Çinko hangi tür katı sınıfına girer?

Çinko hangi tür katı sınıfına girer? Bu tür katılara farklı örnekler veriniz.

 

Periyodik tablo üzerinde 2B grubunda yer alan çinko, açık gri renge sahip erime noktası düşük olan kırılgan bir metaldir. Katılar özellikleri bakımdan metalik, iyonik, kovalent ve moleküler olmak üzere dört farklı gruba ayrılır. Çinko elementi ise metalik katılar arasında yer almaktadır. Geçiş elementleri olarak adlandırılan B grubunda yer alan çinko günlük hayatta birçok kullanım alanına sahiptir. Eski çağlarda insanlar arasında sahte gümüş olarak bilinen bu element sert yapısından dolayı kırılgandır. 120 derece sıcaklıkta ancak şekillenebilmektedir.

 

Çinko elementi tüm bileşiklerinde yükseltgen olarak görev yapar sadece +2 değerlik almaktadır. Bu elementin gündelik hayatta kullanım alanlarından bazıları ise şunlardır:

 

  1. Tıp alanında da kullanılan çinko, diş dolguları oluşturmak amacıyla cıva ile karıştırılarak malgama adı verilen bir şekil oluşturulur. Bu sayede diş dolgularının daha sağlam bir yapıya sahip olması sağlanır.
  2. Çinko elementi ciltte su kaybını önlediğinden, kuru ciltler için tavsiye edilen merhemlerin içerisine de katılmaktadır. Fazlası deriye zarar verebileceğinden ince bir tabaka halinde cilde sürülmesi tavsiye edilmektedir.
  3. Şarj edilebilir pillerde, demir çelik ürünlerinde, çatı yapımı ve inşaat sektörlerinin diğer alanlarında uzun ömürlü bir yapıya sahip olduğundan sıklıkla tercih edilmektedir.
  4. Oksijen elementiyle çinko oksit adı verilen yapı haline kibrit yapımında, lastik üretiminde ve kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır.
  5. Çinkonun bir diğer özelliği ise insan vücudunda bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını sağlamasıdır. Bu özelliğinde dolayı birçok vitamin ve mineral içeren ilaçlarının yapımında da kullanılmaktadır.

 

Metalik katılar grubuna dahil olan bu maddenin yanı sıra birçok element de metalik özellik göstermektedir. Bunlardan bazıları; demir, alüminyum, gümüş, altın ve platindir. Bu maddeler de çinko elementi ile hemen hemen aynı özelliklere sahiptir.

Deterjanlardan kaynaklanan çevre sorunları nelerdir?

Deterjanlardan kaynaklanan çevre sorunları nelerdir? Örnek vererek açıklayınız.

 

Her alanda teknoloji ve bilimin gelişmesi ile birlikte birçok yeni maddeler icat edilmiştir. Bu maddelerden bazıları ise günlük hayatımızı kolaylaştıran, bulaşık ve çamaşırlarımızı tertemiz parlatan deterjanlardır. Eskiden kullanılan arap sabunu ve killi sular yerini tamamen deterjan, tablet ve yumuşatıcı gibi kimyasallara bırakmıştır. Bu maddeler her ne kadar günlük hayatımızı kolaylaştırsa da aynı oranda sağlığımızı ve çevreyi tehlikeye sokmaktadır.

 

Çağımızın hastalıklarından olan ve neredeyse 3 kişiden birinde görülen kanser hastalıkları bu gibi kimyasallar nedeniyle yaşanmaktadır. Örnek vermek gerekirse ;

 

  • Çamaşır makinesinde yıkanan çamaşırların tamamen bu kimyasal maddelerden arınabilmesi için yaklaşık 8 ton sui le durulamanız gerekli,
  • Bulaşık makinelerinde yıkadığınız bulaşıkları üzerine bulaşan kimsayallardan tamamen arındırabilmek için 6 ton sui le durulamanız gerekli,
  • Bir adet çay kaşığı üzerine bulaşan kimyasalları arındırabilmek için 18 litre sui le yıkamalısınız.

 

Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi günlük hayatta kullanılan bu kimyasallar bütün malzemelerimize işlemekte ve sağlığımıza ciddi oranda zarar vermektedir. Sağlığımızın haricinde bu kimyasallar sokağa döküldüğünde toprak ve kayalar yardımıyla yer altında bulunan ve evlerimize ulaşan içme sularına karışmaktadır. Bizim haricimizde bu su kaynaklarından su ihtiyaçlarını gideren diğer canlılarında yaşamını tehlikeye atmaktadır.

 

Bu deterjan ve diğer kimyasalların genellikle paketleri plastik maddelerden yapılmaktadır. Kendi verdikleri zararların haricinde taşıma amacıyla kullanılan bu plastikler doğaya atıldığında yaklaşık 1000 yıl içerisinde çözünmektedir. Bu süre zarfında içerisinde yer alan kimyasallar doğada su ve diğer yaşam kaynaklarına karışarak doğrudan bizi, hayvanları ve bitkileri etkilemektedir. Bitkiler kökleri yardımıyla aldıkları suyu diğer kısımlarına taşıyarak büyüme ve meyve oluşumunu sağlamaktadır. Bizim çevreye verdiğimiz bu zararlardan dolayı bitkilerden elde edilen meyve ve sebzeler de zarar görmektedir.

Pillerin geri dönüşümü diğer atık maddelerden neden ayrı yapılmalıdır?

Pillerin geri dönüşümü diğer atık maddelerden neden ayrı yapılmalıdır? Açıklayınız.

 

Günlük yaşantımızda hayatımızı kolaylaştıran birçok alet pil yardımıyla çalışmaktadır. İçerisinde bulunan bazı metaller sayesinde enerji üreterek bu enerji sayesinde birçok teknolojik aletin faaliyetlerini yerine getirmesini sağlamaktadır.

 

Kullanım süresi dolmuş ve atık pil olarak adlandırılan bu ürünler tıpkı kâğıt, cam, metal ve yağ gibi maddeler gibi geri dönüştürülebilir. Bunun için kullanım süresi tamamen bitmiş atık pilleri bir yerde biriktirerek bunları çevremizde birçok alanda yer alan atık pil kutularına atabilirsiniz. Burada biriken atık piller toplanarak Kocaeli ve Ankara’da yer alan ayırma tesislerine getirilir. Burada içerisinde yer alan maddeler göre ayrılan piller çatal kaşıktan cep telefonuna kadar birçok ürünün yapımında ham madde olarak kullanılmaktadır. Tap-der tarafından ülkemizde gerçekleşen atık pilleri geri dönüştürme çalışmaları giderek yaygınlaşmaktadır. Okullarda yapılan seminer, kongre gibi faaliyetlerle yeni nesillere atık pillerin geri dönüşümünün ne kadar önemli olduğu anlatılmaktadır.

 

Her geçen gün bilinçlenen bireyler sayesinde daha çok atık pil toplanarak hem ham madde ihtiyacı karşılanmakta hem de atık pillerin çevreye verdiği zararlar önlenmektedir. Rastgele etrafa atılan piller içerisinde yer alan ağır metaller nedeniyle birçok çevre kirliliğine neden olmaktadır. İçerisinde yer alan cıva metalinin çok az bir miktarı bile canlıların ölümüne sebep olmaktadır.

 

Su döngüsü sayesinde yeryüzüne ulaşan sular toprağa karışmış olan pillerde yer alan kimyasallar nedeniyle kirlenmekte ve evlerimize çeşme suyu olarak gelen suyun zehirli olmasına sebep olmaktadır. Her alanda geri dönüşüm sonucu kullanılabilen piller diğer geri dönüşüm maddeleri ile aynı kaba konulduğunda tepkimeye girerek zararlı sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden pilleri ayrı olarak okul, belediye ve muhtarlık gibi alanlara yerleştirilmiş olan atık pil toplama kutularına atmalıyız.

Plastiklerden kaynaklanan çevre sorunlarının neler olduğunu kısaca açıklayınız.

Plastiklerden kaynaklanan çevre sorunlarının neler olduğunu kısaca açıklayınız.

 

Gündelik hayatta birçok alanda kullandığımız plastik malzemeler hem sağlığımıza hem de çevreye oldukça ciddi zararlar vermektedir. Doğaya atılan bir plastik suda 400 yılda çözünürken kara üzerinde yaklaşık olarak 1000 yılda çözünmektedir. Çözünme sırasında plastik maddelerden etrafa yayılan kimyasallar taş ve toprak aracılığıyla doğaya karışmaktadır. Bu kimyasallar su döngüsü sayesinde yeryüzüne tekrar dönen içme sularımıza ve bu sularla sulanan gıda ürünlerine karışarak sağlığımızı ciddi oranda tehlikeye sokmaktadır.

 

Dünya üzerinde yer alan plastik ürünlerin yalnızca %1’i geri dönüştürülürken geri kalan %99’luk kısmı doğada kalmaktadır. Yapılan bir araştırmada birçok alanda kullanılan plastik poşetler bizler tarafından yaklaşık 12 dakika kadar kullanılmakta ve bu kadar bir zaman için doğaya büyük bir zarar vermektedir. Her yıl yaklaşık 100 binin üzerinde hayvan insanlar tarafından doğaya bırakılan plastik maddeler nedeniyle yaşamını yitirmektedir. İsrail, Meksika, Kenya, Hindistan ve Fransa gibi ülkelerde plastik poşet kullanımı tamamen yasaklanmış ve ortaya çıkacak olası zararların önüne geçilmiştir.

 

Türkiye hariç diğer Avrupa ülkelerinin hemen hemen hepsinde doğada çözünebilen plastik maddeler kullanılmaktadır. Plastik poşetler ise sadece parayla satılmaktadır. Plastik kullanımı azaltılarak yılda yaklaşık 1 milyon varil petrol tasarrufu yapılmaktadır. Bu sayede hem çevreye verilen zarar azaltılmış olur hem de enerji tasarrufu yapılabilir. Petrolde %93 oranında dışa bağımlı bir ülke olduğumuz düşünüldüğünde plastik kullanımı ülke ekonomisine de büyük oranda zarar vermektedir.

 

Hayvanların yeryüzünde plastik kullanımı yüzünden yok olması, içtiğimiz su ve yediğimiz besinlerin içerisine karışan kimyasallar plastiklerin ne kadar zararlı olduğunu göstermektedir. Bu yüzden bireysel veya toplum olarak plastik kullanımı konusunda hassas davranmak bütün canlıların sağlığı ve Dünya’nın geleceği için çok önemlidir.

Atmosfere salınan karbon dioksit gazının başlıca kaynakları nelerdir?

Atmosfere salınan karbon dioksit gazının başlıca kaynakları nelerdir? Açıklayınız.

 

Karbondioksit, insan faaliyetleri sonucunda atmosfere salınan en önemli sera gazıdır. Fosil yakıtların yakılarak dumanının havaya verilmesi bu gazın oluşmasındaki en büyük etkenlerdendir. Havaya salınan bu gazın neredeyse yarısı atmosferde kalarak birikir ve insan hayatını olumsuz yönde etkiler. Dünya üzerinde karbondioksit birikiminin en yoğun olduğu bölgeler Kuzey Amerika, Asya ve Avrupa gibi salınımın en çok yapıldığı yerlerdir. İlkbahar ve yaz aylarında fotosentez yapan bitkiler sayesinde bu karbondioksit bir miktar emilerek oksijene dönüştürülmektedir. Bu sayede atmosferde bulunan sera gazlarının bir miktarı kaybolmaktadır.

 

Kuzey Yarım Küre’de salınan karbondioksitin yerine Güney Yarım Küre’de ise bol miktarda karbon monoksit salınımı yaşanmaktadır. Bu gaz türü hem insanlara hem de çevreye büyük oranda zarar veren zehirli bir gazdır. Yaz aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle ortaya çıkan orman yangınları sonucunda bu gaz oluşmaktadır. Burada oluşan bu gazlar sadece bu bölgede kalmaz, rüzgar yardımıyla Dünya’nın diğer bölgelerine de ulaşmaktadır.

 

Yaz mevsiminden sonbahar mevsimine geçişte bitkiler tarafından yapılan fotosentez miktarı azaldığından havaya salınan karbondioksitler tekrardan birikmeye başlar. Bitkilerin yaptığı fotosentez havada bulunan karbondioksitin tamamını yok etmede yeterli olmadığından her sene bir miktar gaz kalıcı olarak birikmeye başlar. Bu da küresel ısınma olarak da adlandırılan ve Dünya’nın sürekli olarak ortalama sıcaklığının artmasına neden olmaktadır.

 

Yukarıdaki bilgilerden yola çıkarak atmosferde biriken karbondioksit gazlarının ve küresel ısınmanın ana sebebi insanların gerçekleştirdiği faaliyetlerdir. Evlerimizde ısınma amaçlı olarak kullanılan fosil yakıtlar, araçlarda yakıt olarak kullanılan kaynaklar yanma sonucu atmosfere karbondioksit gazı biriktirmektedir. Bunların haricinde sanayi alanında kullanılan kimyasallar havaya oldukça zarar vermektedir. Artan nüfus ile doğan bu ihtiyaçlar hem soluduğumuz havayı kirletmekte hem de küresel ısınmaya yol açmaktadır.

Küresel ısınma nedir? Küresel ısınmaya neden olan gazlara örnek veriniz.

Küresel ısınma nedir? Küresel ısınmaya neden olan gazlara örnek veriniz.

 

Yeryüzünde her geçen gün kutuplarda yer alan buzullar erimekte, deniz suyu seviyesi artmakta ve toprak kayıpları artmaktadır. Bu meydana gelen değişimlerin ana sebebi küresel ısınmadır. Bu kavram kelime anlamı olarak Dünya’nın ortalama sıcaklığının gün geçtikçe artmasıdır. Yaşayan tüm canlılar bu gibi sebeplerden yok olma tehlikesi altındadır. 1906 yılı ile 2005 yılı arasında Dünya’nın ortalama sıcaklığı yaklaşık olarak 0.8 C derece artmıştır. Bu sıcaklık artışı o yıllardan sonra daha da hızlanmış ve geleceğimizi tehlike altına sokmaktadır.

 

Bazı süreçler ve maddeler küresel ısınma tehdidini hızlandırmakta ve Dünya’nın sıcaklığının artmasına sebep olmaktadır. Bu maddelerden en önemlisi sera gazları adıyla bilinen gazlardır. İnsanların havaya saldığı bazı gazlar bir araya gelerek sera etkisini meydana getirmektedir. Bunun sonucunda Dünya’nın yüzeyinde yer alan ozon tabakası incelir ve Güneş ışınları doğrudan yeryüzüne ulaşmaktadır.

 

Atmosferde belirli miktarda bulunan karbondioksit ve metan gazları sanayi atıkları vb. nedenlerle artmakta ve küresel ısınmanın ana sebebini oluşturmaktadır. Bu gazların artmasının çoğu sebebi insan faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır. Artan nüfusun etkisiyle sanayi alanında yaşanan gelişmeler ve araç kullanımının etkisiyle havaya daha fazla karbondioksit salımı yapılmaktadır. Bu da hem hava kirliliğine sebep olmakta hem de küresel ısınmanın artmasına sebep olmaktadır.

 

Fosil yakıtların yanması sonucunda atmosfere aşırı derece karbondioksit salınımı yaşanmaktadır. Bu küresel ısınmanın önüne geçebilmek ve Dünya’mızı aşırı ısınmaktan kurtarabilmek için yapılacak 2 temel yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerden ilki insan faaliyetleri sonucu açığa çıkan sera gazlarının miktarını azaltmaktır. Diğer yöntem ise atmosferde yer alan sera gazlarını kullanan biyolojik canlı türünü ve faaliyetlerini artırmaktır. Örnek olarak bitkiler karbondioksiti kullanarak oksijen elde etmektedir. Daha çok bitkinin yeryüzünde bulunması küresel ısınmayı büyük ölçüde azaltacaktır.

Ozon tabakasının insan sağlığı için önemi nedir?

Ozon tabakasının insan sağlığı için önemi nedir?

 

Atmosferin üst kısmında yer alan ve yeryüzünü Güneş’ten gelen ultraviyole ışınlara karşı koruyan tabakaya ozon tabakası adı verilir. Mor ötesi ışınlar olarak da bilinen bu zararlı ışınlar bütün canlılar için ölümcüldür. Bu yüzden ozon tabakası hayatı açıdan çok büyük önem taşımaktadır. Bu özelliğin yanında bu katman Dünya’nın aşırı derecede ısınmasını veya soğumasını önlemektedir.

 

İnsanların çevreye verdiği zararlar sonucunda ozon tabakasının delinmesi olarak bilinen olay yaşanır ve içerisinde ozon gazı bulunan tabaka yavaş yavaş incelmektedir. Bu katmanın yok olması demek en küçük tek hücreli canlılardan insanlara kadar bi çok canlının zarar görmesi anlamına gelmektedir.

 

Ultraviyone adı verilen bu zararlı ışınlar sonucu ortaya çıkan radyasyon insan üzerinde cilt kanseri başta olmak üzere bir çok rahatsızlığa sebep olmaktadır. Güneş ışığı normal şartlarda çok zararlı olarak görülmese de 18 yaşından önce güneş yanığı oluşması ileriki dönemlerde cilt kanseri oluşma riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Açık tenli ya da açık renkli saçlara sahip olan insanların cilt kanserine yakalanma riski daha yüksek olsa da, bütün cilt tipleri için artan ultraviyole ışınlar bu riski önemli ölçüde artırmaktadır.

 

Güneş ışınlarının cilt haricinde gözler üzerinde de zararlı etkileri olduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya konulmuştur. Uzun süre güneş ışığına maruz kalmak görme yetilerini azaltan ve sürekli olan körlüğün başlangıcı olan katarakta sebep olmaktadır. Her yıl yaklaşın iki milyon kişinin ozon tabakasının incelmesi sonucu artan mor ötesi ışıklar nedeniyle katarakt olduğu düşünülmektedir.

 

Artan ultraviyole ışınlarına sürekli olarak maruz kalmak insan vücudunda bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olmaktadır. Bunun sonucunda enfeksiyonik hastalıklara karşı direncin azalarak vücudun daha hassas bir hal almasına sebep olmaktadır.

Hangi maddeler çevreyi kirletmektedir?

Hangi maddeler çevreyi kirletmektedir?

 

Üzerinde yaşadığımız doğa beşeri ve doğal etmenler sonucunda gün geçtikçe kirlenmektedir. Bu kirlenmelerden bazıları geçici olsa da özellikle insanlar tarafından gerçekleştirilen faaliyet sonucunda kalıcı kirlenmeler ortaya çıkmaktadır. Doğal etmenler olarak gruplandırılan sebepler arasında seller, volkanik patlamalar ve depremler yer almaktadır. Bu gibi doğal afetler sonucunda hava ve çevre kirliliği oluşmakta ancak insanoğlu bu gibi sebeplere engel olamamaktadır.

 

İnsanlardan kaynaklanan sebepler ise şu şekildedir :

  • Evlerde ve endüstri alanında oluşan atıkların çevreye gelişigüzel bir şekilde bırakılması,
  • Ev ve işyerlerinde ısınma amaçlı olarak kullanılan, taşıtlarda ise yakıt olarak kullanılan fosil yakıtların bilinçsiz ve aşırı şekilde kullanılması,
  • Ülkeler arasında meydana gelen savaşlar sırasında biyolojik ve kimyasal silahların kullanılması,
  • İnsanların hobi olarak ekolojide yer alan hayvanları bilinç olarak avlaması sonucu ortaya çıkan nesil tükenmesi,
  • Kağıt kullanımının artması sonucunda meydana gelen ağaçların kesilmesi ve bilinçsiz olarak etrafa atılan yanıcı maddeler sonucu orman yangınlarının oluşması,
  • Evlerde kullanılan böcek ilaçlarının, tarım alanında kullanılan ilaçların, içerisinde zararlı gazlar bulunan soğutucu spreylerin kullanımının gün geçtikçe artış göstermesi,
  • Bazı ülkeler tarafından gelişigüzel yapılan nükleer silah ve reaktör denemeleri

 

gibi bir çok sebep sonucu başta hava kirliliği olmak üzere bir çok çevre kirliliği ortaya çıkmaktadır.

 

Biyolojik olarak canlılar tarafından oluşturulan ve doğada kendi kendine zararsız bir yapıya dönüşen maddelerin oluşturduğu kirliliğe birinci tip kirlilik adı verilir. Hayvanların dışkısı ve besin artıkları, canlı ölüleri, bitki kalıntıları gibi maddelerin anlık olarak oluşturduğu kirliliktir. Kısa sürede kolayca yok olabilen bu maddelerin oluşturduğu bu kirlilik geçici kirlilik olarak da adlandırılır.

İnsanlar tarafından çevreye atılan plastik,tarım ilaçları, deterjan, radyasyon gibi maddelerin oluşturduğu kirlilikler kalıcı kirlilik olarak adlandırılmaktadır.

Lavabo veya küvetlerde kireç birikintilerinin nedenini ne olabilir?

Lavabo veya küvetlerde kireç birikintilerinin nedenini ne olabilir?

 

Evimizde kullandığımız lavabo ve küvet gibi yerlerde bazı durumlarda kireç oluşabilir. Bazen bunların haricinde çaydanlık, tencere gibi bir çok malzemelerde kireç lekelerine rastlanabilir. Bu leke ve birikintilerin asıl sebebi musluktan akan sudur. Peki bu nasıl oluyor da kireç birikintilerine sebep oluyor ?

 

Yeryüzünde su sürekli olarak bir döngü içerisindedir. Akarsu, nehir, göl ve denizlerde bulunan sular güneş ışıkları sayesinde buharlaşarak su buharına dönüşür. Bu buhar yükselerek bulutlara ulaşır ve burada azalan hava sıcaklığı nedeniyle tekrar sıvı hale geçerek yağmur olarak yeryüzüne düşer.

 

Yeryüzüne düşen yağmur damlaları yerçekimi sayesinde toprak ve kayalar ile karışarak yer altına iner. Bu süre zarfında su damlaları toprakta bulunan bir çok mineral ile etkileşime girer. Bu elementlerden olan kalsiyum ve magnezyum suyun hem sertleşmesine hem de kireçlenmesine sebep olmaktadır. Yeryüzünde bulunan bu sular evlerimizde içme suyu olarak kullanılmaktadır.

 

Marketlerden hazır olarak satın aldığımız sular musluk sularından daha yumuşaktır. Bunun sebebi hazır suların belirli işlemlerden geçerek arıtılmasından kaynaklanır. Musluk suyu olarak evimize ulaşan sular arıtılmadan direk olarak geldiğinden sert ve kireçli bir yapıya sahiptir. İçerisinde bulunan bu kireç sıcaklığın etkisiyle farklı hallerde bulunmaktadır. Mutfak ve banyo gibi bölgelerde su sürekli olarak farklı sıcaklıklarda bulunduğundan kireç buralarda yoğun olarak birikir.

 

Biriken bu kireçler boru içerisinde veya lavaboların gider kısımlarında temizlenmeden kalırsa kullanımını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu bölgelerin temizliği için özel olarak satılan temizlik malzemeleri satılmaktadır. Bu malzemeleri veya sirke kullanarak kireç lekelerinden kolaylıkla kurtulabilirsiniz.

Geri dönüşümü yapılan maddeler neler olabilir?

Geri dönüşümü yapılan maddeler neler olabilir?

 

Savaşlar nedeniyle ortaya çıkan kaynak sıkıntıları yeryüzünde geri dönüşüme olan ihtiyacı açığa çıkarmıştır. Belirli işlem sonucunda yeniden değerlendirilme olanağı bulunan atıkların üretim sürecine yeniden dahil olabilmesine geri dönüşüm adı verilmektedir.

 

Çöp miktarının azaltılması ve kaynakların tükenmesinin önüne geçebilmek adına geri dönüşüm çok büyük bir öneme sahiptir. Kağıt, cam, plastik, alüminyum, piller ve plastikler geri dönüşüm sayesinde tekrar kullanılabilir ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlar. Bu sayede katı atıkların depolanma ve taşınma sorunu da ortadan kalkmış olur.

 

Kağıt : Ülkemiz şartları nedeniyle kağıt üretimleri ağırlıklı olarak saman, ithal selüloz ve atık kağıtlardan yapılmaktadır. Atık kağıt kullanımı imalat için gerekli olan kimyasal madde ve su kullanımını en aza indirdiğinden çevre korunmasında büyük role sahiptir. Ülkemizde yer alan ormanlar kağıt ihtiyacını karşılayamadığından ham madde sıkıntısı yaşanmaktadır. Yaklaşık olarak 1 ton kağıt üretimi için 3 m3 ağaca ihtiyaç duyulduğundan geri dönüşüm ormanların yok olmasını engellemektedir. Kağıdın ham maddesi olan selüloz üretimi için gerekli olan enerji miktarı ham madde olarak atık kağıt kullanılmasına göre çok daha fazladır. Bu sayede enerji tasarrufu da sağlanmaktadır.

 

Cam : Geri dönüşüm ile birlikte yenilen kullanılabilen maddelerden biri de camdır. Yeniden cam imal etmek çok enerji ve hammade gerektirdiğinden kullanılmayan camları geri dönüşüm kutusuna atarak hem doğaya hem de ülke ekonomisine katkı sağlayabiliriz.

 

Plastik : Doğaya bırakıldığında yok olması yüz yıllar süren bu maddenin geri dönüşümü diğer maddelere göre daha önemlidir. Tamamen kimyasal maddeler yardımıyla üretilen plastik doğaya atıldığında ciddi zararlar vermektedir. Hem doğa için hem de kendi sağlığımız için plastik kullanımını en aza indirerek kullanılmayan plastikleri de üretime yeniden kazandırarak bu döngüye destek olabilirsiniz.