Bilimlerin birbirleriyle etkileşim içerisinde olmalarının bilimlerin gelişmesine nasıl bir katkı sağlar?

Bilimlerin birbirleriyle etkileşim içerisinde olmalarının bilimlerin gelişmesine nasıl bir katkı sağladığını sözlü olarak ifade ediniz.

 

Bilim, çok kapsamlı bilgilerin derlendiği toparlandığı ve keşfedildiği bir alandır. Doğada var olan her şey keşfedilmeye muhtaç olduğundan insanın merakı ile birlikte birçok bilim dalı ortaya çıkmıştır. Bilim insanları kavramların rahat anlaşılması ve her şeyin birbirine girmemesi amacıyla bilimleri sınıflandırma yöntemleri türetmeye çalışmışlardır.

 

En temelden bakacak olursak görürüz ki, Aristo felsefe temelli bir bilim sınıflandırması ile bilim sınıflandırmasının ilkini gerçekleştirmiş. Aristo’nun bilim sınıflandırmasında 3 ana etken vardır. Bu üç ana etken teorik bilimler pratik bilimler ve poetik yani şiir olarak karşımıza çıkar. Aristo’nun sınıflandırmasını daha sonra Stoacılar da bilimi sınıflandırmış yine 3 maddede fizik etik ve mantık olarak kategorilendirmeye tabi tutmuştur. Gelinen son noktada bilimler; merkezi bilimler, sosyal bilimler ve doğa bilimleri adı altında yine üç ana noktaya ayrılmış ancak kendi aralarında farklı dallara bölünmüştür.

 

Bilimler birbirleri ile işbirliği yapmadan üreyemez ve gelişemezler. Bu iddianın cevabını ise içerisinde matematik, fizik, tarih, psikoloji, coğrafya gibi bilimlerin bulunduğu bir bilim sınıflandırmasını felsefe ile uğraşan Aristo’nun gerçekleştirilmiş olmasını göstererek verebiliriz. Bilimler ihtiyacı cevaben doğmuştur. İnsan dünya üzerindeki hayatını sürdürmeye devam ettiği müddetçe bilimlerde birbirleri ile beslenmeye gelişmeye ve devam etmeye mecburdurlar. Örneğin; edebiyatta matematiğin işi olmaz düşüncesi deneysel şiir ile yıkılmıştır.

 

Matematik olmasaydı Yavuz Sultan Selim o çok meşhur şiirini nasıl yazardı bir düşünsenize? Ya da tarihi olmasaydı Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı’nı yazabilir miydi?

Felsefe yapmak veya edebiyat yapmak deyimlerini günlük hayatta niçin kullanırız?

“Felsefe yapmak” ve “edebiyat yapmak” deyimlerini günlük hayatta ne için kullanırız? Düşüncelerinizi sözlü olarak paylaşınız.

 

Felsefe ve edebiyat yapmak terimleri günlük hayat içerisinde boş konuşan, lafı uzatan, ağdalı kelimeler tercih eden insanları tanımlamak için kullanılan edebiyata ve felsefeye aşağılayıcı bir tavır takınan terimlerdir.

 

İnsanlar neden bu şekilde davranır?

İnsanın bilmediğini ve anlamadığını ötekileştirme çabası var olduğu ilk andan bu yana içinde bulunmuştur. Eğer karşımızdaki biri bilgi ve tecrübe olarak bizden daha üstün konumdaysa biz onu anlamıyorsak karşı tarafa karşı izlediğimiz tutum ötekileştirişi sürekli edebiyat yapan felsefe yapan biri ve hatta boş konuşan demek olacaktır. Söylediğinden de bir şey anlaşılmayan insan olarak tanımlar ve ona karşı bir önyargı oluştururuz. Bir kişiye karşı felsefe yapıyorsun edebiyat parçalama gibi söylemleriniz var ise o kişinin söylediklerini anlamıyor olmanın sizde bir karmaşa yarattığını düşünebilirsiniz. Edebiyat ve felsefeyi anlaşılmaz sözler olarak tanımlamak cehaletten bir adım ötede bir durum değildir. İnsanın madde ve manadan oluştuğunu bilen mürekkep yalamış her insan felsefe ve edebiyatın ruhun şekillenmesinde insanın gerçek manada insan olmasına yardım etmesindeki yadsınamaz katkısını bilir.

 

Elbette boş konuşan insanlar içinde edebiyat yapma terimleri kullanılmakta. Şiirin, şarkının, sanatın boş olduğunu düşünen insanların bu söylemleri de yine sanat üzerine bir bilgisizlik göstergesidir. İnsanlar bilmedikleri şeyden korkar ve uzaklaşırlar. Özellikle bilmedikleri olgular bir insan tarafından sunulduğunda kendilerine bu bilgi karşısında aşağılanmış ve küçük düşürülmüş hissedebilir mi kendilerine bir koruma kalkanı oluşturabilirler. Bir belki de o yüzdendir konuşan insanları Hatta mantıklı konuşan insanları sevmememiz.

Günümüzde mesleki eğitim hangi kurumlarca verilmektedir?

Günümüzde mesleki eğitim hangi kurumlarca verilmektedir?

 

Mesleki eğitim, bilimsel ve ekonomik büyüklük ihtiva eden üst düzey düşünsel kabiliyet gerektiren iş ve hizmet dallarında alt hizmetlerin yerine getirilebilmesi adına büyük önemi bulunan eğitim kademesidir. Ülkemizde mesleki eğitim Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak ticari ve hukuksal faaliyet yürüten bütün meslek dallarında verilebildiği gibi bir zanaat ifa eden esnaf kuruluşlarında da yerine getirilmektedir.  Bunlar Mesleki ortaöğretim programları ve okulları, Teknik ortaöğretim programları ve okulları, çıraklık ve ustalık eğitimi olarak Milli Eğitim bakanlığı ile özel sektör ve kamu kurumlarının ortaklaşa yürüttüğü eğitim kuruluşlarıdır. Mesleki ve teknik ortaöğretim okulları kendi içerisinde kız ve erkek teknik orta öğretim kurumları veya mesleki orta öğretim kurumları olarak farklı genel müdürlüklerin yönetimi altında hem yaygın hem de örgün eğitim faaliyetlerini yürütmektedir.

 

Orta öğretim kurumlarında başarı durumuna göre yüksek öğretime yönlendirilmeyen öğrencilerin mesleki eğitime katkı sağlaması adına iş hayatına yönlendirilmesiyle çıraklık ve ustalık eğitimi gibi mesleki eğitim dalları da ihtiyaca göre hizmet vermektedir. Milli Eğitim Bakanlığı kontrolündeki çıraklık eğitim merkezi kurumlarında ifa edilen ustalık ve çıraklık eğitimi işveren ile sermayedar ortaklığının sonucu olarak kurulmuş müesseselerdir.

 

Kamu kuruluşlarının mesleki hizmetlerinin yerine getirilmesi adına yine Milli Eğitim Bakanlığı ile yapmış olduğu ortaklığın sonucu olarak özel sektör sermayeli kurs ve dershaneler Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun olarak yapılan sınavlarla diploma ve sertifika verebilmektedir. Örneğin; sürücü belgesi, iş makinesi operatör sertifikası, on parmak klavye, bilgisayar işletmenliği sertifikası gibi yetkinlik belgeleri Milli Eğitim Bakanlığı destekli özel sektör sermayesi tarafından kurulmuş eğitim kurumlarınca sağlanabilmektedir.

Girişimci kavramını daha önce duydunuz mu? Bu kavramın anlamı nedir?

Girişimci kavramını daha önce duydunuz mu? Sizce bu kavramın anlamı nedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınız ile paylaşınız.

 

Kelime anlamıyla bir işi yamak için, o işi ela alan kimselere girişimci denir. Ticari anlamda girişimci ise; her hangi bir iş kolunda, yatırım yaparak iş kuran, kurduğu işte atılım yapan kimsedir. Girişimci denildiğinde ilk akla gelen sanayi ve ticari yatırım yapan kimseler olsa da aslında hayatın her alanında girişimci kimseleri görmek mümkündür. Cesurca işler yapan, fırsatları iyi değerlendiren ve risk almaktan çekinmeyen her insan aslında girişimcidir. Bu insanlar için genelde girişimci ruha sahip deyimi kullanılır. Gelişen ve değişen durumlar karşısında yeni fikirler üretmek ve bu fikirleri hayata geçirmek, bu konuda yatırım yapmak ve yatırımlardan elde ettiği kazançları yeni atılımlarda kullanan kimseler girişimcidir. Bu karakterde kişiler sayesinde ekonomimiz de gelişir.

 

Toplumsal olarak yeni fikirlere açığız. Değişen durumlar karşısında pratik çözümler ve yeni fikirler geliştirebiliyoruz. Ancak iş uygulamaya geldiğinde, insanlar bu fikirleri hayata geçirmede çekingen davranıyorlar. Risk almaktan, yatırım yapmaktan korkuyorlar. Belki de bizim eksiğimiz buradan kaynaklanıyordur. İş kurarken, atılım yaparken yeterince cesur davranamıyoruz. Aslın girişimcileri ve girişimciliği, yeni iş fikirlerini destekleyen birçok kurum ve proje var. Bu alanda düzenlenen proje yarışmaları var. Devlet iş kurmak isteyen, işini geliştirmek isteyen kişilere destek sağlıyor. Girişimcilik kursları açıyor, parasal destek, danışmanlık hizmeti veriyor. Avrupa Birliği, Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlar da girişimcilere destek sağlıyor. Bankalarda uygun kredi imkânları sunuyor.

Yapacağınız araştırmada kullanacağınız bilgi kaynakları nelerdir?

Yapacağınız araştırmada kullanacağınız bilgi kaynakları nelerdir?

 

Araştırma yaparken ulaştığımız kaynağın geçerli, doğru bilgi içermesi önemlidir. Genellikle araştırmalarda kitaplardan ve ansiklopedi, süreli yayın gibi basılı kaynaklardan faydalanır. Son yıllarda ise en çok kullanılan bilgi kaynakları dijital bilgi kaynaklarıdır. Kullandığımız bilgi kaynaklarını öncelikle ikiye ayırabiliriz:

 

  • Birincil Kaynaklar: İstatistikler, raporlar, saha araştırmaları, tarihi eserler, olayı yaşamış kişiler vb. olabilir.
  • İkincil Kaynaklar: Birincil kaynaklardan elde edilen bilgilerin derlenmesi sonucunda elde edilen kaynaklardır.

 

Bilgi kaynaklarımızı kaydedildiği ortama göre de sınıflandırabiliriz:

  • Basılı Bilgi kaynakları: Ansiklopedi, atlas, gazete, dergi, kitap, sözlük, broşür, katalog, fotoğraf, evrak ve belgeler, bibliyografya, günlük, el yazmaları ve notlar olabilir.
  • Görsel Bilgi Kaynakları: Televizyon, sinema, video, CD, DVD, mikrofilm gibi görsel kaydedicilere kaydedilmiş veya görsel yayınlar olabilir.
  • İşitsel Bilgi Kaynakları: Radyo, kaset, CD, sesli kitap, ses bandı gibi ses kaydediciler.
  • Dijital Bilgi Kaynakları: İnternet kullanımı ile erişebileceğimiz bilgi kaynakları. E- kitap, e- dergi, e-gazete, e-dersler, e-veritabanları gibi web siteleri aracılığı ile ulaşılabilen kaynaklar.
  • Çoklu Ortam Bilgi Kaynakları: Metin, ses, video, grafik, animasyon veya dijital kaynakların bir arada kullanıldığı kaynaklar. Power Point sunumları gibi.
  • İnsan: Kişiler ile yapılan röportaj, telefon görüşmesi, mektup, e-posta veya yüz yüze elde edilen bilgiler.

 

Araştırmalarımızda bilgi edineceğimiz kaynakları;

  • Süreli Kaynaklar: Belirli bir zaman aralığında yayınlanan; gazete, dergi, bülten gibi kaynaklardır.
  • Süresiz Kaynaklar: Kitaplar, raporlar, saha araştırmaları, tezler gibi tek seferlik hazırlanan kaynaklar olarak da sınıflandırabiliriz.

Şenlikler insanların bir arada yaşamasına katkı sağlar mı?

Şenlikler insanların bir arada yaşamasına katkı sağlar mı? Nasıl?

 

Cevap: Belirli günlerde gerçekleştirilen coşkulu ve eğlendirici gösterilerin ortak adı bayramdır. Şenlikler insanların beraber yaşamalarına katkı sunar. İnsanlar şenlikler sayesinde benzer düşünceler çevresinde toplanır, bir araya gelirler. Hep birlikte eğlenerek sevinç, neşe ve mutluluk yaşarlar. Bu sayede de insanların huzurlu, barış içerisinde ve mutlu olmaları mümkün hale gelir. Şenlikler farklı şekillerde insanların aynı duyguyu yaşamasına imkan tanır. Farklı birçok eğlence organizasyonları ile bir arada olmanın coşkusu azımsanmayacak derecededir. Yaşama soluk getiren ve anlam katan özel günler dostlarla ve akrabalarla daha da anlam kazanır. Bir kültürü tüm detaylarıyla bir arada yaşamak dayanışmayı, birlik duygusunu, güveni inşa eder. Var olan duygu bütünlüğünü de arttırır.

 

Şenlikler insanların bir arada bulunma sebepleri arasında yer alır. Ortak bir günü, mutluluğu, değeri paylaşmak için bir araya toplanan insanlar mutlaka güzel duygular yaşarlar. Çeşitli şenlikler duygu ve düşünce paylaşımlarını ortaya koymak, bağ kurmak, ilişki geliştirmek ve uzun süreli dostluklar kurma anlamında da oldukça önemlidir. Yıllarca süren uzun beraberlikler, dostluklar bu şenlikler sayesinde mümkün olur. Belli bir eğlence anlayışı, birliktelikler, şenlik içerisinde hali hazırda var olan kültürel detaylar mutluluk vericidir. Totalde bir arada olmanın vermiş olduğu haz oldukça güçlüdür. Daha sonraki şenliklerde de bu istek artar ve sorunsuz şekilde devam eder. İnsanların özel günlerde bir arada olma isteği, eğlenceli ortamlarda mutluluk içerisinde bulunma arzuları son derece önemlidir.

Nişan ve düğün törenlerinin insanların bir arada yaşaması açısından önemi nedir?

Nişan ve düğün törenlerinin insanların bir arada yaşaması açısından önemi nedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Cevap: Toplumun bir bütün olarak beraberce yaşamasının gereklerinden birisi de kültürel değerlere sahip olarak faaliyetlerin hep birlikte yapılmasını sağlamaktadır. Birlik, beraberlik, barış ve huzur içerisinde olunması kültürel değer ve unsurların oldukça önemli olduğunu işaret eder. Nişan ve düğün gibi mutluluk verici güzel olaylar toplumun genelinde beraberliğin, mutluluğun paylaşılması anlamını taşır. Hep birlikte gücen içerisinde, bir başkasının mutluluğu için bir araya gelen topluluklarda dayanışma ortamı hakimdir. Toplumda akrabalık ilişkilerinin gelişmesi, bütün olarak bir arada olma duygusu nişan ve düğün gibi organizasyonlarda mümkün olur.

 

Bilindiği gibi sevinçler ve mutluluklar paylaştıkça çoğalır. Nişan, düğün törenlerinde insanların bir arada olması sevinçlerin artmasına imkan tanır. Yanı sıra insanlar arasında huzur, sevgi ve barış rüzgarları eser, birlik duyguları pekişir. Nişan ya da düğün törenlerinde insanların yaşadıkları mutlulukları ve sevinçleri bütün sevdikleri ile paylaşmaları son derece önemlidir. İnsanların özel günlerinde sevdikleri ile bir araya gelmesi, bağlarını güçlendirmesi son derece önemlidir. Toplum nezdinde bir arada yaşamak ve bir takım kültürlere sahip olmak kültürel faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ile paraleldir. Toplumun her daim bir arada olması kültürel değer ve unsurlar açısından oldukça önemlidir.

 

Nişan, düğün gibi organizasyonlarda mutlu edici olayların toplumda birliğe ve beraberliğe katkı sunduğu bilinmektedir. Güven ve dayanışma ortamı içerisinde her daim ilişkilerin güçlenmesi, gelişmesi ve akrabalık bağlarının daha iyi noktalara taşınması için bu gibi günler büyük önem taşır.

İnsanlar hava durumunu niçin takip eder?

İnsanlar hava durumunu niçin takip eder? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Cevap: Birçok insan her gün hava durumunu takip eder. Nedenine bakıldığında gün içinde ve gelecek günlerde yapacakları işleri planlı şekilde gerçekleştirmek isterler. Bunun yanı sıra insanlar tarımsal faaliyetlerinde de aksaklıkların önüne geçmek, sağlık sorunları yaşamamak için günlük işleri için hava durumunu takip etmek ister. Hava durumu tüm insanlar için oldukça önemlidir. Bunu öğrendiğimizde sosyal hayatımızda bir takım değişiklikler yaparız. Örneğin:

 

  • Günlük olarak giyilecek olan kıyafetler belirlenir.
  • Yağışlı havalarda yağmurluk ve şemsiye alınabilir.
  • Çeşitli geziler yapılacaksa daha tedbirli olunur.
  • Kar yağışı ya da buzlanma ihtimallerine karşı tedbir alınır. Örneğin; araca zincir takılır.

 

Buna benzer durumların öğrenilmesi noktasında hava durumunun takip edilmesi önemlidir. Sonuçta insanlar hava durumlarını önceden bilmek ve buna yönelik olarak tedbir almak isterler. Örneğin; yağmurlu bir gün olduğunun bilgisinin alınması sonrasında yağmura karşı gereken hazırlıklar yapılır ve ertesi gün şemsiyenin alınması, yağmura karşı tedbirli olunması gerekebilir.

 

Hava sıcaklıkları öğrenildiğinde buna yönelik planlar yapılabilir. Örneğin; piknik planının yapılabilmesi için mutlaka havanın ölçülmesi gerekir. Eğer hava sıcaklığı uygunsa bu plan gerçekleştirilebilir. Aksi halde hava sisli, yağmurlu ya da karlı olacaksa anlaşılabileceği gibi bu organizasyon gerçekleşmeyecektir. Yaz aylarında hava sıcak olduğunda özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkılmaması gerekir. Bunun için tüm bilgilerin meteorolojinin hava durumu servisinden alınması mümkündür. Genel olarak bakıldığında; insanların hava durumunu öğrenmeleri gün için planlarını oluşturmalarında oldukça etkilidir.

Günlük hayatımıza yerleşmiş kültürel unsurlar nelerdir?

Günlük hayatımıza yerleşmiş kültürel unsurlar nelerdir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Cevap: Kültürümüze bakıldığında günlük hayatımıza yerleşmiş birçok kültürel unsur olduğu görülür. Hayatımızı etkileyen ve yerleşmiş olan kültürel unsurları şu şekilde belirtmek mümkündür:

 

  • Gelenek ve görenekler,
  • Dini değerler,
  • Milli değerler,
  • Sanat,
  • Tarih,
  • Dil yerleşmiş olan kültürel değerlerimizi ifade eder.

 

Gelenek ve görenekler kültüre oldukça yerleşmiş olan farklı pek çok unsuru içerisinde barındırır. Bunlardan en önemlileri; kız isteme, sünnet düğünleri, kına, asker karşılama ve uğurlama şeklindedir.

 

İnsanların günlük yaşantılarına bakıldığında kültürel değerlere ait olan bazı unsurların hayatın bir parçası olarak görülmesi mümkündür. Bunun için yapılan pek çok faaliyette mevcuttur. Kültürel değerler, toplumların insanlar üzerindeki etkisi günlük hayata yerleşmiş olan unsurların bütünü olan; yiyecek, içecek, kıyafetler, şarkılar, türkülerden oluşmaktadır. Kültüre yerleşmiş olan en belirgin kültürel unsurlar:

 

  • Kurban Bayramı,
  • Ramazan Bayramı,
  • Büyüklere saygılı olmak,
  • Bayram ziyaretlerinde bulunmak,
  • Büyüklerin ellerini öpmek,
  • Bahar temizlikleri,
  • Kış aylarına özel olarak yiyecek hazırlamak,
  • Kabir ziyaretleri gerçekleştirmek,
  • Düğün ve nişan organizasyonları,
  • Halk oyunları,
  • Kültürel yemekler günlük hayata yerleşmiş olan unsurları bir arada bulundurmaktadır.

 

Günlük hayata yerleşmiş olan kültürel unsurların her daim bir arada yaşanması, mutluluk, umut, sevgi, saygının yitirilmeden devam etmesine yardımcı olur. Şenlikler, bayramlar, özel günler, kutlamalar ve acılı günlerde geleneklerin hep bir arada, beraberce yaşanması güçlü birliktelikler için olmazsa olmazlar arasındadır. Günlük hayata yerleşmiş olan bütün kültürel unsurlar kişiler arası ilişkileri güçlendirecek niteliktedir.

Bayramların bir arada yaşamamız açısından önemi nedir?

Bayramların bir arada yaşamamız açısından önemi nedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Cevap: Bayramlar insanların en mutlu günleri arasında yer alır. Mutlu anlarını en sevdikleri ile geçirmek isteyen insanlar bayramlarda her zaman bir arada şen ve neşeli olur. İşte bu nedenle insanlar bayramları bir arada ve mutlu şekilde kutlamaktadır.

 

Bayramların insanları bir araya getiren özel günler olduğunu söylemek yanlış olmaz. Dini Bayramlar ya da Milli Bayramlar tüm insanları bir araya getiren önemli ve özel günlerdir. Bütün bayramlarda küs olan kişiler barışır ve insanlar birbirlerini daima ziyaret eder. Bayram kültürünün vermiş olduğu değer ve düşüncelerin etrafında toplanılarak her birlikte hareket etmek oldukça keyiflidir. Genel olarak bakıldığında bayramlar insanlara huzur ve barışı çağrıştırır. Bir arada yaşamanın önemini bayramlaşmalarda daha çok anlayan bir kültür içerisinde olduğumuz için toplumsal barışın, birliğin, anlayışın, korumanın ve sahiplenmenin ne kadar gerekli olduğu bu günlerde anlaşılır. Bayramlar insanların milli ve manevi değerlerini ifade ettikleri en özel günlerdir. Bayramlar tüm toplumun bir arada ve bir bütün şeklinde huzurla, barış ortamında yaşamasını mümkün kılar. Bayramlar insanlar için kültürel değerlerin en önemli ortaya çıkış biçimidir.

 

Bayramlar insanların bir arada yaşamasının, yardımlaşmasının ve paylaşmasının bir yoludur. Bir arada yaşanan bayramların sonuçlarına bakılacak olduğunda:

  • Bayramlar insanların birlik ve beraberliklerini arttırır.
  • Kişiler arasında bulunan dostluğu ve kardeşliği pekiştirir.
  • Kültürel ve tarihi bağları güçlendirir.
  • Aidiyet ve bağlılık duygusunu arttırır.

 

Tüm bu hususlara bakıldığında bayramların neden bir arada yaşanması gerektiği anlaşılır.