Namaz kılmanın mekruh olduğu vakitlerin neler olduğunu araştırınız.

Namaz kılmanın çeşitli nedenlerden dolayı mekruh kılındığı, kerih görüldüğü vakitlerdir. Bu vakitlerin bazılarında hiçbir namaz kılınmazken bazılarında sadece nafile namazlar kılınmaz.

 

Namaz kılmanın mekruh olan vakitler şunlardır:

 

  • Güneşin doğmasından bir mızrak boyuna kadar yükselinceye kadarki zamandır. Bu zaman ülkemizde sabah namazının bitimini gösteren güneşin doğmasından sonraki 40 ile 50 dakika arasındaki zamandır.
  • Güneşin yükselip tam tepeye geldiği, zeval anının bulunduğu zamandır. Bu mekruh vakit ise, öğle ezanından önceki 40 dakikalık zaman olduğunu gösterir.
  • Güneşin sararmasından, gözleri kamaştırmaz hale gelmesinden itibaren tam batışının gerçekleşmesine kadarki zamandır. Bu vakitte, akşam ezanından önceki 45 dakikalık zaman dilimidir.

 

Sıralanan üç kerahet vaktinde ne kazaya kalan namaz, ne vacip namaz, ne cenaze, ne secde ayeti yapılamaz. Şayet kişi farkında olmadan üç kerahet vaktinde namaz kılar veya secde yaparsa kaza etmesi gerekir. Üç vaktin, ateşe, güneşe tapanlar gibi farklı dinlere mensup olanların ibadet vakti olduğundan onlara benzememek için hak dine saygının göstergesi olarak namaz kılınmaz.

 

Nafile namaz kılınmanın mekruh olduğu vakitler;

  • Fecr-i Sadık’ın doğmasından güneşin doğacağı ana kadar olan zamandır. (Sabah namazını kıldıktan sonraki zaman anlamına gelmektedir)
  • İkindi namazını kıldıktan sonra güneşin batacağı ana kadar geçen vakittir.(İkindi namazını kıldıktan sonraki zaman anlamına gelmektedir.)İki vakitten birinde başlanmış olan bir nafile namazı, kerahetten kurtulması için bozulmuş olursa, sonradan onu kaza etmek gerekir.
  • Akşam namazının farzından önce
  • Bayram namazlarından önce
  • Müzdelife ve Arafat’ta cemler arasında
  • Farz namazın vakti daraldığında
  • Farza durmak üzere kamet getirildiğinde
  • Cuma günü hatibin minbere çıkmasından cuma namazı bitinceye kadarki vakitlerde nafile namaz kılınmaz.

Kurban İbadetinin Toplumsal Faydaları

Kurban İbadetinin Toplumsal Faydaları

İslam dininde kurban Allah’ın rızasını kazanmak için yapılan bir ibadet olarak tanımlanmaktadır.  Kullar kurban ibadeti sayesinde Allah’a boyun eğdiklerini ve kulluğun ne demek olduğunun bilincinde olduklarını ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Bayramlar toplumlar için çok büyük önem taşımaktadır. Ancak kurban bayramı biraz daha özel bir bayramdır. Bu bayram sayesinde toplumsal dayanışma ve yardımlaşma ön plana çıkarak kardeşlik duygularını artırmaktadır. Kurban, insanları birkaç günde olsa kişisel düşüncelerden uzaklaştırarak diğer din kardeşlerinin durumunu hatırlatmaya yardımcı olmaktadır. İnsanlar kurban sayesinde cimrilikten, ihtiraslardan ve körü körüne yaptıkları maddecilikten uzaklaşma imkânı bulmaktadırlar.  Bu bayram sayesinde insanlar tekrar muhtaçları hatırlamaktadırlar.

 

Paylaşmak ne demek? Yardımlaşmak ne demek?

 

Tekrar insanların ruhunda bu duyguların canlanmasını kurban yılda bir kez de olsa sağlamaktadır. Yıl içerisinde insanların aklına pek gelmeyen komşularını, akrabalarını hatırladıkları bayramlar sayesinde gönül köprüleri kurulmaktadır. Ayrıca maddi durumu evine et almaya uygun olmayan din kardeşlerinizin yılda bir kez de olsa evine et girmesine vesile olmak çok huzur verici bir davranıştır. Allah rızası için kesmiş olduğunuz kurbanınızı paylaşarak hem sevap kazanıyorsunuz hem de cimrilikten uzaklaşıyorsunuz. Bu paylaşım sayesinde de toplumsal birlik beraberlik ve barış, huzur duygularının tekrar gün yüzüne çıkmasına yardımcı olmuş oluyorsunuz. Bazı ibadetler İslam dini için oldukça özel ibadetlerdir. Nasıl ki ramazanda tokların açın halinden anlaması hedeflenmiş ise kurbanda da zengin ile fakir arasında var olan uçurumun bir öğünde olsa kapanması amaçlanmaktadır.

Kurban ibadetinin bireysel ve toplumsal faydalarını açıklayınız.

Kurban ibadetinin bireysel ve toplumsal faydalarını açıklayınız.

Kurban, yakınlaşmak anlamına gelmektedir. Terim anlamı ise Allah’a yakınlaşmak için belli vasıfları taşıyan hayvanların kesilmesidir. Maddi durumu yerinde olan her Müslüman’ın kurban kesmesi vaciptir. Yani durumu olan her Müslüman’ın yapması gerekir. Kur’an-ı Kerim’de kesilen kurbanların ne etlerinin ne de kanlarının Allah’a ulaşmadığı sadece kişinin takvasının ulaştığı bildirilmektedir. İlk kurbanı Allah’a söz verip adak adayan Hz. İbrahim tarafından kesilmiştir. Hz. İbrahim, Allah’a verdiği sözü yerine getirip teslimiyetini göstermek için oğlu Hz. İsmail’i kurban etmek üzereyken Allah gönderdiği koçu kurban etmesini ister ve böylece ilk kurban kesilmiş olur. Kurban kesmenin bireysel faydaları:

 

  • Bireyin sevap işlemesi
  • Allah’a teslimiyetini göstererek rızasını kazanması
  • İbadetini yerine getirmenin huzur, mutluluk ve esenliğini hissetme
  • İnsandaki paylaşma, cömertlik, mertlik gibi ahlaki özelliklerin gelişmesidir.

 

Vacip olan kurban ibadetinin toplumsal faydaları ise şunlardır:

  • Kurban, toplumda yaşayan insanların sevgi, saygı, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde yaşamalarına katkı sağlar
  • Toplumda bulunan fertler arasında sosyal adaletin oluşmasına katkıda bulunur.
  • Kurban etinin üçte biri aileye, üçte biri misafirlere, üçte biri de ihtiyaç sahiplerine aittir. Etlerin dağıtılması vesilesi ile belki bazı insanlar yılda bir kere et yeme şansını yakalar. Böylece ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları karşılanarak toplumun huzuru sağlanır.
  • Dünya malına bağlı olmamayı, insanlarla paylaşmanın ve yardım etmenin güzelliğini yaşayan insanların sosyal sorumluluk projelerini daha çok yapmaları amaçlanır.
  • Toplumda yaşayan bireyler arasında paylaşım ruhunun artmasını sağlar.

Kurban İbadetinin Bireysel Faydaları Nelerdir?

Kurban İbadetinin Bireysel Faydaları Nelerdir?

Kurban ibadetinin bireysel faydalarının başında hiç şüphesiz yüce Allah’ın rızasını kazanmak yer almaktadır. Yılda bir kez maddi durumu kurban için elverişli olan kişiler Allah’ın razı olduğu kullar arasına girmek için kurban kesmektedirler. Kesilen b u kurbanlar sayesinde kişiler sevap kazanmaktadır. Kazanılan bu sevaplar sayesinde cennetin kapılarına doğru adım adım yaklaşan kullar huzur bulmaktadır.

 

Kurban ibadetini yerine getiren kullar din kardeşleri ile bu kurbanı paylaşarak mutlu olur ve cimrilikten uzaklaşarak ahret için doğru olan davranışlar sergilerler.  Ayrıca kurban Allah tarafından kullarına farz kılınmış ibadetlerdendir. Bu nedenle bu ibadetini yerine getirebilen tüm kullar huzur bulurlar. Ancak bu ibadet maddi durumu olan kullara farzdır. Maddi durumu olmayan kullar ise diğer ibadetleri ile Allah rızasını kazanmak için çalışmaya devam etmelidir.

 

Kurban sayesinde insanlar maddecilikten uzaklaşarak cömertlik sergilerler. Din kardeşleri ile kurbanlarını paylaşırken oldukça eli açık davranan kullar cimrilikten hızla uzaklaşarak mertlik ve cömertlik yapmaktadırlar. Ayrıca bu özel ibadet sayesinde kullar daha paylaşımcı olmayı ve toplumda var olan ihtiyaç sahiplerini gözetmeyi öğrenirler. İslam dininde özel kılınan bu ibadet sayesinde zengin olan kul ile fakir olan kulun sadece bir öğün içinde olsa denk sofralara oturması sağlanır. Yüce Allah kullarının sevap kazanması için ibadetlerini yerine getirmelerini emretmektedir. Ancak emredilen bazı ibadetler var ki toplumlarda var olan uçurumu ortadan kaldırmaya yöneliktir. İşte bu ibadetlerden biri de kurbandır.

Kurban Bayramında Yapılan Paylaşma Ve Yardımlaşma Faaliyetleri Nelerdir?

Kurban Bayramında Yapılan Paylaşma Ve Yardımlaşma Faaliyetleri Nelerdir?

Kurban bayramı Müslümanların dini bayramlarından birsidir. Kurban bayramı zilhicce ayında Allah’ın rızasını kazanmak için kurbanların kesildiği ve 4 gün süren bir bayramdır. Bu bayramda maddi durumu kurban kesmek için uygun olan Müslümanlar kurban kesme ibadetlerini yerine getirmektedir. Kurban bayramı paylaşma ve yardımlaşmanın çok daha fazla yapıldığını gözlemleyebilirsiniz. Kurban kesen Müslümanlar kurban kesemeyen kardeşleri ile etlerini paylaşarak yardımlaşırlar ve toplumda barış, güven,  huzur ortamının oluşmasına yardımcı olurlar. İnsanın var olduğu tüm toplumlarda yardımlaşmak ve paylaşmak birlik ve beraberliği oluşturan en önemli unsurların başında gelmektedir.

 

Kurban bayramında pek çok toplumsal sorunun çözüme kavuştuğunu görmek mümkündür. Bayramlarda küsler barışır, aile ve komşu ziyaretleri yapılarak toplumda huzurun devam etmesi sağlanmaktadır. Kurban bayramında kullar Allah rızasını gözettikleri için ibadet etmekte ve dini bir vecibeyi yerine getirip hem de kardeşleri ile kurbanlarını paylaşarak yakınlaşmanın verdiği huzuru ve mutluluğu derinden hissederler.

 

Ayrıca kurban bayramı vesilesi ile et almaya gücü yetmeyen Müslüman kardeşlerimizin evlerine yılda bir kez olsa da et girmesine yardımcı olmuş oluruz. Paylaşmak insanların kalplerini yakınlaştırdığı gibi kısa süreli de olsa toplumda var olan zengin fakir uçurumunun kapanmasına az da olsa yardımcı olabilmektedir. Bu nedenle bu bayramda amaç sadece kurban kesmek değil muhtaç olanlara hiç düşünmeden el uzatmanın da bayramı olmalıdır. Zaten dinen de kurbanınızın pek çoğunu maddi durumu olmayanlara dağıtarak onların gönlünü kazanmanız çok daha büyük önem arz etmektedir.

Kurban ve Ramazan Bayramlarında Kurban Kesmek, Ziyaretleşmek Gibi Faaliyetler Yerine Tatile Çıkmanın Bireysel ve Toplumsal Sonuçları Neler Olabilir?

Kurban ve Ramazan Bayramlarında Kurban Kesmek, Ziyaretleşmek Gibi Faaliyetler yerine, Bu Günleri Fırsat Olarak Değerlendirip Tatile Çıkmanın Bireysel ve Toplumsal Sonuçları Neler Olabilir? Arkadaşlarınızla Tartışınız.

 

İslam dininde kurban bayramı yardımlaşma ve paylaşmanın en yoğun yaşandığı ve birlik beraberlik duygularının çok daha derinden hissedildiği günlerden biridir. Kurban bayramında maddi durumu kurban ibadetine elverişli olan Müslümanlar kurban keserek Allah’ın rızasını kazanmaya çalışırlar. Ayrıca kestikleri bu kurbanı kurban kesememiş olan eş, dost, akraba ve ihtiyaç sahipleri ile paylaşarak yılda bir gün de olsa et yemelerini sağlarlar. Bayramlarda akrabalar, analar, babalar ve eş, dost ziyaret edilerek gönül biriliği sağlanmaktadır.  Ancak son dönemlerde insanlar bayramların bu özel ruhunu yok saymaya başlamışlardır.

 

Özellikle çalışan kesim bayramlarda sıla-i rahim yapmak yerine tatil beldelerine akın ederek geçirmektedirler. Bayramlar insanlara birlik ve beraberliğin hatırlatıldığı güzel günlerdir. Ancak insanlar tatile giderek bu geleneklerden uzaklaşmayı tercih etmektedirler. Akraba ve eş dost ziyaretlerinin hemen hemen yok olduğu modern dünyada insanlar yakın akrabalarını bile tanımayan bir nesil büyütmeye başlamışlardır. Ancak bu modern insanların unuttukları küçük noktalar bulunmaktadır. Evet, bugün siz ailenizden kaçarak bayramlarınızı tatil yaparak çocuklarınız ile geçiriyorsunuz peki ya sonra? Sonrası şöyle devam edip gidecek bugün siz bayramları unutuyorken ileri de sizin çocuklarınız bayramları unutarak sizi ziyarete gelmeyecek ve aranızda olması gereken bağlar asla tam oluşamayacaktır.

 

İslam dünyası için bayramın ne demek olduğunu bilmeyen çocuklarınız da tıpkı sizin gibi bu özel günlerin kaybolmasına hızla yardım edecek ve bugün beklenen olan kişi iken yarın bekleyen olduğunuz zamanlar geldiğinde çok üzüleceksiniz. Yine tatilinize gidin dinlenmek elbette hakkınız ancak bayramı bayram gibi kutladıktan sonra tatile gidin ki adet ve ananelerimiz tükenmesin.

Milyonlarca İnsanın Aynı Anda Yaptığı Bir İbadetin Kuralsız Olması Sizce Ne Gibi Durumlar Ortaya Çıkarır?

Milyonlarca İnsanın Aynı Anda Yaptığı Bir İbadetin Kuralsız Olması Sizce Ne Gibi Durumlar Ortaya Çıkarır?

En başta büyük bir kargaşa çıkar. Çünkü her insan ibadetini kendi doğrusuna göre yapmaya çalışır. İşi olan ibadetin süresini kısaltırken yanlış yapan kendine göre doğrular belirler. Kişiler kendine göre fetva bile çıkarabilir. Çünkü insanlık her geçen gün karanlık bir girdaba girmektedir. Baktığımızda dünyada her şey bir kural dahilinde yürümektedir. Ne zaman kurallar ihlal edilse ortaya büyük bir kargaşa çıkmaktadır. Değil ki milyonlarca insanın aynı anda kuralsız bir ibadet yapması düşünülenden daha büyük bir kargaşanın ortaya çıkmasına neden olabilecektir.

 

İslam dininde ve tüm dinlerde yapılan ibadetler belli bir kurala dayanmaktadır. Namaz günlük 5 vakit olarak farz kılınmıştır. Her vakitte kılınan rekat sayısı birbirinden farklıdır. İnsanlar namaz kılarken vakit sayısına göre düzenli bir şekilde kılmaktadır. Yine hac ibadeti belli bir kural dahilinde yerine getirilmektedir. Mekke ve çevresinde ziyaret edilecek yerler sırayla yapılmaktadır. Atılacak her adım belli bir kural dahilinde yapılmaktadır. Milyonlarca insanın bir arada bulunduğu Mekke şehrinde kuralsız hareket etmek arbededen başka bir şeye yaramayacaktır. Oruç tutan bir Müslüman Ramazan ayında bir ay ara vermeden oruç tutmaktadır. Kuralı olmayan bir oruç unutulup gidebilir. Kural dahilinde yapılan ibadet daha huzurlu olacaktır.

 

Peygamber Efendimiz tüm ibadetlerde Müslüman kişilere örnek olacak şekilde hareket etmiştir. Bunun yanında insani davranışların nasıl olması gerektiği davranışları ile Müslüman kişilere örnek olmaktadır.

Kabe’nin hac ibadeti açısından önemi nedir?

Kâbe’nin hac ibadeti açısından önemi nedir? Açıklayınız.

Kâbe dünya üzerinde ibadet etmek amacıyla inşa edilmiş ilk yapıdır. Kur’an-ı Kerim’de Hz. İbrahim tarafından temellerinin yükseltildiği geçer. Allah’ın emri ile inşa edilmiş ve Hz. İbrahim’e, inananları buraya çağırması buyrulmuştur. İslamiyet döneminde de Hz. Peygamberimiz vasıtasıyla, gücü olan Müslümanların, ömürlerinde bir kez Kâbe’yi ziyaretleri farz kılınmıştır. Kâbe hac ibadetinin merkezidir. Kadın, erkek, dil, ırk, zengin, fakir ayrımı yapmadan tüm inanlar Kâbe’yi tavaf eder ve Mescidi Şerif’te ibadet ederler. Aynı zamanda dünya üzerinde yaşayan tüm Müslümanlar, ibadet etmek için yönlerini Kâbe’ye çevirirler. Kâbe, kıblemizdir. Hac mevsiminde milyonlarca Müslüman Hacer-ül Esved taşından başlayarak, haccın farzı olan “Kâbe Tavafını” dualar eşliğinde yedi kez yaparlar.

 

Kâbe’nin ilk olarak kim tarafından, hangi tarihte inşa edildiği bilinmemekle birlikte, Hz. Âdem ile Hz. Havva dünyada Arafat Dağı üzerinde buluşurlar. Buradan batıya doğru yürürler. Hz. Âdem Allaha ibadet etmek ister ve burada Cennete tavaf ettiği nurdan sütunun kendisine verilmesini diler. Nurdan sütün orada oluşur ve Hz. Âdem onun etrafında tavaf eder. Bu nurdan sütun Hz. Şit zamanın kadar vardır ve sonra kaybolur. Onun yerinde bir taş kalır. Bu da Hacer-ül Esved taşıdır. Hz. Şit nurdan sütunun yerine onun büyüklüğümde bir yapı inşa eder. Hz. Nuh zamanında Kâbe kumlar altında kaybolur. Hz. İbrahim’e Kâbe’yi bulması yeniden inşa etmesi emri verilir. Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail ve eşi ile bu bölgeye gelerek yerleşir ve Kâbe’nin temellerini bularak yeniden inşa eder. Dünya üzerinde iki şeyin dünyadan olmadığı Cennetten geldiği söylenir. Bunlardan biri Hacer-ül Esved taşı diğeri de Kâbe’nin temelleridir.

İnternet ve sosyal medya ortamlarında ne tür iyilik imkanları oluşturulabilir?

İnternet ve sosyal medya ortamlarında ne tür iyilik imkânları oluşturulabilir? Tartışınız.

Dünyadaki her şey kullanım şekline, amacına ve sonuçlarına göre iyi veya kötü olarak nitelendirilmektedir. Peygamber Efendimiz(sav): “Ameller niyetlere göredir” buyurmuştur. Kişiler ne niyet ederlerse Allah katında ona göre karşılık bulurlar. Televizyon, internet, sosyal medya gibi araçlara kişinin nasıl kullandığına göre iyi veya kötü olur. Örneğin; Televizyon Allah’ı anlatmaj için bir aracı olarak kullanıldığında iyi, ahlak dışı veya kanunlara aykırı şeyleri insanlara empoze etmek için kullanılırsa kötü olabilir. Günümüzde birçok insan tarafından internet ve sosyal medya ağları kötü olarak algılanmaktadır. Bunun nedeni genellikle medyaya yansıyan olumsuz bazı haberlerdir. Oysaki istenirse çok güzel ve faydalı alanlar için kullanılması mümkündür.

 

İnsan, Ahsen-i Takvim’de yani en güzel yaratılışla yaratılmış bir varlıktır Her türlü hazineyi içinde saklamaktadır. Elinde bulunan imkanları en güzel ve iyi şekilde kullanabilir. Günümüzde yaşlısıyla genciyle herkesin elinde akıllı telefonlar ve cihazlar bulunmaktadır. Bu imkan doğru ve etkili kullanıldığında kayıp çocuklar bulunabilir. Son zamanda sosyal medya kullananların ilik nakli olmak için arayış içinde olan veya kan arayanların haberleri dikkatlerini çekmektedir. Bu o insanların aradıkları şeye ulaşmaları için müthiş güzel bir fırsattır. Türkiye’nin veya dünyanın bir ucundaki ihtiyaç sahibi bu insanlar için dünyanın diğer ucundaki birine ulaşmak zordur. Fakat sosyal medya ve internetle saniyelik iştir. Aynı olanaklar dünyanın bir ucunda yaşanan tabi afetteki insanların yardımına koşmak içinde kullanılabilir.

Hacda Ziyaret Edilen Mukaddes Yerlerden Hangilerini Biliyorsunuz?

Hac’da Ziyaret Edilen Mukaddes Yerlerden Hangilerini Biliyorsunuz?

 

Mescid-i Haram; Kabe’nin etrafına sonradan yapılan caminin adıdır.

Kabe-i Muazzama; Mekke şehrinde bulunan Kabe yeryüzündeki Allah’ın evi olarak bilinmektedir. Yeryüzünde kurulan ilk ve en önemli bina olarak bilinmektedir.

Peygamber Efendimizin Doğduğu Ev; İnsanlara rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin doğduğu ev ziyaret edilmesi gereken yerler arasındadır.

Cennet-ül Mualla Mezarlığı; Mekke’de bulunan kabristandır. Peygamber Efendimizin ilk eşi Hatice annemiz ve bazı sahabeler bu kabristanda ebedi uykuda bulunmaktadır.

Hira Dağı; Mekke- i mükerreme ile Mina arasında bulunan bir yerdir.

Sevr Dağı; Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicret ettiği sırada saklandığı yerdir. Kabe’nin güney tarafında yer almaktadır.

Arafat; Mekke’nin doğusunda bulunan bir yerdir. Burada Kurban Bayramından önce vakfe yapılmaktadır.

Müzdelife; şeytan taşlama sırasında atılacak taşların toplandığı yerdir. Arafat ile Mina arasında bulunmaktadır.

Mina; hac ibadeti yapılırken kurban kesilen ve şeytan taşlanan alanın adıdır.

Mescid-i Nebevi; Peygamber Efendimiz tarafından yaptırılan ve Peygamber Efendimizin namaz kıldığı mescittir.

Ravza-i Mutahhara; Mercid-i nebi içinde bulunan yer Peygamber Efendimizin kabri ile mescidin minberi arasındaki yerdir.

Uhud Şehitliği; İslam’ın yayılması sırasında hayatını kaybeden sahabeler bu mezarlıkta yatmaktadır. Medine’nin kuzeyinde bir dağdır.

Yedi Mescitler; Hendek savaşının yapıldığı yerdir. Buraya birbirine yakın yedi mescit yapılmıştır. Bu mescitler; Mescid-i Ebu Bekr, Mescid-i Ömer, Mescid-i Osman, Mescid-i Ali, Mescid-i Kableteyn, Cuma Mescid-i, Gamame Mescid-i