Yabancı ülkelerin tarihi karakterlerinden hangilerini biliyorsunuz?

Yabancı ülkelerin tarihi karakterlerinden hangilerini biliyorsunuz? Bunları nerelerden öğrendiniz? Tartışınız.

 

Türkiye’nin olduğu gibi, her ülkenin tarihi karakterleri bulunmaktadır. Bugün dünyada bağımsızlıklarını kazanmış ve halen toprak bütünlüğünü koruyarak bugünlere kadar gelmiş ülkelerin hepsinin kanlı bir tarihi olduğunu söyleyebilmemiz mümkün. Bu süre zarfında kadın ya da erkek fark etmeksizin, pek çok isim ön plana çıkmış. Bu isimlerden bazıları siyasi alanda aktif olmuş, bazıları askeri alanda kendini göstermiş kimileri de bilimsel başarıları ile adından söz ettirmiştir. Churchill, Benjamin Franklin, Çavuşesku, Mussolini, Lenin, Şarlman ya da Elizabeth bunlardan yalnızca birkaçı olarak örnek gösterilebilir.

 

Napolyon, Nikola Tesla, Isaac Newton, Hitler, Einstein bunlara örnek verilebilmektedir. Bu karakterleri pek çok kaynaktan tanıyabiliriz. Tarih kitapları başlıca kaynaklar arasında yer almakla beraber, internet, sergiler ve elbette ki insanlar başlıca kaynaklarımız arasında yer alabilmektedir. Özellikle teknolojinin son zamanlarda oldukça ön plana çıkması ile ünlü kişiler ve yaşamları hakkında objektif bilgiler doğrudan kitlelere ulaşabilmekte. Ancak kişiler hakkında detaylı bilgi edinmek için tarih kitapları halen başlıca rolü oynuyor. Çünkü kitaplar hazırlanırken en doğru bilgiler, konunun bizzat uzmanları tarafından ele alınıyor. Gazete ve dergiler, haber kanalları ve belgeseller de yine farklı ülkelerin tarihi karakterleri ile ilgili doğrudan bilgi edinebileceğimiz kaynaklar arasında yer almaktadır. Bugün bu isimlerin birçoğunun adına yapılmış heykeller, müzeler ve hatta para birimleri dahi görebilmek mümkündür.

Evden okula gelene kadar yapabileceğiniz güzel davranışları kutulara yazarak yolu tamamlayınız.

Evden okula gelene kadar yapabileceğiniz güzel davranışları adım adım şu şekilde sıralayabiliriz. Sizin de eklemek istedikleriniz varsa ekleyerek kutuları doldurabilirsiniz.

 

1- Evden çıkarken gördüğüm yavru köpeğe evden bir tas süt verdim.

2- Köpeği biraz sevdikten sonra yola devam ettim.

3- Cami çıkışı gördüğüm amcalara selam verdim.

4- Karşıya geçmeye çalışan engelli bir arkadaşıma yardım ettim.

5- Parkta oynayan arkadaşları selam verip geçtim.

6- Durakta beklerken nereye gideceğini bir amcaya yolu tarif ettim.

7- Otobüste ayakta bekleyen bir teyzeye kendi yerimi verdim.

8- Kanadı kırılmış bir kuşu tedavi için veterinere bıraktım.

Ailenizle ilgili bir resim çiziniz.

Aile toplumun en önemli birimidir. Sarmalın en içindeki birimdir. Aile dağılırsa başta toplum, ahlak olmak üzere bir çok şey dağılır. Ailesi ile  ilgili bir resim yapmak isteyenler için bir piknik resmi yapabilir. Ailenin tüm bireylerinin resmedildiği bir resim olabilir. Örnek olması amacıyla bu resme bakarak kendi hayallerinizide katarak ortaya güzel bir resim çıkartabilirsiniz.

 

Renklerin sudaki sihirli dansı söz grubundan ne anlıyorsunuz?

Renklerin sudaki sihirli dansı” söz grubu bana, yüzyıllardan günümüze kadar süregelen ve modası hiç geçmeyen bir sanat olan ebru sanatını çağrıştırıyor.

 

Ebru sanatı, kâğıt sanatlarından yalnızca bir tanesi olup geçmişi Osmanlı dönemine dayanmaktadır. Ebru sanatının özünde, o dönemlerin bir özelliği olan usta çırak ilişkisi söz konusudur. Bu sanat, sanatçının iradesinden bağımsız olarak pek çok olaydan ve durumdan etkilenebilen bir özelliğe de sahiptir. Birbirinden farklı renklerin mükemmel bir ahenk içerisinde kaynaşmasından dolayı renklerin su ile dansı, renklerin ahengi ya da uyumu gibi adlarla da ifade edilir. İsmini ise Farsça bir kelime olan ve bulut anlamına gelen kelimeden almıştır.

 

Ebru sanatı ile harikalar ortaya koymak mümkündür. Her insanda farklı duygular cereyan ettiren bu sanat, günümüzde de pek çok sanatçı tarafından icra ettirilmektedir. Devrin önemli ve son sanatçıları arasında yer alan Mustafa Düzgünman, bu sanata yönelik olarak geliştirmiş olduğu sanat eserleri ve çırakları ile büyük dikkat çekmiş olan bir sanatkardır.

 

Ebru sanatı yapılırken kullanılan kâğıt, emici nitelikte 1. hamur kâğıt olarak tercih edilmelidir. Aynı zamanda kirte olarak adlandırılan özel bir tutkal da kullanılmaktadır. Bu tutkal, su ile karıştırılır. Tekne olarak isimlendirilen ve içine kitre atılan kaplar yanında siyah, oksit sarı, lahur çiviti renkleri şeklinde kullanılır. Tüm bunlarla birlikte kullanılan fırçaların at kuyruğundan yapılması gerekmektedir.

Ozanlık geleneği hakkında neler biliyorsunuz?

Ozanlık geleneği hakkında neler biliyorsunuz?

 

Halk arasında “aşıklık geleneği” olarak da bilinen ozanlık geleneği, halka mal olmuş bir kültür olup; yaygın olduğu dönemde Anadolu’da topluma öncülük etmiş önemli bir gelenektir. Hayatını halk ile iç içe idame ettirmekte olan ozan, sazı ve sözü ile adeta halkın bir sesidir.

 

Toplumda vuku bulmuş olan olumlu veya olumsu, gelişmeleri ozan; sazına, sözüne ve sesine temel konular olarak işlemektedir. Bu anlamda ozanlar, toplumun mevcut sorunlarını dile getirmek, tüm olan bitenleri halktan önce görmek ve gelecek nesillere anlamlı mesajlar vermek gibi özelliklere sahiptir. Bu özellikleri sayesinde de ozanlar, halka mal olmuş kişilerdir. Ozanlık geleneğinin tabiatında doğa sevgisi yatmaktadır. Bunun yanı sıra vatan sevgisi ve hak sevgisi de çok önemli bir değere sahiptir bu gelenekte. Ozanlar; halkın bağrından kopup gelen kimselerdir ve temsil etmiş oldukları toplumun problemlerini sazları ile ifade ederler.

 

Hayatta oldukları dönemde her halk ozanı farklı bir yere ve öneme sahip olmakla birlikte bu ozanların tümünün buluştuğu ortak yer halkın gönlüdür. Geçmişten bu yana ozanlık geleneği ve halk edebiyatı farklı dönemlerden geçmiş olup bugüne dek ulaşmıştır. Dünya var olmaya devam ettikçe halkın ozanları da varlığını devam ettirmeyi sürdürecektir. Süreç içerisinde her ne kadar halk ozanlığı ve aşıklık geleneği ekonomik ve siyasal problemlere bağlı sıkıntılar yaşasa dahi Türk kültürünün vazgeçilemez sembolü olmayı sürdürmüş ve sürdürmeye de devam edecektir.

Yaşadığınız bir soruna ilişkin dilekçe yazınız.

Yaşadığınız bir soruna ilişkin dilekçe yazınız.

 

Herhangi bir isteği ya da şikayeti bildirmek ya da bir konu ile ilgili bilgi vermek amacı ile resmî ya da özel kurum ve kuruluşlara, veya gerçek ve tüzel kişilere yazılan başvuru yazısı dilekçe olarak adlandırılmaktadır. Türk vatandaşı olan herkes, resmî kuruluşlara dilekçe verme hakkına sahip olup aynı zamanda bu hak anayasa teminatı altında bulunmaktadır.

 

Dilekçe yazılırken uyulması gereken belli başlı kurallar vardır. Bunlar:

 

1) Dilekçe ile kullanılan kâğıt beyaz ve temiz bir A4 kağıdı olmalıdır.

2) Söz konusu istek ya da problem hangi kurum ile ilgiliyse o kuruma hitap edilerek dilekçeye başlanmalıdır.

3) Dilekçede yer ve tarih muhakkak belirtilmelidir.

4) Son derece ciddi ve resmi bir üslup kullanmaya dikkat edilmelidir.

5) Dilekçe yazarken hiyerarşik düzen mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

6) İmla ve noktalama kurallarına dikkat edilmelidir.

 

Çevre sorunu ile ilgili bir dilekçe örneği:

 

Sayın Belediye Başkanımız …………….’ya

 

Mahallemiz için gereken temizlik görevi, ilgili personeller tarafından tam anlamı ile yerine getirilmemektedir. Yine çöp kutusu gibi araçların temizliği görevliler tarafından ihmal edilmektedir. Tüm bunlardan ötürü çevremiz oldukça kirli görünmekte ve kötü kokular yayılmaktadır. Vatandaşları sağlığı ve çevremizin düzeni açısından temizlik açısından yetkili personellerin görevlerini layıkıyla yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu konu ile ilgili gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyoruz. Gereğinin yapılmasını arz ederim.

 

Tarih:

Adres:                                           Adı Soyadı:

İmza:

Doktorların karşılaştıkları sorunlar neler olabilir?

Doktorların karşılaştıkları sorunlar neler olabilir? Anlatınız.

 

Doktorlar, tıp alanında topluma hizmet sunmakta olan ve gerekli sağlık hizmetlerinin gerçekleşmesi için uzman olarak görev yapmakta olan kişilerdir. Özel olarak almış oldukları tıp eğitiminden sonra doktor unvanı alıp görevlerine başlarlar ve bu andan itibaren de sağlık hizmetlerinin en güvenli şekilde yürümesini sağlamak adına sorumluluk alırlar. Tüm bunlarla birlikte, doktorların bu anlamda sorumluluk üstlenmiş olmaları meslekleri adına birtakım problemlerin yaşanmasına da yol açabilmektedir. Bu nedenle de doktorların yaşamları azımsanmayacak kadar zordur.

 

Meslekleri gereğince doktorların, insanlar ile yakın ilişki içerisinde olması kaçınılmaz bir durumdur. Sosyal yönden değerlendirildiğinde herkes tarafından doktorlar ile hastası arasındaki mahrem ilişki ve bunun korunması gerektiği bilinen bir durumdur.

 

Doktorlar pek çok anlamda meslek yaşamları boyunca birçok sorun ve zorlukla karşı karşıya kalmaktadırlar. Özelikle günümüzde çok sık duyduğumuz gibi yaşamış oldukları en ciddi sorunlardan bir tanesi de hasta yakınlarından şiddet görüyor olmalarıdır. Bunun yanı sıra doktorlar, sağlıksız koşullar içerisinde çalışmak mecburiyeti içerisinde kalabilirler. Ayrıca uzun mesailer harcamak zorunda kalıp yorgun düşebilmektedirler.

 

Tüm bu saymış olduklarımız, doktorların yaşamış oldukları en temel sorunlar arasında yer almaktadır. Ancak bunlar haricinde elbette branşlarına da yönelik olarak farklı mesleki problemleri söz konusu olabilmektedir. Yalnızca doktorların değil aynı zamanda diğer tüm meslek gruplarının da kendine özgü sorunları ve zorlukları mevcuttur.

Sağlıklı yaşamak için neler yapıyorsunuz?

Sağlıklı bir yaşam için en önemli kriterlerinden bir tanesi düzenli ve dengeli bir beslenme alışkanlığına sahip olmak ve ben buna elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum. Bu konuda, sabah öğle ve aksam yemeklerimi aksatmamaya özen gösteriyorum. Abur cubur besinleri tüketmemeye dikkat edip sağlıklı ev yiyeceklerini yiyorum. Özellikle kola ve cips gibi sağlık için çok zararlı olan yiyecek ve içeceklerden uzak duruyorum. Kemik sağlığımı güçlendirmek için her gün düzenli olarak süt ve yoğurt tüketiyorum.

 

Bulunduğum ortamların temiz olmasına elimden geldiğimce dikkat ediyorum ve bu şekilde hastalıklardan korunmaya çalışıyorum. Soğuk kış günlerinde sıkı giyinmeye özen gösterip üşütmemek için elimden geleni yapıyorum.

 

Sağlıklı yaşamak için en önemli kriterlerden biri de spor yapmaktır. Spor, vücut sağlığımızın korunmasında oldukça etkilidir. Bu nedenle elimden geldiği kadar spor yapmaya gayret ediyorum.

 

Vücut sağlığım ve daha hızlı büyüyüp gelişebilmem için haftada en az iki kez banyo yapmam gerektiğini biliyorum ve bu kurala uyuyorum. Çünkü sık sık banyo yapmamak kötü kokmamıza ve çevremizdekilerin bundan rahatsız olmasına da yol açar.

 

Dişlerimin çürümemesi ve sağlıklı olmalarını sağlamak için her gün düzenli olarak iki kez fırçalamaya dikkat ediyorum. Çünkü buna dikkat etmezsem asitli, şekerli yiyecek ve içecekler dişlerimi çürütür ve ağrı çekmeme neden olur. Aynı zamanda uyku düzenimi bozmamaya ve her gün yeteri kadar uyumaya da özen gösteriyorum.

İlginizi Çeken Spor Dalları Nelerdir?

İlginizi çeken spor dalları nelerdir? Nedenleriyle birlikte anlatınız.

 

Tercih edebileceğimiz pek çok spor dalı var ve her biri hem fiziksem hem de psikolojik anlamda pek çok fayda sağlamaktadır. Ancak bu spor dalları içerisinde en çok sevdiğim spor dalları tenis ve voleybol. Her ikisi de çok sağlıklı ve eğlenceli birer spor aktivitesi. Bu sporları sık sık tercih etmemin en önemli sebeplerinden biri de her açıdan sağlıklı bir birey olmak istememdir. Örneğin en çok sevdiğim spor dalı olan tenisin pek çok faydası mevcut. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

 

1) Vücutta birikmiş olan yağların yakılmasını sağlar ve aynı zamanda da önemli bir enerji sağlayıcıdır.

2) Bedenin çeviklik kazanmasına yardımcı olur.

3) Topun takip edilmesini gerektiren bir spor olduğundan dolayı hız kazandırır.

4) Bacak kaslarının önemli ölçüde güçlenmesini sağlar.

5) Kemiklerin güçlenmesini sağlamakla birlikte aynı zamanda vücudun dinamik bir denge kazanmasını sağlar.

6) Beden koordinasyonunun geliştirilmesini sağlamakla birlikte doğru beslenme alışkanlığının kazanılmasında da son derece etkilidir.

7) Oyun esnasında yapılan manevralar, vücudun esneklik kazanmasında oldukça önemli bir etkiye sahiptir.

8) Psikolojik açıdan değerlendirildiğinde, stresle başa çıkabilmeyi öğretir.

9) Sorumluluk alma, mücadele etme, yılmama gibi duygusal beceriler kazandırır.

10) Rüzgâr, güneş gibi fiziksel güçlere adapte olmaya yardımcı olur.

11) Planlı olmayı ve bunun yanı sıra da karşı rakibi yenmek üzere yeni stratejiler geliştirmeyi öğretir.

12) Çalışma disiplini geliştirmeyi sağlar.

Sporun, insan sağlığı için önemi nedir? Açıklayınız.

Sporun, insan sağlığı için önemi nedir? Açıklayınız.

 

Sporun, fiziksel sağlık açısından pek çok yararı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak bunun yanı sıra psikolojik açıdan da birçok faydasının olduğunu söylemek mümkün. Spor yapmayı alışkanlık hale getirmiş olan bireylerde diyabet, kolesterol ve kalp hastalıkları riski büyük oranda azalmakla birlikte bu kişiler genel anlamda daha mutlu ve özgüven sahibi olmaktadırlar.

 

Sporun fiziksel ve psikolojik anlamda faydalarını genel olarak şu şekilde sıralayabiliriz:

 

1) Spor, fiziksel gücü önemli ölçüde arttırmakta; bunun yanı sıra vücut direncini de attırarak hastalıklara karşı güçlü olabilmeyi sağlamaktadır.

2) Stresi önemli ölçüde azaltmada etkili olan spor; verimli düşünmek konusunda da oldukça önemlidir.

3) Kişinin kendine olan güvenini önemli ölçüde arttırmakla birlikte; özellikle de takım sporları sosyal ilişkilerde başarıya önemi katkı sağlar.

4) Zihinsel uyanıklığın artmasına yardımcı olan spor, bu anlamda mental açıdan da son derece önemli bir etkiye sahiptir.

5) Spor ile gerçekleştirilen fiziksel aktiviteler; beyne devamlı olarak oksijen sağladığından dolayı düşünme hızı önemli ölçüde artmış olur ve hafıza problemleri de buna paralel olarak önemli oranda azalır.

6) Kemik erimesi gibi hastalıkların önlenmesinde oldukça etkilidir.

7) Spor, önemli bir iştah düzenleyici etkiye sahip olup; fazla kiloları önler ve vücutta yağ birikiminin de önüne geçerek kas oranının artmasını sağlar.

8) Yaşanan kalp krizi hadisesinin ardından hayatta kalma oranı, spor yapan kimselerse daha yüksektir.