Sebze ve meyve yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Sebze ve meyve yetiştiriciliği nasıl yapılır? Bir örnekle açıklayınız.

Sebze ve meyve yetiştirmek için önce yetiştireceğimiz sebze için toprak kazılır. Ekilmeye hazır hale gelir. Bahçeler ve tarlalar tırpanlanarak gübre atılır. En son olarak da yetiştireceğimiz sebzeleri toprağa ekeriz. Mesele yeşilbiber yetiştirmek istersek bahçemizin toprağını kazmalıyız. Kazdıktan sonra gübre atarız.

 

Gübre den sonra yeşilbiber tohumunu atarız. Artık kendisi büyümeye başlar ve sebze verir. Sebze ve meyve yetirirken zamanında işlemlerini yapmalıyız. Zamanında yapmaz isek meyve ve sebze olması da gecikebilir. Sebze ve meyve yetiştiriciliği alanında bilgimiz yoksa bu alanda uzman kişilerden destek alabiliriz.

 

Sebze ve meyve yetiştirmek emek ve sabır isteyen bir iştir. Zamanında bakımını yapmalıyız. Çapalama işlemlerini yapmalıyız. Yabancı otları temizlemeliyiz. Sulama işlemini aksatmadan yapmalıyız. Bunları yaptıktan sonra sebze ve meyveler yetiştiği zaman ürünlerimizi toplamalıyız.

Sebze ve meyve yetiştiriciliği nerelerde yapılır?

Sebze ve meyve yetiştiriciliği nerelerde yapılır? Yazınız.

Sebze ve meyve yetiştiriciliği köylerde bulunan tarlalarda, bahçelerde ve seralarda yapılır. Bunun yanında şehirde evimizin bahçesi büyük ise bahçede sebze ve meyve yetiştirilebilir. Yaz aylarında tarlalarda ve bahçelerde sebze meyve yetiştirilir.

 

Kış aylarında ise soğuktan korumak için seralarda sebze ve meyve yetiştirilir. Büyük tarım tesislerinde de sebze ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu tesisler oldukça çok büyüktür. Buralarda çok sebze ve meyve yetiştirilir.

 

Sebze ve meyveler genellikle büyük alanlarda yetiştirilse de diğer alternatiflerin olduğunu da söyleyebilirim.

Örneğin ananem evinin bahçesinde çok küçük bir alanda domates ve biber yetiştiriyor. O bahçede yetişen domatesler marketlerde satılanlara hiç benzemiyor. Ananemin yetiştirdiği domatesler çok daha lezzetli.

 

Babaannem bir apartman dairesinde oturuyor. Ancak buna rağmen balkonunda büyük peynir tenekelerinin içinde küçük biberler yetiştiriyor. Bu biberlere de saksı biberi diyor. Çok acı oldukları için ben henüz yemedim ama ailedeki herkes bu küçük biberleri çok seviyor.

Çevrenizdeki sebze ve meyve yetiştiriciliğine örnekler veriniz.

Çevrenizdeki sebze ve meyve yetiştiriciliğine örnekler veriniz.

Çevremde domates, biber, fasulye gibi sebze ve elma, armut gibi meyveler yetiştirilmektedir. Akrabalarımın yaptığı seralarda sebze ve meyve yetiştirirler. Yaz aylarında ailemle bende o seralara giderim. Sebze meyve toplamak oldukça güzel oluyor. Çevremde çok sebze ve meyve yetiştirenler var.

 

Sebze ve meyvelerin yetiştirmek için çoğu zaman tarla ve bahçeler kullanılır. Zamanında bakımı yapılan sebze ve meyveler ürün vermeye daha hızlı başlar. Bakımını yapmadığımız meyve ve sebzeler zamanında ürün vermez. Bu yüzden bakımını zamanında yapmalıyız.

 

Ayrıca dedemin köyde bir tarlası var. Bu tarlada üzüm yetiştiriyor. Buraya üzüm bağı diyen dedem oldukça zor ve zahmetli olan üzüm yetiştirmeyi sevdiğini söylüyor. Dedemin üzüm bağının hemen kenarında ise kiraz, elma ve şeftali ağaçları bulunuyor. Yaz tatilinde köye gittiğimde bu ağaçlara tırmanarak taze kiraz yemek oldukça zevkli oluyor.

 

Bende bir kez evde çilek yetiştirmek istemiştim. Küçük bir saksıya çilek ektim ancak çıkmadı. Daha sonra anneannemin bahçesinin hemen kenarına ektiğim çilekler çabucak büyüdü ve kızardı. Demek ki her meyve ve sebze kendine ait alanda yetiştirilmesi gerekiyormuş bunu anlamış oldum.

Geri dönüşümle ilgili hangi faaliyetleri yapabilirsiniz?

Geri dönüşümle ilgili hangi faaliyetleri yapabilirsiniz? Açıklayınız

Kendim geri dönüşüm kutuları yaparım. Üzerine geri dönüşüm yazıları yazarım. Yaptığım kutuları evimizin içine koyarım. Okulumuza sınıfımıza bu kutulardan koyarım. Bu kutuda geri dönüşüm için olan maddeleri toplarım ve geri dönüşüm yapan yere bırakabilirim. Geri dönüşüm için resimler yaparak insanlara bilgi veririm.

 

Ailemden başlarım sonra akrabalarıma bu geri dönüşüm kutularını hediye ederim. Her hafta bu kutuları toplarım ve geri dönüşüm yapan yerlere bırakırım. Bunun yanında aileme ve çevreme bilgi vermek için afişler hazırlarım. Bu afişleri evin köşesine asarım. Bu sayede geri dönüşüm hakkında bilgi sahibi olurlar.

 

Kendim yaptığım geri dönüşüm kutularını insanlara hediye ederim ve onlarında kullanmalarını sağlarım. Bu sayede onlarda geri dönüşüme katkı sağlamış olurlar.

Bunların dışında plastik şişe kapaklarını toplayabiliriz. Son yıllarda hem okullarda hem de mahallemizde bu tür faaliyetler yapılıyor. Toplanan plastik kapaklar sayesinde engelli kişilere tekerlikle sandalye alındığını duymuştum. Ayrıca bazı televizyon kanalları da bu konu hakkında çeşitli faaliyetler yürütülmüştü.

 

Diğer yandan evde okumadığımız veya kullanmadığımız defter ve kitaplarımızı geri dönüşüm kutularına atabiliriz. Böylece hem kâğıt israfının önüne geçeriz hem de daha fazla ağaç kesilmesini engelleriz.

 

Yine aynı şekilde evimizdeki cam şişe ve kavanozları da geri dönüşüm kutularına atabiliriz. Son yıllarda bazı belediyeler hemen hemen her sokağa geri dönüşüm kutuları koymaktadır. Örneğin benim oturduğum sokakta hem cam şişeler için hem de kâğıt ve plastik şişeler için geri dönüşüm kutuları bulunmakta. Tabi bunlar için evimizde de aynı şekilde attığımız çöp kutularını ayırmamız gerekir. Böylece geri dönüşme göndereceğimiz malzemelerin birbirine karışmasını engellemiş oluruz.

Deprem ve sel sırasında hangi güvenlik önlemlerinin alınması gerekir?

Deprem ve sel sırasında hangi güvenlik önlemlerinin alınması gerekir? Söyleyiniz

Deprem anında alacağım güvenlik önlemleri arasında öncelikle büyüklerim varsa yanlarına giderim. Büyüklerimden kimse yoksa deprem anında masanın altına saklanırım. Sel afeti sırasında selin yaşandığı bölgeden uzak durmaya çalışırım. Yanımda büyüklerim varsa onların dediklerini dinlerim selden onlarla uzaklaşmaya çalışırım. Bununla birlikte bize yardım etmek için gelen görevlilerin uyarılarını dikkate alarak ona göre davranmaya çalışırım.

 

Deprem sırasında deprem bitene kadar masanın altından çıkmam bittikten sonra güvenli yere hemen geçerim. Güvenlik önlemi olarak büyüklerime yıkılacak aletlerden uzak durulması gerektiğini söylerim. Sel ve deprem gibi olaylarda ilkyardım çantamı yanıma alırım.

 

Deprem ve sel gibi doğal felaketler hakkında daha önceden bilgi almak ve neler yapabileceğimizi bilmek bu gibi felaketlerle karşılaştığımızda bize oldukça faydalı olacaktır. Ayrıca deprem ve sel anında telaş yapmayıp sakin olmamız da bu bilgiler neticesinde kolaylaşır.

 

Bu nedenle okulumuzda yapılan deprem tatbikatlarını çok iyi izlemeli ve bize tavsiye edilen davranışları mutlaka öğrenmeliyiz.

Doğayı gözlemleyerek yönümüzü bulmak için hangi yöntemleri kullanabiliriz?

Doğayı gözlemleyerek yönümüzü bulmak için hangi yöntemleri kullanabiliriz? Yazınız.

 

Doğayı gözlemleyerek yönümüzü bulabiliriz. Şu yöntemleri kullanabiliriz.

  • Bu yöntemlerin başında güneşe doğru bakarak yön bulma yöntemini kullanabiliriz. Güneşe doğru sağ kolumuzu kaldırırız. Kaldırdığımız zaman önümüz kuzeyi gösterir. Solumuz batıyı gösterir. Arkamız ise güneyi gösterir. Sağ tarafımız da doğuyu gösterir.
  • Karınca yuvalarına bakarak yönümüzü bulma yöntemlerini kullanabiliriz. Karınca yuvalarının ön kısmı güneyi gösterir böylece diğer yönleri bulmamız kolaylaşır.
  • Ağaçların gölgelerinden ve güneş alan yerlerinde de yönümüzü bulabiliriz.
  • Taşlarda ve ağaç kabuklarında oluşan yosunları inceleyerek yönümüzü bulabiliriz.
  • Eğer kutup yıldızını görme imkânımız varsa yönümüzü tespit etmemiz kolaylaşır. Çünkü kutup yıldızı kuzeyde bulunur. Özellikle havanın açık olduğu zamanlar da kutup yıldızını görebilir ve yönümüzü bulabiliriz.

Yaşadığınız yerde insanların doğal çevrede yaptıkları değişimler nelerdir?

 Örnekler veriniz.

Yaşadığımız yerde insanların doğal çevreyi değiştirmesinden kaynaklı olumlu sonuçları olabildiği gibi bazı durumlarda doğaya zarar da verebilmektedirler. Örneğin yaşam alanlarının arttırılması veya ulaşımın kolaylaşması açısından yapılan köprüler, yollar vb. inşaatlar nedeniyle doğal çevre ne yazık ki değişmektedir.

 

Bu tür faaliyetler insanların daha iyi bir yaşam alanı kazanmaları ve daha kısa sürede ulaşım yapabilmeleri için önemlidir. Ancak bunları yaparken mümkün olduğunca çevreye duyarlı bir şekilde hareket edilmelidir.

 

Örneğin, benim yaşadığım yerde yolların genişletilmesi açısından kaldırım kenarlarındaki ağaçlar kesilmektedir. Ayrıca yeni site ve alışveriş merkezi inşaatı için ağaçlık bir alan maalesef tahrip edilerek yüksek binaların inşasına başlandı. Özellikle İstanbul başta olmak üzere birçok büyükşehir ve ilçe merkezlerinde bu tür tahribatlar her geçen gün artarak devam ediyor.

 

Hatta bazı sit alanı ilan edilmiş ve koruma altına alınmış birçok ağaçlık bölge kundaklama sonucu imar alanına dönüştürülmeye çalışıldığı da biliniyor. Bu gibi suiistimallerin önüne geçilmesi için devlet tarafından daha sıkı önlemlerin alınması gerekiyor bence. Günümüzde bazı belediyeler kestikleri her ağacın yerine daha fazla sayıda ağaçlandırma yaptıklarını belirtiyor. Ancak bu gibi çalışmaların artması ve doğal zenginliğimizin korunması gerekiyor.

Çevrenin korunması konusuyla ilgilenen bir kurumda çalışacaksınız.

Çevrenin korunması konusuyla ilgilenen bir kurumda çalışacaksınız. Hangisinde çalışmak isterdiniz? Neden? Açıklayınız.

 

Çevrenin korunmasıyla ilgili ülkemizde birçok projeler yürütülmektedir. Bu projelerin çoğu gönüller tarafından devam ettiriliyor ve çevremizi daha bilinçli ve verimli kullanmamız için topluma destek oluyorlar. Bende çevremizin korunmasıyla ilgili bir kurumda çalışacak olsam TEMA Vakfını tercih ederdim Çünkü TEMA Vakfının yaptığı çalışmaları çok beğeniyorum ve fırsat buldukça takip ediyorum.

 

TEMA Vakfı bildiğimiz gibi yeşili ve ağaçları korumayı amaç edinmiş bir sosyal sorumluk projesidir. Bu nedenle çeşitli etkinlikler yaparak doğanın insan yaşamı için ne kadar önemli olduğunu çeşitli programlarla insanlara duyurmaya çalışıyorlar. Dünyamızın daha yaşanılır bir halde kalabilmesi için ağaçlandırma çalışmaları yapıyorlar. Bunları yarken zaman zaman öğrencilerden de destek alıyorlar.

 

Bir gün okulumuza gelen TEMA Vakfı yetkileriyle birlikte bende fidan dikme projesine katıldım. Artık benimde bir ağacım var. TEMA yetkileri ile tanıştığımda çok etkilendim ve bende bu tür etkinliklerde yer almak istediğimi belirttim. O günden sonra vakit buldukça TEMA Vakfının etkinlikleri takip etmeye ve çevreye gösterdikleri duyarlılıkları incelemeye başladı. Gerçekten de çok güzel işlere imza atıyorlar.

 

İnsanların bilinçsizce katlettikleri ormanları yeniden hayata geçirmek ve ülkemizdeki ağaç sayısını arttırmak için ellerinden gelen gayreti yapıyorlar. Bu tür projelerin her zaman hayatımızda yer almasını ve insanların doğaya biraz daha özen göstermesi gerektiğine inanıyorum.

Gelenek ve göreneklerin bir toplum için öneminin ne olduğunu sözlü olarak anlatınız.

Gelenek ve göreneklerin bir toplum için öneminin ne olduğunu sözlü olarak anlatınız.

Bir toplum için en önemli unsur gelenek ve görenek kavramıdır. Bu iki önemli kavram kültürü oluşturur. Toplumun kültürlü olması bir arada yaşanılmasına da olanak sağlar. Toplumda gelenek ve görenek kavramı oldukça mühim bir yere sahiptir. Toplumun varlığını ve birliğini korumak, ve geleceğe dayalı unsurları yaşatılmasını sağlayan kavramlardır. Her yerin gelenek ve görenek kavram anlayışı farklıdır.

 

Gelenek ve görenek  Kavramı ; Bir ülkenin ayakta durmasını sağlayan  ve aile bağlarının birbirine kenetleyen bir durumdur. Aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan ve davranışlar bütünü olarak da geçmektedir. Bir çok gelenek ve görenek kavramı vardır: Örnek verecek olursak ;Düğün gelenek ve göreneği, Bayram gelenek ve göreneği, askerlik ve kurban gelenek göreneği gibi durumlar vardır. Askerlik kavramını ele alacak olursak , asker çağına gelen gençler  son zamanlarını  sevdikleriyle geçirirler. Yıllardır süre gelen bir alışkanlık olarak öne sürülen , durum olan asker gecesi yapılır. Bu gecede genel olarak asker olan kişini yakın çevresi yer alır. Bu gecede erkekler daha fazladır. Davul zurna eşliğinde eğlenceli müzikler eşliğinde oynanır. Asker konvoy eşliğinde uğurlanır. Uğurlanmadan önce  arkadaşları tarafından kucağa alınarak, havaya atılır ve “en büyük asker bizim asker “ ritmi tutulur. Bu gibi işlemler yıllardır süre gelen gelenek ve göreneklerimize örnektir.

Atatürk’ün kişilik özelliklerinden hangisini ya da hangilerini biliyorsunuz?

Atatürk’ün kişilik özelliklerinden hangisini yada hangilerini biliyorsunuz? Açıklayınız.

Ülkemizin kahramanı olan Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ; 1881 yılında Selanik’te Dünya’ya geldi. Hayatı boyunca başarılarını okul yaşamından ölüm anına kadar göstermiştir. Üstün başarıları sahip olan Mustafa Kemal Atatürk’ün bu başarılarının altında kişilik özelliklerinden kaynaklandığını belirtmek de fayda vardır.

 

Atatürk’ün kişilik özellikleri:

  • İleri görüşlü olması
  • Sabırlı Olması
  • Mantıklı Olması
  • Vatansever birisi olması
  • Disiplinli oluşu
  • Lider oluşu
  • Dine önem vermesi
  • Açık sözlü Olması
  • Eğitimciliği
  • İdealist Oluşu

 

İleri Görüşü Olması: Büyük zaferler kazanan ulu önder karşı cephede bulunan kişilerin nereden atak yapacağını tahmin edip önlem alarak galip gelmiştir.

Sabırlı Olması: Mustafa Kemal Atatürk bir konuda işlem yapmadan önce düşünür ve ona göre karar alırdı. Sabırla bekler işlerin doğru şekilde ilerlemesini sağlardı.

Mantıklı Olması: Mustafa kemal Atatürk,  her zaman mantıklı olarak  çalışmalarında başarıyı sağlamıştır. Mantıklı adımlar atarak tüm işlerinde başarıyı yakalamıştır.

Vatansever Birisi Olması: Ulu önder için en önemli kavram vatanıydı. Vatanı için kendini bile feda edecek sevgisi olan Mustafa Kemal Atatürk, için her şeyden önce vatanı gelirdi.

Dine Önem Vermesi: Ey millet, Allah birdir, şanı büyüktür. Allah’ın selameti, sevgisi üzerinize olsun. Sözüyle dine ne kadar önem verdiğini vurgulamıştır.

Eğitimciliğe Önem Vermesi: Eğitime son derece önem veren lider Atatürk, eğitim alanında da bir çok önemli konulara imza atmıştır. Örnek olarak harf devrimi verilebilir.