Çocukların kendi haklarını kullanmaları neden önemlidir?

Çocuk hakları, özellikle son yüzyılda üzerinde en çok durulan konuların başında gelmektedir. Çocuk hakları kavramının son yıllarda bu denli büyük önem kazanmasının hiç kuşkusuz ki pek çok nedeni bulunmaktadır. Dünya çapında savaşların -ne yazık ki- halen devam etmesi, çocuklara yapılan suistimallerin artması ve elbette sosyal medyanın aktif kullanımı ile beraber, ebeveynlerin bilinçsiz de olsa çocukların kişilik haklarına zarar verebilecek eylemler sergilemeleri, bu hakların önemini günümüzde artırmaktadır.

 

Elbette, çocuklar için en doğru kararı her zaman aileleri verir. Bununla beraber, ebeveynin dünyaya yeni bir birey getirmesi, o birey için söz hakkının tamamını elde edebilmesi anlamına gelmez. Çocukların fiziki ya da ruhsal olarak zarar görmelerini önleyebilmek için çocuk haklarının aktif olarak uygulanması gerekir. Her çocuğun kendisini etkileyecek bir karar üzerinde fikir belirtme hakkı vardır. Özellikle çocukların bedenleri üzerinde söz hakkı bulunmakla beraber, bir çocuğa izinsiz dokunmak, çocuk haklarına aykırı bir harekettir. Çocukların kendi hakları konusunda bilinçlenmeleri ve bu duruma uygun şekilde hareket etmeleri hem kendilerini korumalarına imkan sağlar hem de aynı zamanda geleceğe dönük olarak özgüveni yüksek ve hukuk kurallarına uygun bireylerin yetişmesini sağlar. Günümüzde çocuk hakları ile ilgili birçok karar alınmakta, eğitimler verilmekte ve bu hakların iyileştirilmesi hususuna çalışılmaktadır. Bu konuda çocuğu bilinçlendirmek ve uygun şekilde hareket etmesine imkan vermek, son derece önemli konuların başında gelmektedir.

Hukuk kurallarının toplum düzeni açısından önemi hakkındaki düşüncelerinizi söyleyiniz.

Hukuk kurallarının toplum düzeni açısından önemi hakkındaki düşüncelerinizi söyleyiniz.

 

Hukuk kuralları, toplumun belirli bir düzeni olmasını sağlamak için devlet eliyle oluşturulmuş kurallar bütünüdür. Bir yaptırıma bağlı olmakla beraber, bu yaptırım farklı şekillerde olabilir. Dünya üzerinde bugüne kadar kurulmuş, halen varlığını sürdürmekte olan ya da yıkılmış olan devletlerin hepsinde ortak bir yargıdan bahsetmemiz gerekirse, bu da beraber yaşamak için alınmış olan ve herkesin uyması gereken kurallar bütünüdür. Örneğin, bir kimsenin evine izinsiz bir şekilde girmemeniz gerektiğini hepiniz bilirsiniz. Bu ahlaki açıdan yanlış olduğu için zaman içerisinde toplum tarafından önce sözlü olarak daha sonra da yazılı olarak uygulanmaya alınmış bir kuraldır.

 

İnsanların yaşam hakkına müdahale etmemek, mallarına ve canlarına zarar vermemek, onların özgürlüklerini kısıtlayıcı bir müdahalede bulunmamak, bugün hukuk kurallarının başında gelmektedir. Toplumu bir arada tutmak ve toplum içerisinde uyumun korunmasını sağlamak amacı ile uyduğumuz kurallar hukuk kuralları olarak yorumlanmaktadır. Toplumsal düzen bu kurallar vasıtası ile sağlanır, aksi halde herkesin kendi başına buyruk yaşadığı bir toplumda yaşamak çok çekilmez olabilirdi. Hukuk kuralları kişiyi hem kendinden, hem de aynı zamanda çevresindekilerden de koruyan, hem bireyi hem de toplumu esas alan kurallar bütünüdür. Bu kurallara uyulması, toplumun sorunsuz bir şekilde yaşamına devam edebilmesine olanak sağlamaktadır. Bu kurallara mutlaka uyulması gerekilmektedir. Aksi halde yasalara karşı gelindiğinden suç işlenebilmektedir. Siz de hukuk kurallarına uymalısınız.

Çocuk haklarının ihlal edildiği bir olay bulunuz.

Çocuk haklarının ihlal edildiği bir olay bulunuz. Bu ihlalin giderilmesi için hangi çalışmaların yapıldığını ve yapılabileceğini bulunuz.

 

Çocuk hakları, tüm dünya tarafından önemsenmesi gereken konular arasında yer almaktadır. Eğer bu durumu ihlal edecek bir olay örnek vermemiz gerekirse, çok basit bir şekilde bir çocuğun ağır şartlar altında çalıştırılmasını örnek verebiliriz. Çocuk hakları, bu süreçte mutlaka dikkat edilmesi gereken ve giderilmesi için çalışmalar yapılan konular arasında yer almaktadır. Henüz gelişme çağında olan, okula gitmesi ve yaşıtlarının yaptıklarını yapması gereken bir çocuğun ağır şartlar altında çalıştırılması, o çocuğun haklarının ihmal edildiği ve çocuğun suistimal edildiği anlamına gelir. Ebeveynin çocuğunu bu şekilde ağır şartlar altında çalıştırıyor olması, çoğu zaman kendisi için oldukça olumsuz sonuçlara sebebiyet verir. Çocuk hakları da çocukların bu haklarını koruyabilmek için önemli olan konular arasında yer almaktadır.

 

Çocukların çalıştırılması suistimal doğurduğundan ötürü, bu hak ihlalinin giderilmesi için mutlaka devlet tarafından önlem alınması gerekmektedir. Bu önlemlerin başında ilk olarak devletin aldığı önlemler yer almaktadır. Böyle bir durum söz konusu olduğunda bu kişiye mutlaka ağır cezaların verilmesi gerekmektedir. Bu caydırıcı bir örnek olarak karşımıza çıkabilir. Çpcuk hakları bu süreçte mutlaka ele alınmalı, çocukların suistimal edildiği tespit edildiğinde devletin o çocuğu koruyabilmek için önlemler alması gerekmektedir. Çocukların ağır şartlar altında çalıştırılmaları mutlaka engellenmelidir. Bu durum ile ilgili bir önlem almak önce devletin daha sonra da yetişkinlerin müdahale edilmesini gerektirdiği bir durumda önemlidir. Çünkü çocuk velayeti kamuya açıktır.

Afet ve acil durum çantasına neler koymalıyız?

12Yazınız.

Beklenmedik bir şekilde oluşan doğal afetler ve acil durumlarda yapılması gerekli bazı şeyler ve alınması gerekli bazı önlemler vardır. Bu gibi durularda özelikle afet ve acil durum çantası hazırlamak çok önemlidir. Böylece afet sonrası hayatımız biraz da olsa kolaylaşır ve acil olarak ihtiyaç duyduğumuz şeyler elimizin altında olmuş olur.

 

Afet ve acil durumlarda hazırlayacağımız çantanın için şunların bulunması gerekir:

  • Uyku tulumu ve battaniye mutlaka olmalı
  • Kâğıt, kalem vb.
  • Kimlik kartları, ehliyet, nüfus cüzdanı veya pasaport gibi
  • Kişisel bakım malzemeleri
  • Gerekli bazı ilaçlar
  • Makas, çakı, düdük vb. eşyalar
  • Rahat bir takım giysi
  • Değerli evraklar, banka cüzdanı, kartı, deprem sigortası, diplomalar, ruhsat belgeleri vb. Bu evrakların kilitli bir poşet içinde olması zara görmesini engeller
  • Atıştırmalık ambalajlı gıdalar
  • Telefon şarj aleti vb.
  • Bir miktar nakit para
  • Toz maskesi, mum ve el lambası
  • İnce pil, kalem pil ve kibrit vb.

Çocuk olarak haklarınızdan yararlandığınız durumlara örnekler veriniz.

Çocuklar henüz bir yetişkin kadar net ve bağlantılı olarak düşünemiyor olsa da düşünme yetileri olan kişilerdir. Çocuk hakları, medeni ülkeler tarafından oldukça ciddiye alınan ve bu konuda çok ciddi çalışmaların yürütüldüğü yerlerdir. Çocuklara kendi hakları konusunda bilgi verilmekte ve çocukların bu konuda bilinçli olması için ellerinden gelen yapılmaktadır. Çocuk haklarından pek çok alanda yararlanmak mümkündür. Örneğin, bir çocuğun kendisini ilgilendirecek olaylar ile ilgili fikir beyan etmesi kendisinin en büyük hakları arasında yer almaktadır. Kimin kendisine dokunması istediği, bedeni üzerinde kendisinden başka kimsenin hakka sahip olmadığı bu durumda oldukça önemli detaylar arasında bulunmaktadır. Çocuk hakları, mutlaka her çocuğa anlatılması gereken ve çocukların bu konuda bilinçlendirilmesi gereke n konular arasında yer almaktadır.

 

Çocuklar olarak haklarımızdan her alanda yararlanabiliriz. Haklarımızı bilir ve buna uygun olarak hareket edersek bu sayede kendimizi korumamız da olasıdır. Çocuk hakları mutlaka üzerinde durulması gereken konular arasında yer almaktadır. Çocuklar olarak belirli detaylara dikkat etmemiz gerekmektedir. Örneğin, bize sorulmadan bizim hakkımızda bir karar veriliyor olması, burada bizim haklarımıza zarar veren unsurlar arasında yer almaktadır. Dolayısı ile bu durum bizim haklarımızı ihlal eder. Bize ceza verilmesi ve ağır şartlarda çalıştırılmamız da haklarımızı ihlal eder. Eğitim ve seyahat hakkımız da mutlaka yararlandığımız ve yararlanmamız gereken haklar arasında yer almaktadır.

Kalkınma Bakanı olsaydınız yaşadığınız ilin kalkınma düzeyinin yükseltilmesi için nasıl bir proje uygulardınız?

Kalkınma Bakanı olsaydınız yaşadığınız ilin kalkınma düzeyinin yükseltilmesi için nasıl bir proje uygulardınız?

 

Bulunulan konumun kalkınma düzeyini arttırmanın temel yolu beşeri faaliyetlerden geçmektedir. Beşeri faaliyetleri maksimum verimlilikle kullanmak ve işgücünü de etkili bir biçimde değerlendirmek için doğru seçimler yapmak gerekmektedir. Doğru seçimlerin yapılması halinde bulunulan şehrin ekonomik durumunda da ciddi bir miktarda artış da gözlemlenebilecektir. Toplumun doğru bir biçimde yönlendirilerek, elde var olan hammaddelerin ne şekilde işleneceğine dair ilk olarak gereken kapsamlı eğitim süreçlerini hayata geçirmek en uygun başlangıç olarak görülebilecektir.

 

Kalkınma Bakanı konumunda olunması halinde ilk olarak şehir içerisinde bulunan yeraltı ve yer üstü kaynaklarını değerlendirmek gerekmektedir. Bir şehirde var olan kaynakların çıkarılarak işlenmesini sağlayarak, bu süreci gerçekleştirecek olan kişilerin vasıflı ve kalifiyeli bireyler olmaları da gerekmektedir. Çıkarılarak işlenecek olan hammaddelerin tanıtımlarını da gerçekleştirerek en uygun pazarları da meydana getirmek temel amaçlar arasında yer alabilecektir.

 

İlin kalkınma düzeyini arttırma noktasında turizm de önemli bir pay sahibi olarak değerlendirilmektedir. İl içerisinde bulunan kültürel ve doğal güzelliklerin reklamının da en iyi şekilde gerçekleştirerek; diğer il ve ülkelerden misafirleri ağırlayarak şehrin maddi refahını daha da arttırmaya dayalı çalışmaların gerçekleştirilmesi ön planda yer alabilecektir.

 

Şehir eğitim amacıyla başka yerlerden öğrencileri kabul edebiliyorsa, onların taleplerine yönelik noktaları da oluşturmak ideal bir gelişmeyi ortaya çıkarabilecektir. Öğrencilerin ekonomik gelişime olan katkısı olabildiğince fazla olmasına yönelik faaliyetleri gerçekleştirerek; aynı zamanda da yerli halk ile öğrencileri kaynaştırmak da en önemli fikirler arasında sayılabilmektedir.

Osmancık Kitap Özeti – Tarık Buğra

TARIK BUĞRA – OSMANCIK

 

Tarık Buğra, Türk Edebiyatı’nın Cumhuriyet dönemindeki önemli yazarlarındandır. Gazeteci kişiliğinin yanında roman, hikaye, oyun ve fıkra yazarıdır. Çok yönlü bir yazar kişiliğine sahiptir. Günümüzde en bilinen eserlerinden biri olan “Osmancık” romanında Osmanlı beyliğinin kuruluş aşamasını ve çocukluk dönemini anlatmıştır. Tarık Buğra’nın Osmancık romanında tarihi olayları romanlaştırarak sade ve akıcı bir anlatımla okuyucuyla paylaşmıştır.

 

Osmanlı beyliğinin kuruluş öncesindeki Osman bey’den yani gençlik yıllarından bahsedilmektedir. Kitapta Osman beye “Osmancık” diye seslenilmektedir. Osman bey gençlik yıllarında kınına sığmayan bir kılıç gibi nerede bir eğlence nerede bir düğün nerede bir şenlk varsa oradadır. Bu durum Ertuğrul Gazi’nin pek hoşuna gitmese de oğlunun yağız bir delikanlı olduğunun farkındadır. Genç Osman Bey’in yani Osmancık’ın en büyük sorunu gücüne hakim olmasını bilmemesidir. Gücünün kendisine hakim olmasına izin vermesi ve öfkesine yenik düşmesidir. Ertuğrul gazi Osman Bey’le ne kadar ilgilenirse ilgilensin bu durumu değiştiremez ve Osman bey’i yaşantısına bırakıp Ağabeyi olan Dündar bey ile ilgilenmeye başlar. Gerçek tarih kayıtlarında yer almamasıyla birlikte günlük hayata dahi konu olan Şeyh Edebali hikayesiyle Osman bey’in hayatı değişmeye başlar.

 

Şeyh Edebali Osmancık’ın kılıçta, ok atıcılığında ve at binişinde usta olduğunu bilir lakin gençliğin ve toyluğun vermiş olduğu şehvetle gücüne, öfkesine hakim olamadığının farkındadır. Bu yüzden Osman bey’i tekkede misafir eder. Osman Bey’e hayata dair nasihatler verirken, nasıl büyük bir amaç için doğduğunun anlamasını sağlar. Osman bey bu ziyaretlerinde Şeyh Edebali’nin kızı Malhun Hatun’u görür ve aşık olur. Bunun üstüne tekkede bir rüya görür ve bunu Şeyh’iyle paylaşır. Rüyanın tabiri şöyle anlatılır. Osman bey’in rüyada gördüğü Çınar ağacı kuracağı devleti ve soyunu temsil etmektedir.

 

Osmancık Malhun hatunla evlenir. Babası Ertuğrul Gazi vefat eder. Amcası Dündar Bey ile yaşadığı mücadeleye rağmen beyliğin başına geçer. İlk işi civardaki tüm oğuz boylarını bir çatı altında toplamak olur. Bütün boy beylerinin rızasıyla topraklar ele geçirmeye genişlemeye başlar. Oğlu Orhan yavaş yavaş olgunlaşır. Osman Bey’in en büyük hayali ise Bursa’nın Fethidir. Bunu oğluna vasiyet olarak bırakır. Oğlu Orhan Bursa’yı fethettiği sırada Osman Bey dünyaya gözlerini yumar. Osmancık’ın hayali gerçek olmuştur.

 

Diğer kitap özetleri için kitaplar kategorimize bakabilirsiniz…

Sel ve taşkınların oluşmasına neden olan insan faaliyetlerine örnekler veriniz.

Sel ve taşkınların oluşmasına neden olan insan faaliyetlerine örnekler veriniz.

 

Doğal afetler zaman zaman insanların doğaya müdahale etmesi sonrasında ortaya çıkabilmektedir. Bu tip doğal afetler arasında sel ve taşkınlar da görülebilmekte olup; insanların kendi yaşantılarını doğrudan etkilemeleri konusunda önemli bir olay olarak görülebilmektedir. İnsanların can ve mal kaybıyla karşı karşıya kalmalarının temel sebepleri arasında da var olan sel ve taşkınlara karşı önlemler alarak bu şekilde davranmak en cazip sonuçları da doğurabilecek biçimde de gerçekleşmek zorunda da hissedilmesi gerekmektedir.

 

Sel ve taşkınların bölgelerde etkili olarak görülmesinin temel sebebi ilk olarak insanların bilinçsiz bir biçimde hareket etmeleri büyük bir pay sahibi olarak ifade edilmektedir. İnsanların yaşam alanlarını su kaynaklarının yataklarına yapmaları da su kaynaklarının gidiş yollarına doğrudan müdahale anlamına da gelecektir.

 

Sel ve taşkınların meydana gelmesi riski bulunan bölgelerde bariyer niteliği taşıyan önlemlerde bulunmamak, bu riski göze alarak sel ve taşkınlara adeta davetiye çıkaracaktır. Bunun yanında da sel ve taşkınlara neden olacak diğer etkenler arasında küresel ısınmanın etkisini arttıracak faaliyetlerde bulunmak, ağaç kesimini kontrolsüz bir biçimde gerçekleştirmek ve nehir kenarlarına ev kurmak olarak kendini gösterecektir. Bu tip faaliyetlerin gerçekleşmesi aşamasında da sel ve taşkınlara sebebiyet vermesi durumu da aktif olarak kaçınılmaz bir durum olarak ifade edilmektedir. Böylelikle de insanların hayatına büyük ölçüde zarar verecek sonuçların görülmesi durumu da ortaya çıkabilecektir.

Meteorolojik kuraklığın etkilerini açıklayınız.

Meteorolojik kuraklığın etkilerini açıklayınız.

 

Kuraklık farklı farklı biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Kuraklığın meteorolojik nedenlerden dolayı ortaya çıkması aşamasında da yaşamın olumsuz bir biçimde etkilenmesi de söz konusu olabilmektedir. Aşırı derecede sıcaklığın artması ve herhangi bir yağışın görülmemesinden ötürü ciddi sonuçlarının olabileceği de gözlemlenebilmektedir. Meteorolojik etkileri herhangi bir değişim olmaması halinde kendini göstermesiyle de ön planda kalmaya da devam edebilecektir.

 

Genel olarak küresel ısınmadan dolayı görülen meteorolojik kuraklık sosyal etkileri konusunda da önemli bir doğa olayı olarak ifade edilmektedir. Aşırı kuraklıktan dolayı bulunulan bölgede herhangi bir üretimin gerçekleşmesi söz konusu olmayacaktır. Özellikle kırsal alanlarda etkisini fazlasıyla gösterecek olan kuraklığın, üretimi minimum duruma üşürmesi süreci de görülebilecektir. Kırsal kesimde yoksulluk ve huzursuzluk baş göstermesinin temel sebebi olarak adlandırılacaktır. İşsiz kalan kırsal kesim halkı doğal nedenlerden dolayı göç etmek durumunda da kalabilecektir.

 

Kuraklığın görülmesi ile beraber bitkilerde hastalık, hayvan ürünlerinde görülen düşüş, böceklerin ürünlere saldırısı, balıkların azalması, üretimin azalmasından dolayı görülen işsizlik ve iş alanlarında da büyük kayıplar gibi durumların gündeme gelmesini de sağlayabilecek biçimde etkisini gösterebilecek olan bir afet sınıfındaki gelişme olarak görülebilmektedir.

 

Meteorolojik kuraklık sonrasında çevrede de birtakım değişimlerin görülebilmesi söz konusudur. Su miktarında meydana gelen düşüş, su kaynaklarının kuraklaşmasına neden olacak ve dolaylı olarak da iklimin sertleşmesinin en büyük sebebi olarak ifade edilecektir. Aynı zamanda da su kaynaklarının yok olması sonrasında bitki ve balık türlerinde azalma durumu riskini de ortaya çıkarabilecektir. Son olarak da toprakta erozyonun meydana gelmesine ve zaman içerisinde de kuraklaşmasına da sebep olmaktadır.

Sıra dışı yüksek sıcaklıkların enerji üretimi ve tüketimini nasıl etkileyebileceğini açıklayınız.

Sıra dışı yüksek sıcaklıkların enerji üretimi ve tüketimini nasıl etkileyebileceğini açıklayınız.

 

Sıra dışı yüksek sıcaklıklara bağlı olarak insan yaşantısının ciddi oranda zarar görebileceği söylenebilmektedir. İnsanlar genel olarak 17-31 derece arasında en uygun şartlarda yaşamlarını idame ettirmeleri mümkün olan canlılardır. Eğer ki bu sıcaklıklar 50 derece üstünde seyrediyorsa insanların olumlu bir yaşam standardına sahip olmadığı görülebilmektedir. BU yüzden de insanların farklı farklı alternatifler arayışında yer alarak tüketimlerinde de gözle görülür bir yükselme durumu ortaya çıkabilecektir.

 

Yüksek sıcaklıkların aktif olması halinde en fazla fayda sağlayacak olan olgu Güneş olarak görülebilmektedir. Güneş ışınlarının daha etkin bir biçimde geleceğinden dolayı oldukça yararlı bir biçimde kullanılması durumu söz konusu olabilecektir. Kurulacak olan Güneş panelleriyle beraber Güneş’ten gelen ışınları değerlendirme işlemi daha aktif bir boyut kazanabilecektir. Güneş panelleri sayesinde insanların enerji ihtiyacının daha büyük bir bölümü de karşılanabilecektir.

 

Enerji üretimi kadar tüketimi de sıcaklıkların normalden fazla olması halinde artış gösterebilecektir. Enerjinin taşınacağı kanallar genel olarak genleşme özelliğine sahip olduklarından dolayı zaman içerisinde genleşerek kopma riskiyle karşı karşıya kalınması durumu ortaya çıkabilecektir. Bu yüzden de enerji miktarlarında kayıp yaşanması ve nakil işlemlerinin gerçekleştirilmemesi gibi sorunlar ortaya çıkabilecektir. Bunun yanında insanların sıcaklığı düşürmek adına gerçekleştirdiği girişimlerde de enerji tüketimi daha da fazla olarak ifade edilebilecektir. Aşırı sıcaklardan etkilenmemek adına klima ya da fan ihtiyacını aktif olarak kullanacak olan kişilerin daha fazla enerji harcamaları durumu da açığa çıkabilecektir. Aynı zamanda da çalışan makinalar da aşırı sıcaklıktan dolayı sorun yaratabileceğinden dolayı, bu cihazları soğutmak amacıyla da ekstra enerji harcanması gerekebilecektir. Son olarak ise derin dondurucular ve buzdolabı gibi mekanizmalara gıdaların bozulmaması amacıyla daha çok yüklenilerek, bu tip cihazların enerji ihtiyaçları da daha fazla olarak ifade edilebilecektir.