Karasal iklimin tarımsal üretime etkisi hakkında bilgi veriniz.

Karasal İklimin Tarımsal Üretime Etkisi

Karasal iklim denizin ılımanlaştırıcı etkisinin olmamasından dolayı oldukça sert şartların insanları etkilediği bölgelerde görülebilmektedir. Karasal iklimde yaz ve kış aylarının yanı sıra  gece ve gündüz arasında bile sıcaklık farklılığının fazla olmasından dolayı pek fazla tarımsal faaliyet gerçekleştirilemeyecektir. Aynı zamanda da kısıtlı tarım ürünlerinin bu bölge içerisinde yetiştirildiği de gözlemlenebilecektir. Kış aylarında karasal iklimin görüldüğü bölgelerin kar altında olduğundan dolayı tarım yapılması söz konusu olmamaktadır. Aynı zamanda da kış ve bahar aylarında minimum görülen yağışların da tarımın kurak alanlarda gerçekleşmeyeceği için olumsuz bir gelişme olarak tabir edilmektedir.

 

Karasal iklimde tarımsal üretime dayalı faaliyetlerin sıcaklıktan dolayı da gerçekleştirilmemesi söz konusudur. Yılın neredeyse yarısında sıfırın altında seyredecek olan sıcaklıkların karasal iklimde yetişecek olan bitkilerin sınırlı olmasını da sağlayacaktır. Genelde soğuğa dayanıklı ve az su isteyen bitkilerin karasal iklim içeren bölgelerde yetişmesi durumu söz konusu olabilmektedir. Aynı zamanda da meyve üretiminin de bu bölgede kısıtlı olduğu da görülebilecek bir durumdur.

 

Karasal iklime en fazla uyum sağlayan bitki tipleri tahıllardır. Buğday, arpa, çavdar ve yulaf tipindeki bitkiler bu bölge içerisinde yaygın olarak ekimi gerçekleştirilen materyallerdir. Aynı zamanda da ay çiçeği, fasulye, patates, mercimek, nohut, şeker pancarı, elma, armut ve baklagiller gibi bitki tipleri de yer alabilmektedir. Bu bitkilerin herhangi bir su ihtiyacının gerekmemesinden dolayı da çiftçilerin tercih edeceği bitki türleri olarak da adlandırılabilmektedir.

Günümüzde ülkeler, ekonomik açıdan dış ülkelerden bağımsız olarak yaşayabilir mi?

Ülkeler ekonomik açıdan dış ülkelerden bağımsız olarak yaşayabilir mi?

Ülkelerin herhangi bir ülkeye bağlı kalmadan yaşaması pek de olası bir durum olarak görülmemektedir. Teknolojinin gelişmesiyle beraber insanların var olan isteklerinin gitgide artış gösterdiği de söylenebilmektedir. Önceki dönemlerde sadece tarım gibi beşeri faaliyetler olmasından ve insanlığın bu kadar gelişmemesinden ötürü ihtiyaçlar basit olarak nitelendirilebilirdi. Bu yüzden bölgesel olarak bir toplumun kendine yetebildiği de söylenebilirdi. Ancak global olarak insanlığın etkin olduğu bu yüzyılda bu şekilde bir durumun gerçekleşmesi mümkün olarak ele alınmamaktadır. Bu şekilde bir karar verilse dahi, o bölgede yaşayan kişilerin temel gereksinimlerinin kısmen karşılanacağı da görülebilecektir.

 

Enerji insanlık için olmazsa olmaz türde olan bir gereksinim olarak ifade edilmektedir. Enerji olmadan bir bölgede var olan insanların yaşamaları, üretmeleri ve ihtiyaçlarını karşılamaları mümkün olmamaktadır. Ancak çağımızın en büyük enerji kaynakları arasında doğalgaz ve petrol gibi maddelerin kullanımı devreye girmektedir. Bu tip hammadde kaynakları da belli başlı bölgelerde olduğundan dolayı, diğer ülkelerin ithal etmeleri gibi bir durum söz konusu olabilmektedir.

 

Dünya’nın her noktasında aynı besin maddelerini görebilmek de söz konusu olmamaktadır. İklimden kaynaklı olarak bitki ya da hayvanlara dayalı tüketimlerin o bölgeyle sınırlı kalmamasından dolayı da diğer ülkelere ihraç edilmesi söz konusu olabilmektedir. Ekvatoral bölgelerden tropikal meyveler ve kutuplara yakın ülkelerden de balık gibi ürünlerin diğer ülkelere ihraç edilmesi durumu söz konusu olmaktadır. Temel besin maddeleri sınıfında olmasından dolayı da her ülke vatandaşları için mutlak gereklilik olarak görülmekte ve bağımlılığın önemli bir kriteri olarak da adlandırılabilmektedir.

Tarımda makineleşmenin olumlu ve olumsuz ne gibi sonuçları olmuştur?

Tarımda makineleşmenin olumlu ve olumsuz sonuçları nelerdir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.

Tarımda ilkel yöntemleri kullanmanın son derecede etkisiz sonuçları ortaya koyduğu görülebilmektedir. İnsanların tarım yaparken herhangi bir teknolojiden yararlanmaması başlı başına verimliliği düşüren önemli bir etken olarak görülmektedir. Verimliliğin yanı sıra makineleşmemenin sonucu olarak fazlasıyla insan gücüne gerek duyulmasının da başlıca nedeni olarak ifade edilebilmektedir. Aynı zamanda da üretim süreçlerinin uzamasını ve hasat zamanının daha da geç gelmesini sağlayacak olan temel etken olarak da değerlendirilen bir metot olarak da ifade edilmektedir. Bu yüzden tarımla uğraşan kişilerin makinelere yönelmeleri durumu açığa çıkmaktadır. Ancak tarımda makine kullanımının yararları olduğu kadar zararları da bulunmaktadır.

 

Tarımda makineleşmenin yararları arasında genelde ekonomik şartların iyileştirilmesine dayalı sonuçlar görülebilmektedir. Makineleşmenin sonrasında ekilen mahsullerde verimlilik ve üretim oranının arttığı da görülebilmektedir. Aynı zamanda da üretilen ürünün kalitesinde de gözle görülür bir artışın görülmesi de söz konusu olmaktadır. Buna bağlı olarak da tarımda var olan iş imkanlarının artış göstermesi sonucu da ortaya çıkmaktadır. Böylelikle tarım faaliyetleri içerisinde yeni iş alanlarının meydana geldiği de görülebilmektedir.

 

Tarımda makineleşmenin zararları arasında ise en başta çevre kirliliğini destekleyen bir kullanımın ortaya çıktığı görülebilmektedir. Makinelerin tarım arazilerine ve ormanlara fazlasıyla zarar verdiği de gözlemlenebilmektedir. İnsanların yaptıkları işlerin makinelere devredilmesi sonrasında da işçi sınıfına dair işlerin azalmasına da neden olmaktadır. Son olarak ise makineleşmenin büyük üreticilere yarar sağlamasından dolayı, küçük üreticilerin pek fazla kazanç elde etmedikleri de görülebilmektedir.

Karasal iklimin insanların hayatını nasıl etkileyeceği konusundaki düşüncelerinizi söyleyiniz.

Karasal iklimin insanların hayatını nasıl etkiler?

Karasal iklim aşırı sıcaklık farklarının olduğu gece gündüz ya da kış yaz gibi dönemleri içeren bölgelerde görülebilmektedir. Bundan dolayı da insanların yaşantılarının olumsuz yönde etkilenebildiği de söylenerek insanların her zaman hazırlıklı olmaları da gerekmektedir. Buna bağlı olarak insanların son derecede zorlu bir yaşam koşulları değişen hava koşullarına ve nem dağılımına bağlı olarak da gelişme göstermektedir.

 

Karasal iklime dayalı olarak yazların son derecede sıcak ve kurak geçmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı da yetişen ürünlerin de kısıtlı olduğu söylenebilmektedir. Yağışların az olmasından dolayı bu bölgede su kıtlığı da yılın belli dönemlerinde görülerek önlem alınması gereken bir durum olarak da ifade edilmektedir. Aynı zamanda da sıcaklığın had safhada olması da insanların yaşantısını ciddi oranda da etkileyebilecek detaylardır.

 

Karasal iklimde kış ayları ise genelde kar yağışı ile geçmesi ve oldukça soğuk olmasından dolayı da insan hayatını olumsuz olarak etkilemektedir. İnsanların kolaylıkla rahatsızlanmasına ve ulaşımın da zorlu koşullar altında gerçekleşmesine de sebebiyet vermektedir. Bu gelişmelerin akabinde de insanların ekstradan emek harcamaları durumu da açığa çıkmaktadır. İnsanların bu şekilde bir dönemle her kış zamanında ortaya çıktığı da görülebilmektedir.

 

Özellikle yaz aylarında karasal iklimde gece ve gündüz sıcaklık farklı oldukça fazla olarak görülebilmektedir. Yaz gündüzlerinin bunaltıcı sıcaklarla insanların maruz kalmasına neden olurken; akşam vakitlerinden itibaren de tam tersi bir durum görülebilmektedir. Yaz akşamlarında serinliğin aksine soğuk hava durumu da görülebilmektedir.

Mevsimlere bağlı olarak insanların yaşantılarında ne gibi değişiklikler olduğunu araştırarak noktalı yerlere yazınız.

Mevsimlere bağlı olarak insanların yaşantılarında ne gibi değişiklikler olur?

Aynı bölgede farklı zaman dilimlerinde farklı sıcaklıklar ve yağış tipleri görülebilmektedir. Yaz ve kış aylarında değişkenlik gösteren bu durum insanların yaşantılarını da büyük çapta etkileyen faktörler olarak göze çarpacaktır. Sıcaklığa ve neme bağlı değişen bu tip gelişmeler akabinde de insanların gündelik hayatlarına dair programlarında da farklılıklar görülebilecektir. Yaşam, giyiniş ve farklı ihtiyaçlar bu tip mevsimsel dönemlere de farklılık gösterebilecek potansiyelde var olabilecektir.

 

Kış ve sonbahar mevsimlerinde havaların soğumaya başlamasından dolayı insanların daha tedbirli bir sürece girmeleri söz konusu olabilmektedir. Barınma isteğinin de diğer aylara nazaran daha da artış göstereceği de gözlemlenebilecektir. Kişilerin soğuktan korunmalarına dair kıyafet seçimleri de değişiklik gösterebilecektir. Aynı zamanda da gündelik hayatlarında var olan plan ve programlamaların daha da kısıtlanabileceği de gözlemlenebilecek olan bir durum olarak da görülebilecektir.

 

Yaz aylarında ise kişilerin daha rahat koşullarda yaşamlarını sürdürebildikleri bir dönem başlamaktadır. Sıcaklığın ve nemin insanlığın yaşamını sürdürebileceği standartlarda olduğu bu dönemde isteklerin daha da az olduğu görülebilecektir. Ancak bu dönemde ağır şartları içeren kış ve sonbahar mevsimlerine dayalı hazırlık evresinde bulunmak da fayda içeren bir durum olarak görülmektedir. Genel olarak da kişilerin ihtiyaçlarının tamamına yakınının bu dönemde de kolaylıkla gerçekleşebildiği de söz konusu olabilmektedir.

Siz de bir göç nedeni yazarak 115 inci sayfadaki görsel boşluğuna ilgili bir görsel ekleyiniz.

Aşağıdaki görselleri ve ifadeleri inceleyiniz. Altlarındaki boşluğa göç edilme sebebini yazınız. Siz de bir göç nedeni yazarak 115’inci sayfadaki görsel boşluğuna ilgili bir görsel ekleyiniz.

 

Öncelikle kendi göç sebebim ve hikayemi yazayım. Merhaba ben Aslı. Memur olarak atandığım için Gaziantep’e taşımak sorunda kaldım. Göç sebebim İŞ

 

  • Ben Yunus, 2011’de Van depremini ailemle yaşadım. Depremden sonra evimiz zarar gördüğü için yaşadığımız şehirden ayrılmak zorunda kaldık. Göç sebebi DOĞAL AFET 
  • Ben Ayşe, Tuz Gölü civarında yaşıyorduk. Kuraklık nedeniyle tarlalarımızdan yeterli verim elde edemeyince göç ettik. Göç Sebebi YENİ GEÇİM KAYNAKLARI ARAMAK
  • Ben Rize’de yaşıyorum adım Hüseyin. Şiddetli yağıştan sonra meydana gelen heyelan çay bahçelerimize zarar verdi. Bu yüzden üretim yapamadık ve göç etmek zorunda kaldık. Göç sebebi YENİ GEÇİM KAYNAKLARI ARAMAK 
  • Ben Konya Karapınar’da yaşayan Zeynep. Yaşadığım yerde rüzgâr erozyonu oldukça fazladır. Zamanla topraktan istediğimiz verimi alamadığımız için taşınmak zorunda kaldık.  Göç sebebi DOĞAL AFET 
  • Ben Göktuğ bu sene üniversiteyi kazanarak Ankara’ya yerleştim. Göç sebebi EĞİTİM 
  • Ben Fadime, babamın tedavi görmesi amacıyla yaşadığımız köyden şehre taşınmak zorunda kaldık. Göç sebebi SAĞLIK
  • Ben Onur, babam öğretmen. Babam başka bir şehirdeki okulda çalışmak istediği için yaşadığımız şehirden ayrıldık. Göç sebebi İŞ TERCİHİ
  • Ben Yusuf, Babam Zonguldak’ta kömür madeninde çalışmaya başladı. Biz de bu yüzden Zonguldak’a yerleştik. Göç sebebi İŞ 
  • Ben Suriyeli Mübarek, ülkemizdeki iç savaş yüzünden Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldık. Göç sebebi SAVAŞ
  • Ben Azize, anneannemin anlattığına göre geçmişte Selanik’te yaşıyorlarmış. 1930 yılında ailesiyle Selanik’ten Bursa’ya göç etmişler. Göç nedeni SİYASİ NEDENLER

Gazetenin Hayatımızdaki Yeri Nedir?

Gazetenin Hayatımızdaki Önemi

Gazete gündelik hayatımızda oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bilgileri akşam haberlerini beklemeden günün ilk ışığında almamızı sağlar. Ülkemizde olup bitenleri bizlere aktarır.

 

Günümüzde birçok insan gazete satın almak yerine, internet gazeteciliğinden faydalanmaktadır. Bunun asıl nedeni insanların kolayı sevmesidir. Hâlbuki gazete bir kültürdür. Geçmişten günümüze kadar uzanan tarihi bir olgudur gazete. Gazete okuyucuları gündelik yaşam hakkında bilgi sahibi olurlar. Gündemi daha iyi anlamak ülkemizin sorunlarını görmek ve onlara çözüm oluşturmak için de gazete okumalıyız.

 

Gazetecilik ciddi ve namuslu bir iştir. Gazete yazarı öncelikle onurlu biri olmalıdır. Yalan haberler ile insanları kandıran gazeteciler, benim gözümde gazeteci değillerdir. Daha kaliteli haberler elde etmek için gazete yazarlarının kişiliklerini bilmek de oldukça önemlidir. Kendilerini gazeteci diye tanıtan ve para karşılığında yalan haber yazan insanlara inanılmamalıdır. Ülkemizde birçok gerçek ve namuslu gazete vardır. Bunlar okunma önceliği olarak tercih edilmelidir. Yalan haberler ile toplumu karıştırmak, kutuplara ayırmak isteyenlere kulak asılmamalı, onların yazdığı yazılar bir daha okunmamalıdır. Kendine ve topluma saygılı, geçmişteki Türk büyüklerine hakaret etmeyen insanları okuma önceliği edinilmelidir. Bu temel prensipleri doğru olarak yapan gazetelerimiz mevcuttur. Bu ilkelere bakılarak gazete gündelik hayatımızın en temel okuma alışkanlıklarından biri olmalıdır. Buna göre gazete okumalıyız. Dürüst ve doğru habercilik yapan insanlar, bundan 10 yıllar sonrada saygıyla anılacaktır.

İletişim Araçları Nelerdir? Söyleyiniz

İletişim Araçları

İletişim araçları, telefon, internet, televizyon ve radyodur. Telefon ile iletişim halindeyken, uzakta olan bir insanın sesini duyma imkânı sağlarız. Telefonun icadı hemen hemen radyonun icat tarihi ile aynı zamanda olmuştur.

 

İnternet sayesinde de birçok insan birbirleriyle iletişim halinde kalabilmektedirler. İnternet icat edildikten sonra diğer iletişim araçlarının önüne geçmeyi başarmıştır. İnternetin bu başarısı erişim kolaylığı ve belki de tarihte bulunan en önemli icatlardan bir tanesi olmasından kaynaklı olabilir. Televizyona geldiğimiz zaman ise program yapanların, izleyen insan kitlesini monolog bir şekilde iletişim kurması üzerine kurulurmuş bir sistem vardır. En son olarak radyoya gelindiği zaman, dinleme üzerine kurulu bir sistemdir. Radyo programcısı insanlara bir şeyler anlatır, insanlarda bu programları dinlerler.

 

İletişim aracı olarak yazıyı da incelemekte fayda var. Büyük yazarlar, yüzyıllar sonrasıyla bile iletişime geçebilirler. Örneğin, Nazım Hikmet’in şiirleri kendisinin vefatından sonra bile insanlara bir şeyler anlatabilmektedir. Resim bir iletişim aracı mıdır? Bence evet. Resim de bir iletişim aracıdır eski dönemlerde çizilmiş resimlere bakılarak dönem ile ilgili birçok bilgi edinilebilir. İlk ilkel resimler sayesinde, mağaraların içinde kaç gün kaldıklarını, hangi hayvanlar ile savaştıklarını anlatan, ilk insanlar aslında bizler ile iletişim kurmuşlardır. Müzik de bir iletişim aracıdır. İletilen mesajı dinleyene duyguları sayesinde hissettirebilir. Bu örneklerin sayısı artırılabilir. Sizce iletişim araçlarının hangisi daha iyi?

Milli kültürümüzü anlatan hangi çizgi filmleri izlediniz?

Millî Kültürümüzü Anlatan Çizgi Filmler

Çanakkale Savaşı ile ilgili yapılan Çanakkale Geçilmez çizgi filmi benim oldukça ilgimi çekmiştir. Çanakkale Destanı’nı anlatan bu çizgi filmlerde, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün savaşı nasıl kazandığını ve kendisinin nasıl bir deha olduğunu çocuklara gösterir niteliktedir. Çizgi filmler çocukların gelişimine olumlu veya da olumsuz yansıyabilir. Bu tarz kültürel çizgi filmler sayesinde çocuklar kendilerine güzel bir yol çizebilir ve örnek alacağı kişiyi seçebilirler.

 

Çizgi film milli kültürümüzü yansıttığı zaman anlamlı ve daha da izlenilebilir hale gelecektir. Çocukların kendilerine doğru rol modeller alması için, milli kültürümüzü yansıtan çizgi filmler oldukça önemlidir. İşte tam olarak da bu yüzden çocukların gerçek kahramanları örnek alması, Amerikan zırvalarını örnek almasından çok daha iyidir. Hal böyle olunca yapılan, milli kültürü yansıtan çizgi filmler son yıllarda değerini artırmaktadır. En azından gerçek hikâye ve tarihe çocuklar tarafından ilgi oluşmasını sağlayacak yapıtların sayısı daha da artırılmalıdır. Sahte kahramanları izlerken, kendi milletinin gerçek kahramanlarını unutmamak ve onları anmak için de milli kültürü yansıtan çizgi filmler oldukça önemlidir. Yeni nesil, yani geleceğimiz olan çocukların bu tarz filmleri izlemesi oldukça önemlidir. Bu tarz milli kültür aşılanması halinde, milli bilinç ve sorumluluğun farkında olan yeni nesiller ortaya çıkacaktır. Bu tarz yapıtlar ülke için de oldukça önemlidir.

Tırnak işaretinin kullanımına uygun cümleler yazınız.

Tırnak işaretinin kullanımına uygun cümleler

 

  • Mustafa Kemal Atatürk “Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.” dedi. Tırnak işareti kullanımı yukarıda görüldüğü gibi, cümleyi söyleyenin söylediği şekilde yazarak, yani onu değiştirmeden kullanıldığı zaman kullanılabilir.
  • Müdürümüz “Kendine çeki düzen vermez isen seni disipline yollarım” dedi. Buda tırnak işareti kullanımına uygun bir diğer cümledir.
  • Bir Kızılderili atasözü “Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” der. Aynı zamanda tırnak işareti atasözlerini kullanırken de kullanılabilir.
  • Çinlilerin de atasözleri oldukça meşhurdur. Bir Çin Atasözü derki “Tanrım! Değiştirilebilecek şeyleri değiştirebilmem için bana güç ver, değişemeyecek şeyleri kabullenebilmem için sabır ver ve bu ikisini ayırt edebilmem için akıl ver.”, bu atasözünde anlatılmak istenilen olgu oldukça güzel bir olgudur.
  • “ En son yürekler ölür!” dedi, Canan Tan.
  • “ Bir insanı sevmek ile başlayacak her şey” dedi, Zülfü Livaneli şarkısında.
  • “ Umut, umutsuzluktan doğan bir eylemdir” dedi, Yaşar Kemal efsane anlatım yeteneğiyle.
  • “ Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün.” dedi, Mevlana Celalettin Rumi.
  • “Yaratılanı severim, yaratandan ötürü” dedi, Yunus Emre.