Felsefenin doğuşuna neler etki etmiş olabilir?

Felsefe, insanların dünyayı kendilerini ve dünya ile kendileri arasındaki ilişkiyi anlamlandırmaya çalışma etkinliğidir. Bundan dolayı felsefe modern zamanda doğmuş bir disiplin değil, esasen ilk zamanlardan beri ortada olan ve pek çok kişinin uğraşı olan bir disiplindir. Bunun en büyük sebebi dünyaya gelen fakat zihni ve düşünebilme yeteneği ile diğer tüm canlılardan farklı olan insanların dünya ile farklarını anlamak isteme ve bu dünya içerisinde kendilerini yabancı hissetmeme konusunda gösterdikleri çabadır.

 

İnsanlar dünya içerisinde kendilerini yabancı ve mutsuz hissetmemek için dünyayı anlamaya ve anladıkları dünyayı yeniden ve yeniden yorumlamaya çalıştılar. Bu kapsamda pek çok kavram teori ve fikir ortaya attılar. İşte felsefe de bu kavram teori ve fikirlerin toplamıdır. Bu kavram teori ve fikirler felsefede oldukça geniş bir alana hizmet eder. Kişinin dünyadaki yerini, dünyanın durumunu, toplumların yapısı ve yerini yine felsefenin sorduğu sorulardan ve verdiği cevaplardan öğreniriz. Kısacası felsefe, insanın kendini ve dünyayı anlama isteğinden oluşmuştur.

Bir konu hakkında araştırma yapılırken o konunun tarihçesine neden bakılır?

Bir durum ya da olgu ancak ve ancak tarihsel diyalektik gelişimi göz önüne alındığında tam olarak incelenebilir. Söz konusu durumun bugünkü haline nasıl geldiği, nasıl yollardan geçtiği, nasıl ilişkiler içerisine girdiği ve ne gibi durumları etkilediği anlaşılmadan olayın bütüncül bir yorumunu yapmak ve olayı ayrıntılı olarak incelemek çok zordur. Dolayısıyla bir konu hakkında araştırma yapılırken konunun tarihçesi önemsenir. Bir konu, tarihsel materyaller etrafında şekillenen ve dolayısıyla belli bir birikime sahip olan bir konsept ya da bağlamdır. Dolayısıyla bir konunun tarihi ya da geçmişi ondan salt bağımsız bir olgu değil, o konunun kendisinin bir parçasıdır.

 

Bir madalyonun tek bir tarafına bakılarak o madalyonun ne olup ne olmadığı nasıl tam olarak anlaşılamaz ise, bir durumun da tarihsel geçmişi ya da tarihçesi araştırılmadan, bu konu hakkında fikir yürütülüp eleştirel düşünülmeden o konunun kavranması imkansızdır. Bundan dolayı mutlaka olayları tarihsel perspektif içerisinde değerlendirmek gerekir.

Türkiye’nin Göreceli Konumunun Sağlamış Olduğu Avantajlar Nelerdir?

Türkiye birçok açıdan avantajları sağlayan bir ülke konumundadır. Özellikle Türkiye’nin Coğrafi yapısına baktığımız zaman gerçekten turistleri çekebilir niteliklere sahip olduğunu ve her zaman kendisini geliştirme potansiyelinin bulunduğunu anlayabiliriz. Tabi Türkiye’nin sahip olduğu avantajların en büyük sebebi; ülkenin bulunduğu konumdan kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin göreceli konumunun sağladığı avantajlar saymakla bitmez. Coğrafya’da özel konum olarak da bilinen göreceli konumun faydalarını birleştirdiğimizde ne kadar potansiyeli yüksek ülkede olduğumuzu fark edebiliriz.

 

Türkiye’nin Göreceli Konumunun Sağladığı Avantajlar Nelerdir?

İklimi, bulunduğu Coğrafya, doğal yapısı, insanı, yemekleri ve daha birçok özelliğinin yanı sıra göreceli konumuyla da insanları kendisine çeken Türkiye’nin göreceli konumunun sağladığı avantajlar şunlardır:

  • Asya ve Avrupa Kıtaları arasında köprü görevini üstlenen Türkiye, tarafı denizlerle çevrelenen bir yapıda karşımıza çıkmaktadır.
  • Yunanistan, Bulgaristan, Suriye, Irak, İran, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan gibi ülkelerle yakın komşu olduğundan dolayı petrol zengini ülkelere çok yakındır. Bu da ekonomik anlamda Türkiye’ye önemli güç katmaktadır.
  • Ve 4. Jeolojik zaman içerisinde oluşan Türkiye henüz genç bir yapılanmaya sahiptir. Dolayısıyla ülke gelişmeye çalışan ülkeler arasında yer almaktadır. Her ne kadar günümüzde gelişmiş ülkelere nazaran daha dezavantajlı durumda gözükse bile, gelecek için gelişmeye açık olduğundan dolayı birçok ülkenin önüne geçebilecek potansiyele sahiptir.
  • Türkiye’ye genç ülke dememizin bir başka avantajı da sağlık turizminin gelişmesine imkan sağlamasıdır. Ayrıca sıcak su kaynakları bulunan Türkiye’de kaplıca turizmi ülkeye gelir getirmektedir.

Paralel Ve Meridyenlerin Ortak Özellikleri Nelerdir Yazınız

Geoit şekliyle kutuplardan basık, ekvatordan şişkin kendisine özel yapıyla Dünya’yı kesen çizgiler vardır. Dünya’yı enine ya da boyuna kestiği varsayılan çizgilerden biri paraleller, diğeri ise meridyenlerdir. Paralel ve meridyenler her ne kadar farklı çizgiler gibi görünseler de; her ikisinin de ortak  olan yanları yer almaktadır. Paralel ve meridyenlerin ortak özellikleri az olsa da aslında birçok işimizi kolaylaştırmaktadır.

 

Paralel ve Meridyenlerin Ortak Özellikleri Nelerdir?

Paralel ve meridyenlerin arasında yer alan ortak olan noktalarına değinmeden önce; paralelin ne anlama geldiğini ifade edelim. Paraleller: Dünya’yı enlemesine kesen hayali çizgilere verilen isimlerdir. Meridyenler: Dünya’yı boylamasına kesen hayali çizgilere ya da dairelere verilen isim olarak tanımlanabilir.

Paralellerin Özellikleri Nelerdir?

  • Doğu –Batı uzamında kendisini gösteren Paraleller, Dünya’yı enlemesine keserler.
  • Meridyenleri 90 derecelik dik açıyla keserler.
  • Ekvator çizgisinde yer alan paralel en büyük paralel dairesi olarak bilim insanları tarafından kabul edilmektedir. Aynı şekilde bilim insanlarına göre; 1 derecelik açıyla devam ederek kutup noktalarına doğru küçülüp bu noktalarda birleşirler.

Meridyenlerin Özellikleri Nelerdir?

  • Kuzey- Güney uzamında kendisini gösteren Meridyenler, Dünya’yı boylamasına keserler.
  • 1 derecelik açıyla ilerleyerek küçülürler.
  • Kutup noktalarında birleştikleri gözlenmektedir.

Paralel ve Meridyenlerin Ortak Özellikleri

  • Her ikisi de 1’er derecelik açıyla gelerek kutup noktasına ulaştıkları anda bir nokta kadar küçülürler.
  • Bir yerin tarifini yaparken mutlak konum verilme esnasında hem Meridyenler, hem de Paraleller verilmektedir.
  • Her ikisinin de buluşma noktası; kutup noktalarıdır.

Neden Birçok Kurum Çalışmalarını Yürütürken Çeşitli Haritalar Hazırlama Gereği Duyar?

Küreselleşmenin etkisiyle ülkeler artık daha fazla birbirinden etkilenmeye başladı. Gelişmeye devam eden ülkeler arasında yer alan Türkiye bile, bugün gelişmiş ülkelerin araçlarını ülkesine getirmeyi başararak bu araçları geliştirip kendisini de ilerletmeyi planlıyor. Son zamanlarda daha hızlı bir şekilde ilerleme kaydeden alanlardan biri de haritacılıktır. Eskiden sadece Coğrafya derslerinde gördüğümüz haritacılık, günümüzde birçok kurum ya da kuruluşların tercih ettiği yöntemlerin başında geliyor. Özel şirketler, mimarlık ve mühendislik şirketlerinin yanı sıra; okullar, vakıflar ya da devletler de çalışmalarını yürütürken çoğunlukla harita kullanmayı tercih ediyorlar. Bu yüzden akıllara hep; kurum çalışmalarında haritaların yeri noktasında geliyor.

 

Kurum Çalışmalarında Haritaların Yeri ve Önemi Nedir?

Haritaları kısa kapsamda genel haritalar ve özel haritalar olarak ikiye ayırabiliriz. Genel haritalar; Türkiye’nin fiziki, beşeri, ekonomik özelliklerini ya da aynı şekilde diğer ülkelerin özelliklerini anlatmada kullanılan haritalardır. Ancak özel haritalara baktığımız zaman bu haritalar daha çok hastane, ev, okul, işyerleri ve şirketler gibi kurumlarda işlerine uygun olarak çizilen, kullanılan ya da sunulan haritalardır. Peki; kurum çalışmalarında haritaların yeri nedir?

  • Kullanılan kurum tarafından yürütülen işlerin daha sağlıklı şekilde gerçekleşmesine imkan sağladığı için tercih edilmektedir.
  • Harita kullanmayı tercih eden kurumların harita kullanım amaçları arasında işlerinin planlı bir şekilde ilerlemesi yer almaktadır.
  • İşyerinde çalışan personelin ve idari yönetimin arasındaki anlaşmazlıkları gidermek için haritalar açık, anlaşılır işler amaçlandığı için tercih edilmektedir.

Harita Kullanmak Günlük Hayatımızda Nasıl Kolaylıklar Sağlar?

Harita kullanımı ülkemizde her ne kadar öğrenciler tarafından tercih edilmese de; haritanın dilinin anlaşılmasının ardından öğrenciler tarafından da sevilen ve kullanılan bir araç haline gelmektedir. Harita bizlere her ne amaçla kullanırsa kullanılsın birçok avantajı sunmaktadır. Haritaların kullanım amaçları çok çeşitlenebilir. Bir firmanın proje çiziminde, ülkemizin ya da farklı ülkelerin fiziki, beşeri, ekonomik ve nüfus gibi özelliklerini ifade etmek gibi özel alanlarda harita kullanımına şahit olabiliriz. Harita kullanmanın günlük hayatta sağladığı kolaylıklar bu yüzden saymakla bitmemektedir

 

Harita Kullanmanın Günlük Hayatta Sağladığı Kolaylıklar Nelerdir?

Harita kullanmak kişilere, okullara ya da firmalara büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Bugün teknolojinin gelişmesi sonucunda internet kullanılarak bilgisayar ortamında çizilen haritalara tanıklık etmekteyiz. Bu alanda çalışan mühendisler ve harita mühendisleri böylece kendilerini daha fazla geliştirme fırsatı elde ettiler. İşte harita kullanmanın günlük hayatta sağladığı kolaylıklar şunlardır:

  • Haritayı çizerken harita çizim kağıdının üzerinde ana profil olarak asıl tanıtmak istediğimiz alanı görürüz ancak; harita sadece o tanıtılmaz istenilen yerden ibaret değildir. Örneğin; Türkiye haritası çizilirken haritada Türkiye’nin komşuları da yer almaktadır. Ayrıca bir bölge haritası çizilecekse diğer komu bölgelerden haberdar olunur. Bir il haritası çizilecekse, o ilin bildiğimiz bilmediğimiz her yerini görür, komşu illeri de görürüz.
  • Yaşadığımız gezegen olan Dünya’yı en etkili tanıma yöntemi haritadır.
  • Yerleşim planlarını ve yeryüzünde tabiat ana tarafından oluşan yeryüzü şekillerini anlamaya yardım eder.

Gerard Mercator’un Haritacılığa Olan Katkılarını

Günümüzde Yaygın Olarak Kullanılan Merkator Projeksiyon’un Mucidi Gerard Mercator’un (Gerard Merkator) Haritacılığa Olan Katkılarını Araştırınız.

Geçmişten günümüze kadar gelen süreç içerisinde Coğrafya bilimine yansıyan ışıklar nedeniyle Coğrafya bilimi hızla gelişmekte ve ilerlemektedir. Coğrafya’ya yansıyan ışıklardan asıl kastımız sizin de tahmin ettiğiniz gibi bu bilimi önemseyen, bilimin gelişmesi için elinden geleni yapan isimlerdir. Bu isimler arasında başarılı bilim adamı Gerard Mercator da yer almaktadır. Merkator Projeksiyonunun mucidi olarak bilinen Gerard Mercator, yaptığı projeksiyonla birçok katkı sağlamıştır. Haritacılığın gelişmesinde önemli etkide bulunan Merkator Projeksiyonunun katkıları saymakla bitmemektedir. Bu zamana kadar Mercator gibi birçok bilim adamı projeksiyon mucidi yapmıştır ancak; günümüzde hala etkisini yitirmeyen projeksiyonun mucidi Merkator olarak bilinmektedir.

Merkator Projeksiyonunun Katkıları Nelerdir?

Gerard Mercator’un yaptığı projeksiyondan söz etmeye başlamadan önce Mercator’dan bahsedelim. 1512 yılında Belçika’da doğan başarılı bilim adamının asıl ismi; Gerard de Kremer olarak bilinmektedir. Belçika’nın Flandre toprağında yaşama gözlerini aça Mercator, hem Coğrafyacı, hem de Kartografyacı kimliğiyle ölene kadar birçok çalışmaya katkı sağlamıştır. Almanya sınır topraklarından biri olan Duisburg’da vefat eden Marcator, öldüğü zaman takvimler 1594 yılını gösteriyordu. Ancak ölmeden önce yaptığı Merkator projeksiyonunun katkıları hala kullanılmakta ve konuşulmaktadır.

  • Bir yerin konumunu ifade etme yani; günümüzde navigasyon tarifi olarak bilinen işlemler için enlem ve boylamlar gerekiyordu. Merkator projeksiyonunda hem enlem, hem de boylam vardı.
  • Yapılan o zamanki projeksiyon günümüzde hala kullanılmaya devam etmektedir.
  • Dünya’nın yapısı ve içerisindeki oluşumların bir düzlemde yansıma bulması için önemli katkı sağlamıştır.

Günlük Hayatınızda Gitmek İstediğiniz Bir Yeri Bulmak Veya Bu Yer Hakkında Bilgi Almak İçin Nasıl Bir Yöntem İzlersiniz?

Günlük hayatımız içerisinde birçok noktaya gideriz ya da gittiğimiz yere farklı bir arkadaşımızı, aile üyemizi,  tanıdığımızı çağırabiliriz. Bu durumlarda birçok sorunla karşılaştığımız da çok olmuştur. Konum kavramı belki de teknolojinin gelişmesi sonucunda günlük zaman dilimi içerisinde en sık kullandığımız kavramlar arasında yer almaya başladı. Coğrafya biliminde uzun yıllardan beri işlenen mutlak konum ve göreceli konum kavramları artık günlük zamanda daha net bir şekilde kullanılır hal aldı.

Mutlak Konum ve Göreceli Konum ile Gidilmesi Gereken Yere Ulaşma Nasıl Gerçekleşir?

Gideceğiniz yeri bulmak ya da gideceğiniz yer hakkında bilgi almak için hem mutlak, hem de göreceli konum tercih edilmektedir. Öncelikle tanımlama yapacak olursak; Mutlak konum; bir yeri meridyen, paralel ve koordinatları ile coğrafi olarak tarif etmeye verilen isimdir. Göreceli konum ise; bir yeri yanındaki ve içerisinde bulundurduğu özelliklere göre, tarif etmektir. Mutlak olarak yapıla tarifte nicel bir anlatım söz konusuyken; göreceli olarak yapılan tarifte nitel anlatım ifade edilir. Tüm bu özelliklerden yola çıkarak WhatsApp’tan konum atmasını söylediğimiz arkadaşımız konum attığı zaman mutlak konum da tercih edilebilir, göreceli konum da. Ancak bir yeri bulmak istediğinizde tercihiniz arkadaşınızdan sözlü olarak ifade etmesiyse; size bulunduğu yerin çevresinde yer alan mağaza, dükkan, kişi ya da kurumları söyleyerek tarif yapar. Böylece tercihinizi göreceliden yana seçmiş olursunuz. Mutlak konum ve göreceli konum yer bulma ve bilgi alma konusunda tercih edilebilir.

Dünya Üzerinde Aynı Anda Farklı Saat Dilimleri Kullanılıyor Olmasının Nedenini Açıklayınız.

Dünya üzerinde ülkeler arasında farklı saat dilimleri kullanılmaktadır. Zaman içerisinde insanların yaşantısında önemli bir etkiye sahip olmaya başlayan saat ya da diğer ifadeyle zaman kavramından birçok sorun ortaya çıkmıştır. Uluslar arası düzeyde yöneticilik vasfını taşıyan kişiler ise; saat konusunda anlaşmaya varmak adına saat dilimlerine göre hareket etmeye başlamışlardır. Uluslararası saat dilimleri gün geçtikçe önem kazanan hal almıştır.

Uluslararası Saat Dilimleri Neden Ortaya Çıktı?

Uluslar arası anlamda saat dilimlerinin farklılaşmasının neden ortaya çıktığından söz etmeden önce, bu dilimlerinin işleyişinin nasıl olduğuna göz atalım:

Başlangıç meridyeni olarak kabul edilen Greenwich ile saat dilimlerinin belirlenmesi noktasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Greenwich için bilim adamları tarafından kabul edilen saat dilimi 0’dır. Greenwich başlangıç noktası sayıldıktan sonra onun Doğusu’na ve Batısı’na göre farklı saat dilimleri ortaya çıkmıştır. Saat dilimleri 15’erlik katlar halinde ve 1’erli dilimlerle ilerlemektedir. Başlangıç meridyeni olan Greenwich’in Doğusu’na gidildikçe 15’erli katlar devreye girer. Örnek vermek gerekirse; Greenwich’in ardından 1. Saat dilimi 15. Meridyende konumlanmaktadır. Batı’ya doğru gidildikçe 1’erli gidişler söz konusudur. Batıya doğru -1, -2 şeklinde sıralanan saat dilimleri 12 noktasına kadar gelebilmektedir.

Peki, ama uluslararası saat dilimleri ortaya çıkma sebebi neydi? Ülkeler arası ticari faaliyetlerin artması, ülkeler arası seyahatlerde artış meydana gelmesi ve ideolojik çıkarlar sebebiyle bu saat dilimleri oluşturularak sunulmuştur.

Aynı Anda Türkiye Ve Japonya’da Farklı Saatlerin Yaşanmasının Sebebi Nedir?

Dünya üzerinde yer alan ülkeler arasında  yerel saat ve ortak bulunmaktadır. Coğrafya dersi de; ülke Coğrafyası içerisinde saat bazında farklılıkların meydana geldiğini kabul ettiğinden dolayı yerel saat hesaplamaları ile ilgilenmektedir. Aynı zaman dilimi içerisinde Türkiye ve Japonya’da farklı saatler yaşanmaktadır. Bunun sebebi; Türkiye ve Japonya arasındaki yerel saat farkı olmaktadır.

 

Türkiye ve Japonya Arasındaki Yerel Saat Farkı Neden Vardır?

Türkiye ve Japonya arasındaki yerel saat farkı oluşumunun neden gerçekleştiğine değinmeden önce; yerel saatin ne demek olduğuna göz atalım.

Bir yerin kendisine özel kullandığı saate yerel saat adı verilmektedir. Yerel saat hesaplamaları yapılırken; ülkenin bulunduğu meridyene bakılır. Bu meridyen Güneş’e 90 derecelik açıyla durduğu zaman saat öğlen 12:00 şeklinde kabul görmektedir. Öğlen 12:00’den sonrası da 60’ar dakikalık zaman parçalarına göre ayarlamaktadır.

Yerel saat’in sebeplerinin başında Dünya’nın dönüş hareketi gelmektedir. Dünya kendi etrafında ve Güneş’in etrafında döner. Kendi etrafında dönerken de yerel saat farklılıkları ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden farklı meridyen dairelerinde yer alan ülkeler için konuşulan yerel saatler de farklılık göstermektedir.

Asıl sorumuz olan Japonya ve Türkiye arasındaki zaman farkına göz attığımız zaman da cevabımızın yerel saat farkından gerçekleştiğini söyleyebiliyoruz. Doğu Batı genişliğine baktığımız zaman Türkiye, Yunanistan gibi ülkelerin az bir genişliği vardır. Ancak Japonya’daki Doğu Batı genişliği fazladır ve Türkiye ile ortak saat kullanmaz. Dolayısıyla yerel saat farkı oluşur.