Çeviri faaliyetlerinin İslam coğrafyasına etkisi nedir?

Çeviri faaliyetleri Orta Çağ döneminde gerileme göstermeye başladı. Nedeni ise Orta Çağ Avrupa’sı dine yani Hristiyan dininin getirdiği, dogmatik anlayışlardan ötürü bilime bakış açısı değişti ve dinin görüşlerini bilim ile açıklamaya başladılar. Dolayısıyla bilimsel çalışmalarda dine göre şekil almaya başladı ve bilim dine uygun olarak yapılmaya başlandı. Hal böyle iken Orta Çağ Avrupası’nda bilim gerilemeye başladı ve Doğu’nun bilimsel araştırmaları adeta küllerinden doğdu.
İslam coğrafyasında ise İslam dininin yayılmasıyla beraber bilime değer arttı ve çeviriler sayesinde birçok bilim insanı İslam coğrafyasında bilimin gelişmesine destek verdi. Hint’ten, Yunanca’dan, İran’dan eserler tek tek çevrildi ve İslam coğrafyasına aktarıldı. Tabii dolayısıyla aktarılan bu eserlerle beraber oldukça gelişim sağlandı.

 

İslam coğrafyasındaki çeviriler sayesinde bilimsel çalışmalar arttı ve ünlü bilim adamı Harezmi on tabanlı sayı sistemini kurdu ve bütün Batı bu sistemi kabul etti. El Razi tıp alanında önemli çalışmalara imza attı. Yine Ömer Hayyam’ da astronomi ilmine büyük katkı sağlayan diğer bilim adamımızdır.

Okulda karşılaştığınız olumsuz davranışlar nelerdir? Bu olumsuz davranışlar sizi nasıl etkiliyor?

Her okulun ve okuldaki insanların belirli problemleri mutlaka oluyor. Çünkü hiçbirin yüzde yüz mükemmel olması mümkün değil.

Ben üniversite okuyan bir öğrenci olarak, sizlere yaşadığım bazı problemlerden bahsedeyim. Öncelikle ben bir vakıf üniversitesinde okuyorum ve üniversitemizin bir yemekhanesi yok. Okulda ders aralıkları dolayısıyla geçirdiğimiz saatler ister istemez acıkmamızı sağladığından ve bir yemekhaneye sahip olmadığımızdan, okuldaki özel alanlardan yüksek mevlalar karşılığında yemek yemek zorunda kalıyoruz. Oysa diğer devlet üniversitelerinde ve bazı vakıf üniversitelerinde de hem yemekhane mevcut hem de yemek fiyatları bir hayli uygun.

 

Bunun dışında servislere ödediğimiz yüksek miktar ücretler de, bizim için büyük sorun. Hiçbir üniversitede servis ücretli değil, ücretli olsa bile birkaç kuruş gibi sembolik rakamlar. Direkt fiyat belirtmek istemiyorum ama birkaç kuruşu çokça aşacak servis ücretleri ödediğimizi, hem de beş dakikalık yol için, normal standartlarda otobüse verdiğimiz paradan bile daha çok para verdiğimizi belirtmek isterim. Yani çoğumuz için sıkıntı olmuyor ama okulumuzda benim gibi tam burslu okuyan öğrencilerin var oluşu ve sıkıntı yaşayabilecekleri göz önünde bulundurulup en azından bursa göre bir ücret belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Okulda arkadaş çevresinde çok fazla sıkıntı olmuyor çünkü kendine göre arkadaşlar seçmek yine senin elinde ama yine de çok burnu havada ve kendini dünyanın merkezinde zanneden tiplerin olduğunu belirtmekte fayda var. Arkadaş seçerken dikkatli olmanız gerektiği uyarısını sizlere herkes yapacaktır ama ben tekrar özellikle altını çiziyorum, bu gerçekten önemli bir konu. Dikkat edin.

Elektrikle ilgili şiir

Siz de elektrikle ilgili bir şiir yazınız ve şiirinizi şarkı şeklinde söyleyiniz.

 

VAROLSUN ELEKTRİK

 Olmasaydın elektrik,

Nasıl yapardık biz sensiz.

Olmazdı hiçbir eğlence,

Ne televizyon ne bilgisayar.

Karanlık bir mutsuzluk çökerdi,

Çökerdi her eve.

<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<

Ya şimdi ne yapıyoruz,

Seninle neşe doluyoruz.

Gel keyfim gel yaşıyoruz.

Aydınlık gecelere koşuyoruz.

Huzurla mutlu kalkıyoruz.

Yaşa varol elektrik.

İyi bir arkadaşta olması gereken olumlu özellikler nelerdir?

Sizce iyi bir arkadaşta olması gereken olumlu özellikler nelerdir?

Arkadaşlık duygusu dünyada sahip olunabilecek en güzel duygudur. Her insanın onlarca arkadaşı bulunur, arkadaş edinmek kolaydır. Yolda gördüğünüz, çok kısa sohbet ettiğiniz veya bir ortamda herhangi bir şekilde aynı anda bulunduğunuz herhangi biri ile arkadaş olabilirsiniz. Fakat asıl sorun, doğru arkadaşı edinebilmektedir. Herkes ile arkadaş olunabilir ama herkes ile dost olunamaz. O zaman bana yöneltilen şu soruyu değiştirelim, bir dostta olması gereken olumlu özellikler nelerdir?

Bence bir dostta bulunması gereken olumlu özelliklerin başında dürüstlük gelir. Bir dost her ne olursa olsun, size karşı dürüst davranmalı ve asla yalan söylememelidir. Arkanızdan iş çevirmemelidir.

Bir dost sır tutmayı bilmelidir, sizden duyduğu lafı başkasına götürmemelidir. Sırrınıza ortak olmalıdır. Bir derdiniz varsa acınızı paylaşmalı, mutlu anınızda sizinle birlikte mutlu olmalıdır. Siz acı çekerken o etrafa gülücükler saçmamalıdır.

Bir dost aynı aileniz gibi sizi koruyup kollamalıdır. Yeri geldiğinde bir anne, yeri geldiğinde bir abla, yeri geldiğinde bir abi, yeri geldiğinde de bir kardeş gibi her zaman sırtınızı dayayabileceğiniz güvenilir bir liman olmalıdır sizin için.

Bir dost sizi konu ne olursa olsun kıskanmamalı, sizin mutlu olduğunuz şey ile o da mutlu olmalıdır. Onda var, bende yok tarzı kıskançlıklar arkadaşlığınızı yıpratır zaten bir arkadaşlıkta fesatlık varsa, o gerçek arkadaşlık değildir.

Dostunuz sizin ikinci aileniz gibi olmalıdır. Bazen yanlışa düşüp ittiğinizde bile, size sığınak olmayı başarmalıdır.

Sınıf arkadaşlarınız ve öğretmeniniz ile birlikte bir hastayı ziyaret ettiğinizi düşününüz. Neler hissederdiniz?

Öğretmenlerin ilkokulda mutlaka uygulamaya çalıştığı bu uygulama, çocukların farkında olmadıkları güzellikleri onlara aşılamaktadır.

Ben sınıf arkadaşlarım ve öğretmenim ile bir hastayı ziyarete gittiğimde, öncelikle onun adına çok üzülürüm. Onun o hali günlerce gözümün önünden gitmez. Aslında insanın psikolojisine biraz zararlı olabilecek bir davranış biçimidir bu ama yine de küçük yaştan çocuklara aşılanmasında fayda vardır. Çocukların hissettikleri hastalığın derecesine göre değişir.

Örneğin kolu olmayan bir hasta ile karşılaşan çocuk, kolu olduğu için mutlu olacak ve kolunun kıymetini bilecektir. Ölmekte olan bir hastayla karşılaşan çocuk, ki mümkünse karşılaşmasın, onun adına çok üzülecek ve psikolojik olarak etkilenecektir.

 

Öğretmenler çocukları genel olarak hafif haftalık geçiren hastalara götürür. Çocuklar onlara ilk olarak üzülür ve acırlar. Ama öğretmenin asıl amacı çocuğu üzmek değil, ona ne kadar kıymetli olduğunu hissettirmektedir. Örneğin bir parmağı olmayan bir hasta ile karşılaştırması, parmağının kıymetini bilmesi gerektiğini vurgulamaktır. Ya da down sendromlu bir çocuğun yanına götürmesi, ona verilmiş bir nimet olan aklını iyiye kullanmasını sağlamak ve kötü ve boş şeylerden uzak durmasını sağlamaktır.

Ben bir hastanın yanına ne zaman gitsem, onun istediklerini yapıp yemeğini yediriyorum. Ona yaptığım arkadaşlıktan son derece memnun kalan hastaya verilebilecek en büyük hediyelerden biri de, ona sanki her şey normalmiş gibi davranmaktır. Morali motivasyonu yüksek olan bir hastanın iyileşme süreci de hızlanmaktadır.

Benim hastanın yanında hissettiklerime gelecek olursak, ne zaman bir hasta görsem sağlığımın kıymetini bilirim. Ona üzülmek yerine ona yardım eder, arkadaşlık ederim. Ona ettiğim yardımlar bana kendimi huzurlu hissettirir.

Okulunuzda yapılan yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerine örnekler…

Okulumuzda yapılan çeşitli etkinliklerin yanı sıra, kendi içimizde yardımlaşma ve dayanışma faaliyetleri de bulunmaktadır. Daha ben ilkokuldayken, öğretmenimiz yardımlaşmamızı ve birbirimize ihtiyaç duyduğumuz konularda birbirimize her daim destek olmamızı söylerdi. Sınıf arkadaşlarım ve ben, bugün buralarda isek bunun en önemli sebebi ilkokul öğretmenimizdir.

Gerek grup çalışmalarında, gerekse de diğer toplu etkinliklerimizde her daim dayanışma ve yardımlaşma içerisindeydik. Grup çalışmalarında her işi birlikte yapar, birbirimize işler paslardık. Matematik sorusunu ben çözüyorsam, yazmasını sen yap. Resimleri ben çıkarttım, yazıları sen yaz. Kaynakları ben buldum, toparlamasını sen yap tarzı birçok konuda birbirimize dayanışma ve işbirliği sağlayıp ödevlerimizi kısa zamanda ve kaliteli bir şekilde hocalarımıza iletiyorduk.

 

Toplu etkinliklerimizde de her daim sınıfta bir yardımlaşma ortamı bulunmaktaydı. Örneğin bir pikniğe gittiğimizde, birimiz bir şeyleri unuttuysak diğerimiz ona yardım ederdi. Bir kişi içeceği alıyorsa, diğer kişiler farklı farklı yemekler getiriyorlardı. Biri çatalını unuttuysa, yedek çatalı olan ona getiriyordu.

Okullarda bunların dışında toplu olarak yapılan dayanışma faaliyetleri de bulunmaktadır. Mesela okul başkanı seçilirken, aday başkanın kurulu ona yardım eder ve dayanışma sağlanmış olur. Sınıf ortamlarında bir öğrencinin kalemi olmadığında diğer öğrenciler ona yedek kalemlerini uzatmaktadır ve bu kalem dağıtma olayı, ilkokul, ortaokul, lise ve hatta üniversitede bile devam etmektedir. Kalem dağıtmak ciddi bir yardımlaşmadır.

Öğrencilere her zaman dayanışma ve yardımlaşmayı öğreten okul, onlara öğrettiği bu davranışlar ile güzel ahlak aşılamaktadır.

Okulunuzda yapılan yardım faaliyetlerine katıldığınız zaman neler hissediyorsunuz?

İnsan içgüdüsel olarak birine yardım ettiğinde, birinin yüzünü gülümsettiğinde mutlu hisseden bir canlıdır. Hayatımızın her köşesinde insanlara bir şekilde yardım ederiz. Mendil satan bir çocuktan mendil almak, bir amcanın karşıdan karşıya geçmesini kolaylaştırmak, tekerlekli sandalyedeki teyzenin bir ranpadan çıkışını sağlamak, susamış bir köpeğe su vermek, bir kediyi doyurmak günlük hayatta yaptığımız yardımlardan yalnızca bir kaçıdır.

Her okul kendi çapından kendinden kötü durumdaki okullara ya da öğrencilere bazen burs sağlamakta, bazen de öğrenciler aracılığıyla yardım toplayarak onların eksiklerini almasına yardımcı olmaktadır.

Bir okula yardım yapıldığında, o okula yapılan ziyaretlerden çocuklardan teşekkür almak, onların yüzlerinde oluşmuş gülümsemeyi görmek insana iyi bir insan olduğu duygusunu verir. Yalnızca bununla kalmaz huzurlu hissettirir. İyi bir insan olmak insanın doğasında vardır.

 

Örneğin okulumuzun yaptığı bir ziyarette biz öğrenciler yetimhaneye gitmiştik. Bir yetimhane şartlarında büyümüş çocuğun gerçekten ne zorluklar çektiğini görmeden bilmek mümkün değil. Hatta bazen sadece yaşamak gerekir, görmek de fayda etmemektedir. Yetimhanedeki çocuklara eskimiş oyuncaklarımızı, kullanmadığımız kıyafetlerimizi ve ayağımıza küçük gelen ayakkabılarımızı verdiğimizde yüzlerinde gördüğümüz çeşitli duygular bizleri bir yandan mutlu ederken, bir yandan da yaşadığımız hayatlardan utandırmıştı.

Her gün israf ettiğimiz onca şeye muhtaç çocukların olduğunu görmek gerçekten yüreğimizi yaralamıştı. İnsan iyilik yaptığı için ne kadar mutlu ve huzurlu hissetse de, aklı bazen yapamadıklarında kalabiliyor. Keşke daha çok yardım yapabilsek diye düşünmekten kendimi alamadığımız o dakikalarda bazı arkadaşlarımızın gözyaşlarına boğulduğunu da görmüştük. Okulun böyle etkinliklerde yer alması da bizleri ayrıca gururlandırmıştı.

Okulumuzda Yürütülen Etkinlikler Nelerdir?

Okullarda çeşitli etkinlikler yürütülmektedir. Sosyal faaliyetler, spor etkinlikleri, yardım etkinlikleri gibi çeşitli etkinlikler bulunmaktadır.

Benim okulumda yürütülen etkinliklerden bazılarını sayıp açıklamak gerekirse, birçok spor etkinliği olduğunu başta belirtmek gerekir. Çok büyük bir spor salonuna sahip okulumda, her sene turnuvalar düzenlenir, çeşitli takımlara öğrenciler alınır. Futbol, voleybol, basketbol gibi klasik sporların yanı sıra hentbol, karate, tenis gibi her okulun sahip olmadığı spor dalları da bulunmaktadır.

Bunun dışında bir vakıf üniversitesinde okuduğum varsayılırsa, genelde çevremde maddi durumu iyi öğrenciler bulunmaktadır. Bu öğrenciler ellerinde olanı paylaşmaktan geri durmadığı için yapılan yardımlar ile, okullara okuma kitapları gönderilmekte, bazı okullar bizim yardımlarımızla restore edilmekte, bazı çocukların hayalleri gerçekleştirilmektedir.

 

Sosyal faaliyetleri sayacak olursak, okunulan bölüme göre bir sürü sosyal faaliyet olduğunu söylemekte fayda vardır. Örneğin ben bir psikoloji öğrencisi olarak, katıldığım topluluklarda öğrencilerin meslek hayatlarında işlerine yarayacak sertifikalar almalarını sağlayan birçok etkinlik düzenlendiğini gördüm. Dışarıda ve içeride olmak üzere, çeşitli branşlarda ün yapmış psikologlar bazen okulumuza, bazen de dışarıdaki herhangi bir mekana taşındı ve bazen belirli ücretler karşılığında onların seminerlerine katılarak sertifikalar aldık. Sadece psikoloji olarak değerlendirmek olmaz. Yeni medya öğrencileri için okulumuza çağırılan çeşitli medyacılar, sunucular ve hatta yönetmenlerin de onlara büyük katkıları olduğunu söylemekte fayda var. Bazılarına bizde katıldık, katılmamızın amacı tamamen eğlenmekti ve son derece eğlendik. Okulumuzdaki çeşitli faaliyetlerin biz öğrencilere insan aklına gelmeyecek kadar şey kattığını unutmamak gerek.

Okuldaki olumlu ve olumsuz davranışlarımız nelerdir?

Okulda bazen sergilediğimiz davranışlar geleceğimiz için büyük önem teşkil ediyor. Bir üniversite öğrencisi olarak söylüyorum ki, farkında bile olmadan yaptığımız bazı ufacık yanlışların farkına varmak hayatımızda çok şeyi değiştirebilir.

Mesela devamsızlıktan kalmamak için gittiğimiz okulda dersi dinlemeyip uyumak oldukça tehlikeli bir yanlış. Öğrenciler çoğu zaman dersi geçip şu okulu bitirsem kafasındalar, ne öğreneceksek stajda öğreniriz zaten diye düşünüyorlar. Oysa son derece hatalı bir düşünce. Stajda ne yapacağınızı bilmeden birkaç ay geçirmek yerine, okulda öğrendiklerinizi uygulamanız sizlere avantaj sağlayacaktır.

 

Bunun dışında dersleri sadece geçebilecek kadar puan almak çoğu zaman öğrencileri kötü etkiler. En basitinden bir work and travel programına katılırken bile, sizlerden son dönem yaptığınız ortalamanız isteniyor. İş hayatında ve staj seçiminde de bu önem teşkil ediyor.

Bütün bunların yanı sıra okulunuzdan memnun değilseniz veya başka bir şehirdeki okula gitmek istiyorsanız da, ortalamanızın büyük önem teşkil ettiğini unutmamalısınız. Belki çoğu kişiden duyduğunuz bir uyarı ama tekrar belirtmekte fayda var. Derslerinize isteyerek çalışmalısınız.

Tabi bunların dışında sergilediğimiz olumlu davranışlar da mevcut. Mesela topluluklara üye olmak. Bunun ne gibi bir olumlu yanı olduğunu düşünenleriniz olacaktır, çünkü üniversite topluluklarına çoğunlukla öğrencilerin ne için katıldığını hepimiz az çok biliyoruz. Fakat gerçekten öğrenciler tarafından yapılan yardımlar ile okuyan, güzel bir hayata kavuşan küçük çocukların ve huzurevine yapılan ziyaretler ile sevindirilen yaşlıların olduğunu unutmamakta fayda var.

 

Okulda Arkadaşlarınızın Hangi Olumlu Davranışlarıyla Karşılaşıyorsunuz?

Çok kapsamlı yanıtlar verilebilecek güzel bir soru. Okulda arkadaşlarımın hangi olumlu davranışlarıyla karşılaştığımı bir süre düşünmem gerekiyor. Hayati çıkarlarına kendini adamış başka hiçbir şey ile ilgilenmeyen günümüz insanından olumlu davranış beklemenin zor olduğunu öncelikle belirtmek isterim. Ama yine de hala iyi insanların kaldığını hatırlatmakta da fayda görüyorum.

Üniversitede psikoloji okuyan bir öğrenciyim ve arkadaşlarım insan psikolojisinden gerçekten anlayan insanlar. İleride büyük bir kısmının çok iyi psikologlar olacağına eminim. Arkadaşlarım yardımseverler. Diğer bencil insanlar gibi, derse gelip notunu alsaydı kafasında değiller. Gelmeyen öğrencilere kurdukları gruplar ile sınıfta olanların bilgisini verip, ders notlarını gönderiyorlar örneğin.

 

Sınıfımız kalabalık ama ben şimdiye kadar yalan söyleyenine hiç rastlamadım. Arkadaş canlısı kimseler. Sıcakkanlılar ve yapmacık hareketlerden uzaklar. Boş yorumlar ve laf kalabalıklardan uzak olduklarından sınıfta sürekli kaliteli espriler ve gerçekten önemli konuşmalar geçiyor.

Düşününce yaşadığımız çevrede böyle insanlar bulmak bir hayli zor, heleki üniversitede daha zor ama sanırım arkadaş çevresi konusunda son derece şanslıyım. Başka yerlerde okuyan arkadaşlarımın arkadaş konusunda var olan şikayetlerinden ben son derece uzağım. Ne yalancı, ne kötü insanlar tanıdım şimdiye kadar.

Tabi her zaman böyle bir çevreye denk gelmek mümkün olmayabilir, bu nedenle arkadaş seçerken çok dikkatli davranıp herkese hemen güvenmemeyi öğrenmeniz gerekiyor. Aksi takdirde arkadaşlık konusunda çok kırılabilirsiniz.