Büyüklere Olan Saygınızı Nasıl Gösterirsiniz?

Büyüklere Olan Saygınızı Nasıl Gösterirsiniz? Örnek Veriniz.

 

İçerisinde yaşadığımız Türk toplumunda ve inandığımız dinimiz gereği Müslümanlar olarak büyüklerimize saygı gösteririz. Büyüklerimizin mutlaka sözlerini dinlemeliyiz. Bazen farklı düşüncelerle karşımıza çıksalar da onları kırmadan kendi doğrularımızı anlatmalıyız. Kabul etmeseler de incitmeden cevap vermeliyiz. Sesimizi yükseltmeden normal ses tonu ile iletişim kurmalıyız.

 

Özel günlerde mutlaka ziyaretlerine gitmeliyiz. Özellikle dini bayramlarda ve kandillerde yakınımızda yaşıyorlar ise ziyaret etmeliyiz. Eğer farklı illerde yaşıyor isek telefon ederek bu özel günlerini kutlamalı ve gönüllerini almalıyız. Büyüklerin hayır duasını almak çok önemlidir bu nedenle bayramlarda onları ziyaret etmeyi aksatmamalıyız.

 

Büyüklerimiz bize bir görev verdiklerinde veya bir şey yapmamızı istediklerinde mutlaka bu isteklerini yerine getirmeliyiz. Eğer büyüklerimiz bize yasaklar ve kurallar koyuyor ise mutlaka bir bildikleri vardır. Çünkü hayat tecrübesi olarak bizden çok daha fazla olay yaşamışlardır. Bazen bizim göremediklerimizi görerek bizi uyarırlar. Küçükler olarak mutlaka yapılan bu uyarıları dikkate almalıyız. Büyüklerimiz nasıl ki bize sevdiklerini hissettiriyorlar ise bizde küçükler olarak saygımızı ve onları sevdiğimizi göstermeliyiz. İnsanlar kendilerine değer verildiğini hissettiği zaman mutlu olurlar.

 

Toplumda barış, huzur ve güvenin olması ve mutlu bireylerin yetiştirilmesi için büyüklere saygı göstermek oldukça önemlidir. Toplumun adet ve törelerinden olan saygıyı hiçbir birey görmezden gelemez. Çünkü toplumda var olan örf adet ve ananelerimiz ve dinimiz gereğince büyüklerimize saygı ve sevgimizi yeteri kadar göstermeliyiz ki onlarda bizi sevip kollasınlar.

Ayet, Sure, Cüz Kavramlarını Açıklayınız.

Ayet, Sure, Cüz Kavramlarını Açıklayınız.

 

Ayet; Kuran-ı Kerim’de Allah’ın kullarına iletmek istedikleri mesajların yer aldığı surelerin her bir cümlesine ayet denilmektedir. Kuran’da her bir noktanın en ince ayrıntısına kadar anlaşılması için sureler cümle cümle açıklanmaktadır. Her bir surede bulunan bu cümleler biz kulların mesajları çok daha iyi anlamamızı sağlamaktadır. Allah her konuda kullarına kolaylıklar sunmaktadır.

 

Sure; Kuran-ı Kerim’de ayetlerin oluşturduğu bölümler ise sure olarak adlandırılmaktadır kutsal kitabımızda 114 sure bulunmaktadır. Sureler kullara anlatılmak istenilenlerin bir arada bir toparlanmış halidir. Bu sayede bir surede ne anlatılmak istendiğini kolaylıkla anlamamız sağlanmaktadır.

 

Cüz; Kuran-ı Kerim’in ayrılmış olduğu bölümlere denilmektedir. Kuran’da 30 adet cüz bulunmaktadır. Her cüz 20 sayfadan meydana gelmektedir. Ayrıca cüz Arapçada parça manasına gelmektedir. Cüzler kutsal kitabımızı okurken takibini çok daha kolay yapmamızı sağlar. Her 20 sayfada bir bölümü tamamlayarak yeni bir bölüme geçmekteyiz. Bu bölümler arasında konu farkı yoktur. Yine Allah’ın emirleri yer almaktadır. Kuran’ın cüzlere ayrılmasının nedeni otuz gün içerisinde kolaylıkla okunabilmesidir. Ayrıca ezber yapılmasını da bu cüzler kolaylaştırmaktadır.

 

Yüce Allah kulları için Kuran-ı Kerim’i indirirken ayet ayet ve sure şeklinde kolaylıkla anlaşılsın ve ezberlensin diye parçalar halinde indirilmiştir. Yüce Allah kullarına her türlü kolaylığı sunmaktadır. Biz kullarda Allah’ın bize sunduğu bu kolaylıklardan faydalanarak kutsal kitabımızı sık sık okuyarak hayatımızın merkezine koymalı ve emredildiği gibi yaşamaya özen göstermeliyiz.

Amentü Duasında Nelerden Bahsedilmektedir?

Amentü Duasında Nelerden Bahsedilmektedir? Açıklayınız.

 

Amentü duasının anlamı; Yüce Allah’ın varlığına ve birliğine inandım. Allah’ın meleklerine inandım. Allah’ın kitaplarına ve peygamberlerine inandım. Ahret gününe, hayır ve şerrin, kader ve kazanın Allah’tan olduğuna her şeyin tek yaratıcısı olan Allah’a inandım. Öldükten sonra tekrar diriliş haktır. Şahadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir.

 

Amentü duasında imanın şartlarından bahsedilmektedir.  Peygamberimiz imanın bu altı şarta inanmak olduğunu ümmetine iletmiştir. Allah’a imanın tam olabilmesi için bu şartlara tamamen inanmak gerekmektedir.

 

Allah’ın varlığına birliğine inandım: Allah var olan tüm varlıkların tek yaratıcısı ve sahibidir. Allah’tan başka bir ilah yoktur. Allah’a inanmak demek Onu yücelterek eksik sıfatlardan uzaklaştırmaktır. Allah’a inanmak demek, iman ettim tüm kalbimle onun varlığını birliğini onayladım ve dilimle de söylüyorum demektir. Allah’ın meleklerine inandım: Allah’a inanan her kul meleklerin varlığını kabul etmek zorundadır. Çünkü meleklerin varlığı kullara peygamberler ile ve kitaplar ile bildirilmektedir.

 

Allah’ın Peygamberlerine ve kitaplarına inandım: peygamberler kullara Allah’ın emirlerini iletmektedir. Tüm inanlar Allah tarafından seçilen bu kulların sadık ve doğru insanlar olduğuna kesinlikle inanırlar. Yüce Allah peygamberleri ile kullarına kitaplar göndererek emir ve yasaklarını iletmiştir. Müslümanlar Allah’ın şimdiye kadar kullarına gönderdiği kitaplara inanır ve iman ederler.

 

Ahret gününe, hayır ve şerrin, kader ve kazanın Allah’tan olduğuna inandım: imanın şartlarından biri de öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmaktır. Ahret insanın ölümü ile başlayan gerçek dünyadır.  Kader kaza, hayır ve şerrin Allah’tan ona tamamen iman etmeyi bildirir. Kulların başına gelen her türlü iyi kötü kaza ne bela Allah’ın Takdiri ile meydana gelmektedir.

İslam’ın Şartlarını Yazınız.

İslam’ın Şartlarını Yazınız.

 

İslam’ın beş şartı vardır. Bunlar:

 

1- Kelime-i Şahadet getirmek; “Eşhedü En La İlahe İllallah Ve Eşhedü Enne Muhammeden Abdühü Ve Resülü” Anlamı ise; ” Ben şahadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Ben yine şahadet ederim ki, Muhammed Aleyhisselam onun kulu ve Resulüdür”. İslam dinini kabul etmiş bir kişinin Kelime-i Şahadeti hem kalben hem de dil ile kabul etmesi gerekmektedir.

 

2- Namaz Kılmak; Namaz kadın ve erkek her Müslümana farz kılınmış bir ibadettir. Namaz günde beş vakit farklı rekatlar halinde kılınmaktadır. Sabah namazı 4 rekat, öğlen namazı 10 rekat, ikindi namazı 8 rekat, akşam namazı 5 rekat ve yatsı namazı 13 rekat kılınmaktadır.

 

3- Oruç Tutmak; İslam dinine inanmış ve Müslüman olmuş bir kimse her yıl Ramazan ayında tutulan bir aylık orucu tutması gerekmektedir. Ramazan ayında tutulan bu oruç farz ibadetlerden birisidir.

 

4- Zekat Vermek; Zekatın anlamı, “artma, çoğalma, arıtma ve bereket” anlamındadır. Müslüman bir kimsenin gücü kadar zekat vermesi gerekmektedir. İslam dininde verilen zekatın mal varlığını arttırdığı ayet ve hadislerle belirtilmektedir.

 

5- Hacca Gitmek; Hac ibadeti Mekke topraklarında bulunan ve Kabe olarak da bilinen yere ibadet amacı ile gitmektir. Hac ibadeti Müslüman bir kimsenin hiç olmazsa ömürde bir kere yerine getirmesi gereken bir ibadettir. Hac ibadeti belirlenen zamanlar içinde yapılması gerekmektedir. Hac ibadetinin tamamlanabilmesi için şartları doğrultusunda yerine getirmek gerekmektedir.

İslam’ın İnanç Esaslarını Yazınız.

İslam’ın İnanç Esaslarını Yazınız.

 

İslamın temel esasları ibadet ve inanç esasları olarak ikiye ayrılmaktadır. İslam dininin ibadet esasları;

 

  • Kelime-i Şahadet getirmek (Dil ve kalp ile söyleyip tasdik etmek gerekmektedir.
  • Namaz kılmak (Müslüman bir kişinin günde beş vakit farz namazlarını kılması gerekmektedir).
  • Oruç tutmak (Müslüman bir kişinin ramazan ayında yılda bir ay oruç tutması gerekmektedir).
  • Zekat vermek (Müslüman bir kişinin gücünün yettiği kadar zekat vermesi gerekmektedir).
  • Hacca gitmek (Müslüman bir kişinin en az ömründe bir kez hac görevini yerine getirmesi gerekmektedir).

 

İslam dininin inanç esasları;

  • Allah’a inanmak (Allah’ın varlığını ve birliğini sorgusuz sualsiz kabul edip kalben tasdik etmek gerekmektedir).
  • Allah’ın meleklerine inanmak (Allah’ın dört büyük meleği Mikail, Cebrail, İsrafil ve Azrail’le beraber tüm meleklerine inanmaktır).
  • Allah’ın kitaplarına inanmak (Son kitap Kur’an-ı Kerimle birlikte İncil, Zebur ve Tevrat’a inanmaktır.
  • Allah’ın Peygamberlerine inanmak (Müslüman bir kimsenin son peygamber Hz. Muhammed’e (SAV) kadar gelen tüm peygamberlere inanması gerekmektedir. Hz. Muhammed’den önce gönderilen peygamberler İsa As., Musa As. ve Davut As. inanmak gerekmektedir).
  • Ahiret gününe inanmak (Tüm insanların öldükten sonraki hayatın varlığına inanması gerektiği anlamındadır).
  • Kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmaktır. ( Dünyada insanların başına gelen bazı şeylerin maddi yönden açıklaması yoktur. Aslında burada imanın şartlarına olan inanç esası ortaya çıkmaktadır.

Amentü Duasının Anlamını Okuyup Duada Belirtilen İmanın Şartlarını Boş Bırakılan Yerlere Yazınız.

Amentü Duasının Anlamını Okuyup Dua Da Belirtilen İmanın Şartlarını Boş Bırakılan Yerlere Yazınız.

 

Amentü duasının anlamı: “Ben Allahü Tealaya, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allahü Teala’nın yaratmasıyla olduğuna inandım. Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben şehadet ederim ki, Allahü Teala’dan başka ilah yoktur. Ve yine şahadet ederim ki, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) O’nun kulu ve peygamberidir. Amentü duasında geçen imanın şartları ise;

 

  • Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak,
  • Meleklere inanmak,
  • Kitaplara inanmak,
  • Peygamberlere inanmak,
  • Ahiret gününe inanmak,
  • Kadere iyilik ve kötülüğün Allah’tan geldiğine inanmaktır.

 

Aslında Amentü duasını öğrenen ve okuyan bir kişi hem imanın şartlarını öğrenmiş hem de tekrar etmiş sayılmaktadır. Aynı zamanda Amentü duasının okunması ile birlikte Kelime-i Şehadette tekrar edilmiş olmaktadır. Kelime-i Şahadet İslamın beş şartından bir tanesidir. Baktığımızda Amentü duasında hem imanın şartları yer almakta hem de İslamın şartından birisi bulunmaktadır. İslam dinini kabul etmiş bir kimse hem imanın şartlarına hem İslamın şartlarına inanması ve kabul etmesi gerekmektedir. İslamın beş şartı;

 

  • Kelime-i Şahadet getirmek,
  • Namaz kılmak (Müslüman bir kişinin günde beş vakit farz namazlarını kılması gerekmektedir).
  • Oruç tutmak (Müslüman bir kişinin ramazan ayında yılda bir ay oruç tutması gerekmektedir).
  • Zekat vermek (Müslüman bir kişinin gücünün yettiği kadar zekat vermesi gerekmektedir).
  • Hacca gitmek (Müslüman bir kişinin en az ömründe bir kez hac görevini yerine getirmesi gerekmektedir).

Kur’an’ı Kerim Denildiği Zaman Aklınıza Neler Geliyor?

Kur’an’ı Kerim Denildiği Zaman Aklınıza Neler Geliyor?

 

Kur’an-ı Kerim Müslüman kişilerin rehber kitabıdır. Allah emir ve yasaklarını bu kitap ile kullarına bildirmektedir. Aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’de dua ve sureler yer almaktadır. Kur’an-ı Kerim deyince aklıma ilk gelen şeylerden biri Peygamber Efendimizdir. Aynı zamanda Cebrail as. Kur’an-ı Kerimle birlikte aklımıza gelen şeyler arasındadır. Çünkü Allah tarafından Peygamber Efendimize gelen tüm haberler Cebrail as. aracılığı ile gönderilmiştir. Yine Cebrail as aracılığı ile Kur’an-ı Kerimde yazan her ayet tek tek Peygamber Efendimize gönderilmiştir. Kur’an-ı Kerimle birlikte sahabe hayatları aklımıza gelen şeyler arasındadır. Kur’an’ın ilk yazıya geçirilişi, emir ve yasaklar aklımıza gelmektedir. Kur’an-ı Kerim son ilahi kitaptır bu nedenle  sadece Müslüman kişilere değil tüm insanlığa gönderilmiştir.

 

Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı tarih 610’dur. Kur’an-ı Kerim 23 yılda indirilmiştir. Peygamber Efendimize indirilen Kur’an tüm insanlara hitap etmektedir. Kur’an-ı Kerim’de 114 süre vardır. Aynı zamanda ayet sayısı 6666’dır. Kur’an-ı Kerim Fatiha Suresi ile başlamaktadır. Son sure ise Nas Süresidir. Kur’an-ı Kerim insanlar için bir mucizedir, şifadır, hidayettir, nurdur bu nedenle hem tanımak hem okumak gerekmektedir. Okumanın yanında Kur’an’da yazanların amel edilmesi gerekmektedir. Kur’an’ı okumanın yolu onu tanımaktan geçmektedir. Çünkü insanoğlu önce tanır sonra sever. Peygamber Efendimiz sahabelere ve tüm ümmetine Kur’an okumayı önermiştir.  Kur’an okumayı teşvik eden birçok hadis-i şerif vardır.

Kelime-i Tevhit İle Kelime-i Şehadet Arasındaki Farklar

Kelime-i Tevhit İle Kelime-i Şehadet Arasındaki Farkları Arkadaşlarınızla Konuşunuz.

 

Sorunun cevabından önce anlamlarını hatırlamak için tekrar etmek gerekmektedir. Kelime-i Şahadet’in anlamı “Ben şahitlik ederim ki Allah’tan Başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki Hazreti Muhammed (SAV) Allah’ın kulu ve Resul’üdür (elçisidir). Kelime-i Tevhit’in anlamı ise Allah’tan başka ilah yoktur Hazreti Muhammed (SAV) Allah’ın Peygamberidir (elçisidir). Kelime-i Tevhit ve Kelime-i Şahadet arasında benzerlikler ve farklılıklar vardır. Benzerlikler, her ikisinde de Allah’tan başka ilah olmadığı belirtilmektedir. Aynı zamanda Hz. Muhammed’in Allah’ın Resul’u olduğu insanlara bildirilmektedir.

 

Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Şahadet arasındaki farklılıklar ise, Kelime-i Şehadette, şahitlik ederim ifadesi geçmektedir. Aynı zamanda Hz. Muhammed’in Allah’ın kulu olduğu zikredilmektedir. Yine Kelime-i Şahadet İslam’ın beş şartından biri olması nedeniyle Kelime-i Tevhitten ayrılmaktadır.

 

Kelime-i Şahadet insanların doğduğu andan ölümüne kadar geçen sürede hayatını aydınlatmaktadır. İnsanların İslam yolundaki duruşunu belirtmektedir. Hakikaten iman etmiş bir kişinin Kelime- i Şehadeti tam olarak kabul etmesi gerekmektedir. Müslüman bir kişinin Allah’a, Peygambere ve onun getirdiklerine tereddütsüz bir şekilde inanması gerekmektedir.

 

Tevhit birleştirme, bir olduğunu kabul etme ve bu şekilde iman etme anlamındadır. Bir kişinin gerçekten iman etmesi için hem Allah’a hem de Hz. Muhammed’e ve onun getirdiklerine inanması gerekmektedir. Kısacası bir kimsenin Kelime-i Tevhit’i bir bütün olarak kabul etmesi ve bu şekilde kalben tasdik etmesi gerekmektedir.

Yaşadığınız çevrede yapılan geleneksel el sanatlarını araştırınız.

Yaşadığınız çevrede yapılan geleneksel el sanatlarını araştırınız. Yaşadığınız çevrenin geleneksel el sanatlarıyla ülkemizin diğer yerlerinin geleneksel el sanatlarını benzerlikler ve farklılıklar yönünden karşılaştırınız.

 

Ülkemizin tarihi dönemler içerisinde birçok uygarlığa ev sahipliği yapması farklı bölgeler içerisinde zengin bir kültürel mirasın oluşmasına katkı sağlamıştır. Oluşan kültürel mirasın meydana getirdiği farklılıkları görebilmenin mümkün olduğu alanlardan birisi de geleneksel el sanatları olup birçok sanat dalı uzun yıllar boyunca insan emeği ve bölgede bulunan malzemelerin kullanılması ile ortaya çıkarılmıştır. Anadolu toprakları üzerinde yer alan farklı bölgelerde birbirinden farklı şekilde ortaya konan el sanatı ürünleri ülkemizin zengin bir kültürel mirasının oluşmasına katkılar sunmaya devam etmektedir. Görsel tasarımları ile oldukça dikkat çekici bir yapıya sahip olan geleneksel ürünlerin bazıları birbiriyle benzerlik gösterebilmektedir.

 

Çevremizde yapılan geleneksel el sanatları ile ilgili detaylara bakıldığında Ankara Beypazarı bölgesinde yer alan ustalar tarafından gümüş malzemelerin işlenmesi ile elde edilen yüzük, kolye gibi takıların varlığından söz edebilmek mümkündür. Kütahya bölgesine geçtiğimizde ise yerli ve yabancı birçok turistin ilgisini çeken çini sanatının ön planda yer aldığı görülmektedir. Çini sanatına emek vermiş usta eller tarafından bardak ve vazo gibi unsurlar titiz bir çalışma ile işlenmekte ve çeşitli motifler yerleştirilmektedir. Erzurum bölgesinde çıkarılan doğal kaynaklardan birisi olan Oltu Taşı sanatsal faaliyetler içerisinde değerlendirilmekte olup bu taşın kullanılması ile başta tespih olmak üzere küpe ve kolye gibi ürünler imal edilmektedir. Benzer bir durumu Eskişehir bölgesinde çıkarılan Lüle Taşı kullanılarak yapılan geleneksel ürünlerde görebilmek mümkündür.

Bayramlarda insanlar niçin birlikte vakit geçirmek ister?

Bayramlarda insanlar niçin birlikte vakit geçirmek ister? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

Ülkemizde geçmişten günümüze kutlanan birçok bayram bulunmakta olup bu bayramlar kendi arasında dini ve milli bayram olmak üzere alt kollara ayrılmaktadır. Dini bayramlarda İslam dininin gereği olarak yapılan kutlama ve faaliyetler yer almaktadır. Milli bayramlarda ise ülke tarihine etki eden olayların unutulmaması ve milli bilincin halk üzerinde yer edinmesi amacıyla çeşitli kutlama ve anma törenleri gerçekleştirilmektedir. Bayramlar toplumun birlik ve beraberliğine katkı sağlayan unsurlar olarak önem verilmesi gereken bir etkinliktir. İnsanlar, coşkulu ve mutlu oldukları bu zaman dilimleri içerisinde sevdikleri ile birlikte yan yana olmak ister ve böylece mutluluk daha da paylaşılır bir hale gelmektedir. Kültürümüzü yansıtan en önemli unsurlar olarak yer alan bayramlarda akraba ve arkadaş ziyaretleri gerçekleştirilir.

 

Dini bayramlarda doğduğu yerden farklı bir noktada yaşayan halkın önemli bir kısmı memleketinde yer almayı tercih eder ve bir nebze de olsa memleket hasretini gidermeyi amaçlar. Geçmişten günümüze devam eden güçlü bir gelenek haline gelmesi, bayramın çok daha keyifli bir şekilde geçirilmesi amacıyla insanlar bir araya gelir ve güzel sohbetler eşliğinde vakit geçirir. Kültürel değerlerin unutulmaması ve toplumun sahip olduğu geleneklerin gelecek nesillere aktarılması amacı ile bayramlarda birlikte vakit geçirme hususuna oldukça önem verilmektedir. Böylece küçüklerin de gelenek bilincine sahip olması ve toplum değerlerini sonraki nesillere aktarması mümkün hale gelmektedir. Milli bayramlarda okullarda ve askeri bölgelerde çeşitli kutlama ve anma törenleri düzenlenmektedir.