Okulunuzdaki ve yakın köylerdeki çocukların kitap okuyabilmesi için bir proje hazırlayınız.

Kütüphanesi olmayan bir köy okulunda öğretmen olarak görev yaptığınızı hayal ediniz. Okulunuzdaki ve yakın köylerdeki çocukların kitap okuyabilmesi için bir proje hazırlayınız. Hazırlayacağınız proje ile ilgili bilgileri aşağıya yazınız.

 

Köy okulunda görev yapmaya başladığım zaman okulumun eksikliklerini belirlemek gerekiyordu. Öğrencilerimin en büyük eksikliği okulumuzda bir kütüphane olmamasıydı. Bir köyde eğitim vermeye ve almaya çalışan bireyler olduğumuz için kendi imkânlarımızla yeterli bir kütüphane kurabilmemiz mümkün değildi. Ama okumak için de bir şeyler yapılması gerekiyordu.

Teknolojinin faydalarından bu konuda yararlanmaya karar verdim.

Minik kalpler adlı proje ile kitap bağış sistemini oluşturup hem kendi okulundaki hem de yakın köylerde ki çocukların okullarındaki kitap eksikliğini kapatmak üzere yola çıktım.

Projenin detayları ise şöyle:

Herkes büyük küçük demeden okuduğu kitabın bir başkasıyla paylaşsın ve bizim okulumuza da kitap gönderimi yapılsın diye her bir öğrencimin bir hikâye yazması konusunda ödev verdim. Hikâyenin başlığı okulumda bir kütüphane olsa idi. Bilgiye ve eğitime hevesli çocuklarımın yazdığı hikâyeleri paylaşmayı bilen insanlarla sosyal medya aracılığı ile paylaşarak okulumuza kitap göndermeleri konusunda rica da bulundum. İlimizde bulunan üniversite ile görüşerek üniversite öğrencilerinden yardım istedim. Yardımsever insanların gönderdiği kitaplar için okulumuzu temizleyip bir kütüphane inşa ettik. Okulumda bir kütüphane olsa hikâyesi böylelikle yaşayan bir hikâyeye dönüştü.

Kütüphanelerin kurulma amaçları neler olabilir?

Kütüphanelerin kurulma amaçları neler olabilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Kütüphaneler neden kuruldu?

İnsanların üç temel ihtiyacı vardır. Bunlar yemek içmek ve barınmak olarak sıralanmaktadır. İnsanın yemek yemesi ve su içmesi yaşamının devamlılığı için gerekli iken, barınması fiziksel olarak korunması için gereklidir. İnsanın barındığı bir yer olmazsa ne olur? Çetin kış şartlarında ya da başka sebeplerden ötürü insan ölür. Mutsuz olur, pislikle iç içe olacağı için hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalabilir.

Kitaplarda aynı insanlar gibi yemek ve içmek dışında tek bir temel ihtiyaç duyarlar.

Barınmak! Kütüphaneler işte bu yüzden kurulmuştur. Kitapların bir evi olabilsin diye. Saklanmayan korunmayan ve kıymet gösterilmeyen kitaplar içindeki bilgilerle beraber yok olup gitmeye mahkûmdur. Toplumun tarihini kültürünü ve bizden önce yaşamış yaşamakta olan insanların düşüncelerini Yüzyıllar boyunca birbirlerini aktara bilmesi için ve insanların bundan kolaylık ve yararlanabilmesi için kitapların evi olan kütüphaneler kurulmuştur.

Bilgi bir güçtür. Ancak bu güç çaba ile elde edilebilir. Bilginin sadece para karşılığında alındığı bir dünya düşünür müsünüz? İnsanın temel ihtiyaçlarını gidermekten bilgi satın almaya ayırabileceği bir bütçesi kalır mıydı? Ve eğer kütüphaneler olmasaydı bilgi sadece satılan ticari bir unsur olsaydı geçmişten bugüne ne kadar bilgi aktarılabilirdi ki?

Kütüphanede uyulması gereken kuralları arkadaşlarınızla tartışınız.

Kütüphanede uyulması gereken kuralları arkadaşlarınızla tartışınız.

  • Lütfen sessiz olunuz.
  • Kütüphanede bir şey Yemek ve içmek yasaktır.
  • Kütüphaneye yiyecek ve içecekle girmek yasaktır.
  • Kütüphaneye ayakkabılar paspasa silinerek girilmelidir.
  • İstenen kitap için fiş doldurulmalıdır.
  • Kütüphane salonunda sessiz yürünmelidir.
  • Yüksek sesli müzik dinlenmemeli
  • Herhangi biri ile tartışılmamalı
  • Herhangi bir görevliye birşey sorarken olabildiğince kısık sesle sormak gerekir

 

Peki neden?

Çünkü kütüphaneler kitapların barındırıldığı bilginin ulaşıma açıldığı yerlerdir.

Kütüphaneler ortak alan olarak kullanıldığı için bir başkası kitap okurken sizin gürültü yapmanız onun hakkını gasp etmek olacaktır. Herkesin konuştuğu güldüğü birbirine saygı duymadığı bir ortamda bilginin aktarılması aktarılabilen bilginin de doğru aktarılması ne yazık ki mümkün değildir.

Bir bireyin bir başka bireye bu rahatsızlığı vermeye hakkı yoktur.

Kütüphanelerin varoluş amacı kitapların okunabilmesi ve bilginin dağılabilmesidir.

Kütüphanede herkesin bağırarak konuştuğunu birilerinin yemek yerken birilerinin bir şeyler içtiğini düşünün.

Sizde kütüphaneden bir bilgi edinmek istiyorsunuz.

Rahat ve bölünmeden bilgi edinmeniz bu şartlarda mümkün müdür?

Kesinlikle hayır. Toplumun tamamına açık alanlarda belirli kuralların uygulanması kişilerin hak ve özgürlüklerine taciz durumun oluşmaması için gereklidir.

Kütüphanelerde sessiz olunması yemek ve içecek barındırılması ve daha birçok kuralın amaca bireylerin eğitim ve öğrenme hakkını elinden almamak ve saygı göstermektir.

Kitapların olmadığı bir dünyada yaşamın nasıl olacağını tartışınız.

Kitapların olmadığı bir dünyada yaşamın nasıl olacağını tartışınız. Öğretmeninizle oluşturacağınız grubunuzla kitapların olmadığı bir dünyada yaşamın nasıl olacağını tartışınız. Aşağıya, tartışma sonucu oluşturduğunuz fikirlerinizi not alınız.

Ben sensiz de yaşarım ama seninle daha güzel yaşarım diyen Nazım Hikmet ne kadar haklı. İnsan tek başına hiçbir şey olmadan ve hiç kimse olmadan da yaşar ama güzel yaşamak için insanın bir kitaba bir dosta ihtiyacı vardır.

Dünyada tek bir kitap bile olmasa nasıl bir yaşamımız olurdu?

Sıkıcı olduğunu bazen düşündüğümüz kitapların olmadığı zamanlar gerçekten inanılmaz sıkıcı olurdu. Dünyanın var oluşundan bu yana tek bir insanın bile kendini ifade etmediğini hayal etsenize. Sadece doğan büyüyen yaşayan ve ölen insanlar, onlardan geriye kalan tek bir cümlenin bile olmadığını düşünün. O zaman insan gerçekten insan olur muydu yani ne farkı olurdu bir çam ağacından?

Kitabın olmaması demek insanın düşünme yetisinin de olmaması demek anlamına gelmektedir. Düşünmeyen merak etmeyen yani sorgulamayan insanların dünyanın var oluşundan bu yana bir adım ileri gitmesi ise mümkün değildir. Hala ilkel canlılar olarak, avlanarak hayatımızı devam ettirmeye çalışan insanlar olurduk belki de kitaplar olmasaydı. Mesele sadece yaşamak olduğunda bunun bir önem arz etmediğini düşünebiliriz. Âmâ insan için mesele hiçbir zaman sadece yaşamak olmadı. Olması da mümkün değildir çünkü düşünebilme yeteneği olan insan elbette tarih boyunca asla yaşayabilmek ile yetinemezdi.

Kitapların Dünyasında Yaşamak

“Kitapların dünyasında yaşamak” konulu bilgilendirici bir metin yazınız. Metninize içeriğine uygun bir başlık koymayı unutmayınız.

 

Ne zaman dost oluruz?

Sana şimdi bir kitabın en iyi dostun olacağını söyleyeceğim. Şimdi bu devirde öylemi diyeceksin. Evet, tam da bu devirde, elimizden telefonların düşmediği, bilgisayarların kapanmadığı ve teknolojinin kölesi olduğumuz dönemde.

Senin tek gerçek dostun bir kitap olacak.

E kitap değil, sayfaları olan bir kitap.

Neden mi? çünkü kitapların yaprakları yüzyıllardır yalnızlığı örter bir yorgan gibi. İnsan teknoloji ile git gide yalnız, gitgide çaresiz kalıyor ve sana da her daim eşlik edecek bir arkadaş gerek.  Seni bırakmayacak senden vazgeçmeyecek. Sana bununla birlikte bireyler öğretecek. Şöyle bir kaldır kafanı bak etrafına hiç kimsenin vakti yok ama hiç kimse bir şey de yapmıyor değil mi? çünkü herkes aynı senin gibi içinde ve dışında yalnız.

İnsan yazmayı ve konuşmayı düşünebilme yeteneği sayesinde öğrendi ve o günden bu güne bir kâğıda bir taşa bir duvara bir papirüse bırakacak bir cümlesi oldu hep.

Çünkü kuyunun derinliğini öğrenmek için eğilip içine bakmak gerekirdi. Her insan bir kuyuydu ve içinden bir cümle çıkıp sana derinliğini söyledi.

Duymak için geç mi kaldın? Hala severek okuduğun tek bir kitap bile yok mu? Başlamak mı istemiyorsun? Ne kadar ne kadar da yalnızsın.

Kitaplar insanların en iyi dostlarıdır deyip geçeceğim ama sen bunu denemeden asla bilemeyeceksin…

Doğru kitap seçimi niçin önemlidir?

Doğru kitap seçimi niçin önemlidir? Örneklerle açıklayınız.

  • Doğru kitap seçimi bilgiye ulaşmak için önemlidir.
  • Kitap okumayı Sevebilme becerisi kazanmak için önemlidir.
  • Doğru kitap biriyim anlaması ve anlaşılması için önemlidir.

Örneğin kelebeklerle alakalı bir bilgi edinmek istediğinizde ne yaparsınız?

Bir kelebek belgeseli izlersiniz kelebeklerle alakalı yazıları araştırır okursunuz ve hatta çevrenizde gördüğünüz kelebekler hakkında gözlem yaparsınız.

Bir kelebeği öğrenmek için gergedan belgeseli izlerseniz bir kelebeği öğrenme şansınız olur mu?

Elbette olmaz. Doğru kitap, kişiyi doğru bilgiye götürür.

Kitabın varoluş amacı olan bilgiye giden yoldaki ihtiyacı karşılama vasfını yerine getirir.

Yine bir örnek verecek olursak okumayı yeni sökmüş 7 yaşındaki bir çocuğa oldukça kalın bir kitap okutmak isterseniz başarılı olabilir misiniz?

Sorunun cevabı şu: kitabı okutamazsınız bile. Çünkü 7 yaşında ve yeni okumayı çözmüş bir çocuk için kalın bir kitap doğru bir kitap değildir. Oradaki bilgiler onun için bir anlam ifade etmez. Çünkü kişi mevcut kapasitesi, ihtiyaçları kapsamında kitaplar okumak ister. Hiç deniz görmemiş birine günlerce denizi anlatın. Sizin gözlerinizi kapattığınız zaman gördüğünüz deniz manzarasıyla anlatılanların onda yarattığı etki aynı olmayacaktır.

Kitap okumayı sevme evresinde öğrenciler çoğunlukla şunu söyler: Ben kitap okumayı sevmiyorum çünkü çok sıkıcı. Kitaplar sıkıcı değildir öğrenci yanlış kitap okuyordur.

Polisiye seven birine romantizm içerikli kitaplar verirseniz elbette sıkıcı gelir. Doğru kitap seçimi, tüm bu noktalar değerlendirildiğinde ilk önce kitabın okunabilmesi için oldukça önemlidir.

 

Bir insanın hedeflerine ulaşmasındaki kararlılığı, o insanın ve içinde yaşadığı toplumun hayatını nasıl etkiler?

Bir insanın hedeflerine ulaşmasındaki kararlılığı, o insanın ve içinde yaşadığı toplumun hayatını nasıl etkiler? Örneklerle anlatınız.

Hedefi olmayan bir gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez. Bu sözü mutlaka bir yerlerde duymuşsunuzdur. İnsan bir hedef belirlediğin de o hedefe varması için yapması gereken belli başlı şeyler vardır. Mücadele etmeden başarıya giden tek bir canlı bile yoktur. Ama bu mücadele yolu kolay bir yol değildir. Dünyanın en iyi aşçısı olmaya karar verdiğinizi düşünün. Altı üstü yemek yapmak olarak değerlendirdiğinizde dünyanın en iyi aşçısı olabilmeniz mümkün mü?

Her sabah erken saatlerde uyanıp okula geliyorsunuz. Okula gelmenizdeki de ki amaç eğitim ve öğretimin ihtiyacını temin etmek ve bu konuda eksikliğinizi kapatmak olduğundan okula gitmek istemeyen ya da eğitimi almak istemeyen insanlardan farklı bir şey yapıyorsunuz erken uyanıyorsunuz ve bu sizin mücadeleniz oluyor.

Kendinize bir hedef belirlediğiniz de insanlar ilk önce onu başaramayacaksınız gibi şeyler söylerler. Siz mevcut olumsuzlukları değerlendirip hedefinizden vazgeçtiğiniz de insanlar size tekrar ben sana söylemiştim derler.

Ama vazgeçmeden hedefinize giden yolda gerekli fedakârlıkları yapıp mücadeleyi verdiğinizde toplum sizi başarmış birey olarak ilan eder.

Hedefinize ulaştığınızda aileniz arkadaşlarınız ve çevrenizdeki insanlar sizi parmakla gösterir hale gelecektir. İnsanın hayata tutunması için önce bir hedef belirlemesi daha sonra hedefine varmak için yapması gereken her şeyi öğrenmesi ve bu yolda asla vazgeçmemesi gerekir. Hayallerinize giden yolda kimse nasıl yürüdüğünüzle ilgilenmeyecektir. Kararlı oluşunuz ancak hedefe vardığınızda takdir edilir.

Birlikte vakit geçirmekten hoşlandığınız arkadaşlarınızı söyleyiniz. Bu arkadaşlarınız ile iyi vakit geçirmenizin nedenleri nelerdir?

Birlikte vakit geçirmekten hoşlandığınız arkadaşlarınızı söyleyiniz. Bu arkadaşlarınız ile iyi vakit geçirmenizin nedenleri nelerdir?

Arkadaşlar bazen insana ailesinden daha yakın oluyor. İnsan ailesini görmediği kadar arkadaşlarını görüyor onlarla vakit geçiriyor. Hayatımızın önemli bölümünü onlarla geçiriyoruz. Onlar sana sen onlara benziyorsun zamanla. Atalarımız boşuna dememiş bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye. Elbette birlikte vakit geçirmekten hoşlandıklarımız da var bunların içerisinde. Hasan Hüseyin Ahmet Veli…İsimlerin ne önemi var ki ? Hem onları söylersek bu sefer diğer boşta kalanları şikayet etmiş olmayacak mıyız ? Bunlarla iyi vakit Onlarla kötü vakit. Hoş bir durum olmaz bu. Ya da söyledin diyelim Oda bunu öğrendi ne yüzle konuşacaksın onunla ? Dönüp sana dese ki ne hatamızı gördün de böyle dedin biz gayet iyide dosttuk beraber çok vakit geçirdik veya okul sayesinde vakit geçirmek zorunda bırakıldık ama yine de hiç birbirimizi kırmazdık neden böyle dedin dese ne cevap verebilirsin ki?

-Eee ben kötü vakit geçiriyoruz demedim ki hatta senin adın hiç geçmedi bile ben iyi vakit geçirdiklerimi söyledim sadece.

-Bende onu diyorum işte adımın geçmemesi üzdü beni iyi bir konuda benden bahsetmemen üzdü hem de ben senin adını söylemişken.

 

Arkadaşınızın oyun oynarken kurallara uymaması sizi nasıl etkiler?

Çokta etkilemez açıkçası. Oyun sonuçta. Çok kuralcı olmamak gerekiyor. Hatta bırak kural dışına çıkmasını hile bile yapsa büyütülecek mesele değildir.

Belki başka maksatla yapmıştır gülüp eğlenmek eğlendirmek istiyordur. Bir art niyet yoksa ortada çokta üzerinde durulacak bir konu değil bence. Burada da niyet önemli. Şimdi kişiyi tanıyorsunuzdur hem de çok yakından arkadaşınızdır. Sizi kandırmak kazıklamak gibi bir niyeti olmadığına eminsinizdir. Bu arkadaşınız oyunda hile yapsa bile güler geçersiniz. Oyunun suyu da çıksa ona feda edersiniz. Sizde ona katılır beraber karşılıklı saçmalarsınız. Bu keyif bile verir. Tabi arkadaşlar için geçerli tüm bu saydıklarım. Hep arkadaşlarınla oyun oynamıyorsun ki. Yeri geliyor arkadaşının arkadaşı ile oynuyorsun. Hiç tanımıyorsun. Belki de bir daha görme fırsatın olmayacak tanımayacaksın. İşte o zaman ortada sıkıntı var demektir. Seni kandırmaya yönelik bir organizasyonun parçası olmak istemiyorsan kurallara uymasına dikkat etmeli uymadığında ise kesinlikle uyarmalısın. Yoksa senin onu görmediğini görsen bile ona ses çıkarmadığını düşünecek olursa ona sahtekarlık kapısını açmış olursun. Dikkat etmelisin ve sende böyle bir ortama davet edildiğinde aynı şekilde kurallara uymalısın.

 

Arkadaşlarınızda gözlemlediğiniz olumlu davranışlar nelerdir?

Her biri ayrı ayrı değerlidir. Gün gelir acını paylaşırlar gün gelir mutluluğunu. Acını paylaşır azaltırlar mutluluğunu paylaşır çoğaltırlar.

Belirli bir olumlu davranış olarak ele alırsak hata ederiz diye düşünüyorum. Olumluyu ararsak kızdığımızda da hata ararız. Size yapılan iyilik ve güzellikler evet unutulmasın aklınızın bir köşesinde kalsın. Sonra da deyin ki bu arkadaşım böyle davranmıştı hiç unutamam. Ama sizde kalsın. Sizde aynından yaparsanız ona veya başka birine oda sizde kalsın. Peki ya tebrik edilmek istiyorsa ? Onlarca kişinin içinde sizden Ona minnet duymanızı bekliyorsa ? O zaman eyvah.. Keşke hiç olumlu davranışını bir iyilik yaptığını görmeseydim demeye hazır olun. Hatta başka bir kişiden zarar görseydim de ondan fayda görmeseydim demeye bile. İnsan çevresinde kendi bilinir kendini bildirmez. Her kim ki yaptıklarını anlatıyor samimi bulmam. Doğru da değil. Gösteriş meraklısı duygu haydutları onlar. İnsanlar sizin iyiliğinizle yaşasa hayata tutunsa bile bu ona sizden değil sizin aracılığınızla verilmiştir. Sizlerin bir vesile olduğunuzu bilin diye de bir çok kere uyarılmış farkına varmanız istenmiş olmanız da boşuna değildir.