Okuduğunuz Hangi Kitapları Arkadaşlarınıza Tavsiye Edersiniz?

Kitap okumak kişisel gelişim bakımından oldukça önemli bir faaliyettir. Ancak her konuda olduğu gibi bu konuda da farklı farklı alanlara yönelmek söz konusu olabilmektedir. Ancak tavsiye edilebilecek konumda olan bazı kitaplar da bu özellikleri içerisinde barındırabilecek türde de yer alabilmektedir. Kurgusal olarak belli yayınevlerinde ortaya çıkan ve tanınmış yazarlar tarafından ortaya konulan eserlere yönelmek en doğru seçim olabilecektir. Aynı zamanda da kitapların arka kapaklarında var olan metni okumak da kitap tavsiyelerini değerlendirme konusunda yapılacak en doğru işlem olarak görülebilecektir. Türüne ya da konusuna göre tercih edilebilecek farklı farklı kitaplar da olabilmektedir.

Kurgusal ya da bilimsel kitaplara yönelen kişilerin de ilgi alanlarının baz alınması tavsiye esnasında en doğru metot olarak değerlendirilmelidir. Tarih, siyaset, edebiyat ya da felsefe alanlarında kitaplara yönelecek olan kişilerin daha çok ünlü bilim adamlarına ya da filozofların kitaplarını tercih etmeleri en doğru seçim olarak görülebilecektir.

Kurgusal olarak var olan edebi eserlere dayalı seçim yapacak olan kişilerin de kesinlikle kitapların cildine ya da tasarımına yönelmemesi tavsiye edilmektedir. Kitabı okumaya başlamadan önce diğer okuyucuların yorumlarını da değerlendirmeye alması en doğru kriter olarak görülebilecektir. Böylelikle tam olarak aradıkları sürükleyici kitaplara sahip olarak bir solukta okumaları da görülebilecektir. Bu tip tavsiyeleri ele almak da herhangi bir kayba uğratmayacaktır.

Ne Tür Kitaplar Okumaktan Hoşlanırsınız?

Kitap okuma eylemi çoğu insanın boş zamanlarında gerçekleştirmeleri gerektiği belirtilen faaliyetlerin başında yer almaktadır. Kitap okuma faaliyetleri içerisinde olan kişilerin zevklerine dayalı seçim yapmaları da bu tip tercihlerinde önemli bir faktör olarak görülebilecektir. Kitap okuma eğilimi içerisinde olan kişilerin farklı türlere yönelerek bu zenginliği kendilerine katmalarından zevk alabildikleri görülebilecektir.

Kitaplara dayalı farklı bir bakış açısı olan okurların bu tip hayal güçlerini daha da geliştirmek adına kurgusal romanlara yönelmeleri söz konusu olabilmektedir. Kurgusal romanlarla ilgi duyduğu alanlarla birleştiren okurların araştırma güdülerinde de gözle görülür bir fark olabilecektir. Araştırmalarını daha da geniş çapta gerçekleştirmeleri konusunda da faydalı bir girişim olacaktır.

Kitaplar sadece boş zaman geçirmek adına sadece kurgusal makaleleri inceleyen kişilerin de aynı zamanda benzer konuları içerebilecek biçimde seçildiğinde bir nefeste okunabilecek türdedir. Böylelikle insanları gelişimine katkı sağlayabilecektir. Bu yüzden de kişisel gelişimlerini ortaya koyabilmeleri açısından da son derecede etkin bir sonucu ortaya koyma noktasında da ideal olarak değerlendirilmektedir.

Hoşlanılan kitap türleri yaşa göre de değişim göstermektedir. Gençlerin kitap türleri genelde romantizm ya da polisiye odaklı olsa da ilerleyen yaşlardaki insanların daha çok bilimsel ve klasiklere yönelmeleri durumu gözlemlenebilmektedir. Hoşlanma durumları da zaman içerisinde değişkenlik gösteren bir durum olarak da söz konusu olan bir gelişme olarak ifade edilmektedir.

Kütüphanede Uyulması Gereken Kuralları Araştırarak Yazınız

Kütüphaneler oldukça meşgul olunan çalışma alanları olduğundan dolayı belli başlı kuralları barındırmaktadır. Bu tip kurallara kütüphane içerisinde uymak da zorunluluk olarak değerlendirilmektedir.

  • Kütüphaneye giriş esnasında kimlik teslim edilmelidir.
  • Kütüphanede yüksek ses çıkarmadan çalışılma işlemi tamamlanmaktadır.
  • Kütüphanede alan ile ilgili olan bölümler içerisinde çalışılmalıdır.
  • Kütüphane içerisinde herhangi bir yiyecek ya da içecek tüketilmemelidir.
  • Kütüphane içerisinde bulunan kitaplar izinsiz bir biçimde kopyalanmamalıdır.
  • Kitapların özenli biçimde kullanılarak yıpratılmasına ya da iş göremez hale gelmesine mahal verilmemelidir.
  • Kitapların raflardaki düzenlerinde oynama yapılmamalıdır.
  • Kütüphane içerisinde gereksiz yer işgalinden uzak durulmalıdır.
  • Kütüphane ortamında sessiz bir biçimde okuma süreci gerçekleştirilmelidir.
  • Kütüphane ortamında herhangi bir özel eşya bırakılmamalıdır.
  • Kaynaklara herhangi bir zarar verilmemelidir.
  • Kütüphaneden ödünç alınan kitapların zamanında teslim edilmesine dikkat edilmelidir.

Kütüphane içerisinde iki farklı bölmeler bulunmaktadır. Sesli ve sessiz çalışma alanları olarak görülen bu ortamlar farklı amaçlara uygundur. Sesli bölümler çalışma alanları olarak devrededir. Sessiz bölmeler ise okuma salonları olarak faaliyet göstermektedir.

Kütüphaneler işlevleri bakımından çalışma yapılarak farklı farklı araştırmaların gerçekleştiği ortamlar olmaktadır. Burada yer alan kaynaklar isteyenlerin istedikleri zaman diliminde tercih ettikleri yayını okuyabilmelerini de sağlayabilmektedir. Bu durum bütün kütüphaneler için geçerli olmaktadır. Sadece özel eserleri içerisinde barındıran kütüphanelere girmek için özel izinler olduğundan dolayı bu durum değişkenlik gösterebilmektedir.

Kütüphanede Nasıl Davranmamız Gerekir?

Kütüphaneler herkesin çalışma alanları içerisinde var olan ortamlar olarak tanımlanmaktadır. O yüzden bu mekanlar içerisinde de belli başlı davranma kuralları bulunmaktadır. Toplu çalışma alanı olduğundan dolayı herkesin bu tip kaidelere uymaları durumu izlenmek zorundadır. Diğer çalışan kişilerin de rahatsız edilmesi durumu söz konusu olmamalıdır. Bu yüzden de diğer insanları düşünerek hareket etmek de gerekmektedir.

Kütüphane içerisinde aşırı ses çıkarmamak gerekmektedir. Kütüphanede bulunan diğer kişilerin motivasyonlarını düşürecek ve odaklanmalarına engel olacak olan herhangi bir sese mahal verilmemesi gerekmektedir. Bu tür davranışları sürekli olarak sürdürmeniz halinde kütüphane görevlileri tarafından dışarı atılmanız durumu ortaya çıkabilmektedir.

Kütüphane içerisinde sadece sessiz kalmaya dair bir kural bulunmamaktadır. Bunun dışında kütüphane içerisinde yiyecek ve içecek tüketmemek de var olan kurallardan bir tanesidir. Yemek yerken ve bir şeyler içerken ortaya çıkan sesler de bazı kişilerin motive olmalarını zorlaştırabilecektir. Aynı zamanda da kullandığınız kitapların lekelenmesine de herhangi bir aksilik olması halinde neden olacak etmenler olarak görüldüğünden böyle bir kural konulmuştur.

Kütüphanede bulunan kaynakların size ait olmadığı ve sizden sonra başka insanların da yararlanacağını düşünerek hareket etmek gerekmektedir. Kitapları oldukça özenli bir biçimde kullanarak herhangi bir zarar görmeye dayalı hareket içerisinden kaçınmak en doğru hareketler içerisinde yer alacaktır. Böylelikle de var olan kitapların daha uzun vadede kullanılması sağlanabilecektir.

 

Kurtuluş Savaşında Milli Mücadeleye Katkı Sağlamış Kadın Kahramanlarımız Hakkında Araştırma Yapınız

Türk kadınının kahramanlık hikâyeleri Kurtuluş Savaşı’nda da görülmüştür. Türk toplumunun tek bir vücut halinde çarpışmasını da sağlamaktadır. Türk kadını da bu dönemde ne kadar fedakâr olduğunu göstermiştir.

Halide Onbaşı(Halide Edip Adıvar)

Halide Onbaşı askeri olarak mücadele etmese de onbaşı rütbesini almıştır. Özellikle İstanbul Mitingi’nde halkı harekete geçmek için büyük çalışmalarda bulunmuştur.

Nezahat Onbaşı( Nezahat Baysel)

Albay Halit Bey’in kızı olan Nezahat Hanım; annesinin ölmesi üzerine babasının yanında kalarak bir nevi asker olmuştur. 9 yaşından itibaren cephe gören Nezahat Onbaşı, Geyve Savaşı, Konya İsyanı, Birinci ve İkinci İnönü Savaşları ile Sakarya ve Gediz Muharebelerinde görev almıştır.

Erzurumlu Kara Fatma – Fatma Seher Erden

İlk olarak milis kuvvetlerinde görev alan Kara Fatma daha sonra düzenli ordunun bir parçası oldu. Sadece kadınları içeren birliği ille Yunan’a karşı bir saldırı düzenleyerek fazla sayıda esir aldı. Milis Müfreze Komutanı olarak mücadele etmeye başlayan Kara Fatma bu tür bir kararı eşi Binbaşı Ahmet Bey’in Sarıkamış’ta şehit olması ile harekete geçmiştir.

Halime Çavuş

Orduya erkek kılığında katılarak yıllarca Halim Çavuş olarak bilindi. Milli Mücadele yıllarında bu kimliğini saklayarak askerlerin arasına karıştı. Milli Mücadele yıllarında düşman ateşi sırasında bir ayağı sakat kalan Halime Çavuş aynı zamanda Mustafa Kemal Paşa’yla olan konuşması ile de bilinir.

Şerife Bacı

Şerife Bacı, Kurtuluş Savaşı’nın Türk kadın kahramanı. Kastamonulu yaşlı kadın ve erkeklerle birlikte Kastamonu’daki cephanelerin Ankara’ya götürülmesinde verdiği mücadele sonucunda 1921 yılının Aralık ayında ağır kış şartları nedeniyle henüz 21 yaşındayken donarak hayatını kaybetti.

Hafız Selman İzbeli

Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kadınlar Kolu kurucularından ve Kastamonu’da ilk kadın meclisi üyesi, sıkı bir Atatürk hayranı ve kendi deyimiyle bir “Cumhuriyet kadını” idi…
Kurtuluş Savaşı sırasında Kastamonu’daki kadınları toplamış, asker için çorap, kazak, fanila ördürüp cepheye göndermişti.Varlıklı bir aileden geliyordu. Asker Kastamonu’ya geldiğinde hepsini yolda karşılayıp doyurmuştu. Hep “Ben Cumhuriyetçiyim” dermiş. Savaştan sonra yeni baştan herkes gibi Türkçe harflerle okuma yazmayı öğrenmişti. Hafız Selman Hanım’a milletvekilliği de önerilmişti. “Hafız olduğum için başımı açamam. Başımı açamayacağım için de milletvekili olamam” diyerek kabul etmemişti.

Gördesli Makbule

Makbule Hanım daha bir yıllık evli iken eşinin yanında Kuvay-i Milliye’ye katılmıştır. 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunan ordusunun İzmir’i işgaliyle Batı Anadolu’yu işgale başlaması sonrası 7 Kasım 1921’de eşi Halil Efe ile Türk direniş çetelerine katıldı. kuvvetleriyle çıkan çatışmalarda bulundu. Yunanlar Sakarya Muharebesi’ni kaybederek Afyon mevzilerine çekildiklerinde, bir taraftan da Halil Efe’nin Gördes-Sındırgı-Akhisar bölgesinde faaliyet gösteren çetesinin saldırıları ile karşılaşıyorlardı. Kocayayla baskınında geri çekilen silah arkadaşlarına cesaret vermek için öne atılınca başından vurularak ölmüştür. Hatırasını yaşatmak üzere ismi Türkiye genelinde birçok yapı, ilkokul ve ortaokula verilmiştir.

Çete Emir Ayşe

Yunanların 1919 yılında, Aydın’ı ilk işgal etmeleri üzerine Aydın Savunması’nda rol almak üzere Yörük Ali Efe grubuna katılmış ve Malgaç Baskını’nda yer almıştır. Aydın’ın Yunanlar tarafından ilk işgali efelerin yardımıyla bertaraf edilmiştir. Bu ilk işgal Çete Ayşe tarafından şöyle anlatılıyor:

“ Yunan kuvvetleri Aydın’a geldiğinde İmamköyü’nde idim… On beş gün evvel düşman Nazilli’ye vardı… Dayanamadım martin tüfeğimi aldım çıktım. ”

 

Yunanların, Aydın’ı ikinci işgali üzerine Köşk cephesinde de mücadele etmiştir. Yunan kuvvetlerinin Aydın’dan Anadolu’nun iç kesimine girmesini önlemek için mücadele etmiş, 7 Eylül 1919 ‘a (Aydın’ın kurtuluşuna) kadar Yunanlarla Millî Mücadele’nin sonuna kadar savaşmıştır. Çete Ayşe millî mücadele ile ilgili düşüncelerini de şöyle dile getirmiştir:

“ Bazı kadınların içinde bir pehlivan; bazı erkeklerin içinde de, korkaklıklarından dolayı, bir kadın gizlidir. Kemer belindir, çizme ayağın börk başındır. Mademki burası bizim vatanımız; biz de bu vatanın olmalıyız. ”

1933 yılında Aydın’da Mustafa Kemal Paşa tarafından kendisine (istasyon meydanında) İstiklâl Madalyası verilmiştir.

Tayyar Rahmiye

Tayyar Rahmiye Hanım Tayyar Rahmiye (1890, Kayalı, Osmaniye – 5 Ağustos 1920), Türk gönüllü kadın asker. Sykes-Picot Anlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu’nun paylaşılması üzerine Fransızlar kendilerine vadedilen güneydeki Anadolu topraklarına çıkarma yapmış, Anadolu genelindeki işgallere karşı başlatılan Türk Kurtuluş Savaşı’nın Güney Cephesi’nde ise işgalci Fransız güçlerine karşı Kuvay-i Milliye’ye bağlı IX. Tümen’in direnişe başlamıştır. Rahmiye Hanım gönüllü olarak Kuvay-i Milli’ye bağlı XI. Tümen’e katılarak, Fransız askerlerinin ele geçirdiği Osmaniye yakınındaki demiryolu tünelini patlatmış ve bölgedeki Fransız güçlerinin cephane ikmalini büyük sekteye uğratmıştı. Tayyar lakabıyla bilinen Rahmiye Hanım 1920 yılındaki muharebede ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileriye atıldığında Fransızlarca vurulurak vefat etmiştir.

Kitap Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Kitaplar kişisel zevklere dayalı tercih edilmektedir. Kitap türlerine dayalı seçim içerisinde olan kişilerin dikkat etmeleri gereken noktalar bulunmaktadır.

Kitap seçen kitlenin kitap hakkında küçük de olsa bir bilgi sahibi olmaları oldukça elverişli bir etmen olarak görülmektedir. Kitap seçecek olan kişilerin kitabın türü, yazarı ve ufak çapta da olsa teması hakkında fikir sahibi olması da bu tercihleri belirleyecek olan kriterler olarak değerlendirilmektedir. Kitap seçme konusunda bu tip hareket edecek olan kişilerin en doğru seçimleri gerçekleştirebilecekleri durumu ortaya çıkabilmektedir. Böylelikle de en ideal kitapları kısa sürede okuma avantajına ulaşmaları durumu da aktif olarak kendini gösterebilmektedir.

Kitap seçme konusunda yapılmaması gerekenler de bulunmaktadır. Kitap seçmede kitabın cildine kanmamak gerekmektedir. Aynı zamanda da kitap kapağı ve cildinin kusursuz olmasına rağmen içerik konusunda memnun etmeyecek türde bir metin olduğu da görülebilmektedir. Bu yüzden bu konuda da dikkatli olarak kitap almadan öncelikli hususlar arasında değerlendirilmemesi gerekmemektedir.

Kitap seçme konusunda en çok dikkat edilen “en çok satanlar” kalıbına da kanmamak gerekmektedir. Popüler olarak bilinen bazı kitapların okuyucuların ruhunu okşayamayacak standartlarda olmadığı da görülebilmektedir. Piyasada yeni yeni yer almaya başlamış ve adı sanı duyulmayan kişilerden de uzak durulması tavsiye edilmektedir. Bu kriterler doğrultusunda hareket etmek de en uygun edebi eserlere sahip olmayı da sağlayacaktır.

Kitap Okuma Alışkanlığımızı Geliştirmek İçin Neler Yapabiliriz?

Kitap okumanın oldukça faydalı olduğu biliniyor. Bu yüzden çocuklara küçük yaştan itibaren bu alışkanlığın kazandırılması hem öğretmenler hem de aileler tarafından sağlanmaya dayalı gayretler gösteriliyor. Okuma oranının oldukça düşük bir yüzdeye sahip olduğu ülkemizde insanların kendini kitaplar ille geliştirmek yerine daha farklı yönelimlere sahip olması oldukça zarar verici bir durum olabiliyor.

Kitap okuma alışkanlığını ilerleyen yaşlarda kazanmak oldukça zor bir eylem olarak görülmektedir. Yetişkin durumunda da bu tip bir alışkanlığın edinilmesi durumu oluşması halinde kişilerin değişimi kaçınılmaz bir durum olmasından dolayı fazlasıyla tavsiye edilen bir gelişme olarak ifade edilecektir. Kitap okuma alışkanlıklarının kazanılmasına dayalı bu tip süreçlerin yaş ilerledikçe daha zor bir konuma bürünmektedir.

Kitap okuma durumunun gelişmesi adına kitapları özendiren eğilimler içerisine girmek en doğru seçenek olarak görülebilecektir. İlgili olunan kitaplara dayalı araştırma içerisine girilmesinin halinde bu alışkanlığı kazanmak adına en etkili sonuçları ortaya koymak adına da etkin bir biçimde de yer alacaktır. Kitap tercihleri içerisinde doğru seçimleri gerçekleştirecek olan kişilerin bu sayede de kitap okuma alışkanlıklarını kazanmaları durumu ortaya çıkabilmektedir.

Herhangi bir alanda var olan kitap tercihlerine yönelerek zaman içerisinde farklı türlere doğru sapmaların da görülebilmesi durumu son derecede normaldir. Bu yolu izleyen herkesin genel olarak iyi bir okur olması durumu da ortaya çıkacaktır.

 

Defterinize “Kitapsız Büyüyen Çocuk Susuz Yetişen Ağaca Benzer.” Atasözünü Açıklayan Bir Yazı Yazınız

Atasözleri anlam bakımından öğüt verici ve insanları yönlendiren bir yapıda olmaktadır. Kimin söylediği belli olmayan bu geleneksel sözler insanların hayatlarını yönlendirebilecek bir biçimde de ortaya konulabilecektir.

Sık kullanılan atasözlerinden biri olan “Kitapsız büyüyen çocuk susuz yetişen ağaca benzer.” Söylemi eğitimin ne kadar önemli olduğunu belirten bir sözdür. İnsanların küçük yaştan itibaren eğitim görmeye başlamalarının kendilerine katkısının kaçınılmaz olarak görülmektedir. İlk olarak ailede başlayacak olan eğitim hayatı küçüklerin ne şekilde davranmalarını ve hayatı tanımalarını sağlayacak biçimde olmaktadır.

Ailede devamlı olarak sürdürülecek olan eğitim durumu daha sonradan okullarla bütünleştirilerek erdemli bir bireyin oluşmasına en büyük katkı sağlayan etmenler arasında da yer alacaktır. Eğitim almadan bu süreci alttan kişilerin hem geleceğe dayalı bilgisiz kalmalarında en büyük etken olarak kabul görmesi durumu ortaya çıkacak hem de yaşının verdiği eğitimi alamamasından kaynaklı olarak çağdaşlarından geride kalmasına neden olmaktadır.

Eğitimsiz bir hayata başlangıç yapacak olan bireylerin hayatta ve sosyalleşme konusunda her zaman birkaç adım geride kalabileceği de görülebilmektedir. Aile fertlerinin bu konuda destek olarak çocuklarının her manada eğitim almalarını sağlamaları gerekmektedir. İlerleyen dönemlerde bireysel bir yaşantıya başlamaları halinde de tek başına ayakta kalabilmeleri adına bu tip eğitim süreçlerini herhangi bir kesintiye uğratmadan devam etmeleri önerilmektedir.

Çevrenizde Gidebileceğiniz Kütüphaneler Var Mı?

Kütüphanelerden gereken araştırmaları her an gerçekleştirmek mümkün olduğundan dolayı fazlasıyla ilgi çekmektedir. Hemen hemen her şehir içerisinde olduğu gibi çevremizde şehir kütüphanesi bulunmaktadır. Ancak zaman zaman aranılan kitap ya da diğer yazılı basım organlarını kütüphanelerin içerisinde bulabilmek mümkün olmuyor. Kütüphaneler çevremizde olsalar dahi içerisinde var olan içerikler oldukça eski ya da güncellikten uzak olarak değerlendirilmektedir. Bu yüzden de hedef kitlesini her geçen gün kaybederek daha az kişiye hizmet etmekle bilinmektedir. Eski kaynakları içeren araştırmalar içerisinde bulunan ya da klasik eserleri temin etmek isteyen kişilerin halk kütüphanelerine yönelmeleri durumu ortaya çıkmaktadır.

 

Hemen hemen her şehir içerisinde ya lisans öğrenimi gören öğrencilerin kampüsü ya da meslek yüksekokulları bulunmaktadır. Lisans ve önlisans programları içeren öğrenim alanlarının içerisinde de kütüphaneler bulunmakta ve tamamen bilimsel odaklı kitap ya da yayınları içermektedir. Her şehir içerisinde bulunan üniversitelere bağlı kütüphaneler aynı zamanda halktan kişilere de gerekli izinlerin alınması haline hizmet vermektedir. Herhangi bir konuda araştırma yapacak olan kesimi yakından ilgilendiren bir durum olarak görülmektedir. Bu yüzden de herkese yakın olan kurumlar olarak görülmektedir. Herkesin aradığını bulduğu ve gerek zevklerine gerekse de meraklarına hitap etmeyi de sürdürmektedir. Bazıları hafta içi mesai saatlerinde açıkken bazıları ise devamlı faaliyetlerini sürdürmekte olan kurumlar olarak da görülmeye devam etmektedir.

Çanakkale Zaferi Hakkında Neler Biliyorsunuz?

Birinci Dünya Savaşı’nın daha da uzamasında sebep olan ve Türk’ün gücünün dünyaya karşı koyduğu için önemli bir tarihi olay olarak adlandırılan Çanakkale Zaferi her yıl 18 Mart tarihinde kutlanmaktadır. İtilaf Devletleri‘nin Çanakkale’ye çıkarma yapması üzerine başlayan bu savaşta temel amaç Çanakkale Boğazı’nın kontrolünü ele geçirerek İstanbul’a ulaşmak olacaktır. Osmanlı’nın fiilen savaşta olduğu bu cephede Türk askerleri ciddi bir kayıp vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazanılan bu zaferin tarihimiz açısından önemi oldukça büyüktür.

Çanakkale savaşı İtilaf Devletleri ile gerçekleştiren kara ve deniz savaşlarından ibaret olarak bilinmektedir. Boğaz kontrolü, İstanbul’u ele geçirme ve Rusya’nın savaş ihtiyaçlarını karşılama amacıyla hareket etseler de hayal kırıklığına uğramışlardır. Saldırıları başarısız olmuş ve Türk askeri de inanılmaz bir direniş içerisinde de yer almıştır.

Sonuç olarak Çanakkale Zaferi sonrasında oluşan gelişmelerde Rusya savaştan çekilmek zorunda kalmıştır. Birinci Dünya Savaşı 1 yıl daha uzamıştır. İttifak Devletleri’nin savaşı kazanacağına dair umutlar yeniden yeşermiştir. Aynı zamanda da bir cephe kapatılmış ve savaşın seyri başka bölgelerine doğru ilerlemiştir.

Türk tarihi açısından Çanakkale Zaferi her yıl kutlanmaktadır. Oldukça fazla sayıda şehit verildiğinden dolayı önemli bir zafer olarak bilinmektedir. Aynı zamanda bu savaş esnasında olan olaylar da efsaneleştirilerek iman dolu bir kahramanlık hikayesi olarak da görülen bir tarihi başarı olarak adlandırılmaktadır.