Mümin, münafık, kâfir, müşrik ve fasık kelimelerinin anlamlarını araştırarak defterinize yazınız.

Mümin, münafık, kâfir, müşrik ve fasık kelimelerinin anlamlarını araştırarak defterinize yazınız.

 

Mü’min gönülden inanan insana denir. Peki neye inanır Mü’min? Mü’min Peygamber efendimizin Allahu tealadan alıp bize ilettiği hükümlere bizatihi kendi isteğiyle inanan kişi demektir. Allahu Tealanın emirlerini doğrulayan kişileri işaret etmek için kullanılan bir kitabi terimdir. Mü’min olmak mü’min ahlakı dediğimiz bir ahlakı da beraberinde getirir. Kişi hayatını düşünceleri bu hükümlere göre düzenlemeye çalışır. Mü’min sadece inanan insanları tanımlamak için kullanılmaz Allah kendi sıfatı olarak da Kuran-ı Kerim’de geçirmektedir.

 

Münafık, Allah’ın emirlerine gönülden inanmadığı halde inandığını söyleyen ve hayatında da inanmış gibi görünen kişiye denir. Allah’ın vahdetine inanmaz ,Peygamber efendimizin tebliğ ettiği buyrukları da kalpten kabul etmez. Bunu da Müslümanların zorlamasından dolayı değil Müslümanlara zarar vermek için yapan kişidir. İçi ve dışı farklı olandır. Bu yüzden Müslümanlar için münafıklar kafirlerden daha fazla tehlike yaratır.

 

Kâfir küfür eden kişi anlamına gelir yani iman edenin zıt anlamlısıdır.Hem Allahu tealanın vahdetini hem de Peygamber efendimizin buyruklarını kabul etmeyen bunu da sözleriyle ve davranışlarıyla kanıtlayan kişidir. Dinin temel hükümlerinin bir kısmını ya da bütününü reddeder.

 

Müşrik Allahu tealanın var olduğunu kabul eder fakat O’na ibadet ederken ya da O’nun uluhiyetini tanımlarken Allah’a ortak koşar. Allah’ın sıfatlarını ikinci bir varlığa da verir ya da Allah’a ulaşmak için yeryüzünde Allah’ın tezahürü olduğunu inandığı put gibi aciz varlıkları aracı kılar.

 

Fasık günahkar kimse demektir. Bu kişi açıktan haram işler ve günah işlediği herkes tarafından bilinir.

İman ve İslam kavramlarını sözlükten araştırarak defterinize yazınız.

İman ve İslam kavramlarını sözlükten araştırarak defterinize yazınız.

 

İmanın kelime anlamı “tasdik etmek, söylenileni kabul etmek, mutmain bir şekilde  söylenilenleri benimsemek, güven içinde olmak, yürekten doğrulamak” gibi anlamlara gelmektedir. Istılahi anlam olarak ise iman, Hz. Muhammed’e (s.a.v) Allahu Teala’nın göndermiş olduğu emirlere gönülden bizatihi kişinin isteyerek  hiçbir zorunluluk ve baskı hissetmeden  yürekten inanması anlamındadır.

 

İslam dininde iman, dinin esaslarına inanmak demektir. Kişi bu sayede kurtuluşa erenlerden olabilir ve cennete gidebilir. İmandan kasıt da en konsantre haliyle peygamber efendimizin bizlere iletmiş olduğu 6 maddeye inanmak demektir. Amentüde bu  altı esas yer almaktadır. Allah’a inanmak, Allah’ın Kitaplarına ve Peygamberlerine inanmak, Kıyamet gününün varlığına inanmak, hayrın da şerrin de Allah’tan olduğuna inanmak altı esasın tamamıdır. Aynı şekilde iman amentüde belirtilen esasların yanında Allah’u tealanın bize bildirmiş olduğu emirlerini ve yasaklarını kuşkusuz kabul etmek demektir. Bu hükümlere inanan kişiye Mü’min denir. Mü’min kişi bu saydıklarımızı hem kabul etmeli hem de hoşnutluk göstermelidir. Mü’min kişi inandığı için aynı zamanda Müslüman olmuş demektir ve onun bir diğer adı da müslümandır. İslam olan kişi anlamına gelir. İslam’ın kelime anlamı da teslim olmak, itaatte bulunmak gibi manalara gelir. İman dinin inanç yönüyken İslam pratik yönüdür anlam bakımından aynı şeyleri karşılıyor gibi gözükse de tezahürleri farklıdır. İslam’ın şartı da beş esastan oluşur. Bunlar kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak ,oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmektir.

İlaçların nasıl geliştirildiğini ve üretildiğini araştırınız.

İlaçların nasıl geliştirildiğini ve üretildiğini araştırınız.

 

İlaçlar, hastalığı iyileştirmek, durdurmak veya önlemek için kullanılan kimyasal maddeler veya bileşiklerdir; semptomları hafifletmek veya hastalıkların teşhisinde yardımcı olurlar. İlaçlardaki ilerlemeler, doktorların birçok hastalığı tedavi etmesini ve hayatlarını kurtarmasını sağlamıştır. Bu günlerde ilaçlar çeşitli kaynaklardan geliyor. Birçoğu doğada bulunan maddelerden geliştirilebiliyor. Aynı zamanda ilaçların çoğu bitkiden elde ediliyor. Bazı ilaçlar, bir dizi kimyasalın karıştırılmasıyla laboratuvarlarda yapılır. Penisilin gibi diğerleri ise, mantar gibi organizmaların yan ürünleridir. Ve birkaçı, genleri istenen maddeyi üretmelerini sağlayan bakterilere sokarak biyolojik olarak tasarlanmışlardır.

 

İlaç geliştirmek ve üretmek için belli bilgi birikimine sağlık olmak gerekir bizim dönemimizde eczacı olarak eğitim görmüş kişiler tarafından ve bilim insanları ile bu ilaçlar hazırlanır ve test edilir. İlaç hem bitkisel hem de kimyasal olarak elde edilebilir. Yalnız önemli noktalar vardır ilaç içeriğinin doz ayarını yapmak hayati öneme sahiptir. Günümüzde ilaç üretmek için şirketler kurulmuştur bu şirkette çalışan insanlarda eczacı ve ilaç hakkında yüksek lisansını yapmış profesör bilim insanlarıdır. Şirketler yeni maddeler geliştirmek için kendi araştırma tesislerini sürdürürler. Hastaları zararlı yan etkilerden korumak için devlet düzenlemesi, hayvan testleri ve klinik denemeler de dahil olmak üzere yeni ilaçların onaylanmasından önce ayrıntılı bir test sistemi yapılır. Yeni bir ilacın laboratuvardan eczaneye geçmesi uzun yıllar alır. Son tahminler, yeni bir ilacın geliştirilmesinin yaklaşık 1,2 milyar dolar olduğunu göstermektedir. Bu yatırımlar, geliştiricilere ilacı birkaç yıl boyunca satmak için münhasır hak veren patentlerle korunmaktadır. Bu patentin süresi dolduğunda, diğer firmaların ‘jenerik’ üretmelerine izin verilir (aynı tarifi kullanan ancak aynı adla satılamayan ilaçlardır.

Yeterli ve dengeli beslenme nasıl olmalıdır?

Yeterli ve dengeli beslenme nasıl olmalıdır? Açıklayınız.

Çoğu insan iyi beslenmek ister ve fiziksel aktivitenin sağlıklı bir kilonun korunmasına yardımcı olduğu hakkında da bilgi sahibidirler. Fakat iyi beslenmenin faydaları kiloların ötesinde sağlık için çokça önemlidir. İyi beslenme yararları hakkında;

 

  • Kalp hastalığı, diyabet, inme, bazı kanserler ve osteoporoz gibi bazı hastalıkların riskini azaltır.
  • Yüksek tansiyonu azaltır
  • Düşük yüksek kolesterol
  • Sağlığınızı kuvvetlendirir.
  • Hastalıklarla savaşma yeteneğinizi geliştirin
  • Hastalıktan veya yaralanmaların iyileşme hızına iyi gelir.
  • Enerji düzeyinizi artırın

 

İyi Beslenme Nedir?

İyi beslenme, vücudunuzun en iyi şekilde çalışması için gereken tüm besinleri, vitaminleri ve mineralleri de dahil alması anlamına gelir. Yemeklerinizi ve atıştırmalıklarınızı da kalori açısından düşük olan besin maddeleri içeren yiyecekler için planlamak ve düzenli beslenmektir.

  • Bol bol meyve yiyin: Meyvelerin doğal liflerinden faydalanmak için, meyve suyu yerine meyve bütününü yemeniz gerekir.
  • Bolca sebze yiyin: Her gün çeşitli renk ve sebze çeşitlerini yiyin.
  • Bol miktarda tam tahıl yiyin: Tahılların en az yarısı, ekmek, kraker ve yediğiniz makarnalar tam tahıllardan yapılmalıdır.
  • Az yağlı veya yağsız süt seçin: Bunlar kemiklerinizi güçlü tutmaya yardımcı olmak için kalsiyum ve D vitamini sağlar.
  • Yağsız etleri seçin: Yağsız et ve kümes hayvanlar daha az yağ ve daha az kalori içerir ancak yine de iyi bir protein kaynağıdır.
  • Diğer protein kaynaklarını deneyin: Et ve kümes hayvanlarını balık, fasulye ile değiştirmeyi deneyin.

Beden Kitle İndeksinin (BKİ) nasıl hesaplandığını öğreniniz.

Beden Kitle İndeksinin (BKİ) nasıl hesaplandığını öğreniniz.

 

Beden kitle indeksi kişinin sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olup olmadığını anlamamıza yarayan bir ölçümdür. BKİ, 18 yaşın üzerindeki çoğu insan için yararlı bir ölçümdür. Fakat bu sadece bir tahmindir ve yaş, etnik köken, cinsiyet ve vücut kompozisyonunu hesaba katmaz. Bel ölçümünü ve diğer risk faktörlerini de kontrol etmenizi tavsiye ederiz.

 

Beden Kitle İndeksi Nedir?

Beden kitle indeksi (BKİ), boy ve kilo bazında vücut yağının bir tahmini. Vücut yağını doğrudan ölçmez, bunun yerine bir yaklaşım yapmak için bir denklem kullanır. BKİ, bir kişinin sağlıksız veya sağlıklı bir ağırlıkta olup olmadığını belirlemeye yardımcı olabilir. Yüksek bir BKİ vücut üzerinde çok fazla yağ olduğunun göstergesi olabilir, düşük BKİ ise vücutta çok az yağ olduğunu gösterir. Bir kişinin BKİ’sı ne kadar yüksekse, kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve diyabet gibi bazı ciddi durumları geliştirme ihtimalleri de o kadar yüksektir. Çok düşük bir BKİ, kemik kaybı, bağışıklık zayıflığı ve anemi gibi sağlık sorunlarına da neden olabilir. BKİ, vücut kilo problemleri için çocuk ve yetişkinlerin taranmasında yararlı olabilirken, bunun sınırları vardır. BKİ, sporcularda ve çok kaslı vücutleri olan diğer insanlarda vücut yağ miktarını fazla tahmin edebilir. Aynı zamanda yaşlı erişkinlerde ve kas kütlesini kaybetmiş diğer insanlarda vücut yağ miktarını da az hesaplayabilir.

 

Beden Kitle İndeksi Formülü

BKİ, bir kişinin ağırlığını boylarının karesine bölerek hesaplanır. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, yaşları 2 ila 19 arasında değişen çocuk ve gençler için BKİ hesaplayıcısı ve 20 yaş ve üstü için yetişkin bir BKİ hesaplayıcısı sunar. Yaş aralığı beden kitle indeksi için önemlidir.

T.C. Sağlık Bakanlığının Genel Ağ sitesinden obezitenin ne olduğunu ve nedenlerini araştırınız.

T.C. Sağlık Bakanlığının Genel Ağ sitesinden obezitenin ne olduğunu ve nedenlerini araştırınız. Edindiğiniz bilgileri sınıf arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

T.C Sağlık Bakanlığının sitesinde obezitenin tanımı alınan enerjinin fazla olmasından kaynaklandığını belirtiliyor. Alınan fazla enerji vücutta yağ olarak birikiyor buda kilo oluşumuna sebebiyet veriyor. Bu dönemlerde yaşanan ve sonu ölümle sonuçlanan hastalıklar arasında obezitede bulunuyor. Aslında önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen kişilerin bu durumdan kurtulmak için sağlık kuruluşlarından yardım alması gerekir. Obezitenin oluşması kişide birçok farklı hastalığın oluşmasına yol açacaktır. Örneğin hipertansiyon, diyabet, bazı kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları ve kas-iskelet sistemi gibi sağlık soruları obezite ile birlikte kendini gösterebilir. Yaşam süresini ve standartlarını düşürecek olan obezite birçok etmenle zemin hazırlayabilir.

 

Obezite kişinin;

  • Yaşadığı ortam şartlarına.
  • Yaşına.
  • Ekonomik durumuna.
  • Beslenme alışkanlıklarına .
  • Aile genetiğine.
  • Psikolojik ilaç kullanımına.
  • Kalp ve damar rahatsızlıkları ilaçlarının kullanılması.
  • Medikal problemlerin olması.
  • Sosyo-kültürel nedenler.
  • Yanlış beslenme.
  • Aşırı miktarda beslenme.
  • Hızlı yemek yeme.
  • Alkol kullanımı.
  • Metabolizmanın hızının yavaş olması
  • Hormonal sıkıntıların olması

 

Gibi durumlarına bağladır.

Toplamda Türkiye de kadınların yüzde 20 sinin erkeklerin ise yüzde 17 sinin obez olduğunu görülmektedir. Genel olarak ise Türkiye de obezite yüzde 17’dir. Bu durumu durdurmak ve sağlıklı bir nesil yetiştirmek için doğru beslenme şeklini bilmeliyiz.  Obezite ise bir hastalıktır ve doktorların yönlendirdiği şekilde kişinin kararlılıkla ilerlemesi beklenilir. Obezite  hastalığının tedavisinde doktor , diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir. Bu ekip ile birlikte obez kişi sağlıklı bir yaşama ve görünüşe kavuşabilir.

Kendiniz için örnek bir menü hazırlayınız.

Kendiniz için örnek bir menü hazırlayınız.

 

Kahvaltı

  • Bir portakal ya da lifli bir meyve
  • İki haşlanmış yumurta (veya yapışmaz tavada kızartılmış)
  • Her biri tereyağı ile yapılmış iki dilim tam tahıllı tost
  • Bir fincan az yağlı süt
  • Bir fincan kahve veya bitkisel çay

 

Abur cubur

  • Bir muz
  • İki çorba kaşığı ballı bir bardak sade yoğurt


Öğle yemeği

  • Domates ve soğan ve yeşillikler ile hazırlanmış salata üstüne yarım yemek kaşığı nar ekşisi veya salata sosu konulabilir.
  • 1 porsiyon kavrulmuş ya da haşlanmış tavuk göğsü.
  • Yarım porsiyon az yağlı çorba

 

Akşam yemeği

  • Salata; Domates ve soğanla yeşillikler ile hazırlanmış salata üstüne yarım yemek kaşığı nar ekşisi veya salata sosu konulabilir.
  • Buğulama veya haşlama sebze yemeği. Yağsız ve 1 porsiyon olacak şekilde.

 

Abur cubur

  • Bir fincan yaban mersini
  • İki çorba kaşığı krem ​​şanti

 

Bu yalnızca örnek bir menüdür. Kişinin günlük yemek menüsünde bolca yeşillik salata olması önemli ve sağlık açısından yararlıdır. Protein yağ ve karbonhidrat alımı belli sınırlar içinde olmalıdır. Kişinin kilo verememe ya da kilo alamama gibi problemleri varsa ideal beden kütle endeksinin altında veya üstünde ise bir diyetisyene danışmalıdır.

Mideniz mektup yazabilseydi size neler söylerdi?

Mideniz mektup yazabilseydi size neler söylerdi?

 

Mide vücudumuzdaki her organ gibi hayati önem taşıyan bir organdır. Besinlerin hem mekanik hem de kimyasal sindiriminin olduğunu mide organı sağlıklı kalabilmek için belirli bir ph değerinde bulunmalıdır. Mide organımız asidik bir sıvı taşıyarak kimyasal sindirim hareket ederek ise mekanik sindirimi yapar.  Bu yüzden yediğimiz besinler midemizin sağlığı için birebir önem taşıyor. Yalnız yediğimiz besinler değil aynı zaman da içtiğimiz içecekler ve besinlerin içeceklerin yeme sıklığı gibi birçok etken midemiz için önemli. Eğer midemiz mektup yazabilseydi bizlere söyleyecek oldukça fazla şeyi olurdu. Bunlar arasında öncelikle vücudun tüm organlarının birbiri ile bağlantılı olduğu ve herhangi bir organda yaşanacak rahatsızlığın diğer organları ve vücudun tamamını etkileyebileceği olurdu. Bunun sebebi midenizin rahatsızlanması gibi olabilecek olayların daha kötü sonuçlara sebebiyet verebilecek olmasıdır. Sonuçta sağlıklı beslenmez ve mideniz rahatsızlanırsa diğer organlarınızda etkilenecektir. Mideniz sizin sağlıklı beslenmediğinizi fark edecek ve beyni uyarmaya başlayacaktır ve siz mide bölgesinde ağrı sızı bulantı ya da yanma hissedeceksin. Fazla asitli içeceklerin çok içilmesi (kola gibi) midenizin ph değerinde değişiklik yapacaktır ve o zaman mideniz üzgün bir şekilde mektup yazabilir size.

 

Genel olarak mideniz mektup yazabilseydi size neler söylerdi?

  • Sağlığınıza dikkat etmenizi
  • Her besin öğününde yeteri kadar almanız gerektiğini.
  • Günlük içmeniz gereken en az 2 litre su olduğunu.
  • Uyumadan önce yemek yememeniz gerektiğini.
  • Ayakta su içmemeniz gerektiğini.
  • Su içerken mümkünse oturmanız gerektiğini ve bir dikişte değil en az 3 dikişte bardağınızı bitirmenizi.
  • Aşırı yağlı yemekler yememeniz gerektiğini.
  • Lifli ve sindirimi kolay besinler tercih etmeniz gerektiğini
  • Aşırı asitli ve kafeinli içeceklerden uzak durmanızı.

İlaçların bilinçsiz kullanılması ifadesinden ne anlıyorsunuz?

İlaçların bilinçsiz kullanılması ifadesinden ne anlıyorsunuz?

Kullanılan ilaçların bilinçsiz bir şekilde doktor kontrolü olmadan içilmesi oldukça tehlikeli bir durumdur. Hasta olan kişinin ne olursa olsun reçete ile almadığı bir ilacı kullanmaması gerekir. İlacın geçici müddette iyi geldiğini düşünse de sonradan bu kullanılan ilaç farklı hastalıklara sebebiyet verecektir. Ayrıca olan hastanızın daha kötü bir hal almasına doktor tarafından teşhis ve tedavi edilmediğinden ve gerekli ilaçlar alınmadığından sağlık durumunuz oldukça kötü etkilenecektir.

 

İlaçların bilinçsiz kullanılmasına örnek olarak;

  • Bilinçsizce hastayken antibiyotik kullanmak.
  • Gereksiz ve bilmeden vitamin ilaçlarının alınması.
  • Bilmeden ve devamlı kullanılan ağrı kesiciler.
  • Son kullanım tarihine bakılmadan kullanılan ilaçlar.
  • Çevredekilerin önerileri ile kullanılan ilaçlar.
  • Doktorun önceden farklı bir rahatsızlık için verdiği ilaçları kullanmak.
  • Düzensiz, zamanını aksatarak ilaç kullanmak.

 

Bilinçsiz ilaç kullanmanın sağlığa zararları:

  • Mide bulantısı kusma meydana gelebilir.
  • Sakat kalma riski
  • Özellikle antibiyotik bilinçsiz kullanılması kronik kalp rahatsızlıklarının meydana gelmesine sebebiyet verebilir. Böbrekte taş oluşmasına böbrek yetersizliği gibi böbrek rahatsızlıkların meydana gelmesi olası durumlardandır.
  • Karaciğer yetmezliği çeşitli bilinmeyen hastalıkların oluşması.
  • Kronik nedeni bilinmeyen ağrılar yaşanması.
  • Kişinin olağan hastalıklarının daha da kötü bir hal alması.
  • Ölüm riski oluşması.
  • Zehirlenme yaşanması.
  • Beyin fonksiyonlarının zarar görmesi ve felç geçirme riski yaşanması.

 

Ve daha birçok hastalığa sebebiyet verebilir. Bundan dolayı ilaç kullanmadan önce doktor kontrolünden geçip doktorun size reçete olarak verdiği ilaçlar kullanılmalıdır. Bu ilaçlarda doktorun veya sağlık çalışanlarının size söylediği zaman aralıkları ile düzenli olarak kullanmalısınız.

Yetersiz ve Dengesiz Beslenmenin Sağlığa Etkisini Açıklayın.

Yetersiz ve Dengesiz Beslenmenin Sağlığa Etkisi

Hayatımızın her anında beslenme şeklimize ve alışkanlıklarımıza dikkat etmeliyiz. Nasıl ki çok beslenmenin sağlığa fazlaca olumsuz etkisi varsa, az beslenmenin de kişinin sağlığını olumsuz etkileyecek birçok etkisi vardır. Günlük yeme şeklimize her besin ögesinden mutlaka almamız gerektiği, bu besin öğelerini alırken yeteri miktarda ne fazla ne de az, yeteri kadar alınması gerekliliği unutmamalıyız. Yetersiz beslenme başta beyin fonksiyonlarımıza sonrasında diğer organlarımıza zarar verir. Vücut gereken enerjiyi karşılaşmadır aksi takdirde yorgunluk ve halsizlik gibi yaşantımızı yakından etkileyecek problemler ile karşılaşabiliriz. Okul veya iş hayatında başarısız olma dikkatsiz davranma ve benzeri hastalıklar başımıza gelebilir.

 

Yetersiz beslenmeye sebep olacak rahatsızlıklar:

  • Yorgunluk ve halsizlik.
  • Unutkanlık hafızada eksiklik.
  • Kilo kaybı.
  • Görme bozuklukları.
  • Depresyon.
  • Anksiyete.
  • Algılama zorluk çekme.
  • Kusma
  • Bağırsak Tembelliği
  • Vitamin ve mineral eksiklikleri.
  • Ciltte lekelenme bozulma.
  • Diş etinde kanama
  • Ağız sağlığı sorunları.
  • Dişlerde bozulma.
  • Kemiklerin hassaslaşması.
  • Troid hastalıkları başlangıcı.

 

Birçok hastalığa sebep olan yetersiz beslenme organların susuz kalmasına ve atp üretimde eksiklik yaşanmasına B vitamini eksiklikleri yaşanmasına neden olacaktır. Bu tür bozukluklardan kaçınmak adına beslenmenize dikkat etmeliyiz. Günlük aldığımız besinlerde karbonhidrat protein ve yağ olduğuna, günlük içtiğimiz suyun en az 3 litre olmasına ve günlük taze meyve ve sebz3 tüketmemiş gerektiğini bilmeliyiz. İyi bir uyku uyumalı ve enerjimizi yediğimiz besinler ile korumalıyız.