hayatta bol miktarda kullanılmıştır.

 

Tuz : Tuz bulunan bölgede yere düşen yiyeceklerin tadının daha farklı ve güzel olması sebebiyle keşfedilmiştir. O zamanlarda hayvan besiciliği,dericilik ve gıda üzerinden kullanılan tuz yine simya döneminde rastgele bulunmuştur. Cabir Bin Hayyan tuz ruhunu damıtarak sofra tuzu elde etmiş ve neredeyse modern kimya şartlarına yakın bir deney ilk defa bu işlem üzerinde kullanılmıştır.

Kimya bilimine katkı sağlayan bilim insanlarının yaptığı çalışmaları poster haline getirme

Kimya bilimine katkı sağlayan bilim insanlarının yaptığı çalışmaları poster hâline getirerek okulunuzun duvarlarında paylaşınız.

 

Geçmişten günümüze bir çok bilim insanı hem simya dönemlerinde hem de kimya döneminde bu bilime oldukça fayda sağlamışlardır. Bu bilim insanlarından bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz. Bu kişilerin resimlerini yuvarlak bir daire içine alıp yaptıkları çalışmaları da daha dıştan bir daire içine alarak eşleyip bir görsel oluşturabilirsiniz.

 

Empedokles : Yunan filozoflarından birisi olan Empedokles M.Ö 400’lü yıllarda doğmuş ve doğadaki tüm nesnelerin yine doğada kendiliğinden bulunan 4 adet temel maddeden oluştuğu fikrini öne sürmüştür. Simya döneminde yaşan bilim zamanı aynı zamanda ilk defa deney bazlı çalışmalar yapmış ve ışık ile görme olayını açıklamaya çalışmıştır.

 

Democritus : Empedokles ile aynı zamanlarda yaşayan bu bilim insanı ise bütün maddelerin sadece atomlardan ve boşluklardan oluştuğu fikriyle bilinmektedir. Maddelerin hiç bir yöntemle parçalanamayacak en küçük parçasına Yunan dilince bölünemes anlamına gelen atomos(atom) adını vermiştir. Maddelerin birbirinden farklı olmasının tek sebebinin ise atom şekillerinin farklı olmasından dolayı olduğunu ileri sürmüştür. Atom kelimesini ilk kullanan simyacı olarak da bilinmektedir.

 

Aristo (Aristoteles)  : M.Ö 300’lü yıllarda yaşayan bu bilim adamı Kimya,Fizik ve Biyoloji başta olmak üzere bir çok alanda çalışmalar yapmıştır. Temel elementlerin 4 adet olduğunu ve bütün maddelerin bu elementlerden farklı miktarlarda bir araya gelmesiyle oluştuğunu öne sürmüştür. Bu 4 ana elementin ise su,hava,toprak ve ateş olduğu fikrinin sahibidir. Bütün maddelerin aynı zamanda ise sıcak,soğuk,ıslak ve kuru olmak üzere 4 özelliği olduğunu öne sürmüştür.

Simyacıların sınama yanılma yoluyla bulduğu maddeler nelerdir? Bu maddeleri hangi amaçla kullanmışlardır?

Simyacıların sınama yanılma yoluyla bulduğu maddelerin neler olduğunu ve bu maddeleri hangi amaçla kullandıklarını araştırarak poster hazırlayınız.

 

Simya, Kimya başta olmak üzere modern biliminin temelini atan felsefe disiplinine ait bir terimdir. Sınama yanılma yoluyla bulunan maddeler olduğundan ve teorik temellere dayanmadığı için bilim dalı olarak sayılmamaktadır. Simyacılar deneyledikleri bir çok madde ile bilim dünyasına katkıda bulunmuştur. Bu maddelerden örnekler verecek olursak;

 

  • Tuz: Tuzlu olan bir yere et parçası düşmesi ile tadının daha iyi olması sonucu keşfedilmiştir. Hayvansal tüm alanlarda kullanılmıştır; dericilik, besicilik ve gıda gibi. Sonrasında Simyacı Cabir Bin Hayyan, yemek tuzunu damıtarak, tuz ruhu ve vitrioli elde etmiştir.

 

  • Cam: Fenikeli denizcilerin kumsal yiyeceklerini ısıtmak soda toprakları kullandıklarında bulurlar. Soda toprakları, ateş, kum ve deniz hayvanlarının kireç kabuklarının erimesi ile cam oluşur.

 

  • Pirinç: Bakırı altına çevirmeye çalışırken bulunmuştur. Sert ve kolay işlendiğinden dolayı günlük hayatlarında sıkça kullanmaya başlamışlardır.

 

  • Kükürt dioksit gazı: Kükürt tozunu açık hava da yaktıklarında mikropları öldürdüğünü bulmuşlardır. Daha sonra bu maddeyi tıp alanında ve boyanan kumaşların renginin ağartılmasında kullanmışlardır.

Kimya laboratuvarında kullanılan malzemeler neler olabilir?

Kimya laboratuvarında kullanılan malzemeler neler olabilir?

Yeni icatların ortaya çıkması adına yapılan tüm deneyler, kimya laboratuvarlarında yapılmaktadır. Dolayısıyla çok çeşitli ekipman ve malzemeler kullanılmaktadır. Neredeyse her madde için farklı malzeme kullanılmaktadır. Başlıca kullanılan bazı malzemeleri aşağıda inceleyebilirsiniz;

 

  • Beherglas: Silindir şeklinde cam bir malzemedir. Yüksek sıcağa dayanıklı olabilmesi için temper camdan imal edilmiştir. Ağız kısmı olukludur, böylece sıvılar kolayca akabilir. Genellikle; maddeleri karıştırmak, çözelti hazırlamak gibi işlemde kullanılmaktadır.

 

  • Erlenmayer: Koni şeklinde, dibi düz olan camdan üretilmiş bir malzemedir.Daha çok titrasyon deneylerinde kullanılır. Kristallendirme, çözelti hazırlama gibi işlemlerde de kullanılabilir.

 

  • Dereceli Silindir: Üzerinde mL cinsinden bölmeler bulunan cam kaplardır. Genellikle 50- 1000 mL arasındaki sıvı hacimlerini ölçmek için kullanılır. Saf sıvı ve çözelti hacmi ölçüldüğünde en doğru sonuçları vermektedir.

 

  • Ayırma Hunisi: Sıvı-sıvı heterojen karışımların ayrılması ve ekstraksiyon yani çekme işlemi için kullanılan cam maddelerdir.
  • Pipet: Hassas sıvı ölçümlerinde, istenilen mL’lik ölçüde diğer kaba aktarmak için kullanılan cam malzemelerdir. Genellikle laboratuvarlarda 1 mL, 5 mL, 10mL’lik pipetler kullanılmaktadır.

Kimya bilimi ile ilgili meslekler ve çalışma alanları neler olabilir?

Kimya bilimi ile ilgili meslekler ve çalışma alanları neler olabilir?

 

Kimya bilimi hemen hemen her mesleğin içerisinde bulunsa da bu bilimle ilgilenen bazı meslekler vardır. Bu mesleklerden bazıları şunlardır :

  • Kimya Öğretmeni
  • Kimyager
  • Kimya Mühendisi
  • Eczacı
  • Metalurjı Mühendisi

 

Yukarıdaki meslekler her an kimya biliminden faydalanan ve yapmış oldukları üretimlerde sürekli olarak formülleri kullanan meslek dallarıdır.

 

Kimya Öğretmeni : Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen müfredat ve eğitim programları eşliğinde, kimya bilimi ile ilgili bilgi,beceri aynı zamanda da tutum ve davranışları öğrencilere kazandıran kişidir. Bu gibi işlemleri yaparken öğrencilerin yaş düzeylerine uygun olan çeşitli yöntemleri kullanmaktadır.

 

Kimyager : Organik kimya,analitik kimya,biyokimya,inorganik kimya ve fizikokimya gibi bir çok konuda ileri düzeyde eğitim almış kimya bilimcilerine verilen addır. Maddelerin kimyasal özelliğini, atom ve moleküler yapısını,farklı maddeler ile etkileşimini inceleyen, bu maddelerin kullanım alanları ve kimyasal analizleriyle ilgili laboratuvar çalışmaları yapan kişilerdir.

 

Kimya Mühendisi : Kimya biliminin yanında Fizik, Matematik,Biyoloji,Ekonomi ve Mühendislik bilimlerini birleştiren çalışmış olduğu teknoloji,endüstri veya diğer meslek kollarında yer alan problemlere çözüm üreten mühendislik alanıdır. Bu meslek grubu farklı sanayi dallarında kullanılan maddelerin en ekonomik şekilde üretilmesini sağlamak, bazı tesislerin kurulması ve tasarlanması gibi alanlarda çalışan kişilerdir.

 

Eczacı : Eczacılık adı verilen bilim dalı ilaçların üretilmesi,geliştirilmesi ve insan vücudunda gerçekleştirdiği etkileşimleri incelemektedir. Eczacı ise ilaç üretiminde kullanılan ham maddelerin elde edilmesi, ilaçların üretim süresi ve insanlar tarafından kullanılması gibi konularda eğitim almış kişilere verilen addır. Bunların haricinde doktorların yazmış olduğu reçeteye göre ilaçları veren aynı zamanda da kullanımı konusunda insanları bilgilendiren meslek grubudur.

 

Metalurji Mühendisliği : Metallerin bir araya gelerek oluşturduğu bazı metal ve alaşımların elde edilmesini, bu maddelerin bazı sanayi kollarında işlevine uygun olarak kullanılmasını sağlayan bilim dalıdır. Bu maddelerin sadece kullanılması değil aynı zamanda geliştirilmesinden de sorumlu olan kişilere metalürji mühendisi adı verilmektedir.

Bileşik kavramı hakkında ne biliyorsunuz?

Bileşik kavramı hakkında ne biliyorsunuz? Hatırladığınız bileşiklerin sembollerini yazınız.

 

Maddeleri sınıflandırdığımızda, içeriklerine göre saf ve saf olmayan maddeler olarak ikiye ayrılırlar. Saf olan maddeler de kendi içinde ikiye ayrılır bunlar; element  ve bileşiklerdir. Farklı tür atomların bir araya gelmesi sonucu oluşturdukları moleküllere bileşik adı verilir. Bileşiklerin en önemli özelliği saf olmasıdır. Farklı element atomlarını, kimyasal bağlar ile kırılması zor şekilde bağlanarak bileşikler meydana gelir. Bu bağlar elektron alarak, elektron vererek veya elektron paylaşımı ile oluşur. Bileşiğin en küçük yapı birimi moleküldür. Bileşikler kendini oluşturan atomların yapı özelliklerini taşımaz.

 

Bileşiklerin genel özellikleri :

  • Farklı cins atomlardan meydana gelir.
  • Saf maddedir.
  • Formüllerle gösterilirler.
  • Fiziksel yolla bileşenlerine ayırmak mümkün değildir, kimyasal yollarla ayrılırlar.
  • Atomların belirli bir oradan birleşmesi ile oluşur.
  • Kimyasal bağ içerirler. Bunlar kovalent veya iyonik yapıdadır.
  • Kendine özgü kaynama ve erime sıcaklığı vardır.

 

Günlük hayatımızda kullanılan bileşikler:

  • H2O diye sembol ettiğimiz Su
  • CO2 diye sembol ettiğimiz Karbondioksit
  • HCI diye sembol ettiğimiz Hidroklorik asit
  • NH3 diye sembol ettiğimiz Amonyak
  • NaCl diye sembol ettiğimiz Sodyum klorür
  • CH4 diye sembol ettiğimiz Metan
  • C2H5OH diye sembol ettiğimiz Etil alkol
  • SO3 diye sembol ettiğimiz Kükürt trioksit

Element kavramı hakkında ne biliyorsunuz?

Element kavramı hakkında ne biliyorsunuz? Hatırladığınız elementlerin sembollerini yazınız.

 

Kütlesi,hacmi ve eylemsizliği bulunan aynı zamanda da tanecikli yapıya sahip olan her şeye madde adı verilir. Kalem,tahta,helyum ve su bunlara birer örnektir.

Maddeler saf (arı) madde ve karışımlar olmak üzere ikiye ayrılır. Saf maddeler ise elementler ve bileşiklerdir. Bunlar tek tür taneciklerden oluşur ve hal değişimi haricinde homojen olarak bulunurlar. Belirli erime ve kaynama noktalarına sahiptirler.

 

Saf madde grubunda yer alan elementlerin genel özellikleri ise şunlardır :

  • Aynı proton sayısına sahip atomların biraraya gelerek oluşturduğu saf maddelerdir.
  • Karışımların aksine sembollerle ifade edilir. Örneğin: H,O,Ag,He…
  • Kimyasal veya fiziksel hiç bir yöntem ile daha küçük parçalarına ayrılamazlar. Yalnızca radyoaktif tepkimeler yardımıyla parç
  • Metallar,ametaller,yarı metaller ve soygazlar olmak üzere 4 farklı gruba ayrılırlar.
  • Saf maddelerdir.

 

Elementler kendi aralarında atomik element ve moleküler olmak üzere iki farklı şekilde bulunabilirler. Metal ve soygaz elementleri genelde doğa üzerinde atomik halde bulunurlar. Ametal grubunun bazıları atomik halde bulunurken bazıları ise moleküler halde bulunmaktadır. Atomik elemenlere Au,Pt,He,Xe,S ve Rn elementlerini örnek verebiliriz. Moleküler elementlere ise CL2,F2,Br2,O2 ve H2 elementlerini örnek gösterebiliriz.

 

Günlük Hayatımızda Kullandığımız Maddelerin Birbirinden Farklı Olmasının Nedeni Ne Olabilir?

Günlük Hayatımızda Kullandığımız Maddelerin Birbirinden Farklı Olmasının Nedeni Ne Olabilir?

 

Kimya, madde ve maddelerin iç yapısı ile çevre ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. Günlük yaşamımızda çok sayıda madde kullanmaktayız. Her maddenin kullanım alanı ve içeriği birbirinden farklıdır. Günlük hayatımızda kullandığımız maddelerin birbirinden farklı olmasının nedeni aslında tamamen bu sebepten kaynaklıdır. Günlük hayatımızdan örnekler verecek olursak; ev temizliği yaparken farklı maddeler, vücut temizliği yaparken farklı maddeler kullanmaktayız. Yani ev temizliğinde çamaşır suyu kullanırken, vücut temizliği yaparken sabun kullanıyoruz. Çünkü vücudumuzun kimyasına çamaşır suyu zarar verirken sabun daha uyumludur ve zarar vermez. Kimyasal açıdan baktığınızda her iki madde de bazdır fakat içeriğindeki bileşenler sebebiyle kullanım alanları farklıdır. Bu sadece günlük hayatımızdan ufak bir örnektir. Çevrenizi gözlemlediğinizde her maddeyi farklı bir alanda alanda kullandığımızı rahatça görebilirsiniz.

 

Kısaca açıklamak gerekirse; günlük hayatımızda kullandığımız maddelerin birbirinden farklı olmasının nedeni hayat standartlarımızın devamı içindir. Sağlıklı ve pratik bir yaşam sürdürebilmemiz adına, kimyanın doğru ve yerinde kullanılması gerekmektedir. Bu yüzden de her alan için farklı maddeler kullanılması gerekmektedir.

Simyacıların yaptığı çalışmalar kimya biliminin gelişimine nasıl bir katkı sağlamış olabilir?

Simyacıların yaptığı çalışmalar kimya biliminin gelişimine nasıl bir katkı sağlamış olabilir?

 

Doğada değersiz olarak olarak bulunan madenleri altına çevirme, tüm hastalıkları iyileştirebilmek ve felsefe taşı yardımıyla ölümsüzlüğü bulma uğraşına simya, bununla uğraşan kişilere de simyacı adı verilmektedir. Tamamen deneme-yanılma yöntemiyle yapılan bu işlemlerin deneysel bir alt yapısı bulunmamaktadır.

 

Simyacılar yüzyıllar boyunca bazı konularda denemeler yapmış, bu denemeler sonucunda bazı araç gereçler ve laboratuvar malzemelerinin icat etmeyi başarmışlardır. Orta Çağ’dan sonra içerisinde bulundukları mistik düşüncelerden (ölümsüzlük kavramı, altın vb. ) vazgeçerek kimya bilimine doğru yol almaya başlamışlardır. Bu sayede kimya biliminin ilk adımları atılmaya başlanmıştır.

 

Simyacılar arasında en çok bilineni olan Cabir Bin Hayyan kimyanın babası olarak bilinmektedir. O dönemin imkanlarına rağmen sülfürik asidi ve kral suyunu bularak kimyaya önemli ölçüde katkı sağlamıştır. Bunların haricinde barut, fosfor, eter ve mürekkep gibi günümüz yaşantısını kolaylaştıran bir çok madde simya döneminde bulunmuştur. Bu yüzden simya herhangi bir sistematik birikim ile araştırma yapmasa da bir çok maddeyi geçmişten günümüze getirdiğinden kimyaya çok büyük ölçüde katkısı olduğunu söyleyebiliriz.