Kyoto Protokolü’nü imzalayan ülkelerin yerine getirmesi gereken hükümler nelerdir?

Kyoto Protokolü’nü imzalayan ülkelerin yerine getirmesi gereken hükümler nelerdir?

 

Küresel iklim değişikliğine ve küresel ısınmaya bağlı olarak hükümler Kyoto Protokolü içerisinde yer almaktadır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi olarak da bilinen bu protokole imza atan ve uyma güvencesi veren tüm ülkeler karbondioksit salınımı konusunda var olan limitlere uyacaktır. İklim değişikliğinin temel sebebi olan bu gazları salmayarak küresel ısınmayı olabildiğince engellemek adına ortaya konulan global bir sözleşme olarak da ifade edilebilmektedir. 16 ülke tarafından imzalanan Kyoto Protokolü içerdiği maddeler bakımından da tamamen doğayı koruma esasına dayanmaktadır.

 

  • Kyoto Protokolü ile atmosfere salınan sera gazlarının %5’e çekilmesi söz konusu olacaktır.
  • Endüstri ve motorlu araçların kullanımı konusunda en uygun kurallar konularak, kullanımı konusunda dikkatli bir tavır sergilenecektir.
  • Daha az enerji kullanılarak ısınma ya da ulaşım gibi işlemlerin gerçekleşmesi de sağlanacaktır. Aynı zamanda da çöp depolama konusunda da çevreci bir tutum izlenecektir.
  • Atmosfere salınan metan ve karbondioksit gibi gazların azalması adına alternatif ve daha çevreci kaynakların kullanması konusunda yaptırımlar da devamlı olarak uygulanacaktır.
  • Fosil yakıtların yerine bio dizel yakıtların kullanımına özen gösterilecektir.
  • Demir çelik ve kireç fabrikalarının yüksek enerji harcaması ve doğaya hasar veren atıkları içermesinden ötürü yeniden düzenlemeye gidilecektir.
  • Termik santrallerde ise karbon salımını minimum düzeye indirgeyen atık sistemlerinin kullanılması yönünde yaptırımlar da gerçekleştirilecektir.
  • Güneş ve nükleere bağlı olarak ortaya çıkan enerji kaynaklarına dayalı talepler de arttırılarak, karbon salımı bu şekilde engellenmeye de gayret gösterilecektir.
  • Karbon salımı fazla olan ve çok yakıt tüketen araçların vergileri de bir hayli yüksek olacaktır.

Küresel iklim değişiminin bitki ve hayvanlar üzerindeki etkilerini örnekler vererek açıklayınız.

Küresel iklim değişiminin bitki ve hayvanlar üzerindeki etkilerini örnekler vererek açıklayınız.

 

Dünya üzerinde görülen iklim değişiklikleri genel olarak karbondioksit, metan gazı ve sera gazlarının atmosferdeki oranında görülen artış sonrasında ortaya çıkmaktadır. Bu tip gazların salınımı konusunda temel sebepler olarak ise insanların enerji kullanımındaki artış ve kullanılan ürünlerin olumsuz etkileri olarak değerlendirilmektedir. Bu tip bir kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan ve atmosfere salınan gazların bitki ile hayvan türlerinin yaşam koşullarını ciddi anlamda etkilediği de gözle görülen bir durum olarak ifade edilebilmektedir.

 

İklim değişikliğinin küresel çapta görülmesi tüm Dünya üzerinde var olan hayvanları etkilemiştir. Hayvanların alışkın oldukları çevre faktörlerinde sıcaklığa bağlı değişimler görülerek, söz konusu sıcaklığın hayvanların yaşam alanlarını ortadan kaldırma riskini barındırdığı da söylenebilmektedir. Doğaya ciddi anlamda zarar vermesinden ötürü de önemli bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. Sıcaklığın Dünya genelinde artış göstermesinin en etkili örnekleri kutup bölgelerinde görülmektedir. Kutup bölgelerinde yaşayan kutup ayıları, fok balıkları ve penguenler buzulların azalmasından ötürü yaşayacak alan bulamamaktadır. Buzulların erimesinden ötürü gitgide alanları daralacak olan bu hayvanların aynı zamanda da uygun yaşam sıcaklığına sahip oldukları da söylenememektedir. Aynı zamanda da kutup bölgesi hayvanlarının besin maddelerinde de azalma durumu söz konusu olmamakla beraber bu bölgelerde besin zincirinde de bozulmalar görülerek, buradaki hayvanların nesillerinin gitgide tükenme riskine doğru gittiği de görülebilmektedir.

 

Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak suyun topraktan giderek uzaklaşması canlı türlerinin önemli ölçüde etkilenmesinin temel sebebi olarak görülebilecektir. Sudan mahrum kalan toprakta bitki yetişmesi durumu söz konusu olmamakla beraber, bu bölge içerisinde yaşamını sürdüren canlıların hayat döngülerini de doğrudan etkileyecek bir durum olarak görülebilecektir. Bitkilerle beslenen otçul hayvanların azalmasıyla beraber etçil canlılar da besin kaynakları edinemeyerek, açlıkla ciddi anlamda mücadele içerisinde olması söz konusu olabilmektedir. Kuraklık sonrasında canlıların temel maddesi suyun olmamasından ötürü hayvan ve bitki popülasyonunda ciddi bir azalma görülebilecektir. Aynı zamanda kurak bölgelerde görülen asit yağmurları da canlı hayatını tehdit eden diğer unsurlar arasında yer alacaktır.

Bir bölgede ticaretin gelişebilmesi için gereken şartlar nelerdir?

Bir bölgede ticaretin gelişebilmesi için gereken şartlar nelerdir?

 

Beşeri faaliyetler arasında önemli bir noktada yer alan ticaretin, gelişebilmesi adına farklı farklı işlemlerin uzun vadede geliştirilmesi ve devamlı olarak da eklentiler eklenerek güncellenmesi gerekmektedir. Ticaret faaliyetlerinin geliştirilmesi için ilk olarak üretim odaklı çalışmak gerekmektedir. Bölge içerisinde var olan kaynakların en iyi biçimde değerlendirilerek, üretimin bir parçası olmasına da özen gösterilmesi gerekmektedir. Bölge içerisinde var olan yeraltı ve yerüstü kaynaklarının değerlendirilmesi aşamasında da en uygun endüstriyel işlemlerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

 

Bölgede ticaretin geliştirilmesi adına girişilen işlemlerde ulaşım da önemli bir pay sahibi olarak görülmektedir. Ulaşım ile beraber daha fazla alıcının bölgeye gelerek, ürünleri talep etmeleri durumu da gündeme gelebilmektedir. Gerek havayolu gerekse de kara yolunun yanında deniz kenarı bir bölge ise liman kurulumu ile beraber dört koldan alıcıların bölgeye erişimi sağlanmak durumunda kalınmalıdır. Böylelikle var olan arz- talep ilişkisinin muazzam bir biçimde gelişerek ilerleyeceği de söylenebilmektedir.

 

Bölge içerisinde ticaret yapmak adına var olan yeni kişilerin temel ihtiyaçlarının karşılanacağı alanlar da bölge içerisinde etkili olarak da görülebilmektedir. Konaklama ve yemek yeme gibi temel ihtiyaçların giderilmesi aşamasında farklı işletmelerin bölge içerisinde etkili olarak görülmesi gerektiği de ticareti geliştiren etmenler arasında da yer almaktadır.

 

Ticaretin gelişmesi aşamasında etkili pazarlama teknikleri de kullanılmak durumundadır. Bunun başında da reklam ve tanıtım faaliyetleri de bölge ile bölgede yer alan ürünlere dayalı olarak kendini göstermektedir. Bölge hakkında detaylı bilgi verilmesinin yanı sıra hangi ürünlerin bu noktada üretildiği aşamasında da herkese bilgi verilerek haberdar edilmesi gerektiği işlemleri de gerçekleştirilmelidir.

Çevrenizde ticari faaliyetler nerelerde gerçekleşmektedir?

Çevrenizde ticari faaliyetler nerelerde gerçekleşmektedir?

 

Beşeri faaliyetlerin insanların gelişmelerinde ve ekonomik özgürlüklerini sağlamalarında ön planda yer alan uygulamalar olarak görülmektedir. Her çevrede farklı farklı uygulamalar gerçekleştirilmekte olup, bu durumun değişik kriterler içermesinden ötürü de ortaya çıkan uygulamalar olarak da görülmektedir. Beşeri faaliyetler genel olarak ulaşım, hammadde kaynakları ve coğrafi unsurlardan dolayı da gittikçe gelişen durumlar olarak da ifade edilmektedir. Farklı farklı çevrelerde de değişik ticari faaliyetler de görülebilmektedir.

 

Genel olarak kırsal kesimde ortaya çıkan tarım faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Kırsal alanda ekilip dikilmeye hazır olan arazilerin fazlasıyla var olması ve kırsal kesim halkı tarafından değerlendirilmesi durumu sonrasında ortaya çıkan bir beşeri faaliyet olarak görülmektedir. İklim şartlarının da tarım ürünlerinin yetiştirilmesi aşamasında yeterli olmasından ötürü de birincil beşeri faaliyetler arasında da yer alacaktır.

 

Kırsal alanlarda tarım kadar etkili olan ekonomik faaliyetler içerisinde hayvancılık da yer almaktadır. Küçükbaş, büyükbaş ya da kanatlı hayvanların bakımı ve ticareti işlemleri de gerçekleştirilmektedir. Aynı zamanda da hayvan bakımı esnasında üretilen süt, bal ve yumurta gibi ürünlerden de kazanç elde edilmesi süreci de devamlı olarak görülebilecek konumda da yer almaktadır. Kırsal kesim halkının ana geçim kaynaklarından olan hayvancılık tarımla beraber yürütülen uygulamalar arasında yer almakta ve temel gıda kayaklarının üretilmesi noktasında da etkili bir sonucu da doğurabilecek tarzda da yer alabilmektedir.

 

Endüstri de genel olarak kentsel bölgelerde meydana gelen beşeri faaliyetler arasında yer almaktadır. Endüstri farklı bir alanda gelişim göstermekte olup, iş gücüne ve hammadde kaynaklarına dayalı olarak da tesislerin gerçekleşmesi durumu söz konusu olabilmektedir. Endüstriyel alanlarda hem bulunan bölgenin hem de ülkenin kalkınması açısından önemli bir statüde yer almaktadır. Aynı zamanda da ülkenin var olan ihtiyaçlarının karşılanması aşamasında da önemli bir noktada var olmaktadır. Tüm insani ihtiyaçların giderilmesi aşamasında endüstriyel faaliyetler büyük önem arz ettiğinden dolayı hemen hemen her bölgede farklı branşlarda da yer almaktadır.

 

Ticari faaliyetler arasında turizm de önemli bir noktada var olmaktadır. Deniz kenarı bölgelerde yaz turizmine dayalı hareketler gerçekleştirilmekte olup, aynı zamanda tarihi eserlerden kaynaklı olarak da bu tip turizmin gerçekleşmesi durum da görülebilmektedir. Yaz turizmi ile bölge halkının kazanç elde etmesi ve ülkeye döviz girmesi aşamasında da ne kadar etkili bir beşeri uygulama olduğu da gözlemlenebilecektir. Turizm sadece yaz ile sınırlı kalmayarak kış aylarında da ülke içerisinde gerçekleşebilmektedir. Kış aylarında da genel olarak kara bağlı olarak turizm meydana gelmektedir. Kayak merkezlerinin turizme kış aylarında önemli bir katkı sağlaması kış aylarının tamamında gerçekleşebilmektedir. Son olarak ise 12 ay boyunca devam eden kaplıca ve termal otel turizmi de sağlık açısından fayda arayan kişiler tarafından tercih edilecek olan uygulamalar olarak görülebilmektedir.

 

Yeraltı kaynaklarına dayalı olarak da beşeri faaliyetler etkili olarak görülebilmektedir. İnsanların gündelik hayatlarının kolaylaşmasına ya da endüstriyel faaliyetler içerisinde yer almasında ön planda var olan yer altı kaynakları madencilik uygulamalarıyla kullanıma hazır bir konuma getirilebilecektir. Yer altı kaynaklarının çıkarılması ve işlenilmesi işlemiyle beraber iş gücü de fazlasıyla önemli bir gereksinim olarak görülerek, bölge halkına fazlasıyla da katkı sağlayabilecek türde de yer alacaktır.

Ülkemizin orman alanlarının korunması ve geliştirilmesi adına neler yapılabilir?

Ülkemizin orman alanlarının korunması ve geliştirilmesi adına neler yapılabilir?

 

Ormanlık alanlar, çeşitli hayvanların doğal ortamları olmasının yanı sıra aynı zamanda da doğal dönüşümün etkili bir biçimde kalmasını sağlama anlamında ön planda yer almaktadır. Ülkemizin içerisinde de ormanlar giderek yangın ve tahribatlarla daha sık karşı karşıya kalmaya da devam etmektedir. Bu durumu engellemek adına da girişimlerde bulunulması aşamasında fayda sağlanması sonucu da devamlı olarak görülebilmektedir. Ülkemizin ormanlık alanları genel olarak kıy bölgelerinde yer almaktadır. %27.2’si ormanlarla kaplı olan ülkemizin 21.189.000 hektar olarak da ormanlık alanlar görülebilmektedir. Aynı zamanda da bu ormanlık alanların %’inin verimli olması da dikkat çeken bir detaydır.

 

Ormanlık alanların korunması ve geliştirilmesi aşamasında ilk olarak ormanlık alanlarda meydana gelen yangınlara karşı daha da etkin bir önlem alınması gerekmektedir. Ormanlık alanlarda var olan izinsiz kesim, tarla açma, hayvan otlatma ve kaçakçılık gibi olaylar karşılığında da cezai yaptırımların daha fazla olması gerekmektedir. Aynı zamanda da kuşlar ve tırtıllar gibi zararlı canlılara karşı ormanlık arazilerin korunması da gerekmektedir. Termik santral ve endüstri tesislerinin atıklarına karşı da önlemler alınmak durumunda kalınmalıdır. Ağaç dikimi yaygınlaştırılmalı ve herhangi bir konuda hasar göre ağaçların yerlerine de yenileri dikilmelidir. Yakıt olarak odun kullanımı azaltılmalı ve kağıt tüketimi de düşürülmelidir. Halka dayalı ağaçlara dayalı olarak eğitimlere de devam edilmelidir. Son olarak ise ağaçların hammadde olduğu eşyaların üretiminde farklı bir yönelme hareketine geçilerek, değişik bir arayış içerisinde de yer alınmaktadır.

Zonguldak Bartın Karabük Projesi’nde turizm potansiyelinin arttırılması için ne gibi projeler geliştirebilirsiniz?

Zonguldak Bartın Karabük Projesi’nde turizm potansiyelinin arttırılması için ne gibi projeler geliştirebilirsiniz?

 

Bölgesel gelişim projesi olan Zonguldak, Bartın, Karabük projesi 1997 yılında hazırlanmış bir projedir. Projenin amacı bu bölgedeki illerde kalkınmayı arttırarak iş gücünü arttırmak, aynı zamanda ekonomik faaliyetleri geliştirerek şehirlerin var olan potansiyellerini açığa çıkarmaktır. Bu bölgelerde hakimiyet kuran ekonomik etkinlik taş kömürü yataklarının işletilmesi ve demir çelik fabrikalarıdır. Ancak son yıllarda taş kömürü işletmeciliği ve demir çelik fabrikalarında istihdam azalmaya başlamış olup bölge de yaşayan halkın yeni iş olanaklarına yönelmesini ve mevcutta bulunan işlemelerin kapasitelerinin iyileştirilmesinin zorunlu hale gelmesine sebep olmuştur.

 

Taş kömürü işletmeleri için getirilen öneriler verimli damar ve panellerin seçilerek zamandan ve çalışan gücünden tasarruf sağlamak, madencilik yöntemlerinin belirli bir standart içerisine girmesini sağlamak, yeni ve modern madencilik yöntemleri kullanmak ve ekipman yenilemek, personeller için hizmet içi eğitim sağlanması gibi öneriler mevcuttur. Öte yandan demir çelik fabrikaları için işletme içerisinde modernizasyon ve yenileme yatırımları gerçekleştirilmesi gerekliliğine, liman yatırımları ile ham maddenin taşınması ucuza mal edilecek sistemler oluşturulması, atıkların değerlendirilmesini sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi, çevreye duyarlı olan teknolojik çalışmaların tercih edilerek sürdürülebilir gelişme ve ekonomik fayda sağlanması konuşulmuştur. Öte yandan bu bölge içerisinde ormancılık faaliyetleri, balıkçılık, tarımsal projeler gibi farklı projeler de oluşturulmuş olup bu projelerin kalkınma alanında bölgenin gerek duyduğu iş gücünü meydana getireceği ve bölge halkının gelir düzeyini arttıracağı belirlenmiştir.

Yer şekillerin engebeli olduğu ve uzun kış dönemlerinin yaşandığı bölgelerimizin kalkınması için yapılması gerekenler

Yer şekillerin engebeli olduğu ve uzun kış dönemlerinin yaşandığı bölgelerimizin kalkınması için yapılması gerekenleri 4 madde hâlinde yazınız.

 

Bölgelerin gelişebilmesi amacı ile kalkınma projeleri oluşturulmaktadır. Kalkınma projeleri hazırlandıktan sonra bölgeler içerisinde bölgenin zayıf ve güçlü olan yönleri tespit edilmektedir. Hazırlanan kalkınma projelerinin gerçekleştirilebilmesi için o bölgenin bazı koşulları sağlaması gerekmektedir. Bu koşulları sağlayan bölgelerde projeler hayata geçirilmiş iken bu koşulları sağlamayan bölgelerde ise altyapı çalışmaları gerçekleştirilerek o bölgeler kalkınma projesine hazır hale getirilmektedirler. Ülkemizde ilk kez 1950’li yıllarda başlanan kalkınma projeleri genel amaç olarak bölge dışına göçün önüne geçmek, altyapı, kentleşme ve çevre koruma gibi sorunların önüne geçebilmek, doğal kaynakların daha verimli kullanılarak gereksiz tüketimden kaçınmak ve ekonomik yapıyı güçlendirmek gibi amaçları mevcuttur.

 

Yer şekillerinin engebeli olduğu ve uzun kış dönemleri yaşanan bölgelerde öncelikle genç nüfus zorlu yaşam koşulları ve işsizlik gibi sorunlar ile karşı karşıya kalırken daha sonrasında ise yapılan kalkınma planları sayesinde yeni iş kolları oluşturularak bu iş kollarında çalıştırılmak üzere pek çok istihdam sağlanmıştır. Özellikle kış turizmi ile gündeme gelen bölgelerde kişi başına geliri arttırmak, istihdamı arttırmak amacı güdülmüştür. Öte yandan bölge ile ülke arasındaki ekonominin yapı farkı azaltılma amacı güdülmüştür.  Potansiyeli görülen alanlarda ekonomik yapı çeşitlendirilerek iş gücü açığı meydana getirilmiş olup bölge içi gelir farklılıkları azaltılmaya çalışılmıştır.

İnsanların etkileşim hâlinde bulundukları ortamlarla bütünleşerek oluşturdukları farklı kültürel değerleri karşılaştırınız?

İnsanların etkileşim hâlinde bulundukları ortamlarla bütünleşerek oluşturdukları farklı kültürel değerleri karşılaştırınız?

 

İnsanlar genel olarak doğdukları kültürel bölge, aile ve daha pek çok şeyden etkilenerek büyür ve bu doğrultudaki gelenek ve görenekler, kıyafet, yeme içme alışkanlıkları gibi daha pek çok farklı alışkanlığı da edinmiş olurlar. Ancak insan düşünebilen bir varlık olması sebebi ile yaşadığı yer değişikliği söz konusu olduğu zaman bu öğretileri ile sabit bir hayat sürmesi mümkün değildir. aynı ülke içerisinde bile birden farklı kültür ve yaşayış biçiminin var olmasından kaynaklı olarak değişim kaçınılmaz bir biçimde insanoğlu ile birlikte devam eder. Öte yandan insan bu değişimler karşısında bazı değişiklikler gösterebilir.

 

İnsanlar etkileşim halinde bulundukları bölgelerde yani okul, iş yerleri, çalışma sahaları, oturdukları muhit, yaşadıkları şehir gibi etmenler insanların kültürel şekilde bazı özellikleri edinmelerini de beraberinde getirmektedir. Etkileşim halinde bulunulan bölgelerde gereklilik gibi süregelen bazı durumlarda insanlar da bu durumları içselleştirerek kendi hayatları içerisine alırlar. Bu sayede yeni şeyler öğrenerek kültürel zenginliklerini arttırabilir, yeni insanlar tanıyabilir, farklı kültürleri de gözlemleme fırsatı yakalayabilirler. Örneğin çalışmak amacı ile Adana’dan Ankara’ya giden bir birey yeme içme alışkanlığından, konuşma aksanına kadar pek çok farklı şey ile karşılaşacak ve burada yaşamaya başladığı andan itibaren önce gözlemleyerek gün be gün bu durumu içselleştirip kendi hayatında da uygulamaya başlayacaktır.

İnsanların göç etmelerinin sebepleri neler olabilir?

İnsanların göç etmelerinin sebepleri neler olabilir? Söyleyiniz.

 

Tarih boyuca insanlar çeşitli sebeplerle yaşadıkları bölgelerden ve ülkelerden göç etmek zorunda kalmış veya göçe zorlanmışlardır. Bu göçler günümüzde de maalesef devam etmekte. İnsanların göç etmelerinin en büyük sebeplerinden biri terör olayları ve savaşlardır. Buna en güzel örnek Suriyeliler, Iraklılar ve Afganları verebilirim. Bu ülke hakları yılardır ülkelerinde devam eden savaşlardan dolayı komşu ülkelere göçe zorlanmışlardır.

 

İnsanların kendi yaşadığı toprakları bırakıp farklı yerlere göç etmesinin nedenlerini şöyle sıralayabilirim:

  • Terör olayları
  • Savaşlar
  • Kan davaları
  • Deprem, kuraklık, sel vb. doğal afetler
  • Ekonomik problemler, işsizlik vb. nedenler
  • Kendi bulundukları topraklarda verimliliğin düşmesi ve makineleşme
  • Tarım topraklarının miras yoluyla bölünmesi
  • Ticari faaliyetler yürütmek için
  • Daha iyi sosyal ve ekonomik bir yaşama kavuşmak için
  • Sağlık sorunları nedeniyle ve tedavi olmak amacıyla
  • Daha iyi eğitim almak için
  • İklim şartlarının değişmesi
  • Etnik ve dini baskılar
  • Farklı kültürel faaliyetlerin yürütülmesi için
  • Turizm gibi nedenlerden ötürü her yıl milyonlarca insan gerek kendi ülke içi gerekse ülke dışı yerlere göç etmektedir.

 

Göç eden bu insanların göç ettikleri topraklarda o topluma ayak uydurmaları bir hayli zaman alsa da bunu mecbur oldukları için çokta fazla tepki göstermezler. Ancak ileri ki yıllarda psikolojik olarak oldukça etkilendikleri gözlenmektedir. Çünkü göçmenlerin en büyük korkusu kendi öz varlıklarından kopup asimile olmalarıdır.

İklim değişimi nedeniyle nesli tükenme tehlikesi içinde olan canlı türlerini korumak neden önemlidir?

İklim değişimi nedeniyle nesli tükenme tehlikesi içinde olan canlı türlerini korumak neden önemlidir?

 

İklim değişikliği nedeniyle biyo çeşitlilik gün geçtikçe artmakta olup; özellikle son 40 yılında zirveye ulaşmıştır. Son 40 yıl içerisinde %52 oranında bir kaybının yaşanmasının söz konusu olmasının temel nedeni olarak ise aynı zamanda birçok farklı canlı türünün risk grubu içerisinde olmasının da temel nedeni olarak görülmektedir. Tamamen insan kaynaklı olarak görülen iklim değişiklikleri sonrasında risk grubu içerisinde bulunan hayvan türlerinin sayısının 1000’den daha fazla olduğu da ifade edilmektedir.

 

Hayvanların doğal yaşam alanlarının iklim değişikliği nedeniyle yok olması durumu tamamen insan kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Hayvanların yeni yaşam alanı aramalarını ve bulmamaları halinde de tamamının yok olması da böylelikle ortaya çıkabilecek en kötü senaryo olarak gerçeğe dönüşmektedir.

 

Dünya genelinde nesli tükenmekte olan hayvanların bazıları arasında pandalar, imparator penguenleri, Akdeniz kısa gagalı yunusları, pigme Borneo filleri, 10 yıldır korunsa da üreyemeyen altın başlı langurlar, kutup ayıları, nadir memeliler arasında yer alan Javan gergedanları, balıkçılar yüzünden tehlikeye giren Meksika yunusları, Kuzey Amerika kara ayaklı dağ gelincikleri, Nijerya ile Kamerun’da bulunan Cross River gorilleri, sadece Sumatra’da yer alan Suatra kaplanları, ve oldukça değerli olarak bilinen dev Mekong yayın balığı nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinde yer almaktadır.

 

Değerli postları yüzünden avlanan vaşaklar, Ankara leoparları, Hakkari’de görülen Hazar kaplanı, Kuzey ormanlarında yaşayan yaban kedisi, Foça Akdeniz fokları, Asya yaban eşekleri, Güney Anadolu Afrika eşekleri, tarpan olarak bilinen Avrupa yaban atları, yağışlı bölgelerde görülen kızıl geyikler, koruma altında olan alageyikler, çengel boynuzlu dağ keçileri, Urfa’da görülebilen ceylanlar, Maraş’ta bulunan kunduzlar, su maymunları, oklu kirpiler, sırtlanlar, kedigil sınıfında değerlendirilen karakulaklar, sayıları oldukça azalan kızıl akbaba ve kara akbabalar ülkemiz içerisinde var olan nesli tükenmekte olan canlılar olarak bilinmektedir. Her ne kadar yetkili kurumlarca koruma altına alınsalar da bu hayvanların kaçak avlanma ve doğal faktörler sonrasında neslinin tükenmeleri riski görülebilmesi muhtemel olabilecek durumlar arasında yer almaktadır.