Ozon Tabakasının İncelme Nedenlerini Ve Bunun Canlılar Üzerindeki Olası Etkileri

Ozon tabakasının incelme nedenlerini ve bunun canlılar üzerindeki olası etkilerini çeşitli kaynaklardan araştırınız. Araştırma sonuçlarınızı arkadaşlarınızla tartışınız.

 

Ozon tabakasındaki incelmenin sebebi insanların havaya saldığı kimyasallardır. Bu kimyasal maddeler günlük yaşamda kullanılır ve ozon tabakasına zarar verir. Ozon tabakasının tahrip olmasına sebep olan kimyasal maddeler;

 

  • Kloroflorokarbonlar (CFC’ler): Genellikle klima sistemlerinde, buzdolaplarında, köpük üretiminde (mesela yataklar için), deodorant ve parfümlerde kullanılır.
  • Halonlar: Yangın söndürme aletlerinde kullanılır.
  • Metil bromid: Böcek ilacı olarak tarımda kullanılır.

 

Günümüzdeki teknolojik cihazlar ozon tabakasındaki incelmeyi saptayabilmektedir. Yapılan ölçümlerde Güney Kutbundaki incelmenin Kuzey Kutbuna göre daha büyük olduğu görülmektedir. Önlem alınmadığı takdirde, ozon tabakasındaki incelme daha da büyüyecektir. Bu incelme küresel bir sorundur. Ozon tabakasındaki incelmenin;

  • İnsanlara
  • Bitkilere
  • Hayvanlara
  • Havaya
  • Ozon’a

Karşı zararı vardır.

 

İnsan sağlığına etkileri: Deri kanserinin en büyük sebebi, uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmaktır. Melanoma ismi verilen kanser de ozon tabakasının tahrip olup artan UV radyasyonunun etkisiyle meydana gelir. Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalma, görme yetisinin azalmasına ve sürekli körlüğe sebep olur. Katarakt da, göz merceği üzerinde oluşan ve görmeyi sınırlandıran sis perdesidir. Göz problemi pek çok nedenden dolayı meydana gelse de,  yapılan araştırmalarla artan ultraviyole ışınlarının gözlerde katarakta sebep olduğu görülmektedir. Uzun süre ultraviyole ışınlarına maruz kalmanın, insanlarda bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olduğu görülmektedir.

 

Bitkiler üzerindeki etkileri: Bitkiler gelişimlerini tamamlayabilmek ve büyüyebilmek için fotosentez yapar. Fotosentez sırasında ise bitkiler stomalarını açar ve CO2 alır, bu sırada gözeneklerden içeriye ozon girişi de olur. Stomalar ozondan korunabilmek için kapanırlar ve bu kapanma fotosentezin yavaşlayarak durmasına neden olur. Dolayısıyla, mitokondride enerji üretimi engellenerek bitki büyümesi yavaşlar. Bu durum da çiçek ve meyvelerin azalmasına, suyun verimli kullanılmamasına ve döngünün bozulmasına sebep olur.

Madde Döngülerinin Yaşam İçin Önemi

Madde döngülerinin yaşam için önemini sorgulayarak arkadaşlarınızla tartışınız.

 

Tüm canlıların tabiatta canlılığını aksatmadan devam ettirebilmesi için önemli bir takım maddelerin üretilmesi gerekir. Doğada ekolojik olarak önemi bulunan bu maddelerin tüm canlılar tarafından alınıp verilir. Bu maddeler güneş enerjisi vasıtasıyla belirli yörüngeleri takip ederek dolaşımlarını tamamlar. Maddelerin ekosistemdeki dolaşımlarına madde döngüsü adı verilir.

 

Tüm maddeler döngü vasıtasıyla devamlı olarak canlılar tarafından tekrar kullanılır. Canlıların yaşayabilmesi için gerekli olan maddelerin başında oksijen, su, karbon, azot, fosfor ve kükürt gelir. Döngüdeki en önemli görevi saprofit ve kemosentetik bakteriler üstlenir. Çünkü bunlar doğada toprağa inen organik atıklarla cesetleri ayrıştırarak inorganik maddelere dönüştürmeyi sağlar. Daha sonra ise serbest kalan inorganik maddeler tekrardan fotosentez ve kemosentez yoluyla kullanılır ve inorganik maddeler yeniden organik maddeye dönüştürülür. Organik olan bu atıklara; odun, hayvan leşi, kaya parçası örnek olarak verilebilir. Doğada hiçbir zaman madde kaybı olası değildir.

 

Oksijen döngüsü: Oksijen farklı şekillere dönüşerek doğada devamlı bir döngü içerisindedir. Hava da gaz, suda ise çözünmüş olarak bulunan oksijen serbest bir şekilde azottan sonra en fazla bulunan elementtir. Basit yapılı bitkiler ve hayvanların, solunum yoluyla aldığı oksijen hidrojenle birleşerek suyu oluşturur.

 

Su döngüsü: Su, bir takım doğal kuvvetler ve hava hareketleriyle, atmosferle birlikte ye yüzündeki karalar ve sular arasında sistemli bir biçimde hareket eder.Bu duruma su döngüsü ya da hidrolojik dolaşım adı verilir.

 

Karbon döngüsü: Karbon, canlı yapısının en önemli elementleri arasındadır. Tüm organik bileşiklerin ana yapı öğesidir. Dolayısıyla da canlı organizmalar karbonlu bileşikleri kullanmak durumundadır.

Elektrik enerjisinin bilinçli ve tasarruflu kullanımının ülke ve aile ekonomisi açısından önemi

Elektrik enerjisinin bilinçli ve tasarruflu kullanımının ülke ve aile ekonomisi açısından önemini yazınız.

 

Elektrik enerjisi günümüzde en fazla kullanılan enerji türüdür. Çok fazla kullanılması ile birlikte elektrik enerjisine olan ihtiyaç her geçen gün artış göstermektedir. Elektrik enerji doğrudan değil dolaylı yollarla doğal enerji kaynaklarından elde edilmektedir. Elektrik enerjisinin doğrudan elde edilemiyor oluşu bu enerji türünü daha masraflı ve daha önemli bir yere koymaktadır.  Doğal enerji kaynakları diye isimlendirdiğimiz fosil yakıtlar da zaman geçtikçe tükenmektedir. Fosil yakıtların da çevreye zararı elbette olmaktadır. Bu sebeple elektrik üretiminde en fazla yenilenebilir enerji ön plana çıkmaktadır. Bu yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgar enerjisi, biyokütle enerjisi, hidroelektrik enerji, güneş enerjisi ve jeotermal enerji sayılabilir. Bu yenilenebilir enerji kaynaklarının tümü elektrik enerjisinin üretilmesine yardımcı olmaktadır.

 

Elektrik enerjisi hayatımızın her alanında fazlasıyla ihtiyaç duyduğumuz bir enerji türüdür. Neredeyse bütün sosyal ihtiyaçlarımız elektrik enerjisi ile çalışan makineler tarafından karşılanmaktadır. Elektrik enerjisine bu kadar çok ihtiyaç duyulduğu bir dönemde, kaynaklar da kısıtlı iken bilinçsiz elektrik kullanma oldukça zararlı bir davranıştır. Elektrik enerjisi sayesinde doğal enerji kaynakları tükenmemektedir. Ayrıca elektrik enerjisi çevre dostudur ve çevrenin korunmasına yardımcı olur. Ekonomi yönünden aile bütçesine ve ülkeye oldukça katkısı bulunmaktadır. Kullanılan enerji maliyetini düşünerek ülke ve aile ekonomisine katkıda bulunur. Ayrıca elektrik enerjisinin doğru ve dengeli kullanılması da enerji kaynaklarımızın tükenmesinin önüne geçilerek uzun yıllar boyunca elektrik enerjisinden mahrum kalmadan yaşamamıza olanak sağlayacaktır.

Elektrik enerjisinin üretimi için kullanılan santraller nelerdir?

Elektrik enerjisinin üretimi için kullanılan santraller nelerdir? Bu santrallerden biri olan hidroelektrik santrallerinde elektriğin nasıl üretildiğini belirtiniz.

 

Elektrik enerjisinin üretiminde kullanılan başlıca kaynaklara bakacak olursak hidrolik, termik, nükleer, güneş, jeotermal, gelgit ve rüzgar santrallerini sayabiliriz. Elektrik üretimini doğada bulunan pek çok enerji kaynağını kullanarak yaparız. Bu kaynaklardan bazıları farklı işlemlerden geçirilerek elektrik enerjisi üretim kaynağı haline dönüştürülürler. Bazıları ise bu işlemlerden geçmeyerek doğrudan elektrik enerjisi üretiminde kullanılırlar. Ayrıca elektrik enerjisi üretiminde kullanılan bazı kaynaklar yenilenebilir enerji kaynağı olarak kullanılırken bazıları ise yenilenemez enerji kaynağı olarak adlandırılmaktadır.

 

Elektrik enerjisinin üretimi için gereken şey jeneratörün bobin adı verilen tel sargılarının dönmesidir. Bu sargılar bir makara üzerine bağlanmıştır ve bu makaralar da diğer makaralar ile bağlantılıdır. Böylece dış kuvvetlerin etkisi ile makaraların dönmesi sağlanır. Bunun sonucunda bobinler de hareket ederek elektrik enerjisi üretilir.

Güneş santralleri hariç bütün elektrik santrallerinde hedef jeneratörlerin bağlı olduğu tribünleri döndürmektir.

 

Hidrolik Santraller: Bu santraller herhangi bir yakıta ihtiyaç duymamaktadır. Bu santraller baraj göllerinin ön kısımlarına kurulurlar. Akarsuların ön tarafları dar kesimlerde setlerle kapatılır ve setin arkasında su birikintisi olur. Birikmiş olan bu suyun kendine ait büyük bir basıncı vardır. Biriken suyun ardından dipten başlayarak su kontrollü şekilde bırakılır. Bırakılan su boruların içerisinden geçerek kanallara aktarılır. Bu boruların içinde özel yapım tribünler bulunmaktadır. Bu tribünler basınçlı suyun sağlamış olduğu kuvvet ile döndürülür. Tribünler de bağlı olduğu jeneratör milini çevirerek elektrik üretir.

Elektrik enerjisinin hareket enerjisine nasıl dönüştüğünü örneklerle açıklayınız.

Elektrik enerjisinin hareket enerjisine nasıl dönüştüğünü örneklerle açıklayınız.

 

Elektrik enerjisi çeşitli enerji türlerine dönüştürülebilir. Bunlardan birisi de hareket enerjisidir. Bir elektrik motoru içerisinde bulunan bir düzenek aracılığı ile elektrik enerjisini hareket enerjisine dönüştürür. Elektrik motoru ise elektrik enerjisinin hareket enerjisine dönüştürülmesini sağlayan önemli bir araçtır.

Elektrik motorunun çalışma prensibi mıknatısın zıt kutuplarının birbirini çekmesi aynı kutuplarının ise birbirini itmesi prensibine göre çalışmaktadır. Bu olayın gerçekleştirilebilmesi için iki mıknatıs ile elektrik akımı verilerek bunun etkisi ile manyetik bir özellik kazanan bobine ihtiyaç vardır.

 

Bobin içerisinde elektrik akımı geçirilerek bobin bir elektromıknatıs haline getirilir. Bunun sonucunda bobin diğer mıknatıslar ile etkileşime geçer. Bu mıknatıslardan birisi bobine çekme kuvveti uygularken diğeri itme kuvveti uygulayacaktır. Bu durum soncunda bobinde dönme hareketi oluşacaktır. Bu noktada elektrik motoru elektrik enerjisinin hareket enerjisine dönüşümünü sağlayan asıl unsur olmaktadır. Bunlara örnek olarak saç kurutma makinelerinin fanları, elektrikli mikserin çırpıcısı, vantilatörün pervanesi ve matkabın ucu gibi unsurlar verilebilir. Buralarda kullanılan motorlar yardımı ile elektrik enerjisinin hareket enerjisine dönüşümü amaçlanmaktadır. Ayrıca elektrik enerjisinin hareket enerjisine dönüşümü için iki yol vardır.

 

Bunlardan birincisi doğrudan akım kullanılan motorlar yardımı ile elektrik enerjisinin hareket enerjisine dönüşümüdür. Bu motorlar akü veya pil yardımı ile çalışan motorlardır. Diğeri ise alternatif akım yardımı ile elektrik enerjisini hareket enerjisine çeviren motorlardır. Bu motorlar ise doğrudan şebeke elektriği aracılığı ile elektrik enerjisini hareket enerjisine dönüştürür.

Elektrik enerjisinin ısı ve ışık enerjisine nasıl dönüşür?

Elektrik enerjisinin ısı ve ışık enerjisine nasıl dönüştüğünü örneklerle açıklayınız.

 

Elektrik bir enerji türüdür. Bunun dışındı ısı ve ışık gibi daha farklı enerjiler de bulunmaktadır. Bir cisim herhangi bir şekilde değişiyor veya hareket ediyorsa bunun sebebi enerjinin bir türde başka bir türe dönüşümüdür. Peki elektrik enerjisi de faklı enerji türlerine dönüşebilir mi? Bu sorunun cevabını detaylı bir şekilde inceleyelim.

 

Direnç, iletkenlerin elektrik akımlarına karşı göstermiş olduğu zorluklardır. Elektrik akımı elektrik telinden geçtiği esnada telin direnci ile karşılaşacaktır. Bu sayede elektrik akımının bir kısmı telin direnci ile birlikte ısı enerjisine dönüşecektir. Bu noktada iletkenin göstermiş olduğu direnç önemlidir. Bu direnç iletkenin boyuna, cinsine ve kesit alanına göre farklılıklar gösterecektir.  Eğer elektrik akımı telin üzerinden geçtiği esnada direnç fazla ise ısı enerjisi de onunla orantılı olarak fazla olacaktır. O zaman elektrik enerjisi iletken tel üzerinden geçerken enerjinin bir kısmı ısı enerjisine dönüşür ve tel ısınır diye bir sonuç çıkarabiliriz.

 

Elektrik akımını geçtiği tel üzerinde göremeyiz fakat etkisini görebiliriz. Evimizde yanan ampuller elektrik enerjisinin ışık enerjisine dönüşümünün en büyük örnekleridir. Elektrik akımı ampul içerisindeki telden geçtiği sırada telin göstermiş olduğu diren enerjinin ısı enerjisine dönüşümünü sağlar. Üzerinden akım geçen bazı iletken teller gözle görülür bir ışık yayarlar. Ampulün yaydığı ışığın gözle görülmesinin nedenini de buna örnek olarak verebiliriz. Buna örnek olarak çevremizde gördüğümüz çeşitli aydınlatma araçlarını da verebiliriz.

Elektrik enerjisinin bilinçli ve tasarruflu kullanımı ülke ve aile ekonomisi bakımından neden önemlidir?

Elektrik enerjisinin bilinçli ve tasarruflu kullanımı ülke ve aile ekonomisi bakımından neden önemlidir? Araştırınız. Edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla tartışınız.

 

Elektrik enerjisi günümüzde en fazla kullanılan enerji türüdür. Çok fazla kullanılması ile birlikte elektrik enerjisine olan ihtiyaç her geçen gün artış göstermektedir. elektrik enerji doğrudan değil dolaylı yollarla doğal enerji kaynaklarından elde edilmektedir. Elektrik enerjisinin doğrudan elde edilemiyor oluşu bu enerji türünü daha masraflı ve daha önemli bir yere koymaktadır.  Doğal enerji kaynakları diye isimlendirdiğimiz fosil yakıtlar da zaman geçtikçe tükenmektedir. Fosil yakıtların da çevreye zararı elbette olmaktadır. Bu sebeple elektrik üretiminde en fazla yenilenebilir enerji ön plana çıkmaktadır. Bu yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgar enerjisi, biyokütle enerjisi, hidroelektrik enerji, güneş enerjisi ve jeotermal enerji sayılabilir. Bu yenilenebilir enerji kaynaklarının tümü elektrik enerjisinin üretilmesine yardımcı olmaktadır.

 

Elektrik enerjisi hayatımızın her alanında fazlasıyla ihtiyaç duyduğumuz bir enerji türüdür. Neredeyse bütün sosyal ihtiyaçlarımız elektrik enerjisi ile çalışan makineler tarafından karşılanmaktadır. Elektrik enerjisine bu kadar çok ihtiyaç duyulduğu bir dönemde, kaynaklar da kısıtlı iken bilinçsiz elektrik kullanma oldukça zararlı bir davranıştır. Elektrik enerjisi sayesinde doğal enerji kaynakları tükenmemektedir. Ayrıca elektrik enerjisi çevre dostudur ve çevrenin korunmasına yardımcı olur. Ekonomi yönünden aile bütçesine ve ülkeye oldukça katkısı bulunmaktadır. Kullanılan enerji maliyetini düşünerek ülke ve aile ekonomisine katkıda bulunur. Ayrıca elektrik enerjisinin doğru ve dengeli kullanılması da enerji kaynaklarımızın tükenmesinin önüne geçilerek uzun yıllar boyunca elektrik enerjisinden mahrum kalmadan yaşamamıza olanak sağlayacaktır.

Güç santrallerinde elektrik enerjisinin nasıl üretildiğini araştırınız.

Güç santrallerinde elektrik enerjisinin nasıl üretildiğini araştırınız ve elde ettiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla tartışınız.

 

Elektrik akımını üreten araçlar jeneratörlerdir. Jeneratörler manyetik alan içerisinde hareket edebilen bobinlerdir. Manyetik alanlar mıknatıslardan elde edilir. Bu sebeple jeneratörlerin yapısı elektrik motorlarına benzetilmektedir. Elektrik motorlarında bulunan düzeneğe elektrik enerjisi verildiği zaman hareket enerjisi da elde edilebilir. Fakat jeneratörlerde bu durum tam tersidir. Düzeneğe hareket enerjisi verilere elektrik enerjisi elde edilecektir.

 

Jeneratörlere hareket enerjisi farklı yollarla verilebilmektedir. Mesela rüzgar tribünlerinde bulunan pervanelerin rüzgar ile hareket etmesi. Dönmeye başlayan bu pervaneler bobine bağlıdır. Manyetik alan içerisinde pervane ile dönen bobin bu işlem sonucunda elektrik üretmiş olacaktır.

 

Rüzgar enerjisi pek çok anlamda avantajlıdır. Bu avantajlarından en önemlisi ise temiz ve ucuz olmasıdır. Tribünler çalıştığı esnada çevreye zarar verecek herhangi bir atık bırakmaz. Ayrıca rüzgar santrallerinin kurulmasından sonra ise masrafları yok denecek kadar az olmaktadır. Ülkemizde yılın her anında rüzgar alan bölgelerde bulunmaktadır. Sayıları henüz yeterli olmasa da ülkemizde bu enerji sistemi oldukça yaygındır. Fakat daha fazla enerji edebilmek için rüzgar tribünlerinin sayıları arttırılmalıdır.

 

Elektrik enerjisinin elde edilebildiği diğer bir kaynak ise akarsulardır.  Akarsular üzerine kurulmuş olan barajlar aracılığı ile dev jeneratörler çalıştırılarak fazla miktarda elektrik enerjisi elde edilmektedir. Akarsuların önlerine baraj kurularak biriktirilen su daha sonra kontrollü bir şekilde bırakılır. Su çok hızlı bir şekilde akarken jeneratörlerim tribünlerinin dönmesini sağlayarak elektrik enerjisinin elde edilmesine yardımcı olur.

Sigorta nedir? Nasıl çalışır?

Sigorta nedir? Nasıl çalışır? Araştırınız. Elde ettiğiniz sonuçları sınıfta arkadaşlarınızla tartışınız.

 

Devreden geçen akım belli bir düzeyin üzerine çıktığı zaman tesisat için sorun yaratmaktadır. Bu gibi durumlarda elektrik devresini kendiliğinden açan bir elemana ihtiyaç olmaktadır. İşte bu noktada elektrik sigortası devreye girmektedir. Elektrik sigortası, devreden geçen akımın belli bir düzeyin üzerine çıkmasını önleyerek devreye bağlı elemanların ve devre alıcılarının zarar görmesini engeller. Ayrıca bu durumlar yüzünden meydana gelebilecek olan yangın ve kazaların da önüne geçerek koruma sağlayan açma elemanlarının geneli sigorta olarak adlandırılmaktadır.

 

Sigortalar devreye seri bir şekilde bağlanarak çok fazla akımın devreden geçmesini önlemeye yardımcı olur. Ayrıca sigorta üzerinde belirtilen amper değerinden daha fazla akım geçmesi halinde devreyi açar.

 

Sigortalar güvenlik açısından oldukça önem taşımaktadır. Kullanım alanlarına göre çok fazla sayıda çeşitleri de bulunmaktadır.  Bu sebeple devreden geçecek olan maksimum akım değeri sigorta hassaslığında farklılıklar oluşmasına neden olarak sigortalarda kullanılan yapıların farklı şekillerde çeşitlere ayrılmasına yol açar.

 

Bu sigortaların üzerinde farklı sayılarda amper değerleri yer almaktadır. Bu amper değerleri sigortaların akım değerlerini gösterir. Eğer sigortanın üzerinde yazılı olan amper değerinden fazla bir akım devreye gelmiş ise sigortayı devreyi açarak akımın geçmesine engel olur. Bu anlamda sigortalar özellikle ev içi tesisat sisteminin önemli koruyucuları olma özelliğini taşırlar. Ayrıca yüksek elektrikle çalışan büyük işletmelerde de oluşabilecek kazaları önlemek açısından oldukça değerli elektrik sistemleridir.

Katıları taneciklerini bir arada tutan kuvvetlere göre sınıflandırınız.

Katıları taneciklerini bir arada tutan kuvvetlere göre sınıflandırınız.

 

Katı maddeler tanecikleri arasında bulunan bağın kuvvetinden dolayı aralarındaki boşluk yok denecek kadar azdır. Maddenin hallerinden en düzenli yapıya sahip olanıdır, belirli kütle ve hacme sahiptir. Katılar aralarında bulunan çekim kuvvetlerine göre farklı gruba ayrılmaktadır. Bunlar iyonik katılar, kovalent katılar, iyonik katılar ve moleküler katılardır. Bu türlerin hepsi belirli bir örgü yapısına sahiptir. Örgülerin aralarında bulunan bağ türüne göre de farklı isimler almışlardır. Bu katı türlerinin özelliklerini kısaca açıklarsak:

 

 İyonik katılar:

  • Tanecikleri içerisinde yer alan örgü noktalarında pozitif ve negatif yüke sahip iyonlar bulunmaktadır.
  • Bu tür katıları bir arada tutan kuvvete elektrostatik çekim kuvveti adı verilir.
  • Erime ve kaynama noktaları diğer katılara göre daha yüksektir.
  • Katı halde elektriği iletmezler, sadece sulu çözelti halindeyken elektriği iletebilirler.

 

Molekül katılar:

  • Bu tür katıların örgü noktalarında atom veya molekül adı verilen tanecikler bulunmaktadır.
  • Kovalent bağlı bileşiklerden katı halde bulunan katılara verilen addır.
  • Genellikle erime ve kaynama noktaları düşük olduğundan tanecikleri arası çekim kuvveti de düşüktür.
  • Elektrik iletkenlikleri yok denecek kadar azdır.

 

Kovalent Katılar:

  • Bu tür katılarda örgü noktalarında yalnızca atom adı verilen parçacıklar bulunmaktadır.
  • Üç boyuta sahip bir ağ yapısı mevcuttur.
  • Erime noktaları diğer katı türlerine kıyasla oldukça yüksektir.
  • Bu tür katılara elmas, SiS2 ve SiC örnek olarak gösterilebilir.

 

Metalik Katılar:

  • Her örgü noktası üzerinde aynı metalin katyon iyonu bulunmaktadır.
  • Isı ve elektriği çok iyi şekilde iletirler. Genellikle periyodik tablo üzerinde B grubunda yer alırlar.
  • Kırılgan olmayan bir yapıya sahip olduklarından levha veya tel haline kolaylıkla getirilebilirler.