Doğru kitap seçimi niçin önemlidir?

Doğru kitap seçimi niçin önemlidir? Örneklerle açıklayınız.

  • Doğru kitap seçimi bilgiye ulaşmak için önemlidir.
  • Kitap okumayı Sevebilme becerisi kazanmak için önemlidir.
  • Doğru kitap biriyim anlaması ve anlaşılması için önemlidir.

Örneğin kelebeklerle alakalı bir bilgi edinmek istediğinizde ne yaparsınız?

Bir kelebek belgeseli izlersiniz kelebeklerle alakalı yazıları araştırır okursunuz ve hatta çevrenizde gördüğünüz kelebekler hakkında gözlem yaparsınız.

Bir kelebeği öğrenmek için gergedan belgeseli izlerseniz bir kelebeği öğrenme şansınız olur mu?

Elbette olmaz. Doğru kitap, kişiyi doğru bilgiye götürür.

Kitabın varoluş amacı olan bilgiye giden yoldaki ihtiyacı karşılama vasfını yerine getirir.

Yine bir örnek verecek olursak okumayı yeni sökmüş 7 yaşındaki bir çocuğa oldukça kalın bir kitap okutmak isterseniz başarılı olabilir misiniz?

Sorunun cevabı şu: kitabı okutamazsınız bile. Çünkü 7 yaşında ve yeni okumayı çözmüş bir çocuk için kalın bir kitap doğru bir kitap değildir. Oradaki bilgiler onun için bir anlam ifade etmez. Çünkü kişi mevcut kapasitesi, ihtiyaçları kapsamında kitaplar okumak ister. Hiç deniz görmemiş birine günlerce denizi anlatın. Sizin gözlerinizi kapattığınız zaman gördüğünüz deniz manzarasıyla anlatılanların onda yarattığı etki aynı olmayacaktır.

Kitap okumayı sevme evresinde öğrenciler çoğunlukla şunu söyler: Ben kitap okumayı sevmiyorum çünkü çok sıkıcı. Kitaplar sıkıcı değildir öğrenci yanlış kitap okuyordur.

Polisiye seven birine romantizm içerikli kitaplar verirseniz elbette sıkıcı gelir. Doğru kitap seçimi, tüm bu noktalar değerlendirildiğinde ilk önce kitabın okunabilmesi için oldukça önemlidir.

 

Bir insanın hedeflerine ulaşmasındaki kararlılığı, o insanın ve içinde yaşadığı toplumun hayatını nasıl etkiler?

Bir insanın hedeflerine ulaşmasındaki kararlılığı, o insanın ve içinde yaşadığı toplumun hayatını nasıl etkiler? Örneklerle anlatınız.

Hedefi olmayan bir gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez. Bu sözü mutlaka bir yerlerde duymuşsunuzdur. İnsan bir hedef belirlediğin de o hedefe varması için yapması gereken belli başlı şeyler vardır. Mücadele etmeden başarıya giden tek bir canlı bile yoktur. Ama bu mücadele yolu kolay bir yol değildir. Dünyanın en iyi aşçısı olmaya karar verdiğinizi düşünün. Altı üstü yemek yapmak olarak değerlendirdiğinizde dünyanın en iyi aşçısı olabilmeniz mümkün mü?

Her sabah erken saatlerde uyanıp okula geliyorsunuz. Okula gelmenizdeki de ki amaç eğitim ve öğretimin ihtiyacını temin etmek ve bu konuda eksikliğinizi kapatmak olduğundan okula gitmek istemeyen ya da eğitimi almak istemeyen insanlardan farklı bir şey yapıyorsunuz erken uyanıyorsunuz ve bu sizin mücadeleniz oluyor.

Kendinize bir hedef belirlediğiniz de insanlar ilk önce onu başaramayacaksınız gibi şeyler söylerler. Siz mevcut olumsuzlukları değerlendirip hedefinizden vazgeçtiğiniz de insanlar size tekrar ben sana söylemiştim derler.

Ama vazgeçmeden hedefinize giden yolda gerekli fedakârlıkları yapıp mücadeleyi verdiğinizde toplum sizi başarmış birey olarak ilan eder.

Hedefinize ulaştığınızda aileniz arkadaşlarınız ve çevrenizdeki insanlar sizi parmakla gösterir hale gelecektir. İnsanın hayata tutunması için önce bir hedef belirlemesi daha sonra hedefine varmak için yapması gereken her şeyi öğrenmesi ve bu yolda asla vazgeçmemesi gerekir. Hayallerinize giden yolda kimse nasıl yürüdüğünüzle ilgilenmeyecektir. Kararlı oluşunuz ancak hedefe vardığınızda takdir edilir.

Birlikte vakit geçirmekten hoşlandığınız arkadaşlarınızı söyleyiniz. Bu arkadaşlarınız ile iyi vakit geçirmenizin nedenleri nelerdir?

Birlikte vakit geçirmekten hoşlandığınız arkadaşlarınızı söyleyiniz. Bu arkadaşlarınız ile iyi vakit geçirmenizin nedenleri nelerdir?

Arkadaşlar bazen insana ailesinden daha yakın oluyor. İnsan ailesini görmediği kadar arkadaşlarını görüyor onlarla vakit geçiriyor. Hayatımızın önemli bölümünü onlarla geçiriyoruz. Onlar sana sen onlara benziyorsun zamanla. Atalarımız boşuna dememiş bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye. Elbette birlikte vakit geçirmekten hoşlandıklarımız da var bunların içerisinde. Hasan Hüseyin Ahmet Veli…İsimlerin ne önemi var ki ? Hem onları söylersek bu sefer diğer boşta kalanları şikayet etmiş olmayacak mıyız ? Bunlarla iyi vakit Onlarla kötü vakit. Hoş bir durum olmaz bu. Ya da söyledin diyelim Oda bunu öğrendi ne yüzle konuşacaksın onunla ? Dönüp sana dese ki ne hatamızı gördün de böyle dedin biz gayet iyide dosttuk beraber çok vakit geçirdik veya okul sayesinde vakit geçirmek zorunda bırakıldık ama yine de hiç birbirimizi kırmazdık neden böyle dedin dese ne cevap verebilirsin ki?

-Eee ben kötü vakit geçiriyoruz demedim ki hatta senin adın hiç geçmedi bile ben iyi vakit geçirdiklerimi söyledim sadece.

-Bende onu diyorum işte adımın geçmemesi üzdü beni iyi bir konuda benden bahsetmemen üzdü hem de ben senin adını söylemişken.

 

Arkadaşınızın oyun oynarken kurallara uymaması sizi nasıl etkiler?

Çokta etkilemez açıkçası. Oyun sonuçta. Çok kuralcı olmamak gerekiyor. Hatta bırak kural dışına çıkmasını hile bile yapsa büyütülecek mesele değildir.

Belki başka maksatla yapmıştır gülüp eğlenmek eğlendirmek istiyordur. Bir art niyet yoksa ortada çokta üzerinde durulacak bir konu değil bence. Burada da niyet önemli. Şimdi kişiyi tanıyorsunuzdur hem de çok yakından arkadaşınızdır. Sizi kandırmak kazıklamak gibi bir niyeti olmadığına eminsinizdir. Bu arkadaşınız oyunda hile yapsa bile güler geçersiniz. Oyunun suyu da çıksa ona feda edersiniz. Sizde ona katılır beraber karşılıklı saçmalarsınız. Bu keyif bile verir. Tabi arkadaşlar için geçerli tüm bu saydıklarım. Hep arkadaşlarınla oyun oynamıyorsun ki. Yeri geliyor arkadaşının arkadaşı ile oynuyorsun. Hiç tanımıyorsun. Belki de bir daha görme fırsatın olmayacak tanımayacaksın. İşte o zaman ortada sıkıntı var demektir. Seni kandırmaya yönelik bir organizasyonun parçası olmak istemiyorsan kurallara uymasına dikkat etmeli uymadığında ise kesinlikle uyarmalısın. Yoksa senin onu görmediğini görsen bile ona ses çıkarmadığını düşünecek olursa ona sahtekarlık kapısını açmış olursun. Dikkat etmelisin ve sende böyle bir ortama davet edildiğinde aynı şekilde kurallara uymalısın.

 

Arkadaşlarınızda gözlemlediğiniz olumlu davranışlar nelerdir?

Her biri ayrı ayrı değerlidir. Gün gelir acını paylaşırlar gün gelir mutluluğunu. Acını paylaşır azaltırlar mutluluğunu paylaşır çoğaltırlar.

Belirli bir olumlu davranış olarak ele alırsak hata ederiz diye düşünüyorum. Olumluyu ararsak kızdığımızda da hata ararız. Size yapılan iyilik ve güzellikler evet unutulmasın aklınızın bir köşesinde kalsın. Sonra da deyin ki bu arkadaşım böyle davranmıştı hiç unutamam. Ama sizde kalsın. Sizde aynından yaparsanız ona veya başka birine oda sizde kalsın. Peki ya tebrik edilmek istiyorsa ? Onlarca kişinin içinde sizden Ona minnet duymanızı bekliyorsa ? O zaman eyvah.. Keşke hiç olumlu davranışını bir iyilik yaptığını görmeseydim demeye hazır olun. Hatta başka bir kişiden zarar görseydim de ondan fayda görmeseydim demeye bile. İnsan çevresinde kendi bilinir kendini bildirmez. Her kim ki yaptıklarını anlatıyor samimi bulmam. Doğru da değil. Gösteriş meraklısı duygu haydutları onlar. İnsanlar sizin iyiliğinizle yaşasa hayata tutunsa bile bu ona sizden değil sizin aracılığınızla verilmiştir. Sizlerin bir vesile olduğunuzu bilin diye de bir çok kere uyarılmış farkına varmanız istenmiş olmanız da boşuna değildir.

 

Olumlu ve olumsuz davranışlarınız sizi ve arkadaşlarınızı nasıl etkiler?

Olumlu ve olumsuz davranışlarınız sizi ve arkadaşlarınızı nasıl etkiler? Örneklerle açıklayınız.

Olumlu durumlar beni arkadaşlarıma daha yakınlaştırır, olumsuz durumlar ise uzaklaştırır.

Beni değil ama arkadaşlarımı. Ben olumsuzda olsa kimseyi yarı yolda bırakmam. Bırakana da hoş görüyle bakmam. Neden iyi bir durumda ya da sorduğunuz soruya göre söylem yapıyım olumlu bir davranış sergilendiğinde alkış alıyoruz da en ufak bir olumsuzlukta tüm her şey bir çırpıda silinip atılıyor ? Bunu nasıl başarabiliyoruz ? İnsan duyguları doğanın insan üzerinde ki etkilerinden arındı mı ? Saf ve temizlik tabiri artık insanlar için geçerli olmayacak mı ? Bakın olumsuz davranışım yok benim demiyorum elbette ki var olacakta. Fıtrat gereği hata yapmaya meyilliyiz zaten. Bu normal değilse de bir gerçek. Burada da hatalarımı ört pas etmek için değil kendimi aklamak için de değil bir tespit için söylüyorum. Ben insanlara hata yaptın diye kızmıyorum olumsuz bir davranış sergileyen yahut hata yapan insanları neden ve nasıl kolayca yarı yolda bırakmaya nasıl cesaret ederler diye kızıyorum.

 

Menfaat bizden yana fayda sağlayınca iyi, karşımızda olunca da kötü bir kavram olmasın. Her iki durumda da menfaat peşinde koşmamalı koşanları da uyarmadan silip atmalıyız.

Yakın zamanda çevrenizdeki insanları mutlu eden bir davranışınızı söyleyiniz.

Çevremde çok fazla insan yok aslında. Varsa da ben göremiyorum. Yanlış anlaşılmasın kimsesiz bile olsam evet üzülür ama şikayetçi olmam. Bu sakın bir şikayet olarak algılanmasın. Belki de kendim eliyorumdur etrafımda ki kişileri. İnsan seçmek evet yanlış biliyorum ama bu kötü huyumdan da vazgeçemiyorum. Bir yanlışla aynı ortamda bulunamıyorum. Kızdım mı bir kere bir daha ısınamıyorum. Şartlamıyorum kendimi. Çok istiyorum aynı kişiyle eski muhabbeti yakalamayı. Aynı seviyelere çıkıp tabiri caizse kaynatmayı. Huy bu istemediğin şeyleri hissettiriyor insana. Hem neden istemeyim ki kimseyi kalabalığı seven biri olarak ? Yalnız yemek yemekten bile hoşlanmayan biri mi istemeyecek kimseyi ? Belki de düzeltilmesi gereken birkaç psikolojik rahatsızlık..

 

Asıl birde kendi yanlışlarına bakıp hatalarını gördükten sonra kendinden de uzaklaşma isteği başlayınca anlıyor insan kendini bile terkedebileceğini. Kendini terkeder mi insan demeyin hiç. Uzaklara dalıyorsanız yağmurlu serin bir akşam, sizden uzaklaşan sizi izliyorsunuz demektir.

İşin özü çevremde ki insanları mutlu edecek tek bir davranış sergilediğimi düşünmüyorum. Varsa da haberim yoktur. Bilmeden yapmışımdır.

 

 

Yapmakta zorlandığınız etkinliklerde kendinizi geliştirmek için neler yapabilirsiniz?

İşe önce düşünerek başlarım. Bir usta inşaatını düşünüp planlamadan yapabilir mi ? Buna o işin zor yanlarını düşünerek devam ederim. Kolay yanları ya da bana öyle gelen yapılması aynı zaman da mutluluk verecek hafif işleri düşünmeyi sona bırakırım. Belki de hiç düşünmem. Kafamda oturmuştur zaten. Zorlar dururken kendimi ona yoramam. Zaten ona yormak da denmez de.. Keyif verecek çünkü yapınca mutlu olacağım. Burada kendi kendime sormalıyım yapmaktan mutlu olduğum işler kolay kategorisinde mi ?

 

Şimdi işin zor kısmına göz atalım. Bana göre keyif vermeyen tatsız işlere. Düşündüğüm zaman da dahil edersek epey vakit harcayacağım da artık bellidir. Sonrası için uğraşlarım da çaba vermiyorsa sinirlenmemek elde değildir. Artık bu noktada o işin oluşması için inat başlamıştır. Uğraş daha uzun vakiler almaya başlamış sinir katsayısı yükselmiştir. Kendini az çok tanıyıp gören her insan burada bir mola verir. Dinlendin yine olmuyor mu ? Araştır artık be adam derim ve işin nasıl yapılacağı hususunu dikkatlice öğrenir bir hal çaresine bakmaya çalışırım.

 

 

Güçlü yönlerinizi ve güçlendirmek istediğiniz yönlerinizi yazınız.

Güçlü yönlerimin  ve güçsüz yönlerimin arasında çokta büyük bir fark göremiyorum. Güçsüz yönümün de güçlenmesini belki de istemiyorum. İstesem yaparım çünkü biliyorum. Bak bu da güçlü bir yönüm istediğimi yapmak yahut yapana kadar uğraşmak. Güçsüz yönüm bana güç veriyor diye düşünüyorum. Bunu güçlendirirsem aslında gücümü kaybederim. Şöyle ki insan derdi kadardır. Derdim bana ilaçsa bunu neden düzeltmeye çalışayım ki ? Konunun çok da dışına çıkmak istemiyorum. Ama bu sorular beni tanımaya yönelik sorular ve ben kendimi kolay ifade edemiyorum. Karışıyor hatlar aklım gidiyor farklı bir şey düşünürken farklı bir şey yazıyorum. Kelimeler yetmiyor diyemem ben kelimelere yetmiyorum. Yanlış anlaşılmasın çaresiz olarak görünmek istemiyorum sadece kişisel bir savaş benimkisi kendi içimde kendimle. Hemde hiç bitmeyecek bir savaş. Her gün farklı bir cephesi açılıyor. Bir taraftan toprak kaybederken bir taraftan toprak kazanıyorum.

 

Şimdi gerçekleri konuşayım birazda. Kendimi yermem size göre güçsüzlük olarak düşünülebilir bana göre ise bir güç. Yapmak istediğim işe sonuna kadar uğraş verip gerçekleştirmek bana göre güçsüzlük olabilir size göre güç ? İşin aslı benim için hayat çok güç.. Yaşamanın boşa olmadığı bedelini ödemenin gerekliliği tamda burda başlıyor işte. Bedel ödemeden yani güçsüzlük yaşamadan güç beklenilmez. Konuya gün olarak değil genel baktım biliyorum. Dolandırdım biraz ama az da olsa ifade etmem gerekti kendimi.

Ha bu arada mutlak güç de bellidir..

 

Güçlü yönlerinizin günlük hayatınızdaki etkileri nelerdir?

Güçlü yönlerinizin günlük hayatınızdaki etkileri nelerdir? Arkadaşlarınız ve öğretmeninizle paylaşınız.

 

Her farklı gün farklı ruh hali demektir. Bunu gün içerisinde ki karanlık aydınlık gibi de düşünebilirsiniz. Hemen hemen her saat farklı bir aydınlık yansır dünyamıza. Saat 1 ile saat 6 arasında ki renk farkı gibi kişiliklerde değişkenlik gösterir zamana göre. Birde güçlü yönlerinin farkına varmak gerekir. Kendini bilmek de diyebilirsiniz kendini anlamakta. Her ne derseniz deyin her güçlü yönünü bilmez insan.

 

İmtihan kelime olarak kalmamalı dağarcığımızda. İnanmalıyız buna. Eğer tüm güçlü yönlerimizi biliyor olsaydık ve bunlar ile zorluklara karşı koyabilseydik nasıl imtihan olabilirdik ki ? Tabii ki karşı koyamadığımız durumlar oldukça fazla. Bizi üzen bizi düşündüren içinden çıkamadığımız o kadar çok durum var ki.. Günü gelir iyi bir psikoloji de çok zor durumlara göğüs gerersin günü gelir çok kolay durumlara kötü bir psikoloji ile bir şey yapamaz hatta durumu daha da zorlaştırırsın.

Özet olarak kendimizi bilmemiz de yetmez. Sıkıntıları da bilmemiz ve onları düzeltmek için doğru zamanı beklememiz gerekir. Günü birlik düşünerek kolaylık sağlamak sadece tesadüf olur. Hayatımız bir günden ibaret olmayacağı gibi bir anlık da değildir. Önünü arkasını düşünerek hareket etmek daha kesin net sonuçlar doğurur.