Bir arkadaşınıza yardım ettiğinizde neler hissedersiniz?

Yardım Etmeyi Seviyorum

 

Yardım; insanların hayatını kolaylaştırmak, onların güzel ve doğru olan isteklerini yapmak demektir. Yardım etmek çok güzeldir. İnsanlara yardım etmeyi sevmeliyiz.

İnsan en başta kendi ailesine ve arkadaşlarına yardım etmelidir.Yardım etmeyi severim. Arkadaşlarıma yardım ettiğimde çok mutlu olurum. Onların isteğini yapmak onları mutlu ettiği gibi beni de mutlu etmektedir. Aslında kendime de yardım ettiğimi düşünürüm bu anlarda.

Arkadaşım benden bir şey istediğinde, onun isteğini yapmak için elimden geleni yaparım. Eğer yapamayacağım bir şey isterse üzülürüm. Ben yapamayacaksam, başkası yapabilecekse ona yaptırmak için uğraşırım. Başkasına dahi yaptırırsam kendim yapmış gibi sevinirim.

 

Arkadaşlarım arasında yardımsever olarak tanınmak isterim. Yardımsever olmak çok güzel bir duygudur. İnsan arkadaşlarına, yakınlarına yardım ettiğinde mutlu olmayı başarmalıdır. Kendimiz mutlu olmazsak başkasını mutlu edemeyiz, başkasına yardım etmeyi sevemeyiz. Arkadaşlarımıza yardım ettiğimizde ve onun sevindiğini gördüğümüzde en az onun kadar bizde seviniriz. İnsan arkadaşına yardım ettiğinde sevinemiyorsa duygularını kontrol etmelidir, neden yardım etmeyi sevmiyorum, bir sorun mu var diye.

Bir arkadaşım benim yaptığımdan dolayı seviniyorsa, içim ferahlıyor, dünya daha güzel oluyor. O an aklıma geldikçe mutlu oluyorum. Birinin benim yaptığım nedeniyle mutlu olduğunu düşünmek bana mutluluk veriyor.

İşin sırrı, mutlu olmak istiyorsan mutlu edeceksin. Başkalarına yardım ederek, kendine yardım etmiş ol.

Zihinsel, bedensel ve ruhsal sağlık sözleri size neleri çağrıştırıyor?

Zihinsel sağlık dediğimiz zaman mental ve beyin fonksiyonlarının içinde yer aldığı sağlık terimleri aklımıza gelebilir yalnız öyle değil zihinsel sağlık kişinin psikolojik ve ruhsal sağlık seviyesidir. Güçlü bir zihin için yapmamız gereken birçok şey varken aynı zamanda kaçınmamız gerekenlerde var. Kötü beslenmemek ve spor yapmamak kaçınmak gibi. Zihnimiz sadece somut hastalıklara değil aynı zamanda soyut olan hastalıklara yakalanabilir. Ve soyut olmasına rağmen vücudumuzu etkileyebilir. Kısaca zihinsel sağlığımız bütün vücudumuzu etkiyebilir.

 

Atatürk’ün dediği gibi sağlam kafa salan vücutta bulunur bu yüzden bedensel sağlığımıza zihinsel sağlımız için de dikkat etmeliyiz.

Bedensel sağlık ise vücudumuzda bulunan kas dokularının ve kemik yapılarını temel alan sağlık terimidir.  Vücudumuzda bulunan herhangi bir parçanın işlevini yerine getirme hızını arttırmak için kuvvetlenmek için ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak için iyi beslenip antrenmanlar yapmalıyız.

Ruhsal sağlığı kişinin çevresiyle ve kendi iç benliği ile bir dengede olamaması halidir. Vücudunun kontrolünü kaybetme hali olarak tanımlayabiliriz. Örneğin şizofrenlik, panik atak cinnet hali , kişilik bölünmesi ve benzeri durumlarda kişinin  kendinde olmaması durumlarıdır.

Aile bireylerinizin sağlık kurumlarında karşılaştıkları olumlu ve olumsuz davranışlar nelerdir?

Aile bireylerinizin sağlık kurumlarında karşılaştıkları olumlu ve olumsuz davranışlar nelerdir? Öğrenerek sınıf arkadaşlarınıza anlatınız.

Dünya da bulunan bütün sağlık kuruluşlarının uyması gereken belli yönergeler ve durumlar vardır. Sağlık kuruluşlarının bu yörüngelere uyması genellikle iyi ve olumlu sonuçlar getirirken bazen olumsuz olaylar ile de karşılaşabiliyoruz. Sağlık kuruluşlarında nadir de olsa ellerinde olan imkanı kullanamayıp hastayı mağdur edebilirken bazen de ellerinde olmayan durumlardan mecburi oldukları için hastaya olumsuz davranışlarda bulunabiliyor.

 

Ama genelde bu kuruluşlar her zaman hastanın iyiliğini ve refahını düşünerek yardım etmeyi amaçlıyor. Ve amacına ulaşıp hastalara doğru tedavileri ve teşhislerinde yardımcı oluyor. Kimi zaman maddi desteği sağlamak için çeşitli yerlere başvurabiliyor bu kuruluşlar. Ve sağlığınıza kavuşmanız için canı içten çalışmalar yapıyorlar. Tabi olumsuz davranışlar ile de karşılaşılabiliyor kaba ve kibirli sağlık personelleri olabiliyor. Bilgi almak için saatlerce beklemek ve  kalabalığa maruz kalmak gibi olumsuzluklar ile de karşılaşabiliyoruz.

Sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların sahip oldukları hakları çeşitli kaynaklardan araştırınız. Hastaların bu haklarını bilmeleri onlara ne gibi kolaylıklar sağlar?

Sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların sahip oldukları hakları çeşitli kaynaklardan araştırınız. Hastaların bu haklarını bilmeleri onlara ne gibi kolaylıklar sağlar? Sınıfça tartışınız.

 

Hastanın sağlık kuruluşlarına başvurmasının ardından hasta belli haklara sahip olur. Bu haklar 1980 yıllarında Dünya tabipler birliği tarafından ilan edilmiştir. Bu hakların tanımı uluslararası olmak üzere 6 madde ile tanımlanmıştır. Dünyadaki her hekim ve hasta için incelik ile düşünülmüş hasta hakları kişinin sağlığı için doktora başvurup kendi tercihlerini yapma imkânı sağlıyor. Hasta hakları temel olarak hastanın sağlık kuruluşları ve sağlık çalışanlarına karşı güçlü bir konumda olmasını sağlıyor.

Bu haklar arasında şunlar bulunuyor:

  • Hastanın özgürce istediği hekimi seçebilme hakkı
  • Hastanın tedavi hakkında bilgilendirilmesi ardından tedaviyi kabul etme ya da reddetme hakkı
  • Tüm sağlık ve şahsi bilgilerinin gizli kalması hakkı
  • Dini veya psikolojik desteği talep etme hakkı
  • Hastanın tedaviyi reddederek ölme hakkı oluşur

 

Hukuksal olarak hastanın hakları:

 

  • Bilgi isteme hakkı: kişi bilgi edinmek ve bilgi sahibi olmak isteyebilir hastalığı hakkında tanı teşhis ve tedavileri, tedavilerin sonuçlarını hangi cihazlar kullanılacağını, nasıl dönemlerden geçeceğini, maddi bilgileri edinme ve isteme hakkına sahiptir.
  • Tedavi ve bakım hakkı: hastanın hiçbir din dil ırk ayrımı gözetmeksizin tedavi ve bakım görme hakkı vardır. İstediği tedaviyi reddetme ve onaylama hakkı vardır ve istediği ekimi sağlık kuruluşunu seçme hakkı bulunur.
  • Mahremiyet hakkı: hastanın kayıtlı olan bilgilerini gizleme hakkı vardır.
  • Dini inançlarını yerine getirme hakkı: hastanın dini ne olursa olsun hastane içinde dini vecibelerini yerine getirme hakkı vardır.
  • Şikayet hakkı: hastanın herhangi bir zarara uğraması durumunda şikayet edebilme hakkı vardır.

Sağlık, hastalık ve engellilik kavramlarını sağlıkla ilgili kitap ve dergilerden araştırarak bunlarla ilgili görüşlerinizi sınıf arkadaşlarınıza açıklayınız.

Sağlık nedir ve nasıl tanımlanır gibi sorulara yanıt olabilsin diye 1948 de Dünya Sağlık Örgütü uluslararası bir tanımlamada bulunmuştur. Dünya Sağlık Örgütünün sağlık tanımı çoğu ülkede kabul görmüştür yine de bazı maddeleri çok fazla tartışmaya açıktır ve anlaşmazlıkların meydana gelmesine sebep olmuştur. Günümüzde öznel olarak değişebilen sağlıklı olma, hasta olma, engelli olma ve sağlık tanımı günümüzde çoğu kişi tarafından bilinmemekte hatta gereksinim olarak da görülmemektedir. Oysa kişinin sağlık tanımı hastalık tanımı ve engellilik tanımlarını bilmesi ve sağlığı için bu tanımları baz alarak davranışlarına yansıtması gerekir.

Sağlık tanımı

Sağlık kişinin hem fiziksel yani biyolojik işleyişinin iyi olması yanı sıra sosyal ve psikolojik durumunun da aynı anda iyi olma durumudur. Sağlık bir bütündür ve yukarda bahsettiğimiz 3 temelden biri bozulursa sağlık bozulur. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre sağlık fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden de tam bir iyilik halidir.

Hastalık tanımı

Kişinin biyolojik işleyişin de sıkıntı yaşaması, psikolojik ve sosyal yönlerden rahatsızlıkların meydana gelmesi, sosyal yaşantıdaki ve psikolojik durumundaki bozukluklar ya da işlev kayıpları ve eksiklerinin tümüne hastalık denir.

Engellilik tanımı

Engelli olma durumu hasta olmanın ötesinde ve uzun vadede yaşanılan rahatsızlıkların, eksikliklerin olması durumudur. Fiziksel yetilerinde eksik olması veya psikolojik olarak yetersiz olma durumu engellilik olarak tanımlanır. Doğuştan görememe işitememe veya sonradan kaybedilmiş olan organların işlevlerini yerine getirememe olarak örneklendirilebilir. Engellilik oranı yüzde 40’ı geçtiğinde engelli raporu alabiliyorsunuz.

Radyasyonun kanserle olan ilişkisini anlatınız.

Kanser oluşumu kişinin hücrelerinin orantısınız ve gereksiz şekilde hücre çekirdeğinin kontrolü dışına aşırı bölünmesi ile oluşan ölümcül olabilecek bir rahatsızlıktır. Radyasyon ise bir ışındır ve elektromanyetik dalgalar halinde yayılır insan vücudunu etkileyebilen ve insan vücudunun bu ışına fazla miktarda maruz kalması durumunda hastalık yapabilecek kadar güçlü bir ışındır. Tıp alanlarında sağlık için kullanılabilmelerine rağmen dikkatli şekilde kullanılmaları gerekir.

Hemen hemen kullanılan her elektronik cihaz az da olsa radyasyon yaymaktadır ve radyasyon belli miktarlarda alınmaya başladığında canlıların tümüne zarar verebilir. Bitkilere hayvanlara toprağa ve havaya ve biz insanlara. Radyasyonun yaptığı en yaygın hastalık kanserdir ve ekolojik dengeyi bozan bu ışın vücudumuzu ve biyolojik dengemizi de bozarak kanser olmamıza sebebiyet verir. Kalıtsal hastalıklar kromozomların oluşumunu etkileyerek olabileceği gibi hücrelerin kontrol dışı hareket etmelerine sebebiyet verebilir.

 

Çekirdek ve çekirdekçik yapısının bozulması radyasyona maruz kalınmış yer içinde fazlaca hücre bölünmesi olmasını ve bölgede kitle oluşumu yapmasına sebebiyet verir. Hücrelerin bölünmesinin durdurulması ile vücutta sağlıklı çalışan hücrelerinde bölünmesinin duracağı kişinin ölüm riskini arttırır.

Kısaca radyasyon alınımın sonucu kanser ile sonuçlanma ihtimali çok fazladır. Kanser olunmasa bile kalıtsal hastalıklar ve genetik bozukluklar yaşanır. Nesilden nesile devam edecek ola bu genetik hasarların bir tedavi yöntemi günümüz de bulunmamaktadır. Bu nedenle olabildiğince radyasyondan uzak durmalıyız.

Kişi ve toplum sağlığını etkileyen çevresel etmenlere örnekler veriniz.

Kişi ve toplum sağlığını etkileyen etmenler arasında birçok etmen bulunur. Çevresel etmenler de bunların arasında bulunur. Kişinin sağlıklı olması yalnız vücudunun işleyişine ve biyolojik sistemine bağlı değildir. Sağlık bir bütündür ve uygun şartların hepsi bir araya getirildiğinde sağlıklı bir birey oluşur. Kişinin yaşadığı ve hayatını devam ettirdiği çalıştığı veya eğitim gördüğü yerler çevresel koşullar içerisinde yer alır. Çevresel koşulların sağlıklı bir insan için uygun olması gerekir. Aksi takdirde sağlıklı biri sağlığını kaybedebilir sağlığı zaten kötü olan biri daha da kötüleşebilir.

Yaşanılan ülkenin ekonomisinin kişi ve toplum sağlığını fazlaca etkilediği bilinmekte ekonomik durumu kötü ve gelişmemiş olan bir ülkede sağlık koşulları ve gerekli besin alınımın karşılanmaması gibi durumlar kişinin ve toplumun sağlığını olumsuz etkileyecek etmenler arasında yer alır.

 

Toplu ölümler ve salgınlar meydana gelmeye başlayabilir. Salgının yayılmasını durduracak yeterli medikal ürün eksikliklerinden hastalıklar tedavi edilemez ve toplumda sağlıklı insan sayısı azalır duruma gelir.

Yaşanılan yerin uygun sıcaklıkta tutulması ve temizliğine dikkat edilmesi gerekmektedir. Toplu şekilde kalınan yerlerde yurtlarda, halka açık tuvaletlerde ve birlikte yaşanılan yerlerde başkalarına ait özel eşyalarını kullanmamak gerekir (makyaj malzemeleri, diş fırçası, tırnak makası, kaşık, çatal, iç çamaşırı, tarak gibi). Ve normalden olduğundan daha hijyenik bir ortam sağlanmaya çalışılır.

İnsanlarda hastalıklara neden olabilecek etmenleri araştırarak sınıf arkadaşlarınızla tartışınız.

Kişinin hasta olmasını ve hastalık boyutunu birçok etmen değiştirebilir. Hastalıklar viral dediğimiz yani virüs kaynaklı hastalıklar ve bakteriyel hastalıklar olarak 2 alt etmende incelenebilir. Aynı zamanda bağışıklık sistemi dediğimiz (immün sistem) sistemin kuvvetli olmamasından kaynaklanan sebepler de bulunur. Bunlar genel olarak fiziksel etmenlerdir. Hastalık yalnız fiziksel değil ruhsal ve sosyal olabilmektedir. Bu nedenle hastalık yapacak çok etmen bulunur genel bilgiye göre sıralayacak olursak hastalık yapacak etmenler şu şekildedir:

  • Bünyesel
  • Çevresel
  • Kimyasal
  • Fiziksel
  • Psikolojik

Sebepler olarak 5 ayrı temel etmen vardır.

Açıklayacak olursak eğer, bünyesel etmenler kalıtsal hastalıklardan meydana gelir metabolizma hızının yavaş veya hızlı olması gibi ailede olan ve kişiye aktarılan DNA üzerine işlenmiş olan rahatsızlıklardır.

Çevresel etkenler ise kişinin yaşadığı ortamı ve çevresindeki hijyen durumunun ne kadar iyi ve kötü olduğuna göre değişen durumlardır. Maddi durumun iyi olması beslenme durumu çevresel faktörler içerisine girmektedir.

Kimyasal etmenler arasında bilinçsizce veya yanlış kullanılan ilaçların ürünlerin bir süre sonra ortaya çıkardığı yan etkiler ve rahatsızlıklardır.

Fiziksel etmenler kişinin başına gelebilecek fiziki kazalardan oluşan veyahut doğuştan meydana gelen fiziksel yetersizliklerin yapısal bozuklukların oluşturduğu etmendir.

Psikolojik etmen kişinin duygu durumunun ruhsal benliğinin karmaşık bir hal alması durumudur. Sosyal hayatı ve psikolojik dengesi bozulan insanların genel sağlık durumlarının da bozulmaya eğimli bir biyolojik işleyişleri vardır.

Hastanın tedaviyi reddetmesi durumunda sorumluluk kime aittir?

Sağlık çalışanlarını, hastaları ve hukukçuları ilgilendiren bu konu birçok tartışmaya yol açmıştır. Hastanın belli sebepleri dahilinde tedaviyi reddetmesi kafalarda soru işareti bırakmaktadır.  Birden fazla değişik vaka ile karşı karşıya kalan doktorlar hastalar için en doğru tedaviyi ve teşhisi bulmak zorunda. Doktorun hastanın üzerinde yapacağı herhangi bir yanlış tedavi süreci doktorun lisansına el konulması ve hapis cezasına çarptırılmasına sebep olabilir.

Tabi ki doktor işi gereği elinden gelenin en iyisini yapmak için çabalayacaktır yalnız burada hastanın kararı doktora söz hakkı vermiyor. Doktor yapacağı tedaviyi düzgün bir şekilde anlattıktan sonra tedaviyi alıp almamak konusu tamamı ile hastanın kararı oluyor. Hukuksal olarak bu karar olmadan doktorun tedaviyi başlatması hatalı ve riskli bir durum teşhis eder vücut hastaya aittir ve vücudu hakkındaki tüm kararları hastanın baskı altında kalmadan karar vermesi gerekir.

 

Bu durumda hasta veya doktor haklı olabilir. Ne olursa olsun hastanın tedaviyi reddetme hakkı vardır ve hasta tedaviyi reddettikten sonra bütün sorumluluk hastaya aittir. Çünkü hasta tedaviyi ve onu iyileştirecek tedavi yöntemlerini istemeyerek doktoru devre dışı bırakmıştır ve doktorun yapabileceği bir şey yoktur. Hukuksal olarak da hastanın başına gelebilecek kötü durumlardan doktor sorumlu olmaz. Hastanelerde tedaviyi anlatan ve tedavinin yapılması veya yapılmaması için gerekli olan izin belgesi vardır. Ve bu izin belgesi hukuksal olarak hastanın tedaviyi reddettiğini gösterecektir.

Hasta haklarında mahremiyet kavramının ne olduğunu açıklayınız.

Hasta mahremiyeti çok önemli bir konu olmak ile birlikte birçok kişinin bu konu üzerinde durması gerekir. Hasta ile doktor arasında olması gereken bir güven vardır ve doktor bu güveni sarsmadan hastayı tanı teşhis tedavi basamaklarından geçirmelidir. Hasta ve doktor arasındaki bu güven bağı ne diğer doktorlar ile nede hasta yakınları veyahut hemşire ya da sağlık personelleri ile paylaşılmamalıdır.

Hastanın mağduriyetini gidermek için olabildiğince mahremiyetine saygılı davranmak zorunda olan doktor öznel bilgileri tıbbi gereksinimler olmadan paylaşmak zorunda değildir. Hastayı rencide edici rahatsızlıkları elinden geldiğince üstü kapalı şekilde tedavi etmeye çalışmalıdır.

Fakat hasta tedavi olurken mahremiyetini doktorun dediği ölçüde göz ardı edebilmelidir tanı ve teşhissin tedavinin olabilmesi için doktorun çalışabileceği uygun ortam sağlanmalı. Doktora ve mesleğine saygı duyulmalı. Doktorda mahremiyetinizi gerekli ölçüde korumaya çalışacaktır.

Hukuksal olarak hastanın mahremiyet hakkı:

 

  • Hastanın sağlık ve tıbbi durumu için değerlendirmelerin gizlilik içinde yürütülmesi
  • Tanı ve teşhis ve tedavinin kısaca muayenenin makul gizlilik ortamında olması
  • Eğer tıbbi olarak bir sakınca yoksa yanında bir yakınının bulunması
  • Kişinin muayenesin de birinci dereceden ilgili olmayan kişilerin müdahale halinde odada bulunmaması.
  • Hastalık ile olmadığı sürece hastanın ailevi ve özel hayatına müdahale edilmemesi durumu
  • Hastanın sağlık harcamalarının ve kaynaklarının gizli tutulma durumu

Bu gibi durumlarda mahremiyetinizi koruyabilirsiniz. Ölüm gibi olaylarda da mahremiyet korunmak zorundadır.