Allah (c.c.) katında din İslam’dır ayetinden ne anlıyorsunuz?

Allah (c.c.) katında din İslam’dır… (Âl-i İmrân suresi, 19. ayet.) ayetinden ne anlıyorsunuz?

 

Ben bu ayettten Allahu tealanın indinde sadece İslam dininin geçerli olduğunu anlıyorum. Dareyn saadeti için yani hem bu dünya hemde ahiret için insanoğlu Müslüman olmalıdır. Kişi İslam olursa yani Müslümanlığı seçerse Allah onun dinini kabul eder çünkü Müslümanlık Allah’ın tevhidini ve Allah’ın razı olduğu ve olmadığı şeylerin bütünüdür. Bunlar çiğnendiğinde ya da karşı gelindiğinde Allah kulundan razı olmaz. Örneğin Allah’ın kudretine bir ikinci varlığın dahil edilmesi kabul edilemez. Hristiyanlıktaki gibi Tanrının tezahürü başka bir varlıkta ortaya çıktı denilemez. Aynı şekilde Yahudilikteki gibi bir ırkın üstünlüğünden bahsedilemez üstünlük soyla ya da sopla olabilecek bir şey  değildir.

 

Allah’ın Kuran’ı Kerim’de bahsettiği gibi üstünlüklük ancak takva iledir. İnsanların Allah katındaki değerlerini, Allah’ın insanlardan razı olmasını takva düzeyleri belirler bunu da yalnızca Allahu teala bilir. Hz.Adem’den itibaren Hz.Muhammed(s.a.v)’e gelene kadar toplumların ihtiyaçlarına göre rehberlik etmesi için Peygamberler, onlara kaynaklık etmesi için kutsal kitaplar ya da sahifeler Allah tarafından gönderilmiştir. Bozulan toplumların hayatlarının düzelmesi için şeriat gönderilmiştir. Yani bu toplumlar ilimle şereflendirilmişler mevcut olan bozulmalarından dolayı. Ayetin devamında belirtildiği gibi kendilerine ilim gönderildikten sonra aralarında ortaya çıkan ihtirastan ötürü ihtilaf etmişlerdir. İslam dini kendinden önceki peygamberler ve kitaplardan saygıyla bahseder ve iman esaslarından ikisi de bunlardır şunu söylemek gerekir ki bahsedilen kitaplar peygamberlere indiği haliyle kabul edilir sonradan yapılan değişiklerden dolayı hangi ayetlerin sahih olabileceği bilinemeyeceği için bu kitaplar alaya alınamaz saygı duyulur.

İslam’ın inanç esasları nelerdir? Araştırınız.

İslam’ın inanç esasları nelerdir? Araştırınız.

 

İslam’ın inanç esasları toplamda altı tanedir. Bunlar Amentü’de geçmektedir. Bu altı unsur İslam dinine olan inancın özünü oluşturur. İlki Allahu tealanın varlığına ve vahdetine yani bir olduğuna inanılması gerekir. İslam’a  inanacak olan kişinin şirkten kurtulması gerekir. İkinci esas Allahu tealanın meleklerine iman etmek gerekir. İslam dininde meleklerin cinsiyetleri yoktur. Nurdan yaratılmış varlıklardır. En çok bilinen dört büyük melek dışında farklı görevleri olan birçok melek bulunmaktadır.

 

Üçüncü esas Allahu tealanın kitaplarına iman edilmesi gerekir. Müslüman olduğunu söyleyen kişi önceki inen kitapların sahih bozulmamış haline de inanmış olması gerekir çünkü hakikat tektir. Bütün kitapların bozulmamış hali aynı gerçeği anlatmaktadır. Hepsi Yaratıcının birliğinden bahseder bozulmamış haliyle. Kuran’a göre Allah’ın göndermiş olduğu  kitaplar arasında ayrım yapılmaz.

 

Dördüncü esas Allahu tealanın peygamberlerine inanmak. Bir Müslüman Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e gelene kadar yeryüzüne inen peygamberlerin peygamber olduğuna iman etmelidir.

 

Beşinci esas bu dünyanın birgün sonuna geleceğine ve bunun sonunda da insanların ahirete göç edeceğine inanmak. Kısacası insanların bu dünyada yapıp ettiklerinden hesaba çekileceğine inanılan öbür dünyaya ahirete iman etmektir.

 

Altıncı esas ve son madde de kazanın ve kaderin varlığına inanmak aynı şekilde hayır ve şerrin de Allah’tan geldiğine inanmak gerekir. İnsanların başına gelen faydanın da zararında kazancın da ziyanında yüce Yaratıcının takdiri iledir.

İslam dininin temel kaynakları nelerdir?

İslam dininin temel kaynakları nelerdir? Araştırınız.

 

İslam dininin varlığını oluşturduğu dört temel kaynak unsur bulunmaktadır. İlki ve en önemlisi olan Kuran-ı Kerimdir. Kuran-ı Kerim Allahu tealanın Hz. Muhammed (s.a.v)’e göndermiş olduğu İslam dininin kutsal kitabıdır. Kutsal kitabımızda Yaratıcımız bizden yapmamızı istediği bize yasakladığı hükümleri Peygamber efendimizin aracılığıyla bizlere iletmiştir. Kuran-ı Kerim bizler için bir hayat kaynağıdır. Müslümanın hayatının kırmızı çizgilerini belirleyen bir yapıya sahip yaşam kitabıdır. Kuran-ı Kerim’de namaz kılınması gerektiği, oruç tutulması gerektiği, insanlarla Peygamberle ilişkilerin nasıl olması gerektiğin vs. birçok şeyi anlatır. Aynı şekilde geçmiş kavimlerin başına gelen ibret alınması gerekilen olaylar ve kıssaları içinde barındırır.

 

İkinci temel kaynak Hz.Peygamber’imizin sözlerini ve davranışlarını barındıran Sünnet’tir. Sünnetin de kendi içinde çeşitleri vardır. Peygamberimizin söyledikleri gibi yaptıkları ve karşı çıkmadığı takrir ettiği sünnetleri Kuran’da açıklanmaya ihtiyaç olan ya da ayrıntılandırılması gereken şeyleri Peygamberimizin beşer hayatında bizlere iletmesidir. Örneğin namazların vakitlerini kaç rekat olduğunu bizler Sünneti Seniyye sayesinde biliyoruz. Peygamber efendimiz heva ve hevesinden konuşmadığı için aktardığı her şey Allah’ın gözetimindeydi.

 

Üçüncü temel kaynak İcma’dır. Hayat her an değişmekte ve hayatın içinde yeni olaylar ve olgular peydah olmaktadır. Kuran-ı Kerim’de ve Sünnet’te açıklanmayan bazı hususlarla ilgili bir karar verilemesi gerektiğinde fıkıh anlayışı yüksek olan müctehidler toplanıp bu ikisi ışığında karar birliğinde bulunurlar.

 

Dördüncü temel kaynak Kıyas’dır. Müctehid alimler Kuran’da ve Sünnet’te açık olarak geçmeyen bir hükmü bu ikisinde geçen bir hüküm arasındaki illetin ve sebebin aynı olmasından dolayı aynı şekilde kıyas etmektir. Sonuç olarak aynı hükmü uygulamak demektir.

Mümin, münafık, kâfir, müşrik ve fasık kelimelerinin anlamlarını araştırarak defterinize yazınız.

Mümin, münafık, kâfir, müşrik ve fasık kelimelerinin anlamlarını araştırarak defterinize yazınız.

 

Mü’min gönülden inanan insana denir. Peki neye inanır Mü’min? Mü’min Peygamber efendimizin Allahu tealadan alıp bize ilettiği hükümlere bizatihi kendi isteğiyle inanan kişi demektir. Allahu Tealanın emirlerini doğrulayan kişileri işaret etmek için kullanılan bir kitabi terimdir. Mü’min olmak mü’min ahlakı dediğimiz bir ahlakı da beraberinde getirir. Kişi hayatını düşünceleri bu hükümlere göre düzenlemeye çalışır. Mü’min sadece inanan insanları tanımlamak için kullanılmaz Allah kendi sıfatı olarak da Kuran-ı Kerim’de geçirmektedir.

 

Münafık, Allah’ın emirlerine gönülden inanmadığı halde inandığını söyleyen ve hayatında da inanmış gibi görünen kişiye denir. Allah’ın vahdetine inanmaz ,Peygamber efendimizin tebliğ ettiği buyrukları da kalpten kabul etmez. Bunu da Müslümanların zorlamasından dolayı değil Müslümanlara zarar vermek için yapan kişidir. İçi ve dışı farklı olandır. Bu yüzden Müslümanlar için münafıklar kafirlerden daha fazla tehlike yaratır.

 

Kâfir küfür eden kişi anlamına gelir yani iman edenin zıt anlamlısıdır.Hem Allahu tealanın vahdetini hem de Peygamber efendimizin buyruklarını kabul etmeyen bunu da sözleriyle ve davranışlarıyla kanıtlayan kişidir. Dinin temel hükümlerinin bir kısmını ya da bütününü reddeder.

 

Müşrik Allahu tealanın var olduğunu kabul eder fakat O’na ibadet ederken ya da O’nun uluhiyetini tanımlarken Allah’a ortak koşar. Allah’ın sıfatlarını ikinci bir varlığa da verir ya da Allah’a ulaşmak için yeryüzünde Allah’ın tezahürü olduğunu inandığı put gibi aciz varlıkları aracı kılar.

 

Fasık günahkar kimse demektir. Bu kişi açıktan haram işler ve günah işlediği herkes tarafından bilinir.

İman ve İslam kavramlarını sözlükten araştırarak defterinize yazınız.

İman ve İslam kavramlarını sözlükten araştırarak defterinize yazınız.

 

İmanın kelime anlamı “tasdik etmek, söylenileni kabul etmek, mutmain bir şekilde  söylenilenleri benimsemek, güven içinde olmak, yürekten doğrulamak” gibi anlamlara gelmektedir. Istılahi anlam olarak ise iman, Hz. Muhammed’e (s.a.v) Allahu Teala’nın göndermiş olduğu emirlere gönülden bizatihi kişinin isteyerek  hiçbir zorunluluk ve baskı hissetmeden  yürekten inanması anlamındadır.

 

İslam dininde iman, dinin esaslarına inanmak demektir. Kişi bu sayede kurtuluşa erenlerden olabilir ve cennete gidebilir. İmandan kasıt da en konsantre haliyle peygamber efendimizin bizlere iletmiş olduğu 6 maddeye inanmak demektir. Amentüde bu  altı esas yer almaktadır. Allah’a inanmak, Allah’ın Kitaplarına ve Peygamberlerine inanmak, Kıyamet gününün varlığına inanmak, hayrın da şerrin de Allah’tan olduğuna inanmak altı esasın tamamıdır. Aynı şekilde iman amentüde belirtilen esasların yanında Allah’u tealanın bize bildirmiş olduğu emirlerini ve yasaklarını kuşkusuz kabul etmek demektir. Bu hükümlere inanan kişiye Mü’min denir. Mü’min kişi bu saydıklarımızı hem kabul etmeli hem de hoşnutluk göstermelidir. Mü’min kişi inandığı için aynı zamanda Müslüman olmuş demektir ve onun bir diğer adı da müslümandır. İslam olan kişi anlamına gelir. İslam’ın kelime anlamı da teslim olmak, itaatte bulunmak gibi manalara gelir. İman dinin inanç yönüyken İslam pratik yönüdür anlam bakımından aynı şeyleri karşılıyor gibi gözükse de tezahürleri farklıdır. İslam’ın şartı da beş esastan oluşur. Bunlar kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak ,oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmektir.

İlaçların nasıl geliştirildiğini ve üretildiğini araştırınız.

İlaçların nasıl geliştirildiğini ve üretildiğini araştırınız.

 

İlaçlar, hastalığı iyileştirmek, durdurmak veya önlemek için kullanılan kimyasal maddeler veya bileşiklerdir; semptomları hafifletmek veya hastalıkların teşhisinde yardımcı olurlar. İlaçlardaki ilerlemeler, doktorların birçok hastalığı tedavi etmesini ve hayatlarını kurtarmasını sağlamıştır. Bu günlerde ilaçlar çeşitli kaynaklardan geliyor. Birçoğu doğada bulunan maddelerden geliştirilebiliyor. Aynı zamanda ilaçların çoğu bitkiden elde ediliyor. Bazı ilaçlar, bir dizi kimyasalın karıştırılmasıyla laboratuvarlarda yapılır. Penisilin gibi diğerleri ise, mantar gibi organizmaların yan ürünleridir. Ve birkaçı, genleri istenen maddeyi üretmelerini sağlayan bakterilere sokarak biyolojik olarak tasarlanmışlardır.

 

İlaç geliştirmek ve üretmek için belli bilgi birikimine sağlık olmak gerekir bizim dönemimizde eczacı olarak eğitim görmüş kişiler tarafından ve bilim insanları ile bu ilaçlar hazırlanır ve test edilir. İlaç hem bitkisel hem de kimyasal olarak elde edilebilir. Yalnız önemli noktalar vardır ilaç içeriğinin doz ayarını yapmak hayati öneme sahiptir. Günümüzde ilaç üretmek için şirketler kurulmuştur bu şirkette çalışan insanlarda eczacı ve ilaç hakkında yüksek lisansını yapmış profesör bilim insanlarıdır. Şirketler yeni maddeler geliştirmek için kendi araştırma tesislerini sürdürürler. Hastaları zararlı yan etkilerden korumak için devlet düzenlemesi, hayvan testleri ve klinik denemeler de dahil olmak üzere yeni ilaçların onaylanmasından önce ayrıntılı bir test sistemi yapılır. Yeni bir ilacın laboratuvardan eczaneye geçmesi uzun yıllar alır. Son tahminler, yeni bir ilacın geliştirilmesinin yaklaşık 1,2 milyar dolar olduğunu göstermektedir. Bu yatırımlar, geliştiricilere ilacı birkaç yıl boyunca satmak için münhasır hak veren patentlerle korunmaktadır. Bu patentin süresi dolduğunda, diğer firmaların ‘jenerik’ üretmelerine izin verilir (aynı tarifi kullanan ancak aynı adla satılamayan ilaçlardır.

Yeterli ve dengeli beslenme nasıl olmalıdır?

Yeterli ve dengeli beslenme nasıl olmalıdır? Açıklayınız.

Çoğu insan iyi beslenmek ister ve fiziksel aktivitenin sağlıklı bir kilonun korunmasına yardımcı olduğu hakkında da bilgi sahibidirler. Fakat iyi beslenmenin faydaları kiloların ötesinde sağlık için çokça önemlidir. İyi beslenme yararları hakkında;

 

  • Kalp hastalığı, diyabet, inme, bazı kanserler ve osteoporoz gibi bazı hastalıkların riskini azaltır.
  • Yüksek tansiyonu azaltır
  • Düşük yüksek kolesterol
  • Sağlığınızı kuvvetlendirir.
  • Hastalıklarla savaşma yeteneğinizi geliştirin
  • Hastalıktan veya yaralanmaların iyileşme hızına iyi gelir.
  • Enerji düzeyinizi artırın

 

İyi Beslenme Nedir?

İyi beslenme, vücudunuzun en iyi şekilde çalışması için gereken tüm besinleri, vitaminleri ve mineralleri de dahil alması anlamına gelir. Yemeklerinizi ve atıştırmalıklarınızı da kalori açısından düşük olan besin maddeleri içeren yiyecekler için planlamak ve düzenli beslenmektir.

  • Bol bol meyve yiyin: Meyvelerin doğal liflerinden faydalanmak için, meyve suyu yerine meyve bütününü yemeniz gerekir.
  • Bolca sebze yiyin: Her gün çeşitli renk ve sebze çeşitlerini yiyin.
  • Bol miktarda tam tahıl yiyin: Tahılların en az yarısı, ekmek, kraker ve yediğiniz makarnalar tam tahıllardan yapılmalıdır.
  • Az yağlı veya yağsız süt seçin: Bunlar kemiklerinizi güçlü tutmaya yardımcı olmak için kalsiyum ve D vitamini sağlar.
  • Yağsız etleri seçin: Yağsız et ve kümes hayvanlar daha az yağ ve daha az kalori içerir ancak yine de iyi bir protein kaynağıdır.
  • Diğer protein kaynaklarını deneyin: Et ve kümes hayvanlarını balık, fasulye ile değiştirmeyi deneyin.

Beden Kitle İndeksinin (BKİ) nasıl hesaplandığını öğreniniz.

Beden Kitle İndeksinin (BKİ) nasıl hesaplandığını öğreniniz.

 

Beden kitle indeksi kişinin sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olup olmadığını anlamamıza yarayan bir ölçümdür. BKİ, 18 yaşın üzerindeki çoğu insan için yararlı bir ölçümdür. Fakat bu sadece bir tahmindir ve yaş, etnik köken, cinsiyet ve vücut kompozisyonunu hesaba katmaz. Bel ölçümünü ve diğer risk faktörlerini de kontrol etmenizi tavsiye ederiz.

 

Beden Kitle İndeksi Nedir?

Beden kitle indeksi (BKİ), boy ve kilo bazında vücut yağının bir tahmini. Vücut yağını doğrudan ölçmez, bunun yerine bir yaklaşım yapmak için bir denklem kullanır. BKİ, bir kişinin sağlıksız veya sağlıklı bir ağırlıkta olup olmadığını belirlemeye yardımcı olabilir. Yüksek bir BKİ vücut üzerinde çok fazla yağ olduğunun göstergesi olabilir, düşük BKİ ise vücutta çok az yağ olduğunu gösterir. Bir kişinin BKİ’sı ne kadar yüksekse, kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve diyabet gibi bazı ciddi durumları geliştirme ihtimalleri de o kadar yüksektir. Çok düşük bir BKİ, kemik kaybı, bağışıklık zayıflığı ve anemi gibi sağlık sorunlarına da neden olabilir. BKİ, vücut kilo problemleri için çocuk ve yetişkinlerin taranmasında yararlı olabilirken, bunun sınırları vardır. BKİ, sporcularda ve çok kaslı vücutleri olan diğer insanlarda vücut yağ miktarını fazla tahmin edebilir. Aynı zamanda yaşlı erişkinlerde ve kas kütlesini kaybetmiş diğer insanlarda vücut yağ miktarını da az hesaplayabilir.

 

Beden Kitle İndeksi Formülü

BKİ, bir kişinin ağırlığını boylarının karesine bölerek hesaplanır. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, yaşları 2 ila 19 arasında değişen çocuk ve gençler için BKİ hesaplayıcısı ve 20 yaş ve üstü için yetişkin bir BKİ hesaplayıcısı sunar. Yaş aralığı beden kitle indeksi için önemlidir.

T.C. Sağlık Bakanlığının Genel Ağ sitesinden obezitenin ne olduğunu ve nedenlerini araştırınız.

T.C. Sağlık Bakanlığının Genel Ağ sitesinden obezitenin ne olduğunu ve nedenlerini araştırınız. Edindiğiniz bilgileri sınıf arkadaşlarınızla paylaşınız.

 

T.C Sağlık Bakanlığının sitesinde obezitenin tanımı alınan enerjinin fazla olmasından kaynaklandığını belirtiliyor. Alınan fazla enerji vücutta yağ olarak birikiyor buda kilo oluşumuna sebebiyet veriyor. Bu dönemlerde yaşanan ve sonu ölümle sonuçlanan hastalıklar arasında obezitede bulunuyor. Aslında önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen kişilerin bu durumdan kurtulmak için sağlık kuruluşlarından yardım alması gerekir. Obezitenin oluşması kişide birçok farklı hastalığın oluşmasına yol açacaktır. Örneğin hipertansiyon, diyabet, bazı kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları ve kas-iskelet sistemi gibi sağlık soruları obezite ile birlikte kendini gösterebilir. Yaşam süresini ve standartlarını düşürecek olan obezite birçok etmenle zemin hazırlayabilir.

 

Obezite kişinin;

  • Yaşadığı ortam şartlarına.
  • Yaşına.
  • Ekonomik durumuna.
  • Beslenme alışkanlıklarına .
  • Aile genetiğine.
  • Psikolojik ilaç kullanımına.
  • Kalp ve damar rahatsızlıkları ilaçlarının kullanılması.
  • Medikal problemlerin olması.
  • Sosyo-kültürel nedenler.
  • Yanlış beslenme.
  • Aşırı miktarda beslenme.
  • Hızlı yemek yeme.
  • Alkol kullanımı.
  • Metabolizmanın hızının yavaş olması
  • Hormonal sıkıntıların olması

 

Gibi durumlarına bağladır.

Toplamda Türkiye de kadınların yüzde 20 sinin erkeklerin ise yüzde 17 sinin obez olduğunu görülmektedir. Genel olarak ise Türkiye de obezite yüzde 17’dir. Bu durumu durdurmak ve sağlıklı bir nesil yetiştirmek için doğru beslenme şeklini bilmeliyiz.  Obezite ise bir hastalıktır ve doktorların yönlendirdiği şekilde kişinin kararlılıkla ilerlemesi beklenilir. Obezite  hastalığının tedavisinde doktor , diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir. Bu ekip ile birlikte obez kişi sağlıklı bir yaşama ve görünüşe kavuşabilir.

Kendiniz için örnek bir menü hazırlayınız.

Kendiniz için örnek bir menü hazırlayınız.

 

Kahvaltı

  • Bir portakal ya da lifli bir meyve
  • İki haşlanmış yumurta (veya yapışmaz tavada kızartılmış)
  • Her biri tereyağı ile yapılmış iki dilim tam tahıllı tost
  • Bir fincan az yağlı süt
  • Bir fincan kahve veya bitkisel çay

 

Abur cubur

  • Bir muz
  • İki çorba kaşığı ballı bir bardak sade yoğurt


Öğle yemeği

  • Domates ve soğan ve yeşillikler ile hazırlanmış salata üstüne yarım yemek kaşığı nar ekşisi veya salata sosu konulabilir.
  • 1 porsiyon kavrulmuş ya da haşlanmış tavuk göğsü.
  • Yarım porsiyon az yağlı çorba

 

Akşam yemeği

  • Salata; Domates ve soğanla yeşillikler ile hazırlanmış salata üstüne yarım yemek kaşığı nar ekşisi veya salata sosu konulabilir.
  • Buğulama veya haşlama sebze yemeği. Yağsız ve 1 porsiyon olacak şekilde.

 

Abur cubur

  • Bir fincan yaban mersini
  • İki çorba kaşığı krem ​​şanti

 

Bu yalnızca örnek bir menüdür. Kişinin günlük yemek menüsünde bolca yeşillik salata olması önemli ve sağlık açısından yararlıdır. Protein yağ ve karbonhidrat alımı belli sınırlar içinde olmalıdır. Kişinin kilo verememe ya da kilo alamama gibi problemleri varsa ideal beden kütle endeksinin altında veya üstünde ise bir diyetisyene danışmalıdır.